Etiket: dabk

  • ‘Kimlikleri aşağılayan ve kadınları hedef alan hiçbir yaklaşım kabul edilemez!’

    ‘Kimlikleri aşağılayan ve kadınları hedef alan hiçbir yaklaşım kabul edilemez!’

    PİRHA- Rahmi Koç’un Kürt kadınlarına dair söylediği ayrımcı, cinsiyetçi ve nefret içerikli söylemine tepki gösteren Demokratik Alevi Federasyonu ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, “Kimlikleri aşağılayan, halkları birbirine karşı ötekileştiren ve kadınları hedef alan hiçbir yaklaşım kabul edilemez. Tüm kamuoyunu; ayrımcı, cinsiyetçi ve etnik kimlikleri hedef alan söylemlere karşı ortak bir tutum almaya çağırıyoruz” dedi.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) Rahmi Koç’un Kürt kadınlarına dair söylediği ayrımcı, cinsiyetçi ve nefret içerikli söylemine tepki gösterdi.

    Yapılan açıklamada, Rahmi Koç tarafından dile getirilen ve Kürt kadınlarını hedef alan ifadelerin, yalnızca Kürt kadınlarını değil; eşitlik, insan hakları, demokrasi ve toplumsal barış değerlerine inanan herkesi derinden yaraladığını ve incittiğini ifade etti.

    “HALKLAR ARASINDA DÜŞMANLIĞI KÖRÜKLEMEKTE”

    Kürt kadınlarının, yüzyıllardır inkâr, asimilasyon, ayrımcılık, savaş ve yoksulluk politikalarına karşı ağır bedeller ödeyerek mücadele ettiğine dikkat çekilen açıklamada, “Kimliklerini, dillerini ve kültürlerini koruyarak onurlu bir direniş geleneği yaratmıştır. Bugün Kürt kadın hareketi, örgütlülüğü, özgürlük mücadelesi ve toplumsal dönüşümdeki öncü rolüyle yalnızca bulunduğu coğrafyada değil, dünyanın birçok yerinde kadınlara ilham veren önemli bir deneyim olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle Kürt kadınlarını küçümseyen, onları cehalet veya geri kalmışlıkla özdeşleştiren her türlü alçakça söylem; cinsiyetçi ve etnik ayrımcılığı yeniden üreten, toplumsal önyargıları besleyen bir anlayışın yansımasıdır. Mizah kisvesi altında dile getirilen bu tür ifadeler, kadınların onurunu yapılmış saldırıdır ve halklar arasında düşmanlığı körüklemekte ortak yaşam kültürüne zarar vermektedir” denildi.

    “KAMUOYUNU; AYRIMCI, CİNSİYETÇİ VE ETNİK KİMLİKLERİ HEDEF ALAN SÖYLEMLERE KARŞI ORTAK BİR TUTUM ALMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

    “Alevi kadınlar olarak biliyoruz ki kadınlara, halklara ve inançlara yönelik ayrımcı dil; toplumsal barışı, birlikte yaşam iradesini ve demokratik değerleri zayıflatır. Kimlikleri aşağılayan, halkları birbirine karşı ötekileştiren ve kadınları hedef alan hiçbir yaklaşım kabul edilemez. Kürt kadınları bu coğrafyada yaşamı yeniden üreten, emeğiyle toplumu ayakta tutan, barışı savunan ve özgürlük mücadelesinin ön saflarında yer alan kadınlardır. Onların mücadelesi küçümsemeyi değil,  saygıyı ve dayanışmayı hak etmektedir. Rahmi Koç gibi insanlıktan, onurdan ve ahlaktan nasibini almamış olanlar,   Kürt kadınının bu değerlerinin  önünde bırakalım saygısızlık yapmayı, saygıyla ile eğilmek durumundadır.

    Bizler Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) olarak, Rahmi Koç’un sarf ettiği sözlerinde yansıyan nefretin ve düşmanlığın yarattığı toplumsal rahatsızlığın farkına varmasını, özrünü açık, samimi ve doğrudan Kürt kadınlarına yönelik biçimde ifade etmek zorundadır, bunu istiyor ve bekliyoruz. Aynı zamanda tüm kamuoyunu; ayrımcı, cinsiyetçi ve etnik kimlikleri hedef alan söylemlere karşı ortak bir tutum almaya çağırıyoruz. İnsan onurunu, eşit yurttaşlığı ve toplumsal barışı savunmak; vicdani, ahlaki ve demokratik bir sorumluluktur.”

    HABER MERKEZİ

     

     

  • ‘Aleviler başta olmak üzere bütün ezilenleri, geleceğimizi kazanmaya çağırıyoruz!’

    ‘Aleviler başta olmak üzere bütün ezilenleri, geleceğimizi kazanmaya çağırıyoruz!’

    PİRHA- FEDA ve DABK, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair açıklama yaparak, “İçinde bulunduğumuz sürecin başarıya taşınmasını hem tarihi hem hayati bir görev olarak ele alıyoruz. Bunun için her sürekte ve her renkten Aleviler başta olmak üzere bütün ezilenleri, geleceğimizi kazanmaya, bunun için Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni başarıya taşımaya çağırıyoruz” dedi.

