Etiket: datça

  • Datça’da Hıdırellez coşkusu: Hacetevi Tepesi’nde inanç ve kardeşlik buluşması-VİDEO

    Datça’da Hıdırellez coşkusu: Hacetevi Tepesi’nde inanç ve kardeşlik buluşması-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Datça Cemevi tarafından düzenlenen Hıdırellez etkinliği bu yıl da gerçekleşti. 6 Mayıs sabahı Hızırşah’ta buluşan insanlar asırlık gelenekleri yaşatmak ve dileklerini rüzgara bırakmak için Hacetevi Tepesi’ne yürüdü.

    İNANCIN VE UMUDUN KADİM ROTASI: HACETEVİ

    Hıdırellez’in doğa, insan ve inançla kurduğu kadim bağ, Datça’nın tarihi atmosferinde yeniden hayat buldu. Sabahın erken saatlerinde Hızırşah Kahvesi önünde bir araya gelen kitle, inancın, birliğin ve paylaşımın sembolü olan Hacetevi Tepesi’ne doğru yürüyüşe geçti. Yüzyıllardır dileklerin ve umutların taşındığı tepe, bu yıl da duaların merkezi oldu.

    “TAŞA ANLAM KATAN İNSANIN KALBİDİR”

    Tepeye varıldığında kurulan ortak sofrada lokmalar paylaşıldı. Etkinlikte konuşan Vakıf Başkanı Murat Yıldırım, 2010 yılından bu yana Hacetevi Tepesi’nin korunması için verilen mücadeleye değindi. Mekânın manevi derinliğini vurgulayan Yıldırım, “İnsan kalbinde inanırsa burada bir şey vardır; yoksa bu taşların tek başına ne anlamı olabilir ki…” diyerek, inancın mekânla kurduğu ilişkiye dikkat çekti.

    ZİYARET TEPELERİ VE ALEVİ İNANCI

    Etkinlikte, Alevi inancında ziyaret yerlerinin ve tepelerin önemi üzerine de paylaşımlar yapıldı. Eren Baba ve Abdal Musa gibi inanç önderlerinden örnekler verilerek, Datça’da Hızırşah Dergahı ile Hacetevi Tepesi’nin birbirini tamamlayan bir inanç bütünü olduğu ifade edildi. Ardından Mehmet Ali Yıldız tarafından okunan lokma duası, Alevi inancının özündeki rızalık ve birlik mesajlarını hem ana dilde hem de Türkçe olarak yankılattı.

    Etkinliğe katılan siyasi ve yerel temsilciler de Hıdırellez’in birleştirici gücüne vurgu yaptı:

    Önceki dönem meclis üyesi Can Canbey,  Datça’nın sadece bir yerleşim yeri değil, değerlerine sahip çıkılması gereken bir yaşam alanı olduğunu belirtti.

    26. dönem CHP Milletvekili Yakup Akkaya, Hıdırellez felsefesinin toplumsal barış için önemini vurgulayarak, HBVAKV Datça Cemevi’ne bu anlamlı buluşma için teşekkür etti.

    LOKMALAR RIZALIKLA PAYLAŞILDI

    Eşitliğin ve kardeşliğin simgesi olan lokmalar, hiçbir ayrım gözetmeksizin “Hakk lokması” olarak pay edildi. Aynı sofrada buluşan canlar, birliğin sıcaklığını paylaşırken; dileyenler geleneksel ritüellerle niyetlerini tuttu.

    Programın sonunda topluluk, bolluk, bereket ve dayanışma duygularıyla Hacetevi Tepesi’nden inişe geçti. Datça’da hafızalarda yer eden bu buluşma, kadim bir geleneğin geleceğe taşınmasıyla tamamlandı.

    HABER MERKEZİ

  • Datça’da Dersim için yüzleşme çağrısı: Hakikat açıklanmadan demokratikleşme olmaz!-VİDEO

    Datça’da Dersim için yüzleşme çağrısı: Hakikat açıklanmadan demokratikleşme olmaz!-VİDEO

    PİRHA-  Muğla’nın Datça ilçesinde yaşayan Dersimliler, 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu kararının yıl dönümünde ortak bir açıklama yaparak, Türkiye’nin demokratikleşme yolunun geçmişteki acılarla yüzleşmekten geçtiğini vurguladı. “4 Mayıs Kara Gün” dolayısıyla yapılan açıklamada, Dersim 38 Tertelesi’ne ilişkin devlet düzeyinde somut adımlar atılması talep edildi.

    “CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK İHTİYACI YÜZLEŞMEDİR”

    Datça’da yaşayan Dersimliler adına yapılan basın açıklamasında, bir toplumun gerçek anlamda demokratikleşebilmesi için kendi tarihindeki karanlık sayfalarla hesaplaşması gerektiği belirtildi. Cumhuriyet tarihinin ağır travmalarla dolu olduğu ifade edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Geçmişindeki acılarla yüzleşemeyen toplumların gerçek anlamda demokratikleşmesi mümkün değildir. 4 Mayıs 1937 tarihinde alınan kararın ardından Dersim halkı ağır bir yıkıma uğratılmış, yaşam alanları tahrip edilmiş ve taş üstünde taş bırakılmamıştır. Aradan geçen bir asra rağmen, bu trajedi hala yalnızca bir ‘isyan bastırma harekâtı’ olarak tanımlanmaktadır.”

    “ON BİNLERİN ARDILLARIYIZ HAKİKATLERİ İSTİYORUZ”

    1937-1938 yıllarında “kefensiz toprağa düşenlerin” mirasçıları olduklarını belirten Datçalı Dersimliler, hafızayı canlı tutma kararlılıklarını dile getirdi.

    Açıklamanın sonunda, adaletin sağlanması için şu somut adımların atılması istendi:

    “Tunceli Tenkil Harekâtı’nın resmi olarak soykırım olarak kabul edilmesi.

    Yaşanan büyük trajedi nedeniyle devletin Dersim halkından resmen özür dilemesi.

    15 Kasım’da idam edilen Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının kayıp olan mezar yerlerinin açıklanması.

    Topraklarından koparılan ve sürgüne gönderilen ailelerin listelerinin ve yer bilgilerinin şeffaf şekilde paylaşılması.”

    Datça’da yaşayan Dersimliler, bu talepler karşılık bulana ve “mağdur edilen halkların rızalığı” alınana kadar seslerini yükseltmeye devam edeceklerini belirterek açıklamalarını noktaladı.

    HABER MERKEZİ

  • 4 Mayıs’ta ‘Roce Şae’ anmaları!

    4 Mayıs’ta ‘Roce Şae’ anmaları!

    PİRHA- Dersimliler ve kurumları, 4 Mayıs anmalarına katılım çağrısında bulundu. 4 Mayıs akşamı Datça’daki anma 19.37’de Cumhuriyet Meydanı’nda yapılacak. İstanbul’daki anma ise Kadıköy Rıhtı’mında 19.37’de olacak. İzmir’de Karşıyaka İskele’de yapılacak anmanın saati 18:30 iken Dersim’de Pirler Meclisi tarafından 3 Mayıs akşamı cem erkanı yürütülecek. 

    4 Mayıs 1937, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karanlık olaylarından birisi olan Dersim 1938 Katliamı’nın yapılmasına karar verildiği gündür. 4 Mayıs, Dersimliler tarafından ‘Roce Şae’ – ‘Yas Günü’ olarak kabul edilmekte.

    Dersim’de 25 Aralık 1935 tarihinde 2884 Sayılı ‘Tunceli Vilayetinin İdaresi Hakkında Kanun’ çıkarıp Tedip ve Tenkil Harekâtı için zemin hazırlanmıştı.

    4 Mayıs 1937’de alınan Bakanlar Kurulu kararıyla da tarihin en kanlı katliamlarından biri Dersim’de gerçekleştirildi. 15 Kasım 1937’de Pir Seyit Rıza, oğlu ve tüm yol arkadaşları Elazığ’da kurulan bir mahkeme tarafından asıldı. Resmi rakamlara göre 13 bin kişinin öldürüldüğü Dersim’de, yerel kaynaklarca 50 binin üzerinde insanın katledildiği, on binlercesinin de yurtlarından sürüldüğü aktarılıyor.

    Dersimliler ve kurumları bulundukları Türkiye’nin ve dünyanın bir çok merkezinde 4 Mayıs’ta açıklamalar ve anmalar düzenliyor.

    Datça’daki anma 4 Mayıs akşamı 19.37’de Cumhuriyet Meydanı’nda yapılacak.

    İstanbul’daki anma ise Kadıköy Rıhtı’mında 4 Mayıs akşamı 19.37’de olacak.

    Dersim’de Pirler Meclisi tarafından 3 Mayıs akşamı cem erkanı yürütülecek.

    İzmir’de Karşıyaka İskele’de 4 Mayıs günü yapılacak anmanın saati 18:30.

    (HABER MERKEZİ) 

  • Gağand Bayramı Datça’da kutlandı!

    Gağand Bayramı Datça’da kutlandı!

    PİRHA- Gağand coşkusu sürerken, bir kutlama da Muğla’nın Datça ilçesinde gerçekleştirildi. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi’nde yapılan kutlamada, lokmalar pay edildi. 

    Halklar, kadim bir gelenek olan ‘Gağand Bayramı’nı karşılamaya devam ediyor. Anadolu halklarınca kutlanan ve yeni yılın karşılandığı Gağand Bayramı, Aralık ayının ortalarında başlıyor, Ocak ayının ortalarına kadar devam ediyor.

    Her ne kadar Dersim ve Koçgiri bölgelerinde yoğun olarak kutlansa da, Gagand olarak anılan yeni yıl karşılama dönemi, Datça’da anlamlı bir buluşmayla karşılandı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi’nde gerçekleştirilen etkinlikte; Gağand geleneğine uygun olarak Şir -Babiko hazırlandı. Hazırlana lokmalar yurttaşlarla paylaşıldı.

    Kutlamada eski yıl geride bırakılırken, yeni yıl için barışa vesile olması istendi.

    PİRHA/MUĞLA

     

  • HBVAKV Datça Şubesi Cemevi, Maraş Katliamı’nın 45. Yıldönümünde anma düzenledi

    HBVAKV Datça Şubesi Cemevi, Maraş Katliamı’nın 45. Yıldönümünde anma düzenledi

    PİRHA -Maraş Katliamı nedeniyle HBVAKV Datça Şubesi Cemevi, Maraş Katliamı’nın 45. Yıldönümünde Datça Demokrasi Evinde anma gerçekleştirildi. Yapılan anmada katliamı yapan sanıkların bilerek ve isteyerek ortaya çıkarılmadığı belirtilerek, katliamı planlayanların Özel Harp Dairesi ile devlet içinde yuvalanmış çetelerin olduğu belirtildi.

    19 Aralık 1978 tarihinde gerçekleşen Maraş katliamı nedeniyle Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Datça Şubesi Cemevi, Maraş Katliamının 45. yıldönümünde Datça Demokrasi Evi’nde anma gerçekleştirildi. HBVAKV Datça Şubesi Cemevi Başkanı Murat Yıldırım’ın açılış konuşmasının ardından basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklaması metnini HBVAKV Yönetim Kurulu adına Üyesi Aygül Yıldırım okudu.

    19 Aralık 1978 tarihinde gerçekleşen ve 1 hafta süren katliamın insanlık tarihinin en kara günlerinden biri olduğunu belirtilen açıklamada,” Maraş Katliamının 45.yılında katledilen canlarımızı bir kez daha anıyor ve anıları önünde saygı ile eğiliyoruz” denildi.

    “MARAŞ KATLİAMINI PLANLAYANLAR ÖZEL HARP DAİRESİ VE DERİN GÜÇLERDİR”

    Açıklamada, resmi rakamlara göre 120 kişinin katledildiği katliamda, gerçek sayının çok daha fazla olduğu vurgulanarak” Yaşanan bu katliam, basit bir “Alevi-Sünni” düşmanlığı ile açıklanamayacak kadar ciddi nedenleri ve derin sonuçları olan bir katliamdır. Maraş Katliamı noktasına, virgülüne kadar hesaplanmış, planlı ve örgütlü bir saldırıydı. Katliamın her bir evresi ve olası sonuçları en ince ayrıntılarına kadar hesaplanmış ve özel harp dairesi ile devlet içinde yuvalanmış çetelerin bizzat rol oynadığı bir katliamdı.

    45 yıl boyunca katliamın arkasındaki güçlerin açığa çıkartılmadığı katliamda bizzat rol oynayan kurum ve tetikçiler açığa çıkarılmamış ve katliam tüm yönleri ile aydınlatılmamıştır. Tersine birçok sorumlu ve tetikçiye devlet kademelerinde çeşitli görevler verilmiş veya siyasette yükselip, milletvekili yapılarak ödüllendirilmişlerdir” ifadelerine yer verildi.

    “MARAŞ KATLİAMININ SANIKLARI ORTAYA ÇIKARILMADI”

    Yıldırım’ın okuduğu metinde, Maraş Katliamının sorumlularının bilerek ve isteyerek ortaya çıkartılmadığı belirtilirken, “Çorum, Sivas, Madımak, Gazi, Gezi, Suruç, Roboski, Cezaevleri, Soma, Amasra ve adını sayamadığımız binlerce katliam ve cinayetin işlenmesine de cesaret vermiştir. Nihayetinde de bu saydığımız hiçbir katliamla, faili meçhul cinayetlerle, siyasi suikastlarla hesaplaşılmamıştır. Gelinen aşamada da siyasal iktidarın böyle bir niyeti de yoktur.  Gelinen aşamada hakkını arayanlara ve adalet isteyenlere yönelik, yok etme ve öldürme arzusunun, insanlık dışı bir hırsla devam ettiği topraklarda yaşıyoruz.

    “ALEVİLER; LAİK, DEMOKRATİK, ÖZGÜR BİR ÜLKEDE EŞİT BİR ŞEKİLDE YAŞAMAK İSTİYOR”

    Biz Aleviler olarak, Laik, demokratik, özgür bir ülkede herkesin eşit haklarla, eşit koşullarda, barış içinde, birlikte, bir arada yaşama iradesinden ve inadından vazgeçmeyeceğiz. Cumhuriyeti Devleti geçmişiyle, tarihiyle, katliamlarla yüzleşmek zorundadır. Bu yüzleşme gerçekleşmeden bu ülkeye demokrasi asla gelmeyecektir. Demokrasinin olmadığı bir yerde, barıştan, özgürlüklerden ve en önemlisi yaşam hakkından ve hatta ekmek ve aştan bahsetmek te mümkün olmayacaktır” diye eklendi.

    Cemevinde, Zakir İnci Kement tarafından okunan lokma duasının ardından gelen misafirlerle lokmalar paylaşıldı. Siyasi partilerin başkanları, temsilcileri, kadın kolları, STK temsilcileri ve vatandaşların katıldığı etkinlik barış dilekleriyle sona erdi.

    PİRHA/DATÇA

  • HBVAKV Datça Cemevi, Pir Sultan Abdal anma etkinliği gerçekleştirdi

    HBVAKV Datça Cemevi, Pir Sultan Abdal anma etkinliği gerçekleştirdi

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi/Cemevi, Hızırşah Kültür Evi’nde Pir Sultan Abdal’ı anma etkinliği gerçekleştirdi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi, Pir Sultan Abdal’ı andı.

    Hızırşah Kültür Evi’nde yapılan etkinliğe, Datça Kaymakamı Murat Atıcı, Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar, Datça CHP İlçe Başkanı Aytaç Kurt ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Hızırşah Kültür Evi’nin bahçesinde verilen kokteylin ardından Ankara Devlet Konservatuarı sanatçısı Şefik Taşpınar, Pir Sultan Abdal ile ilgili sunum yaptı. Ardından Cihan Yıldız, Özcan Parlaktaş, Mahir Mak ve Zeki Şimşek’in çalıp söylediği günün anlamıyla ilgili ezgi ve türkülerle etkinlik sona erdi.

    PİRHA/DATÇA

     

     

  • ‘Bulguru, narı, fındığı belediyeden, böyle aşure mi olur, dalga mı geçiyorsunuz?’- VİDEO

    ‘Bulguru, narı, fındığı belediyeden, böyle aşure mi olur, dalga mı geçiyorsunuz?’- VİDEO

    PİRHA- Geçen ay Datça’da düzenlenen Hızırşah Festivali’ndeki panelde konuşan Prof. Dr. Ayhan Yalçınkaya, “Birlikte yaşamak istiyorsak, siyasal ve yerel iktidarlarla bağımızı yavaş yavaş keseceğiz. Örneğin Alevi hareketi birlikte yaşamak istiyor mu, aşuresini kendi kaynatmayı öğrenecek. Bulguru belediyeden, nohuttu fasulyesi belediyeden, narı, fındığı belediyeden, böyle aşure mi olur dalga mı geçiyorsunuz?” dedi. 

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi tarafından geçen ay 13’üncüsü düzenlenen Hızırşah Festivali’nde ‘Birlikte Nasıl Yaşarız’ paneline konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Ayhan Yalçınkaya, önemli mesajlar vermişti.

    “DEVLET YOKKEN TÜRK ULUSU DİYE BİR ŞEY YOKTU”

    Yalçınkaya, ulus dediğimiz kavramı devlet yaratır, uluslar devletleri yaratmaz. Türk Devleti, Türk Ulusu’nun siyasal iradesi ve tekelci şirket koludur ve Türk Ulusu’nu yaratan doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Bu devlet yokken Türk Ulus’u diye bir şey yoktu. Türk Milleti’nden etnik olarak söz edebilirsiniz ama etnik olarak ulustan söz edemezsiniz” dedi.

    “ALPARSLAN 1071 YILINDA ANADOLU’YA GELDİĞİNDE TÜRK ULUSU DİYE BİR ŞEY YOKTU

    “Ulus siyasi bir şeydir, Alparslan 1071’de Anadolu’ya girdiğinde Türk Ulusu diye bir şey yoktu” diyen Yalçınkaya,”Anadolu’ya giren Türk Ulus’u değildi. Kaldı ki dervişler Alparslan’dan çok önce girmişti zaten. Bu devletin uydurması, bunu devlet yaratıyor” ifadelerini kullandı.

    Yalçınkaya,“Ulus yaratmak için o hikayeleri kuran, devlet. Biz öncelikle bu hikâyeye karşı mesafemizi alacağız ve devleti güçlü olmaya zorlayacağız ama geçmiş referanslarla değil, Atatürkçü referanslarla bu işi yapamayız. İttihatçı referanslarla hiç yapamayız, ülkemiz elden gidiyor çığlıklarıyla hiç yapamayız” diye belirtti.

    Ülkenin çoktan elden gittiğini, sadece bizim değil herkesin ülkesinin elden gittiğinin altını özellikle çizen Yalçınkaya, “Çünkü küresel ekonomi çağındayız. ABD’li şirketlerin %50’si Çin ve Japonya’nın elinde. ABD’de derken ne sanıyorsunuz. Çin ve Japonların elinde. Bunlar sadece bizi geçmişte tutuyor” dedi.

    “TEK VAZGEÇMEYECEĞİMİZ İLKE LAİKLİK”

    “Daha da önemli şey mevcut devlet, bizi belirli bir dini forma zorladığı için cemaatçi örgütlenme üzerinden birleştirmek istiyor” diyen Yalçınkaya, sözlerini söyle sürdürdü:

    “Bunu baştan reddedeceğiz. Geçmişe dair vazgeçemeyeceğimiz tek bir ilke var ve o ilkenin evrensel olduğunu bu ilkeyi siyasal programının en başına koymayan hiç kimsenin suratına bakmayacağız. Kim laikliği ciddiye almıyorsa, dalga geçiyorsa, Kemal Kılıçdaroğlu gibiler dahil, kim 3 kuruşa koltuk sevdasına laikliği satıyorsa onunla işiniz olmayacak.”

    “BİRLİKTE YAŞAMAK İSTİYORSAK, İKTİDARLARLA İLİŞKİMİZİ KESECEĞİZ

    “Birlikte yaşamak istiyorsak, siyasal ve yerel iktidarlarla bağımızı yavaş yavaş keseceğiz” diyen Yalçınkaya, “Asıl bizi engelleyen bunlar. Örneğin Alevi hareketi birlikte yaşamak istiyor mu, aşuresini kendi kaynatmayı öğrenecek. Bulguru belediyeden, nohuttu fasulyesi belediyeden, narı, fındığı belediyeden böyle aşure mi olur dalga mı geçiyorsunuz?”diye ekledi.

    “HANGİ YÜZLE KERBELA İÇİN AĞLIYORSUNUZ?”

    Prof. Dr. Ayhan Yalçınkaya, “Etkinlik yapıyor yol parası belediyeden, otel belediyeden o zaman örgütü belediyeye verin” diyerek şöyle devam etti:

    “Siz belediyeye bu şekilde kendinizi teslim ettiğiniz sürece Belediye Başkanı da çıkar, Tanju Özcan gibi, ‘göçmenlere su vermiyorum’ der, haklı. Siz onun suç ortağısınız. Çünkü göçmenlere su vermeyen Tanju Özcan, size su veriyor sonra siz, Kerbela için ağlıyorsunuz. Hangi yüzle, hangi yüzle.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • ‘Okullara imam atanmasına, dini eğitime karşı birlikte mücadele edelim’-VİDEO

    ‘Okullara imam atanmasına, dini eğitime karşı birlikte mücadele edelim’-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Datça Şube Başkanı Bilge Altun, okullara imam atanmasının sadece Alevilerin sorunu olmadığını, bunun bütün toplumu ilgilendirdiğini söyledi. Altun, okullara imam atanmasına karşı herkesin birlikte mücadele etmesi gerektiğini kaydetti. 

    AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak arttı.

    Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından imzalanan, “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES)” kapsamında okullara “manevi danışmanlık” hizmeti adı altında imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve kuran kursu öğreticisi atanıyor. İlk olarak Eskişehir ve İzmir’de okullara atamalar yapılırken, proje kapsamında tüm illere buna benzer atamaların yapılması planlanıyor.

    Projeye eğitimciler, veliler ve demokratik kamuoyu tepki gösteriyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Datça Şube Başkanı Bilge Altun, okullara imam atanmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “BİRLİKTE MÜCADELE ETMEK GEREKİR”

    Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın birlikte yaptığı ÇEDES projesinin tamamen fiyasko bir proje olduğunu ifade eden Altun, “Bu projeye karşı Alevilerin, sosyal demokrat, sol, sosyalist insanlarla birlikte mücadele etmesi gerekir” dedi.

    “ALEVİLER HER ZAMAN HAKSIZLIĞIN KARŞISINDA”

    Aleviler olarak her zaman haksızlığın karşısında olduklarının altını çizen Altun, “Bu projenin de karşısında olacağız. Bu bütün toplumu ilgilendiriyor, buna birilerinin önderlik yapması gerekiyor. Aleviler olarak biz önderlik yapıyoruz ve yanımızda da her zaman olduğu gibi en önde Eğitim Sen’i görmek istiyoruz. Solcuyum, sosyal demokratım diyen bütün insanları yanımızda istiyoruz ve birlikte mücadele etmemiz gerekiyor” şeklinde ifade etti.

    “DEVLET KULAK TIKIYOR”

    Bilge Altun sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Datça’da meydanda basın açıklaması ve oturma eylemi yaptık, halk çok iyi destek verdi. Bunun yanlış olduğunu herkes biliyor. Ama devlet buna kulak tıkıyor, ‘ben yaptım oldu’ hesabı yapıyor. Benim çocuğum en iyi şekilde okusun. Çocuklarımızın dini eğitim almasını istemiyorsak, çocuklarımızı imam hatip okullarında okutmayalım. Yani bu tür eğitim olacaksa ben çocuğumu okula göndermem.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

    İLGİLİ HABERLER:
    > Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > ‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > ‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > ‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > ‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’
    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO
    > ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO
    > ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmek amaçlanıyor’- VİDEO
    >‘Okullara imam atanması asimilasyondur, değerleri deforme eder’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevi inancını katleder; çocuklarınıza inancımızı öğretin’-VİDEO

    > ‘Kamusal alan okullar yoluyla dincileştiriliyor; tarikatlar eleman yetiştiriyor’ -VİDEO

  • HBVAKV Şube Başkanı Murat Yıldırım: İnancımızı kimse tarif etmesin-VİDEO

    HBVAKV Şube Başkanı Murat Yıldırım: İnancımızı kimse tarif etmesin-VİDEO

    PİRHA –Hızırşah Etkinlikleri’nde konuşan HBVAKV Şube Başkanı Murat Yıldırım, Alevi inancına yönelik baskılara işaret etti. Yıldırım, “İnancımızı kimse tarif etmesin. Bizler bu ülkede Alevi yurttaşları olarak diyoruz ki her kademede eşit olalım” diye konuştu.

    Datça ilçesinde süren 13. Hızırşah Anma Etkinliklerinin 2. gününde de ilgi bir hayli yoğun oldu. Hızır Şah Dergahının bulunduğu alanda yapılan etkinliğe Baba Mansur Ocağı dedesi Veli Gülsoy, Kağıthane Nurtepe Cemevi Başkanı Baba Mansur Ocağı dedesi Zeynel Şahan ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “HER KADEMEDE EŞİT OLALIM”

    Anma etkinliğinde söz alan Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Şube Başkanı Murat Yıldırım, “Eşit yurttaşlık” vurgusu yaparak şunları söyledi:

    “Hoşgörüyü, sevgiyi, paylaşmayı unuttuk. Bizler, hoşgörünün, sevginin, paylaşmanın, birlikte yaşamanın koşullarını çoğaltmalıyız ki ülkemizde insanlığımız da güzel olsun. Hoşgörü, paylaşım olmayan bir yerde ötekileştirme ile hiçbir yere varılmaz. Bizler bu ülkede Alevi yurttaşları olarak diyoruz ki ‘Eşit olalım. Her şeyde eşit olalım. İnanç boyutunda eşit olalım, işe alınırken eşit olalım; yani her kademede eşit olalım. Herkes bizim inancımızı tarif ediyor ama biz hiç kimsenin inancını tarif etmiyoruz.

    Burası Hızırşah Dergâhı. Keşke eski haliyle kalsaydı. Burayı kaçak olarak tadilat yaptılar. Burada 700 senelik mermer eşiği vardı, götürdüler. İçeride çömlek vardı, ‘tebriye’ diyorlardı onu götürdüler. Dergâhın arka tarafında 8 metre uzunluğunda 1.5 metre yüksekliğinde 60 santim genişliğinde bir sütun vardı, hepsi kayboldu. 8 ay önce bunların hepsi kaçak olarak camiye dönüştürüldü. Bu toplumun gözü önünde oldu. Biz bunları savcılığa, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdık ancak bir sonuç alamadık. Yani kendi kültürümüzü, tarihimizi kendi elimizle yok ediyoruz. Bu tarihi gelecek nesillere bırakmalıyız.

    “BURASI ALEVİ BEKTAŞ’İ DERGAHIYMIŞ”

    Hızırşah Aleviler için çok önemli ama Hızırşah köyünde yaşayanlara Alevi demiyoruz ama burası 1300’lerde varmış ve burası Alevi Bektaş’i dergahıymış. Alevi Bektaşi dergahlarına o dönemde Osmanlı orduları gelir, konaklar, yer, içer gidermiş. Hacı Bektaş, Abdal Musa, Seyitgazi, bunlar hepsi yol kenarlarında kurulan dergâhlardır.

    Muğla valimiz dedi ki ‘Milas’ta kazı yapıyoruz, buraya da bir kazı yapalım gün yüzüne çıkaralım’… Halen bir sonuç alamadık!

    Biz kimseyi ötekileştirmeyiz, kimsenin inancına karışmayız ama bizim inancımızı da kimse tarif etmesin. Biz de artık Türkiye Cumhuriyeti’nde yasal bir şekilde; yani camiler nasıl yaşıyorsa bizim de dergahlarımız yaşasın, öyle bir hakkımızın olması lazım. Bu dergahlarımızda gönüllülük esasına dayalı, herkes gönlünden geldiği gibi hizmet eder, gönlünce çalışır, her lokmamızı birlikte yapar, paylaşırız. Paylaşım güzeldir.”

    “BİR LEVHA DİKMİYORLAR”

    Araştırmacı Yazar İbrahim Afatoğlu ise yaptığı konuşmada Alevi-Bektaşi kültürünün korunması gerektiği vurgusunu yaptı. Afatoğlu, yerel yönetimlerin, inanç merkezlerine yönelik özensiz davrandığını söyleyerek şöyle devam etti:

    “Bizim bölgemiz Alevi Bektaşi bölgesidir. Onun için Denizli bölgesinde Hacı Bektaş Veli’nin en önemli dervişi olan İsmail Sultan Kazak Abdal, Yatağan Baba, Karacaahmet, Koyun Baba gibi büyük Alevi Bektaşi önderleri, dervişlerinin mezarları var. Tabii inanç turizmi gereğince Anadolu’nun tamamından bu bölgeye gezmeye gelinmektedir. Belediye başkanlığı bizdeyken sözümüz geçiyordu ama şimdi belediye başkanlığından ayrılınca sözümüz geçmiyor. Tekelerin olduğu bölgelere dahi bir levha dikmiyorlar. Büyükşehir belediye başkanına ‘şuraya bir levha dikin’ dedim, hala dikilmedi. Oralara bir levha dikseler herkes gidip görecek. Bir inanç turizmi olacak orası. Alevi Bektaşi kültürüne sahip çıkmamız gerekiyor. Ben aslında Sünni gelenekten gelen birisiyim ama bu kültürün yaşaması gerekiyor.”

    “ERENLER, ORTAK MEDENİYETİMİZİN TEMEL TAŞLARIDIR”

    Marmaris Kaymakamı Ertuğ Şevket Aksoy ise, yapılan etkinliği önemsediğini belirterek “Hangi inançtan, hangi mezhepten, hangi kimlikten, hangi etnik gruptan, hangi dinden olursa olsun bu ülkede yaşayan ayrı ayrı her bir vatandaşın üzerinde mutlaka Hacı Bektaş Veli’lerin, Toptuk Emre’nin, Yunus Emre’lerin yarattığı toplumsal kültürün etkisi, bir izi vardır. Hacı Bektaş Veli’nin kültüründen etkilenmiş olmanız için Alevi-Bektaşi olmanıza da gerek yok aslında. Çünkü bu erenler, bizim ortak medeniyetimizin, kültürümüzün temel taşlarıdır. Bu etkinlikleri birlikteliğimizi, hoşgörümüzü, sevgiyi bir kez daha gündeme getirmesi açısından da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bizim bu tarihsel gerçeği bir kez daha hatırlamamıza vesile oluyor o açıdan çok önemli.”

    Konuşmalar ardından Baba Mansur Ocağı dedelerinden Veli Gülsoy, gülbeng okudu. Lokmaların paylaşılması ardından etkinlik son buldu.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda Muharrem Cemi yürütüldü- VİDEO

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda Muharrem Cemi yürütüldü- VİDEO

    PİRHA- Muharrem ayı dolayısıyla Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesinde Muharrem Cemi yapıldı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesinde yapılan cem erkanına Baba Mansur ocağı dedesi Veli Gülsoy, Kağıthane Nurtepe Cemevi Başkanı Baba Mansur ocağı dedesi Zeynel Şahan ve Baba Mansur ocağı mensubu Zakir Gökhan Erol katıldı.

    Yürütülen Muharrem ceminde Baba Mansur ocağı dedelerinden Veli Gülsoy, yaptığı konuşmada “Aşure hem tatlıdır hem de çok bereketlidir, bitmez. Çünkü onda hak sevgisi, hakkın duası vardır. Cenab-ı hak cümlemizin lokmalarını kabul etsin” dedi.

    12 Rakamının çok önemli olduğuna vurgu yapan Dede Gülsoy, “Hakk bir yerde 12 Muharremdir, bir yerde 12 imamdır, sene 12 aydır, Muharrem 12 gündür, gökkuşağı 12 renktir. Demek ki her şeyin başında 12 vardır. Bu ayda Allah rızası için Muharrem orucu tutuyoruz. Çünkü Muharrem orucu kişiye tutulmaz Allah rızasına tutulur. Dolayısıyla bu yası çekerken mecburen zevk-i sefadan mutlaka kaçınalım. Hala da duyuyoruz düğünler var, sünnetler var, eğlenceler var. Olmaması lazım” ifadelerini kullandı.

    Aşure lokmalarının Kerbela’da sağ kurtulan İmam Hüseyin’in oğlu İmam Zeynep Abiden için tutulduğunu belirten Gülsoy, konuşmasını şu cümlelerle tamamladı:

    “Çok şükür ettik ne mutlu ki İmam Zeynel Abiden hayatta kaldı ve ehlibeytin kesilmedi, evladı resul cihanda baki kaldı.  Onun için de şükür ettik kurban kestik, aşure lokması yaptık. Lokmanız Kerbela lokması olsun. İmam Zeynel Abidin aşkına yapılan lokma olsun, Sırat köprüsü de hepinizin kılavuzu olsun, Allah kimsenin emeğini zayi etmesin”

    Muharrem ceminde gülbenglerin okunmasının ardından semahlar dönüldü. Çerağların sırlanması ile lokmalar pay edildi.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA 

  • 13. Hızırşah Etkinlikleri Hacatevi Tepesi’ni ziyaretle başladı-VİDEO

    13. Hızırşah Etkinlikleri Hacatevi Tepesi’ni ziyaretle başladı-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi’nin organize ettiği Hızırşah Etkinlikleri Hacatevi Tepesi’nin ziyareti ile başladı. Vakfın Datça Şube Başkanı Murat Yıldırım, “Hızırşah’ı Türkiye’ye ve dünyaya elimizden geldiğince tanıtmaya çalışıyoruz” dedi.  

     

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Datça Şubesi Cemevi’nin, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Datça Belediyesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla gerçekleştirdiği Hızırşah Etkinlikleri başladı. Etkinlik, ilk gününde geleneksel olarak yapılan Hacatevi Tepesi’nin ziyareti ile başladı. 

    Ziyarete Gazi Cemevi dedelerinden Veli Gülsoy Hacı Bektaş Veli Datça Şubesi üyesi ve  yurttaşlar katıldı. Dede Veli Gürsoy Hacetevi Tepesi’ne çıkarken mola yerinde bir konuşma yaptı. Gülsoy, 10 yıl önce bu ziyarete geldiğini söyleyerek, “Kötülük hep Muaviye’nin, iyilik ise alimin işidir. Cemlerde mersiyelerde Yezid’e lanet okuyoruz. Lanet herhangi bir topluma, bir millete veya kavme ait değildir. Bu tamamen kötülüğedir. Demek ki kötülüğün adı Yezit, iyiliğin adı Hüseyin’dir. Bizim Yolumuz ikrardır, hak yoludur, hakikat yoludur; Hakk, Muhammed, Ali yoludur ve tabii rıza yoludur. Rıza haktır onun için bunu talipler çok iyi bilsinler. Eğer bir insan bir insan hakkını yemişse bizim cemimize giremez. Bu lokmalar gelirken yolda insanlar katar olur, dara dururlar. Pirler de dua verirler, güzel bacılarımızın darı Hazreti Fadime’nin darıdır” dedi. Sonrasında gülbenkler ile lokmalar paylaşıldı, Hacı Bektaş Veli Datça Cemevi’nde kahvaltı yapıldı.

    “HIZIRŞAH’I VE KÜLTÜRÜMÜZÜ TANITMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şube Başkanı Murat Yıldırım konuşmasında, uzun yıllardır bu etkinliğe dair çaba harcadıklarını ve kültürü korumaya çalıştıklarını belirterek, “Hacı Bektaş Vakfı olarak bu ülkeden dergahlarımızın yok olmaması için elimizden geldiği kadar uğraşıyoruz, ilgileniyoruz. Bu ziyaretimiz olan Hızırşah’ı Türkiye’ye ve dünyaya elimizden geldiğince tanıtmaya çalışıyoruz” dedi

    “İBADET ÖZGÜRLÜĞÜNÜ DEVLET SAĞMAK ZORUNDA”

    Hızırşah Etkinlikleri’ne katılan Gelecek Partisi Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, Datça Cemevi Başkanı Murat Yıldırım’ın daveti üzerine Hızırşah Tepesi’ne geldiğini kaydederek şunları söyledi:

    “Bu kültüre yabancı değilim. Herkes inancını özgür bir şekilde yaşayarak, nerede ibadet yapmak istiyorsa orada o imkanı devlet sağlamak zorundadır. Devlet herkese eşit mesafede olmalıdır. Ama maalesef bir hükümet Türkiye’de kendisini devlet yerine koyuyor ve de benim gibi olacaksınız diyor, bana benzeyeceksiniz diyor. Biz kimseye benzemek istemiyoruz. Kendimize kendimiz olmak istiyoruz. Bu kültürü kültürel değerlerimizi, Hızırşah gibi, Hacı Bektaş Veli gibi bunları koruyacağız, Yunuslara sahip çıkacağız. Hacı Bektaşlara, Pir Sultan Abdal’a sahip çıkacağız. Hepsi bizim değerlerimiz. Farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak kabul etmemiz lazım.”

    CEME YAPILACAK

    Hızırşah Etkinlikleri, Hacıbektaş Veli Datça Şubesi’nde saat 21.00’de Veli Gülsoy’un yürüteceği cem ile devam edecek. Sonraki günlerde halk müziği konserleri, paneller, öykü-şiir yarışması ödül töreni, lokma paylaşımı gibi birçok etkinlik yapılacak.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • Sivas Madımak’ta katledilenler Datça’da anıldı-VİDEO

    Sivas Madımak’ta katledilenler Datça’da anıldı-VİDEO

    PİRHA- -Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler, katliamın 30. yıl dönümünde Datça’da anıldı. Yapılan açıklamada, “Madımak davasına sahip çıkmak ülkeyi Orta Doğu bataklığına sürükleyen karanlık zihniyete karşı çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmaktır” denildi.

    Sivas’ta radikal dincilerin ve faşistlerin yaptığı Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler, katliamın 30. yıl dönümünde Datça’da anıldı. Yapılan açıklamada, katliamlarla yüzleşilmesi ve hesap verilmesi talebi yinelendi.

    Datça’da Alevi kurum temsilcileri ve Datça Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla Datça Demokrasi Evi’nde yapılan anmaya, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri, CHP ve HDP Datça ilçe başkanları ve yöneticileri katıldı.

    Anmada ortak basın metnini Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Datça Şube üyesi Gülen Yıldırım okudu.

    Yıldırım, “Aradan geçen bunca zamana rağmen, Devlet tıpkı diğer katliamlarda olduğu gibi 2 Temmuz ile de yüzleşmemiştir. Bu katliamın arkasındaki karanlık odakları açığa çıkarmak ve başta yaşamını yitirenlerin aileleri olmak üzere milyonlarca Alevinin adalete olan güvenini sağlamak devletin görevidir. Ayrıca altını çizerek belirtelim ki bizim açımızdan yüzleşmek, devletin kendisiyle de hesaplaşması anlamı taşımaktadır” dedi.

    MADIMAK 30 YILDIR YANIYOR”

    Açıklamaya şöyle devam edildi:

    “2 Temmuz 1993 günü Türkiye Cumhuriyeti devletinin zaten bozuk olan demokrasi sicilinde bir kırılma noktasıdır. Hatırlayalım, oteli kuşatan güruh ‘’Kahrolsun Laiklik, Cumhuriyet burada kuruldu burada yıkılacak’’ diye bağırırken, güvenlik güçleri sadece izliyordu. Yani aslında Madımak’ta bizimle birlikte laikliği de yaktılar. Eğer gerçek bir yüzleşme yaşanacaksa, özellikle 1993 yılında Sivas ve civar illerdeki istihbarat ve güvenlik şefleri sorgulanmalı ve katliamın arkasındaki odaklar açığa çıkarılmalıdır.

    “İNSANLIĞA KARŞI İŞLENEN SUÇLARDA ZAMANAŞIMI OLMAZ”

    Madımak davasına sahip çıkmak, ülkeyi Orta Doğu bataklığına sürükleyen karanlık zihniyete karşı çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmaktır. Kadına yönelik her türlü şiddete karşı çıkmaktır. Örgütlü kötülüğe karşı iyiliği yaşatmaktır. 30. yılında zamanaşımına uğratılmak istenen Madımak Katliamı Davası insanlığa karşı işlenmiş bir suçun davasıdır. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı olmaz.

    Şeriat demek, kadın cinayetleri ve çocuk gelinlerin yasal güvenceye alınması demektir. Şeriat demek kan ve gözyaşı demektir, milyonlarca insanın nefessiz bırakılması demektir.

    Ülkede demokrasi, eşitlik ve adalet taleplerinde bulunan herkes düşman ve terörist ilan edilmektedir. Adeta, ‘’halinize şükredin ve susun…’’ denilerek açlığın kader, itirazın suç olduğuna inanmamız istenmektedir.”

    PİRHA/DATÇA

     

  • PSAKD Datça Şubesi yönetimi: Baskıcı rejimi değiştirmek için elimizden ne geliyorsa yapacağız-VİDEO

    PSAKD Datça Şubesi yönetimi: Baskıcı rejimi değiştirmek için elimizden ne geliyorsa yapacağız-VİDEO

    PİRHA – PSAKD Datça Şube Yönetim Kurulu üyeleri, gençlere ve kadınlara yönelik çalışmalar yapacaklarını belirterek, “Gerici bir yönetimle karşı karşıyayız. Böylesi bir baskıcı rejimi değiştirmemiz gerekir. Onun için elimizden ne geliyorsa yapacağız” değerlendirmesinde bulundu.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Datça Şubesi Yönetim Kurulu üyeleri Mehmet Atamtürk, Mehmet Kızıler ve Şube Kadın Sekreteri Nuran Bektaş, faaliyetlerine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Şube binasının 2008 yılında faaliyete başladığı bilgisini paylaşan Datça şubesi yönetimi, faaliyete başladıkları tarihten bu yana etkinliklerin sürdüğünü belirtti. 2022 Ocak ayında kongre yapıp yeni yönetimini de belirleyen PSAKD Datça Şubesi yöneticileri, geleceğe dair nasıl bir program oluşturduklarının detaylarını paylaştı.

    PSAKD Datça Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Atamtürk, ilçe nüfusunun şu an 25 bin civarında olduğunu belirterek Datça şubesinde eğitim ve anma faaliyetlerinin öne çıktığını söyledi. Atamtürk ayrıca, ilçede yaşam süren yurttaşlarla piknikler düzenlediklerini, Muharrem ayında ise aşure lokmalarını paylaştıklarını belirtti.

    Mehmet Atamtürk, kendi imkânları ile etkinlikler yaptıklarının altını çizerek “Derneğimiz her gün açık. Buraya gelen canlarımızla sohbet ediyoruz. Ayrıca kütüphanemiz de var. Kütüphanemizde bulunan kitaplarımızı okumak isteyen okuyor, isteyen alıp götürebiliyor” dedi.

    KADIN ÖRGÜTLERİ İLE BİRLİKTE ÇALIŞIYORUZ”

    Şube Kadın Sekreteri Nuran Bektaş ise Datça yönetim kurulunun 7 kişiden oluştuğunu, bunların dördünün kadın, üçünün erkek olduğunu belirtti.

    “Başkanımız, şube saymanımız, sekreterimiz ve kadından sorumlu sekreterimiz kadınlardan oluşmakta” diyen Bektaş şu aktarımda bulundu:

    “Yönetime geldiğimizde Datça’da ilk etapta 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle kadınlarla kahvaltı yapıp akabinde basın açıklaması gerçekleştirdik. Bütün kadın eylemlerinde var olmaya, hatta Datça’da bulunan kadın örgütleri ile birlikte olmaya çalışıyoruz. Sadece kadınlara yönelik eylemliklerde bir araya gelme değil, aynı zamanda emek ve demokrasi güçleriyle de dönem dönem bir araya geliyoruz.”

    “AKP SAYESİNDE GENÇLERİMİZ POLİTİZE OLDULAR”

    Nuran Bektaş, gençlere yönelik çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Dil ve bağlama kursu planlamasının olduğunu söyleyen Bektaş, “Gençlerimizi dil kursu ve bağlama kursuyla derneğimize çekmeyi planlıyoruz” diye konuştu.

     “YOĞUN DESTEK SÖZ KONUSU”

    PSAKD Şube Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kızıler ise Datça’da 250 üyelerinin olduğunu belirterek “Bunun içerisinde aktif olan, faaliyet yürüten 100’e yakın arkadaş var. Eylem ve etkinliklerde her zaman yanımızda olan üyelerimiz var. Datça’da derneğimize yoğun bir destek söz konusu. Datça’da PSAKD olarak aslında iyi bir durumdayız. Yönetim olarak yapmak istediğimiz en önemlisi şeylerden birisi, genel kültürümüzü daha da geliştirmek, burada bulunan dostlarımızla birlikte faydalı bilgileri paylaşmak” ifadelerini kullandı.

    “BASKICI REJİMİ DEĞİŞTİRMEMİZ GEREKİR”

    Mehmet Kızıler, dernek binalarının Datça Belediyesi’ne ait olduğunu da aktararak sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Belediye burayı bize vererek bizi bir hayli rahatlattı. Ekonomik gücümüz genellikle üyelerden geliyor. Dostlarımızın yapmış oldukları bağışlarla giderlerimizi karşılıyoruz. PSAKD Datça Şubesi olarak derneğimizde geçmişte yapmış olduğumuz cemleri neden bugün yapamıyoruz? Bu konularla ilgili bir eğitim çalışması vermeyi düşünüyoruz. Ankara genel merkezden böylesi bir talebimiz olacak ya da Datça’da bu konuda bilgisi ve birikimi olan arkadaşlarla bu konu üzerinde sohbet etmeyi, genel kültürümüzü güçlendirmeyi düşünüyoruz. Bu konuda umutluyuz.”

    ALEVİLİĞİ ANLATABİLSEYDİK DAHA İYİ OLURDU”

    “Kendi çocuklarımıza yeterince Aleviliği anlatamadığımıza inanıyorum” diyen Mehmet Kızıler, “Onlara gerçekten Aleviliği anlatabilseydik daha iyi olurdu. Bugünkü sürece baktığımızda gençler savrulmuş. İnternetten başka bir şey görmeyen bir durumdalar. Bilemiyorum, belki de onların bildiklerini biz bilmiyoruz. Ülkedeki bu baskı rejimine karşı kazanacağımızdan gerçekten umutluyuz. Birlikte, gelecek günlerin daha da güzel olacağını düşünüyorum. Bugün ülke olarak gerici bir yönetimle karşı karşıyayız. Böylesi bir baskıcı rejimi değiştirmemiz gerekir. Onun için elimizden ne geliyorsa yapacağız” ifadelerine yer verdi.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • Datça’da yangın kontrol altında; 700 hektar alan zarar gördü

    Datça’da yangın kontrol altında; 700 hektar alan zarar gördü

    Datça’da kontrol altına alınan orman yangınında yaklaşık 700 hektarlık alanın zarar gördüğü belirtildi. 
    Muğla’nın Datça ilçesi Mesudiye Mahallesi’nin Kocadağ mevkiindeki ormanlık alanda dün öğlen saatlerinde çıkan orman yangının kontrol altına alındığı belirtildi. Yangın nedeniyle 700 hektarlık alanda zarar meydana geldiği bildirildi.
    7 KİŞİ YARALANDI
    Konuya dair açıklama yapan Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, yangında dördü ağır hasarlı 10 evin zarar gördüğünü, yaralanan 7 kişinin tedavi edildiğini ve can kaybı olmadığını söyledi. Kirişci, “Yaklaşık 300 hektarlık bir orman alanı bu yangında zarar görmüş ve 400 hektarlık da tarımla ilişkili alanlarda bir zararımız söz konusu olmuştur” diye konuştu.


    (HABER MERKEZİ) 

  • Datça’da orman yangını büyüyor, Çeşme’de kontrol altında

    Datça’da orman yangını büyüyor, Çeşme’de kontrol altında

    Çeşme’de süren orman yangını kısmen kontrol altına alınırken, Datça’da yangın rüzgarın etkisiyle büyüyerek 3 ayrı noktaya doğru ilerliyor. Yangın nedeniyle 2 bin 500 kişi tahliye edildi. 
    İzmir’in Çeşme ilçesi Alaçatı Mahallesi Kutlu Aktaş Barajı yanındaki makilik alanda dün çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.
    Ovacık Mahallesi’ndeki yerleşim yerlerine yakın bölgelerde yangının evlere sıçramaması için önlem alındı. Gece saatlerinde tedbir amaçlı Ser-Tur ve Özpamir Sitesi’nde yaşayan yurttaşlar tahliye edildi.
    İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, Çeşme ilçesindeki Karaköy mevki ve Ovacık Mahallesi’ndeki yangınların kısmen kontrol altına alındığını açıkladı.
    7 İŞÇİ GÖZALTINA ALINDI 
    Öte yandan İzmir Valiliği, yangının çıkış nedeniyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, yangının bir sivil toplum kuruluşu tarafından çalışmaları sürdürülen hayvan barınağında çalışan işçilerin kaynak makinesi kıvılcımlarından çıktığını öne sürdü. Valilik, olayla ilgili 7 inşaat işçisinin gözaltına alındığı, haklarında soruşturma başlatıldığını belirtti.
    DATÇA’DA 2 BİN 500 TAHLİYE 
    Muğla’nın Datça ilçesi Mesudiye Mahallesi, Hava Radar mevkiindeki kızılçam ağaçlarıyla kaplı ormanda dün saat 12.21 sıralarında çıkan orman yangını ikinci gününde devam ediyor. Karadan ve havadan müdahalenin sürdüğü yangın, rüzgarın etkisiyle hızla büyüyerek 3 ayrı noktaya doğru ilerliyor. Tedbir amacıyla Datça-Palamutbükü karayolu trafiğe kapatıldı.
    Mesudiye Mahallesinin Döşeme, Mezgit, Ovabükü ve Hayıtbükü mevkiilerine doğru ilerleyen yangının yerleşim yerlerini tehdit etmesi sonucu 450 hanede yaşayan 2 bin 500 yurttaş tahliye edildi. Ayrıca bu bölgelerdeki 38 büyükbaş ve 45 küçükbaş hayvanın da tahliyesi gerçekleştirildi.
    600 HEKTAR ZARAR GÖRDÜ
    Yangınla ilgili açıklama yapan Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci “An itibari ile yaklaşık 20 derecelik bir hava sıcaklığı, yüzde 60 civarında bir rutubet, 31 km saat gibi de bir rüzgar hızı var. Yaklaşık 20 derecelik bir hava sıcaklığı, yüzde 60 civarında nem, rüzgarın saatteki hızı 31 kilometre. Yaklaşık 500-600 hektar civarında bir alan zarar gördü” dedi.

     

    (HABER MERKEZİ) 

  • Datça ve Çeşme’de orman yangını nedeniye evler boşaltıldı, yollar kapandı

    Datça ve Çeşme’de orman yangını nedeniye evler boşaltıldı, yollar kapandı

    Datça’da başlayan yangın nedeniyle Döşeme mevkiinde bulunan evler tedbir amaçlı boşaltıldı. Çeşme’de ise yangın nedeniyle yollar kapandı.

    Muğla’nın Datça ilçesi Mesudiye Mahallesi Radar mevkiinde başlayan yangına karadan ve havadan müdahale sürüyor. Rüzgarın etkili olduğu bölgede yangın, dağın eteklerinden aşağıda doğru ilerliyor. Yangın Mesudiye – Palamutbükü- Datça yol ayrımına kadar ulaşırken karayolundan ulaşım sağlanamıyor.

    Öte yandan edinilen bilgiye göre, yangının radar bölgesinin alt noktasında çıktığı, kuzeyden etkili olan rüzgarla Mesudiye tarafına ilerlediği öğrenildi. Ayrıca, Mesudiye Mahallesi’nin üst tarafı Döşeme mevkiinde bulunan evler tedbir amaçlı boşaltıldı.

    İZMİR

    İzmir’in Çeşme ilçesi Alaçatı Mahallesi makilik alanda, çıkan yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor. Ekipler, yangının ormanlık alana sıçramaması için çalışmalarını sürdürüyor.

    Öte yandan yangın, Rüzgar Enerji Santralleri (RES)’ninde etrafını sardı. Rüzgarın etkisiyle büyüyen yangın, İzmir-Çeşme otoyoluna kadar ilerledi. Bu nedenle, İzmir-Çeşme otoyolunun Uzunkuyu mevkii, makilik alanda çıkan yangın nedeniyle trafiğe kapandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Datça’da orman yangını rüzgarın etkisiyle büyüyor

    Datça’da orman yangını rüzgarın etkisiyle büyüyor

    Datça ilçesinde iki farklı noktada çıkan orman yangınlarından ilki kontrol altına alınırken, Mesudiye Mahallesi’ndeki yangın ise rüzgarın etkisiyle büyüyor. Çeşme’de de Alaçatı Barajı yakınlarındaki makilikte yangın çıktı. 
    Muğla’nın Datça ilçesinde iki farklı noktada orman yangını çıktı. Yangınlardan ilki Kızlan Mahallesi Billurkent Tatil Sitesi yakınındaki ormanlık alanda belirlenemeyen nedenle  çıktı. Rüzgarın etkisiyle kısa sürede yayılan alevlere itfaiye ve orman ekipleri müdahale etti. Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangında, yaklaşık 3 dönüm ormanlık alan zarar gördü.
    Mesudiye Mahallesi Radar mevkiinde başlayan yangına ise, karadan ve havadan müdahale sürüyor. Rüzgarın etkili olduğu bölgede yangın yayılıyor. Yangına Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri ile Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri müdahale ediyor.
    Öte yandan, İzmir’in Çeşme ilçesi Alaçatı Barajı yakınlarındaki makilikte yangın çıktı. Çıkış nedeni henüz belirlenemeyen yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor.


    (HABER MERKEZİ) 

  • Datça’da 4 büyüklüğünde deprem!

    Datça’da 4 büyüklüğünde deprem!

    Muğla’nın Datça ilçesi açıklarında Richter ölçeğine göre, 4.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Muğla’nın birçok ilçesinde hissedildi.

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Deprem Dairesi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre; bugün saat 11.20’de merkez üssü Ege Denizi olan 4.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

    Deprem, Datça ve kırsal Yazı, Cumalı, Yaka, Mesudiye ve Sındı mahallelerinden de hafif şekilde hissedildi.

    Zeminden 13.75 kilometre derinlikte meydana gelen depremde ilk belirlemelere göre herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Muğla Valisi Datça’ya cemevi yapacaklarını açıkladı

    Muğla Valisi Datça’ya cemevi yapacaklarını açıkladı

    PİRHA- Alevilerin tepkisine rağmen AKP hükümeti yetkililerinin Alevi kurumlarına ziyaretleri devam ediyor. Muğla Valisi Orhan Tavlı ve beraberindeki heyet Marmaris ve Datça’daki cemevlerini ziyaret ederek ‘ihtiyacınız var mı?” diye sordu.

    AKP iktidarı Alevi toplumunun taleplerini mahkeme kararlarına rağmen tanımazken, İçişleri Bakanlığı yetkililerinin, Türkiye genelindeki birçok cemevini ziyaret ederek, maddi eksikliklerin tespiti ve karşılanması noktasında başlayan ziyaretleri sürüyor.

    Beraberinde birçok tartışmayı da gündeme getiren bu çalışmalar, cemevlerinin ‘kültür merkezi’ olarak tanımlanması, dedelere maaş bağlanması, cemevinin su ve elektrik giderlerinin karşılanması ve Diyanet benzeri ‘Alevi Cemaati Başkanlığı’ kurulması gibi başlıklar etrafında kamuoyuna yansıdı.

    İçişleri Bakanlığı danışmanlarının 58 ilde 1585 cemevine gerçekleştirdiği ihtiyaç ziyaretlerinin bir devamı da Muğla Valisi Orhan Tavlı tarafından gerçekleştirildi.

    Beraberindeki heyet ile cemevi yöneticileri ve üyeleriyle bir araya gelen Muğla Valisi Orhan Tavlı, cemevlerinin sorunlarını, ihtiyaçlarını, taleplerini karşılamak istediğini belirtti. Özellikle Datça Cemevi arsasının tahsisi ve bağımsız cemevi yapılmasıyla ilgili süreci yakından takip ettiğini söyleyen Vali Orhan Tavlı’nın halk ve devletin birlikte Datça’ya cemevi yapacaklarını söylemesi şaşkınlıkla karşılandı.

    Oysaki bugüne kadar Alevilerin ibadethanesi olan cemevlerini tanımayan, kamusal haklardan faydalanmasının önüne geçen hükümetin bu vaatleri Alevi toplumunda tepki ile karşılanıyor.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Datça’da, Maraş Katliamı 43. yılında protesto edildi

    Datça’da, Maraş Katliamı 43. yılında protesto edildi

    PİRHA- Muğla’nın Datça ilçesinde, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Datça Şubesi öncülüğünde Demokrasi Platformu bileşenleri, 43. yılında Maraş Katliamı’nı protesto etti. 

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Datça Şubesi öncülüğünde Datça Demokrasi Platformu bileşenleriyle Maraş Katliamı’nın 43. Yılı sebebiyle gerçekleştirilen anma Datça Demokrasi Evinde yapıldı.

    Sunuculuğunu Adalet Akkoyunlu’nun yaptığı etkinlik, katliamda hayatını kaybedenler için yapılan saygı duruşuyla başladı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Datça Şubesi Başkanı Bilge Altun, HBVAKV Datça Şubesi başkanı Murat Yıldırım’ın konuşmalarının ardından, Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar da bir konuşma yaptı.
    Sunucu Adalet Akkoyunlu’nun kendi şiirini okumasının ardından Datça Demokrasi Platformunun ortak basın açıklaması okundu.

    Açıklamada, “Yine bir aradayız, yine bir anmadayız, yastayız ve isyanda…Bu ülkede yaşanan katliamları, zulümleri unutmamak ve unutturmamak için, hafıza tazelemek için, bir daha asla yaşanmasın diye bazen bir avuç, bazen daha kalabalık toplanıyoruz. İyi ki varız. Bir daha benzer vahşetler, benzer katliamlar yaşanmasın diye, gerçek hakikat komisyonları kurulup gerçek bir yüzleşme yaşanıncaya kadar hatırlamaya hatırlatmaya devam edeceğiz, Unuttursak, unutturursak sahiden kalbimiz kurusun. Ermeni kıyımıyla, yüzleşilseydi Dersim yaşanmayacaktı, 6-7 Eylül yaşanmayacaktı. Maraş Katliamı açığa çıkarılsa yüzleşilse, Çorum, Sivas, Roboski, Suruç, Kobene olayları yaşanmayacaktı” denildi.

    Açıklamanın ardından Maraş Katliamı Fotoğraf Sergisi gezildi.

    Anmaya, CHP Datça İlçesi Yönetim Kurulu, HDP Datça İlçesi Yönetim Kurulu, Sol Parti Datça İlçesi Yönetim Kurulu, Milleti Partisi Datça İlçesi Yönetim Kurulu üyeleri, Datça Kadın İş Gücü, Eğitim Sen, Datça Müzik Sevenler Derneği, Datça Kent Konseyi üyeleri katıldı.

    PİRHA/ DATÇA