Etiket: danimarka

  • Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu Onursal Başkanı Turan Meriç Hakk’a yürüdü

    Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu Onursal Başkanı Turan Meriç Hakk’a yürüdü

    PİRHA- Hakk’a yürüyen Turan Meriç için taziye mesajı yayınlayan Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu, “Alevi toplumunun hak mücadelesinde büyük emekleri olan Turan Meriç, Alevi inancı için yıllardır yılmadan yorulmadan emek veren bir yoldaşımız, bir dostumuzdu” dedi.

    Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi gören Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu Onursal Başkanı Turan Meriç Hakk’a yürüdü.

    Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu’nun yayınladığı taziye mesajında, “Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu kurucu üyesi ve bir dönem genel başkanlığını yapmış, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun da kurucuları arasında yer alan ve mevcut yönetim kurulu üyemiz olan değerli Turan Meriç canımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz” denildi.

    “ALEVİ TOPLUMU VE HAK MÜCADELESİNDE BÜYÜK EMEKLERİ OLAN BİR KİŞİLİKTİ”

    Meriç’in Alevi toplumu ve hak mücadelesinde büyük emekleri olduğuna değinilen mesajda şu ifadelere yer verildi:

    “Turan Meriç, Alevi hak mücadelesinde en önde gidenlerden, elini taşın altına koymaktan hiç geri durmayan ve inandığı dava için, inancımız için yıllardır yılmadan yorulmadan emek veren; Alevilerin eşit hak ve adaleti, Aleviliğin asimilasyonu, gördüğü bir haksızlık karşısında sözünü esirgemeyen yoldaşımız, dostumuz, abimizdi. Alevi toplumuna büyük emek vermiş, mücadeleci ve özverili kişiliğiyle hafızalarımızda yer edinmiş olan ömrünü Alevi-Bektaşi inancının yaşatılmasına ve Avrupa’da örgütlenmesine adamış, yolumuza ışık tutan, mücadeleci ve yol erkanına sadık bir canımızdı.

    “BIRAKTIĞI MİRAS BİZLERE İLHAM OLACAK”

    Onun bıraktığı miras ve hizmetler, bizlere ilham olmaya ve yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Hayatını, birlik, beraberlik ve insanlık için harcamış bir değeri yitirmiş olmanın acısını yüreğimizde hissediyoruz.Turan Meriç’i kaybetmenin acısını hep birlikte paylaşıyoruz. Işıklar içinde uyusun. Ailesine, sevenlerine ve tüm Alevi toplumuna, başta ailesi olmak üzere, dostlarına ve tüm Alevi toplumuna sabır ve başsağlığı diliyoruz. Turan Meriç’in devri daim, toprağı bol, mekânı nurla dolsun. Sevgisi her daim yüreklerimizde yaşayacaktır.”

    Mesajın sonunda taziye ziyaretlerinin 14:00- 19:00 saatleri arasında Ringsted AKM, Vibevej 32, 4100 Ringsted adresinde kabul edileceği belirtildi.

    PİRHA/ DANİMARKA

     

     

     

     

     

  • HBVAKV Çorum Şube Başkanı Aksoy, ‘Rıza Şehri’ projesini Avrupa’daki Alevilere tanıtıyor

    HBVAKV Çorum Şube Başkanı Aksoy, ‘Rıza Şehri’ projesini Avrupa’daki Alevilere tanıtıyor

    PİRHA-Dede Nurettin Aksoy, Çorum’da inşası süren “Rıza Şehri” projesinin tanıtımı için Avrupa ülkelerine gitti. Dede Aksoy projeye ilişkin “Geçmiş dönemde dergahlarımızın gördüğü işlevi göreceğiz. 7’den 70’e herkesin ihtiyacının karşılandığı, çocuklarımızın gelip dergahta eğitim aldığı, Alevilik konusunda bilgilerin alındığı bir ortam olacak” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy, Mayıs 2022’de temeli atılan “Rıza Şehri” projesinin tanıtımı için Avrupa’daki Alevi örgütlerine ziyarette bulundu.

    Dede Nurettin Aksoy, inşası süren “Rıza Şehri” projesinde gelinen aşamayı da PİRHA’ya değerlendirdi. Dede Aksoy, proje tanıtımı için Belçika, Hollanda ve Danimarka’da tanıtımlar yaptığını belirterek, şu anda ise Fransa’da girişimlerinin sürdüğünü aktardı.

    TOPLUMUN BİRÇOK İHTİYACINI KARŞILAYACAK PROJE!

    Nurettin Aksoy, söz konusu proje için 5,5 dönümlük arsa satın aldıklarını belirterek şu bilgileri paylaştı:

    “Bu arazi için bir şahsa 4 milyona yakın para ödedik. Şu anda arazinin tapusu bizde. Var olan HBVAKV Şube binamızla birlikte toplamda 7,5 dönümlük bir arsamız var. Bu arsanın üzerine bir Rıza Şehri, yani çocuk bakımevi, kreş, anaokulu, kadınlara ve gençlere yönelik kurslar, müze, galeri, yaşlı bakımevi olan bir projeden bahsediyoruz. Huzurevinin, yani yaşlı bakım evinin temeline başladık.”

    KENDİ KENDİNİ İDAME EDEN BİR PROJE!

    Nurettin Aksoy, yaşlı bakım evi projesinin 2023 yılı sonunda hayata geçebileceğini belirtti. Aksoy, Rıza Şehri projesinin finansı için iş insanlarından maddi destek sözü aldıklarını ancak verilen sözlerin tutulmadığını anlatarak şunları söyledi:

    “İş insanları bize yardım edecekti ancak olmadı. Açılış gününde tören alanına gelen vali, belediye başkanı, mülki amirler, yapılan konuşmaların ardından alanı terk etti. Öyle olunca iş adamları da terk etmiş oldular. Bu nedenle biz öncelikle yaşlı bakımevi kısmını faaliyete geçireceğiz. Verilecek bu hizmetlerde, yaşlı bakım evinde parası olan ücret ödeyecektir ama parası olmayanlardan da tabii ki ücret almayacağız. Bizler kendi yağ ve tuzumuzda kavruluyoruz. Gençlerimize ise içerisinde internet kullanabilecekleri bir eğitim alanı da sunacağız. Ayrıca büyük bir tiyatro salonu ve çok amaçlı bir de yemek salonu projemiz var. Kendi kendini döndürebilecek bir ortam hazırlıyoruz.”

    “ALEVİLİĞİ DİRİ TUTACAK BİR PROJE”

    Dede Nurettin Aksoy, ‘Rıza Şehri’ projesinin Aleviliği diri tutacak bir çalışma olacağını vurgulayarak şunları söyledi:

    “Rıza Şehri projesi, geçmiş dönemde dergahlarımızın gördüğü işlevi görecek. 7’den 70’e herkesin ihtiyacının karşılandığı, çocuklarımızın gelip eğitim aldığı, aynı zamanda çocuklarımızın okulu olduğu, Alevilik konusunda bilgilerin alındığı bir ortam olacak.
    70 bin Alevinin şehir merkezinde bir arada yaşadığı bir ortamda, çocuklarımızın okullarda dini eğitimler aldığı bir ortamda bu projenin bir karşılığı olacaktır. Yani asimilasyonun önüne geçilecektir. Örneğin yaşlılarımız çeşitli yerlere gönderiliyor ve kendine ait olmayan bir inancı yaşatmaya çalışıyorlar. Bizler de bunların hepsini görerek ihtiyaçtan kaynaklı bu projeyi hazırladık. İleriye dönük bir projenin yanı sıra ihtiyaçlarımızın karşılandığı, dini baskılardan dolayı intihar ettiği, bir kadının zulüm çektiği, Hakk’a yürürken elimizden tutanın olmadığı, ‘Zoraki Ramazan’da aç bırakıyorlar, namaz sureleri öğretiyorlar’ gibi birçok serzenişte bulunan insanlara yönelik bu Rıza Şehri projesini hazırladık ve yapıyoruz.”

    “TÜM CEMEVLERİNİN BÖYLE PROJELERİ OLMALI”

    Rıza Şehri projesi konusunda tüm Alevi kamuoyuna da öneride bulunan Aksoy, “Şu anda Alevilerin senede 3-5 defa cem yaptıkları, cenaze yıkamaktan başka bir işlevi olmayan cemevlerinin ileriye dönük; gençlerine, kadınlarına, yaşlılarına bakamayacağı ve 10-15 yıl sonra 60 yaş üstünün de ceme gelmeyeceği öngörülüyor. O nedenle bütün cemevlerinin böyle projeler hazırlaması lazım. Bizim de çocuklarımıza, yaşlılarımıza sahip olacağımız, hizmet edeceğimiz bir alan bu Rıza Şehri” diye konuştu.

    Fransa’dan sonra Almanya’ya gideceğini de belirten Nurettin Aksoy, 22 Ocak’ta büyük bir dayanışma gecesi yapacaklarını vurgulayarak, “Orada bu projeyi taçlandırmış olacağız” dedi.

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • DABF Başkanı Meriç: Kimse kendi Alevisini yaratmasın-VİDEO

    DABF Başkanı Meriç: Kimse kendi Alevisini yaratmasın-VİDEO

    PİRHA-Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu (DABF) Başkanı Türel Meriç kurulacağı duyurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na tepki gösterdi. AKP iktidarının samimi olmadığını belirten Meriç, “Kimse kendisinin Alevisini yaratmasın” dedi.

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ‘Alevi açılımı’ şeklinde kamuoyuna duyurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tartışılmaya devam ediyor. Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu (DABF) Başkanı Türel Meriç de Erdoğan’ın açıklamalarını, geçmiş dönemdeki Alevi politikalarını hatırlatarak “samimiyetten uzak, olumlu sonuç alınmayacak” bir yaklaşım olarak değerlendirdi.

    Alevi toplumunun Danimarka’da bağımsız bir inanç olarak tanındıktan sonra elde ettiği kazanımlara da değinen Meriç, “Kimse Alevilere karışmasın. Kimse kendisinin Alevisini yaratmasın. Aleviler bildiği yolda, yolunu, ibadetlerini yürütsün” diye konuştu.

    “DANİMARKA’DA ALEVİLİK BAĞIMSIZ BİR İNANÇ OLARAK TANINDI”

    Aleviliğin, Danimarka’da bağımsız bir inanç olarak 2007 yılında kabul edildiğini hatırlatan Meriç, elde edilen hakları şöyle sıraladı:

    “Danimarka 2007 yılında Aleviliği kendine özgü bir inanç olarak kabul etti. Yani bu demokratik bir haktır, insan haklarıyla ilişkilidir. Avrupa İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’yle düz orantılı bir hak kazanımıdır. Aleviler talep etti ve hükümet amasız, fakatsız Aleviler nasıl inanıyorsa, inanç merkezlerini nasıl tarif ediyorsa o şekilde kabul etti.

    Danimarka’da inancımıza, kişi ve kurumlarımıza yapılacak maddi, manevi saldırı ve hakarete karşı yasal koruma güvencesi altındayız. Bu Avrupa ve dünyada ilktir. Pirler, resmi geçerli olan nikah kıyma yetkisi sahibi oldu. İstersek kendi Alevi mezarlığımızı oluşturabiliyoruz. Şu anda çalışmalarını sürdürüyoruz. İnanç kurumu olarak mülk, vakıf, fon ve gelir vergilerinden muaf tutuluyoruz. Bazı yeni çıkacak yasalar hakkında karar verme yetkimiz var. Bize danışıyorlar. Tabii bazı kültürel faaliyetlerden yardım alabiliyoruz. Aynı zamanda resmi inanç statüsünde olduğumuz için Alevilikle ilgili dersler, seminerler verebiliyoruz. Danimarka bu kuralı çok güzel bir şekilde uyguluyor.”

    “AİHM YAPTIRIMLARINI BOŞA DÜŞÜRMEK İÇİN ATILMIŞ BİR ADIM”

    Meriç, Türkiye’deki Alevilerin ise talep ettikleri haklara kavuşamadığını belirtti. AKP iktidarı tarafından Alevilere yönelik ‘açılım’ adı altında yürüttüğü çalışmalara ilişkin de konuşan Meriç, şunları söyledi:

    “Ne yazık ki Türkiye’de bu hak talebi kabul edilmedi şimdiye kadar. Ne cemevi Alevilerin inanç merkezi olarak kabul edildi ne de Alevilere eşit gibi davranıldı. Kanun hükmünde bir güvence altına alınarak Alevilere bu hakları verilmelidir.

