Etiket: dedeoğlu ailesi

  • Dedeoğulları ailesini katleden Mehmet Altun’a 7 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

    Dedeoğulları ailesini katleden Mehmet Altun’a 7 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

    Dedeoğulları ailesinden 7 kişiyi katleden tetikçi Mehmet Altun’a 7 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Mahkeme, diğer sanıklar yönünden beraat kararı verdi.

    Konya’nın Meram ilçesinde 12 Mayıs 2021’de Keleş ve Çalık aileleri tarafından ırkçı saldırıya maruz bırakılan Dedeoğulları ailesinden 7 kişi, saldırının ardından gereken koruma tedbirlerinin alınmaması sonucu 30 Temmuz 2021’de tetikçi Mehmet Altun tarafından katledilmesine dair süren davanın karar duruşması, Konya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Mahkeme heyeti, avukatların olmadığı boş salonda kararını açıkladı.

    Mahkeme, tetikçi Mehmet Altun’a 7 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi, diğer tüm sanıklar yönünden beraat kararı verdi.

    Altun’a, ayrıca “Yakarak mala zarar verme” suçundan 4 yıl, “Nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal” suçundan 4 yıl, “Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun’a muhalefet” suçundan 2 yıl hapis cezası verildi.

    Diğer sanıklar Yahya Çalık, İbrahim Keleş, Ramazan Çalık, Ali Çalık, Lütfi Keleş, Ali Keleş (Lütfi Keleş’in oğlu), Veli Keleş, Ali Keleş (Veli Keleş’in oğlu), Ayşe Keleş ve Ali Keleş’in (Harun Keleş’in oğlu) de “Canavarca hisle tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme” ve diğer suçlardan beraat kararı verildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Mehmet Altun hakkında 7 kez ağırlaştırılmış müebbet istendi

    Mehmet Altun hakkında 7 kez ağırlaştırılmış müebbet istendi

    PİRHA- Dedeoğulları ailesinden 7 kişiyi katleden Mehmet Altun hakkında 7 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenirken, katliam sanıklarından İbrahim Altun, İsmihan Altun ve Zehra Altun tahliye edildi.

    Konya’nın Meram ilçesinde Dedeoğulları ailesinden 7 kişinin öldürüldüğü katliamla ilgili iddianamede savcı, sanık Mehmet Altun için “canavarca hisle tasarlayarak kasten öldürme”den 7 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istedi.

    Konya katliamından sanıklarından olan, katliamın gerçekleştiren Mehmet Altun’un babası İbrahim Altun, annesi İsmihan Altun ve eşi Zehra Altun tahliye edildi.

    Dedeoğulları avukatlarından Abdurrahman Karabulut, mütalaanın açıklanması üzerine dosyanın mahkemeye gönderildiğini, tahliye gerekçesini öğrenemediklerini ifade etti.

    Konya’da yaşayan ve daha önce Kürt oldukları için saldırıya uğrayan Dedeoğlu ailesinden 7 kişi, 30 Temmuz’da evlerinde öldürülmüştü. 4 Ağustos’ta yakalanan saldırgan Mehmet Altun, bir gün sonra tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER

    Irkçı saldırıya uğrayan aile fertleri katledildi
    Katliamın yaşandığı dakikalarda ‘Bir tek Kürt kalmayacak’ sesleri yükseldi
    Konya’da katledilen Kürt aile ile ilgili tanıklar PİRHA’ya konuştu
    Konya’da 7 kişinin öldürüldüğü katliamın zanlısı yakalandı!
    Konya’da Kürt aileyi katleden Mehmet Altun tutuklandı

     

     

  • Katledilen Kürt ailenin avukatı: 10 kişi tutuklandı, firarinin bulunduğu bölge tespit edildi

    Katledilen Kürt ailenin avukatı: 10 kişi tutuklandı, firarinin bulunduğu bölge tespit edildi

    PİRHA- Konya’da 7 kişilik Kürt ailenin katledildiği saldırıya ilişkin bilgi veren Avukat Abdurrahman Karabulut, dün gece firari zanlının ailesinin de olduğu 10 kişinin tutuklandığını, bu kişilerin bu katliama yardım, yataklık ve azmettirme ile suçlandıklarını söyledi. Karabulut, firari zanlının olduğu bölgenin tespit edildiği bilgisini vererek,   “Irkçı saiklerle, nefret söylemi ile işlenen suçların ağırlaştırıcı sebep olması gerekiyor” dedi.

    Konya’nın Meram ilçesindeki ırkçı saldırıda Dedeoğlu ailesinden 7 kişinin katledilmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden 10’u tutuklandı. Soruşturma kapsamında, firari olan şüpheliyi yakalama çalışmaları ise devam ediyor. Tutuklananlar arasında firari zanlı Mehmet Altun’nun eşi, babası, annesi ve kız kardeşi de var.

    Yaşanan gelişmelerin ardından soruşturmaya ilişkin PİRHA’ya konuşan katledilen Kürt ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut, 10 kişinin bu katliama yardım, yataklık ve azmettirme suçlamasıyla tutuklandığını belirterek, firari zanlının olduğu bölgenin tespit edildiği bilgisini verdi.

    “FAİLİN OLDUĞU BÖLGE TESPİT EDİLDİ, ONUN ÜZERİNE ÇALIŞMALAR YAPILIYOR”

    Dava dosyasına ilişkin son gelişmeleri paylaşan Av. Karabulut şunları dile getirdi:

    “Davaya ilişkin dün gece 11:30 civarında 10 kişi tutuklandı. Failin olduğu bölgenin tespit edildiği ve onun üzerine bir çalışma yapıldığı bilgisi var. Daha önce de bir saldırıya maruz kaldı müvekkillerim. Biz defalarca gerekli önlemlerin alınması için başvuru yaptık ama hiçbir şey yapılmadı. Gerekli önlemler alınmadığı için maalesef bugün bu katliama şahit olduk. Şu anda adli makamlar gerekli önlemleri aldılar. Ama aile katledildikten sonra aldılar. Bu önlemlerin önceden alınması gerekiyordu. Şu anda aile onlarca polis tarafından korunuyor. Bunun en başında yapılması lazımdı. Biz uyarmamıza rağmen hiçbir sonuç almadık, alamadık. İlk saldırıda, 12 Mayıs’takinde kısmi tutuklamalar oldu. Ancak sonra hemen serbest bırakıldılar. Bu da saldırganlara cesaret verdi.”

    “KESİNLİKLE BU BİR IRKÇI SALDIRIDIR”

    Bu adli bir vakaymış gibi yansıtılıyor. Kesinlikle öyle değil. Bu ırkçı bir saldırıdır. Amacımız olmayan bir şeyi varmış gibi göstermek değildir. Serpil, Sibel, Metin, Barış ve Yaşar Dedeoğulları’nın 12 Mayıs’ta saldırıya uğradıklarında verdikleri ifadeler, saldırının ırkçı saikle yapıldığının en somut delilidir. Aksini söylemek katillerin avukatlığını yapmaktır. Bu sebepten dolayı bunlar bütün tutanaklarda, ifadelerde mevcut. Maalesef ki ırkçı saiklerle işlenen suçlarda Türk Ceza Kanunu’na göre ağırlaştırıcı bir madde yok. Bunun yasalara eklenmesi gerekiyor. Irkçılıkla işlenen, nefret söylemi ile işlenen suçların ağırlaştırıcı sebep olması gerekiyor.

    “SAVCILIK TARAFINDA, AİLECEK BU KATLİAMI PLANLAMIŞLAR KANISI MEVCUT”

    Dün gece tutuklananlar katliamı gerçekleştiren Mehmet Altun’a yardım eden ve azmettiren, bu suça iştirak eden kişiler olarak değerlendirildiği için tutuklandılar. Şu an savcılık tarafında, ailecek bunu planlamışlar ve bu katliamı bu kişiye yaptırmışlar kanısı mevcut. Şu an için dava konusunda etkili bir soruşturma yürütülüyor gibi görünüyor. Bunun sebebinin de olayın gündeme gelmesine bağlıyorum ben. Ama bunun, bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Bu kişilerin en ağır cezayı almaları için etkili ve adil bir yargılama yapılması için çabalayacağız.”

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

  • Konya’da katledilen Kürt aile ile ilgili tanıklar PİRHA’ya konuştu

    Konya’da katledilen Kürt aile ile ilgili tanıklar PİRHA’ya konuştu

    PİRHA-Konya’da Dedeoğlu ailesine yönelik gerçekleşen ırkçı saldırının ardından katliama tanık olan taraflar olayı anlattı. Köyde yaşayan Dedeoğlu ailesinin akrabası Erol Şan, Kürt oldukları için saldırıya uğradıklarını söylerken, Hasan Hüseyin Şimşek ise, “Valilik, kaymakamlık üzerine düşeni yapmadığı için bu olay bugün bu duruma geldi” dedi. 

    Konya’nın Meram ilçesinde 30 Temmuz 2021 tarihinde Dedeoğlu ailesine yönelik yapılan ırkçı saldırı sonucunda 7 kişi hayatını kaybetmişti. Katliamın ardından olaya tanık olan taraflar yaşananları PİRHA‘ya anlattı.

    Dedeoğlu ailesinin akrabası Erol Şan Kürt oldukları için saldırıya uğradıklarını ve kullanılan nefret dilinin bu tür olayların yaşanmasına neden olduğunu belirtti. Köyde yaşayan Hasan Hüseyin Şimşek ise, Dedeoğlu ailesinin köyde herkesle sorun yaşadığını, olayın ırkçılıkla ilgisi olmadığını iddia ederek, yetkililerin gereken önlemleri almadığı için bu katliamın yaşandığını söyledi.

    “KÜRTLERE LAF SÖYLEDİKLERİ İÇİN TARTIŞMA YAŞANDI”

    Dedeoğlu ailesinin akrabası Erol Şan olaya ilişkin şunları dile getirdi:

    “Bundan yaklaşık 10 yıl kadar öncesinde Yaşar abi ile aralarında bir tartışma yaşanmış. Bu küfürleşmeden dolayı da olay 12 Mayıs’a kadar gelmiş ve bugün de maalesef can kayıplarıyla karşı karşıyayız. Kavganın başlamasının sebebi de bunlar iki komşu patos atıyorlarmış, birlikte çalışıyorlarmış tarlada. Yaşar abi onların patos atmasına yardıma gitmiş. Oturmuşlar bir gün çay molası vermişler. O arada bir yerde askerler öldürülmüş. Bunlar çay içerken bu konu açılmış ve bu adam da Kürtlere küfür etmiş. Yaşar abi de, ‘Arkadaşlar sonuçta ben de bir Kürt’üm, neden küfür ediyorsunuz? Burada ölen çocuklar senin de oğlun, benim de oğlum. Niye bütün Kürtlere laf ediyorsunuz?’ demiş ve orada bir gerginlik yaşanmış. Ondan sonra araları bozulmuş ve birbirlerine hiç gelip gitmemeye başlamışlar. Hiç görüşmemeye başlamışlar. Sonrasında da karşı tarafın ailesi Yaşar abilerin evine molotof gibi bir şey atmışlar ve ‘Buradan taşının’ demişler. ‘Evini bize sat, git’ demişler. 12 Mayıs’a kadar sürekli böyle kavgalar tartışmalar yaşanmış.”

    “ŞİKÂYETİMİZİ GERİ ÇEKMEMİZİ İSTEMİŞLERDİ, ÇEKMEDİK”

    12 Mayıs’ta maruz kaldıkları saldırıya da değinen Şan, “12 Mayıs’ta ise gençlerden birisi geliyor Yaşar abilerin kapısından motorunu çalmaya çalışmış. Yaşar abi de bunu görünce çocuğu kovalamış ve bunun arkasından bir taş atmış. Taş da çocuğun kafasına gelmiş ve yaralanmış çocuk. Çocuk gitmiş ve ne kadar akrabası varsa 50-60 kişilik bir grupla Yaşar abinin evine gelerek bir saldırı gerçekleştirmişler. Bugün ölen bütün insanlara saldırmışlar. Kafalarını, kollarını, bacaklarını hepsini kırmışlardı. Bugün ölmüş olan Metin 15 gün yoğun bakımda kaldı. Sibel yine 10 gün kaldı. Yaşar abi yine hastanede yattı. Bunun üzerine aile rapor aldı ve şikayetçi oldu. Bu olay sonucunda 7 kişi tutuklandı. Yargı süreci devam ederken bu sefer barışmak istediler. Bir barış teklifi geldi. ‘Şikayetinizi geri çekin’ denildi ancak Yaşar abi bunu kabul etmedi. ‘Bize bunu yaşattınız sizde cezaevine girin, sizde orada bu eziyeti çekin’ dedi. Şikayetinden vazgeçmedi ve barışmayı reddetti. Daha sonrasında da bir kişi geliyor ve bu katliamı yapıyor. Kameralarda basına yansıyan tarafında bir kişi görünüyor ama ben bir kişi olduğuna inanmıyorum” şeklinde konuştu.

    “KAPIDAKİ KÖPEĞİ BİLE ÖLDÜRMÜŞLER”

    Yaşanan bu katliamın kullanılan nefret ve ayrımcı dilden kaynaklandığını belirten Şan sözlerine şu şekilde devam etti:

    “7 kişiyi katlettiler. Çapraz ateşe de tutmuş olabilirler. Hiçbir şey bilmiyoruz şu an. Bu içeri giren kişi veya kişiler o kadar nefret doluymuş ki, 7 kişiyi katlediyor, kapıda sağına soluna bakıyor, orada köpek var ona da üç el kurşun sıkıyor. Onu da öldürüyor. Daha sonrasında benzin dolu bidonla evi ateşe veriyor. Bu insan neden bu kadar kin doluydu? Neden bu kadar nefret doluydu? Yaşar abi Kürt olduğu için bunlar yapılıyordu ona. Sen buradan gideceksin deniliyordu, baskılar yapılıyordu. Niye yapıyorlardı bunu? Bu insanları kim böyle dolduruşa getiriyordu? Neden böyle bir katliamı gerçekleştirdiler? Tamam kavga edebilirler, kol bacak kırabilirler ama bu denli katliam niye? Bu nefret niye? Biz buna isyan ediyoruz. Dün Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı ile de görüştüm. Kendilerine de söyledim. Tüm yetkililere de buradan sesleniyorum. Bu olayın arkasında kim var, kimler var, neden yapıldı, niçin yapıldı bu katliam? Bunun tamamıyla ortaya çıkarılması lazım. Yaşar abilerin ailesi orada yaşayan tek Kürt aileydi. Yaşar abi kendisi de zaten daha önce verdiği röportajlarda dillendirmişti. ‘Kürt olduğum için bana bu baskılar yapılıyor’ demişti. Sürekli tehditler alıyordu. Ben de bir Kürt’üm. Konya’da 20 yıldır yaşıyorum. Herhangi bir baskıya maruz kalmadım. Türklerin arasında yaşıyorum. Bu olaydan sonra ben tedirginim ama açık ve net söyleyeyim. Ansızın öyle bir cani gelip bir vahşet gerçekleştirebilir. Benim kapıma da dayanabilir. Başka bir Kürt kardeşimizin kapısına da dayanabilir.”

    “ÖNEMLİ OLAN BU SAATTEN SONRA NEFRET DİLİNİ KULLANMAMAK”

    Siyasilere de seslenen Şan nefret dilinin ortadan kaldırılmasını istedi ve son olarak şunları kaydetti:

    “Türk-Kürt ayırmasınlar. Biz hepimiz biriz, bir bütünüz. HDP’li de olabilirim MHP’li de olabilirim. Kürtler teröristtir dersen işte bu olaylar doğar. O yüzden bu nefret dilini bir kenara bırakmak gerekiyor. Biz hepimiz biriz, bütünüz. Bizi ayrıştırırsanız sonuçları da böyle katliamlar olur. Saldırganların yakalanıp yakalanmamasının bu saatten sonra bize ne faydası olacak? Önemli olan bu saatten sonra böyle olayların yaşanmaması. En ağırlaştırılmış cezayı alsalar ne olacak? Bizim bir tek ölümüzü bize geri getirebilecek mi? Hayır. Önemli olan nefret ve ayrıştırıcı dili kullanmamak. Böyle bir ortam yaratmaktır.”

    “BU İŞİN BÖYLE PATLAK VERECEĞİ BELLİYDİ”

    Köyde yaşayan tanıklardan Hasan Hüseyin Şimşek ise “Ben katliamın olduğu köyde yaşıyorum. Bunlar (Kürt aile) hayvancılık yapıyorlardı. 1000-1500 tane koyunları var. Bunlar bu koyunları meraya sürüyorlardı ve mahsullere zarar veriyorlardı. Defalarca Kaymakamlığa, Valiliğe şikayette bulunduk. Raporlar tuttular ama hiçbir şey yapılmadı. Ormanları, Çiftçileri Koruma Başkanlığı kaldırıldığından dolayı hiçbir işlem yapamayız dediler” diye konuştu.

    “HİÇ BİR ÖNLEM ALINMADI”

    Daha önce de defalarca her iki tarafın da şikâyetlerde bulunduğunu ama yetkililerin hiçbir önlem almadığını vurgulayan Şimşek şunlar ifade etti:

    “Mahkeme süreci de devam ediyordu. Ramazan Bayramı’ndan bir gün önce kavga etmişlerdi yine. 2011 yılından beri bunların husumeti sürüyordu. Çocuklar bunların evine maytap atmışlar olay oradan çıkmıştı. Son yaşanan da bu aile Türk olsaydı da aynı şeyler yaşanırdı. Defalarca Kaymakamlığa, Valiliğe, jandarmaya şikâyette bulunduk ama hiçbir şey yapılmadı. Bu olay göz göre göre geldi. Kimse hiçbir önlem almadı. Defalarca söylenmesine rağmen bu işin buraya geleceği belli olmasına rağmen üç maymunu oynadılar. Valilik, kaymakamlık da üzerine düşeni yapmadığı için bu olay bugün bu duruma geldi.

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

     

  • ‘Konya’daki katliamdan AKP ve MHP iktidarı sorumludur’

    ‘Konya’daki katliamdan AKP ve MHP iktidarı sorumludur’

    PİRHA-Yeşil Sol Parti Merkez Yürütme Kurulu, 7 kişinin hayatını kaybettiği Konya’daki katliama ilişkin açıklama yaptı. İktidarın, ayrımcı ve nefret söylemi kullandığı belirtilen yazıda “Kutuplaşma siyaseti ve nefret söyleminden beslenen oyununuzu bozacağız” ifadesi kullanıldı.

     Yeşil Sol Parti, Konya’nın Meram ilçesinde Kürt aileye yönelik yapılan ırkçı saldırıyı kınadı. Konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada “Eşit, demokratik, ortak yaşamı savunuyoruz” denildi.

    “ŞİDDET ÜRETEN KUTUPLAŞTIRMA SİYASETİNİZ BATSIN”

    Açıklamada, iktidarın, “kutuplaştırıcı söylem ve yaklaşımlarını” arttırdığına vurgu yapılarak şu ifadeler kullanıldı:

    “Kutuplaşma siyaseti ve nefret söyleminden beslenen oyununuzu bozacağız.

    Konya’da 12 Mayıs’ta ırkçı güruhun saldırısına uğrayan Kürt ailenin evine bugün silahlı saldırı düzenlendiğini, aileden 7 kişinin hayatını kaybettiğini derin bir üzüntü ve kaygı ile öğrendik.

    Aile 12 Mayıs’ta 60 kişilik ırkçı güruhun saldırısına uğramış, aile bireyleri bıçak, taş ve sopalarla darp edilmiş, ‘sizi burada yaşatmayacağız’ diye tehdit edilen aileden bir kişi ağır yaralanmıştı. Saldırının ardından aile hakkında koruma kararı verilmesine rağmen ailenin tehditlere ve saldırılara karşı korunmadığı açıktır. Saldırganların kısa sürede tahliye edilmesi de bugünkü saldırıya adeta davetiye çıkartmış, saldırgan faşist güruhu cesaretlendirmiştir.

    Bugün gerçekleştirilen ikinci saldırıda, Dedeoğulları ailesinden 3’ü kadın 7 kişi katledildi ve evleri ateşe verildi. Yeşil Sol Parti olarak saldırıda 7 aile bireyini kaybeden Dedeoğulları ailesinin acısını paylaştığımızı, dayanışma içinde olduğumuzu belirtmek istiyoruz.

    Deniz Poyraz’ı kaybettiğimiz HDP İzmir İl Örgütü saldırısının ardından Afyon, Ankara ve Konya’da Kürtlere yönelik ırkçı saldırılar devam etmiştir. Yeşil Sol Parti olarak Kürtleri hedef gösteren, çatışma ve gerilimi körükleyen yaklaşımlar konusunda iktidarı uyarmış, kutuplaştırıcı politika ve söylemlere son verilmesini, saldırıların önlenmesini istemiştik. İktidar, demokrasi ve barış isteyen, gerilimden kaygı duyan bizlerin uyarılarına kulak asmadığı gibi kutuplaştırıcı söylem ve yaklaşımlarını artırarak sürdürmüştür. Yandaş basın ve troll sosyal medya hesaplarından sürekli ayrımcı ve nefret söylemi içeren yayınlarla Kürtler hedef gösterilmiş, ırkçı, faşist saldırganlar en hafif deyimi ile cesaretlendirilmiştir. Bu sistematik saldırı ve katliamları kişisel husumet, kişisel çıkar, münferit öfke ile açıklamak gerçeği örtme ve gizleme çabasıdır. Asla kabul edilemez.

    AKP ve MHP iktidarı sorumludur. Sorumlusunuz. Çatışma ve şiddet üreten kutuplaştırma siyasetiniz batsın, Yeter Artık.

    İktidarı ve yandaşları çatışma ve gerilim üreten politika ve yaklaşımlara son vermeye, ırkçı saldırgan güruhlara karşı önlem almaya çağırıyoruz.

    Yeşil Sol Parti, Türkiye barış ve demokrasi güçleri ile birlikte barış ve demokrasi iradesini daha yüksek sesle haykıracak, kutuplaşma siyaseti ve çatışmadan beslenen oyununuzu bozacaktır. Bu topraklarda barış ve kardeşlik kazanacaktır.

    Yeşil Sol Parti olarak tüm emek, demokrasi ve barış güçlerini, faşist saldırılara karşı ortak mücadeleye, eşit demokratik, ortak yaşamı birlikte savunmaya davet ediyor, ortak mücadeleyi güçlendirmeye çağırıyoruz.”

    PİRHA/ANKARA