Etiket: dad istanbul şubesi

  • DAD İstanbul Şubesi, 5. Olağan kongresini yaptı-VİDEO

    DAD İstanbul Şubesi, 5. Olağan kongresini yaptı-VİDEO

    PİRHA-DAD İstanbul Şubesi, 5. Olağan kongresini tamamladı. Tek liste sunulan kongrede, DAD İstanbul Şubesi’nin yeni eş başkanları Veli Er ile Mevhibe Akdeniz oldu.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi, “Erkanı rızalık, edebi ikrar olan toplum; demokratik toplumdur” şiarıyla 5. Olağan kongresini yaptı. Gazi Cemevi’nde düzenlenen kongreye, Halkların Demokratik Kongresi, Demokratik Bölgeler Partisi, DEM Parti, TİP, Alevi kurum temsilcileri ile yöre derneklerinin yöneticileri katıldı.

    Kongrenin yapıldığı salona “İkrar verenler elmaya, ikrarınız, ikrarımızdır” yazılı pankartın yanı sıra Pir Seyit Rıza ile Koçgiri direnişinin simge isimleri Alişer ve Zarife’nin fotoğrafları da asıldı. Kongrenin açılışında Zakirler Bedirhan Rakip ile Ali Demir, nefesler seslendirdi. Saygı duruşu ardından Pir İbrahim Erdoğan’ın okuduğu gülbeng ile çerağlar uyandırıldı.

    Kongre başkanlığını Ergin Doğru yaparken, Mevlüt Aydoğan, Sevda Güneş ve Türkan Kaplan da divan üyeleri olarak seçildi.

    Ergin Doğru, yaptığı konuşmada hassas bir süreçten geçildiğini vurgulayarak şunları söyledi:

    “Barış ve Demokratik toplum sürecinden geçilirken bir yandan da Yol’a ikrar verenlerle yürütmüş olduğumuz mücadelenin yanında, asimilasyonalist, tekçi kafayla da sık sık karşılaştık. Hakikat mücadelesinin zorlu bir mücadele olduğunu bir kez daha yaşayarak görüyoruz. Bu mücadelenin daha büyütülerek geliştirilmesi gerektiği de aşikardır. Bu noktada DAD Kongresi’nin de buna hizmet edeceğine inanıyorum.

    “KENDİMİZİ DARA TUTMAKTAN VAZGEÇMEMELİYİZ”

    Bu yaşanan süreçte Alevilerin de söz kurabilmesi, yer alabilmesinin yegane yolu güçlü örgütlülükten geçiyor. Bu anlamda DAD önemli bir renktir. Alevi hareketinin içerisinde DAD’ın güçlenmesi, Alevi hareketinin de güçlenmesi anlamına gelir. Temel düsturumuzun şu olması gerekiyor; her bireyin önce kendini dara çekip sonrasında pir-talip ilişkisinin bir benzerini bu demokratik kurumlarda göreceğimizi; üye-yönetici ilişkisinin güçlendirilmesi gerekiyor. Artık dönün kırılmaları üstünden söz kurmak yerine önümüze bakmamız, geleceği kurmamız gerekiyor. Bu süreç hassas bir süreç. Güçlü olup el ele vermek gerekir. Kendimizi dara tutmaktan da vazgeçmemeliyiz. Bunu yapmazsak arınamaz, doğru yol yürüyemeyiz.
    Moralimizi güçlü tutmalıyız.”

    “İNCELTİLMİŞ BİR ASİMİLASYON POLİTİKASI YÜRÜTÜLÜYOR”

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan ise konuşmasında, derneklerinin büyüdüğüne değinerek şunları söyledi:

    “Demokratik Toplum ve Barış Süreci içerisinden geçiyoruz. Elbette ki Türkiye’nin demokratikleşmesi, halkların özgürleşmesi, kadınların özgür eş yaşam mücadelesine ortaklaşması, ekoloji mücadelesinde ortaklanması, Türkiye’nin demokratikleşmesine verilen mücadeleye ortaklanarak DAD da Alevi toplumunda böyle bir hat oluşturarak, bu mücadeleyi büyütme görevini üstleniyor.

    İkinci bir sorumluluk ise uzun yıllardır Cumhuriyetten önce ve cumhuriyet tarihi boyunca Aleviler, yok sayılmış ve elbette ki eğer yok sayılıyorsan zulmün en büyüğünü yaşıyorsun demektir. Bunca zamandır katliamlara uğramış ve kendi özünden epeyce uzaklaşmış bir hal var. Çok inceltilmiş bir asimilasyon politikasıyla karşı karşıyayız. Devlet, Alevi toplumunu Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesinden uzak tutmak için Aleviliği ya İslam içerisinde ya da Türklük üzerinden tanıtma politikaları yürütüyor. Bunların son aşaması da Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve zorunlu din derslerindeki ÇEDES programlarını örnek verebiliriz.”

    “BİRLİKTE YOL YÜRÜMEYE ÇAĞIRIYORUM”

    27 Şubat çağrısından bu yana Aleviler her alanda bulunmuştur. Yarınki TJA’nın yapacağı yürüyüşe de cevap olacağımızı buradan beyan ediyoruz. Evet, birlikte güçlenelim ve mücadeleyi büyütelim. Alevi toplumu olarak her ne kadar örgütlü olsak da belki de örgütlülüğü geliştirme noktasında en zayıf olan noktada olduğumuzu da kabul etmek lazım. Hepinizi birlikte yol yürümeye çağırıyorum.”

    “BUGÜNLERDE DAD’I DAHA İYİ ANLIYORUZ”

    HDK EŞ Sözcüsü Ali Kenanoğlu da Alevi örgütlülüğü içerisinde DAD’ın özgünlüğüne değindi. Kenanoğlu, şunları dile getirdi:

    “DAD’ın varlığını bugünlerde daha iyi anlayabiliyoruz. Çünkü DAD, bir toplumun bakış açısını, inançsal değerlerini savunarak, yok sayılan bir toplumun kendi varlığını ortaya koyarak ‘Biz hem Kürdüz hem de Aleviyiz’ diyerek bu meseleden yaptı. Cemevlerinde ‘Kürt’ten Alevi olmaz’ politikası çok yapılıyordu. Esasında ‘Bunlar Türklerdir ama sonradan Kürtleşmişlerdir’ diye çok yoğun politikalar yapılıyordu. O süreçte Demokratik Alevi Dernekleri ortaya çıkarak ‘Hayır biz hem Kürdüz hem de Aleviyiz’ dedi. Bugün DAD’ın varlığını daha iyi anlıyoruz. O anlamda emeği geçen bütün arkadaşlara minnet duyduğumuzu ifade etmek isterim. Bir dile, kimliğe, cinsiyete bağlı yol almak Aleviliği yok etmektir. ‘Yol bir sürek bin bir’ halini korumak zorundayız.

    “SÜRECİN TAM ORTASINDA OLMAK İSTİYORUZ”

    İçerisinde dahil olmadığımız bir cumhuriyette 100 yıl boyunca eşit yurttaş olmak için mücadele ettik. Şimdi gelinen noktada eşit yurttaşlık talebi geri bir taleptir. Artık bizim talebimiz kurucu toplum olmaktır. Biz bundan sonra cumhuriyetin 2. yüzyılında cumhuriyetin kurucusu olmak istemeliyiz ve talepleri buradan yükseltmeliyiz. Biz bu topraklarda yaşayan halkız ve bu topraklarda yaşamaya devam edeceğiz. O halde buradaki kuralların belirlenmesinde bizim de söz hakkımız olacak. Bundan sonra bunun mücadelesini yürütmek zorundayız. Dünya Ortadoğu yeniden kuruluyor. Türkiye’de de aynı şekilde yeniden kurulacak birçok şey olacak. Biz de bu sürecin tam ortasında olmak zorundayız. Sürecin seyircisi olamayız. Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Aleviler açısından kıymetlidir. Alevi toplumu bu meseleye kamuoyunda yaratılan algıda olduğu gibi bakmıyor. Aleviler, eşit yaşamın oluşması için dikkatli bir şekilde süreci takip ediyorlar. Bizler de bu dostlarımızı, süreci sadece takip etmenin dışında sürece bizzat içerisinde yer alarak koşullarını oluşturmaları gerektiğini ifade ettik.
    Cumhuriyetin ikinci yüzyılında bir Alevi Diyaneti ile karşı karşıyayız. Diyanet İşleri Başkanlığı, Sünnileri kontrol etmek, devletin bir Sünni Müslüman inancını oluşturmak için kuruldu. Şu anda Türkiye’nin siyasetini belirten, aynı zamanda holding gibi bir ekonomik gücüyle de eğitim hayatına da müdahale ediyor. Şimdi cumhuriyetin 2. yüzyılında bu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına da karşı durmalıyız. Öbür türlü sürecin arkasından sürüklenmekle meşgul oluruz.”

    “BİRLİKTE YOL YÜRÜMELİYİZ”

    DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Arife Çınar ise devletin, tekçi dayatması sonucu inançları karşı karşıya getirdiğini söyledi. Çınar, “Buna rağmen Alevi toplumu, devlet politikasından etkilenmeyerek kendi inancıyla duygusunu bütünleştirerek hep barıştan, demokrasiden, kadın mücadelesinden yana olmuştur. Aleviler, Kürt halkı, ısrarla bu topraklarda inançların yaşaması gerektiğini en zorlu koşullarda dahi savundu. Var olan sistemin kendisi, çoklu bir kriz yaşamakta. Bunun en büyük nedeni ise dünden bugüne tarihsel olarak tekçi bir zihniyetin varlığında ısrar ederek devletin varlığını sürdürmek istemeleridir. Yok etmeye çalışsanız da Alevilerin mücadelesi bu topraklarda sürecektir. Halklar, kendi iradelerini ortaya koyamadıkları sürece demokrasiden bahsedemeyiz. İşte demokratik toplum tam da bu nedenle önemli; Alevi kurumları söz sahibi olmalı, karar verebilmeli. Hepimizin birlikte yol yürümesi gerekiyor. Hepimiz barış için mücadele etmeliyiz.”

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş da konuşma yapan isimler arasındaydı. “Ne yazık ki kendi içimizdeki birliği, dayanışmayı kuramıyoruz” diyen Karataş şöyle devam etti:
    “Buralar birileri, bizi tarif edip duruyor. Alevileri ancak Aleviler tarifleyebilir. Bizim adımıza gidip masa kuruyor, adımıza konuşuyorlar. İnancımızdan taviz vermeden herkesle müzakere edebiliriz. Şimdi tutup Yaresanlara, Araplara Türkçe’yi mi dayatacağız? Bugün Mecliste Barış ve Demokrasi çalışması var. Mecliste Aleviler de olmalıydı. Kurucu anayasa oluşturulmalı. Çünkü Anayasa dediğimiz toplumsal mutabakattır.”

    “İSLAM’IN BASKISINDAN KURTULAMIYORUZ”

    Pir İbrahim Erdoğan ise konuşmasında dar kültürünün önemine değinerek şunları söyledi:
    “Aleviler olarak İslamiyetin baskısını halen yaşıyoruz. Bu baskı sebebiyle Alevilik kendi gerçeğini bir türlü yaşayamadı. Devletin Anayasasında da Türk-İslam sistemi içerisindesin. Bu madde kaldırılmalıdır. Reya Hakk üzerindeki sis kalkmadığı sürece barış olmaz. Gerçek Alevi inancını hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Bugün cemevlerinde dahi İslam’ın baskısından kurtulamıyoruz. Cemevlerindeki pirler, maaş için cemevi yönetimi ne diyorsa onu yapıyor. Bugüne kadar hangi yöneticimiz dara kaldırılıp hesap sorulmuş? Başkanlar pir olmuş, pirler talip olmuş!”

    DAD İstanbul Şube Eş Başkanı Berna Güzel de yaptığı konuşmada Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin önemine değinerek “Barış, hiç kimseye altın tepside sunulmaz. Süreç, her canlının özünü dara alma sürecidir. Başta Demokratik Alevi Dernekleri olarak bizler, diğer müsahip kurumlarımızla güçlü ilişkiler geliştirip kendi aramızda birliği sağlamamız tarihsel sorumluluğumuzun gereğidir” diye belirtti.

    Konuşmalar ardından kongre, faaliyet raporunun okunmasıyla devam etti.

    Yeni dönem için oluşturulan tek liste, oybirliği ile kabul edildi.
    DAD İstanbul Şubenin yeni eşbaşkanları Veli Er ile Mevhibe Akdeniz olurken, Safiye Doğan Ergin, Gülsüm Özer, Veysel Doğan, Fırat İnan Sarıçiçek, Şerefnaz Altınsoy da yönetim kurulunda yer alan diğer isimler oldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DAD İstanbul Şubesi, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nı ziyaret edip birlik cemi yürüttü-VİDEO

    DAD İstanbul Şubesi, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nı ziyaret edip birlik cemi yürüttü-VİDEO

    PİRHA-DAD İstanbul Şubesi, Kadıncık Ana ve Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nı ziyaret etti. Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nda tutulan birlik cemini Ağuçan Ocağı evladı Aziz Güler ve Kureyşan Ocağı evladı Selda Güneş yürüttü.  

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi, Kadıncık Ana, Hacı Bektaşi Veli Dergâhı, Hasan Baba Türbesi, çilehane, deliklitaş ve ozanlar yolunu ziyaret etti. Ziyarete Kürecikliler Derneği, Akel Derneği ve Sev-Der Derneği üyesi kadınlar da katıldı.

    Hacı Bektaşi Veli Dergâhı’nda Ağuçan Ocağı evladı Aziz Güler’in yapmak istediği konuşma polisler tarafından engellenmek istedi ancak gelen kitle polislere tepki gösterdi.

    “HACI BEKTAŞ DERGÂHI ALEVİLERİNDİR, MÜZE OLMAKTAN ÇIKARILSIN”

    Hacı Bektaşi Veli Dergâhı’na gelerek Hünkârın huzurunda lokmaları pay etmeye geldiklerini ifade eden DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Devlet Hacı Bektaş Dergâhı’nı hiçbir zaman rahat bırakmamıştır. Osmanlı’dan günümüze kadar sürekli baskı altına alınmak istenmiştir. 1964 yılında 16 Ağustos’ta burayı müzeye çevirdiler ve artık o tarihte dergâhta anma yapıyorlar. Aleviler için bir dergâhın ziyaret edilmesi bir günlük bir şey değildir, içimizden geldiği zaman o dergâha gideriz ve niyaz oluruz. Rea Heq, Bektaşi, Çepni ve Tahtacı Aleviliğinin hepsi özünde aynıdır. Biz kendi yolumuzdan taviz vermeden inancımızı gelecek kuşaklara taşımak için çalışacağız. Hacı Bektaş Dergahı Alevilerindir, müze olmaktan çıkarılmasını istiyoruz” dedi.

    “BİZE HOŞ GÖRÜNMEK İÇİN KUTSAL MEKÂNLARIMIZDA SİYASET YAPIYORLAR”

    Ağuçan Ocağı evladı Aziz Güler ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “16-17-18 Ağustos’ta Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri düzenlendi. Siyasi parti temsilcileri, anma etkinliklerini siyasi arenaya çevirdiler. Burası Alevilerin inanç mekânıdır, buralar siyaset meydanları değildir. Camilerde siyaset yapmıyorlar ama Alevilere hoş görünmek için bizim kutsal mekânlarımızda siyaset yapıyorlar. Bizi rahat bıraksınlar, biz kendi inancımızı yaşayalım.”

    BİRLİK CEMİ YÜRÜTÜLDÜ

    Konuşmaların sonrasında Dergâh’da birlik cemi yürütüldü. Ağuçan Ocağı evladı Aziz Güler ve Kureyşan Ocağı evladı Selda Güneş’in yürüttüğü birlik cemi sonrası lokmalar pay edildi.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • DAD İstanbul Şubesi, aşure lokması paylaştı-VİDEO

    DAD İstanbul Şubesi, aşure lokması paylaştı-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri İstanbul Şubesi, Muharrem oruçlarının ardından aşure lokmasını paylaştı. Kerbela’da, Dersim’de, Sivas’ta, Çorum’da ve Roboski’de katledilen toplumların bedeller ödediğini söyleyen Baba Mansur Ocağı evladı Haşim Kızılveren, “Artık birlik ve beraberlik içerisinde bir yaşam olmasını diliyoruz. Aşure lokmalarımızın barışa ve kardeşliğe vesile olmasını temenni ediyoruz” dedi.

    Muharrem oruçlarının ardından aşure lokmaları pay edilmeye devam ediyor. Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi, aşure lokmasını paylaştırdı.

    Aşure lokmalarının paylaştırılmasından önce dernek binasında Kerbela ve aşure ile ilgili konuşmalar gerçekleştirildi. Programa DAD İstanbul Şube Eş Başkanı Berna Güzelgündüz, Baba Mansur Ocağı Piri Mehmet Karabulut, Baba Mansur Ocağı evladı Haşim Kızılveren, Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, AKD Sultangazi Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “AŞURE LOKMAMIZ BARIŞA VE KARDEŞLİĞE VESİLE OLSUN”

    Kerbela’da, Dersim’de, Sivas’ta, Çorum’da ve Roboski’de katledilen toplumların bedeller ödediğini söyleyen Baba Mansur Ocağı evladı Haşim Kızılveren, “Artık birlik ve beraberlik içerisinde bir yaşam olmasını diliyoruz. Aşure lokmalarımızın barışa ve kardeşliğe vesile olmasını temenni ediyoruz. Birbirimizin farklılıklarına tahammül etmek zorundayız” dedi.

    “ALEVİ İNANCIİ DİRENİŞİN VE ORTAK YAŞAMIN ANLAMIDIR”

    Alevi inancının geçmişten günümüze kadar direnişin ve ortak yaşamın anlamı olduğunu belirten Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, “Demokratik, çağdaş ve laik yaşamın pratik hayatımızda yaşam bulmasını temenni ediyorum” diye belirtti.

    “HZ. HÜSEYİN GİBİ ZULME KARŞI DİZ ÇÖKMEMEMİZ GEREKİYOR”

    AKD Sultangazi Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Hz. Hüseyin gibi yolumuza sahip çıkarak, zulme karşı diz çökmeden ve bütün farklılıkları kucaklamamız gerekiyor. Aşurenin farklıkları birleştirme amacı vardır, biz de aşurenin verdiği anlamla farklılıkları kucaklamamız gerekiyor.”

    “TÜRKİYE’DE YÜZYILLARDIR EZİLENLER KATLEDİLİYOR”

    Türkiye’de yüzyıllardır ezilenlerin baskı gördüğünü ve katledildiğini vurgulayan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, “Bugün de Türkiye’deki tek adam yönetimi bu politikayı devam ettiriyor. İktidar farklı inanç ve kimlikteki insanları ezerek yok etmek istiyor. Bugün ki faşist anlayışa karşı birleşmek ve ortak mücadele etmekten başka bir çaremiz yok” diye konuştu.

    Baba Mansur Ocağı Piri Mehmet Karabulut’un verdiği lokma gülbenginin ardından aşure lokmaları pay edildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DAD İstanbul Şubesi Hawtemal’i kutladı- VİDEO

    DAD İstanbul Şubesi Hawtemal’i kutladı- VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri(DAD) İstanbul Şubesi dernek binasında Hawtemal etkinliğini kutlayarak lokmalarını paylaştı.

    Aleviler için kutsal kabul edilen Hawtemal, mart ayının ilk haftasında başladı. Hawtemal, sosyolojik Dersim toplumunda (Koçgiri, Sivas, Erzincan, Bingöl, Varto, Hınıs) önemli bir yere sahiptir. Gaxan ile başlayan Dersim toplumunda Hızır ayı ve ardından da Hawtemal ile devam eder. Baharın gelişini müjdeleyen Hawtemal yeni yılın da başlangıcı olarak kabul görür.

    Demokratik Alevi Dernekleri(DAD) İstanbul Şubesi dernek binasında Hawtemal etkinliği yaptı. Etkinliğe Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ve yönetimi, Ağuçan Ocağı’ndan İbrahim Erdoğan, Alevi Kültür Dernekleri(AKD) Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Dedesi Mehmet Karabulut, Gazi Cemevi dedesi Haşim Kızılveren, DEM Parti Sultangazi Eş Başkanı Faruk Kaya, DEM Parti Sultangazi Belediye Eş Başkan adayı Erol Tunç’un yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    DAD İstanbul Şubesi Eş Başkanı Berna Güzelgündüz, söz alarak Hawtemal geleneğini anlattı. Ardından Ağuçan Ocağı’ndan İbrahim Erdoğan, Alevi Kültür Dernekleri(AKD) Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Dedesi Mehmet Karabulut ve Gazi Cemevi dedesi Haşim Kızılveren Hawtemal geleneği hakkında bilgiler verdi.

    Alevi Kültür Dernekleri(AKD) Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Dedesi Mehmet Karabulut’un duası üzerine lokmalar pay edildi.

    Etkinlik Zakir Hamide Yetim ve Adnan Genç’in seslendirdiği deyişler ile son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gazi Cemevi’nde Hızır Cemi: Anadolu topraklarının her tarafında Hızır’ın izi var-VİDEO

    Gazi Cemevi’nde Hızır Cemi: Anadolu topraklarının her tarafında Hızır’ın izi var-VİDEO

    PİRHA-DAD İstanbul Şubesi, Gazi Cemevi’nde Hızır Cemi gerçekleştirdi. Alevilerin toplumsal ve inançsal olarak geçmişten bugüne kadar Hızır ile yol aldıklarını ifade eden Baba Mansur Ocağı evladı Haşim Kızılveren, “Anadolu topraklarının her tarafında Hızır’ın izi vardır çünkü bu toplum kendisini Hızır ile özdeşleştirmiştir. O yüzden yeniden kendi öz değerlerimize dönmemiz gerekiyor” dedi.

    Aleviler Hızır Ayı dolayısıyla dünyanın bir çok merkezinde lokmalarını pay etmeye ve Hızır Cemi tutmaya devam ediyor.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi, Gazi Cemevi’nde Hızır Cemi düzenledi.

    12 hizmetin yürütüldüğü cemi; Baba Mansur Ocağı’ndan Haşim Kızılveren ve Zeynep Kızılveren, Kureyşan Ocağı evladı İsmail Soyupak ile Ağuçan Ocağı’ndan İbrahim Erdoğan ve Aziz Güler yürüttü. Zakir Cengizhan Arslan, deyişler okudu, semah dönüldü.

    “KENDİ ÖZ DEĞERLERİMİZE DÖNMEMİZ GEREKİYOR”

    ‘Kişi kendi Hızır’ı ile daru didar olmadıysa Hızır’ı bulma şansı yoktur’ diyerek sözlerine başlayan Haşim Kızılveren, “Çünkü biz toplumsal olarak, inançsal olarak geçmişten bugüne kadar hak ve hakikat aşkına Hızır ile yol aldık. Hızır kötülüğü sevmez. Hızır paylaşmayı, barışı ve kardeşliği sever. Yol önderlerimiz de bizleri Hızır aşkıyla bizleri bir araya getirdi. Anadolu topraklarının her tarafında Hızır’ın izi vardır, çünkü bu toplum kendisini Hızır ile özdeşleştirmiştir. O yüzden yeniden kendi öz değerlerimize dönmemiz gerekiyor. Özümüzü dara çekeceğiz ve Hızır hakikatiyle Hızır’ı bekleyeceğiz. Eskiden Hızır ayı geldiği zaman bütün ev temizlenirdi ve Hızır’ın meyman olacağı gün beklenirdi. Eskiden bütün hayatımızı Hızır ile özdeşleştirmiştik” diye konuştu.

    Cem erkanının ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İstanbul’da Adalet Nöbeti 42. gününde: ‘Anaların sesine kulak verelim’ – VİDEO

    İstanbul’da Adalet Nöbeti 42. gününde: ‘Anaların sesine kulak verelim’ – VİDEO

    PİRHA-Adalet Nöbeti eylemini ziyaret eden ESP İstanbul İl Örgütü dayanışmak amacıyla 3 günlük grev başlattığını duyurdu. Demokratik Alevi Dernekleri(DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan ise “Anaların sesine kulak vermek zorundayız. Bizim yüreğimiz ve kulağımız anaların yanındadır” dedi.

    Marmara Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MATUHAY-DER) öncülüğünde İstanbul’da başlatılan Adalet Nöbeti eylemi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sancaktepe ilçe binasında devam etti.

    Tutuklu yakınları, “Tecrit insanlık suçudur” yazılı önlükleri giyerken, eylemin yapıldığı salona, “Adalet için tecriti kıralım toplumsal barış için zindanlara ses olalım”, “Özgür yaşamın inşası için tecridi kıralım zindanlara ses verelim” pankartları asıldı. Yoğun ilgiyle devam eden Adalet Nöbeti eylemine bugün Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) ziyaret etti.

    ESP İstanbul İl Örgütü adına basın açıklamasını okuyan Züleyha Müldür, İmralı’da uygulanan tecrite değinerek, bunun özel savaş politikalarından olduğunu belirtti. İmralı’da uygulanan tecritin diğer cezaevlerine sirayet ettiğini ifade eden Müldür, “İmralı’da uygulanan mutlak tecrit sistemi ağırlaştırılmış müebbet tutsaklar üzerinde de adım adım Y ve S tipi hapishanelere taşınıyor. Tüm bu saldırılara rağmen ağır tecrit altında tutulan devrimci tutsaklar faşizme meydan okuyor, mücadeleyi büyütüyor” dedi.

    “3 GÜNLÜK AÇLIK GREVLERİNE BAŞLAYACAĞIZ”

    PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride ilişkin cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerine değinen Müldür, grevi selamladıklarını belirtti. Tecridin kırılması için dışarıda dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini vurgulayan Müldür, “ESP İl Örgütü olarak tecrit işkencesine karşı eylemli dayanışmayı büyütmek için 3 günlük açlık grevlerine başladığımızı buradan duyuruyoruz. Tüm emekçi solu ve halkımızı zindanlara infaz yakmalara, sürgün sevklere, yayın yasaklarına ve tecrit işkencesine karşı dayanışmayı büyütmeye, adalet nöbetlerini ziyaret etmeye, mücadeleye yükseltmeye çağırıyoruz” diye belirtti.

    “ADALET NÖBETİ EYLEMCİLERİNİN HER ZAMAN YANINDAYIZ”

    Nöbet eyleminde söz alan DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan da, kurum olarak Adalet Nöbeti eylemcilerinin her zaman yanında olduklarını vurguladı. Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Annelerin bugün toplumun karanlığında ve bu kadar acı ortamında yüreklerini ortaya koyarak, bedenlerini barış için açlığa yatırmış ve tecridin kırılması için bedenlerini açlığa yatıran evlatlarının bize gönderdiği mesajı algılayıp toplumsallaştıran ve demokrasi için çığlık haline dönüştüren bu değerli yürekler önemlidir. Tüm insanlık olarak bunun kıymetini bilerek hareket etmemiz gerektiğinin son derece farkındayız. Değerli canlar eğer bir toplumda adalet yok olmuşsa, hukuk ayaklar altına alınmışsa artık o toplumun meşru varlığından da söz etmek mümkün değil. Bugün Türkiye’de adaletin, hukukun ayaklar altına alındığını her an görüyoruz. Toplum genel anlamda tecrit altında Evet, tecrit adada başlıyor ve her yere yayılmış durumda. Onun için tecridi kıralım, barışı oluşturalım. Barışın yolunu kanallarını açalım diyen, zindanlarda direnen genç bedenleri ve onların mesajlarını alıp toplumsallaştıran değerli annelerin yüreklerini tekrar tekrar yanlarında olduğumuzu bildiriyoruz.”

    “YÜREĞİMİZ VE KULAĞIMIZ ANALARIN YANINDADIR”

    Tüm topluma çağrıda bulunan Doğan, “Buradan tüm topluma da çağrıda bulunmak istiyoruz. Gelip bu sese kulak versinler. Çünkü bu ses çok kıymetli. Bu ses vicdanın, kadının ve ananın sesi. Ana bir şey söylüyorsa yerine getirilmeli. Eğer ananın sesine kulak tıkanırsa bu ülkenin geleceği olmaz. Anaların sesine kulak vermek zorundayız. Bizim yüreğimiz ve kulağımız anaların yanındadır” diye konuştu.

    Adalet Nöbeti, seslendirilen ezgilerle son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İstanbul’da DAD’tan, ‘Kefensiz Toprağa Düşenlerimizi Unutmadık, Unutmayacağız’ paneli

    İstanbul’da DAD’tan, ‘Kefensiz Toprağa Düşenlerimizi Unutmadık, Unutmayacağız’ paneli

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri(DAD) İstanbul Şubesi 18 Kasım Cumartesi günü saat 17.00’de Gazi Cemevi Konferans Salonu’nda “Kefensiz Toprağa Düşenlerimizi Unutmadık, Unutmayacağız” başlıklı panel düzenleyecek.

    Demokratik Alevi Dernekleri(DAD) İstanbul Şubesi 18 Kasım Cumartesi günü “Kefensiz Toprağa Düşenlerimizi Unutmadık, Unutmayacağız” başlıklı panel düzenleyecek. Panel, saat 17.00’de Gazi Cemevi Konferans Salonu’nda yapılacak.

    Düzenlenecek olan panelde Demokratik Alevi Dernekleri(DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, HEDEP İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek ve Araştırmacı-Yazar Gültekin Uçar konuşmacı olarak katılacak. Sanatçı Mehmet Ekici ve Yeter Öztan ise ezgilerini seslendirecek.

    Gazi Cemevi’nde düzenlenecek olan panele katılacak olan kurumların isimleri ise şöyle:

    “Koçgiri Kültür Derneği, KAYY-DER Kültür Derneği, Kürecikliler Yardımlaşma ve Kültür Derneği, SEV-DER, GÜÇ-DER, KARER Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Tunceliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Yaşamı Yeniden İnşaa Hareketi.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • DAD İstanbul Şubesi 4. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi – VİDEO

    DAD İstanbul Şubesi 4. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi – VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi 4. Olağan Genel Kongresi’ni Gazi Cemevi Konferans Salonu’nda gerçekleştirdi. Kongrede konuşma yapan DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “Başkanlık ile ÇEDES birer devlet projesidir. Bunlara Aleviliğin tabutuna çakılmış son çivi olarak bakmak gerekiyor” dedi.

