Etiket: davası

  • Akpınar: Alevi öğrenciye yapılan işkence davasının takipçisi olacağız-VİDEO

    Akpınar: Alevi öğrenciye yapılan işkence davasının takipçisi olacağız-VİDEO

    PİRHA-Konyaaltı Alevi Bektaşi Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, ocak ayında İstanbul Koç Üniversitesi öğrencisi F.B.’nin Kürt ve Alevi kimliği nedeniyle saldırıya uğramasına tepki gösterdi. Saldırıya uğrayan öğrenci Alevi olduğu için hala davada bir gelişme olmadığını belirten Akpınar,” Eğer bugün saldırıya uğrayan kişi dindar bir öğrenci olsaydı saldırıyı yapanlar ise Alevi olsaydı tutuklanıp hapse atılırdı” dedi.

    TÜBİTAK birincilik ödülü sahibi üniversite öğrencisi F.B., iki öğrenci ile birlikte kaldığı Koç Üniversitesi yurdunda ocak ayında işkence gördü. Irkçı sözlerle saldırdıkları öğrencinin odadan ayrılmasını isteyen Hasan Ege K, F.B.’ye kemerle şiddet uyguladı, kızgın ütüyü yüzüne yapıştırmak istedi. Hasan Ege K.’nin yönlendirmesiyle Arda D. isimli aynı odada kalan diğer saldırgan ise kesici aletle F.B.’nin yüzünü ve karnını kesti.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmaya göre saldırı 15 Kasım 2023 gecesi yaşandı. Yaşanan işkenceye ilişkin daha sonra soruşturma başlatılmadı. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ve Türkiye’deki Alevi örgütlerinin yöneticileri basın açıklamalarıyla saldırıya tepki gösterdiler.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Alevi, Kürt-Alevi üniversite öğrencisi F.B.’ye yurt odasında yapılan işkenceye tepki gösterdi.

    “KOÇ ÜNİVERSİTESİNİN SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRMESİNİ İSTİYORUZ”

    Alevilerin bilimden, çağdaşlıktan, aydınlıktan ve laiklikten yana olan bir toplum olduğunu belirten Tahsin Akpınar, “Aynı değerleri taşıdığını düşündüğümüz ve çok önemsediğim Koç grubuna ait bir üniversitede bir Alevi öğrencinin yaşadığı haksızlığa karşılık Koç Üniversitesi’nin sorumluluğunu yerine getirmediğini düşünüyoruz. Böyle bir haksızlığı karşın ülkedeki hukuki süreci biliyoruz. Eğer bugün bu vatandaş dindar bir vatandaş olsaydı o insanlar tutuklanıp hapse atılırdı. Ama Alevi çocuğu olduğu için üniversite mevcut olan siyasal iktidardan korkup bu öğrenciye sahip çıkmaması saygı duyduğumuz Koç Üniversitesi’ne de yakışmıyor” dedi.

    “ALEVİ ÖĞRENCİYE YÖNELİK YAPILAN İŞKENCE DAVASININ TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Türkiye’de ekonominin dinamiği olan Koç Holding’in üzerine düşeni yapması gerektiğini belirten Akpınar, “Biz Alevi toplumu olarak Koç Holding’in ve Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin üzerine düşeni yapmasını bekliyoruz. Konyaaltı Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı olarak davanın takipçisi olacağız” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA 

    İLGİLİ HABERLER:
    -Alevi öğrenciye yurttaki oda arkadaşlarından korkunç işkence!

  • Yargı, AOÇ arazisine dair imar planı değişikliklerini iptal etti

    Yargı, AOÇ arazisine dair imar planı değişikliklerini iptal etti

    PİRHA-Yargı, Ankara Çukurambar’da, TOKİ’ye devredilen ve satışa çıkartılan Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisinde Atatürk’ün mirasına aykırı konut ve ticarete ilişkin plan değişikliklerinin yapılamayacağına karar verdi.

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Atatürk Orman Çiftliği alanlarının özgürleştirilmesi için verdiği hukuk mücadelesinde bir kazanım daha elde etti. Ankara 4. İdare Mahkemesi, Çukurambar’da, hülle yoluyla TOKİ’ye devredilen ve satışa çıkartılan AOÇ arazisinde konut ve ticarete ilişkin plan değişikliklerinin yapılamayacağına hükmetti.

    “ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ ALANLARI TALAN EDİLEMEZ”

    Kararı değerlendiren Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Bu karar AOÇ mücadelesinde haklılığımızı bir kez daha gösteriyor. AOÇ alanlarını talan eden tüm plan değişikliklerini yargıya taşıdık ve taşımaya devam edeceğiz. Sadece AOÇ talanına yönelik 150 davamız devam ediyor ve Kaçak Saray, Ankapark, ABD büyükelçiliği başta olmak üzere hukuk dışı bu uygulamalar suç teşkil etmektedir” ifadelerini kullandı.

    Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Candan, yetkililerin Çukurambar’da bulunan AOÇ alanlarındaki plan değişikliği sürecinde, “Alan AOÇ arazisi değildir” dediklerini hatırlatarak, “Halka yalan söylemek suçtur, mahkeme, halka gerçekleri söylemeyenlere bir kez daha ders verdi. Alan Atatürk Orman Çiftliği alanıdır, ticaret ve konuta açılmaz”  dedi.

    Ankara 4. İdare Mahkemesi kararında yer alan şu şekildedir:

    “Mahkememizin 15/01/2020 tarih ve E:2018/1859, K:2020/80 sayılı kararında; “dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; Ankara İli, Çankaya İlçesi, Karakusunlar Mahallesi 29101 ada 27 ve 28 parseller ile 29102 ada 6, 7 ve 8 nolu parsellere ilişkin olarak hazırlanan, 1/25000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Plan değişikliklerinin; “AOÇ arazileri üzerinde konut, ticaret ve sanayi amaçlı yapı yapılamaz” hükmüne aykırı olarak, AOÇ’den Gazi Üniversitesi’ne geçen parsellerde konut ve ticaret kullanımı getirilerek söz konusu yasal düzenlemeye aykırı işlem tesis edildiği, AOÇ arazisinin halkın ortak kullanımına hizmet edecek şekilde düzenlenmesi gerekirken ranta yönelik bir düzenleme olduğundan, kamu yararına uygun olmadığı, AOÇ’nin kuruluşuna ve Atatürk’ün mirasına uygun bir düzenleme olmadığı, yapılan düzenlemenin genel bir karar değil, noktasal bir karar olduğu, bu durumun yasa ve yönetmelikte tanımı yapılan Nazım İmar Planı’nın çerçevelediği “genellik” kavramına aykırı olduğu, 1/25000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı kararlarına ve Plan Açıklama Raporunda belirtilen ilkelere uyulmadığı, Mekansal Planlar Yönetmeliği’nin 26.Maddesi’nin 1.fıkrasına ve planlamanın ussallık ve nesnellik içeren esasına aykırı olduğu, yapılan plan değişikliği ile eşdeğer “üniversite alanı” ayrılmadan “konut +ticaret” alanı kullanımına dönüştürüldüğünden, Mekansal Planlar Yönetmeliği’nin 26. Maddesi’nin 2. ve 3. fıkralarına aykırı olarak yapıldığı, 1/100.000 Ölçekli 2038 Yılı Ankara Çevre Düzeni Planı’na ve planların kademeli birliktelik ilkesine aykırı olduğu, planlama bölgesinde plan notu ile ilave 1676 kişi ek nüfus önerildiği, artan nüfus nedeniyle teknik ve sosyal donatı dengesi bozularak ve teknik altyapı alanı ve yeterli oranda yeşil alan ayrılmadığı göz önüne alındığında; dava konusu yapılan plan değişikliklerinin 3194 sayılı İmar Kanunu’na, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümleri ve diğer ilgili mevzuat ile belirlenen usul ve esaslara ayrıca, planlama ilkeleri ve şehircilik esaslarına uygun olmadığı” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir. Buna göre; Mahkememizin E:2018/1859 sayılı kararında belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle yeniden imar plan değişikliği yapılması gerekirken; daha öncesinde “E:1.50, Yençok:Zemin+11Kat” şeklindeki yapılaşma koşulunun “E:1.50, Yençok:Zemin+10Kat” şeklinde yeniden düzenlenmesi suretiyle yapılan imar plan değişikliği ile yargı kararı gereğinin yerine getirildiğinden söz edilemeyeceğinden dava konusu imar plan değişikliğinde hukuka uyarlık görülmemiştir.’’

    PİRHA/ANKARA