    Bu yeni gelişmelere göre cemevlerimiz ibadet merkezi olarak kabul edilmedi. Hukuksal bir korunma altına alınmalı. AİHM kararları uygulanmadı. Sivas Madımak Oteli’nin utanç müzesi haline getirilmesi konusundaki talep de kulak ardı edildi. Ayrıca Alevilerin müze statüsündeki dergahları Alevilere teslim edilmedi. Alevi katliamlarıyla devletin yüzleşmesi gerekiyor. Bu konuda da hiçbir olumlu bir adım atılmadı. Şimdi bu konularda hiçbir ilerleme sağlanmadığı halde böyle bir çıkışın olumlu sonuç vereceğini pek düşünmüyorum. Bu gerçek bir yaklaşım değil. AİHM komisyonu Türkiye’ye yaptırımda bulunacağı ilan etmişti. Şimdi açılım gibi görünen bu taktiğin AİHM kararlarını boşa düşürmek anlamına geleceğini düşünüyorum. Samimi değiller.”

    “PARA ALAN EMİR ALIR”

    Devletin bütün inançlara eşit yaklaşması gerektiğini kaydeden Meriç, “Türkiye ne kadar demokratikleşir ve hukuksal bir statüde yol alırsa, kalkınması veya gelişmesi de o ölçüde yüksek ve hızlı olur. Biliyorsunuz bir kişinin “Para alan emir alır” diye bir sözü vardı. Devlet bütün inançlara sadece eşit bakmak zorunda. Anayasamızda net ve açık bir şekilde var. Bu sadece uygulanacak. Devlet bu işlere karışmayacak” dedi.

    “DANİMARKA’DA HER İNANÇ KENDİSİNİ FİNANSE EDİYOR”

    Meriç, Danimarka’daki her inancın kendi ihtiyaçlarını finanse ettiğini söyledi. Danimarka devletinden hiçbir yardım almadıklarını da ekleyen Meriç, şöyle konuştu:

    “Danimarka’da her inanç kendini finanse ediyor. Hristiyanlık dinine inanan insanlarımız burada kendi vergilerinden yüzde bir inanç vergisi kestiriyorlar. Vergilerle de kiliselerin bakımı, tamiratı, oradaki inanç önderlerinin maaşları, giderleri karşılanıyor. Aleviler de öyle. Bir kuruş almıyorlar. Hiçbir inanç almıyor. 182 tane inanç toplumu var. Hiçbir tanesi devletten beş kuruş almıyor. Kendi inançlarını finanse ediyorlar. En doğalı, güzeli olan da budur. Hiçbir inanç devlete bağlı olmadan, kendi inanç kitlesi tarafından finanse edilmelidir. Türkiye’de ne yazık ki Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kurum var. Devletten devasa yardım alıyor.

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın devletle ilişkisi kesilmelidir. Devlet buna katkı sunmamalıdır. Laikliğe özen göstermesi laiklik çerçevesinde hareket etmesi ve de aynı zamanda bütün partilere eşit mesafede hiçbirisinin arka bahçesi olmaması gerekir. Gerçek amacı bu ama bugün baktığımızda elinde kılıçla çıkarak bu amaca hizmet ediyor mu, görüyoruz.”

    “KİMSE KENDİ ALEVİSİNİ YARATMASIN”

    Alevi toplumunun Danimarka’da kazandığı hakların Türkiye’de de uygulanması gerektiğini vurgulayan Meriç, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Biz, Danimarka’da inanç toplumu olarak kabul edildik. Kimseye bir zararımız olmadı. Kimsenin bize zararı olmadı. Aleviler hukuksal koruma altına girdi. Kimse hakaret edemez. Türkiye’deki gibi evi işaretlenemez. Kimse haklarında bir şey konuşamaz. Çünkü ağır cezaları var. Türkiye’de de aynı haklar uygulanmalıdır. Niçin uygulanmıyor? Sorulması gereken sorular budur. Kimseye de zararı yok Alevilerin. Aleviler sadece inancını yaşamak istiyor. Kimse Alevilere karışmasın. Kimse kendisinin Alevisini yaratmasın. Aleviler bildiği yolda yolunu, ibadetlerini yürütsün.”