    DAD İstanbul Şubesi 4. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi. Gazi Cemevi Konferans Salonu’nda gerçekleşen kongreye Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanları Musa Kulu, Kadriye Doğan, AKD Sultangazi Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, Yeşil Sol Parti Milletvekili Cengiz Çiçek, Ağu içen piri Halil İbrahim Erdoğan, 25. ve 27. Dönem Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, HDK İstanbul Eşsözcüsü Esengül Demir, HDP Sultangazi, Bağcılar, Avcılar İlçe örgütleri, EMEP Sultangazi Yöneticisi Erdal Oflaz, CHP Sultangazi İlçe yönetiminin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    Deyişlerle başlayan kongre divan üyelerinin seçilmesi, saygı duruşu, DAD Eş Genel Başkanları Musa Kulu ve Kadriye Doğan ile İstanbul Eş Başkanları Dilber Aslan ve Ali Şeker’in konuşmasıyla devam etti. Ardından HDK Eşsözcüsü Esengül Demir, Yeşil Sol Parti Milletvekili Cengiz Çiçek ve kurum başkanları söz aldı.

    “BUNLAR ALEVİLİĞİN TABUTUNA ÇAKILMIŞ SON ÇİVİDİR”

    DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesine kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kastederek, “Başkanlık ile ÇEDES birer devlet projesidir. Bunlara Aleviliğin tabutuna çakılmış son çivi olarak bakmak gerekiyor” dedi. Kulu, şeriat devletinin ilanının çok yakın bir tarih olacağını herkesin bilmesi gerektiğini de söyledi.

    “TÜM TOPLUMSAL KESİMLERLE ORTAKLANMAMIZ GEREKİYOR”

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Aleviliğin korunması ve gelişmesinde kadınların rolünün önemine değindi. Doğan, “Eğer bir ülkede kadın özgürse toplum özgürdür ve o ülkede özgür eş yaşam kurulmuşsa toplum demokrasiyi yaşıyordur. Çünkü kadın demokrasi demektir. DAD olarak demokrasiyi inşa ederken, kadının yaşamda yer almasını ve hayatın her alanında kendisini var etmesinin esas olduğunu biliyoruz” dedi.
    Doğan, Çağlayan Adliyesi önünde Alevi kurum başkanlarının ters kelepçeyle gözaltına alınmasını devletin korkutma çabası olarak yorumlayarak şunları ekledi:

    “Yeter artık katledildik. Öldük. Ama artık birlik olup ve biraz önce bahsettiğim kesimlerle ortaklanıp bu ülkeye demokrasinin özgürlüğünün getirilmesinin yollarını Alevi örgütleriyle birlikte diğer tüm toplumsal kesimlerle ortaklanmamız gerekiyor.”

    “YENİ DÖNEMİN SİYASETİ DİREKT DÜŞMAN GÖRÜYOR”

    HDK Eş Sözcüsü Esengül Demir de şunları belirti:

    “Alevi toplumunun bütün bu geçmişten gelen inanç, kültür ve geleneklerini yok sayan ve bütün bu saldırıların ötesinde değiştiren, dönüştüren, asimile eden ve sisteme, devlete bağlı bir inanç yöneliminin içinde olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Yeni dönemin siyaseti direkt düşman gören, karşıdan saldıran politikanın ötesinde Alevi toplumunu inançlarını aslında sisteme bağlı bir şekilde sistemin güdümü altında kontrol altına almaya dönük olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz.”

    “ALEVİLİK SINIFSALDIR”

    Yeşil Sol Parti Milletvekili Cengiz Çiçek ise, Aleviliğin yalnızca bir inanç olarak sınırlandırılmaması gerektiğini söyleyerek, Aleviliğin ayrıca sınıfsal bir özelliğinin olduğunu kaydetti. Çiçek, “Alevi hareketi, ideolojik netliğini sağlamak zorunda ve bu anlamda kapitalist modernitenin köleleştirici ve yoksullaştırıcı bütün argümanlarının karşısında olmalı” ifadelerini kullandı. Çiçek, HDK olarak Alevilerin sorunlarına dair üzerlerine düşen her şeyi yapmaya hazır olduklarını belirtti.

    YENİ YÖNETİMLER BELİRLENDİ

    Konukların konuşması ardından faaliyet ve mali raporlar okundu. Yeni yönetimlerin belirlendiği seçimde Ali Kılıçgedik ve Emine Söylemez yeni eş başkanlar seçildi.

    Devrim FINDIK/İSTANBUL