Etiket: defol alevi

  • Alevi aileye Çağdaş Hukukçular Derneği’nden destek-VİDEO 

    Alevi aileye Çağdaş Hukukçular Derneği’nden destek-VİDEO 

    PİRHA – İzmir’de evi işaretlenen Alevi aile ile birlikte açıklama yapan ÇHD, “Hukuksal sisteminde özellikle Alevilere, kadınlara, Kürtlere veya çocuklara yönelik gerçekleşen saldırılar veya bu tür işlemlerde birincil sebep cezasızlık ve hukuksal işleyişin yetersizliğidir” dedi. 

    Haberin Videosu

    İzmir’in Gaziemir İlçesinde evleri işaretlenen Alevi aile ile birlikte Çağdaş Hukukçular Derneği basın toplantısı gerçekleştirdi. Açıklamaya Yol Erenler Derneği yöneticileri katılarak destek verdi.

    “GÜVENDE OLSAK BÖYLE BİR ŞEY BAŞIMIZA GELMEZDİ”

    Açıklamada ilk olarak evi işaretlenen Eren Şenal konuştu. Şenal daha önce böyle birşeyle karşılaşmadıklarını belirterek bu yazılımın Alevilere yönelik bir bir şey olduğunu söyledi.  “Türkiye’de güvende olsak zaten böyle birşey başımıza gelmezdi” diyen Şenal, konunun çarpıtılmaması gerektiğinin altını çizerek bu olayın faillerinin bulunmasını istediklerini kaydetti.

    “EŞİT YURTTAŞLIK BU COĞRAFYANIN TEMEL TAŞI”

    Çağdaş Hukukçular Derneği(ÇHD) İzmir Şube sekreteri Erdoğan Akdoğdu ÇHD’de olarak bu tür hukuksal olaylarda destekte bulunmaya çalıştıklarını aktardı. Alevilerin bu ülke için bir şans olduğunu söyleyen Akdoğdu, fakat Alevi toplumunun da diğer ezilen halklar gibi yok sayıldığını dönem dönem katliamlara uğradığını belirtti. Bu olayların her dönem olan münferit olaylar olduğunu, Alevilerin tek veya bağımsız olarak maruz kaldığı olaylar olduğunun altını çizdi. Akdoğdu, “Sivas’ın dumanı üstünde desek yerindedir aslında bunların temel nedeni devletin hukuksal olarak bu tür olaylara karşı cezasızlığı ve işleyişin yetersizliği.” Aslında bu durumun öğrenilmiş veya öğretilmiş çaresizliğinin bir sonucu ve bu şekilde gördüklerini aktardı.

    Konuşmasında bir başka konuya dikkat çeken Akdoğdu, “Aleviliğin ezilen inanç olarak devlet nezdinde hiçbir zaman kabul görmemesi veya görülmemesi eşit yurttaşlık, bu coğrafyanın temel taşı olduğu meselinde devletin esas yaklaşımı problemli olduğu için aleviler geçmişin yansıması ile kıyaslayıp ürkekleşebiliyorlar korkabiliyorlar ve endişe edebiliyorlar” diye belirti. Akdoğdu, burada birinci sorumluluğun kamuoyunun yani ‘devletin’ sorumluğu olduğunu belirti, devamında Akdoğdu, yurttaşlara yönelik her türlü saldırıyı devletin yargılaması gerekiyor. Akdoğdu, Bu bağlamda Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) olarak her türlü hukuksal destekte bulunacaklarına ve üstlerine düşen görevleri yerine getireceklerini tekrar etti.

    Yol Erenler Derneği adına konuşan Deniz Uslu da bu işin arkasında yatan sistematik bir işleyişin olduğunu belirterek aynı olayların daha önce Yamanlarda da yaşandığının altını çizdi. Uslu, Şenal ailesinin yanında olacaklarını gerekli desteği vereceklerini söyledi.

    “SİYASİLERİN YAPTIĞI AÇIKLAMALARI SAMİMİ BULUYORUZ”

    Öte yandan gerçekleşen saldırı sonrası aile ile iletişime geçen İzmir Barosu Yönetimi aile bireylerinden Eren Şenal’ı baro binasında ağırlayarak konu hakkında bir basın açıklaması yayınladı.

    Açıklamalarda bulunan İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Ali Deman Güler, saldırının bireysel bir eylemden ziyade uzun süredir sürdürülen ayrımcı bir siyasetin sonucu olduğuna dikkat çekti. Güler, “Bugün Aleviler AİHM kararlarına rağmen çocuklarını kendi dini inançları hilafında zorunlu din derslerine sokmak zorunda bırakılıyorlar. Köylerine rızaları dışında cami yaptırılıyor. Ödedikleri vergiler camilerde kullanılırken cemevlerine ibadethane statüsü verilmiyor. Devlet erkanı cemevlerinden kalkan şehit cenazelerine bile katılmaktan imtina ediyor. Bu anlayış sürdüğü sürece Alevilere yönelik saldırılara şaşırmak mümkün değil. Siyasilerin yaptığı kınama açıklamalarını samimi bulmuyoruz” dedi.

    “FAİLLERİN BULUNMASI İÇİN AİLEYE DESTEK VERECEĞİZ”

    İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Hüseyin Yıldız da, “Söz konusu saldırı münferit bir olay olarak görülmemelidir. Daha yakın tarihte Manisa’da da benzeri nefret söylemleri Alevi yurttaşlarımızın duvarlarına yazılmıştı. Gaziemir’de yaşanan olayın faillerinin bulunması için aileye baro olarak her türlü desteği vereceğiz. Alevi toplumu temsilcileri ve Alevi dernekleri ile de hukuki alanda işbirliğine gideceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

  • Kenanoğlu: İktidar Aleviler arasında bölücülük yapıyor-VİDEO

    Kenanoğlu: İktidar Aleviler arasında bölücülük yapıyor-VİDEO

    PİRHA – Alevilerin evlerine yapılan işaretlemeler konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ile İçişleri Bakanı Soylu’nun yaptığı açıklamalara tepki gösteren HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Mecliste bir basın toplantısı yaptı. Kenanoğlu, Erdoğan’ın, açıklamalarıyla asimilasyona imza attığını vurguladı.   

    Haberin videosu

    Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Alevilerin evlerine yapılan işaretlemeler ve Cumhurbaşkanı ile İçişleri Bakanı’nın konuya ilişkin açıklamalarına yönelik görüşlerini açıkladı.

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 28 Kasım 2019’da din şurasında konuya ilişkin yaptığı konuşmada Aleviliği kastederek şunları söylemişti:

    “Irk, dil, mezhep farklılıkları öne çıkarılarak Müslümanlar arasındaki fay hatları keskinleştiriliyor. Her gün beş vakit aynı kıbleye yönelenler arasına nifak tohumları serpiliyor. Belirli çevreler arasında ayrı bir din gibi yansıtılmaya çalışılıyor. Batıda pişirilen ve son dönemde ülkemize ihraç edilmeye çalışılan Ali’siz Alevilik gibi yıkıcı projelerin toplum içinde pohpohlanmasının gerisinde bu var. Açık ve net söylüyorum Alman devleti Ali’siz Aleviliğe ciddi bedeller ödemek suretiyle İslam dünyasında ve özellikle ülkemizde bölünmenin tohumlarını ekmek istiyor.”

    “SAYIN ERDOĞAN ASİMİLASYONA İMZA ATMIŞTIR”

    Kenanoğlu Erdoğan’ın bu konuşmasını hatırlatarak, şunları kaydetti:

    “Sayın Erdoğan bu konuşmasıyla her zaman yaptığı gibi bir teolog, bir Alevi İnanç Önderi gibi Alevilik tanımı yapmış ve Alevileri bir kalıba sokmuştur.  Sayın Erdoğan bu tanımlamasında Alevileri “Her gün beş vakit aynı kıbleye yönelenler” içerisinde değerlendirmiş ve biz Aleviler açısından bir asimilasyon söylemine de imza atmıştır, zira Aleviler arasında “beş vakit aynı kıbleye yönlenerek eda edilen bir namaz” olduğuna yönelik bir tartışma bir görüş ayrılığı dahi yoktur. Alevilerin ibadeti insanı kıble alan Cem, ibadethanesi de bu cemlerin icra edildiği mekânlar ve cemevleridir.

