Etiket: davalar

  • Alevi Bektaşi Federasyonu: Faşizmin adalet anlayışı vicdanı kadardır!

    Alevi Bektaşi Federasyonu: Faşizmin adalet anlayışı vicdanı kadardır!

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), yazılı bir açıklama yaparak, bugün görülen davalara dikkat çekti. ABF, “Faşizmin adalet anlayışı vicdanı kadardır. Biz Aleviler, eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz. Musa Anter, Cumartesi anneleri ve Madımak Katliamı davaları milyonlarca insanın yüreğinde asla bitmeyecektir” dedi. 

    Cumartesi Anneleri’nin 25 Ağustos 2018’deki 700’üncü hafta eylemine yönelik polis saldırısında darp edilen ve aralarında kayıp yakınlarının da olduğu 46 kişi hakkında açılan davanın 5’inci duruşması polis müdahalesi sonrası görüldü. Duruşma öncesi İstanbul Adliyesi önünde yapılmak istenen basın açıklamasını engelleyen polis, SOL Parti Meclis üyesi Alper Taş, Cumartesi İnsanı ve DİSK Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren ve avukatların da aralarında bulunduğu 16 kişiyi yaka paça gözaltına aldı. Daha sonra gözaltına alınanlar serbest bırakıldı.

    Sivas Katliamı’nın 3 firari sanık üzerinden devam eden davasının 29’uncu duruşması ise Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti, eksik evrakların istenmesine, dönemin başbakanı, emniyet müdürü, vali ve belediye başkanının dinlenmesi talebinin ve derneklerin davaya katılım talebinin reddine karar verdi.

    Musa Anter davası da düşürüldü. Diyarbakır’da 20 Eylül 1992’de öldürülen Kürt aydın, gazeteci ve yazar Musa Anter’in katledilmesine dair açılan davanın 37’nci duruşmasında mahkeme, 20 Eylül itibariyle yasal zaman aşımı süresinin dolduğunu gerekçe göstererek, Anter davasının zaman aşımına uğramasına karar verdi.

    ABF’DEN TEPKİ

    Yazılı bir açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), bugün görülen davalara değinerek, “Musa Anter, Cumartesi anneleri ve Madımak Katliamı davaları milyonlarca insanın yüreğinde asla bitmeyecektir dedi.

    ABF’nin açıklaması şöyle:

    “Bugün İstanbul’da Cumartesi anneleri, Ankara’da Madımak Katliamı ve Musa Anter davaları vardı.
    Musa Anter’in katledilmesinin üzerinden 30 yıl, Madımak Katliamı’nın üzerinden ise 29 yıl geçti. Bir kaç saat arayla görülen her iki dava da insanlığa karşı işlenmiş suçlardır. Madımak davası adım adım zaman aşımına götürülürken, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Musa Anter davası zamanaşımına uğratıldı. Musa Anter’i katleden karanlık güçlerle Madımak’ı ateşe verenler aynıdır.
    İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz.

    “SAMİMİYETSİZ OLDUĞUNUZ BİR KEZ DAHA TESCİLLENDİ”

    Her fırsatta “Hz. Ali’yi sevmek Alevilikse en iyi Alevi benim” diyen Tayyip Erdoğan’a bir kez daha sesleniyoruz.
    Alevilerin 29 yıllık Madımak davasının 20 yılında siz iktidardasınız. Böylelikle Alevilere yaklaşım konusunda ne kadar samimiyetsiz olduğunuz bir kez daha tescillenmiş oluyor. Aynı durum bugün zamanaşımına uğratılan Musa Anter davası için de böyledir. AKP’nin demokrasi anlayışı, Cumartesi annelerine saldıran polislerden, Alper Taş’a uygulanan işkenceli gözaltı muamelesinden bellidir.

    Faşizmin adalet anlayışı vicdanı kadardır.
    Biz Aleviler, eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz.
    Musa Anter, Cumartesi anneleri ve Madımak Katliamı davaları milyonlarca insanın yüreğinde asla bitmeyecektir.”

    PİRHA/ İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER
    > Cumartesi Annelerine destek veren çok sayıda kişi adliye önünde gözaltına alındı-VİDEO
    > Musa Anter davası zaman aşımından düşürüldü; Dicle Anter: Adaleti öldürmeyin!
    > Sivas Katliamı duruşması ertelendi; dava Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşınacak-VİDEO

  • Akademisyen Akgün: Alevi kurumları hukuk yollarını yeterince kullanmıyor – VİDEO

    Akademisyen Akgün: Alevi kurumları hukuk yollarını yeterince kullanmıyor – VİDEO

    PİRHA – Aleviler hakkında üç önemli davayı takip ettiğini söyleyen Akademisyen Kemal Akgün, bu davalarla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği kararları Türkiye’ye gönderdiğini ve bu davalarda taraf olmak isteyen sivil toplum kuruluşlarının kayıt yaptırarak davaları takip ettiğini belirtti. Akgün, ancak Alevi kurumlarının hukuki yolları yeterince kullanmadığına dikkat çekerek, bu davalarda kamuoyu oluşturmak gerektiğinin altını çizdi. 

    CAN TV’de yayımlanan Hüseyin Narlı’nın sunduğu ‘Sözün Özü’ programın konuk olan Akademisyen Kemal Akgün, Alevilerin adalet arayışını ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin AHİM’in Aleviler hakkında verdiği kararları değerlendirdi.

    Hukuki yolların sonuna kadar zorlanması gerektiğini belirten Akgün, “Alevi kurumlarının buna dikkat etmesi gerekiyor. Bu konuda Alevi kurumlarının hukuki yolları yeterince kullanmadığını hatta hiç kullanmadığını biliyorum. Bugüne kadar karşılaştığım durumlar bunu gösteriyor” dedi.

    Bugüne kadar izini sürdüğü üç davanın olduğunu belirten Akgün, din derslerinin mecburi olması konusu, cemevlerinin elektrik parasının ödenmesinden yola çıkarak cemevlerinin de cami gibi bir ibadethane olduğu kararı ve Alevilere ayrımcılık uygulanması, bütçeden yeterince pay verilmemesi ve Aleviliğin bir inanç olarak kabul edilmemesi davalarını takip ettiğini belirtti. Akgün, bu davalarla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği kararları Türkiye’ye gönderdiğini ve bu kararın uygulanmasını istediğini söyledi.

    “DAVALARA TARAF OLANLARIN SAYISI ARTTIRILMALI”

    Bu davalar için isteyen sivil toplum kuruluşlarının davanın tarafı olarak kendilerini kayıt ettirdiğini ve bu kararların uygulanıp uygulanmadığını kontrol ettiğini söyleyen Akgün, “Avrupa Konseyi, Bakanlar Komitesi’ni görevlendiriyor bu kararların uygulanıp uygulanmadığını kontrol ediyor ve 6 ayda bir, önce Türkiye’ye bu kararla ilgili ne yaptınız, diye soruyor ve rapor istiyor. Kendisini bu davada taraf olarak gösteren kuruluşlara da bu raporu gönderiyor, burada yazılanlara karşı ‘siz ne diyorsunuz’ diye” dedi.

    “TÜRKİYE TOPU TACA ATAN DAVRANIŞLARDA BULUNUYOR”

    Son iki dava ile ilgili olarak Alevi Düşünce Ocağı ‘nın taraf olarak başvuran tek kuruluş olduğunu söyleyen Akgün, “Bu davalar ile ilgili, Türkiye’nin kabaca söylediği şey ‘bu sene okullar açıldı artık din dersi ile ilgili yeni bir düzenleme yapma işini seneye hallederiz’ diye bir yıl kazanmak.
    İkincisi ‘Türkiye şu anda savaş durumunda sıkıntılı bir dönemde o yüzden fazla bir şey yapamadık’ diye topu taca atan davranışlarda bulunuyor. Bu tür durumlarda yapılması gereken bu davalarda taraf olan sivil toplum kuruluşlarının sayısının artması lazım. Herkesin bu konu ile ilgili yapılanları ve yapılmayanları Bakanlar Komitesi ne sunması lazım” diye konuştu.

    “ALEVİLER DAVALARA SAHİP ÇIKSINLAR”

    Türkiye’nin verdiği raporlara karşı Alevilerin de bir kamuoyu, baskı oluşturması gerektiğini söyleyen Akademisyen Kemal Akgün, Alevilerin mahkemelerin verdiği kararlarda taraf olması çağrısında bulundu. Akgün, “Bu davaları hukuki olarak yapabilecekleri ne varsa hem Bakanlar Komitesi’ne baskı oluşturmak adına hem de kamuoyu oluşturmak adına bu davaları sahip çıksınlar” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL