Etiket: dad genel merkez eş başkanı

  • İstanbul’da Xizir Cemi yürütüldü: Cemlerimizi barışa adadık-VİDEO

    İstanbul’da Xizir Cemi yürütüldü: Cemlerimizi barışa adadık-VİDEO

    PİRHA-DAD İstanbul Şubesi tarafından, Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi’nde Xizir cemi tuttu. Suriye’de Alevilere yönelik yapılan saldırıları hatırlatan DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Biz Demokratik Alevi Dernekleri olarak bulunduğumuz her yerde Xızır Cemlerimizi barışa adadık” dedi.

    Baba Mansur ve Ağuçan Ocakları İstanbul Sultangazi ilçesi Pir Sultan Abdal Cemevi’nde Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi yönetimi ile beraber Xizir Cemi tuttu. Ağuçan Ocağı evlatlarından Aziz Güler ve Baba Mansur Ocağı evlatlarından Mehmet Karabulut posta otururken cemi Pir Mehmet Karabulut yürüttü.

    “İNANÇ GİDEREK KAYBOLUYOR”

    Cemi yürüten Baba Mansur Ocağı Pirlerinden Mehmet Karabulut, inancın giderek kaybolduğuna vurgu yaptı. Pir Karabulut, “Bazı yaşadığımız inançsal değerleri maalesef kaybettik. Kent hayatı inancımızdan çok şey alıp götürdü. Maddi değerler inancımızdan önce gelmeye başladı. Ama şunu söylüyoruz: Yol bir sürek bin bir diyoruz” diye ifade etti.

    DAD İstanbul Şubesi Eş Başkanı Berna Güzel Gündüz, cemde yaptığı konuşmada Xızır’ın önemine dikkat çekti. Xizir’ın zorda ve darda kalanlara yardımcı olduğunu belirten Gündüz, “Xızır bizde barıştır, sevgidir, saygıdır, dayanışmadır ve yardımlaşmadır. Bu coğrafyada inancımızdan dolayı ötekileştirildiğimiz için ızdırabını çok yaşıyoruz ama biz tüm halkların inançlarına aynı çerçevede saygı gösteriyoruz. Biz inancımızdan dolayı yıllardan beri çok katliama uğradık. Umut ediyoruz ki bir daha bu tür katliamların yaşamamasıdır” diye konuştu.

    Ağuçan Ocağı Piri Aziz Güler, Xızır’da neden oruç tutulduğu hakkında bilgi vererek şunları kaydetti:

    “Hz. Ali ile Fatma Anamız Allah’a dua ederek Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’inin iyileşmesini ister. Eğer çocukları iyileşirse 3 gün boyunca oruç tutacaklarını söylerler. Orucun geçmişi bir kısmı bu şekildedir. Allah’ın sevmiş olduğu bazı kulları vardır onların çekmiş olduğu acılara istinaden yaptığımız bir diyettir.

    “CEMLERİMİZİ BARIŞA ADADIK”

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, bulunan bütün alanlarda cemleri barışa adadığını dile getirerek, “Ülke olarak gençlerimiz ve kadınlarımız zor süreçlerden geçiyor. Yine coğrafyamızdan başlayarak Suriye’de savaşın var olduğunu, barışa susamış olduğu topraklardayız. Biz Demokratik Alevi Dernekleri olarak bulunduğumuz her yerde Xızır Cemlerimizi barışa adadık. Suriye’deki Alevi insanlarımız katlediliyorlar. Ya Xızır Suriye’de bulunan Alevilere, Kürtlere, Suriyelilere, Süryanilere, Ermenilere ve her kim ki darda, zordaysa Xızır onların yardımcısı olsun” sözlerini kullandı.

    Xızır ayının bütün inançlara ve kimliklere barış getirmesini temenni eden Doğan, “Bizlerin Rıza şehri diye bir hasretimiz var; tüm farklı inançların, kimliklerin birarada barış içinde yaşamasını arzu ederiz. 72 millete aynı nazardan bakan bu inancın kendine yakıştırdığı, talep ettiği hayal ettiği rıza şehridir. Suriye’de yaşayan bütün halklara da Xızır yardım etsin. Xızır aklıyla ortak yaşamı, demokrasiyi, insanlığı da beraberinde inşa etmeyi kendimize görev atfediyoruz” dedi.

    LOKMALAR PAYLAŞILDI

    Cemde Xizirin tarihsel toplumsal yönüne ve güncele dair sohbet eden pirler analar, Alevi toplumunun toplumsal değerlerine sahip çıkma çağrısında bulundu. Çerağların sırlanması sonrasında lokmalar paylaşıldı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • DAD Eşbaşkanı Kulu: Aleviler ve diğer inançların ortaklaşması sorumluluktur

    DAD Eşbaşkanı Kulu: Aleviler ve diğer inançların ortaklaşması sorumluluktur

    PİRHA- Demokratik Alevi Derneği (DAD) Genel Merkezi Eş Başkanı Musa Kulu, “Alevi halklar ile birlikte, diğer inançlar ve kimliklerin kendilerini yaşayabilmesi için yeni bir yol açarak ortaklaşması bir sorumluluktur” dedi. 

