Etiket: cumhuriyetin yüzyılı

  • ‘Cumhuriyetin birinci yüzyılında katliamlara uğradık, artık barışla, sevgiyle yaşayalım’-VİDEO

    ‘Cumhuriyetin birinci yüzyılında katliamlara uğradık, artık barışla, sevgiyle yaşayalım’-VİDEO

    PİRHA-Cumhuriyetin birinci yüzyılında yaşanan Dersim, Ermeni, Ağrı, Zilan, Sivas, Çorum ve Maraş katliamlarının toplumun üzerinde acı bir yara olduğunu belirten DAD Yöneticisi Fetiye Yıldırım, “İnsanlar Kürt ve Alevi oldukları için korkunç zulümlerle karşılaştılar, bunu kimse inkâr edemez. Cumhuriyetin ikinci yüzyılını birinci yüzyılında yaşadığımız gibi olmaması için devleti yönetenlerin artık yüzlerini halka dönmesi gerekiyor” dedi.

    Türkiye Cumhuriyeti 100 yılını geride bırakıyor. Türkiye, geride kalan 100 yılda “tek dil, tek din, tek kimlik” ile yönetildi.

    Geride kalan 100 yılda Aleviler, kırım, yok sayma, asimilasyon uygulamalarıyla karşı karşıya kaldı. Alevi köylerine cami yapılmaya, çocuklarına zorunlu din dersi verilmeye devam edildi. Alevi sözcüğünün yasaklı olduğu 80 yıl boyunca Alevi toplumu, kendi varlığını korumak için yoğun bir çaba harcadı.

    Aleviler ise ikinci 100 yıla eşit yurttaşlık, özgürlük, barış ve demokrasi özlemiyle giriyor. 1950’li yıllardan başlayarak örgütlenme çalışmalarına başlayan Aleviler, Sivas Madımak Katliamı sonrası hak, eşit yurttaşlık mücadelesini daha da artırdı.

    Dergahları, ziyaretgahları, kutsal mekanları işgal altında olan Alevi toplumu, son olarak Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı eliyle dağıtılmak isteniyor.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Yöneticisi Fetiye Yıldırım, Cumhuriyet’in nasıl bir 100 yılının geride bırakıldığını, Alevilerin ‘teklik’ politikalarından nasıl etkilendiğini ve Alevilerin ikinci 100 yıla girerken eşit yurttaşlık, özgürlük, barış ve demokrasinin gerçekleşmesi için nasıl bir yol izlemesi gerektiğini PİRHA’ya anlattı.

    “ALEVİ VE KÜRT TOPLUMU ÜZERİNDE ZULÜM POLİTİKALARI UYGULANDI”

    Önce heyecanlı ama sonradan da hüsranla geçen bir yüzyıl olduğunu söyleyen Fetiye Yıldırım, “Yüzyıl içerisinde barışçıl bir dönem geçmedi. Cumhuriyetin birinci yüzyılında Dersim, Ermeni, Ağrı, Zilan, Sivas, Çorum ve Maraş katliamları toplum üzerinde acı bir yaradır” dedi.

    Alevi ve Kürt toplumu üzerinde asimilasyon, baskı ve zulüm politikalarının uygulandığını söyleyen Yıldırım, “Cumhuriyet dönemi içerisinde yaşanan darbelerle, savaşlarla hafızamızda hep kötü anılar var. Cumhuriyeti demokrasi ile yönetme şekli olarak düşündüğümüzde çok eksik kaldığını söyleyebiliriz. Bizim inancımıza müdahale edilmemesini istiyoruz ama inancımıza öyle saldırılar oldu ki insanlarımız cemlerini gizli yapmak zorunda kaldı. İnsanlar Kürt ve Alevi oldukları için korkunç zulümlerle karşılaştılar, bunu kimse inkâr edemez. Ramazan ayında oruç tutmadıkları için Aleviler zulme uğradılar, öldürüldüler, Maraş’ta masum insanları öldürdüler. Halkların birbirleriyle düşmanlığı yoktur, insanlar arasında ayrım politikaları üreten sistemdir” ifadelerini kullandı.

    “GİDEREK GERİCİLEŞEN BİR ÜLKEYE DÖNÜŞTÜ”

    Alevilerin kendi özüne dönmesi gerektiğini belirten Fetiye Yıldırım, şöyle devam etti:

    “Alevilerin hak ve hakikat yolunu iyi anlaması gerekiyor. Alevilerin kendi içerisinde birliği sağlaması gerekiyor. Ayrı kurumlarla ve derneklerle bu iş olmaz, bütünleşmemiz gerekiyor. Alevi yolu içerisinde özümüze döndüğümüz zaman hakikati bulacağız. Aleviler olarak cumhuriyetin birinci yüzyılında katliamlara uğradık, ateşlerde yakıldık, göçe zorlandık, köylerimiz yakıldı, çocuklarımız toplatılıp kuran kurslarına gönderilip eğitildi. Cumhuriyetin ikinci yüzyılını birinci yüzyılında yaşadığımız gibi olmaması için devleti yönetenlerin artık yüzlerini halka dönmesi gerekiyor. İkinci yüzyıl diyoruz ama böyle giderse cumhuriyet diye bir şey de kalamayacak. Giderek gericileşen bir ülkeye evrildik. Herkes ülkenin geldiği noktanın farkına varmalı, sadece Aleviler ve Kürtler değil, Türkler de bu durumun farkına varmalı. Biz istiyoruz ki tüm dünya halklarının kardeşliğiyle birlikte ülkemiz içerisinde de barışla, sevgiyle yaşayalım.”

    Cihan BERK/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -‘Aleviler çok katmanlı bir dışlamaya maruz bırakıldı; farklılıklar bir potada eritildi’- VİDEO

  • CAN TV’de Prof. Dr. Çiğdem Boz’un sunumuyla ‘Yol’un Yüzyılı’ başladı-VİDEO

    CAN TV’de Prof. Dr. Çiğdem Boz’un sunumuyla ‘Yol’un Yüzyılı’ başladı-VİDEO

    PİRHA-CAN TV’de yayınlanan Yol’un Yüzyılı programı Prof. Dr. Çiğdem Boz’un sunumuyla izleyiciyle buluştu. Programda hakikatin bulunmaya çalışılacağı vurgulandı. 

    Cumhuriyet’in yüzyılını geride bırakırken, Alevilerin son yüzyılda yaşadıklarını tarihsel, sosyal ve kültürel açıdan değerlendiren Yol’un Yüzyılı programı CAN TV‘de ilk bölümü yayınlanarak izleyiciyle buluştu.

    Prof. Dr. Çiğdem Boz’un sunumunda yapılan programın ilk bölümüne Tarihçi-Yazar Alişan Akpınar, Doç. Dr. Cemal Salman, Araştırmacı-Yazar Gültekin Uçar, CAN TV Yayın Kurulu üyeleri Çilem Küçükkeleş ve Veli Büyükşahin katıldı.

    “SEYİRCİYLE BULUŞMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ BİR PROGRAMA DÖNÜŞTÜ”

    Programda ilk olarak konuşan CAN TV Yayın Kurulu üyesi Çilem Küçükkeleş, “Aslında tam da 100. yaşı tamamlarken birçok şeyi konuşmuş olmak istiyorduk. Türkiye’nin tarihi denilen tarihi seçim, büyük seçim aslında hepimizin kaderini belirleyen gibi çok abartılı yaklaştığımız ama gerçekte öyle bir abartının olmadığını hep birlikte deneyimlediğimiz, o deneyimin de bize bu programı getirdiğini daha da güçlendirdiğini söyleyebiliriz. Çünkü biz Aleviler, Cumhuriyet’in o kadar kolay değişmediğini, öyle sandıkla bir demokrasi gelmeyeceği meselesini demokrasinin tam da toplumsal bir mesele olduğunu biraz deneyimlediğimiz bir süreç oldu. Ve yeni yayın döneminde mutlaka seyirciyle buluşması gerektiğini düşündüğümüz bir programa dönüştü. Seyircimiz tarih programı gibi elbette algılanmasın. Çünkü biz bir yüzyıla, bir şekilde Cumhuriyet’te ne yaşadığımıza gideceğiz. Ama bir de geri döneceğiz biz bu yüzyılda neler yaptık diyeceğiz” dedi.

    “ALEVİLİKLE İLGİLİ HANGİ SORULARI CEVAPLAYABİLDİK?”

    Tarihçi-Yazar Alişan Akpınar ise programın amacına dair konuşarak, “Amacımız, son 30-35 yılda Alevilikle ilgili yapılan çalışmaları, bu çalışmaları yapan akademisyenleri davet etmek. Bu çalışmalarda Alevilikle ilgili biz hangi soruları cevaplayabildik? Hala hangi soruları soruyoruz? Biraz programın amacı da bu. Son 30-35 yılda Alevilikle ilgili yapılan çalışmaların sayısı epeyce arttı. Bu çok önemli” dedi.

    “GELECEK YÜZYILI DOĞRU KURMAMIZ LAZIM”

    Araştırmacı-Yazar Gültekin Uçar, programda nelere değineceklerini şöyle ifade etti:

    “Yaşananlara, itirazlara, alternatif önerilere, anayasa kısmında Koçgiri’ye de değineceğiz. Muhtemelen sonrasında da Dersim. Bunların hepsi kuruluşun problemleridir. Koçgiri, siyasal birliğin kurulması konusunda önerileriyle bir anahtar. Eğer o öneriler kabul edilseydi bugün bambaşka bir Türkiye’den söz ediyor olacaktık. Gelecek yüzyılı doğru kurmamız lazım. Bunun bir anlamı da bu, programın katabileceği belki.”

    “BURADA YAPILACAK ŞEY BİLGİ AKTARIMI VE HAFIZA TAZELEME OLACAK”

    Doç. Dr. Cemal Salman da, bilgi aktarımı ve hafıza tazelemeye dikkat çekerek, “Temelde ister adını tarih koyalım, ister sosyal bilimler koyalım. Burada yapılacak şey, bir tür bilgi aktarımı ve hafıza tazeleme olacak aslında. Çünkü Alevi tarihi hem sözlü hem yazılı kaynak olarak yüzyıllara uzanan bir geniş, derin bilgi hazinesini içeriyor” ifadelerini kullandı.

    “BU PROGRAMDA HAKİKATİ BULMAYA ÇALIŞACAĞIZ”

    CAN TV Yayın Kurulu üyesi Veli Büyükşahin ise programın bir ciddi karşılığının olabileceğini düşündüğünü söyleyerek, “Bu programda hakikati bulmaya çalışacağız” dedi.

    Programın linkine buradan ulaşabilirsiniz.

    Devrim FINDIK/İSTANBUL