    “SAYIN ERDOĞAN BÖLÜCÜLÜK YAPMAKTADIR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Alevilikle ilgili her sözünde Ali’siz Alevilik söylemini kullanarak Aleviler arasında bölücülük yapmaktadır. Hiçbir Ocakta, hiçbir dergâhta, Türkiye’de ve dışında hiçbir cemevinde Hz. Ali’nin zikredilmediği bir cem yoktur. Hz. Ali’yi reddeden hiçbir Alevi örgütü de yoktur. Gerçek bu iken sürekli Ali’siz Alevilik söylemini kullanmak Alevileri bölme parçalama çabasıdır.

    “ALMANYA’DA ALEVİLİK ÖZGÜR, TÜRKİYE’DE YASAKTIR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Ali’siz Aleviliğe Alman Devletinin destek verdiğini söylemektedir. Bu söylemiyle Sayın Erdoğan aslında Aleviliğin Almanya’da özgürce kendini ifade etmesinden ve Devlet protokolünde Alevi temsilcisinin de yer almasından rahatsız olmaktadır. Almanya’da cemevleri ibadethane olarak kabul edilmekte, okullarda ise Alevilerin hazırladığı ve Alevi öğretmenlerce verilen Alevilik dersleri vardır. Almanya’da Aleviler okullarda Sünni ya da Hristiyanlık dersleri ile asimile edilememekte, cemevlerinin statüsü tartışması yaşanmamaktadır. Sayın Cumhurbaşkanını rahatsız eden bunlardır ve bunlar Alevilerin Türkiye’de olmasını istediğimiz ve yıllardır mücadele verdiğimiz taleplerdir. Oysa bizim ülkemizde bunlar kabul edilmemekte hatta bu konuda Danıştay ve AİHM kararları dahi yok sayılmaktadır.

    Almanya’da Aleviler üzerinde bir asimilasyon politikası yoktur ama Türkiye’de ise Alevilere yönelik asimilasyon hükumetleri de aşan bir yerde Devlet politikası olarak uygulanmaktadır.

    “Defol Alevi” demek mezhepsel değilmiş!

    İç İşleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı, olayın faillerini bulacağız derken İzmir Valisi Erol Ayyıldız ise faili bulmuş bile,  Sayın Vali henüz fail bulunmamış ve tahkikat sürerken “mezhepsel değil” diye açıklama yapmaktadır.  Olayın başlangıcı ve husumet adli bile olsa bu eve yapılan yazılama yani “defol Alevi” demek nasıl adli olur, bu nasıl bir bakış açısıdır anlamak mümkün değil.

    “ERDOĞAN’IN AYRIMCILIK KRİTERİ DÜNYA LİTERATÜRÜNE GİRECEK TÜRDEN”

    Cumhurbaşkanının Alevilik anlayışı ve ayrımcılık tanımı kayınbiraderinin isminden ibarettir.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Alevilikle olan ilgisini ve Alevilere ayrımcı gözle bakmadığını da ilginç bir örnekle anlatmış; “Benim kayın biraderlerimin bir tanesinin adı Hüseyin, bir tanesinin adı Hasan, bir tanesinin adı da Ali’dir. Böyle bir ayrım bizde yok” demiştir.

    Bu sözler bu söylem Sayın Erdoğan’ın Alevilere ve ayrımcılığa yönelik bakışını özetlemektedir. Sayın Erdoğan’ın ayrımcılık kriteri dünya literatürüne girecek türdendir.

    Sonuç olarak; Devletin, Devleti yöneten icra organının, mülki ve idari yöneticilerinin görevi Alevilik tanımı yapmak değildir. Devlet yöneticisinin görevi insan hak ve özgürlükleri kapsamında, inanç özgürlüğü kapsamında gerekli düzenlemeleri yapıp halkının özgürce ibadet ve inancını yerine getirmesini sağlamaktır.

    “DEVLETİ YÖNETENLER KURU ALEVİLİK GÜZELLEMESİ YAPMASINLAR”

    Biz Alevilerin Türkiye’de sorunları vardır ve bu sorunlar Anayasadan, yasalardan ve Devleti temsil eden yetkililerden kaynaklıdır. Cemevlerinin ibadethane statüsünde kabul edilmemesi, eğitim sisteminin başta zorunlu din dersleri olmak üzere neredeyse tüm müfredatının Sünni inanç ekseninde olması, başta Diyanet ve yurt dışında da TİKA olmak üzere Devletin tüm kurumlarının Alevileri asimile edecek şekilde konumlanması ve bu yönde icraatlar sergilemeleri, kamuya ve son yıllarda özel sektöre dahi personel alırken Alevi inancına mensup insanların tercih edilmemesi yaşanılan en büyük sorunlardır.

    Bütün bu sorunlar gerçek anlamda laik ve demokratik bir Anayasa ile çözülebilecek sorunlardır.

    Devleti yönetenlerin, icra makamında bulunan insanların görevi Alevilik güzellemesi yapmak, kuru ve boş kardeşlik edebiyatı yapmak değil bu sorunları çözmektir.

    Ancak şunu da söyleyeyim ki bu iktidarın bu sorunları çözebilecek ne iradesi ne de niyeti vardır. Bu sorunlar yeni bir iktidarla yeni bir Anayasayla çözülecektir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Evi işaretlenen Alevi aile: Polis, ‘bu iş sarhoşların veya çocukların işidir’ dedi- VİDEO

    Evi işaretlenen Alevi aile: Polis, ‘bu iş sarhoşların veya çocukların işidir’ dedi- VİDEO

    PİRHA- İzmir’in Gaziemir ilçesine bağlı Yeşil Mahallesi’nde oturan ve duvarına ‘Defol Alevi’ yazılarak çarpı işareti konulan Alevi aile PİRHA’ya konuştu. Sabah kalktığında yazıyı gördüğünü söyleyen baba Bayram Şenal, “Polisler bunun sarhoşların veya çocukların işi olduğunu söylediler. Çocuk işi olduğuna inanmıyoruz” diye konuştu.

    Haberin Videosu

    İzmir’in Gaziemir ilçesine bağlı Yeşil Mahallesi’nde oturan Kars Sarıkamış’lı Alevi ailenin evinin duvarına ‘Defol Alevi’ yazılarak çarpı işareti konuldu. Kimliği belirsiz kişilerce yapılan yazıyı fark eden aile karakola giderek şikayette bulundu.

    Olaya ilişkin Pir Haber Ajansı PİRHA‘ya konuşan baba Bayram Şenal 25 yıldır bulundukları mahallede kimse ile husumetlerini olmadığı söylerken, oğlu Eren Şenal ise bu işaretlemenin çocukların işi olamayacağını kaydetti.

    Olay yerine gelen polislerin yazıları sildiğini ve kendilerine, ‘Bu iş sarhoşların veya çocukların işidir’ dediklerini aktaran Şenal ailesi, olayın çocuk işi olduğuna inanmadıklarını ve olayın takipçisi olacaklarını vurguladı.

    “POLİS ‘SARHOŞLARIN İŞİDİR’ DEDİ”

    Sabah erken saatte kız kardeşinin ve kendi evinin duvarlarına, ‘Defol Alevi’ yazılarak çarpı işareti atıldığını dikkat çeken baba Bayram Şenal, olay yerine gelen polislerin kendilerine, ‘Sarhoşların işidir’ dediğini aktardı. 25 yıldır aynı mahallede yaşadıklarını ve böyle bir olayla karşılaşmadıklarını dile getiren baba Şenal, belediye başkan yardımcısının kendilerini darp etmesinden sonra olayın yaşandığını ifade etti. Yolları ve suları olmadığı için belediye gittiklerinde kendilerine saldıran belediye başkan yardımcısından şüphelendiklerini iddia eden Şenal şöyle konuştu:

    “Sabah kahvaltı yaptıktan sonra köpeğe mama vermek için dışarı çıktım ve yazıyı gördüm. Oğlumu aradım ve oda polisi aramamı söyledi. Polisler geldi resimleri çekti ve ‘sarhoşların işidir’ dedi. Oğlum Alevi derneğini aradı. Bir yeri ve kimseyi aradınız mı, kimseye haber vermeyin dediler. Bizi alıp karakola götürdüler ve ifade verdik. Şüphelendiğimiz kişileri sordular. 2 kişi ile tartışmıştım. Biri komşumdur, o da yapmaz eminim. Gaziemir belediye başkan yardımcısı, ‘elimde olsa evlerinizi yıktırırım’ diyordu. 10-15 kişi ben ve oğlumun üzerine saldırdılar, darp ettiler. Raporlarımız, karakol tutanağımız da var. Ondan başka şüphelendiğim kimse yok. Akşam bir şey duymadım. Köpek geçen arabalara havlıyor. 25 senedir buradayız ve böyle bir olayla karşılaşmadık. Aklımıza bile gelmezdi. Belediye ile tartışmadan sonra bu olay oldu. Bizim kimseye bir zararımız yok. Kimseyle kavgamız da yok. Burada Alevi olan iki aileyiz.”

    “CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK”

    Olayın yaşandığı akşam akrabalarında kaldığını söyleyen Bayram Şenal’ın oğlu Eren Şenal ise 1,5 ay önce belediye başkan yardımcısı ile yaşadıkları husumet sonrası böylesi bir girişimin olduğunu iddia ederek, “Babam sabah saat 9.30 civarında beni aradı, durumu haberdar etti. Dayımlarda kalmıştım. Geldikten sonra baktım yazılar var. Hem bizim hem de halamın evine yazı yazarak çarpı işareti atmışlardı. Polisler geldi ve sorguya başladı. Olay yeri gelerek inceleme yaptı. Sivil polisler ellerinde sprey boya ile yazıyı boyadılar. Birkaç tanesi evin içine girdi, odama baktı. Karakolda ifademiz alındı. Can güvenliğimizin olmadığını ifademde de belirttim. Husumet yaşadığımız kişileri sordular. 1,5 ay önce belediye başkan yardımcısı ve adamları tarafından darp edildim. Bu adli vaka olduğu için mahkemeye taşındı” diye konuştu.

    “ÇOCUK İŞİ OLDUĞUNA İNANMIYORUZ”

    “Polisler ilk geldiklerinde, ‘Böyle işler çocukların işidir’ gibisinden şeyler söylediler” diyen Eren Şenal, olayın çocuk işi olduğuna inanmadıklarının altını çizdi. 25 yıldır hiç bir kimse ile sorun yaşamadıklarına değinen Şenal, olayın takipçisi olacaklarını ifade etti. Şenal, şunlara dikkat çekti:

    “Bu işi çocukların yaptığına inanmıyorum. Daha öncesinde de bizim Alevi canlarımızın evlerine çarpı koyulup işaretleme yapıldığını biliyoruz. Hiçbir şekilde geri adım atmayacağım, üstüne gideceğim. Polis memurlarından birisi telefonumu elimden aldı.  İnternetten Alevi dernek başkanlarını haberdar edip, resimleri attım. Attığım mesajları çektiler. 25 yıldır inancımızdan dolayı sıkıntı yaşamadık. Komşularımıza gidip geliyoruz. Hiçbir sıkıntı yaşamadık.  Bu iş çocukların yapabileceği bir olay değil bu. Biz Aleviler hep barıştan yanayız. Bu yaptıkları bizi yıldırma ve zulümden ibarettir. Olayın takipçisi olacağız, vazgeçmeyeceğiz.”

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR