Etiket: dede ercan kazım özer

  • Dede Özer: Alevi kurumları siyasal iktidar karşısında örgütlü bir güç olamadı!-VİDEO

    Dede Özer: Alevi kurumları siyasal iktidar karşısında örgütlü bir güç olamadı!-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurumlarının iktidar karşısında doğru politika üretemediğini belirten Axuçan Ocağı Yol Yürütücüsü Ercan Kazım Özer, “Koltuk kapma yerine Alevi sorunları üzerinden dert edinmiş olunsaydı bugün Alevilerin böyle bir sorunu olmayacaktı” dedi.

    Alevi kurumlarının zorunlu din dersleri ÇEDES projesi ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın asimilsyon çalışmalarına dönük yürüttüğü faliyetlerle ilgili Axuçan Ocağı Yol Yürütücüsü Ercan Kazım Özer, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “ALEVİ KURUMLARI DOĞRU POLİTİKA ÜRETEMİYORLAR”

    Alevilerin iktidar karşısında doğru politika üretemediğini belirten Özer, “Politika üretmediğiniz, politikada söz sahibi olmadığınızda karşı taraf mutlaka bir şey üretecek. Çünkü kendi yaşamı doğrultusunda bu ülkeyi nasıl yönetmek istiyorsa onun koşullarını ve şartlarını da yerine getirecektir. Sadece slogan atmak bugüne kadar Alevilerin sorunlarına çözüm, dertlerine merhem olmadı. Bu merhemi sürebilmenin yöntemlerini doğru uygulamak gerekiyor” dedi.

    “ALEVİ KURUMLARI SİYASAL İKTİDAR KARŞISINDA ÖRGÜTLÜ BİR GÜÇ OLAMADI”

    Alevi kurumlarının öncelikle kendilerini sorgulaması gerektiğini ifade eden Özer, “Demek ki bir yerlerde bir şeyleri yanlış yaptık ki bu birlik artık karşıya yansımıyor. Örneğin ÇEDES’e karşı İzmir’de yaptığımız mitingde sorun sadece Alevilerin problemi değildi. Bu problem eğitimci canlarımızın sosyal demokrat canlarımızın, Hristiyanların, Yahudilerin, Ermenilerin sorunu değil miydi? Onların çocukları bu okullarda okumuyor mu? Peki bu insanlar nerede? Bu insanların hiçbirinin sesi yok” diye belirtti.

    “ALEVİ KURUMLARI TEMEL TALEPLERİNDEN UZAKLAŞTILAR”

    Alevi örgütlerinin gelinen noktada temel taleplerinden uzaklaştığını belirten Özer, “Onun için sadece meclis üyeliği belediye başkan adaylığı, milletvekilliğinde bir koltuk kapma yerine Alevi sorunları üzerinden dert edinmiş olunsaydı bugün Alevilerin böyle bir sorunu olmayacaktı” şeklinde ifade etti.

    “CEMEVLERİNE YASAL STATÜNÜN İBADETHANE BOYUTUNA İNDİRGENMESİ DOĞRU DEĞİL”

    Cemevlerinin yasal statü talebinin ibadethane boyutuna indirgenmesinin sorgulanması gerektiğini dile getiren Özer, “Cemevlerine yasal statü talebi başka bir şey, ibadethane talebi başka bir şeydir. Çünkü ibadethanenin toplumsal bir yaptırım karşılığı yoktur. Alevilik böyle bir inanç değildir. Alevilik yaşarken yaptığın her şeyi ibadet sayan bir inançtır. Bunu cemevinin içerisine hapsedip orayı da bir ibadethane statüsüne indirgemek Aleviliğe yapılacak en büyük yanlışlıktır. Bu anlamda doğru talepler, doğru istemlerle hareket etmek gerekir” diye konuştu.

    Gelinen noktada cemevlerinin büyük bir çoğunluğunun vasıfsız hale getirildiği iddiasında bulunan Özer, “İnsanlar sadece cenaze kaldırmaya, bir yemek varsa gidip orada yemeğini verip çıkıp evine gidilen yerler haline dönüştü” dedi.

    “CEMEVLERİ AMACINDAN UZAKLAŞTI”

    Cemevlerinin bu amaçla kurulmadığını belirten Dede Ercan Kazım Özer konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Buralar Alevilerin yasal, anayasal ve siyasal haklarını alabilmeleri için kurulan sivil toplum örgütleriydi. Bu haklardan vazgeçtik. Şimdi bütün bürokrasiyi cemevlerinde karşılayıp, ağırlayıp uğurladığımız ama Alevi hakları ile ilgili tek kelam bir şey söylemediğimiz ve bir çalışma yapmadığımız koca koca devasa yapılara dönüştü. Şimdi buradan bir toplumsal muhalefet nasıl yaratabilirsiniz?  Onun için hançeri doğru yere vurmak lazım ki kangren etmeyelim.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Dede Özer: Camiye ibadet dayatması, Cemevine sembolik ziyaret!-VİDEO

    Dede Özer: Camiye ibadet dayatması, Cemevine sembolik ziyaret!-VİDEO

    PİRHA- Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Ramazan ayına ilişkin okullara gönderdiği etkinlik genelgesine tepkiler sürüyor. Kureyşan Ocağı Yol Yürütücüsü Ercan Kazım Özer, düzenlemenin yeni olmadığını belirterek, “Okullarda özellikle çocuklara Ramazan’ın özendirilmesi amaçlanıyor” dedi. Özer, uygulamaların yalnızca Alevilerin değil, tüm toplumsal kesimlerin sorunu olduğunu vurguladı.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın 12 Şubat’ta 81 il valiliğine gönderdiği “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” başlıklı talimatta; okul öncesinden ortaöğretime kadar öğrencilerin öğretmenleri eşliğinde okul dışında düzenlenecek iftar ve sahur programlarına katılımının öngörüldüğü belirtildi.

    Söz konusu genelgeye yönelik eleştiriler devam ederken, Kureyşan Ocağı Yol Yürütücüsü Ercan Kazım Özer uygulamaların eğitim alanının dinselleştirilmesinin bir parçası olduğunu ifade etti.

    “RAMAZAN DİĞER İNANÇLARDAN FARKLI GÖSTERİLİYOR”

    Ramazan etkinliklerinin teşvik edici bir içerikle kurgulandığını belirten Özer, evlere Ramazan paketleri gönderilmesi ve bu süreçlerin fotoğraf ve videolarla paylaşılmasının “özendirme” amacı taşıdığını söyledi. Özer, “Bu uygulamalar Ramazan’ı diğer inançlardan farklı ve üstün gösterme girişimidir” dedi.

    Okullarda öğrencilerin camilere götürüldüğünü, abdest aldırılıp namaz kıldırıldığını dile getiren Özer, cemevlerinin ise yalnızca “gezdirilen” mekânlar olarak gösterildiğini savundu.

    “Cemevinin önünden geçerken ‘Burası da cemevidir’ deniliyor ama camiye girerken çocuklara abdest aldırılıp namaz kıldırılıyor. Cemevinde deyiş nedir, semah nedir, mersiye nedir, duaz nedir bunlar anlatılıyor mu? Çocuklara bunlarla ilgili bir uygulama yaptırılıyor mu? Hayır” ifadelerini kullandı.

    “BU SADECE ALEVİLERİN SORUNU DEĞİL”

    Özer, benzer tartışmaların daha önce ÇEDES projesi kapsamında da yaşandığını hatırlatarak, İzmir’de iki yıl önce farklı illerden katılımla merkezi bir miting düzenlendiğini söyledi.

    “ÇEDES sadece Alevilerin problemi değildi. Bu mesele eğitimcilerin, sosyal demokratların, Hristiyanların, Yahudilerin, Ermenilerin de problemidir. Bu okullarda sadece Alevi çocukları okumuyor” diyen Özer, geniş toplumsal kesimlerin sessizliğini eleştirdi.

    “ASLOLAN KENDİ SORUMLULUĞUMUZ”

    Yaşananları “kurt ve kuzu” benzetmesiyle değerlendiren Özer, karşı tarafı suçlamak yerine hak ve özgürlükler için örgütlü mücadele yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

    “Birilerini sürekli düşman ilan ederek çözüm üretemeyiz. Asıl mesele kendi haklarımızı koruyacak mekanizmaları kurmak ve mücadeleyi yükseltmektir” diyen Özer, toplumsal kesimlere ortak duruş çağrısında bulundu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA