Etiket: dağ keçileri

  • Dağ keçileri bayram mesaisinde: Hozat yolunda sürpriz karşılaşma-VİDEO

    Dağ keçileri bayram mesaisinde: Hozat yolunda sürpriz karşılaşma-VİDEO

    PİRHA- Kurban Bayramı için memleket yoluna düşenleri bu kez ne trafik kontrolü ne de bayramlaşma kuyruğu karşıladı. Hozat yolunda ortaya çıkan dağ keçileri, adeta “Hoş geldiniz, bayramınız kutlu olsun” dercesine sürücülere eşlik etti.

    Dersim’in simgelerinden olan dağ keçileri, bayram arifesinde Hozat kara yoluna kadar indi. Yol kenarında sakin sakin dolaşan keçiler, araçlarından inip onları görüntüleyen yurttaşların ilgi odağı oldu. Kimi sürücüler araçlarını yavaşlatırken, kimi de “Bayram komitesi göreve başlamış” diyerek bu anları cep telefonlarıyla kaydetti.

    Her bayram olduğu gibi bu yıl da yüzlerce kişi memleket hasretiyle Dersim yollarına düşerken, bölgenin kadim sakinleri olan dağ keçileri de sanki bayram karşılamasına çıktı. Uzun süre yol kenarında kalan keçiler, meraklı bakışlar arasında daha sonra yeniden dağların serin yamaçlarına çekildi.

    Dersim’de yalnızca bir yaban hayvanı olarak görülmeyen dağ keçileri, inanç ve kültürde özel bir yere sahip. Bu nedenle yurttaşlar için onları görmek sıradan bir doğa olayı değil; aynı zamanda doğayla kurulan bağın, bereketin ve yaşamın bir işareti olarak kabul ediliyor.

    Son yıllarda maden projeleri ve ekolojik tahribat tartışmalarıyla gündeme gelen Dersim’de, dağ keçilerinin özgürce dolaşabildiği bu görüntüler birçok kişiye umut verdi. Bayram telaşı içinde karşılarına çıkan keçileri izleyen yurttaşlar, “Bayramın ilk ziyaretçileri onlar oldu” yorumunu yaptı.

    Hozat yolunda yaşanan bu kısa karşılaşma, bayramın sadece insanlar arasında değil, doğayla da bir buluşma olduğunu hatırlattı. Çünkü Dersim’de bazen bayramlaşmaya ilk gelen komşular değil, dağların sessiz sahipleri oluyor.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim-Ovacık yolunda Dağ Keçileri ajansımıza poz verdi-VİDEO

    Dersim-Ovacık yolunda Dağ Keçileri ajansımıza poz verdi-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de havaların ısınmasıyla birlikte Munzur’a inen Dağ Keçilerini görüntüledik.

    Alevi inancında kutsal bir yere sahip olması nedeniyle avlanmaları yasak olan ve ‘Hızır’ın Davarı’ olarak bilinen Dağ Keçileri, bölge halkı tarafından korunuyor.

    Dersim Ovacık yolu üzerinde ajansımıza poz veren Dağ Keçileri, ilkbahar mevsimin gelişiyle Munzur’a inerek su ihtiyacını karşılıyor.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Munzur Çevre Derneği yöneticisi Esen: Dağ keçileri kutsallarımız, katledenler cezalandırılsın’

    Munzur Çevre Derneği yöneticisi Esen: Dağ keçileri kutsallarımız, katledenler cezalandırılsın’

    PİRHA- Munzur Çevre Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hatun Esen, son yıllarda yapılan avcılık faaliyetleriyle birlikte dağ keçilerinin tehdit altında olduğunu söyledi. Esen, “Kış aylarının gelmesiyle birlikte av turizmi adı altında yerli işbirlikçilerin avcılara rehberlik etmesiyle dağ keçileri katlediliyor. Kutsallarımızı katledenleri en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz” dedi.

    Dersim’de tepkilere rağmen avcılık faaliyetleri sürüyor. Dersim’de kutsal kabul edilen ve nesli tükenme tehlikesi altında bulunduğu için avlanması yasak olan dağ keçileri kış ayının gelmesiyle birlikte yeniden avcıların hedefi haline geldi.

    10 Aralık’ta Mazgirt’in Kale köyünde 2 dağ keçisi, 12 Aralık’ta ise Pertek’in Kolonkaya köyünün Işıklar mezrasında 1 dağ keçisi öldürülmüştü.

    Munzur Çevre Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hatun Esen, Dersim’de son 2 günde 3 dağ keçisinin öldürülmesini PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “AV TURİZMİ ADI ALTINDA DAĞ KEÇİLERİ KATLEDİLİYOR”

    Geçmişten bugüne Dersim coğrafyasının, doğasının ve sularının tehlike altında olduğunu hatırlatan Hatun Esen, “Son yıllarda yapılan avcılık faaliyetleriyle birlikte Dersim halkının kutsal gördüğü dağ keçileri de tehdit altında. Kış aylarının gelmesiyle birlikte av turizmi adı altında yerli işbirlikçilerin avcılara rehberlik etmesiyle dağ keçileri katlediliyor. Kutsallarımızı katledenleri en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz. Bize göre doğada yaşayan her canlının yaşama hakkı vardır ve ne için olursa olsun hiçbir canlı katledilmemelidir” dedi.

    “BÜTÜN DERSİM KURUMLARININ MÜCADELE ETMESİ GEREKİYOR”

    Egemenler tarafından yaşamın her alanına çok yönlü bir saldırı olduğunu belirten Esen, şunları dile getirdi:

    “Kayyımlar, doğa katliamı, emek sömürüsü, kadın cinayetleri gibi birçok saldırı var. Emperyalistler tarafından toplumlara bir baskı söz konusu. Her tarafa yetişemediğimiz için fazla yoğunlaşamadık ama avcılık konusunda bütün Dersim kurumları bir araya gelip güçlü bir mücadele etmesi gerekiyor. Artık sosyal medyadan vicdanı rahatlatan açıklamalar yapılması yetersizdir ve ben doğru bulmuyorum. Kurumlar olarak artık sokaklarda değiliz ve halktan kopuk bir haldeyiz. Birlikte hareket ederek, doğamız ve yaşam alanlarımız için birlikte mücadeleyi nasıl başarabiliriz konusunda kafa yormalıyız.”

    Cihan BERK/PİRHA

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim’de 2 Dağ Keçisi öldürüldü
    -Avcılar Dersim’de 1 dağ keçisini katletti

  • Dersim’in Demirkapı köyünde dağ keçileri tuz için yola iniyor-VİDEO

    Dersim’in Demirkapı köyünde dağ keçileri tuz için yola iniyor-VİDEO

    PİRHA-Dersim merkeze bağlı Demirkapı (Xeç) köyünde ilkbahar mevsimin gelişiyle yola inen dağ keçileri, sonbahar mevsimine kadar günün belirli saatlerinde yolculuk yapanların ilgi odağı oluyor.

