Etiket: dar cemi

  • Hakk’a yürüyen Hüseyin Gazi Metin Dedenin ‘dar cemi’ yürütüldü-VİDEO

    Hakk’a yürüyen Hüseyin Gazi Metin Dedenin ‘dar cemi’ yürütüldü-VİDEO

    PİRHA- Hakk’a yürüyen Hüseyin Gazi Metin Dede için Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nde ‘dar cemi’ yürütüldü. Şah Ahmet Sultan Ocağı dedelerinden Mehmet Turan “Hüseyin Gazi Metin, Alevi Bektaşi Kızılbaş yolunun bayrağını her tarafta göğsünü gere gere sallamış, kelamları ile şiirleriyle Yolun bütün insanlara olan sevgisiyle, emeğin alın terinin yanında olduğunu münkire, münafığa, zalime ve zulme karşı duruşunu çekinmeden gösteren bir büyüğümüzdür” dedi. 

    Geçen günlerde Hakk’a yürüyen Hüseyin Gazi Metin Dede için Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nde ‘dar cemi’ yürütüldü. Dar Cemine Şah Ahmet Sultan Ocağı Yol hizmetkârı Mehmet Turan, Hacı Bektaş Veli Ocağı Yol yürütücüsü Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Süleyman Demir, Gülçin Akça, Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Hizmetkârı Mustafa Sazcı,Hüseyin Abdal Ocağından İlyas Şimşek katıldı.

    Hüseyin Gazi Metin Dedenin eşi ve evlatlarının talepleri üzerine gerçekleştirilen cemde, dardan indirme cem hizmetinin Alevi Bektaşi Kızılbaşın düsturlarından olduğunu ancak pek çok yerde uygulanmadığını belirten Şah Ahmet Sultan Ocağı Yol hizmetkârı Mehmet Turan dede, “Bugün çok değerli bir pirimizin, ulumuzun, Yol hizmetkarı dedemizin, Hüseyin Gazi Metin dedemin pek çok yerde uygulanmayan ama Kızılbaş Alevi Bektaşi geleneğinin düsturu olan dardan indirme hizmet cemini birlikte yapacağız” dedi.

    “ALEVİ BEKTAŞİ KIZILBAŞ İNANCINDA İNSANA VE DOĞAYA SONSUZ SAYGI TEMEL BİR İLKEDİR”

    Alevi Bektaşi Kızılbaş inancında 3 ana hizmet olduğunu belirten Turan, “Onlardan bir tanesi Yolun içine adım atmak için yapılan hizmettir. Biz buna ikrar hizmeti diyoruz. İkrar hizmeti edep ile erkan ile ilim ile irfan ile Yoldaki yapılması gereken düsturları yerine getirmek için verilen sözün adıdır” diye belirtti.

    İkrar vermenin doğadaki bütün canlılara saygı duymak olduğunu belirten Turan, “Her türlü canlıya çiçeğinden böceğine kuşundan sokaktaki yalnız gezen bütün canlı varlıklarına verilen sözdür. İkrar her zaman için yapılması gereken ana kuraldır. ‘Öl ikrar verme öl ikrarından dönme’ derler Yolun düsturu budur. Tutabileceksen vereceksin, ikrarı yürüyebileceksen bu Yolda eyvallah diyeceksen, yoksa ileride bozulacak bir yerde yanlış yapılacak hiçbir sözü vermeyeceksin” dedi.

    “ALEVİ KIZILBAŞ YOLUNDA KİŞİNİN KENDİNİ SORGULATMASI HİÇBİR İNANÇTA YOKTUR”

    İkinci ana hizmetin ise verilen sözün ispatlanması olduğunu belirten Mehmet Turan Dede, şöyle devam etti:

    “Yaşadığın süre içinde ikrarının ispatını yerine getirmektir. Görgüden geçme hizmeti. Belli aralıklarla bağlı bulunduğu ocağın canlarıyla, talipleriyle, piri ile dedesiyle bir araya gelip kendi özünü dara çekmektir. Alevi Kızılbaş Yol düsturunun en önemli kurallarından bir tanesi de budur. Biz buna ölmeden önce ölmek deriz. Yani insan yaşarken can bedendeyken canların huzuruna dikilip beni nasıl biliyorsunuz diye sorgulanmasıdır, yargılanmasıdır. Bu görgü hizmeti bu yolun en önemli hizmetidir. Hiçbir inançta hiçbir inançsızlıkta yoktur. En son hizmet ise hem Yola hem ikrara bağlanmaktır. Görgülerden geçerek yaşam sürdükten sonra, Hakk’a yürüdükten sonra geride kalan canların yaptığı hizmettir.”

    “HÜSEYİN GAZİ METİN ALEVİ KIZILBAŞ YOLUNUN BAYRAĞINI HER YERDE TAŞIMASINI BİLEN BİR PİRDİ”

    Hüseyin Gazi Metin Dedenin hizmetlerine ve kişiliği ile ilgili bilgide paylaşan Şah Ahmet Sultan Ocağı dedelerinden Mehmet Turan, “Bir hizmet evladı bir Yol evladı, aynı zamanda bir Yol önderi, aynı zamanda pek çok toplum içerisinde hem ülke içinde hem ülke dışında Avustralya’sından Avrupa’nın pek çok yerine kadar Yol ve erkan hizmetini yürütmüş, Alevi Bektaşi Kızılbaş yolunun bayrağını her tarafta göğsünü gere gere sallamış, kelamları ile şiirleriyle hiçbir zaman hiçbir şekilde kimseden çekinmeden kendi Yol güzelliğini Yol içerisindeki aydınlığı, Yolun bütün insanlara olan sevgisiyle emeğin alın terinin yanında olduğunu münkire, münafığa, zalime ve zulme karşı duruşunu çekinmeden gösteren bir büyüğümüzdür” şeklinde ifade etti.

    12 hizmet tamamlandıktan sonra Zakir Süleyman Demir, Mustafa Sazcı ve İlyas Şimşek’in söylediği deyişlerin ardından lokma gülbengi ve lokmaların pay edilmesiyle dar cemi tamamlandı.

    Cebrail ARSLAN / ANTALYA

     

  • Hakan Erol Dede Dar Erkanı’nı anlattı: Hakk’a yürüyen can masum pak oluyor-VİDEO

    Hakan Erol Dede Dar Erkanı’nı anlattı: Hakk’a yürüyen can masum pak oluyor-VİDEO

    PİRHA- Dar Erkanı’yla ilgili bilgi veren Hakan Erol Dede, “Bir bebek dünyaya nasıl masum pak bir şekilde geliyorsa Hakk’a yürüyen canın ardından yapılan Dar Erkanı’yla da, Hakk’a yürüyen can bir masum pak olarak Hakk’la Hakk olmuş oluyor” dedi.

    Ankara’da, Hakk’a yürüyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) üyesi Birkan Sağlam’ın babası Alican Sağlam’ın Dardan İndirme Erkanı yürütüldü. Dar Cemi’ni Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede yürüttü. Erkanda Sağlam’ın aile fertleri dara kalkarak birbirine niyaz oldular. Erkanda ayrıca nefesler seslendirildi. Dar Cemi, dönülen semahların ardından lokmaların pay edilmesi ile sona erdi.

    Dar cemi ile ilgili bilgi veren Hakan Erol Dede PİRHA‘ya konuştu.

    “HAKKA YÜRÜYEN CAN DAR CEMİ İLE MASUM PAK OLARAK HAKLA HAK OLUYOR”

    Dar Cemi’nin Alevi yolunda, inancında yapılan cemlerden bir tanesi olduğunu belirten Hakan Erol Dede, şunları söyledi:

    “Bir can Hakk’a yürüdükten sonra, o toprağa sırlandıktan sonrasında bazı yörelerde aynı gün veyahut da üçüncü günü, yedinci günü gibi günlerde onu tanıyan yakınlarıyla birlikte bir cem kurulur. O ceme de diğer ikrar, görgü, müsahip cemlerinde olduğu gibi meydana bir çarşaf serilir, o bizim sorgu sual postumuzdur. O meydana Hakk’a yürüyen canın varsa müsahibi, yoksa yakınları meydana gelerek Hakk’a yürüyen cana beden olarak meydanda dururlar. Meydanda durdukları zaman hazırda bulunan canlardan Hakk’a yürüyen can adına rızalık isterler. Daha sonrasında onlar Hakk’a yürüyen canın adına vekil oldukları için, varsa bir rızalık verirler veyahut da arada bir müşkül durum varsa o çözülür.

    Dar erkanının maksadı kişi yaşamış olduğu zaman içerisinde iletişim halinde olduğu yakınlarıyla bir küskünlük, dargınlık olmuş olabilir, bir alacak davası olmuş olabilir ama bunu yaşarken yerine getirememişlerdir. Ama canın ardından yapılan bu dar erkanıyla, o kişinin üzerinde varsa bir hak o talep edilir ve yolun gereğince yerine getirilir. Alevi inancında da bizler yaşamış olduğumuz zaman içerisinde bu kul hakkı yani bizdeki karşılığıyla can hakkından cem meydanında, cem erenlerinin huzurunda bu hizmetimizi gerçekleştirmiş oluyoruz. Bu da şu demek oluyor, bir bebek dünyaya nasıl masum pak bir şekilde geliyorsa Hakk’a yürüyen canın ardından yapılan bu dar erkanıyla da bu Hakk’a yürüyen can da bir masum pak olarak Hak’la hak olmuş oluyor.”

    Buse Nehir DEMİR/PİRHA

     

  • Antalya’da Hakka yürüyen Battal Demir ve Abidin Yiğen için “Dar Cemi” yürütüldü-VDEO

    Antalya’da Hakka yürüyen Battal Demir ve Abidin Yiğen için “Dar Cemi” yürütüldü-VDEO

    PİRHA- Antalya’da bulunan Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Antalya Şubesi’nde Hakka yürüyen Battal Demir ve Abidin Yiğen için “Dar Cemi” yürütüldü.

    Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Antalya Şubesinde yapılan “Dar Cemi” Şah Ahmet Sultan Ocağı Yol Hizmetkârı Mehmet Turan Dede, Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit başkanı Gülçin Akça, Eşit Başkan Yol yürütücüsü Zakir Süleyman Demir, Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkarı Mustafa Sazcı, Zakir Hayri Aslanboğa ve Zakir Mehmel Ali Çağlak tarafında yürütüldü.

    Ceme çok sayıda can katıldı. Cemde helallik almak için meydana çıkan Battal Demir ve Abidin Yeğin’in kardeş çocukları dardan geçerek ikrar verdiler.

    Yapılan Dar ceminde Şah Ahmet Sultan Ocağı Yol Hizmetkârı Mehmet Turan dede yaptığı konuşmasında, şunlara yer verdi:

    “Hüdai baba ne diyor? Dost elinden bademiz var, muhabbetten gıdamız var, ölüm ölür biz ölmeyiz diyor. Biz burada muhabbet edeceğiz ki muhabbetten gıda almaya çalışacağız aldığımız gıdayla varmak istediğimiz hedefe yol alacağız. Hedefimiz ne? Olgunlaşmak. Muhabbetten gıda alarak dağarcığımızı artırmak, genişletmek öğrendiğimizi üzerine yenilerini katmak ama kattığımızı sadece kendimize saklamak değil, aktarabildiğimiz kadar gelecek nesillere çocuklarımıza ve onu hakikaten öğrenmek isteyenlere aktaracağız. Bunun sonunda varacağımız bir hedef var olgunlaşmak ve insanı kâmil olmak

    Taşa, toprağa, ağaca, yaprağa, çiçeğe, böceğe ve onlarla beraber yaşadığını düşünerekten onlara hiçbir hata getirmeyeceksin. Toprağı, suyu, havayı kirletmeyeceksin. Çünkü onları kirlettiğin anda yaşamına kendine kirlilik katmış olursun. Bunlar yolun ikrarıdır. Bunlara verilen söz ile bunlara sahip çıkacağım diye verilen söz ile insan insanlar yola ikrar verirler.”

    “Zonguldak Bartın’da karanlığı kazarken grizu patlamasıyla can verenlerin Hakk cümlesinin o güzel varlığına ışıklar versin, devirleri asan olsun dönüşleri ihsan olsun” diyen Turan dede, yaşananın katliam olduğunu belirtti.

    “Dar Cemi”nde  hizmetler görüldü, okunan deyişlerle birlikte semah dönüldü. Yürütülen cemin ardından lokmalar pay edildi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • ‘Cemler asık suratlı, hakikati sezinleyemeyen muhabbetler ile geçiyor’

    ‘Cemler asık suratlı, hakikati sezinleyemeyen muhabbetler ile geçiyor’

    PİRHA – Serçeşme Dergisi yazarlarından Güvenç Dal, Alevi geleneği içerisindeki ritüellerin kaybolabileceğine işaret ederek “Kendimizi pratik bir sürecin parçası kılmadığımız sürece günden güne dilimizden, gözlerimizden ve kulaklarımızdan içeri sızarak ‘bizi’ ‘biz’ yapan şeyden mahrum bırakana karşı mücadele etme şansına sahip değiliz” dedi.

    Serçeşme Dergisi yazarlarından Güvenç Dal, derginin ocak-şubat 2019 sayısı için Alevi inancı içerisindeki geleneklere dair bir yazı kaleme aldı. Ali’nin öğretideki yeri, yaratanın evrene yansıması ve cemin niteliği hakkında yazan Güvenç, “Ali’nin gelenek içerisinde oynadığı hayati rolü bilmenin bazen Ali’yi anlamak konusunda bizi farklı yerlere savurduğu doğrudur. Aklımızı ve vicdanımızı uzun zamandır seküler kodlara göre dizayn ettiğimizden beri Ali’nin Hz. Ali olarak cem salonlarında ‘seyirlik’ ve ‘seyirci’ pozisyonunun bizi bir şekilde pasivize ettiği de doğrudur” dedi.

    ALEVİ ÖĞRETİSİNDE ALİ’NİN ANLAMI

    Geleneksel Alevilik inancında “Ali’ye bakış” noktasına da değinen Güvenç, “İçkin kutsallıkta Ali’nin anlamı başka, Aşkın kutsallıkta Ali’nin anlamı başkadır öğretide. Ama her ikisinin de var olduğu, birinin bir diğerini dışlamadığı ve her birinin ayrı ayrı saf halde bulunamayacağını da unutmamak gerekir. Aleviliğin içerisinde bu aşkın ve içkin kutsallığa denk gelen vahdet-i vücut (varlığın birliği) ile vahdet-i mevcut (yaratanın yansıması) arasında ki farka da bakmak gerekir” dedi.

    Alevilik üzerine çalışmaları bulunan Prof. Dr. Ayhan Yalçınkaya’dan alıntı da yapan Güvenç Dal, sözlerine şu cümlelerle devam etti:

    “Sorunu karmaşıklaştıran vahdet-i vücut ile vahdet-i mevcut arasındaki farktır vahdet-i vücut anlayışına göre, her varlığın dışında ve üzerinde onu yaratan bir Allah vardır. Dünyada var olan her şey, Allah’ın sıfatlarının ortaya çıkışı, onun her şeyin üzerindeki gücünün belirişi olduğu için, onda birleşir, ondan vücut bulur. Oysa, vahdet-i vücuttaki varlık birliği, vahdet-i mevcut’ta varlıkların birliği anlamına gelir. Buna göre, Allah, varlıkların, doğanın, evrenin birliğidir, bütün var olanların birliğidir. Bu varoluşun başı ve sonu yoktur. Şu örnekle ikisi arasındaki ayrımı net olarak ortaya koyabiliriz: Vahdet-i vücut’a göre, “Şu varlık bir kalıptır. Hak onun ruhudur. Varlık ancak Hakk’la vardır.” Vahdet-i mevcut’a göre, “Hakk varlıktan ibarettir. Görünen ancak Hakk’tır.”