    Demokratik Alevi Derneği (DAD) Genel Merkezi Eş Başkanı Musa Kulu, 24 Haziran seçim sonuçlarına ve  2 Temmuz Sivas Katliamı’na dair PİRHA’ya konuştu.

    24 Haziran seçimleri ile belirsizliğin yaşandığı bir dönemde Aleviler birlikte, diğer inançlar ve kimliklerin kendilerini yaşayabilmesi için yeni bir yol açarak ortaklaşmalarının hayati bir görev olduğuna dikkat çeken Kulu, 2 Temmuz Sivas anmasının sahiplenilmesi çağrısında bulundu.

    “İKTİDARIN İNANÇLARA VE KİMLİKLERE BİR TAAHHÜDÜ YOK”

    Ortadoğu başta olma üzere ülkedeki tüm farklı kesimleri ayrıştıran, ötekileştiren bir iktidarın ekonomik ve siyasi olarak ülke geleceğine bir faydası olamayacağının altını çizen Kulu şöyle konuştu:

    “24 Haziran gibi bir süreci geçirdik ve herkes bunun ne getireceğinin hesabını yapıyor. Alevilerin de bir bakış açısı var. Bugün iktidarı ele geçiren Türk-İslam sentezinin yaşamdaki karşılığı şudur: Alevisi, Kürt’ü, Arap’ı, Şafisi, Çerkes’i ve diğerlerine Türk ve İslam olmaktan başka bir şansın bulunmadığı bir süreci yaşıyoruz. Farklı ve onlar gibi olmayanları kabul etmeyen bir zihniyet umarım ki Ortadoğu ve Anadolu’yu kana bulayan Enver Paşa- Talat Paşa sürecini tekrardan başlatmaz. Demokratik olmayan bir ortamda seçim yaşadık. Dünyada herkes ile kavgalı, küskün ve Ortadoğu coğrafyasında her tarafı düşman etmiş bir ülke yönetimi ekonomik ve siyasi anlamda ne kadar gelecek verebilir, kestirmek zor.  24 Haziran’da yaşanan seçimlerde devletin ne azınlıklara, ne kimliklere ne de inançlara dair bir yaklaşımı ve taahhütü olmadı. Tamamen yok sayan bir noktadan baktıkları için oldukça düşündürücü ve bizi nelerin beklediğini tahmin etmek zor. Bu seçimler ülkede yeni bir süreç ile birlikte bir belirsizliği de başlattı. Bütün bunları gören bir noktadan demokrat, aydın, yurtsever, solcu ve tüm etnik kesimlerin şapkalarını önüne koyarak bu gidişata karşı nasıl bir araya gelineceğinin tartışılması lazım. Tüm örneklerinde böyledir. Bir çıkmazda ya bir yol bulacak ya da bir yol açacak. Mevcut iktidar AKP sistemi Türk-İslam sentezini iktidar yaptı ve görünen o ki kilit parti olan MHP bütün isteklerini bu sisteme yaptıracak. Katillerin cezaevinden çıkması ile ilgili af başta olmak üzere bu ülke halklarına katkı sunmayacak taleplerin iktidara dikte edilmesi ile ülke daha çıkılmaz bir noktaya gelecek.”

    “ALEVİLER VE DİĞER İNANÇLAR SORUMLULUK ALARAK ORTAKLAŞMALI”

    “Alevi halklar ile birlikte, diğer inançlar ve kimliklerin kendilerini yaşayabilmesi için yeni bir yol açarak ortaklaşması bir sorumluluktur” diye dikkat çeken Kulu, şunları vurguladı:

    “Alevi halklar ve diğer halkların geleceği ile ilgili bu kaygıyı nasıl bir yaşama dönüştüreceği ile ilgili yeni bir çabanın üretimi içinde olması gerekiyor. 2 Temmuz’da Sivas Katliamı lanetlenecek. CHP’nin eski ismi ile SHP’nin ve Doğru Yol Partisi’nin iktidar olduğu bir süreçte Sivas’ta bir katliam yaşandı. Aydın, vicdanlı ve bu ülkenin sesi olan 33 canı yakmak gibi bir zulüm yaşandı. Bunun öncesinde onlarca tekrarı var. Devletin yapması gerekenleri yapmaması gibi bunun hesabını sormakta mümkün olmadı. Alevilerin görevi iktidara yamanmak veya bir partiye vekil taşımak değildir. Alevilerin görevi yaşamın başlangıcından bu yana kendi birikimi ile, doğal yaşamı ile varlığını bugüne kadar sürdüren bu inancın toplumuna karşı bir sorumluluğudur. Alevi halklar ve diğer inançlar kendilerini yaşamak istiyorlarsa hayata yön açmak için bir çaba içerisinde olmanın, ortaklaşmanın önlerinde bir görev olduğu sorumluluğunu bilmesi gerekiyor.”

    PİRHA/ MERSİN