    Dersim Alevi inancında kutsal bir yere sahip olması nedeniyle avlanmaları yasak olan ve ‘Hızır’ın Davarı’ olarak bilinen dağ keçileri, bölge halkı tarafından korunuyor.

    Xeç (Demirkapı) köyünde ilkbahar mevsimin gelişiyle yola inen dağ keçileri, sonbahar mevsimine kadar günün belirli saatlerinde yolculuk yapanların ilgi odağı oluyor.

    Doğal güzellikleri ile dikkat çeken Dersim’de, dağ keçileri dağlık alandaki tehlikeli sarp ve dik kayalıklardan ustalıkla karayoluna inerek tuz ihtiyacını karşılıyor.

    Dersim-Hozat karayolu üzerinde bulunan Demirkapı mevkiinde karayoluna inen kalabalık dağ keçisi sürüsü vatandaşların meraklı bakışları altında korkusuzca otlanıp tuz ihtiyacını gideriyor. Yola tuz ve gıda bırakmamaları konusunda uyarılar yapılsa da kimi vatandaşlar bu uyarıyı dikkate almıyor.

    PİRHA/DERSİM

  • Dağ Keçilerini canlı olarak görüntüledik!-VİDEO

    Dağ Keçilerini canlı olarak görüntüledik!-VİDEO

    PİRHA- Onlarca ‘Dağ Keçileri Katledildi”, “Dağ Keçilerini öldürmek için ihale yapıldı”, “Dersim’de dağ keçileri ölü bulundu” gibi haberlerini yaptığımız Dağ Keçilerini canlı olarak görüntüledik.

    Avcılığın gündemde olduğu bir dönemde kameramıza Dağ Keçisi ailesi yansıdı. Su içmek için Munzur’a inen Dağ Keçileri ait olduklara dağlara doğru çıkarak gözden kayboldular.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • İHD Dersim Şubesi: Yaşam hakkı tüm canlılar için kutsaldır

    İHD Dersim Şubesi: Yaşam hakkı tüm canlılar için kutsaldır

    PİRHA-Dersim’in Mazgirt ilçesinde avcılar tarafından yaban hayvanların katledilmesine tepki gösteren İHD Dersim Şubesi, “Canlıların ticari hesaplar üzerinden meşru gösterilerek katledilmesini kabul etmiyoruz” dedi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi, Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Sorek (Karabulut), Koterîç (Güney Harman) ve Dirban (Kızılkale) köyleri kırsalında bulunan İn Vadisi’nde yaklaşık bir aydır farklı illerden gelen kişilerin, avcılık adı altında yaban hayvanlarını katletmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, Türkiye’nin taraf olduğu “Biyolojik ve Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 6. ve 8. maddeleri” gereği nesli tehlike altında olan türlerin korunması gerektiğini belirtti.

    “CANLILARIN KATLEDİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ”

    Dersim ile Türkiye’nin birçok bölgesinde avcıların, nesli tükenme tehlikesi altında olan bazı türlerin katledildiği vurgulanan açıklamada, şunlar belirtildi:

    “İhale sonucu ve izin ile gelen avcılar, yetkililer tarafından hiçbir denetime tabi tutulmadan taraf ve imzacısı olduğu sözleşmenin gereğini de yerine getirmemiş olmaktadır. Canlıların ticari hesaplar üzerinden meşru gösterilerek katledilmesini kabul etmiyoruz. Yaşam hakkı tüm canlılar için kutsaldır. Bu tür yaklaşım ve uygulamalar avcıların kendilerini ‘haklı’ bir zeminde görmesine katkı sunmakta ve onları cesaretlendirmektedir. İlgili yetkililerden avcılık ile ilgili düzenlenen kanunun geri çekilmesini talep ediyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dağ keçisi ölümlerinin nedeni veba çıktı

    Dağ keçisi ölümlerinin nedeni veba çıktı

    PİRHA-Mazgirt ilçesine bağlı Yukarı Oyumca köyünde yaklaşık iki hafta önce 12 yaban keçisi ölü olarak bulunmuştu. Yapılan incelemelerde yaban keçilerinin vebadan öldüğü tespit edilirken, ölümlerin yaşandığı bölgelerin karantinaya alınacağı bildirildi.

    Mazgirt ilçesine bağlı Yukarı Oyumca köyünde yaklaşık iki hafta önce 12 yaban keçisi ölü olarak bulunmuştu. Köylülerin haber vermesi üzerine olay yerine giden Doğa Koruma ve Milli Parklar Şubesi ekipleri ile Tarım ve Orman Müdürlüğü veteriner hekimleri, ölü bulunan dağ keçilerinden numuneler alarak Elazığ Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Laboratuvarı’na göndermişti. Burada yapılan incelemelerde yaban keçilerinin vebadan öldüğü tespit edilirken, ölümlerin yaşandığı bölgelerin karantinaya alınacağı bildirildi.

    “KOYUN KEÇİ VEBASI HASTALIĞI POZİTİF TEŞHİS EDİLMİŞTİR”

    Tunceli Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, “Ölen yaban keçilerinden alınan numuneler, Elazığ Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğüne gönderildi. Bakanlığımıza bağlı Ankara Veteriner Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü bünyesindeki Yaban Hayatı Birimine gönderilen numuneler ve yapılan analizler neticesinde 24 Şubat tarihinde koyun keçi vebası hastalığı pozitif teşhis edilmiştir” denildi.

    “VEBADAN KORUNMAK İÇİN GEREKLİ TEDBİRLER ALINDI”

    İl genelinde bulaşıcı hayvan hastalıkları ile mücadele ve çiftlik hayvanlarına da geçebilen vebadan korunmak için gerekli tedbirlerin alındığı ifade edilen açıklamada, “Özellikle çiftlik hayvanları (koyun, keçi) ile ilgili sebebi belli olmayan hayvan ölümleri ve hastalık ihbarları titizlikle değerlendirilecektir. Kırsal alanda ikamet eden küçükbaş hayvan sahipleri bilgilendirilerek, yaban hayatı ile ortak kullanılan meraların hastalık sönüşüne kadar kullanılmaması konusunda bilgilendirilmiştir. Tarım ve Orman Bakanlığı 15. Şube Müdürlüğü ile koordinasyon ve eşgüdüm sağlanarak hastalıkla ilgili bilgilendirme ve olası hayvan ölümleri ile ilgili yapılması gerekenler konusunda gerekli tedbirler alındı” ifadelerine yer verildi.

    Öte yandan, Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Yukarı Çanakçı köyünde de ocak ayında 8 dağ keçisi ölü olarak bulunmuştu. Ölü bulunan dağ keçilerinden alınan numuneler Elazığ Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Laboratuvarı’na gönderilirken, burada yapılan incelemede ölen keçilerde Sphingomonas Paucimobilis isimli bakteri tespit edilmişti.

    PİRHA/DERSİM

  • Önlü: Dersim’in doğası talan edilirken itiraz edilmesin istiyorlar!

    Önlü: Dersim’in doğası talan edilirken itiraz edilmesin istiyorlar!

    PİRHA-Dersim Milletvekili Alican Önlü, kent genelinde tüm hak arayışlarının pandemi gerekçesiyle engellenmesini eleştirerek “Dersim halkı, kutsal yerlerine saldırılırken, dağ keçileri katledilirken, maden ocaklarıyla, HES’lerle, barajlarla doğası talan edilirken sessiz kalsın, itiraz etmesin istiyorlar” dedi.

    HDP Örgütlemeden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Alican Önlü, Dersim’e Vali olarak atanan Mehmet Ali Özkan’ın 30 günlük yasaklama kararlarını eleştirdi.

    Önlü, Vali Özkan’ın AKP il başkanı gibi görev yaptığını söyleyerek kentte düzenlenmek istenen tüm hak arayışlarının pandemi gerekçesiyle engellenmesini eleştirdi. 

    “KÜRESEL PANDEMİYİ FIRSATA ÇEVİRDİLER”

    Alican Önlü, “En temel haklardan olan gösteri ve yürüyüş hakkı tamamen siyasi nedenlerle Dersim halkının elinden alınmak isteniyor” diyerek kaleme aldığı yazıda şunları söyledi:

    “Saray rejimi, küresel pandemiyi fırsata çevirerek her türlü yasaklama ve engellemelerle Türkiye halklarını siyasal yaşamdan kopartmakta ve büyük bir adaletsizliğin içerisine sürüklemektedir. Kürt halkının özgürlük mücadelesi, Alevilerin eşit yurttaş mücadelesi, işçi ve emekçilerin insanca yaşama talepleri, kadınların erkek şiddetine karşı mücadelesi, çevre ve ekolojistlerin doğa talanına itirazları ve ezilen kesimlerin ekonomik kriz ve yoksulluğa karşı bir araya gelmeleri, Saray rejimi tarafından engellenmektedir.
    Bu engellemeler nedeniyle işçi ve emekçiler haksız şekilde işten çıkarılmalarına ve zorunlu çalışmaya tabi tutulmalarına itiraz dahi edemiyor. Kadına yönelik şiddetin her geçen gün arttığı bir süreçte kadın mücadelesi yargılamalarla susturulmak isteniyor. Partimize ve partimizin bileşenlerine yönelik siyasi kırım operasyonlarıyla siyasi mücadele alanları hedef alınıyor. Cezaevlerinde tecrit koşulları giderek ağırlaşıyor ve tutsakların hukuki hakları elinden alınarak adeta ölüme terk ediliyorlar. Bugün itibariyle 107 cezaevinde 2 binden fazla siyasi tutsak tarafından süresiz-dönüşümlü olarak devam eden açlık grevi eylemleri, 65’inci gününe girdi.”

    “VALİLİK, ÇETELERİN PROTESTO EDİLMESİNİ ENGELLİYOR”
    Alican Önlü, yasaklama politikalarıyla Dersim halkının susturulmak istendiğine işaret ederek yazısını şu cümlelerle sürdürdü:

    “Valilik makamı uygun görmediği için 392 gündür kayıp olan Gülistan Doku nerede diyen kadınlar engelleniyor. Üniversite’de kadın öğrenciler taciz ediliyor, fuhuş çeteleri tarafından ilişkiye zorlanıyor. Valilik makamı bu iddiaların üzerine gitmek yerine kentte yapılmak istenen kadın eylemlerini yasaklıyor. Kentimize dışardan gelen esnaf görünümlü uyuşturucu ve fuhuş çetelerini ortaya çıkaracağına, konuşulmasını, protesto edilmesi engellemeye çalışıyor. Eyleme katılanlar para cezalarıyla sindirilmeye çalışılıyor.  Vali Mehmet Ali Özkan istiyor ki Dersim halkı kutsal yerlerine saldırılırken, dağ keçileri katledilirken, maden ocaklarıyla, HES’lerle, barajlarla doğası talan edilirken sessiz kalsın, itiraz etmesin. İstiyorlar ki cezaevlerinde yaşanan insanlık dışı muamelelere, tecride ve yaşam hakkına karşı yapılan işkencelere Dersim halkı kayıtsız kalsın, ses çıkarmasın.

    En temel haklardan olan gösteri ve yürüyüş hakkı tamamen siyasi nedenlerle Dersim halkının elinden alınmak isteniyor. Valilik ve kaymakamlık makamına etkinlik yapmak, gösteri düzenlemek, açılış yapmak serbest ama Dersim halkına yasak.

    Bizler AKP-MHP- Ergenekon saray iktidarının tekçi, inkarcı, doğa ve kadın düşmanı politikalarını, tüm baskı ve hukuksuz engellemelere rağmen dile getirmeye devam edeceğiz. Demokrasi güçlerini, emekçileri, kadınları ve gençleri gözaltılarla, soruşturmalarla, engellemelerle susturacağını düşünenler bilmelidirler ki bizler saray iktidarını yıkacağız ve yerine demokratik, eşitlikçi ve çoğulcu yeni yaşamı inşa edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Dersim’de Pembelik Baraj suyuna kapılan dağ keçisi öldü

    Dersim’de Pembelik Baraj suyuna kapılan dağ keçisi öldü

    PİRHA-Alevi inancında önemli bir yere sahip olan dağ keçisi, Dersim’in Nazimiye ilçesine bağlı Doluca köyünde Pembelik Baraj suyuna kapılarak öldü. 

    Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi’ne (Bern Sözleşmesi) göre Dersim coğrafyasında bulunan çengel boynuzlu dağ keçileri ve Bezuvarlar nesli yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Dağ keçileri kesin olarak koruma altına alınması gereken hayvan (fauna) türleri olarak belirlenmişti.

    Dersim’in Nazimiye ilçesine bağlı Doluca köyünde Pembelik Baraj suyuna kapılan dağ keçileri ölüyor. Pembelik barajında karşıya geçmeye çalışan bir dağ keçisinin öldüğünün görüntüsü, yaban hayvanlarının yaşam alanlarının ne halde olduğunu gözler önüne seriyor.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dağ keçileri ihalesini mahkeme durdurdu

    Dağ keçileri ihalesini mahkeme durdurdu

    Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından toplam 26 dağ keçisinin avlanması için açılan ihaleye Erzincan İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verildi.

    Tarım ve Orman Bakanlığı 13’üncü Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Erzincan Şube Müdürlüğü tarafından 3 Temmuz 2020 tarihinde 7 parti halinde toplam 26 adet yaban keçisinin avlanması ihale yapılmıştı.

    İhaleye ilişkin Erzincan İdare Mahkemesi nesli tükenme tehlikesi altında olan 26 yaban keçisi için “yürütmeyi durdurma” kararı verdi.

    MÜDAHALE YASAK

    Mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma gerekçesine ilişkin “Nesli yok olma tehlikesi altında bulunan tür ve bunların yaşama ortamlarının korunması esastır. Bir hayvan neslini yok edecek her türlü müdahale yasaktır’ maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle açılan davada mahkeme yürütmeyi durdurmuştur”denildi.

  • Dersim’de yola inen dağ keçilerini besliyorlar-VİDEO

    Dersim’de yola inen dağ keçilerini besliyorlar-VİDEO

    PİRHA – Dersim’de sürü halinde tuz ihtiyaçlarını karşılamak için karayoluna inen dağ keçileri yurttaşlar tarafından besleniyor. 

    https://youtu.be/xdK9mGEfZXk

    Her yıl bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte tuz ihtiyacını karşılamak için karayoluna inen dağ keçileri güzel görüntülere sahne oluyor.

    Yaban hayatının zengin olduğu Dersim’de sık sık görülen Dersim’in kutsalları olan dağ keçileri, dağların yüksek kesimlerinden Dersim-Hozat karayoluna kadar inerek vatandaşlara aldırış etmeden karayolunda tuz ihtiyacını karşılıyor.

    Sürü halinde karayoluna inen dağ keçilerini gören kimi vatandaşlar hayvanları beslerken kimileri de ilk kez yakından fotoğraflamanın keyfini yaşıyor.

    Alevi inancında büyük bir önem taşıyan dağ keçileri Dersim’de kutsal kabul ediliyor.

    İlk kez dağ keçisini elleriyle beslediğini ifade eden Özgür Dikme, “İlk defa görmüyorum bu hayvanları ancak bu kadar yakından ilk kez görüyorum, üstelik besleme fırsatı buldum, kaçmamaları beni sevindirdi bu kadar yakından tanık olmak güzel hissettiriyor. Hangi vicdanla bu hayvanlara kıyıyorlar, bu hayvanlar kutsal, insanların avcılık faaliyetlerine tepki göstermeleri gerektiğini düşünüyorum” dedi.

    Özlem Karademir ise, “Bugün buraları ziyaret etmek için geldik ve yolda dağ keçilerini gördük, bu hayvanları canlı canlı görmek çok keyifli oldu” diye konuştu.

    “HAYVANLAR İNANCIMIZDA ÇOK ÖNEMLİ”

    Keçileri besleyen Caner Karatay da, “Biz buradan geçerken yolda bu hayvanları gördük, bu hayvanlar bizim inancımızda çok önemlidir. Bunlar Xızırın hayvanlarıdır. Bu hayvanların öldürülmesi inancımızda yasaktır, sahip çıkıp korumamız gerekiyor” dedi.

    “Bu kadar güzel hayvanların burada yaşaması ve insanların bu hayvanlara karışmaması çok mutluluk verici” olduğunu söyleyen Murat Karademir, “Ben kendi memleketimde böyle bir şey göremiyorum, çocuklarımız ile birlikte bunu görmek bizi sevindirdi” ifadelerini kullandı.

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • HDP’li Kenanoğlu, Adıyaman’da dağ keçilerinin öldürülmesini meclis gündemine taşıdı

    HDP’li Kenanoğlu, Adıyaman’da dağ keçilerinin öldürülmesini meclis gündemine taşıdı

    PİRHA – HDP’li Kenanoğlu, Adıyaman’da iki yabancının koruma altında bulunan dağ keçilerini öldürmesini meclis gündemine taşıdı. Kenanoğlu, Bakan Pakdemirli’ye “Avcılığın yasaklanması hakkında bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?” diye sordu ve avcılığın yasaklanması gerektiğini belirtti. 

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Adıyaman’a gelen iki yabancının dağ keçilerini öldürmesi üzerine, yaban hayatına ve yaşam hakkına aykırı olan avcılığın da av turizminin de yasaklanması gerektiğini belirterek, yanıtlanması istemiyle Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’ye soru önergesi verdi.

    2020-2021 av turizmi kapsamında Adıyaman’a gelen Emieblcek Harris, Sincik Devlet Avlağında avlanmıştır. Harris, 11 yaşında ve 130 santimetre boynuz uzunluğuna sahip keçiyi öldürürken, eşi Michael Shaun Harris ise Akdağ Devlet Avlağında 9 yaşındaki 118 santimetre boynuz uzunluğundaki keçiyi öldürmüştür.

    Söz konusu avın Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından yapılan ihaleyle Harris’e verildiği, avcıların öldürdüğü 130 santimetre boynuz uzunluğu olan dağ keçicisine ait deri ve boynuzu alıp, kentten ayrıldığı belirtilmektedir.

    “AVCILAR TARAFINDAN 2 BİN 546 YABAN HAYVANI ÖLDÜRÜLDÜ”

    Hayvan Hakları İzleme Komitesi’ne göre, avcılar tarafından her yıl yüzbinlerce hayvanın öldürüldüğünün raporlara yansıdığı kaydedilen önergede, “Bakanlığınızdan bilgi edinme yoluyla elde edilen bilgilere göre, öldürülen hayvanların Avlak Yönetimi Bilgi Sistemi’ne (AVBİS) avcılar tarafından sağlıklı bir şekilde girilmediğinden, 2018-2019 av sezonunda öldürülen yaban hayvanı sayısının kayıt altına alınamadığı anlaşılmaktadır” denildi.

    Önergede yerli avcıların haricinde, yurt dışından gelen avcıların da Türkiye’de avlandığı belirtilen önergede, 2018’de yapılan av turizmi kapsamında, bin 26 yabancı uyruklu avcı Türkiye’ye gelerek avlanmış ve yaban keçisi, yaban domuzu, çengel boynuzlu dağ keçisi, karaca, kızıl geyik, Anadolu yaban koyunu ve ceylan olmak üzere 2 bin 546 yaban hayvan öldürüldüğü kaydedildi.

    “KANLI BİR GELİR KAPISI OLAN AVCILIK YASAKLANMALI”

    Ayrıca ihale yoluyla yaban hayvanlarının öldürülmesinin yaban hayatına ve yaşam hakkına aykırı olduğunun altı çizilen önergede,gerek  yaban keçileri gerekse çengel boynuzlu dağ keçileri Bern Sözleşmesine göre koruma altında olduğu hatırlatılan önergede avcılığın büyük bir katliam olduğu belirtilerek, “Avcıların keyfi için yüz binlerce yaban hayvanı, korkunç şekillerde öldürülmekte, hatta avcılıkta birçok yöntemin yasak olmasına rağmen yaban hayvanlarının işkence ile öldürüldükleri izleme komitesi raporlarına yansımaktadır. Avcılık bir cinayettir, savunmasız hayvanların canını alan bir insan hobisi olarak karşımıza çıkan ve bakanlık için de kanlı bir gelir kapısı olan avcılık da av turizmi de derhal yasaklanmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

    HDP’li Ali Kenanoğlu, bu bağlamda Bakan Pakdemirli’ye şu soruları yöneltti:,

    • Adıyaman’da öldürülen dağ keçileri yabancı avcılara kaç liraya ihale edilmiştir?
    • 2019 yılı içerisinde ihale ile bedeli karşılığında avlanarak öldürülen hayvan sayısı kaçtır?
    • Son kayıtlarınıza göre Türkiye’de kaç kayıtlı avcı bulunmaktadır?
    • Avcılığın yasaklanması hakkında Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?
  • Dersim’in kutsallarından olan bir dağ keçisi daha katledildi

    Dersim’in kutsallarından olan bir dağ keçisi daha katledildi

    PİRHA- Dersim’de kutsal olarak görülen dağ keçileri katledilmeye devam ediyor. Geçtiğimiz hafta sonu Pülümür’e bağlı Kocatepe (Aşgirek) Köyü’nde 2 dağ keçisinin vurulmasından hemen sonra bugün de yine Pülümür’e bağlı Kozluca Köyü’nde bir dağ keçisi kaçak avcılar tarafından katledildi. 

    Geçtiğimiz hafta sonu izinli şekilde avcılık yapan İspanyol avcıların Pülümür’e bağlı Kocatepe Köyü’nde iki dağ keçisi vurması nedeniyle köy sakinleri duruma tepki göstermişti. Dağ keçilerinin yörede kutsal kabul edildiğini söyleyen köylüler, izinli ya da yasadışı şekilde dağ keçisi avlanmasının tümden yasaklanmasını istemişlerdi.

    PÜLÜMÜR’DE DAĞ KEÇİSİNİ KATLETTİLER

    Pülümür İlçesi Kozluca Köyü yakınlarında koruma altında olan bir dağ keçisi, kaçak avcılar tarafından katledilirken olayla ilgili inceleme başlatıldı.

    Pülümür İlçesi’ne bağlı Kozluca Köyü sakinleri, yaban keçisini öldürülmüş olarak görünce durumu jandarma ve doğa koruma ekiplerine haber verdi. Bölgeye giden ekipler yaban keçisini incelemek üzere olay yerinden alırken, keçiyi vuranların tespit edilmesi amacıyla inceleme başlatıldığı öğrenildi. Katledilen yaban keçisine, incelenmek üzere Doğa Koruma ve Mili Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından el konuldu.

    Konuyla ilgili hukukçular, doğa aktivistleri ve Dersimliler suç duyurusunda bulunarak avcılık adı altında yapılan katliama dur demek için harekete geçtiler.

    Öte yandan geçtiğimiz sene de Dersim’in kutsalları olan dağ keçilerine yönelik katliamlara karşı çıktıkları, protesto ettikleri için doğa aktivistleri gözaltına alınmıştı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de dağ keçileri ve koyun sürüleri bir arada

    Dersim’de dağ keçileri ve koyun sürüleri bir arada

    PİRHA- Dersim’de dağ keçileri ile koyunlar, sürü halinde otlanırken görüntülendi.  
    Florası ve yaban hayattaki çeşitliliğiyle bilinen Dersim’de bugüne kadar hiç karşılaşılmayan bir görüntü ortaya çıktı. Mazgirt ilçesi Aslanyurdu Köyü’ne bağlı Yukarı Çanakçı mezrası kırsalında koyunları otlatan çoban Celal Koçyiğit, Dersim coğrafyasının her karışında dolaşan dağ keçilerinin koyunlarla birlikte otlanmasına tanıklık etti.
    Dağ keçileri ve koyunların sürü halinde otlanırken fotoğrafını çeken Celal Koçyiğit, yaklaşık 15 yıldır dağlarda çobanlık yaptığını ilk kez böyle bir görüntüye tanıklık etmenin sevincini paylaştı.
    Koçyiğit, bu durumun kendisini mutlu ettiğini ifade ederek, çobanlık yaparken dağlarda birçok yaban hayvanı gördüğünü dile getirdi. Hayvanlara dokunulmadığı sürece kimseye zarar vermediğini ifade eden Koçyiğit, Dersim coğrafyasındaki yaban hayvanlarının korunmasını istedi.
    (Kaynak:MA)
  • Dersim Valiliği avlanma yasağı getirdi

    Dersim Valiliği avlanma yasağı getirdi

    Dersim Valiliği, koruma altında bulunan Bezuvar ve Şamua türü dağ keçileri ile vaşak, su samuru, boz ayı, ur kekliği ve kurt gibi yaban hayvanlarının avlanmasını yasakladı.

    Dersim’de son dönemde yapılan kaçak avlanmalarda koruma altında bulunan farklı türlerdeki yaban hayvanların öldürülmesine dönük tepkiler üzerine valilik, koruma altında bulunan Bezuvar ve Şamua türlerindeki dağ keçileri ile vaşak, su samuru, boz ayı, ur kekliği, kurt gibi hayvan türlerinin avlanmasını yasakladı.

    Yapılan yazılı açıklamada, kentin endemik bitki türü ve yaban hayatı bakımından ülkenin en önemli yerlerinden biri olduğu belirtilerek, “Tunceli’ye dışarıdan gelen kaçak avcılar maalesef birkaç yaban keçimizi vurmuşlardı. Biz de bunları tespit edip gereken cezaları uyguladık. Yaban keçileri yöremiz insanı için çok önemli. Bunlara sahip çıkmaya devam edeceğiz” denildi.

    Valilik açıklamasında, karara uymayanlar hakkında idari işlem yapılacağı belirtildi.

  • Dersim’de av: Kim karar veriyor?

    Dersim’de av: Kim karar veriyor?

    Alevlerin taşıyla, toprağıyla, kurduyla, kuşuyla, börtü böceğiyle kutsal kabul ettiği Dersim orman yangınlarından sonra şimdi de yaban hayata zarar veren avlanmayla gündemde. Dersim’de tepki çeken avcılık faaliyetlerine kim nasıl karar veriyor, yeterli koruma önlemleri mevcut mu, insanlar neden tepkili?

    Dersim, gerek endemik bitki çeşitliliği gerekse de yaban hayatı zenginliğiyle Türkiye’nin en bakir alanlarından birine sahip. Bu zenginliğin korunmasında Alevilik inancının önemli bir yer tuttuğunu söylemek abartı sayılmaz. Çünkü yöredeki insanlar yabana, dağa, taşa, ağaca, nehre hayatlarına sundukları katkıdan ötürü kutsiyet atfediyor. Ancak kent son zamanlarda kaçak avcılar tarafından vurulan vaşak, dağ keçileri ve yurt dışından gelen yasal avcılar tarafından avlanan yaban domuzları nedeniyle yeniden gündemde.

    Kentte tüm avcılık faaliyetlerinin yasaklanması amacıyla doğaseverler tarafından change.org üzerinden imza kampanyası başlatılırken Tunceli Barosu eski başkanlarından Avukat Barış Yıldırım tarafından da Cumhuriyet Başsavcılığı’na avcılıkla ilgili suç duyurularında bulunuldu.

    KİM KARAR VERİYOR?

    Peki, kentte tepki çeken avcılık faaliyetlerine kim nasıl karar veriyor? Türkiye’deki avcılık faaliyetleri Çevre ve Orman Bakanlığı’nın denetiminde gerçekleştiriliyor. Avcılık açısından ülkemiz 9 coğrafi bölgeye ayrılmış durumda. Ekim ayında başlayan av sezonu Mart ayına kadar devam ediyor. İllerde vali ya da vali yardımcısı başkanlığında ilgili kurum temsilcilerinin katılımıyla Şubat sonu yada Mart ayı başında il av komisyonu toplantıları gerçekleştiriliyor. Bu komisyonlar, avlak alanları, avlanacak türler ve sayıları konusunda tavsiye kararları alarak Ankara’da bulunan merkezi av komisyonuna iletiyor. Av kulüpleri ya da federasyonlarından 9 kişi, üniversiteler, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı temsilcilerinden oluşan 21 kişilik heyet de Mayıs ayında toplanarak illerden gelen tavsiye kararlarını değerlendiriyor. Komisyon, ilin ava açık ve kapalı alanları, avlanma süreleri, avlanacak tür ve sayıları, biyolojik özellikler ve mevsimsel özellikleri de göz önüne alarak karar veriyor.

    Merkezi av komisyonu illerden gelen tavsiye kararlarına ne kadar uyuyor sorusuna en çarpıcı örnek yine Dersim.

    2014 yılında Dersim’de valilik yapan Hakan Yusuf Güner, doğa koruma gönüllülerinin talebi üzerine ildeki tüm avcılık faaliyetlerinin yasaklanması yönünde il av komisyonuna talimat vermişti. Komisyonun bu yönde almış olduğu tavsiye kararı merkezi av komisyonu tarafından kabul görmemişti.

    İLDEKİ YABAN HAYATI POPÜLASYONU HAKKINDA BİLGİ VAR MI?

    Dersim’de uzun yıllardır devam eden çatışmalı ortam ve askeri yasak bölgeler uygulaması nedeniyle kentin yaban hayatı zenginliği tam anlamıyla kayıt altına alınabilmiş değil. Dağ keçisinden vaşağa, ayıdan kurda, ur kekliğine çok sayıda yaban hayvanına ev sahipliği yapan kentin bu zenginliğinin kayıt altına alınamamış olması büyük bir eksiklik. Doğa Koruma ve Milli Parklar Şubesi tarafından dağ keçisi popülasyonu ile ilgili en son 2011 yılında sınırlı alanda yapılan çalışmada sonraki yıllara ait net bir veri mevcut değil. Kentte yaban hayatı açısından en zengin bölgelerin yasak bölgeler olduğu düşünülüyor.

    YETERLİ KORUMA ÖNLEMLERİ MEVCUT MU?

    Dersim’de Tarım ve Orman Bakanlığı 15. Şube Müdürlüğü’ne bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü mevcut. Ancak şube gerek personel açısından gerekse de hasta ya da yaralı yaban hayvanlarına müdahale konusunda yetersiz. Sınırlı sayıdaki personelle geniş bir alana yayılan yaban hayatı korunmaya çalışılıyor. Buna rağmen kentte 2018 yılında kara avcılığı kanununa muhalefet eden 55 kişi hakkında 81 bin lira cezai işlem uygulanırken 10 silah ile çeşitli av malzemelerine mülkiyeti kamuya geçirilmek üzere el konuldu. Yaban hayatının son derece zengin olduğu kentte hasta veya yaralı bir hayvana müdahale edecek bir klinik ya da hayvan hastanesi bulunmaması da eksikliklerin başında geliyor. Yaban hayvanlarına müdahale kurumun anlaşmalı olduğu bir veteriner hekim tarafından yapılmaya çalışılsa da hasta ve yaralı hayvanların büyük bölümü ileri tetkik ve tedavilerinin yapılması amacıyla Elazığ Fırat Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ne gönderiliyor. Başta vaşak olmak üzere yaban hayvanları bu yolculuk stresine dayanamadıkları için çoğu zaman yolda ölüyor.

    DOĞA AKTİVİSTLERİ AVCILIK FAALİYETLERİNE NEDEN TEPKİLİ?

    İldeki avcılık faaliyetlerinin tümden yasaklanması amacıyla başlatılan kampanyaya öncülük eden Doğa Aktivistlerinden Haydar Çetinkaya bu durumu şu sözlerle dile getiriyor: “İlimiz genelinde son yıllarda yaban hayatına yönelik avcılık faaliyetlerinde hem yasal hem de kaçak olarak ciddi oranda bir artış meydana gelmiştir. Gerek bu işi yasal gerekse de kaçak yapan avcıların çoğunda vicdan yoktur. Nesli tehlike altında bulunan dağ keçileri bu avcıların en büyük hedefidir. Daha birkaç gün önce bile bir vaşak katledildi. Doğada bu ağır kış koşullarında soğuktan donmak ve açlıktan ölmek üzere olan kekliklerin her gün yüzlercesi katledilmektedir. Madem kendine avcıyım diyorsun, hiç değilse etik kurulların olur, doğaya birazcık da olsa saygın olur. Maalesef bunu görmek mümkün değil. Yasal olarak ava çıkanlar biz yasal avcıyız diyor. Fakat bunları denetleyen dahi yok. Günlük avlanma limitlerini kat ve kat aşıyorlar. Kalabalık gruplar halinde il dışından gelip burada katliam yapıyorlar. Doğa Koruma müdürlüğünde yeteri personel bulunmadığından denetimler yetersiz kalıyor. Onlar da ancak her iki vadiye çıkabiliyorlar. Muhtarlıklar, jandarma gibi kolluk kuvvetlerinin denetimleri yetersiz kalıyor. Mevcut koşullarda bu iş çığırından çıkmış durumda. Bu nedenle derhal her türlü avcılık yasaklanmalı ve yeterli koruma tedbirleri alınmalıdır. Yetkiler diyor ki ‘Yaban hayatında popülasyonu sağlıyoruz’. Buna katılmıyoruz. İnsanoğlu doğal yaşama müdahale etmemeli çünkü zaten doğal dengeyi alt üst eden insanoğlu değil midir? Bizim bütün çabamız doğal yaşamı, doğayı ve çevreyi korumaya dönüktür. Avcılık derhal yasaklansın istiyoruz.”

    KUTSALLIK TEPKİSİ

    Dersim coğrafyasında başta dağ keçileri olmak üzere doğada yaşayan kurt, kuş, nehirdeki balık kutsal kabul ediliyor. Özellikle yaşlı insanlar sabah dualarında, “Yaradan’dan önce; yabandaki kurdu kuşu doyurmasını ardından da kendilerine yardımcı olmasını” istiyor.

    Dağ keçilerinin Dersim Alevilik inancındaki kutsiyetine ilişkin açıklama yapan Alevi Dedesi ve Akademisyen Kadir Bulut, “Dağ keçileri, geyikler, kırmızı benekli alabalıklar, güvercinler, turnalar… Daha nicesi tarihin derinlerinden gelen nice büyük inançları bağrında taşır. Ne güzel bir kutsallıktır! Abdal Musa geyik olur, Kaygusuz’a pir olur. Geyikli Baba geyikleri ile salınır Bursa’ya mekan olur. Hünkar Hacı Bektaş Veli, Geyik ile Aslanı dost eder, sır eder kucağında. Şeyh Ahmet Dede’nin keçileri. Daha nice pire sır; nice evliyaya nişan oldular. Hepsi toplandı cem oldu herdo dewreste (Kutsal topraklarda.) Bu erenlere, ikrar verenlere ise çıla oldular. Karda, kışta, sıkıntıda, zorda onlar görüldü mü, ardı sıra ferah, berekettir, huzurdur ve biliriz ki ardı sıra da Hızır gelir. Lokmalar dağıtılır, sevinç kaplar alemi. Bozatlı Hızır her gün güneş doğarken sallar davarlarını doğaya koşun der, sırrımın değmediği yer kalmasın. Bakın kim darda, kim çağırır varın gelin bildirin. Dolanır geyikler, dolanır bezuvarlar kainatı güneş batarken varırlar evliyaların serdarı Hızır’a anlatırlar; kuşu, kurdu, yolda kalanı, darda olanı ve kendisini çağıranı. Biz biliriz ki Hızır hemen ardı sıra koşar gelir. Yetişir darlara. Kim ki bu sırlara dokunur, incitir yolumuzda düşkündür. O kişi ceme alınmaz. Kimse onunla konuşmaz, toplumdan dışlanır. Çünkü o evliyaların sırrını yoldaşlarını incitmiştir.

    Kadir Bulut

    Pirlerimiz anlatırdı, bu topraklarda yedi tür dağ keçisi vardır. Hepsinin nişanı, görevi ve sırrı ayrıdır derlerdi. Kimdir bunlar dediğimizde anlatırlardı:

    Sarık Sıvan

    Şeyh Ahmet Dede tarafından Dersim’e gönderilmiştir. Sarık sardığı için ‘sarıklı çoban’ denilirmiş. Dağların sırrı bu evliyadaymış. Herkese yardım edermiş. Kırklar Dağı’nda bir mağarada kalırmış. Tekeleri çokmuş. Sarık Sıvan keçileri, Hozat’ta Yılan Dağı ve Ali Boğazı taraflarında yaşarlar. Bunları nişanı yani belirtisi; kulaklarının bir tarafı bıçakla kesilmiş gibidir.

    Gergis Aleyhisselam

    Bu evliya, inanca göre ilk Hıristiyanlığa inanan dervişmiş. Bunu duyan zamanın kralı onu Kemah’ta yıllarca zindana attırır ve yıllarca orada kalır. Ne zaman ki kral hastalanır derdine çareyi bulur. O zaman serbest bırakır ve gelir Dersim’e Bağır Gölü civarına yerleşir. Kimi zaman kurtlarla kimi zaman meleklerle kimi zaman insanlarla görülür ama keçileri hep yanındadır. İşte bu yörede ki keçiler Gergis Alayselam’ındır.

    Şıx Çoban

    Mazgirt bölgesindeki keçiler bu evliyaya aittir. Onlara çobanlık yapmıştır.

    Düzgün Baba

    Male Düzgün. ‘Düzgünün davarları’ olarak bilinirler. Bunlar birini gördüğünde hapşırır. Etrafı gözlerler. Bunlar Düzgün Baba ile babası arasında meydana gelen keramet sırasında utanıp dağa kaçarken onun ardı sıra giden keçileridir.

    Munzur Baba

    Bu keçiler Munzur Dağları’nda bulunurlar. Bunlar çok sütlü olurlar. Munzur Baba bu keçileri her sağdığı zaman gözeler coşar akar. Munzur ile gezerler ona yoldaşlık yaparlar.

    Şeyh Ahmet Dede

    Genellikle Malatya bölgesindedir bu keçiler. Fakat Sarık Sıvan gelirken kendiyle birkaç tane getirmiştir. Bunların belirtisi ise topallamalarıdır. Bir ayağı topaldır bu keçilerin.

    Ana Fatma

    Bu keçiler Ana Fatma bölgesinde yaşarlar. Kimseye fazla görünmezler. Bunların belirtisi ise; ortasında bir beyaz pul var. Beyaz pulun etrafında ise kırmızı siyah çivilerle bir taç vardır.

    AVCILIK FAALİYETLERİNE İLİŞKİN SUÇ DUYURUSU

    Tunceli Barosu eski başkanı Avukat Barış Yıldırım, avcılık faaliyetlerine ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda ildeki avcılık faaliyetlerinin yasa dışı olduğunu ifade eden Avukat Yıldırım, “İlimizde 2014 yılında Doğa Koruma ve Milli Parklar Şubesi tarafından dağ keçilerinin avlanması yönünde bir ihale yapılmıştı. Biz de buna karşı dava açtık ve bu ihaleyi iptal ettirdik. Bu yıl da yaban domuzlarının avlanması yönünde alınmış idari bir karar var. Ancak yaban domuzları Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşam Alanlarını Koruma Sözleşmesi’ne göre koruma altına alınan türler kapsamında. Sonuç olarak bizler ilimizdeki yaban hayatına yönelik avcılık faaliyetlerin yasa dışı olduğunu ve engellenmesi gerektiğini söylüyoruz. Bu kapsamda ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunduk” diyor.

    VALİLİĞE AV YASAKLANSIN BAŞVURUSU

    Doğa Aktivistleri İsmail Ateş ve Haydar Çetinkaya, change.org üzerinden başlatılan kampanya kapsamında toplanan 11 bini aşkın imzayla birlikte Tunceli Valiliği’ne başvuruda bulundu. Başvuruda, av sezonu beklenmeden tüm avcılık faaliyetlerinin yasaklanması talep edildi.

    2014 yılında il av komisyonunun ildeki tüm avcılık faaliyetlerinin yasaklanması yönündeki tavsiye kararının merkezi av komisyonu tarafından kabul görmemiş olması bu yıl da benzeri bir kararın kabul görmeme olasılığını güçlendiriyor.

    Gazete Duvar

  • Dersim Doğa Gönüllüleri: Karagöz yaylaları maden tehdidi altında

    Dersim Doğa Gönüllüleri: Karagöz yaylaları maden tehdidi altında

    PRİHA – Dersim/Tunceli Doğa Gönüllüleri Pülümür Karagöz Yaylalarının maden tehdidi altında olduğunu duyurdu. Doğa Gönüllüleri, bu projenin hayat bulması durumunda geri dönüşü imkansız tahribatların yaşanacağını ifade ettiler.

    Dersim Doğa Gönüllüleri, Dersim’in Pülümür ilçesinde yer alan ve Hel dağlarının güneyini oluşturan eşsiz güzellikteki, önemli bitki alanı ve şamuaların/çengel boynuzlu dağ keçilerinin en önemli yaşam alanlarından olan Karagöz yaylalarının buraya açılması planlanan 1900 hektar büyüklüğündeki krom madenin projesi nedeniyle tehdit altında olduğunu belirttiler.

    “DOĞASINI SEVEN HERKES DUYARLI OLMALIDIR”

    Bu projenin hayat bulması durumunda geri dönüşü imkansız tahribatların yaşanacağına dikkat çeken Dersim Doğan Gönüllüleri, “2017 Kasım ayında burada yapılacak olan proje için ÇED gerekli değildir kararı olan madencilik şirketi, yakın bir zamanda alanda çalışmalara başlayacak olup doğasını seven herkesi bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz. Bu projeye dair geniş açıklama önümüzde ki günlerde yapılacaktır” denildi.

    Aşağıda yer alan fotoğrafların tamamı Karagöz yaylalarının doğal güzelliğine aittir. (HABER MERKEZİ)

     

  • Dağ keçilerinin ölümleri keçi vebasından kaynaklanmış

    Dağ keçilerinin ölümleri keçi vebasından kaynaklanmış

    Dersim’de geçtiğimiz haftadan itibaren dağ keçilerinde yaşanmaya başlayan ölümlerle ilgili yapılan incelemede, ölümlerin keçi vebasından kaynaklandığı belirlendi.

    Özgür Dersim’in haberine göre, Dersim’de Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri, Pülümür ilçesinde görme kaybı ve kanlı ishal sonrası bir hafta içerisinde 8 dağ keçisinin öldüğünü belirledi. Telef olan keçilerden alınan numuneler ölüm sebebinin tespit edilmesi için Fırat Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Patoloji Anabilim Dalına gönderildi. Patoloji biriminin yaptığı incelemede, ölümlerin keçi vebasından kaynaklandığı belirlendi.
    Fırat Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hatice Erkösüz, “Hastalığın ismi Peste des Petits Ruminants’dır (küçük baş vebası). Bu hastalık daha çok küçük baş hayvanlarda görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Keçi vebası, yalancı sığır vebası gibi isimlerle de anılır. Bölgemizde ilk defa görüldü. Daha önce koyun ve keçilerde daha çok rastlanmasına rağmen dağ keçilerinde ilk kez tespit edildi. Belirtileri ağızda erozyon ve ülserler karakterize olurken, solunum sistemi belirtileri gösterir. Solunum güçlüğü, öksürük irinli olarak göz ve burun akıntısı görülür” dedi.
    Tedaviden ziyade koruyucu önlemlerin önemine değinen Erkösüz, hepsinin ölmesi gibi bir durumun olmadığını da kaydetti.

  • Dersim’de dağ keçileri ölüyor!

    Dersim’de dağ keçileri ölüyor!

    Dersim Pülümür Vadisi’nde son dönemlerde ölü dağ keçilerine rastlandı. Ölümlerin vebadan kaynaklandığı tahmin ediliyor. Pülümür Orman İşletme Şefi Birgül Murat, henüz ulaşamadıkları bölgeler olduğunu, tahmin edilenden daha fazla dağ keçisinin ölmüş olabileceğini söyledi.

    Gazete Duvar’ın haberine göre: Dersim Pülümür Vadisi’nde 5 dağ keçisi ölü bulundu. Dağ keçilerinin evcil hayvanlardan bulaşan hastalık nedeniyle ölmeye başladıkları düşünülüyor. Pülümür Orman İşletme Şefi Birgül Murat’a göre, ölen dağ keçisi sayısı daha fazla. Ölen keçilerin kurtlar, köpekler ve kuşlar tarafından parçalandığını, bu nedenle tam sayıyı henüz tespit edemediklerini belirten Murat, önümüzdeki günlerde konuyla ilgili bilimsel rapor çıktıktan sonra hastalığın teşhisinin konulacağını söyledi.

    “OTLANMA ALANLARI AYNI”

    Keçi ölümlerinden birçok şüphe duyduklarını aktaran Murat, şu bilgileri verdi:

    “Turnadere köyü, Kırklar köyü ve Hasangazi köyü güzergâhının olduğu yerlerden akan bir nehir var. Bu nehir de Pülümür Vadisi’ndeki suya karışıyor. Benim gözlemlerime göre bu suyun içerisine gübre dökülüyor. Dağ keçilerinin ölüm sebeplerinden biri de bu olabilir. Evcil hayvanın otlatılma alanıyla, yaban hayvanın otlanma alanları aynı. Bu yoldan da dağ keçilerine veba bulaşmış olabilir.”

    “SAYI ARTABİLİR…”

    Hayvanlardaki veba, bulaşıcı ve ölümcül bir hastalık. Pülümür’deki dağ keçileri ile evcil hayvanların yaşam alanları birçok noktada kesişiyor. Hayvan sahiplerinin toprağı gübrelemesinin ve  hayvanlarına aşı yaptırması dağ keçilerinin direncini düşürdüğü de tahmin ediliyor.

    Ölen bir dağ keçisinin inceleme için Elazığ’daki Veterinerlik Fakültesi’ne götürüldüğünü söyleyen Murat “Önümüzdeki günlerde bu ölümlerin sebebiyle ilgili ayrıntılı rapor çıkar. Rapor çıktıktan sonra konuyla ilgili ayrıntılı ve bilimsel bilgilere sahip olacağız. Ama şu ana kadar kendi gözlemlediğim kadarıyla 5 keçi bu şekilde ölmüş. Ölen dağ keçilerinin çoğu ayılar, köpekler ve kurtlar tarafından parçalanmış. Bu keçilerden bazıları büyük ihtimalle halsiz düştükleri için de kurtlara, ayılara yakalanmış olabilirler. Evcil hayvanlara yapılan aşılar, dağ keçileri için ne yazık ki koruma sağlamayabiliyor. Ölen 5 dağ keçisinin dışında bu sayının daha da artacağından endişe duyuyoruz. Çünkü ulaşamadığımız araziler de var.”