Etiket: DABF

  • DABF Başkanı Meriç: Kimse kendi Alevisini yaratmasın-VİDEO

    DABF Başkanı Meriç: Kimse kendi Alevisini yaratmasın-VİDEO

    PİRHA-Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu (DABF) Başkanı Türel Meriç kurulacağı duyurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na tepki gösterdi. AKP iktidarının samimi olmadığını belirten Meriç, “Kimse kendisinin Alevisini yaratmasın” dedi.

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ‘Alevi açılımı’ şeklinde kamuoyuna duyurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tartışılmaya devam ediyor. Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu (DABF) Başkanı Türel Meriç de Erdoğan’ın açıklamalarını, geçmiş dönemdeki Alevi politikalarını hatırlatarak “samimiyetten uzak, olumlu sonuç alınmayacak” bir yaklaşım olarak değerlendirdi.

    Alevi toplumunun Danimarka’da bağımsız bir inanç olarak tanındıktan sonra elde ettiği kazanımlara da değinen Meriç, “Kimse Alevilere karışmasın. Kimse kendisinin Alevisini yaratmasın. Aleviler bildiği yolda, yolunu, ibadetlerini yürütsün” diye konuştu.

    “DANİMARKA’DA ALEVİLİK BAĞIMSIZ BİR İNANÇ OLARAK TANINDI”

    Aleviliğin, Danimarka’da bağımsız bir inanç olarak 2007 yılında kabul edildiğini hatırlatan Meriç, elde edilen hakları şöyle sıraladı:

    “Danimarka 2007 yılında Aleviliği kendine özgü bir inanç olarak kabul etti. Yani bu demokratik bir haktır, insan haklarıyla ilişkilidir. Avrupa İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’yle düz orantılı bir hak kazanımıdır. Aleviler talep etti ve hükümet amasız, fakatsız Aleviler nasıl inanıyorsa, inanç merkezlerini nasıl tarif ediyorsa o şekilde kabul etti.

    Danimarka’da inancımıza, kişi ve kurumlarımıza yapılacak maddi, manevi saldırı ve hakarete karşı yasal koruma güvencesi altındayız. Bu Avrupa ve dünyada ilktir. Pirler, resmi geçerli olan nikah kıyma yetkisi sahibi oldu. İstersek kendi Alevi mezarlığımızı oluşturabiliyoruz. Şu anda çalışmalarını sürdürüyoruz. İnanç kurumu olarak mülk, vakıf, fon ve gelir vergilerinden muaf tutuluyoruz. Bazı yeni çıkacak yasalar hakkında karar verme yetkimiz var. Bize danışıyorlar. Tabii bazı kültürel faaliyetlerden yardım alabiliyoruz. Aynı zamanda resmi inanç statüsünde olduğumuz için Alevilikle ilgili dersler, seminerler verebiliyoruz. Danimarka bu kuralı çok güzel bir şekilde uyguluyor.”

    “AİHM YAPTIRIMLARINI BOŞA DÜŞÜRMEK İÇİN ATILMIŞ BİR ADIM”

    Meriç, Türkiye’deki Alevilerin ise talep ettikleri haklara kavuşamadığını belirtti. AKP iktidarı tarafından Alevilere yönelik ‘açılım’ adı altında yürüttüğü çalışmalara ilişkin de konuşan Meriç, şunları söyledi:

    “Ne yazık ki Türkiye’de bu hak talebi kabul edilmedi şimdiye kadar. Ne cemevi Alevilerin inanç merkezi olarak kabul edildi ne de Alevilere eşit gibi davranıldı. Kanun hükmünde bir güvence altına alınarak Alevilere bu hakları verilmelidir.

    Bu yeni gelişmelere göre cemevlerimiz ibadet merkezi olarak kabul edilmedi. Hukuksal bir korunma altına alınmalı. AİHM kararları uygulanmadı. Sivas Madımak Oteli’nin utanç müzesi haline getirilmesi konusundaki talep de kulak ardı edildi. Ayrıca Alevilerin müze statüsündeki dergahları Alevilere teslim edilmedi. Alevi katliamlarıyla devletin yüzleşmesi gerekiyor. Bu konuda da hiçbir olumlu bir adım atılmadı. Şimdi bu konularda hiçbir ilerleme sağlanmadığı halde böyle bir çıkışın olumlu sonuç vereceğini pek düşünmüyorum. Bu gerçek bir yaklaşım değil. AİHM komisyonu Türkiye’ye yaptırımda bulunacağı ilan etmişti. Şimdi açılım gibi görünen bu taktiğin AİHM kararlarını boşa düşürmek anlamına geleceğini düşünüyorum. Samimi değiller.”

    “PARA ALAN EMİR ALIR”

    Devletin bütün inançlara eşit yaklaşması gerektiğini kaydeden Meriç, “Türkiye ne kadar demokratikleşir ve hukuksal bir statüde yol alırsa, kalkınması veya gelişmesi de o ölçüde yüksek ve hızlı olur. Biliyorsunuz bir kişinin “Para alan emir alır” diye bir sözü vardı. Devlet bütün inançlara sadece eşit bakmak zorunda. Anayasamızda net ve açık bir şekilde var. Bu sadece uygulanacak. Devlet bu işlere karışmayacak” dedi.

    “DANİMARKA’DA HER İNANÇ KENDİSİNİ FİNANSE EDİYOR”

    Meriç, Danimarka’daki her inancın kendi ihtiyaçlarını finanse ettiğini söyledi. Danimarka devletinden hiçbir yardım almadıklarını da ekleyen Meriç, şöyle konuştu:

    “Danimarka’da her inanç kendini finanse ediyor. Hristiyanlık dinine inanan insanlarımız burada kendi vergilerinden yüzde bir inanç vergisi kestiriyorlar. Vergilerle de kiliselerin bakımı, tamiratı, oradaki inanç önderlerinin maaşları, giderleri karşılanıyor. Aleviler de öyle. Bir kuruş almıyorlar. Hiçbir inanç almıyor. 182 tane inanç toplumu var. Hiçbir tanesi devletten beş kuruş almıyor. Kendi inançlarını finanse ediyorlar. En doğalı, güzeli olan da budur. Hiçbir inanç devlete bağlı olmadan, kendi inanç kitlesi tarafından finanse edilmelidir. Türkiye’de ne yazık ki Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kurum var. Devletten devasa yardım alıyor.

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın devletle ilişkisi kesilmelidir. Devlet buna katkı sunmamalıdır. Laikliğe özen göstermesi laiklik çerçevesinde hareket etmesi ve de aynı zamanda bütün partilere eşit mesafede hiçbirisinin arka bahçesi olmaması gerekir. Gerçek amacı bu ama bugün baktığımızda elinde kılıçla çıkarak bu amaca hizmet ediyor mu, görüyoruz.”

    “KİMSE KENDİ ALEVİSİNİ YARATMASIN”

    Alevi toplumunun Danimarka’da kazandığı hakların Türkiye’de de uygulanması gerektiğini vurgulayan Meriç, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Biz, Danimarka’da inanç toplumu olarak kabul edildik. Kimseye bir zararımız olmadı. Kimsenin bize zararı olmadı. Aleviler hukuksal koruma altına girdi. Kimse hakaret edemez. Türkiye’deki gibi evi işaretlenemez. Kimse haklarında bir şey konuşamaz. Çünkü ağır cezaları var. Türkiye’de de aynı haklar uygulanmalıdır. Niçin uygulanmıyor? Sorulması gereken sorular budur. Kimseye de zararı yok Alevilerin. Aleviler sadece inancını yaşamak istiyor. Kimse Alevilere karışmasın. Kimse kendisinin Alevisini yaratmasın. Aleviler bildiği yolda yolunu, ibadetlerini yürütsün.”

    Barış KOP / İSTANBUL

     

     

  • FUAF ve DABF’tan Avusturya’da Aleviliğin bağımsız olarak tanınmasına destek

    FUAF ve DABF’tan Avusturya’da Aleviliğin bağımsız olarak tanınmasına destek

    PİRHA- Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) ve Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu (DABF) Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun (AABF) mücadelesini selamlayarak, Aleviliğin Avusturya’da bağımsız bir inanç olarak tanınmasından memnun olduklarını belirttiler. Her iki federasyon da ortaya çıkan başarıdan dolayı AABF’yi kutladı.

    13 Nisan 2022 tarihinde Avusturya’da Alevilik ‘kendine özgü bir inanç’ olarak tanındı. Avusturya devleti Alevi inancının bağımsız, özgür bir inanç olduğunu belirterek noktayı koydu. Aleviliğin bu şekilde tanınmasında Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun (AABF) 13 yıl verdiği hukuk mücadelesi etkili oldu.
    Aleviliğin Avusturya’da resmi olarak tanınmasının ardından AABF, “Hiçbir başarı tesadüf değildir! Yorulmadan mücadele edip, direnenlere aşk ola” diyerek açıklama yaptı.

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun (AABF) mücadelesini selamlayan Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) ve Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu (DABF) ortaya çıkan başarıdan dolayı AABF’yi kutladı.

    “TÜM ALEVİ CANLARIMIZIN MÜCADELESİNE AŞK OLSUN”

    Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu, yayınladığı mesajda, “13 yıl hukuksal mücadele vererek Aleviliği kendine özgü bir inanç olarak kabul ettiren AABF’nin kazanımını selamlıyor ve kutluyoruz. AABF başkanı Özgür Turak ve onursal başkanı Mehmet Ali Çankaya nezdinde Avusturya’da yaşayan tüm Alevi canlarımızın mücadelesine aşk olsun” dedi.

    “YOL’UMUZU DOĞRU YAŞATANLARA BİN SELAM OLSUN”

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu da, AABF’nin 13 yıl süren haklı ve hukuki mücadelesi sonucu Aleviliğin özgün bir inanç olduğunun kabulünü selamlayarak, “Kazanımlarımız için çaba gösteren, bıkmadan, usanmadan mücadele eden, direnen tüm emekçi canlarımızı, FUAF ailesi olarak AABF başkanı Özgür Turak nezdinde yürekten kutluyoruz. Bin selam olsun Yol’umuzu doğru yaşatanlara” diye belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)