Etiket: dayanışma ağı

  • 19-22 Aralık Katliamında yaşamını yitiren 30 devrimci Kadıköy’de anıldı – VİDEO

    19-22 Aralık Katliamında yaşamını yitiren 30 devrimci Kadıköy’de anıldı – VİDEO

    PİRHA – 19 Aralık Katliamı’nın 23. yılında Kadıköy’de bulunan Dostluk ve Kültür Derneği’nde katliamda yaşamını yitiren 30 devrimci anılarak, ’19-22 Aralık Katliamı ve direnişini unutmadık, unutturmayacağız’ denildi.

    Wernicke Korsakofflular ve Eski Mahpuslarla Dayanışma Ağı, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi ve Dostluk ve Kültür Derneği “Hayata Dönüş Operasyonu” adı verilen 19 Aralık Katliamı’nın 23. yılında Kadıköy’de bulunan Dostluk ve Kültür Derneği’nde ortak anma etkinliği düzenledi.

    Dayanışma Ağı’ndan İdris Yiğit, İnsan Hakları Derneği(İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu sözcüsü Mehmet Acettin, Dostluk ve Kültür Derneği’nden (DKDER) Türker Demirci ve Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi’nden (TDİ) Abdülmelik Yalçın söz aldı. Konuşmaların ardından serbest kürsüye geçildi. Etkinliğe çok sayıda kişi katıldı.

    “ÖRGÜTLENİRSEK ÖNÜMÜZE KOYULAN OYUNU BOZABİLİRİZ”

    Mehmet Acettin, tutsakların tek tip hücrede kalıyor olmalarının işkence olduğuna dikkat çekerek, “Öyle saldırgan bir durumla karşı karşıyayız ki dışarıya çıkarmamak için her yol ve durumun yasal zeminini oluşturdular. Bizim yapacağımız tek şey var o da örgütlenmek. Eğer örgütlenirsek önümüze koyulan oyunu bozabiliriz. Biz bu süreci toplumun algısına sokarak ve örgütleyerek bununla baş edebiliriz” diye konuştu.

    “TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK KAMPANYASININ SESLENDİRİLMESİ GEREKİYOR”

    Türker Demirci ise konuşmasında şunlara yer verdi:

    “Devrimciler tecrit edilmeye, teslim alınmaya, ideolojik olarak düşüncesinden sıyrılmasına zorlanıyor. Ve onlara uzun yıllar cezaevinde ya kalırsın ya pişman olursun dayatması yapılıyor, infazları yakılıyor. Şuan ki cezaevlerine bir tabutluğa dönüştürülmüş durumda ve dönüştürülmek için yeni yeni cezaevleri yapılıyor. Cezaevlerindeki tecrite karşı var gücümüzle destek olmalıyız. Tecrite karşı yeni kampanyalar yapmak zorundayız. Tutsaklara özgürlük kampanyasının seslendirilmesi gerekiyor.”

    “Y VE S TİPİ HAPİSHANELER ÜZERİNDE ÖZELLİKLE DURULMALI”

    S ve Y tipi hapishaneler üzerinde özellikle durulması gerektiğini söyleyen Abdulmelik Yalçın ise, “”Şimdi geldiğimiz noktada devlet ve bakanlık herhangi bir şekilde bu hapishanelerin mimarisine dair herhangi bir açıklama gereği bile duymuyor. Biz bu hapishanelere dair bilgileri hapishanelere görüşe giden ailelerden, avukatlardan, insan hakları derneklerinden alabiliyoruz. Tutsaklar da hızlı bir şekilde bu hapishanelere sürgün ediliyor” ifadelerini kullandı.

    “HAPİSHANELER KORKU İKLİMİNİN ÜRETİLDİĞİ YERLER”

    İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri de günümüzde hapishanelerde yaşanan sorunlara, hak ihlallerine dair serbest kürsüde konuşarak şunları dile getirdi:

    “Hapishaneler tabiiki cezalandırma mekanları ama sadece cezaevine değil bir ölüm evine konularak da infaz uygulanan yerler aynı zamanda. Topluma gözdağı olarak kullanılıyor bunu biliyoruz. Aynı zamanda korku ikliminin net olarak üretildiği de yerler. Her noktada ne yapabileceğimizi düşünmemiz lazım. Bu sorunun çözülmesi için ne yapabiliriz diye düşünmemiz lazım. Belki böylelikle içeridekiler de kendilerini bu kadar yalnız ve çaresiz hissetmezler.”

    Konuşmaların ardından etkinlik, Grup İsyan Ateşi, Haluk Akay ve Direnişçiler Korosu’nun seslendirdiği ezgiler ile son buldu.

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Dersimliler Derneği Bornova Şubesi’nden erzak kampanyası – VİDEO

    Dersimliler Derneği Bornova Şubesi’nden erzak kampanyası – VİDEO

    PİRHA – Salgın sürecinde ekonomik olarak zor dönemden geçildiğini belirten Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Bornova Şubesi Başkanı Barış Çelik, ihtiyaç sahibi ailelerle dayanışmak için erzak kampanyası başlattıklarını söyledi. Çelik, Bornova Belediyesi ile ortak çalışma yürüterek 100 aileye erzak yardımı yapıldığını kaydetti.

    Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Bornova Şubesi, koronavirüs salgınında ihtiyaç sahibi ailelerle dayanışmak için erzak kampanyası başlattı.

    ‘Dayanışma Zamanı’ denilerek başlatılan kampanya kapsamında şu ana kadar 100 aileye erzak yardımında bulunuldu. Dayanışma kampanyasına ilişkin konuşan Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Bornova Şubesi Başkanı Barış Çelik, ekonomik olarak zor bir süreçten geçildiğini belirterek, yaşanan koronavirüs salgınıyla birlikte emekçi kesimin yaşam mücadelesinin de hat safhaya ulaştığına dikkat çekti.

    “EMEKÇİ KESİME ÖLÜM DAYATILDI”

    “Özellikle yoksul, çalışan emekçi kitlelere iki ucu ölüm olan evde kalırsan açlık, dışarıya çıkarsan virüs, adeta ölüm dayatılmış oldu” diyen Çelik, kurumların, kitlelerin örgütlü güçleri olduğunu, üyelerin ve çevrenin sorunlarıyla ilgilenip çözüm üretmesi gerektiğini söyledi.

    Hükümet tarafından bir takım yardım kampanyalarının yapıldığını ancak birçok aileye destek gitmediğini söyleyen Çelik, Bornova Dersimliler Derneği olarak, işten çıkarılan, işini kaybetmiş, ücretsiz izne çıkarılan veya kiracı, ekonomik olarak zor şartlarda olan yurttaşlara destek amaçlı yardım kampanyası başlattıklarını söyledi.

    İlk olarak kurumlarla irtibata geçilerek ihtiyaç sahibi ailelerin belirlendiğini kaydeden Barış Çelik, derneğin kendi gücü, üyelerin ve dostlarının katkılarıyla da 50 aileye kuru erzak yardımı sağlandığını, Bornova Belediyesi ile ortak çalışma yürüterek 50 aileye erzak yardımı yapıldığını kaydetti.

    “İHTİYAÇ SAHİBİ AİLELERİN YANINDA OLALIM, DAYANIŞMA BEKLİYORUZ”

    Koronavirüs salgın sürecinde dayanışmanın önemine vurgu yapan Çelik, “Bu süreçte ihtiyaç sahibi ailelerin yanında olalım onlara destek olalım. Bu anlamda kampanyalarımız devam etmektedir, yardımlarınızı dayanışmanızı bekliyoruz. Bir olalım birlikte olalım bu zor durumda Xızır hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Evde kalın bu virüsü birlikte yeneceğiz birlikte başaracağız” dedi.

    Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Bornova Şubesi’nin başlatmış olduğu kampanyaya yardımda bulunmak isteyenlerin şu numaralardan ulaşabilecekleri belirtildi:
    05415905311- 0507 756 14 40

    PİRHA/İZMİR

  • İsviçre’de koronavirüse karşı ‘Dayanışma Ağı’ oluşturdu

    İsviçre’de koronavirüse karşı ‘Dayanışma Ağı’ oluşturdu

    Çin’in Wuhan kentinde Aralık ayında ortaya çıkan ve kısa bir sürede bir çok ülkeye yayılan COVİD-19 pandemisi (Koronavirüs) İsviçre’de de hızla yayılıyor.

    Hastanelerin, özellikle de yoğun bakım ünitelerinin salgından dolayı olabilecek yoğunluğa cevap verecek yeterlilikte olmaması büyük kaygılara neden oluyor.
    8 buçuk milyon nüfusu olan İsviçre’de toplamda bin, askeri hastanelerin yoğun bakım ünitelerinin de eklenmesiyle bin 200  yatak kapasiteli yoğun bakım olanağı bulunuyor. Bundan dolayı virüs ön belirtileri olanlar son kerteye kadar evde karantinada tutuluyorlar.

    İsviçre’de bulunan birçok göçmen örgütü, yaşanan sıkıntıların dayanışmayla aşılabileceğini belirterek, özellikle de mülteci kamplarında bulunanlar, evlerinde yalnız yaşayanlar ve aile içi şiddete maruz kalanlar için dayanışma ağı oluşturuldu.
    Rosara Kadın Merkezi ve İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu yayınladıkları basın açıklamalarıyla bu süreçte ihtiyacı olan herkesin hotline numaraları üzerinden kendilerine başvurabileceğini belirttiler.
    Rosara Kadın Merkezi yaptığı açıklamada şunları belirtti:

    “Covid-19 salgını insanlık için büyük bir tehlike oluşturmuş durumdadır. Bu salgın İsviçre’de de tüm toplum sağlığını tehdit eder duruma gelmiştir.
    Alınan önlemlere uyulması konusunda, toplumun tüm kesimleri aynı koşullara sahip değidir. Başta, kamplarda yaşayan göçmenler olmak üzere, toplu taşıma kullanmak zorunda olan kişiler, evde yalnız yaşayan bireyler ve dil sorunu yaşayan insanlar zor durumdadır. Bahsi geçen toplumsal kesimler yalnızlık ve panik ile karşı karşıyadırlar ve bundan dolayı acil olarak kollektif bir dayanışma ağı oluşturulmalı ve imkanı olan herkesin bu süreçte dayanışmaya katılması gerekmektedir. İsviçre’de örgütlü olan kadın hareketlerine, dernek, insiyatif, meclis, komünlere çağrımızdır. İhtiyaç duyan herkese ulaşmak için kadın dayanışma ağı kuruyoruz. Gelin hep birlikte bu ağı büyüterek kadın gücü ile kollektif yaşam ve umudu büyütelim.”

    İSVİÇRE ALEVİ BİRLİKLERİ FEDERASYONU’NDAN DAYANIŞMA AĞI

    İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu da yaptığı açıklamada, koronavirus danışma ve dayanışma hattının an itibariyle hizmete açıldığını, özellikle 65 yaş üstü ve yüksek risk grubuna dahil olup evinde kalması gereken herkesin, temel ihtiyaçları için kendilerine başvurabilecekleri belirtildi.

    Açıklamada, “Covid-19 nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi Avrupa’da da olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Bu durum sağlık dünyasında, iş hayatımızda, ekonomide, politikada, sosyal ve aile hayatımızda endişe ve korku yaratmaktadır. Kurum olarak, sevme, toplumsal dayanışma ve sorumluluk ruhuyla hareket edeceğiz. Hep birlikte, karşılaştığımız zorlukları ve problemleri aşacağız. Önlem ve dayanışmayla virüsü kontrol altına almanın ve yenmenin mümkün olabileceğini bilerek, geleceğimize sahip çıkacağız. Corona virüsünün yol açtığı şu geçici karantina günlerinde daha çok dayanışacağız“ denildi.

    Açıklamada ayrıca, “Panik değil, tedbir ve dayanışma hayat kurtarır“ görüşlerine yer veren İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu oluşturulan bu hat üzerinden dileyen herkese Türkçe ve Almanca gerekli bilginin verileceğini bildirdi.

    İsviçre Kürt Toplum Merkezi, İsviçre Kürt Kadın Hareketi ve ROSARA FRAUENZENTRUM da yaptığı ortak açıklamada mülteci merkezlerinde yaşanan sorunlara dikkat çekerek, şunlar kaydedildi:

    KAMPLARDAKİ MÜLTECİLERİN DURUMU

    ”Güvenli ve sağlıklı bir dünyada yaşama hakkımızı her geçen gün elimizden alan mevcut devletler sistemine dair eleştirilerimizi şimdilik erteleyerek, İsviçre’de kamplarda yaşamak zorunda olan mültecilerin yaşam alanlarının COVID-19 pandemisine karşı düzeltilmesi için tespitlerimizi ve önerilerimizi kamuoyu ve resmi kurumlarla paylaşmak istiyoruz. Bu tespit ve önerilerimiz mültecilerin haklarının korunması kadar toplum sağlığının da korunmasına dairdir.
    İsviçre Göç İdaresi’nin resmi açıklamalarına göre şu an itibari ile onbinleri aşan insan kamplarda yaşamaktadır.
    Bildiğimiz üzere kamplar kişisel alan ve hijyenin en az olduğu kapalı alanlardır. Yoğun ve haraketli nüfusun bulunduğu kamplar salgın hastalıkların hızlı yayılması için oldukça elverişli yerlerdir.
    Havalandırma, hijyen ve temizliğin az olduğu bu yerlerde, ortak yaşam bir zorunluluk olup, burada kalanların başka seçenekleri de bulunmamaktadır.
    BM Mülteciler Şartı’nda da belirtildiği üzere; her bir mülteci iltica ettiği ülkede vatandaşlara verilen sağlık hizmetlerinin aynısından faydalanma hakkına sahiptir. Bu durum salgın gibi durumlarda alınacak sağlık önlemleri ve hizmetlerini de kapsamaktadır.
    Bizler; imzası bulunan Sivil Toplum Kuruluşları olarak, ileride telafisi imkansız daha büyük zararların yaşanmaması için, aşağıda yaptığımız tespitler noktasında, mülteciler için alınması gereken önlemlerin ve uygulamaların derhal hayata geçirilmesini istiyoruz.”

    “ŞİRKETLERİN KARINA VE ÇIKARLARINA GÖRE İŞLEYEN SİSTEM SINIFTA KALDI”

    SYKP İsviçre Örgütü de yayınladığı bir bildiriyle, şu bilgileri verdi:

    “Korona salgını ve sonrasındaki gelişmeler hepimize bir kez daha dayanışmanın ve birlikte hareketin önemini hatırlattı. İnsan hayatına, doğanın dengesinin korunmasına göre değil, şirketlerin karına ve çıkarlarına göre işleyen sistem tam anlamıyla sınıfta kaldı! Alınan önlemler hem çok gecikmeli, hem de salgını engellemek için yetersiz. Yüzbinlerce enfekte olmuş insana, binlerce ölüme rağmen halen insan sağlığını değil, sistemin devamını düşünüyorlar.
    Çin’den sonra İtalya’da yaşananlar bu salgına karşı kendi dayanışma ağlarımızı kurmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Medya aracılığıyla üzerimize boca edilen spekülasyonlar halk içinde paniği yükseltirken, devlet için de otoriter tedbirleri alma imkanı sağlıyor.
    Sağlığımızı, geleceğimizi şirketlerin ve devletlerin çıkarlarına bırakamayız. Hurafelere, spekülasyonlara, vurgunculuğa, panikçiliğe, fırsatçılığa, bencilliğe ve otoriterleşmeye karşı doğru bilgi paylaşımı, halk çıkarına organizasyon ve dayanışmayı örgütlemek için bütün halklarımızı yaşam alanlarında “Anti – Corona Dayanışma Ağları”nı kurmaya çağırıyoruz.”

    Aargau Kantonu’nda yardıma ihtiyacı olanlara destek amacıyla sosyal medya üzerinden örgütlenerek bir araya gelen göçmen kadınlar da, yaptıkları açıklamada, “Bu kriz döneminde birbirimizin umudu olmak istiyoruz. Hastalığa yakalanan, evde izole yaşamak zorunda kalan, dil bilmeyen ve bu süreci nasıl geçireceğini bilemeyen göçmenlere bu ülkede yalnız olmadıklarını hissettirmek istiyoruz. Bu grupta bizimle beraber dayanışma içinde olabilecek herkese yerimiz var. İlgilenenlere, destek sunacaklara şimdiden teşekkürler” çağrısına yer verdi.

    Abidin ÇETİN/İSVİÇRE