Etiket: değerler eğitimi

  • ‘Değerler eğitimi ile imamları okullara sokacaklar’-VİDEO

    ‘Değerler eğitimi ile imamları okullara sokacaklar’-VİDEO

    PİRHA – Okullarda ‘değerler eğitimi’ dersini verecek öğretmenleri müftülüklerin belirleyecek olması ve devamsızlık yapan öğrencilerin ailelerine para cezası kararına eğitimcilerden tepki geldi. Öğretmenlerin kaygıları ‘Türkçü ve İslamcı’ ideolojinin öğrencilere dayatılacağı noktası oldu. Eğitimciler ayrıca, “Öğrenciler neden okuldan uzaklaşıyor? Sebepleri araştırılmalı” diye de sordu.

    Haberin videosu

    Milli Eğitim Bakanlığı, vakıf ve derneklerle imzalanan protokollere bir yenisini daha ekleyerek ‘değerler eğitimi’ adı altında verilecek dersler için müftülükleri yetkili kıldı.

    Geçtiğimiz günlerde kimi okul öncesi kurumlara ve ilkokullara valilikler aracılığı ile gönderilen yazıda, “İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İl Müftülüğü arasındaki işbirliği ile okul öncesi ve ilkokullarda kayıtlı öğrencilere değerler eğitimi verilerek milli, manevi, kültür ve ahlaki gelişmelerinin sağlanması amaçlanıyor” denildi.

    ÇOCUKLARA ZİHİNSEL BASKI

    Yaşananlara eğitimcilerden cevap gecikmedi. Eğitimci ve aynı zamanda Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu Eş Genel Başkanı olan Mehmet Bozgeyik, cumhuriyetin kurulmasından bu yana eğitim sistemine daima ideolojik anlamda müdahale edildiğini söyledi. Bozgeyik ayrıca uzun bir süredir Türk-İslam sentezi politikalarla çocuklara zihinsel baskı politikaları uygulandığını da ifade ederek şöyle devam etti:

    “Ülkemizi farklı inançtan insanların yer aldığı bir ülke olarak tarif ediyoruz ancak hem anadilde eğitimle ilgili hem de inanç özgürlüğü ile ilgili hala çok yoğun baskılar var. ‘Çocukları nasıl daha iyi yetiştiririz’ konusu en temel gündemimiz olması gerekiyor ancak bunu kiminle, nasıl ve hangi araçlarla yapacağımız sorusu ortada. Özellikle AKP, 17 yıllık iktidarı boyunca hem eğitimin içerik boyutuyla birçok müfredat değişikliği yaptı hem de Müslümanlık sözleşmesi üzerinden eğitim sistemini daha fazla gericileştirdi. Türkiye’deki değerler eğitimine baktığımızda hem özgürlük hem barış hem de demokrasi kavramlarının çıkartıldığını görüyoruz. Çocuklarda bir zihinsel dönüşüm ve asimilasyona hizmet edecek düşünceleri olan Türk İslamcılık sosu ile donatılmış bir durum söz konusu. Pedagogların söylediği gibi soyut kavramlar oyun çağındaki çocuklara öğretilemez.

    “MEB, SORUMLULUKLARINI DİYANETE DEVRETTİ”

    “AKP, ‘cemaati tasfiye ettik’ açıklamasına rağmen bugün Milli Eğitim’de birçok sosyal proje adı altında başta Ensar Vakfı ve Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere çocukların zihinsel anlamda asimilasyonunu amaçlayan programları bizzat uyguluyor. Milli Eğitim kendi görev ve sorumluluklarını tarikatlara cemaatlere devretmiştir. Bir an önce bu protokollerin iptal edilmesi gerekir.”

    Bozgeyik, okullarda devamsızlık yapan öğrenci ailelerine kesilecek para cezasını da eleştirerek AKP döneminde eğitimin piyasalaştırılıp, özelleştirildiğine işaret etti. Bozgeyik sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Çocuklar okula neden gitmiyor, önce bunun araştırılması gerekir. Çocuklar eğer okullarına devam edemiyorsa bunun hem ekonomik hem de psikolojik nedenleri vardır. Ekonomik sebeplerden dolayı birçok öğrenci, işçi olarak çalışmakta. Dünyada en fazla çocuk işçisinin çalıştığı ülkelerden birisi de Türkiye’dir. O sebeple cezalandırma yöntemi ile değil, ailelerin ekonomik sorunlarını çözerek, eğitim giderlerinin velilerin üzerlerinden alıp devletin bizzat anayasada da yazdığı gibi zorunlu ve parasız ilkesinden hareketle uygulaması gerekir. Aynı zamanda okullar çekim merkezi haline getirilip, insanlara kendi kültürü dışında zoraki bir şeyler yüklemeye çalışılmamalıdır. Bu sebeple ne kadar cezai işlem yapsanız eğitimdeki devamlılığı ortadan kaldıramazsınız.”

    “ÇAĞDAŞ EĞİTİM SİSTEMİ DIŞINDA BİR YAPILANMA SÖZ KONUSU”

    MEB kararlarına bir tepki de Eğitim Sen Özlük ve Hukuk Sekreteri Filiz Savaşkan’dan geldi. Yapılmak istenenlere karşılık YÖK’ün müfredattan kaldırdığı ‘Toplumsal cinsiyet eşitliği’ projesini hatırlatan Savaşkan, “Toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili bir takım çalışmalar olacaktı ama okullara hiç girmeden kalkmış oldu. Onun yerine ‘değerler eğitimi’ yani; iktidarın bakış açısına uygun dini değerler öne sürüldü” dedi.

    ÖĞRENCİYE OKULU SEVDİRECEK DEMOKRATİK ORTAM YARATILMALI”

    Savaşkan, ‘Değerler eğitimi’nde insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin yer almadığını belirterek “Tamamen dini motifler… Muhafazakar, milliyetçi değerlerle çağdaş eğitim sisteminin tamamen dışında bir yapılanma oluşuyor” dedi.

    Savaşkan, ayrıca okula gitmeyen öğrencilerin ailesine verilecek olan para cezası kararını da eleştirerek şunları söyledi:

    “Bunu çok çirkin ve yanlış buluyoruz. Öğrencilerin çoğunun anne-babası işsiz. Böyle bir ortamda devamsızlığa para cezası kesilmesini çok çirkin buluyorum. Uygulanabileceğini de zannetmiyorum. Onun yerine öğrenciye okulu sevdirecek, demokratik bir ortam yaratılması gerekiyor. Öğrenci ve öğretmenlerin okullarda, sosyal etkinliklerde konuşma özgürlükleri yok. Hukuk, felsefe ve sosyoloji dersine giren öğretmen arkadaşlar bunlardan şikayetçi. Öğrencinin sorduğu soruların çoğu geçiştiriliyor. Çocukların geleceğe yönelik umutlarının artırılması gerekiyor. Ülkemizde okumuş, aydın insanların sıklıkla cezaevine girdiği, yargılandığı ve baskı altında tutulduğu bir ortamda gençlerimizin okumaya özenmediğini görüyoruz.”

    “ÇOCUKLARI ‘DİN’LE VE ÖBÜR DÜNYA İLE KORKUTUYORLAR”

    Eğitim-Sen Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Nusret Sulkalar da ‘değerler eğitimi’ doğrultusunda alınan kararları eleştirerek şunları söyledi:

    “Değerler eğitimi, AKP’nin son 5-6 yıldır uyguladığı bir durum. 4 + 4 + 4 sonrasında değerler eğitimi adı altında zorunlu din derslerinin yanında bir de Hazreti Muhammed’in hayatı gibi seçmeli dersler yarattı. Şimdi de okullara hiç bir öğretmen kimliği olmayanları getiriyorlar. Hatta belki de camilerde imamlık yapan, hiç eğitimi dahi olmayan insanları da getirebilirler. ‘Değerler eğitimi’ adı altında çocuklarımıza gerici, biat, ümmet kültürünü dayatacaklar. Çocukları dinle, öbür dünya, cennet ve cehennem ile korkutuyorlar.”

    Eğitimci Sulkalar, devamsızlığın önünü kesmek için para cezası uygulamasına da eleştiri getirerek şunları aktardı:

    “Para cezası diye bir ceza olamaz. Veli, zaten bir şekilde eğitim öğretim ortamına çocuğunu gönderiyor. Veli, okulu isteyerek mi, yoksa istemeyerek mi seçiyor esas mesele o. Okulda demokratik ve laik ve çağdaş eğitim olması gerekir. Ayrıca öğretmenlerin de hoşgörülü olması şart. Okulun sevdirmesi gerek. ‘Yönetmelikleri biz yapar, tartıştırmayız. Yönetmelik çıkartalım bunu engelleriz’ hesabı doğru bir yaklaşım değil.

    Öğrenci okula gelmiyor. ‘Eğitim ortamından çıkarsam açık liseye rahatlıkla kayıt yaptırıp lise diplomasını öyle veya böyle alırım’ diyor. Ama asıl mesele tabii ki öğrencilerimizin karma eğitim, yani bir arada öğrenim yapması gerekiyor.”

    Eren GÜVEN- Cebrail ARSLAN / ANKARA

  • İHH’nın bağış kampanyası okul kitaplarında; Eğitim-Sen’den sert tepki

    İHH’nın bağış kampanyası okul kitaplarında; Eğitim-Sen’den sert tepki

    PİRHA – MEB’in 4’üncü sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı’nda, İHH’nin okullarda başlattığı, “Her Sınıfın Bir Yetim Kardeşi Var” kampanyasından övgüyle söz edildi.  Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan ise “Bu paraların nasıl ve nerelerde kullanıldığına dair kamuoyunun hiçbir bilgisi bulunmamaktadır” dedi.

    Radikal dinci örgütlere yakınlığıyla bilinen İnsani Yardım Vakfı’nın (İHH) okullarda ve Kuran kurslarında düzenlediği, “Her Sınıfın Bir Yetim Kardeşi Var” kampanyası, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 4’üncü sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı’nda tanıtıldı. Eğitimcilerin, “Bağış yapamayacak durumda olan öğrenciler için olumsuzluk oluşturuyor” ve “Toplanan paraların nereye gittiği bilinmiyor” gerekçesiyle eleştirdiği kampanyanın övüldüğü kitapta projeye ilişkin, “Küçük yüreklerden dev kampanya” denildi.

    EĞİTİMCİLERİN TEPKİSİNİ ÇEKEN KAMPANYA

    Eğitimcilerin de tepkisini çeken kampanyadan MEB’in Sosyal Bilgiler ders kitabında da övgüyle söz edildi. Kitapta, “Küçük yüreklerden dev kampanya” başlığıyla duyurulan projeye ilişkin, “Öğrenciler, harçlıklarından biriktirdikleri paraları hiç tanımadıkları bir yetim öğrenciye göndererek örnek davranış sergilediler” denildi. Kampanyanın övüldüğü Sosyal Bilgiler ders kitabında, proje ile öğrencilerin hoşgörüyü, sevgiyi ve empati kurmayı öğrendiği savunularak “Öğrencilere değerler eğitimini vermeye çalışıyoruz” ifadesi kullanıldı.

    “KAMUOYU PARALARIN NEREYE GİTTİĞİNİ BİLMİYOR”

    Proje ile öğrencilerden milyonlarca lira toplandığının altını çizen Eğitim- Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan ise “Bu paraların nasıl ve nerelerde kullanıldığına dair kamuoyunun hiçbir bilgisi bulunmamaktadır” dedi. İHH kumbaralarının okul idarecilerinin eliyle sınıflara dağıtılmasının ve sürdürülmesinin kabul edilemeyeceğini belirten Aydoğan, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

    “İHH ve benzeri oluşumların okullarda projelerine devam etmesi hukuk dışı, kampanyanın ders kitaplarında yer alması ise eğitim hakkının ihlalidir. Kamusal, bilimsel eğitim mücadelesi bu ülkede yaşayan herkes için artık yaşamsal bir mücadeledir.”

    “AMACI OLMAYAN BU TÜR ETKİNLİKLERE İTİRAZ EDİYORUZ”

    Gerici bir yaşam felsefesini savunan vakıfların MEB’de aktif olmasını eleştiren Eğitim İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım ise, “Bakanlığın İHH’yi, protokol imzalanan diğer vakıflar gibi basite indirgemesini kabul etmiyoruz” dedi. Yıldırım, İHH’nin okullarda para toplamasına ve “Değerler Eğitimi” adı altında yaptığı etkinliklere karşı olduklarını kaydederek, “Amacı belli olmayan bu tür vakıfların tüm etkinliklerine itiraz ediyoruz” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)

  • ‘İngiltere’de Alevilik değerleri her öğrenciye öğretiliyor’-VİDEO

    ‘İngiltere’de Alevilik değerleri her öğrenciye öğretiliyor’-VİDEO

    PİRHA-İngiltere’de Alevilik dersleri veren Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Eğitim Sorumlusu Hasan Bölücek, Aleviliğin temel öğretilerinin İngiltere’de değerler eğitimi olarak verildiğini söyledi. Bölücek, dolayısıyla çocukların Alevilik derslerine olan ilgilerinin yoğun olduğunu vurguladı. 

    İngiltere’de Alevilik dersleri veren Hasan Bölücek, Ankara Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu. Lisans eğitimini Türkiye’de tamamladıktan sonra İngiltere’ye giden Bölücek, yüksek lisansını ve sanatta yeterliliğini orada almış. Şimdi ise Britanya Alevi Federasyonu’nun (BAF) eğitim sorumlusu olarak İngiltere’de Alevilik dersleri veriyor. Bölücek Hamburg Üniversitesi’nde Alevilik eğitim bölümünde doktora yapmak için çalışmalarına devam ediyor.

    “BİRÇOK SINIFTA ALEVİ VEYA TÜRKİYELİ ÖĞRENCİ YOK”

    Bölücek, İngiltere’de verilen Alevilik derslerini ve öğrencilerin tepkilerini PİRHA’ya anlattı.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) eğitim çalışmalarını ortaklaştırma konusunda Alevilik derslerinin özellikle Almanya ve İngiltere’de devlet okullarında verildiğini söyleyen Bölücek, İngiltere özelinde Alevilik derslerinin bir anlamda zorunlu verildiğini, Alevilik derslerine İngiltere’de yaşayan bütün çocukların katıldığını, birçok sınıfında Alevi veya Türkiyeli öğrenci olmadığını belirtti.

    “ALEVİLİK VE ALEVİLİĞİN DEĞERLERİ ÇOK İYİ OTURUYOR”

    Alevi değerlerinin İngiltere’de değerler eğitimi olarak öğretildiğini ifade eden Bölücek, “İngiltere’de çocuklara değerler olarak temel öğretilen şeyler ayrımcılığa karşı olmak, bütün insanlara aynı gözle bakmak, doğaya saygı duymak, kainatta var olan her şeyin aynı değerde olduğunu anlamak. Zaten çağdaş bir insanın sahip olması gereken değerler olarak bilinir. Çocuklara bunlar öğretiliyor ve o nedenle Alevilik ve Aleviliğin değerleri çok iyi oturuyor. Modern hayatta, 2018 yılında çağdaş bir insanın bilmesi gereken bilgiler içinde Alevilik kültürü de var. Çünkü tamamen insan olmanın değerlerini anlatıyor. O nedenle bütün öğrencilerimiz, ders verdiğim bütün İngiliz çocuklar da dersin ilk 3 dakikasından sonra ilgileniyor.”

    DERSLER KEYİFLİ, İLGİ YOĞUN

    Bölücek, Alevilik derslerinin, yönetmesi en kolay dersler olduğunu şu cümlelerle anlattı:

    “Keyifli dersler olabiliyor mesleki olarak. Çünkü bütün öğrenciler dersin başından sonuna kadar ilgili. Seni dinleyen, sürekli ‘Bundan sonra ne anlatacak?’ diye bekleyen öğrenci grubuyla karşılaşmak bir öğretmen için gayet keyifli bir durum.”

    İngiltere’de Alevilik derslerinin ilkokul 1. sınıfta, 3. sınıfta ve ortaokullarda 2 yıl öğretildiğini ve ilk derste eline, diline, beline sahip olmanın anlatıldığını kaydeden Bölücek, derslerde aldığı tepkileri şöyle ifade etti:

    “Elimize sahip olmak ne demektir, dilimize sahip olmak ne demektir? Dilimize kısmına geldiğimizde ‘Dilimize sahip olmak ne demektir sizce?’ ya da ‘Bu cümleden ne anlıyorsunuz?’ dediğimizde ‘Birbirimize tükürmememiz lazım. Niye tükürüyoruz ki? Ama işte Joe bana tükürdü teneffüste. Evet yapmamalıyız.’ Çünkü 6 yaşındaki çocuklar o şekilde iletişim kuruyor. Biz onu unuttuğumuz için şuradaki Aleviler, ‘Dilimize sahip olmak birbirimize tükürmemektir’ deyince ‘Dalga mı geçiyorsun’ diyebilirler bana. Ama gerçekten onun yaşamındaki sorunu, o dile sahip olmakla ilgili.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Derste kuran okunduğunu duyan veliler okula gidip itiraz etti ders kaldırıldı

    Derste kuran okunduğunu duyan veliler okula gidip itiraz etti ders kaldırıldı

    Buca’da ‘Değerler Eğitimi’ adlı derste kuran okutulduğunu öğrenen veliler, dersin öğretmen olmayan kişiler tarafından verildiğini ve adeta din dersi gibi işlendiğini öğrenince dilekçe ile itiraz etti.  

    İz Gazete’nin haberine göre; Buca’da ‘Değerler Eğitimi’ adlı derste kuran okutulduğunu öğrenen veliler, dersin öğretmen olmayan kişiler tarafından verildiğini ve adeta din dersi gibi işlendiğini öğrenince dilekçe ile itiraz etti.

    Velilerin itirazına karşı okul idaresi önce ‘Bakanlığın protokolle belirlediği ders için elimizden bir şey gelmez’ derken velilerin tepkisi hızla artınca dersi kaldırdıklarını açıkladı. Veliler dersin takipçisi olmaya devam edeceklerini, çocuklarına değerler eğitimi adı altında dini eğitim verilmesine izin vermeyeceklerini ifade ettiler.

    Buca’nın merkezi okullarından Makbule Süleyman Alkan Ortaokulu’nda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Hizmet Vakfı ile yaptığı protokol gerekçesi ile 8. Sınıfların dersinde cemaat üyesi kişiler tarafından kuran okutulduğunu öğrenen veliler, soluğu okul idaresinin yanında aldı.

    VELİLER ÖFKELİ

    Çocuklarına kim olduğunu bilmedikleri kişiler tarafından ders adı altında dini eğitim dayatılmasına öfkelenen okul velileri, okul idaresinden konu ile ilgili bilgi almak istedi. Dersin, MEB ile Hizmet Vakfı’nın imzaladığı protokol çerçevesinde verildiğini, kendilerinin buna karşı yapabilecek bir şeylerinin olmadığını söyleyen okul idaresi, velileri ilk önce eli boş gönderdi. Ancak aldıkları cevaplarla yetinmeyen veliler kendilerine ders hakkında yazılı bilgi verilmesi için dilekçe hazırladı. Öğrenci Veli Derneği’nin desteği ile dilekçe hazırlayan veliler, okula yeniden gitti. “Okulumuzda Değerler Eğitimi adlı dersin haftada kaç saat olarak çocuğuma verildiğini, bu dersi veren kişinin kim olduğunu (öğretmen mi, değilse hangi eğitimi aldığını), ve hangi vakıf/dernek adına ders verdiği bilgisinin ivedilikle tarafıma bildirilmesini talep ediyorum” yazılı dilekçelerinin okula veren veliler, bilgi talep etti.

    DÜN BAŞKA AÇIKLAMA BUGÜN BAŞKA

    Pek çok velinin derse yönelik itirazına karşı okul idaresinin “Zaten gelen kişilerin formasyonu yokmuş, çok fazla veliden de olumsuz dönüş aldık. O nedenle dersi kaldırıyoruz” dediği öğrenildi. Bilgi edinme amacı ile hazırladıkları dilekçelerini okula teslim eden veliler, konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini söyleyerek okuldan ayrıldı.

    “GERİCİLİĞE KARŞI BİLİMİ SAVUNMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Öğrenci Veli Derneği Buca Şubesi de yaptığı açıklamada, hükümetin eğitimi adeta gerici vakıflara teslim ettiğini, okullarda bu vakıfların ve okul idarelerini velilerin haberi dahi olmadan çocuklara laik, bilimsel eğitim ile bağdaşmayan eğitim verilmeye çalışıldığını ileri sürdü. Seçmeli ders adı altında öğrencilere zorla din dersleri dayatıldığını, bunlar yetmezmiş gibi şimdi de ‘Değerler eğitimi’ adlı neyi içerdiği bilinmeyen kulağa hoş gelen bir adla yeni bir din dersi çıkarıldığını söyleyen dernek, bunların tamamının amacının düşünmeyen bir nesil yetiştirme gayesinin ürünü olduğunu iddia etti. Makbule Süleyman Alkan’da velilerin ve çocukların yanında olduklarını açıklayan dernek, gericiliğe karşı bilimi ve çocukları savunmaya devam edeceklerini belirtti.

    PROTOKOL DANIŞTAY’DA

    Milli Eğitim Bakanlığı, “Nurcu” olduğu belirtilen Hizmet Vakfı ile imzaladığı “Değerler Eğitimi” protokolü ile gönüllü öğreticilerin, ders saatleri dışında verdiği “değerler eğitimi” ders saatleri içine alınarak zorunlu hale getirildi. Protokol kapsamında “gönüllü öğretici” adı altında yeterli donanımı olmayan imamların okullarda ders saatleri dışında dini seminerler vermesine, bakanlıkça izin veriliyor. Bu kapsamda Nur cemaatine ait olduğu belirtilen vakfın sadece ders saatleri dışında değil, ders saatleri içerisinde de seminerler verilmesine olanak sağlandı. Ayrıca çocukları her yönüyle bu vakıflara emanet eden MEB, il içi ve il dışı gezi, ziyaret, piknik programı, öğrenci velilerinin katılacağı eğitim ve seminerler ve mesleki tanıtım seminerleri yapma imkânı yarattı. Ayrıca bakanlık, çocukların meslek seçimine ilişkin yönlendirmeler yapabilmesinin de önünü açtı. Eğitim-Sen protokolün iptali için Danıştay’a başvurmuştu.

  • İlkokul kitabında maskeli şahsın silahla kafaya ateş ettiği görsel kullanıldı

    İlkokul kitabında maskeli şahsın silahla kafaya ateş ettiği görsel kullanıldı

    Değerler Eğitimi projesi kapsamında 3. sınıf öğrencilere dağıtılan dergide maskeli şahsın silahla başka birisinin kafasına ateş ettiği görsel kullanıldı.

    Konya Selçuklu ilçesinde 5 yıldır uygulanan “Selçuklu Değerler Eğitimi Projesi (SEDEP) ile Türkiye Değerlerini Tanıtıyor” adı altında yürütülen proje kapsamında basılan derginin “Hangisi Kul Hakkı?” başlığıyla yayınlanan bölümünde silahla başka birisinin kafasına ateş eden maskeli şahıs görseli kullanıldı.

    Konya’da Selçuklu Belediyesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce yürütülen projede okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine bazı yayınlar dağıtıldı. Projenin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada dağıtılan yayınların içeriği hakkında “öğretmen ve öğrencilerin soluksuz okuyup eğleneceği, hatta ellerinden hiç bırakamayacakları yayınlar” olduğu ifade edildi.

    Ancak yayınlarda pedagojik açıdan uygun olmayan görseller bulunduğu, özellikle 3. sınıfa giden 9 yaşındaki öğrencilere dağıtılan “AKTÖRE” isimli derginin “Hangisi Kul Hakkı?” başlığıyla yayınlanan bölümünde silahla başka birisinin kafasına ateş eden maskeli şahıs görseli kullanıldı.

    Eğitimciler ve veliler görsele tepki gösterdi.

    EĞİTİM İŞ: ACİLEN TOPLATILMALI

    Cumhuriyet’in aktardığına göre; Eğitim İş Konya Şubesi Başkanı Özgür Genç, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Öğrencilere dağıtılan bu yayınlar kimler tarafından hazırlanmıştır? Bu görseller hazırlanırken Pedagoglardan görüş alınmış mıdır? Tüm bu uyarılarımızdan sonra proje kapsamında öğrencilere dağıtılan dergilerin yeniden incelenmesi ve gerekli görülenlerin ivedilikle toplatılması hususunda projeye destek veren Selçuklu Belediyesi, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün gerekli hassasiyeti göstereceklerini umut etmekteyiz” dedi.

    Genç, “Eğitim-İş Sendikası olarak çocuklarımızın daha iyi bir Türkiye yaratabilmesi için Bilimsel, Laik, Ulusal ve Parasız eğitim için mücadelemize yılmadan devam edeceğiz” diye konuştu.