PİRHA- İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen Xızır Cemi yoğun katılımla gerçekleştirildi.
Alevi toplumu yaşadıkları her coğrafyada Hızır Ayını karşılıyor. İstanbul’un bir çok ilçesinde Xızır Cemi yürütüldü.
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi de, Gazi Cemevi’nde Xızır Cemi yürüttü.
‘XIZIR DARDA OLANIN YANINDADIR’
Cemde post makamına Pir Aziz Güler, Pir Haşim Kızılveren ve Pir Düzgün Dağ, Ana Zeynep Kızılveren oturdu.
Pir Aziz Güler, Xızır inancının dara düşenin yanında olma anlamına geldiğini vurgulayarak, “Xızır darda olanın yanındadır. Xızır bugün mazlumların yanındadır. Xızır darda olan canlarımızın ve mazlumların yardımcısı olsun” dedi.
Konuşmanın ardından cem erkânı yürütüldü. Okunan gülbanglar ve deyişler eşliğinde semah dönüldü. Verilen duaların ardından lokmalar dağıtıldı.
Xızır Cemi’ne KAYKEF, Varto İstanbul Şubesi, DEM Parti Sultangazi İlçe Örgütü, Gazi Cemevi , Dersim Araştırmalar Merkezi yöneticilerinin yanında, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat katıldı.
Yoğun katılımın olduğu cem, birlik, rızalık ve dayanışma mesajlarıyla tamamlandı.
PİRHA- Yeni yılın habercisi olan Gaxan, DAD İstanbul Şube tarafından kutlandı. Lokmaların pay edildiği buluşmada, müzik dinletisi ve Gaxan kültürüne dair konuşmalar yapıldı.
Alevi toplumunun kadim geleneği olan Gaxan bayramı, kutlanmaya devam ediliyor.
Demokratik Alevi Dernekleri İstanbul Şube tarafından yapılan Gaxan programı için sabah saatlerinde hazırlıklara başlandı.
Evlerde pişirilen zirfetler, dernek binasına taşınarak yemeğe hazır hale getirildi.
“DARDA OLANA EL UZATILIRDI”
Baba Mansur Ocağı evlatlarından Pir Doğan Gülveren, Gaxan’ın bin senelik bir geçmişi olduğunu belirterek şu konuşmayı yaptı:
“Gaxan’ın amacı sosyal yardımlaşmadır, darda olan insanlara el uzatmaktır. Bizim coğrafyamızda kutlanan Gaxan’da evler dolaşılır, lokmalar alınırdı. Toplanan lokmalar da durumu iyi olmayan ailelere ulaştırılırdı. Tabii bu yardımlaşma, görünür şekilde yapılmazdı. Yani lokmalar pay ediliyordu. Son zamanlarda ise bu kültür biraz daha eğlenceye dönüştürüldü. Ama bu kültürü yaşatmak da çok önemli. Yeni yılın gelmesi sebebiyle de insanlar neşeyle, davul zurna ile Gaxan’ı karşılıyor.
“GAXAN: BİRLİKTE ÜRETMENİN ADIDIR”
DAD İstanbul Şube Eşbaşkanı Mevhibe Akdeniz, açılış konuşmasında Gaxan’ın tarihçesine değinerek şunları söyledi:
“Gaxan; çocukların gülüşünde çoğalan umudu, yarının aydınlığını simgeler. Paylaştıkça bereketlenen lokmayı, dayanışmayla büyüyen sevgiyi hatırlatır bizlere. Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras; eşitliğin, adaletin ve barışın hüküm sürdüğü bir yaşamdır. Bugün burada, bu umudu hep birlikte büyütüyoruz. Gaxan; kadın emeğinin, paylaşmanın ve birlikte üretmenin adıdır.
Ocakta kaynayan aşta, uzanan elde, bölüşülen lokmada hayat bulur. Kadınların taşıdığı bu kadim bilgi ve emek, toplumu ayakta tutan en güçlü değerlerden biridir. Bugün bu değerleri yaşatmak ve çoğaltmak için bir aradayız. Gaxan; Alevi inancında rızalığın, lokmanın ve yol kardeşliğinin simgesidir.
Yoklukta paylaşmayı, darda olana el uzatmayı öğretir. Bu kadim geleneği yaşatmak; geçmişimize sahip çıkmak, geleceğimizi korumaktır.
Bugün bu bilinçle, bu inançla bir aradayız. Hızır cümle canın yoldaşı olsun.”
“ARTIK BARIŞ OLSUN”
Program kapsamında DAD Eş Genel Başkanı Mercan Gül de konuşma yaptı. Gaxan gibi kültürlerin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Gül, Kürtçe yaptığı konuşmasında “Gaxan, hepimizin hafızasında yer alıyor. Ancak bugün bizler aynı zamanda hüzünlüyüz. Kürt ve Alevi halkı, büyük bir savaş içerisinde. Bu sebeple süregiden bu saldırıları da kınıyorum. Umud ediyorum ki yeni yılda savaş olmaz. Artık yeter diyoruz. Umudumuz, yeni yılda barış olur. Xizir hepimizin yardımcısı olsun” dedi.
Programın devamında İlhan Reçber, Vedat Sarıgül, Zeynep Sultan Arslan, müzik dinletisi yaptı.
Ali Dursun Aldoğan ve Arzu Erdoğan da okuduğu şiirlerle programa renk kattı.
Lokmaların dağıtılması ardından Gaxan kutlaması sona erdi.
PİRHA-‘1. Gazi Mahallesi Geleneksel Gağan Şenliği’ Gazi Cemevi, DAD İstanbul Şubesi ve Gazi Dersimliler Derneği’nin organizasyonu ile bugün yapıldı.
Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı (Gazi Cemevi), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi ile Gazi Dersimliler Derneği’nin organize ettiği ‘1. Gazi Mahallesi Geleneksel Gağan Şenliği’ bugün gerçekleştirildi.
GÜLBENG VERİLDİ, LOKMALAR PAY EDİLDİ
Gazi Anadolu durağından başlanarak Gağan ritüeli eşliğinde esnaf ve mahalle gezildi. Ardından Gazi Cemevi önünde lokmalar pay edildi. Burada gülbeng veren Babamansur Ocağı’ndan Haşim Kızılveren dede, Gağan’ın anlamına değindi. Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ise yeni yılda barış dileğini ifade ederken, birlikte mücadele çağrısı yaptı. DAD İstanbul Şubesi Eş Başkanı Ali Şeker de Gağan’ın kadim bir gelenek olduğunu belirtti. DEDEF önceki dönem başkanı Ali Haydar Ben ise 2018 yılında Gazi Mahallesi’nde Gağan kutlarken, polis tarafından gözaltına alındıklarını ve işkence gördüklerini söyledi.
1. Gazi Mahallesi Geleneksel Gağan Şenliği halaylar ile sona erdi.
KÖY DERNEKLERİ DE KATILDI
Gağan kutlamasına Belentarla Köy Derneği, Büyükköy Köy Derneği, Ağlıkçay Köy Derneği, Beypınar Köy Derneği, Aluçluseki Köy Derneği, Bingöl Karer Derneği, Bingöl Dalçek Derneği, İğdeli Köy Derneği, Göller Mezrası Köy Derneği, Körpınar Köy Derneği, İğdır Köy Derneği, Sivas Ulaş Çavdar Köyü Topaktaş Köyü Derneği Zeyve İki, Değirmenköy Derneği, Güllüce Köy Derneği, Erzurum Hınıs Tekman Derneği, Muş/Varto Derneği, Sivas Hafik Öğrencik Köyü, Sivas Hafik Yalıncak Köyü, Sivas Hafik Esenli Köyü, Karayolları Mahalle Muhtarı Hıdır Örs, Gazi Mahallesi Muhtarı Umut Doğan, Zübeyde Hanım Mahallesi Muhtarı Eyüp Bulut ile Güzeltepe Mahallesi Muhtarı Ulaş Fidan da katıldı.
PİRHA- DAD İstanbul şubesi Gazi Mahallesi’nde aşure pay etti.
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul şubesi Gazi Mahallesi’nde aşure pay etti.
Derneğin aşure paylaşımına, Bingöl Karer Dernekleri, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Baba Mansur Ocağı’ndan Pir Mehmet Karabulut, DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan katıldı. DAD İstanbul Eş Başkanı Dilber Doğan giriş konuşmasını yaptı.
yapılan konuşmaların ardından aşure lokması paylaşıldı.
PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul ve İzmir şubeleri Koçgiri Katliamı’nı lanetleyerek, yaşamını yitirenleri andı.
4 bin Alevinin öldürüldüğü Koçgiri Katliamı 100. Yılında DAD İstanbul ve İzmir şubeleri tarafından lanetlendi.
Koçgiri Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anma etkinliğine Halkların Demokratik Kongresi Eş sözcüsü İdil Uğurlu, HDP İstanbul İl Eş Başkanı Erdal Avcı, HDP-MYK Üyesi eski vekil Ferhat Encü, HDP Sultangazi Eş Başkanı Ali Yurt, Koçgiri kadınlarından Zübeyde İnce katıldı.
Basın açıklamasını DAD İstanbul Eş Başkanı Nergis Güzel okudu.
Basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Türkiye’de belirleyici olan egemen akıl toplumu ayrıştıran, sürekli “öteki” algısını oluşturan, toplumu devamlı bölen Hakim Millet anlayışıdır. Milleti Hakime dışında kalan tüm kesimler ötekidir ve Milleti Mahkume’yi oluşturur.
Tarihsel açıdan bakıldığında Osmanlı bakiyesi üzerine kurulan Cumhuriyet Modernitesi ve ulus devlet anlayışı etnik ve dini kimliklere ve bu kimliklerin demokratik talepleri hain ve düşman sıfatları ile itham edilerek devletin farklı kimliklere bakış açısının temelini oluşturdu. Osmanlıdaki Kavmi Necip Cumhuriyetle beraber “Necip Türk Milletine” dönüştü. Bu dönüşüm 1924 Anayasası ile “Muteber vatandaş” ismini aldı. “Türk olan, Türkçe konuşan, sünnî ve mezhebul Hanifi” olan her kes muteber vatandaştı. Doğal olarak Alevî sürekleri ve Kürtler muteber değillerdi.
Cumhuriyetin kuruluş aşamasında çeşitli kongrelerde ve Tamimlerde dile getirilen “eşit ve özgür bir şekilde, bir arada eşit yurttaşlık temelinde, kendi kendini yönetme” modeli ile ilgili verilen sözlerin yerini Türk İslâm anlayışı aldı.
Devletin “ulus-devlet” projesine tepkiler vardı. Nahak anlayış verdiği söze sadık kalmamıştı. Bu tepkiler bir çok yerde Kürt ve Aleviler tarafından dillendirildi karşılıklı diplomasi yürütüldü, masalar kuruldu, verilen sözler hatırlatıldı.”
“BU, TOPLUMUN İNANÇ VE ULUSAL DEĞERLERİNE YAPILMIŞ BİR KATLİAMDIR”
Koçgiri Rêya Hakk Alevî sureginin direnen inanç ve direnen toplum damarını temsil ettiğine değinilen açıklama şu şekilde devam etti:
“Kürt ve Alevî ağırlıklı olması zaten öteki olmaya yetiyordu. Bu damar binlerce yıldır kültürel direniş hattını canlı tutmuş, ikrar ve rızalık esası üzerine, ocak örgütlemesi ile rıza toplumu yaşamını devam ettirmiştir. Koçgiri Kürt Alevi liderlerinin Ankara hükümetine ” Kürt-Alevi” halkının hâk talepleri katliam ile karşılık buldu. Mart ayında başlayan katliam üç buçuk ay sürdü. Sakallı Nurettin Paşa komutasındaki merkezi ordu ile çete bası Topal Osman’ın çeteleri “Taş üstünde taş, gövde üstünde baş ” bırakmadılar. Topal Osman’ın çeteleri adli suçlulardan; ırza geçme, cinayet işleme, hırsızlık, tecavüz gibi suçları işleyenlerden oluşturulmuştu. Çoğu ceza evlerinden salıverilmiş günümüzdeki İŞİD varı bir yapılanma oluşturulmuştu. Koçgiri Katliamı, Sivas’ın Zara, İmranlı, Şu şehri, Hafik, Kangal, Gürün ve Erzincan’ın Kuruçay, Kemah, Refahiye ilçesi, Dersim’in bazı ilçe ve köylerinde Kürt-Alevî toplumuna, bu toplumun inanç ve ulusal değerlerine yapılmış bir katliamdır.
“KURTULANLAR SÜRGÜNE GÖNDERİLDİ”
Koçgiri Halk Hareketi üç buçuk ay sonra bastırıldı. On binlerce insan öldürüldü, kurtulanlar sürgüne gönderildi. Kürt Alevilerin kutsalları olan ocakları, ziyaretleri, kutsal mekanları yerle bir edildi. Pirler talipsiz, taliplerde pirsiz kaldı. Köyler yağmalandı, yakıldı, canlı cansız varlıklara el konuldu. On binlercesi sürgün edildi, geride kalanlar açlığa, ölüme, sefalete mahkum edildi. Toplumun varlığı, birliği, kimliği, doğası tüm maddi ve manevî, kültürel değerleri yok edilmeye çalışıldı, çarmıha gerildi.
“HAKİKAT VE ÖZGÜRLÜK UĞRUNA SERDEN GEÇTİLER”
Koçgiri Halk Hareketinin önderleri durumunda olan Alişar Efendi ve Zarife Ana Dersim’ e mihman olmuşlardı. Yıllarca beraber Dersim’de Rêya Heq kürt Alevî inancını yaşatmış, ikrarına bağlı olarak, Hakikat ve özgürlük mücadelesinde Nuri Dersim’i ile beraber ” elmaya ikrar vererek” en önde yer aldılar. Alişer ve Zarife Ana ulusal değerlerine bağlı, kürtçe konuşan, yazan, kemalet sahibi, aşiretler arasındaki husumetleri gideren, sorunları meydan kurarak ikrar ve rızalıkla çözme taraftarıydılar. Alişer Efendi Kürt Teali Cemiyetine üyeydi. Kürtçenin bir çok lehçesinin yanında, Arapça, farsça, Rusça biliyordu. İkrarından dönen düşkün olanlar tarafından ihanete uğrayarak hakikat ve özgürlük uğruna serden geçtiler.
“DİRENİŞ RUHUNU MÜCADELEMİZDE YAŞATACAĞIZ”
DAD İzmir Şubesi’nde yapılan anmada ise katliamda yaşamını yitirenler için çerağlar uyandırılarak, lokmalar pay edildi. Basın açıklamasını okuyan DAD İzmir Şube Eş Başkanı Zeynel Bozkurt, Alevi kurumları ve ocaklarının Koçgiri katliam sürecini bilince çıkarmaları gerektiğine işaret ederek, “Rêya Hakk Kürt Alevileri, ocak evlatları, analar gençler, rıza toplumu sürekleri, Alevi kurumları koçgiri katliam sürecini bilince çıkarmalı, iyi anlamalıdır. Bu zihniyet geçmişten bugüne devam etmektedir. Bu zihnin devamı Zilan, Sason, Dersim’de devam etti. Çorum, Malatya, Maraş, Sivas ve Gazi’de kendini gösterdi. Mart ayı içinde olmamızdan dolayı 12 Mart Gazi katliamında yaşananlar hafızamızda hala canlıdır. Bu zihniyet Roboski’de, Şengal’de, Suruç ‘ta, Ankara Gar katliamıyla devam etti. Alişer Efendi ile Zarife Ananın şahsında Koçgiri katliamında katledilen canlarımızı özlemle, saygıyla anıyoruz. Anılarının önünde darda olduğumuzu belirtiriz. Bizlere bıraktıkları direniş ruhunu mücadelemizde yaşatacağız” şeklinde konuştu.
PİRHA – Demokratik Alevi Derneği İstanbul Şubesi, Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı yönetiminde yer aldıklarını açıkladı. Açıklamada, “Gazi Mahallesi bir değerler toplamıdır. Alevi Halkların tarihi kadim değerlerinin yanında Gazi Halkı da bu direnç değerlerinin toplamıdır. Bizlerde bu değerlere layık yaşamak ve dinç tutmakla mükellefiz” ifadeleri yer aldı.
Demokratik Alevi Derneği İstanbul Şubesi, Gazi Cemevi Mütevelli Heyetinin ve Gazi Halkının önermesi ile Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı yönetiminde görev aldıklarını açıkladı.
DAD İstanbul Şubesi’nin açıklaması şöyle:
“DAD olarak 20 Kasım 2016 Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı, Gazi Cemevi Mütevelli Heyetinin ve Gazi Halkının önermesi ile Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı yönetiminde görev aldık. Bu süreç içerisinde tüm arkadaşlarımız Alevi Halklara ve onların değerlerine Gazi mahallesi şehitlerinin anısına layık olmak bilinci ile görev yürütmüşlerdir. Gazi Mahallesi bir değerler toplamıdır. Alevi Halkların tarihi kadim değerlerinin yanında Gazi Halkı da bu direnç değerlerinin toplamıdır. Bizlerde bu değerlere layık yaşamak ve dinç tutmakla mükellefiz. Bu nedenle 12.04. 2018 Gazi Eğitim ve Kültür Vakfına yapılan MHP ilçe teşkilatının ziyareti sonucunda. Kurumumuza, kurum yöneticilerimize bir takım eleştiriler yöneltilmiştir. Eleştirilerin kurum işleyişimize katkı sunan yapıcı yaklaşımlarını önemsiyoruz. Bu konuda da özeleştiri vermekten çekinmediğimizi, makul eleştirilerin bu özeleştiriyi de hakettiğini düşünüyoruz. Fakat; bazı ahlakilikten ve ciddiyetten yoksun yaklaşımları ise kurum üyelerimizin ve halkımızın vicdanına bırakıyoruz. Alevi kurumları elleri Alevi halkların, direnenlerin kanına bulaşmış tekçi, inkârcı, nehaklar halklarımıza ve tarihimize hesap vermeden kurumlarımızı ziyaret etme yüzsüzlüğünü kendi zayıflığımızın, yöntemli yaklaşmamızın sonucu. iyi niyetimizin ahlaksızca suistimali olarak görüyoruz. Halkımız bu densiz yaklaşımlarla sıklıkla zorluklara sokulmaktadır. Cemimize postal ile gelinmekte. Düstursuz girilmeye çalışılmakta. Halkların Sevgi ve paylaşım lokması siyasi emellerine hizmet ettirilmeye çalışılmakta.
Gazi Cemevi’ne yapılan baskın, bir ziyaret kabulü değil halden anlamazın eşiğimize dadanmasıdır. Bize kalan ise edep olmuştur. Edep yolun özü. Yalnız biz DAD olarak Alevi Halkların vicdanında bir zerre kırılmaya müsade etmemek üzerine kurumsallaşmış bu yolun evlatlarıyız. Bu süreçte bu durumu geç farketmekten, yaşanan duruma engel olamamaktan, kurum başkanını ve şahsında kurumu doğru yöntemlerle koruyamamaktan dolayı. Vicdanı incinen halkımıza, değerleri hırpalanan dostlarımıza karşı dardayız. Bu süreci ve hırpalanan vicdanlara layık olmak, Hakk Yol Alevilik değer dünyası ile daha çok çalışarak özeleştirimizi vereceğimizi. Özelde Gazi Halkına, genelde Alevi Halkları ve Dost kurumlarımıza ilan ediyoruz. Bu anlamda Gazi Eğitim ve Kültür vakfının yayınladığı yol haritasının daha güçlü işletilmesi için hep birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Yalnız şunu da belirtmek görevimizdir. Suç Hakk Yol Alevi toplumlarında bireysel değil, toplumsaldır. Gazi Eğitim Kültür Vakfınında toplumumuza bütünlüklü yönetim olarak da açıklama yapacağını biliyoruz. Bu temelde yaklaşımımız doğru anlaşılmalı, eleştiriler yöntemsiz mecrasından uzaklaşmalıdır. Yeterli görülmeyen bir hal var ise arkadaşlarımız Gazi Cemevindedir. Her türlü yüzyüze görüşme yapılabilir. Aksi yöntemsiz yaklaşımları kurumumuza yapılmış sayar. Aynı şekilde karşılığını veririz.”
“GAZİ EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI, DEMOKRATİK KURUMLARLA BİR ARAYA GELMEKTEDİR”
Lakin, Gazi Eğitim Kültür Vakfı birçok platformda yerel kurum, kuruluşlarla bir araya gelmektedir. Bu yönüyle yönetime geldiğimiz günden itibaren Sultangazi yerelinde ki sivil, demokratik kurumların çoğuyla bu tür görüşmelerimiz Alevi Toplumunun İnanç, Kültür, Toplum temsiliyetini doğru yürütebilmek açısından da şarttır. Bir temsiliyet eksikliği toplumumuzca ve üyelerimizce görülmüşse bunun üzerine düşünmek, sonuç çıkarmak da bizim için temel görevlerin başında gelir. Lakin Gazi Eğitim Kültür Vakfı 600’ün üzerinde üye ve Alevi Toplumuna karşı sorumlu olduğu gibi, Genel Başkanı’nın ve Yönetimin de kişilik ve temsiliyet haklarını da korumakla mükelleftir. Kimi çıkarsamacı, dününü görmeyen, Alevi Halkların bir adım sonrasına kafa yormayan yaklaşımlara karşı da nettir.
Bu minvalde;
Alevi Toplumuna aldığımız görevin bir sorumluluğu olarak Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı yönetime geldiği gün açıkladığı Yol Haritasını gerçekleştirme yolunda ivedilikle hareket edecektir.
Gazi Eğitim Kültür Vakfı yapacağı her resmi görüşmenin ve randevu talebinin kriterleri Kurum yönetimi tarafından yazılı hale getirilerek. Tüm kurum ve kuruluşlara mail, fax üzerinden ulaştırılmalıdır. Bu kriterler kurum içerisinde uygun bölgelere de konulmalıdır. Kuruma yapılan resmi, gayri resmi ziyaretler kayıt defteri tutularak işlenmelidir. Sekreteryası bu konuda sorumlu tutulmalıdır.
Kurum içi yönetim, personel, gönüllü çalışanlarımızla davranış, duruş, yaklaşım, hizmet yürütmeye dönük iç eğitim organize edilmelidir.
Gazi Halkının ve Alevi Toplumunun belli manipülasyonlarla yanıltılmasına ve yıpratılmasına karşı. Yapılan görüşmeye dönük süreci Yerel kurum ve kuruluşlara yapılacak çağrı sonucunda hepsine resmi olarak aktarılmalıdır.
PİRHA – Demokratik Alevi Derneği, 21 Mart Newroz bayramını kutlamak için Bakırköy Meydanı’na çağrıda bulundu.
Demokratik Alevi Derneği İstanbul Şubeleri 21 Mart Bakırköy’de yapılacak Newroz kutlamalarına çağrıda bulundu.
Reya Heq / Raa Heqi / Hakk Yol Aleviler Khal Gağan ile başlayan ibadet ve bayram dönemlerinin olduğu belirtilen açıklamada, Xızır orucu, Heftemala Qic, Heftemala Mezin, Çarşamba Reş ve Newroz ile cümle canın şahlandığı belirtildi.
“DÖRT MEVSİM BİRBİRİNE NİYAZ OLUR”
“Alevilik inancımızda Newroz’un cümle varlığın uyandığı ve birbirine niyaz olduğu zamandır” denilen açıklamada, Newroz’da dört mevsimin birbirine niyaz olduğu kaydedildi.
Açıklamanın devamında şunlar belirtildi:
“Mürşidi makam Bahar’a geçer. Har Toprağa geçer. Xızır da Çark-ı Pervaz olduğumuz Cemler, Cemre’ye yol olur. Hakk Deryasında can Xızır aşkıyla Didar’dır. Hakk olana Berdar, Nehak Olana Zülfikar olmaktır düstur. Dehak’ın yılanları zihinlerimizi yemektedir. Kawa zihnin direncidir. Newroz Toprak Ana’nın direncidir.
“YAŞAM HAKLARI KISITLANIYOR”
Bugün karanlık zamanlardan geçiyoruz. Hakk Yol Alevilerin İnançları tanınmıyor, İletişim kanalları kapatılıyor, kurum çalışanları derdest ediliyor. Yaşam hakları kısıtlanıyor. Doğa yok ediliyor, rızkını alın teri ile kazananların ekmeğine göz dikiliyor. Bir karanlık savaş arenasında katlimizi vacip bilenlerle iş tutuluyor. Nehak devran sürerken halkların ve inançların bayramı Newroz’da “Bir Olmak, İri Olmak, Diri Olmak” – “ Kom Bin, Can Bin, Cat Kin” diyerek ortak yaşam umutlarımızı şahlandıralım diyoruz. Masum-u Pakların umut ve barış içerisinde yaşaması boynumuzun borcudur.” (HABER MERKEZİ)