     

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair açıklama yaptı.

    Açıklamada devamında şunlara yer verildi:

    “Her zaman Alevi inancı üzerinde oyunlar oynandı.

    Yüzyıllardır Aleviler soykırımlardan, kıyımlardan geçirildi, sürgün edildi; kısacası mazlum halkımızın yaşamı cehenneme çevrildi. Buna karşı direnen kadim halkımız ise onurluca direnerek inancını, öğretisini, kültürünü, varlığını ve ibadetini ana diliyle bugüne taşıdı.

    Değerli canlar,

    Tarihi günler yaşadığımız bugünlerde esas sorunumuz barış ve demokratik toplum sürecine güç ve destek sunmaktır. Biz Aleviler, barış sürecini nihayete erdirip anayasal haklarımızı elde etmek zorundayız. Bunun için hem Suriye’de halklarımıza yönelik saldırılara hem de Türkiye’de Alevilere, Kürtlere ve tüm ezilenlere yönelik baskılara ve saldırılara karşı mücadele etmek biz Alevilerin asli görevidir.

    Suriye’de Arap ve Kürt Alevi canlarımıza yönelik baskılar ve saldırılar kesintisiz devam etmektedir.

    Değerli Canlar,

    Türki devletinin desteğiyle Arap Alevi canlarımıza soykırım uygulayan HTŞ’nin cihatçı çete liderinin dünya devletleri tarafından muhatap alınması, BM’lerde ağırlanması halklarımızın adalet arayışını gölgelemektedir.  Bu gelişme uluslararası hukuk açısından da ciddi kaygılar doğurmaktadır.  Aynı şekilde, Suriye’de Rojava’ya yönelik saldırılarla barışın gerçekleşmesi engellenmektedir.  Bu kapsamda Irak sınırına örülen yüksek beton duvarlar da barışın önünde engel olmaktadır.  Barışın olmadığı coğrafyada Alevilerin huzur içinde yaşaması kolay olmayacaktır.  O nedenle biz Aleviler barışa zarar veren bu gelişmeyi kınıyor ve karşı çıkıyoruz. Ayrıca bu uygulamalar, hem insan hakları sözleşmelerinde güvence altına alınan özgürlüklerle hem de halkların barış içinde bir arada yaşama hakkıyla çelişmektedir.

    Değerli Canlar,

    Alevilik bir kadına özel bir yer veren bir inançtır. O nedenle ezilen bütün kadınlar gibi Alevi kadını da barış ve demokratik toplum yürüyüşünün en önünde yerini almıştır, almaktadır.  Alevi kadını olmadan barışın da, demokratik toplumun inşası da eksik kalacaktır. Yüzyılların direniş birikimini ruhunda ve bilincinde taşıyan Alevi kadını bu sürecin başarıyla sonuca götürülmesinin teminatı olacaktır.

    Değerli canlar

    İnsanlığa dayatılan bu zorba ve kan emici düzenin değiştirilmesi, barışın ve demokratik toplumun inşa edilmesi için emekçilerin gençlerin ve tüm ezilenlerin gücüne ve enerjisine ihtiyaç bulunmaktadır.  O nedenle samimiyetle barışa ve demokrasiye hizmet eden  her canımızın emeği ve çabası değerlidir.

    Bütün bu nedenlerle bugün dil üzerinde sürdürülen ve son tahlilde asimilasyoncu politikalara hizmet eden yaklaşımları da doğru bulmuyoruz. Bir inanç olarak Aleviliğin dili halkların ortak hakikatidir. Alevilik Türkçe’de de, Kürtçe’de de, Arapça’da da Hakikat’e yönelir ve her dilde yaşatılır. Her dil, Hak ile insan arasındaki rıza köprüsünü kurar; herkes kendi ana dilinde doğalından ibadet eder. Alevilik hiçbir halkın, hiçbir dilin tekelinde değildir. Bu tutum ana dilimizin ötekileştirilmesine yol açmakta, sonuçları ise ağır olmaktadır. Nitekim Milli Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu’nda Barış Anneleri’nin kendi ana dillerinde konuşturulmaması, bu zihniyetin somut bir örneğidir.

    Değerli Canlar,

    Bizler FEDA ve DABK olarak bu düşüncelerle içinde bulunduğumuz sürecin başarıya taşınmasını hem tarihi hem hayati bir görev olarak ele alıyoruz. Bunun için her sürekte ve her renkten Aleviler başta olmak üzere bütün ezilenleri, geleceğimizi kazanmaya, bunun için Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni başarıya taşımaya çağırıyoruz. Her canımız emin olmalıdır ki bizler örgütlenir ve mücadele edersek mutlaka kazanacağız. Onun için bir kez daha haykırıyoruz:

    Tüm halklara barış, asimilasyona hayır. Geleceğimiz için hep beraber mücadeleye!”

    (HABER MERKEZİ)