    Barış KOP / İSTANBUL

     

     

  • Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu 20. olağan genel kurulunu yaptı!

    Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu 20. olağan genel kurulunu yaptı!

    PİRHA- Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu 20. olağan genel kurul toplantısını yaptı.

    Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu 20. olağan genel kurul toplantısını Odense şehrinde gerçekleştirdi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, genel kurul toplantısı ardından yazılı bir açıklama yaparak “Yeni yönetim kurulu, yeniden yapılanma konusunda çalışmalar yürütecek. En kısa zamanda örgüt kadrosunu gençleştirme ve güçlendirmeye yoğunlaşacak. Yeni yönetime başarılar diliyoruz. Hızır yardımcıları olsun. Bir önceki yönetim kurulunda hizmet vermiş olan canlarımıza emeklerinden dolayı teşekkür ediyoruz” denildi.

    Genel kurul sonrası yeni yönetim şu şekilde oluştu:

    Başkan: Türel Meriç

    Başkan yardımcısı: Gülzade Aksoy

    Genel sekreter: Aslan Erkan

    Kasiyer: Turan Meriç

    İnanç-Yol Erkan: Halil Şahin

    Üye: Çağdaş Sağlıcak

    Üye: Merdan Acılı

    Üye: Nuri Ceylan

    Üye: Ali Çetin

    Üye: Turabi Dursun

    Üye: Haydar Metin

     

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Norveç’te kadın buluşması gerçekleştirecek

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Norveç’te kadın buluşması gerçekleştirecek

    PİRHA- Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Norveç, İsveç ve Danimarka bileşenleri, 27 Kasım tarihinde Oslo’da bir araya gelecek. Buluşmada, Alevi toplumunda kadının yeri ve Alevi kadınların yapacakları çalışmalar konuşulacak. Çalıştayda, toplumsal cinsiyet eşitliği ve Alevilikte kadının yeri üzerine seminerler de düzenlenecek. 

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) İsveç ve Danimarka Bileşenleri, 27 Kasım tarihinde Norveç’in Başkenti Oslo’da bir araya gelecek.

    Buluşmada, Alevi toplumunda kadının yeri ve Alevi kadınların yapacakları çalışmalar konuşulacak. Buluşmaya, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, Ana Narin Gülçiçeği, Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Yürütme Kurulu üyesi Satı Bal, Ayten Tutay, Aynur Köse Akgül, Canan Sarıkaya, Sevim Sarıtaş’ın yanı sıra kadın örgütleri temsilcileri de konuşmacı olarak katılacak.

    27 Kasım tarihinde gerçekleşecek buluşma saat 09.00’da başlayacak. Saat 17.00’de Muhabbet Cemi gerçekleşecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Danimarka’da kadınlardan AKP’ye ‘İstanbul Sözleşmesi’ tepkisi-VİDEO

    Danimarka’da kadınlardan AKP’ye ‘İstanbul Sözleşmesi’ tepkisi-VİDEO

    PİRHA- AKP hükümetinin Meclis kararı olmadan “İstanbul Sözleşmesi”nden çekilmesi Danimarka’nın Başkenti Kopenhag’da kadınlar tarafından yapılan basın açıklamasıyla protesto edildi.

    “İstanbul Sözleşmesi”nden çekilme kararı Türkiye’de olduğu gibi dünyanın birçok kentinde de protestolarla karşılandı.

    Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da yapılan basın açıklamasıyla Türkiye’nin “İstanbul Sözleşmesi”nden çekilmesi protesto edildi.

    Sosyal Demokrat Parti eski Milletvekili Yıldız Akdoğan ve Sosyalist Halk Partisi Milletvekili eski Özlem Çekiç’in de destek verdiği protesto eyleminde konuşan Şilan Deniz Teyhani Killa, İstanbul Sözleşmesi’nin, kadınlara, LGBTQ + topluluğuna ve erkek egemen devlet sisteminden her zaman zarar gören çocuklara yönelik her türlü şiddeti önlemeyi ve bunlarla mücadele etmeyi amaçladığının altını çizerek, “Türkiye’de her gün ortalama 3 kadın öldürülüyor ve sözleşmenin yasal olarak feshi, Türkiye’de kadına şiddeti ve LGBTQ+ nefretini pekiştirmektedir” dedi.

    Türkiye’de binlerce insanın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararını protesto etmek için sokağa çıktığını belirten Şilan Deniz Teyhani Killa, Avrupa Birliği ülkelerinin demokratik olmayan bu uygulamalara karşı daha net bir tavır almalarını istedi.

    Şilan Deniz Teyhani Killa, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İstanbul Sözleşmesi ile ilgili endişeleri olan tek ülke Türkiye değil. AB’nin altı üyesi (Bulgaristan, Macaristan, Çek Cumhuriyeti Letonya, Litvanya ve Slovakya) İstanbul sözleşmesini onaylamadı. Son olarak Polonya, bu sözleşmenin tüm topluma eşcinselliği empoze edebileceğini söyleyerek sözleşmeden çekilmek için adımlar attı. Feminizm enternasyonel bir harekettir ve dünyada erkek egemen devlet sistemine karşı sesimizi çıkarmaya devam edeceğiz. İstanbul sözleşmesi bizimdir! Bu karar bizim için yok hükmündedir!”

    Açıklama, Danimarka’da konuşulan dil Danca da okunduktan sonra sona erdi.

    PİRHA/DANİMARKA

  • Danimarka Alevi Kadınlar Birliği: Kadın hakları vardır, İstanbul Sözleşmesi haktır

    Danimarka Alevi Kadınlar Birliği: Kadın hakları vardır, İstanbul Sözleşmesi haktır

    PİRHA-  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararnamesi ile İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine tepki gösteren Danimarka Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), yaptığı açıklamada  “İstanbul Sözleşmesi’nden asla vazgeçmeyeceğiz, ‘’yaşam hakkını’ tehdit eden hiç bir şeye boyun eğmeyeceğiz. İstanbul sözleşmesine tarafız ve bütün canları dayanışmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararnamesi ile İstanbul Sözleşmesi’nin tek taraflı iptal edilmesine kadınların tepkisi devam ediyor.

    Danimarka Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), kadın mücadelesine ve kazanımlarına dönük saldırıları kabul etmeyeceklerinin altını çizerek mücadele etmekten geri adım atmayacaklarını vurguladı.

    “YAŞAM HAKKINI TEHDİT EDEN HİÇ BİRŞEYE BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    “Kadın Hakları Vardır, İstanbul Sözleşmesi Haktır” başlığıyla yayımlanan açıklamada, İstanbul Sözleşmesi’nin kadınların başına gelmiş en güzel, en kıymetli sözleşme olduğu belirtilerek şunlar kaydedildi:

    “Yaşama hakkı her canlının en temel hakkıdır. Nasıl ki ağaca kıyamıyorsak, kuşları vuramıyorsak, çiçekleri koparırken elimiz titriyorsa, hani karıncayı bile incitmek istemiyorsak, peki nasıl kıyarız insana, kadın katliamlarına nasıl bakıp geçeriz, kadına şiddete nasıl kulaklarımızı tıkarız, cinsiyetçi, dışlayıcı, ötekileştirici ve tüm insan, canlı hakkını buldozerle nasıl yerle bir ederiz?

    İstanbul Sözleşmesi kadınların başına gelmiş en güzel, en kıymetli sözleşmedir, binlerce kadına hukukta dil olmuş, şiddet ve aile içi şiddetten korumuş, şiddeti önlemek için, kovuşturmak, sorgulamak ve ortadan kaldırmak için, temel eşitliğe teşvik için, tedbir ve önlemler geliştirmek, politikalar yapmak ve de en güzeli uluslararası, tüm ülkelere yaymak ve işbirliği yapmaktır İstanbul sözleşmesi. Kısaca kadınları, gençleri, çocukları, göçmenleri, azınlıkları, LGBT’ leri, yaşlıları yasal güvenceye almaktır. İstanbul Sözleşmesi’nden asla vazgeçmeyeceğiz. Yaşam hakkını tehdit eden hiç bir şeye boyun eğmeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’ne tarafız ve bütün canları dayanışmaya davet ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Ulaştırma Bakanı: 9 Avrupa ülkesine uçuşlar durduruldu

    Ulaştırma Bakanı: 9 Avrupa ülkesine uçuşlar durduruldu

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan; Almanya, Fransa, İspanya, Norveç, Danimarka, Avusturya, İtalya, Belçika ve Hollanda’ya yapılan seferlerin yarın sabah 08.00’den itibaren 17 Nisan tarihine kadar durdurulduğunu açıkladı.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan Bilim Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada 9 Avrupa ülkesine uçuşların durdurulduğunu açıkladı. Turhan, “Almanya, Fransa, İspanya, Norveç, Danimarka, Avusturya, İtalya, Belçika ve Hollanda’ya yapılan seferler yarın sabah 08.00’den itibaren 17 Nisan tarihine kadar durduruldu” dedi.

    Otogarda yolcu yoğunluğu yaşanmaya başladığı belirten Turhan, ”Ankara-İstanbul-İstanbul-Ankara YTH’de 13-14-15 Mart ilave seferler koyduk. YHT hatları ve bölgesel trenlerde 14 bin 350 ilave yolcu kapasitesi oluşturduk. Havayolu taşımacılığında koronavirüs nedeniyle 3 Şubat itibarıyla Çin’le, 23 Şubat’tan itibaren İran, Irak, İtalya ve Güney Kore ile yapılan uçuşlara yasaklama getirmiştik. Halen bu ülkelerden ülkemize uçuş yapılmamakta olup sadece kendi ülkelerine dönmemek üzere uçaklar boş gelmektedir” dedi.

    9 ÜLKEYE SEFERLER 17 NİSAN’A KADAR DURDURULDU

    Turhan, ”İtalya, Hollanda, İspanya, Almanya, Fransa dahil seferler durduruldu. Deniz taşımacılığında liman pencere sistemine göre ülkemiz limanlarına gelen gemiler tarafından  yapılan sağlık bildirimleri yapılarak risk değerlendirmeleri yapılmaktadır. Karayolu taşımacılığında ülkemizle İran arasında tüm kara ve demiryolu geçişleri durdurulmuştur. Ticaretin aksamaması için İran üzerinden yapılan kara yolu taşımacılığını Gürcistan’a kaydırdık. Demir yolu taşımacılığında ise İran sınır kapımız Kapıköy 23 Şubat 2020 tarihinde kapatıldı. Bu kapının faaliyete geçmesine kadar bu hat üzerinden Bakü-Tiflis-Kars hattına kayma ihtimaline karşılık TCDD Taşımacılık A.Ş’nin gerekli şartlar yapılarak ek seferler yapılmasını sağladık” şeklinde konuştu.

  • Danimarka, IŞİD’lilerin vatandaşlığını iptal edecek

    Danimarka, IŞİD’lilerin vatandaşlığını iptal edecek

    Danimarka parlamentosu, Irak ve Suriye’de savaşan IŞİD militanlarının vatandaşlıklarının iptal edilmesini öngören yasa tasarısını kabul etti. 

    Danimarka’da iktidardaki Sosyal Demokrat Parti tarafından sunulan önergeye geçen haftaki oturumda parlamentoda grubu bulunan partilerin büyük çoğunluğu destek verdi. Kimlerin vatandaşlığının geri alınacağına Göçmenler ve Uyum Bakanlığı’nın karar vereceği bildiriliyor.

    Yeni yasaya göre Danimarka vatandaşlığını kaybeden kişilere e-vatandaşlık yoluyla e-posta gönderilerek, vatandaşlıktan atıldıkları ve karara itiraz edebilmeleri için dört haftalık süreleri bulunduğu bildirilecek. İki yıl süreyle geçerli olacak yasa 2021 yılında yeniden ele alınacak.

    EN AZ 158 KİŞİ IŞİD’E KATILDI

    Danimarka istihbarat servisi, en az 158 kişinin IŞİD’e katılmak için ülkeden ayrıldığı, bunların üçte birinin çatışmalarda öldüğünün sanıldığına işaret ediyor. Halen IŞİD saflarında 36 kişinin bulunduğu belirtilirken bunlardan 10 kişinin sadece Danimarka’da oturma iznine sahip oldukları ve bu izinlerinin iptal edildiği kaydediliyor.