    “MEDET DİYEN KİŞİ KENDİSİNE ÇAĞRI ÇIKARTMAKTADIR”

    Ali’nin öğretideki yerinin simgesellikten öte anlamlar taşıdığını söyleyen Güvenç, “Allah, varlıkların çeşitlilik içindeki birliği ve sonsuzluğu anlamında Hakk adını alır ve Hakk Hz. Ali’de simgelenir” dedi. Güvenç, sözlerine şöyle devam etti:

     “Şöyle bir sonuca ulaşmak mümkün görünüyor: Alevilik içinde Allah, ilk elde mutlak bir kavramdır ama aşkın değildir. Mevcutçuluğun bakış açısından Ali, Hakk olarak alındığında, evren üzerinde hiçbir belirleyiciliğinin olmayacağı da baştan kabul edilmiş olur. O yalnızca evrenin mutlaklığını ifade etmektedir. Bu önemsiz gibi görünen nokta, aynı zamanda sıradan Alevi’nin ‘Medet Ya Ali!’ çağrısına da ışık tutmaktadır. Beklenti, dışarıdan bir kurtarıcının gelmesi değildir. Medet diyen kişi kendisine çağrı çıkartmaktadır. Çünkü belirleyicilik, hükmedicilik gibi nitelikler taşımayan Ali imgesi, Alevi için rahatça içine yerleşilebilecek bir imgedir. Bu imge üzerinden Alevi kişi kendini evrene katmakta, onunla özdeşleşmekte ve ona ait olmaktadır. Böylece, Ali mükemmel bir örnek olarak Alevi ile dünyanın arasına girmez; tersine, Alevinin dünyaya daha mükemmel bir biçimde nasıl katılabileceğini gösterir.”

    “CENNETE DÖNÜŞEN MEYDANIN KENDİSİDİR”

    Güvenç Dal, Alevi inancındaki gündelik söylemleri de ele alarak, Dar Cemi’nin önemine de vurgu yaptı. Dal’ın ilgili açıklaması şöyle:

    Örneğin, herhangi birisinin “ölümü” karşısında söylenen “devri daim olsun” “ışıklar içinde uyusun” ile “mekânı cennet olsun” “Allah yattığı yerde utandırmasın”ı örnek alabiliriz. Şöyle ki, mevcutçu bir bakış açısıyla “Mekânı cennet olsun” demek bir probleme de işaret eder. Mevcutçu anlayışa göre Hakk bizden gayrı olmadığından ve Hakk’tan gelip Hakk’a gittiğimizden, döngüsel bir zamanın yolculuğuna uğurladığımızın cenneti de cehennemi de buradadır. Bu yüzdendir ki Dar’dan indirme cemleri ile alacağı varsa alacağını, vereceği varsa vereceğini döker herkes meydana. O yüzden o meydanın kendisidir cennete dönüşen ve kişiyi utandırmayan…” 

    “NEFES ALMAKTA ZORLANIYOR ZAKİRLER”

    Alevi yurttaşların kendilerini sürece dâhil etmesi gerektiğine de değinen Güvenç Dal, “Cemler artık belli şekillerin dışında dönülemiyor” diyerek sözlerini şöyle noktaladı:

    “Biraz da bu yüzden asık suratlı, neşeden yoksun, cemi cümlesinin cümlesinde hakikati sezinleyemeyen muhabbetler ile geçiyor cemler, belli şekillerin dışında dönülemiyor semahlar, nefes almakta zorlanıyor zakirler.”

    (HABER MERKEZİ)