Etiket: dede hüseyin doğan

  • Garip Dede Cemevi’nde Muharrem sohbeti: Hızır’ı birbirimizde arayacağız-VİDEO

    Garip Dede Cemevi’nde Muharrem sohbeti: Hızır’ı birbirimizde arayacağız-VİDEO

    PİRHA- Muharrem Orucu’nun birinci gününde Gerip Dede Cemevi’nde Hüseyin Doğan Dede’nin okuduğu gülbengle lokmalar paylaşıldı. Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, “Biz tarih boyunca kendi kimliğimizden, inancımızdan dolayı acılar yaşadık, yaşıyoruz. Cumhuriyet’in birinci yüzyılından, Dersim’den, Maraş’tan, Çorum’dan, Sivas’tan, Gazi’den, Gezi’den bugüne kadar zulüm yaşıyoruz. Bu zulmün ana teması da diğerleri gibi olmayışımızdandır” dedi.

    Muharrem Orucu’nun birinci gününde Gerip Dede Cemevi’nde Muharrem sohbeti gerçekleştirildi. Hüseyin Doğan Dede’nin okuduğu gülbengle lokmalar paylaşılırken Mehmetcan Şimşek ve Şahin Fırat da deyişler seslendirdi.

    “HÜSEYNİ DURUŞUMUZDAN ASLA GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

    Moderatör Veli Büyükşahin, “Muaviye Muaviye’liğinden vazgeçmiyor ama biz de Hüseyni duruşumuzdan asla geri adım atmıyoruz” dedi.

    Hüseyin Doğan Dede ise, “Oruç bizler için çok anlam ifade ediyor. Oruç nefsi terbiye etmek, açlığı hissetmek deseler de, bizim Alevilerin orucu bedenimizi aç bırakmak değil, onurlu yaşamaktır. Bedenimizi aç bırakmak değil adaleti savunmaktır. 365 gün oruçlu olmamız lazım. Biz gözümüzün orucunu, kulağımızın orucunu, dilimizin orucunu, elimizin orucunu, ayağımızın orucunu, belimizin orucunu tutmamız lazım. Eğer bunları tutarsak bizim tuttuğumuz oruç da Hak katında kabul olanlardandır. İmam Hüseyin’in bıraktığı yolda verdiği mesaja ihtiyacımız var” diye konuştu.

    “İNANCIMIZDAN DOLAYI ACILAR YAŞADIK, YAŞIYORUZ”

    Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, “Hızır’ı birbirimizde arayacağız” diyerek şunları söyledi:

    “Birbirimizin ellerinden tutacağız, birbirimize sahip çıkacağız. Bu ülkede şu an binlerce cezaevlerinde insanlar var, yurtlarından sürülen insanlar var, eğitim koşullarını hepiniz görüyorsunuz, ülkenin her yerini imam hatip mantığı ile çevrelemeye çalışan zihniyete karşı karşıyayız. Oysa ki bu coğrafyayı adalet kurtarır bu da sevgiyle olur, kardeşlikle olur, birbirine sahip çıkmak ile olur. 2024 yılındayız hala şu içinde bulunduğumuz binalarımız inanç merkezleri, Alevilerin ibadethaneleri olarak kabul görmüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı altında bir başkanlık oluşturdular, gelin elektrik paranızı ödeyelim, üç beş kuruş para da size verilim” diyorlar. Buna tamam diyenler Şah Hüseyin’in mücadelesinde niçin bedel ödediğini anlamamıştır. Biz tarih boyunca kendi kimliğimizden, inancımızdan dolayı acılar yaşadık, yaşıyoruz. Cumhuriyet’in birinci yüzyılından, Dersim’den, Maraş’tan, Çorum’dan, Sivas’tan, Gazi’den, Gezi’den bugüne kadar zulüm yaşıyoruz. Bu zulmün ana teması da diğerleri gibi olmayışımızdandır.”

    Konuşmaların ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Erdoğan: Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Aleviler nezdinde yok hükmündedir-VİDEO

    Erdoğan: Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Aleviler nezdinde yok hükmündedir-VİDEO

    PİRHA- HBVAKV Antalya Şube Konuksever Cemevi Başkanı Nurettin Erdoğan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şubesi Dedesi Hüseyin Doğan’ın Ocakzadeler Meclisi toplantısına katılıp ardından Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Ali Rıza Özdemir’i ziyaret etmesine tepki göstererek, “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Aleviler nezdinde yok hükmündedir” dedi.

    Alevi örgütlerinin ve Alevi toplumunun karşı çıkmasına rağmen bazı derneklerin temsilcileri Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı ziyaret ediyor, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın toplantılarına katılıyor.

    Geçen haftalar Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antep Şubesi yönetiminin ardından Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şubesi dedesi Hüseyin Doğan’ın da Cemevi Başkanlığı’na gittiği ortaya çıktı.

    Söz konusu ziyaretlere ve görüşmelere tepki gösteren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Konuksever Cemevi Başkanı Nurettin Erdoğan, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    ALEVİ TOPLUMUNUN İNANÇSAL DEĞERLERİ YOK SAYILIYOR”

    Son dönemlerde kendilerini Alevi olarak gören bazı güruhların bir araya geldiklerini belirten Nurettin Erdoğan, “Alevi toplumunun inançsal değerlerini yok sayarak ve asimilasyon politikalarını buna alet eden güruh ekiplerini bir araya toplayarak bunlar üzerinden bir Alevi oluşumu yaratılmaya çalışılıyor” dedi.

    “BİZ ALEVİLER ELİNE BELİNE DİLİNE SAHİP İNSANLARIZ”

    Alevi toplumunun kadimden bu yana büyük bedeller ödeyerek bu günlere geldiğini vurgulayan Erdoğan, “Şimdi o bedeller üzerinden onun mükafatını kendilerine bir çıkar olarak gören güruhlara karşı bizim her zaman için tavrımız nettir. Biz Alevi toplum olarak “Eline, Beline, Diline” sahip insanlarız bunu her yerde tekrar tekrar dile getiririz” diye belirtti.

    ALEVİ TOPLUMUNUN ÜZERİNDEN ÇIKAR SAĞLAMAYA ÇALIŞANLAR MENFAATÇİ KESİMLERDİR” 

    Alevi toplumunun yarattığı değerler üzerinden birilerinin çıkar sağlamaya dönük çabaları içinde olduğunu belirten Erdoğan, “Eğer bir şey de alın teriniz, emeğiniz yok ve bu sürecin üzerinden kendinize bir menfaat sağlıyorsanız bu menfaatler bir gün boğazınızda kalır. Çoluk çocuğunuza yedireceğiniz herhangi bir helal lokma olarak görülmez. O yüzden de rıza şehrinde rızasız Hakk lokma yenildiği zaman burada da kişilerin düşkünlüğü ön plana çıkar” şeklinde ifade etti.

    “ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI ALEVİLER İÇİN YOK HÜKMÜNDEDİR”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının Aleviler nezdinde yok hükmünde olduğunun altını çizen Erdoğan, “Bizler de bunun neticesinde bu oluşumların bizim hükmümüzde yok olduğunu dile getiriyoruz. Bu şekilde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile birlikte hareket ederek kendilerini Alevilerin temsilcisi olarak gören, orada ziyaretlere giden, kendilerine orada bir pay, bir kadro alma üzerinden hesap yapanların da elbette bir gün hesapları sorulacaktır” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Dede Doğan: Okullara mescit açılması doğru değil, kabul edemeyiz-VİDEO

    Dede Doğan: Okullara mescit açılması doğru değil, kabul edemeyiz-VİDEO

    PİRHA-Hükümetin okullara imam atamasının ardından mescit zorunluluğunu getirmesine tepki gösteren Hasan dede Ocağı’ndan Hüseyin Doğan, “Türkiye laik ve sosyal bir hukuk devleti ise bir okulda mescit olması doğru bir şey değil” dedi.

    Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2022-2023 örgün eğitim istatistikleri de gösteriyor ki kamusal eğitim yıldan yıla geriye gidiyor. Buna yerine özel öğretim ve dini eğitim odaklı okullar teşvik ediliyor. Eğitim alanındaki ticarileşme ve dinselleştirme politikaları ise yeni yüzü ile günden güne kamuoyuna açıklanıyor.

    14 Ekim’de yapılan duyuru ile Millî Eğitim Bakanlığı, Okul Öncesi Eğitim Yönetmeliğinde bir değişiklik yaparak ‘Katkı payı’ alınmasını zorunlu hale getirdi. Bununla birlikte ÇEDES projesiyle okullarda imamların derse girmesine olanak sağlayan MEB, şimdi de okul öncesi eğitim kurumlarında mesciti de zorunlu kıldı.

    Uzmanlar, devlete ait olan 60 bin 734 okulda bu uygulamaların hayata geçirilmesinin yeni krizlere de sebep olacağına vurgu yapıyor.

    AKP hükümeti tarafından okullara imam atanması ve ardından anaokullarına mescit açılmasının zorunlu hale getirilmesine ilişkin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şubesinde hizmet yürüten Hasa Dede Ocağı evlatlarından Hüseyin Doğan, PİRHA’ya açıklamada bulundu.

    “BİZİM İNANCIMIZA UYMAYANI KABUL EDEMEYİZ”

    Mevcut idarenin, öğrencilerin ve ailelerin sahip olduğu inançlarını görmezden geldiğini söyleyen Doğan, “Bizim anayasamızın 2’inci maddesinde ‘ülkemiz laik, demokratik, sosyal ve hukuk devletidir’ olarak geçiyor. Eğer bir hukuk devleti isek herkes inancını rahat bir şekilde yaşaması gerekir. Yine anayasanın 24. maddesinde din ve vicdan özgürlüğü vardır. Zaten dinde kesinlikle zorlama yoktur. Onun içindir ki bizim inancımıza uymayan bir şeyi kabul etmemiz kesinlikle imkansızdır. Evet din kültürü ve ahlak bilgisi zorunlu eğitim olarak anayasada vardır ama din dersi milli eğitimin müfredatında o branşa tabi öğretmenler tarafından verilmesi gerekir diye geçiyor. Yani 4 yıllık üniversiteyi bitirmiş din kültürü ve ahlak bilgisi okumuş olan bir kişinin vermesi gerekiyor. İmam hatip lisesini bitirip gelen bir imamın vermesi gerekmiyor” dedi.

    “OKULLARA MESCİT PROJESİ DOĞRU DEĞİL”

    Doğan, okullara mescit açılmasının kabul edilemeyeceğini söyleyerek, “En önemlisi de inanç olarak biz zaten çocuklarımızı akıl bali olana kadar okula gitmeden önce çocuklarımıza edebimizi, erkanımızı, yolumuzu, inancımızı zaten öğretiyoruz. Bize uymayan inancı da başkasının bize öğretmesini asla müsaade etmeyiz. Türkiye laik ve sosyal bir hukuk devleti ise bir okula mescidin yapılması bizim inancımıza ve kültürümüze göre doğru bir şey değil. Zaten herkes inancını camilerde, cemevlerinde istediği şekilde yapıyor” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA