Etiket: cudi

  • DAD: Ormanlar rant uğruna kurban ediliyor, sessiz kalmak insanlıktan çıkmaktır

    DAD: Ormanlar rant uğruna kurban ediliyor, sessiz kalmak insanlıktan çıkmaktır

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) ülkede yaşanan ekolojik yıkıma tepki göstererek, “Muğla Akbelen’de, Şırnak Cudi’de, Hatay Dikmece köyünde devletin bilgisi ve denetiminde, halkların geleceği kesiliyor, yakılıyor ya da betonlaştırılıyor. Buna sessiz kalmak insanlıktan çıkmaktır” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi Akbelen, Cudi ve Dikmece’de yaşanan çevre ve orman kıyımlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Akbelen ormanlarının ranta kurban edildiğinin, Cudi’nin devletin gözü önünde yakılıp yok edildiğinin dile getirildiği açıklamada, doğaya ve yaşama karşı yapılan kıyımın kabul edilemez olduğu belirtildi.

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “İnancımız bütün evreni hak olarak görür. Dünyayı mülk olarak gören zihniyet aslında bir bütün olarak ülkenin geleceğini de ranta kurban etmektedir. Bir avuç insanı zenginleştirirken gençlerin, emekçilerin, kadınların kısacası tüm halkların geleceğini karartan bir gerçeklikle karşı karşıyayız.

    Bugün Muğla Akbelen’de, Şırnak Cudi’de, Hatay Dikmece köyünde devletin bilgisi ve denetiminde, halkların geleceği kesiliyor, yakılıyor ya da betonlaştırılıyor. Buna sessiz kalmak insanlıktan çıkmaktır.

    “NEFESSİZ BIRAKMA PROJESİDİR”

    Dersim’de de “Katı Atık Dönüşüm Projesi ” Dersim merkez dahil Hardê Dewreş topraklarını insan ve tüm canlıları ile birlikte nefessiz bırakma projesidir. Bütün vicdan sahibi insanların, bu kıyımlar karşısında duyarlı olması, elini vicdanına koyarak, bu kıyımlara sessiz kalmayıp sese ses, direnişe direnişle ortak olması gerekmektedir.

    Dersim bilgesi Pir Firik dedenin sazını öpüp başına koyup sonsuza kadar susma gerekçesini hepimiz bilmekteyiz.

    Der ki;

    “Unutma ki; Dersimin bütün ulu ağaçları gövdelerinde bize yer açmıştı, dağlarımız ise mazlumun sığınma eviydi. Onların kerametinden bir gün olsun şüpheye düşmedim. Ama gel gör ki her sabah kapımızın eşiğini ısıtan o yüce varlığa önce bir sırtımızı döndük, sonra da YOL ve ERKANI  kaybettik. Unutma ki; harami sofralarındaki kan lokmasını biz hazmettik ama onlar asla hazmetmedi. Kendi gerçeğine hep sadık kaldılar. Kısacası Dersim’in tılsımını biz bozduk oğul ve bedelini de ağır ödedik, şimdi anlıyor musun neden küstüğümü? ”

    “YARIN HEPİMİZ İÇİN GEÇ OLACAKTIR”

    Pirin o gün Dersim için söylediği, bugün bütün ülkeyi sardı. Yok etme, göçertme, yakma! Çağrımız tüm insanlığa. Cudi’yi görün, Akbeleni görün, Dersim’i görün, Hatay Dikmece köyünü görün. Yok edilmesine izin vermeyelim. Yarın hepimiz için geç olacaktır. Zaman sahipsiz, mekan rızasız, mazlum çaresiz değildir”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘Halk, Orman Genel Müdürlüğüne, bakanlığa ve iktidara karşı ormanları koruyor!’

    ‘Halk, Orman Genel Müdürlüğüne, bakanlığa ve iktidara karşı ormanları koruyor!’

    PİRHA – HDP Ekonomi ve Tarım Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Rıdvan Turan, yaptığı açıklamada iktidarın, ormanlık alanları rant ve savaş politikaları için kullandığını belirtti. Turan, “Ormanları yakmanın asla ve asla gerekçesi olamaz” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ekonomi ve Tarım Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Rıdvan Turan, ekonomideki son gelişmelere ve orman yangınlarına ilişkin açıklama yaptı. HDP Genel Merkezi’nde yapılan basın toplantısında Turan, “Cudi’de yanan ormanlar için muhatap bulamıyoruz” dedi.

    Rıdvan Turan, kolluk güçlerinin, yanan ormanlarla ilgili paylaşımlarını hatırlatarak, ilgili bakanlıkların konuya dair açıklama yapması gerektiğini söyledi. Rıdvan Turan, açıklamasında şu başlıklara dikkat çekti:

    “Eskiden başka saiklere karşı Bakanlık ve Orman Genel Müdürlüğü ormanları korurdu, şimdi halk, Orman Genel Müdürlüğüne, bakanlığa ve iktidara karşı ormanları koruyor. Özellikle iktidarın bu konudaki sorumluluğunu vurgulamak istiyoruz. İktidarın, sistematik bir biçimde rant ve savaş politikalarına terk etmiş olduğu ormanlık alanlarında azalma var. Deyim yerindeyse geleceğimizden sistematik bir biçimde çalmaya devam ediyor. Sosyal medyaya düşen kolluk güçlerinin yanan ormanları adeta bir film seti haline dönüştürmüş oldukları paylaşımlar konusunda mutlaka iktidarın ve bakanlığın açıklama yapması gerekiyor, bu konuda yükümlülük sahibidirler.

    Bir diğer taraftan Akbelen Ormanlara yönelik olarak sermayenin daha fazla karı artsın diye o bölgede son derece sınırlı olan yatakların, fosil enerji yataklarının açığa çıkartılması amacıyla başlatılan orman kıyımı da çok yoğun bir biçimde sürüyor. Şunu ifade etmek istiyorum; ormanları yakmanın asla ve asla gerekçesi olamaz. Ormanlar hepimizin ortak varlıklardır ve gelecek nesillere emanet ettiğimiz arlıklarımızdır. Ama zamanında Zonguldak-Botan el ele anlayışı nasıl iktidarları gönderen bir anlayış haline gelmişse, mücadele birliğine vurgu yapılmışsa şimdi Akbelen Ormanı ile Cudi’de yakılan ormanların kardeşliğini haykırmanın ve kamuoyunu bu konuda duyarlı olmaya çağırmanın tam zamanıdır.

    “2018’DEN SONRAKİ SÜREÇTE ADIM ADIM YOKSULLUK ARTTI”

    Özellikle; devasa bir krizin eşiğine geldiğimiz devasa bütçe açıklarının verildiği, cari açıklarının sürekli krizler, sürekli rekorlar kırdığı günümüzde düne bakıp nereden nereye geldiğine bakmamız gerekiyor.

    Bir taraftan döviz krizi, bir taraftan ramak kala devletin mali krizi, bir taraftan borç krizi gibi faktörler ekonominin temel yapısal problemi olarak gündemde duruyor. Biliyorsunuz bununla ilgili de iki gün önce resmi gazetede yayınlandı bir ek bütçe. Şimdi genel olarak bakıldığında bu 22 yıllık zaman dilimi içerisinde AKP politikaları sürekli yoksuldan alıp zengine veren bir istikamet ikame etti.

    “ENFLASYON ÇOK DAHA FAZLA ARTACAK”

    Günün sonunda olacak olan şu, enflasyon bu bütçe açığı dolayısıyla çok daha fazla artacak, buna bağlı olarak yoksulluğun ve işsizliğin daha fazla arttığı bir yaşam maliyeti krizinin gündeme geleceği bir süreçle karşı karşıya kalacağız ne yazık ki.

    10 yıllık zaman dilimi içerisinde iktidar, hemen hemen hiçbir talebine -tutturma demiyorum- yaklaşamamıştır. Bu bütçe, esasen deprem giderleri saikiyle yapılmıştı. Gerekçe öyleydi, ama giderlere bakıldığında 500 milyarlık bir miktar deprem için öngörülmüşken kalan 600 milyar civarında paranın nereye harcandığı belli değildi. Para, bakanlıklar arasında bölüştürülmüş durumda. Bu kalemlerin içerisinden yerel seçimlere yönelik olarak bir kaynak transferinin yapılacağı, devletin militarist kulvarı daha da güçlendireceği, savaş harcamalarının daha fazla artırılacağı, TOMA ve copun daha fazla yapılacağını öngörmek için kahin olmaya gerek yok.

    “GIDA ENFLASYONU OLMADIĞI KADAR ARTACAK”

    Zaruri mallardaki fiyatların mutlaka dondurulması, gıda ve ısınma gibi etkin fiyat kontrollerinin yapılması gerekiyor. Enerji başta olmak üzere kamusal varlıkların tekrar kamulaştırılması gerekir. İstihdam desteği sağlanmalı, yoksullara yönelik nakit destekler ve temel gelir güvencesi sağlanmalı, karlara üst sınır getirilmeli. Anti tekel düzenlemeler planlanarak enflasyon düşürülmelidir.

    Yoksullardan daha fazla vergi alarak bütçe açığını kapatmaya çalışmak, enflasyonu daha boyutlandırmak bu yükü yoksulların boynuna yüklemek fasit dairedir. Enflasyonun düşmesi sınıfsal bir tercihtir ve temel olarak en yoksulları vurduğu için sınıfsal bir zaviyeden yaklaşmak gerekir. Önümüzdeki dönem, özellikle bu yaz döneminde Türkiye’de gıda fiyatlarının giderek arttığı dikkate alınırsa -ki yazın düşmesi beklenir- dünyanın tersine bu fiyatların giderek arttığı göz önünde bulundurulursa çarşı ve pazarın el yakacağını görmek mümkün. Yaklaşan yerel seçimlere dayanışma ekonomilerinin örgütlendirilmesi, koopetariftçiliğin yaygınlaştırılması mantığıyla gitmek, demokratik ekonomi anlayışımızın temeli olacaktır.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Akbelen’de kestiğiniz ormanlar da bizim, Cudi’de yaktığınız ormanlar da’ -VİDEO

    ‘Akbelen’de kestiğiniz ormanlar da bizim, Cudi’de yaktığınız ormanlar da’ -VİDEO

    PİRHA-KESK Ankara Şubeler Platformu, “Akbelen’de ağaç kesimini durdurun” talebi ile basın açıklaması yaptı. AKP İktidarının çevre politikasını eleştiren KESK’liler, “Şirketlerle el ele veren iktidar, doğadaki tüm kaynakları sonsuz bir şekilde tüketebileceğini, ranta dönüştürebileceğini varsayıyor ve buna göre hareket ediyor” denildi.

    KESK Ankara Şubeler Platformu, Muğla’da kömür madenciliği yapılması için Akbelen Ormanları’ndaki ağaç kesimine yönelik basın açıklaması yaptı. KESK’liler, 25 Temmuz’da kolluk kuvvetleri eşliğinde kesime başlanan Akbelen Ormanlarındaki müdahalenin durdurulması için çağrıda bulundu.

    KESK Şubeler Platformu yürütmesi adına açıklamayı, Tarım Orman-SEN Şube Başkanı Osman Özyurt okudu.

    “SERMAYE ÖNLERİNE GELEN HER NE VARSA TALAN EDİYOR”

    Osman Özyurt, dünya tarihinin beş büyük yokoluş dönemi geçirdiğini vurgulayarak, “İlk defa bu dönemde sanayileşme ve teknolojik gelişimin kontrolsüz kullanımı ile insanın sebep olduğu altıncı büyük yokoluş sürecini yaşıyoruz” dedi. Özyurt, sermaye güçlerinin, doğaya verdikleri zararın altını çizerek “Bu yüzyılın en önemli mücadele alanlarından biri de yönetenlerle el ele vermiş şirketlere karşı, doğayı yani yaşamı savunanların verdiği mücadeledir. Şu anda Akbelen Ormanlarında yaşanan tam da böylesi bir mücadeledir. Sadece bu bölgede enerji ihtiyacını karşılamak için 3 adet termik santral vardır, bu enerjiye bireylerden ziyade sanayinin ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Sermaye para kazanmak için emek, toprak, hammadde, enerji sömürüsünü bir bütün halinde sürdürürken, önlerine gelen her ne varsa talan etmeye devam ediyor.” dedi.

    “MAFYALAŞMIŞ ŞİRKET!”

    Osman Özyurt, açıklamasının devamında, “İktidarın, sermayeyle el ele vererek kar hırsıyla yaşamlarımızı yok etmesine asla izin vermeyeceğiz” vurgusunu yaptı. Özyurt, şöyle devam etti:

    “Yaklaşık dört yıl önce saray şirketlerinden Limak’ın da içinde bulunduğu Yeniköy-Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret Şirketine (YK Enerji) maden ruhsatı veren iktidar, hem yeraltı zenginliklerini peşkeş çekiyor hem de doğamızı yok ettiriyor. Şirket her fırsat bulduğunda ağaçları katletmeye devam ediyor. İki yıl önce çıkan orman yangınında, termik santrallerin zarar görmemesi gerekçesiyle yine ağaçlar kesildi. Şu anda ise termik santrale kömür sağlama gerekçesiyle çok daha büyük bir doğa katliamı gerçekleştiriliyor. Devletin gücünü arkasına alan saray şirketi Limak yine devletin polisi, jandarmasıyla birlikte, ormanını korumak için orada bulunan köylülere, kadınlara acımasızca saldırıyor, 94 yaşındaki neneye bile saldırıyor. Limak’ın dozerlerini, kepçelerini ormana sokmakta bir sakınca görmeyen devletin güvenlik güçleri halkın ormana girmemesi için ilaçlı tazyikli su, gaz ve copla pervasızca saldırıyor. Bir nevi mafyalaşmış şirket, köylülerin ormanını korumak için açtığı iptal davasının sonucunu bile bekleme gereği duymuyor.

    “O ZAMAN SORUYORUZ: HUKUK KİMİN İÇİN VAR?”

    Diğer taraftan güvenlikçi politikalar nedeniyle Cudi’de ormanlar her yıl olduğu gibi yakılıyor. Özellikle son yıllarda bölgede binlerce hektar orman ya kesilerek ya da yakılarak bizzat iktidar tarafından yok edilmektedir.

    Neticede Sarayın şirketleri daha çok kazansın diye ormanlarımız katlediliyor. Kömür madeni çıkarmak için toprağımız talan ediliyor. Toprağımızla birlikte yeraltı sularımız yok ediliyor. Kısaca bir bütün olarak yaşam alanlarımız yok ediliyor. Milyonlarca yılda oluşmuş kömür gibi fosil yakıtlar, yakıta dönüştüğünde havadaki karbon miktarı artıyor, salgın hastalıklar artıyor, küresel ısınma hızlanıyor ve iklim krizi derinleşiyor.

    Kimi bölgeler; sel, fırtına gibi afetlere daha fazla maruz kalırken, kimi bölgelerde kuraklık artışı hızlanıyor. Yeraltı sularındaki büyük yok oluşlar yer altındaki hareketliliği etkiliyor ve depremlerin oluşumuna zemin hazırlıyor.

    Sermayeye yasalarla peşkeş çekilen doğal yaşam alanları insanlarla birlikte bütün canlı ekosistemini yok etmenin yanı sıra kendi arazisinde üretim yapan köylülerin de üretimden uzaklaşarak sermayeye ucuz işgücü olmasına neden oluyor.

    Kestiğiniz tek bir ağaç, çıkardığınız tek bir kömür insanların, hayvanların ve bitkilerin hayatını yok ediyor ve o bölgede yaşayan halkı göçe zorluyor; geçmişinden, toprağından ve geleceğinden koparıyor.

    İktidarın sermayeyle el ele vererek kar hırsıyla yaşamlarımızı yok etmesine asla izin vermeyeceğiz. AKP iktidarının sebep olduğu hiçbir katliama göz yummayacağız. Ekolojik yaşam mücadelesini sürdüreceğiz. Kimi zaman yakarak, kimi zaman yıkarak yok etmeye çalıştığınız ormanlarımızı pervasızca yok etmenize göz yummayacağız. Akbelen’de kestiğiniz ormanlar da bizim, Cudi’de yaktığınız ormanlar da bizim.”

    PİRHA/ANKARA

  • Bornova Dersimliler Derneği’nin futbol turnuvasının finali tamamlandı-VİDEO

    Bornova Dersimliler Derneği’nin futbol turnuvasının finali tamamlandı-VİDEO

    PİRHA- Bornova Dersimliler Derneği’nin, Dersim başta olmak üzere ülkenin dört bir yanındaki doğa kıyımı ve ekolojik tahribata karşı başlattığı futbol turnuvasının finalinde HDP Bornova Gençlik takımı birinci oldu. 

    İzmir’de çalışmalarını yürüten Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği ‘Doğa İçin El Ele’ şiarıyla ülkenin farklı bölgelerinde devam eden ekolojik tahribat ve doğa kıyımına duyarlılık geliştirmek amaçlı düzenlediği futbol turnuvasının final maçı ün akşam oynandı. Final maçı Munzur Spor kuruculuğu ve Dersimliler Derneği yöneticiliği yapmış olan Hasan Yıldırım ve Hüseyin Kotan’a adandı.

    Final maçı öncesinde çerağlar uyandırılarak lokmaların pay edildiği sahaya, ‘Bu Toprakların Sahipleriyiz, Her Ağacı Tek Tek Sahipleneceğiz’, ‘Munzuruma Dokunma, Doğama Dokunma’, ‘Maden Şirketlerine Hayır, Avcılığa Hayır’ pankartları asıldı.

    Final maçına Bornova Dersimliler Derneği, İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, Demokratik Alevi Dernekleri üyelerinin yanı sıra CHP ve HDP Bornova ilçe örgütleri katıldı.

    DERSİM, CUDİ, KAZDAĞLARI VE TOROSLAR’DAKİ EKOLOJİK YIKIM

    Final maçı öncesinde bir konuşma yapan Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Barış Çelik, Dersim başta olmak üzere ülkenin birçok yerinde devam eden ekolojik kıyıma dikkat çekerek, “Kaz Dağlarından Toroslar’a, Dersim’den Cudi’ye kadar doğamız yıkıma uğratılıyor, maden projelerine peşkeş çekiliyor. Çevresel ve ekolojik krizlerin derinleşerek yaşam alanlarımızı tehdit ettiği, kültürel dokumuzun mayası olan ana dilimizin giderek soluklaştığı bir dönemde Dersim Hozat’ta kesilen meşe ağaçları, Cizre’de kesilen ağaçlar, Kaz dağlarında kesilen zeytin ağaçları için sesimizi yükseltelim. Bu doğa bizim. Maden arama şirketlerine karşı ormanları yakarak sermayeye peşkeş çekenlere karşı ‘Doğa için el ele’ diyerek Dersimliler Derneği olarak futbol turnuvası başlattık. ‘Doğa içi el ele’ diyerek yola çıkan turnuvamız, endüstriyel futbol anlayışına karşı; ‘başka bir futbol mümkün’ diyerek saha içinde ve dışında gülmeyi, anadilimizde sohbet etmeyi değerli ve anlamlı bir çaba olarak sürdürmeyi amaçladık ve bunu başardık. Katılarak destek veren herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.

    HDP BORNOVA GENÇLİK TAKIMI ŞAMPİYON OLDU

    Konuşmaların ardından düdüğün çalmasıyla final maçı başladı. Final maçı 22 takım içerisinden kalan CHP Bornova Gençlik ve HDP Bornova Gençlik takımları arasında oynandı.

    Yoğun kalabalık ve coşkunun olduğu final maçında HDP Bornova Gençlik takımı CHP Bornova Gençlik takımını 5-2’lik skorla yenerek kupanın sahibi oldu. Kupayı, CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır kazanan takıma takdim etti.

    Final maçı, marşlar ve alkışlar eşliğinde sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Bornova Dersimliler Derneği’nden doğa kıyımına karşı futbol turnuvası

    Bornova Dersimliler Derneği’nden doğa kıyımına karşı futbol turnuvası

    PİRHA- Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği, Dersim başta olmak üzere ülkenin dört bir yanındaki doğa kıyımı ve ekolojik tahribata karşı futbol turnuvası başlatıyor. 

    İzmir’de çalışmalarını yürüten Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği ülkenin farklı bölgelerinde devam eden ekolojik tahribat ve doğa kıyımına duyarlılık geliştirmek amaçlı futbol turnuvası düzenliyor.

    BAŞVURULAR BAŞLADI

    ‘Kaz Dağlarından Toroslar’a, Dersim’den Cudi’ye Doğamızı Savunuyoruz’ şiarıyla gerçekleşecek turnuvaya ilişkin paylaşım yapan Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği şunları kaydetti:

    “Çevresel ve ekolojik krizlerin derinleşerek yaşam alanlarımızı tehdit ettiği, kültürel dokumuzun mayası olan ana dilimizin giderek soluklaştığı bir dönemde Dersim Hozat’ta kesilen meşe ağaçları, Cizre’de kesilen ağaçlar, Kaz dağlarında kesilen zeytin ağaçları için sesimizi yükseltelim. Bu doğa bizim. Maden arama şirketlerine karşı ormanları yakarak sermayeye peşkeş çekenlere karşı ‘Doğa için el ele’ diyerek Dersimliler Derneği olarak futbol turnuvası başlatmış bulunmaktayız. ‘Doğa içi el ele’ diyerek yola çıkan turnuvamız, endüstriyel futbol anlayışına karşı; ‘Başka bir futbol mümkün’ diyerek saha içinde ve dışında gülmeyi, anadilimizde sohbet etmeyi değerli ve anlamlı bir çaba olarak sürdürmeyi amaçlamaktayız.”

    6 kişiden oluşacak takımların futbol turnuvasına başvuruları başladı. Turnuvanın ilk maçı 17 Eylül, final maçı ise 23 Eylül’de gerçekleşecek.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Cudi’de orman yangınına müdahale edilmiyor

    Cudi’de orman yangınına müdahale edilmiyor

    PİRHA-Cudi dağının eteklerinde ormanlık alanda bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Rüzgârın etkisiyle yangın yayılırken, yangına müdahale edilmediği öğrenildi.

    Cudi dağının eteklerinde bulunan Şırnak’ın Spîndarok köyünde ormanlık alanda yangın çıktı.

    Akşam saatlerinde çıkan yangın rüzgârın etkisiyle yayılırken; yangına müdahale edilmediği öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)