Etiket: dad izmir şube eş başkanı zeynel bozkurt

  • DAD İzmir Şube Eş Başkanlarından ‘Laik eğitim’ mitingine katılım çağrısı-VİDEO

    DAD İzmir Şube Eş Başkanlarından ‘Laik eğitim’ mitingine katılım çağrısı-VİDEO

    PİRHA- DAD İzmir Şubesi Eş Başkanları Nebat Çelik ve Zeynel Bozkurt, okullara imam atanması projesinin iktidarın siyasi-ideolojik biçimlendirme girişimlerinin bir parçası  olduğunu belirterek, 16 Eylül’de düzenlenecek ‘Laik eğitim, Laik yaşam, Eşit yurttaşlık’ mitingine katılma çağrısında bulundular. 

    Okullara ‘Değerler Eğitimi’ adı altında imam, hatip ve vaiz görevlendirilmesini öngören “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)” projesine tepkiler sürüyor.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Alevi örgütleri ve dernekler, okullara imam, hatip ve vaiz görevlendirilmesini öngören ÇEDES projesinin iptal edilmesi için 16 Eylül’de İzmir’de saat 17.00’de Gündoğdu meydanında ‘Laik eğitim, Laik yaşam, Eşit yurttaşlık’ mitingi yapacak.

    Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi Eş Başkanları Nebat Çelik ve Zeynel Bozkurt, ‘Laik eğitim, Laik yaşam, Eşit yurttaşlık’ çağrısıyla İzmir’de yapılacak mitinge tüm duyarlı kesimlerin katılmalarını ve iktidarın hamlelerine mücadele etmeye çağırdı.

    DAD İzmir Şube Eş Başkanlarının çağrıları şöyle:

    “ALEVİ ÇOCUKLAR ÇOK ETKİLENECEK”

    Nebat Çelik: AKP’nin ideolojik hedefleri ile okullara imam atamasına karşı 16 Eylül’de bir miting gerçekleşecek. Bu proje Alevi çocuklarını çok yakından ilgilendiriyor. İmamların atanması ile bu eğitim Alevi çocuklarına diretilecek ve çocuklar etkilenecektir. Siyasi ideolojik hedeflerini bizler üzerinden inşa etmek istiyorlar. Bizler buna dur demeliyiz. Tüm duyarlı canları, demokratik kitle örgütlerini ve toplumun tüm kesimini bu mitinge katkı sunmaya ve katılmaya çağırıyoruz.

    “ÇEDES PROJESİ İKTİDARIN ASİMİLASYON HAMLELERİNİN EN BÜYÜK AYAĞI”

    Zeynel Bozkurt: ÇEDES projesi iktidarın asimilasyon hamlelerinin en büyük ayağıdır. Okullara imam atanarak bu eğitimin diretilmesi laikliğe karşıtlıktır. Bu projenin bir devamı olarak hastanelerde de ‘maneviyat’ adı altında bölümler açılarak dinsel eğitim verilmeye başlandı. 16 Eylül’de ‘Laik eğitim, Laik yaşam, Eşit yurttaşlık’ çağrısıyla yapılan mitinge tüm canları bekliyoruz.

    PİRHA/İZMİR

  • ‘İhtiyaç ziyaretleri Alevilere örtülü tehdittir, açılım iddiası aldatmacadır!’

    ‘İhtiyaç ziyaretleri Alevilere örtülü tehdittir, açılım iddiası aldatmacadır!’

    PİRHA- AKP hükümetinin cemevlerine ‘ihtiyaç’ ziyaretlerini Alevilere yönelik örtülü tehdit olarak değerlendiren DAD İzmir Şube Eş başkanı Zeynel Bozkurt, “Diyanet’in yaptığı gibi şimdilerde de bu ‘ihtiyaç’ ziyaretleri ile Alevileri, Sünni-İslam’a davet ediyorlar. Bu açıkça Alevi kurumlarına bir gözdağı ve tehdittir. Alevi kurumları uyanık olmalı, bu ihtiyaç istemine asla uymamalı ve onun sarhoşluğu ile hareket etmemelidir” dedi.

    AKP’ye yakın gazetelerde hükümetin üç madde üzerinde bir çalışma yaptığı belirtilerek, cemevlerine ‘kültür merkezi’ statüsü verilmesi, dedelere maaş bağlanması, cemevlerinin elektrik ve su giderlerinin devlet tarafından karşılanmasının düşünüldüğü kamuoyuna yansıdı.

    Cemevlerine ‘Kültür merkezi’ statüsü verileceği, dedelere maaş ödeneceği iddialarına Alevilerden tepkiler gelmeye devam ediyor. AKP İktidarının, cemevlerine ibadethane yerine ‘kültür merkezi’ statüsü vererek ‘Alevi Açılımı’ yapmayı planladığı iddialarını PİRHA’ya değerlendiren Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şube Eş başkanı Zeynel Bozkurt, AKP hükümetinin Alevilere yönelik politikalarının tehdit olduğuna vurguda bulunarak, Alevilerin bu ‘açılıma’ karşı uyanık olması çağrısında bulundu.

    “İHTİYAÇ ZİYARETLERİ, ALEVİLERE ÖRTÜLÜ TEHDİTTİR”

    AKP’nin iktidara geldiği andan itibaren Alevilerin hak ve taleplerine baskı ve inkarla cevapla verdiğini belirten Bozkurt, İçişleri Bakanlığı’nın ‘ihtiyaç’ ziyaretlerinin Alevilere yönelik örtülü tehdit olduğuna işaret etti.

    Bozkurt, “AKP, iktidara geldiğinde yaklaşık 7-8 Alevi açılımı yaptı. Yine o dönem Alevi kurumlarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurduğu zorunlu din dersleri ve cemevlerinin ibadethane olarak tanınması kararları da ülke gündemine taşınmıştı. Yine yapılan bu çalıştaylardan hiçbir sonuç çıkmamıştı. Şimdi İçişleri Bakanlığı danışmanları cemevlerini dolaşmaya devam ediyor. Yine 2 yıl önce Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş cemevlerini dolaşarak kuranla gitti, kuran dağıttı. Elbette diğer inançların kutsallarına saygımız var ama; cemevlerine kuranla gidilmesi farklı bir şeye işarettir. Cemevlerine  kuran verilmesi Sünni-İslam’a davettir. Bunun altında örtülü bir tehdit vardır. İçişleri Bakanlığı’nın cemevlerine bu ziyaretleri de buna işarettir. AKP, kendisine muhalif olan herkesi ötekileştirip düşmanlaştırıyor. Bu düşmanlaştırmanın sonucu olarak da etrafının daraldığını görüyor. Cemevlerini ‘cümbüş evi’ diye tanımlayan iktidar geldiği noktada ibadethanelere ‘kültür merkezi’ statüsüne kavuşturacağını söylüyor. Gelinen nokta yine sıfır noktasıdır. Diyanet’in yaptığı gibi şimdilerde de bu ‘ihtiyaç’ ziyaretleri ile Alevileri Sünni-İslam’a davet ediyorlar. Bu açıkça Alevi kurumlarına bir gözdağı ve tehdittir” diye konuştu.

    “ALEVİ AÇILIMI ALDATMACADIR; ALEVİLER İHTİYAÇ SÖYLEMİNE ASLA UYMAMALI”

    Bozkurt, Alevilere yönelik hak ihlalleri ve baskının her geçen gün daha da büyüyerek kendini hissettirdiğinin altını çizdi.

    Alevi açılımı iddialarının Alevilere hizmet etmek yerine asimilasyonu daha da kolaylaştırıp hızlandıracağına işaret eden Bozkurt, şunları kaydetti:

    “Alevilere yönelik hak ihlalleri ülkenin dört bir yanında devam ediyor. Bu hak ihlalleri ev işaretlemeleri, zorunlu din dersleri,  cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmemesi ve elektriklerinin kesilmesi, köylere cami dayatması, gözaltı ve tutuklamalar, nefret söylemleri ve orman yangınları şeklinde kendini hissettiriyor. Son olarak Isparta’da yaşananlar bu girişimin açıkça ne kadar ikiyüzlü olduğuna da işarettir. Isparta Cemevi’nin açılışında söz alan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan’ın Diyanet’i eleştiren konuşmasına AKP’li Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen müdahale ederek kürsüden indirme çalıştı. O da yetmedi, ‘Buranın duvarını, penceresini ben yaptım’ diyerek bunun üzerinden Alevilere yola getirmek istedi. Şimdilerle tüm bunlar göz önüne getirildiğinde bu ‘açılım’ aldatmacadır. Asla Alevilere, cemevlerine ve kurumlara hizmet etmeyecektir. Aksine asimilasyonun hızlandırılmasına hizmet edecektir. Alevi kurumları uyanık olmalı, bu ihtiyaç istemine asla uymamalı ve onun sarhoşluğu ile hareket etmemelidir.”

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

  • ‘Karakollarda ezan okutulması, asimilasyon politikasının devamıdır’-VİDEO

    ‘Karakollarda ezan okutulması, asimilasyon politikasının devamıdır’-VİDEO

    PİRHA- Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Muxundi (Darıkent) köyünün ardından 3 köyde daha karakollardan ezan okutulmasına İzmir’den tepki geldi. Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şube Eşbaşkanları ve Kureyşan Ocağı Piri Hamza Takmaz, itirazlarının farklı inançların ritüellerine değil Alevi köylerinin asimile edilmesine karşı olduğuna işaret ettiler.

    Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Muxundi (Darıkent) köyüne Tunceli Valisi Mehmet Ali Özkan’ın bir süre önce yaptığı ziyaretin ardından ezan okutulmaya başlanmış ve bu duruma karşı köylüler ve Aleviler dışında farklı inanç temsilcileri de tepki gösterdi.

    Mazgirt ilçesine bağlı Muxundi (Darıkent) köyünün ardından Germisi (Bulgurcular), Dırban (Kızılkale), Farac (Akdüven) köylerinde de ezan okutulmaya devam ediyor.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şube Eşbaşkanları Nebahat Çelik- Zeynel Bozkurt ve Kureyşan Ocağı Piri Hamza Takmaz duruma tepki gösterdi.

    “DERSİM’İ İNSAZSIZLAŞTIRDILAR, GERİ KALANI ASİMİLE ETMEK İSTİYORLAR”

    Alevi köylerinde ezan okutulmasından kısa bir süre önce yine Dersim’de gündeme gelen tarikat örgütlenmesini hatırlatan DAD İzmir Şube Eşbaşkanı Nebahat Çelik, iktidarların kendi hedefleri doğrultusunda farklı inançları tekeline alarak kullandığı eleştirisini yöneltti.

    Çelik, “Röportajı okurken köylüler ismini vermek istememişti. Belli ki köylüler üzerinde bir baskı var. Bu ilk değil. Dersim üzerinde bir asimilasyon politikası var. Daha düne kadar Alevi köylerine zorla cami yapılıyordu, şimdi karokollardan ezan okutuluyor. Yine tarikatların Dersim’de örgütlenmesi devam ediyor. Dersim’i insansızlaştırdıkları gibi geri kalanları da bu tür politikalar ile asimile etmek istiyor. Sadece Alevilerin değil Sünnilerin de rızalığını almıyorlar. İnançları tekellerine almış durumdalar. İktidar istediği gibi bunu yönlendirmeye çalışıyor. Bir zamanlar çocuklarımızı alıp İmam Hatiplere götürdüler. Aşama aşama ne tutturabilirseler, başarılı oluyorlar. Aleviler olarak örgütlü bir tepki  gösteremediğimizde bunların devamı geliyor. Bu konuda Alevi kurumlarına, Alevilere büyük bir görev düşüyor. Buna dur demek gerekiyor. Aksi takdirde devamı gelecektir” diye konuştu.

    “ASKERİ İMAM HATİPLİĞE SOYUNUYOR”

    Kureyşan Ocağı Piri Hamza Takmaz ise Alevi köylerinde ezan okutulmasının yalnızca bir asimilasyon politikası değil aynı zamanda Dersim kültürü ve inancına saygısızlık anlamına geldiğini ifade etti. Tarikatlar ve Şiacılar eli ile Dersimli çocukların asimile edildiğine işaret eden Takmaz, karakolların İmam Hatiplere soyunduğunu ifade etti.

    Takmaz, sözlerine şöyle devam etti:

    “Azınlık olan inançlar, halklar üzerinde sürekli bir baskı var. 80’li yıllarda özellikle Çorum, Tokat gibi yerlerde megafonlarla ezan okutuluyordu. Dersim’de tarikat örgütlenmeleri gündeme geldi. Ne işleri var Dersim’de. Yine Dersim’de megafonlarla ezan okutuluyor. Askeriyenin görevi nedir?  Okuldan tutun yaşamımıza çocuklarımız üzerinde politikalar var. Bunu müftüler ile Şiacılarla yapılıyor. Dersimli çocuklar İran’a gönderiliyor.

    Askeriye Mazgirt’teki köylerde ezan okutturuyor. Diyanet’e gerek yok askeriyenin kendisi bir Diyanet olmuş zaten.  Buda Alevilerin örgütsüzlüğünden kaynaklanıyor. Basın açıklamaları yapıyoruz ve tepkimiz bitiyor. Ezan okunmasına karşı değiliz, inançlara saygılıyız. Ama bu köyler Alevi köyleri .Bunun yapılması insan haklarının çiğnenmesidir. Askeriyeler İmam Hatipliğe soyunmasın. Kınıyorum.”

    “SEYİRCİ KALIYORUZ, TEPKİ GÖSTEREMİYORUZ”

    DAD İzmir Şube Eşbaşkanı Zeynel Bozkurt da 12 Eylül askeri cuntasının atadığı dönemin valisi Kenan Güven’in devlet eliyle, halk üzerinde yarattığı baskıyı ve sayısı 5 binden bahsedilen Alevi çocukların imam hatiplere gönderilmesini hatırlattı.

    Bozkurt, tepkilerinin bir başka inancın ritüellerine değil, Aleviliği asimile etmek isteyen egemenlere olduğuna vurgu yaparak, “Uzun süredir gelen bir politika var. 12 Eylül faşist darbesi ile beraber Dersim’ bir general vali atanmıştı.  Alevi köylerine cami yaptırıyordu. Çok sayıda Alevi çocuklar bu dönem içerisinde İmam Hatip okullarına yerleştirildi. Yine cemaatler- tarikatlar eli ile Alevi çocukları yurtlarda yetiştirilerek kendilerine yabancılaştırıldılar.  Tunceli Valisi’nin ziyaretinden hemen sonra merkezi sistem ile köylerde ezan okutulmasını kınıyorum. Bu ezana karşı bir tavır değil. Orada yaşanan bir inanç vardır. Alevi-Sünni iç içe yaşayan bir karışık köy olsa evet dini ritüelleri için ezanın okunmasını anlarız. Ama Alevilerin yaşadığı yerlerde bunun yapılması saygısızlıktır. Asimilasyon politikasının devamıdır. Alevi kurumlarının, cemevlerinin, Alevilerin buna karşı çıkması gerekiyor. Seyirci kalıyoruz, tepki gösteremiyoruz” dedi.

    PİRHA/İZMİR