Etiket: Delil Eğitim Akademisi

  • Yazar Turan Eser: Alevilerde Ocaklar hak mektebiydi-VİDEO

    Yazar Turan Eser: Alevilerde Ocaklar hak mektebiydi-VİDEO

    PİRHA- Yazar Turan Eser Alevilerde akademik eğitimin önemine dikkat çekti. Eser, “Bu kimliğin bir de akademik tarihi var. Bu akademik eğitim, ilk dergah, tekke, ocak örgütlenmesine kadar dayanır. Hem 4 kapı 40 makam öğretisi, hem ocak örgütlenmeleri hak mektebi idi. Buralar Aleviliğin öğrenildiği akademik bir makamdır” dedi. Eser, Delil Eğitim Akademisi’nin tarihten gelen mirasın yeniden inşası olduğunu kaydetti.

    Haberin Videosu

    Almanya Aleviler Birliği Federasyonu (AABF) tarafından bir süredir hazırlıkları sürdürülen Delil Eğitim Akademisi’nin açılışı geçtiğimiz günlerde Diesburg-Essen Üniversitesi’nde yapılan bir etkinlikle gerçekleşti.

    Yıllardır Alevi örgütlenmesinde yer alan, Delil Eğitim Akademisi bünyesinde çalışmalar sürdüren Yazar Turan Eser ile Delil Eğitim Akademisi’nin neden gerekli olduğunu, tarihte Alevi kimliğine olan yönelimler ile günümüzdeki karşılığını konuştuk.

    “ALEVİLİĞİN BİR DE AKADEMİK TARİHİ VAR”

    Alevi toplumunun asırlardır süregelen hak temelli bir mücadelesi olduğuna vurgu yapan Eser, “Dolayısıyla Delil Eğitim Akademisinin açılmış olması Alevi öğretisi, Alevi mücadelesi, Alevi toplumunun tarihten bugüne getirdiği belleğin toparlanması açısından önemli” diyor.

    Bunun gerekçelerini ise Eser şöyle açıklıyor:

    “Çünkü bugüne kadar birçok alanda mücadele verdik. Dernekleşme, cemevleri, siyasal mücadele. Kendimizi anlatabilmek için Aleviliğin kadim kimliğini durmadan ısrarla anlatıyoruz. Fakat eksik bıraktığımız bir şey var. Her ne kadar Alevilik sözlü bir gelenek diye iddia edilse de, bu kimliğin bir de akademik tarihi var. Bu akademik eğitim, ilk dergah, tekke, ocak örgütlenmesine kadar dayanır. Hem 4 kapı 40 makam öğretisi, hem ocak örgütlenmeleri hak mektebi idi. Buralar Aleviliğin öğrenildiği talibin rehberlik makamına, rehberlikten pirlik, pirlikten mürşit makamına erdiği akademik bir makamdır. Bu sadece teolojik bir inşa değil, kültürel felsefi bir inşa değil, eğitim ayağı çok önemli.”

    “DELİL EĞİTİM AKADEMİSİ AKLA ÇERAĞ OLACAK”

    Delil Akademisi’nin tarihten gelen mirasın yeniden inşası olduğunu kaydeden Eser, Alevilerin akademik alanı ihmal ettiğini dile getirerek, “Aleviler Selçukludan Osmanlıya kadar dergah ve medrese arasında kavga vermişlerdir. Vahiy temelli din eğitimine karşı, akıl temelli din eğitimlerini dergahlar yapmıştır. Delil Eğitim Akademisi, adı da öğretiden geldiği için, aklımıza yolumuza, davamıza ve kimliğimize çerağ olacak, akla çerağ olacak, bilgiyi yeniden uyandırmaya dayalı bir kavram. Delil aynı zamanda kanıt. Her türlü hurafelere, dogmalara karşı kanıt. Eleştirel düşünceyi bilimi ve sorgulamayı öngören bir düşünce sistemi. Dolayısıyla biz bu düşünce sisteminin kurumlaşmasını 21. yüzyılda zaruri olduğunu düşünüyoruz” diye belirtiyor.

    “ZORUNLU DİN DERSLERİ KALDIRILSIN DEMEKLE OLMUYOR”

    Dernek ya da cemevi merkezli mücadelenin yetmediğinin altını çizen Eser, Alevi hareketinin kamusal temelde kendini görünür kılacak çalışmalara yönelmesi gerektiğini belirtiyor. Eser akademik çalışmaların gerekliliğini ise şöyle özetliyor:

    “Çünkü Alevi kimliğinin tahribatına yönelik her türlü saldırı ve kuşatma iki alandan geliyor. Teolojik kuşatma ve akademik  kuşatma. Akademik kuşatma örneğin: Resmi müfredatlar, zorunlu din dersleri, bütün bu resmi görüşün islamizasyonuna bağlı eğitim. ‘Zorunlu din dersleri kaldırılsın’ demekle olmuyor. Bu akademik kuşatmaya karşı sizin akademik alandaki mücadelenizi kurumsallaştırmanız lazım.”

    Eser, Aleviler adına başkaları söz söyledikçe, Alevilere slogan atmak kalacağına vurgu yapıyor. Alevilere düşen tarihi sorumlulukları ise şöyle ifade ediyor:

    “Israrla akademik alanda kim olduğumuzu, inancımızı, bilime bilgiye ve hakikate dayalı doğrularla buluşturmamız lazım. Bu mücadelenin iki boyutu var: Bir içeri yönelik. Alevi toplumundaki kafa karışıklığını, Alevilere yönelik her türlü siyasal kuşatmalara, teolojik, ideolojik, kültürel kuşatmalara karşı “biz varız, burada görünürdeyiz , bilgimizle ve öğretimizle, eğitim kurumları ile buradayız” dememiz lazım. Delil Eğitim Akademisi bilinenin ve sanılanın ötesinde bir akademi. Eğitim hareketi olarak kendimizi görüyoruz.”

    “ALEVİLER ESKİ ALEVİLER DEĞİL”

    Malatya’nın Yeşilyurt ilçesi Cemal Gürsel Mahallesi’nde Alevilere ait 13 eve çarpı işareti konuldu. Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı Ali Hocalı Mahallesi’nde Alevi yurttaşların defnedildiği mezarlıkta 15 mezar taşı tahrip edildi. İstanbul Bahçelievlerde kimliğinden İslam ibaresini kaldıran vatandaşın kapısına, “defol dinsiz” yazılarak üç hilal ve çarpı işareti konuldu.

    Peşpeşe yaşanan bu saldırıları da değerlendiren Eser, tarihin tekkerrür ettirildiğini kaydediyor. “Fakat bu tarih tekerrür ettirilirken bugünün Alevileri eski Aleviler değil” diyen Eser, “Türkiye gibi ülkelerde, yönetme krizlerinin olduğu yerde insanlar krizlerle yönetmeyi sever. Dolayısıyla bölgedeki çatışmalı ortam, komşularla çatışmalı ortamlar ve sürmekte olan ve kimsenin tasvip etmediği şiddet ortamı, ülkenin iç politikasını toplumsal yaşamını ciddi olarak etkiliyor. Daha çok toplumsal ayrımcılığı, toplumsal bölünmeyi inşa eden makro politik söylemler, küçük mahallelerde farklı olana karşı makro söylemin gözüyle bakmayı da öğretiyor. Dolayısıyla devletin müfredatında ötekine yönelik her türlü nefret söylemi mahallede karşılık buluyor ve o mahallede sosyal baskı mekanizmalarının oluşmasına vesile oluyor. Maraş’ta onu yaşadık. Osmanlıda benzeri olaylar vardır” şeklinde konuşuyor.

    “FAY HATLARINI TETİKLEDİKÇE, BUNUN MAHALLEDE KARŞILIĞI OLUYOR”

    Toplumun hassas noktalarını fay hattı olarak değerlendiren Eser, bir krizi yönetme sürecinde fay hatları denilen etnik ve inançlara karşı provokasyonların tetiklendiğini dile getiriyor. “Dolayısıyla Türkiye’de bu çatışma Türk, Kürt, Alevi, Sünni kimliği üzerinden yapılır. Bir dönem gayrı müslimlere, diğer azınlık inançlara karşı fay hattını kullanmışlardır. Fay hatlarını tetikledikçe bunun mahallede bir karşılığı oluyor” diyor.

    “Kurt puslu havayı sever” sözlerini de hatırlatan Eser, “ Dolayısıyla bir provokasyonu acıları olan toplumlar üzerinden kaşırsınız. Maraş’ta, Çorum’da, Malatya’da, Sivas’ta denediler. Bugün Malatya’da tekrar tekerrür ediyor. Ortaca’da olan da başka bir şey değildi” ifadelerini kullanıyor.

    “BİR TAKIM ÇOCUKLARIN İŞİ DEĞİL”

    Eser olayları asıl gerçekleştirenlerin devletin resmi müfredatlarından mezun olmuş bir takım çocukların işi olmadığının altını çiziyor. Alevilerin saldırılar karşısında ne yapmaları gerektiği konusunda ise şunları belirtiyor:

    “Burada sorgulanması gereken Türkiye’nin resmi politikaları, iktidar politikaları. Her türlü provokasyona karşı inadına bir şey savunmak lazım. Dinleri, inançları, kimlikleri, cinsiyetleri ne olursa olsun, Türkiye’deki çok kültürlü, çok inançlı, toplumsal yapımızı barış içinde, eşit haklarla, eşit yurttaş olarak bir arada yaşamasını sağlayan ve şiddetten arındırılmış politikaları sonuna kadar savunmak olacak.”

    Elif SONZAMANCI/ESSEN

  • ‘Alevilerin tarihine yaklaşımda bilimsel tarafsızlığa riayet edilmedi’

    ‘Alevilerin tarihine yaklaşımda bilimsel tarafsızlığa riayet edilmedi’

    PİRHA- Delil Eğitim Akademisi’nin birinci sempozyumunun sonuç bildirgesinde Delil Eğitim Akademisi’nin bir zaruriyetin ürünü olduğu ifade edilerek, Alevilerin tarihine yaklaşımda maalesef çoğu zaman  bilimsel tarafsızlığa riayet edilmediği belirtildi. 

    Almanya Aleviler Birliği Federasyonu (AABF) tarafından bir süredir hazırlıkları sürdürülen Delil Eğitim Akademisi’nin birinci sempozyumunun sonuç bildirgesi yayınlandı.

    “Hiçbir inanç sosyal yaşama aktif olarak dâhil olduğu ilk günkü gibi kalmaz” denilen bildirgede, “Her inanç sistemi uzun yüzyıllara yayılan bir evrimle değişerek, yenilenerek ve mevcut şartlara kendini uydurarak gelişir. Bunun en güzel örneğini Alevilik teşkil eder. Bundan 100 yıl hatta 50 yıl öncesine kadar o günün şartları dahilinde ihtiyaç duyulmayan yapılanmalar ve kurumlar günümüz Aleviliği için artık vazgeçilmezdir. Hatta Aleviliğin devam ettirilmesi için zaruridir” ifadelerine yer verildi.

    “ALEVİ İNANÇ YAPISI ESKİ İŞLEVLERİNİ GÖREMEZ HALE GELMİŞTİR”

    Bildirgede ayrıca, “Bir zamanlar Alevi öğretisinin kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlayan ve böylece bu öğretinin günümüze kadar gelmesini mümkün kılan mekanizmalar, şehirleşmeyle, iç ve dış göçle, yani klasik Alevi inanç yapısının demografik, coğrafik ve sosyal katmanlarının değişmesiyle eski işlevlerini göremez hale gelmişlerdir. İşte bu yeni olgu karşısında Alevi örgütlenmeleri, öğretilerinin hem çağın gereklerine uygun yeni teknik ve mekanizmalarla aktarılmasını sağlamak ve hem de Alevi toplumunda inanç alanında oluşan yeni sorunlara makul çözümler üretmek ve var olan sorulara da doyurucu yanıtlar verebilmek için çeşitli çabaların içine girmişlerdir” denildi.

    “ALEVİLERİN TARİHİNDE BİLİMSEL TARAFSIZLIĞA RİAYET EDİLMEDİ”

    “Delil Eğitim Akademisi böyle bir zaruriyetin ürünüdür. Sempozyum boyunca sunulan bildirilerde beyan edilen fikirler, sorulan sorular, yapılan öneriler, bilimsel kurumlaşmanın Aleviler için ne kadar elzem bir konu olduğunu bir kez daha açık bir şekilde gözler önüne sermiştir” vurgusu yapılan bildirgede, Alevilerin tarihine yaklaşımda çoğu zaman  bilimsel tarafsızlığa riayet edilmediği belirtildi.

    Delil Eğitim Akademisi‘nin, Alevilerle ilgili akademik faaliyetlerin tümünün içinde yer alması ya da Alevilere yol göstermek gibi bir misyonu olamayacağının altı çizilen bildirgede, “Bu enstitü aynı zamanda Alevi örgütlenmesiyle yani tabanla akademik dünya arasında köprü vazifesi de görecektir” denildi.

    “FARKLILIK ALEVİLİK İÇİN BİR SORUN DEĞİL ZENGİNLİKTİR”

    “Delil Eğitim Akademisi aynı zamanda Aleviler arasında kimlikle ilgili yaşanan yoğun tartışmaların da bir ürünüdür” vurgusu yapılan bildirgede, şunlar belirtildi:

    “Bu akademinin bu bağlamda Aleviliğin farklı seslerine ve renklerine yer vereceğinden hiç kuşku yoktur. Çünkü, Yol Bir Sürek Bin Bir“ şiarı yüzyıllardan beri Alevilerin en büyük yol göstericisi olmuştur. Farklılık Alevilik için bir sorun olarak değil, bilakis bir zenginlik olarak görülmelidir.”

    Bildirgede son olarak şu cümlelere yer verildi:

    “Görüldüğü gibi yeni kurulan akademinin yolu uzun ama bir o kadar da renkli. Bu bağlamda son söz olarak akademik faaliyetlere katkıda bulunacak olan tüm arkadaşlara Hakk yardımcınız, Hızır yoldaş olsun diyor, başarılar diliyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Delil Eğitim Akademisi’nin açılışı yapıldı-VİDEO

    Delil Eğitim Akademisi’nin açılışı yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Delil Eğitim Akademisi’nin açılış etkinliğinde konuşan Prof. Dr. Bedriye Poyraz, “Öz eleştirilerden en önemlisi de kadın erkek eşitliği. Öncelikle Alevi toplumunun inancı ve toplumsal hayatının birbirinden ayrılması gerekiyor. Bu ayrımı yaptıktan sonra Alevi toplumunda arzu ettiğimiz gibi kadın ve erkeğin eşit olmadığını görebiliriz” dedi. 

    Almanya Aleviler Birliği Federasyonu (AABF) tarafından bir süredir hazırlıkları sürdürülen Delil Eğitim Akademisi’nin açılışı Diesburg-Essen Üniversitesi’nde yapılan bir etkinlikle gerçekleşti.

    Açılışa aralarında AABF İnanç Kurulu Başkanı Cafer Kaplan, Şenay Malkoç Ana, KRV Eyalet Başbakanı Armin Laschet, KRV Eyalet Eğitim Bakanlığı, Susanne Blasberg-Bense , Duisburg-Essen Üniversitesi Protestan Teolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aaron Schart , Ankara Üniversitesiİletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bedriye Poyraz , AABK Genel Başkanı Hüseyin Mat’ın da bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

    Sunumu Ayla Genç tarafından yapılan açılış etkinliği  Cafer Kaplan ve Şenay Malkoç Ana’nın delil uyandırmasıyla başladı. Ardından KRV Eyalet Başbakanı Armin Laschet, KRV Eyalet Eğitim Bakanlığı, Susanne Blasberg-Bense, AABF Genel Başkan Yardımcısı Aziz Aslandemir birer açılış konuşması gerçekleştirdi.

    Malik Çakırr ise bir deyiş seslendirdi.

    Deyişin ardından panel bölümüne geçildi.

    “ALEVİLER KENDİLERİNE ELEŞTİRİSEL OLARAK BAKABİLMELİLER”

    Panel bölümünde Duisburg-Essen Üniversitesi Protestan Teolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aaron Schart Alevilik ve İslam arasındaki farklara değindi. Sachart bu konuyla ilgili tezlerini aktardı.

    Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bedriye Poyraz Alevilikte kadının yerini anlattı. “Aleviler tarihlerleri boyunca ezilip ayrımcılığa uğradığı için sürekli kendisinin aslında aşağılandığı gibi kötü insanlar olmadığı, Alevilerin kötü olmadığını anlatmaya çalışan bir söylem geliştirdiler“ diyen Poyraz, Alevilerin kendilerine eleştirisel olarak bakabilmelerinin de zamanının geldiğini söyledi.

    “ALEVİLİKTE KADIN ERKEK EŞİT SÖYLEMİ NE YAZIKKİ BİR MİT”

    Poyraz Alevi inancında ve toplumunda kadın erkek eşitliğini şöyle açıkladı:

    “Öz eleştirilerden en önemlisi de kadın erkek eşitliği. Öncelikle Alevi toplumunun inancı ve toplumsal hayatının birbirinden ayrılması gerekiyor. Bu ayrımı yaptıktan sonra Alevi toplumunda arzu ettiğimiz gibi kadın ve erkeğin eşit olmadığını görebiliriz. “Alevilikte kadın erkek eşittir“ ne yazıkki bir mitten ibaret. İnanç gerçekten çok eşitlikçi bir inanç.

    Eşitlik meselesi Alevi Kadın Hareketi’nin maalesefki önünü kapatmıştır. Çünkü herhangi bir eleştiri olduğu zaman bizde kadın erkek eşit dendiği için bu eşitsizlik durumu sorgulanmamıştır.

    “KÜRT HAREKETİ KADIN ERKEK EŞİTLİĞİNDE ÖNEMLİ BİR YOL KATETTİ”

    Görebildiğim kadarı ile Kürt Hareketi’nde böyle bir durum yok. Burada samimi bir mücadele ile kadın erkek eşitliğinde önemli bir yol katetti Kürt hareketi. Türkiye’de kadın mücadelesi maalesef batıya nazaran geç gelişti. Atatürk tarafından tepeden getirilen kadın hakları kadın mücalesini geriletti.“

    Feminizm ve Alevilik ilişkisini de aktaran Poyraz, “Kapitalist ideoloji feminizmi erkek düşmanlığına indirgenmiş. Feminizm sadece kadın erkek eşitliğini savunuyor. Bunun 200 yıllık bir geçmişi var. Feminizmi düşünürken Kızılbaşlığa yüklenen negatif anlamlar gelsin aklınıza. Böylece bu alana haksızlık etmemiş oluruz“ diye konuştu.

    “BİLİMSEL ÇALIŞMALARDA EKSİK KALDIK”

    Poyraz’ın ardından AABK Genel Başkanı Hüseyin Mat  Aleviliğin Akademik ve Kamusal Alandaki Önemine değindi.

    Mat, “AABK bilim dünyasında atılması gereken adımların eksikliğini hep yaşadı. Oysa AABK kurulduğundan bu yana tüzüğünde hep vardı. Fakat kurumların eksikliği bir türlü giderilemedi. İşte bugün kısıtlı şartlara rağmen bu eksikliği gidermenin mutluğunu yaşıyoruz. Özellikle Alevilerde hak ettiği yeri alması, bilim dünyasında varlığını sürdürebilmesi önemlidir. Çünkü Aleviler tarihleri boyunca haksızlıklara uğradılar” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından panelistler katılımcıların sorularını yanıtladı.

    Elif SONZAMANCI/ESSEN

     

     

  • Delil Eğitim Akademisi’nin açılışı 1 Aralık’ta

    Delil Eğitim Akademisi’nin açılışı 1 Aralık’ta

    PİRHA- AABF tarafından hazırlıkları yürütülen Delil Eğitim Akademisi’nin açılışı Cuma günü Essen Üniversitesi’nde yapılacak. 

    Almanya Aleviler Birliği Federasyonu (AABF) tarafından hazırlıkları sürdürülen Delil Eğitim Akademisi’nin açılışı 1 Aralık Cuma günü Duisburg-Essen Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek.

    2 Aralık’ta ise  Duisburg-Essen Üniversitesi’nde,  “Almanya ve Avrupa’da Aleviliğin Kurumsallaşması /Zorluklar ve Fırsatlar” temalı bir sempozyum düzenlenecek. Sempozyum aynı zamanda Delil Eğitim Akademisi’nin kuruluş etkinliği olacak.

    Aralık ayının 1 ve 2’sinde Duisburg-Essen Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek sempozyumun yönelik bilgi veren AABF Eğitim Sorumlusu Yılmaz Kahraman “Gerek Almanya’da ve gerekse Avrupa’da Alevi öğretisi büyük ölçüde tanınmıyor ve yüksekokullarda yeterince temsil edilmiyor. Bundan dolayı sempozyumda ana tema Alevilik dersleri. Öğretimizin yeni kuşaklara aktarılması büyük bir görev. Buna devletin sahip çıkması bizim için önemli. İlk yapacağımız sempozyumun ağırlığı okul ve üniversitedeki Alevilik eğitimi olsun dedik. Dolayısıyla Aleviliğin kurumlaşması.” diye konuştu.

    1 Aralık’ta düzenlenecek Delil Eğitim Akedemisi’nin açılış  programı ise şöyle:

    17:00´dan itibaren: Giriş/Kayıt

    18:00 – 18:10: Katılımcıların Selamlanması ve Programın Tanıtımı
    Moderatör: Ayla Genç

    18:10 – 18:20: Gülbenk ve Delil Uyandırma
    Cafer Kaplan Dede – AABF İnanç Kurulu Başkanı
    Şenay Malkoç Ana – AABF İnanç Yönetim Kurulu Üyesi

    18:20 – 18:35: Açılış Konuşması: Avrupa’da Delil Eğitim Akademisi´nin Önemi, Hedefleri ve Çalışma Alanları
    Aziz Aslandemir – Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı

    18:35 – 18:45: Selamlama Konuşması
    Armin Laschet– KRV Eyalet Başbakanı

    18:45 – 18:50: Selamlama Konuşması
    Susanne Blasberg-Bense – KRV Eyalet Eğitim Bakanlığı

    18:50 – 18:55: Selamlama Konuşması
    Prof. Dr. Aaron Schart – Duisburg-Essen Üniversitesi Protestan Teolojisi Bölümü Öğretim Üyesi
    18:55 – 19:00: Müzik Dinletisi
    19:00 – 20:30: Panel
    I. Sunum: Türkiye’deki Alevilik Sorunu
    Dr. Burak Çopur – Duisburg-Essen Üniversitesi Türkoloji Bölümü Öğretim Görevlisi
    II. Sunum: Alevilikte Kadının Yeri
    Prof. Dr. Bedriye Poyraz – Ankara Üniversitesiİletişim Fakültesi Öğretim Üyesi
    III. Sunum: Aleviliğin Akademik ve Kamusal Alandaki Önemi
    Hüseyin Mat – Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı

    20:30´dan itibaren: Müzik/Büfe Açılışı

     

    Adres
    Universität Duisburg-Essen
    Universitätsstraße 2
    Hörsaal (Anfi) S04 T01 A01
    45141 Essen

  • “Delil Eğitim Akademisi Alevilik çalışmalarının ortak platformu olacak”-VİDEO

    “Delil Eğitim Akademisi Alevilik çalışmalarının ortak platformu olacak”-VİDEO

    PİRHA- AABF Eğitim Sorumlusu Yılmaz Kahraman Aralık ayında açılacak Delil Eğitim Akademisi için, “Federasyon ve konfederasyonlarda biraraya gelmeler var ama yeterli değil. Bu platformda Alevilik ile ilgili çalışmalar yapan bilim insanlarının bir araya gelmesi hedefleniyor. Burada ortak çalışmalar yapılacak” diyor.

    Almanya Aleviler Birliği Federasyonu (AABF)  2 Aralık’ta Duisburg-Essen Üniversitesi’nde,  “Almanya ve Avrupa’da Aleviliğin Kurumsallaşması /Zorluklar ve Fırsatlar” temalı bir sempozyum düzenliyor. Sempozyum Delil Eğitim Akademisi’nin kuruluş etkinliği aynı zamanda.

    AABF Eğitim Sorumlusu Yılmaz Kahraman Delil Eğitim Akademisi ve açılış etkinliği olarak düzenlenen sempozyum hakkında PİRHA’ya konuştu.

    “ALEVİLİK ÇALIŞMALARININ ORTAK PLATFORMU OLACAK”

    Delil Eğitim Akademisi fikrinin uzun bir süredir tartışıldığını belirten Kahraman, çalışmaların ana ekseninin bilimsel çalışmalara ağırlık vermek olduğunu ifade ediyor. Kahraman kuruluş çalışmalarını ise şöyle aktarıyor: “Bundan 3 sene önce bir workshop yaptık ve orada düşünce alışverişinde bulunduk. Özellikle eğitim alanında çalışacak bir platform oluşturma kararı alındı. Böylece çalışmalar başladı.”

    Birçok yerde Alevilik ile ilgili çalışmaların yapıldığına dikkat çeken Kahraman, fakat bu çalışmaların bir araya getirildiği bir platform olmadığına vurgu yapıyor. Aleviliğe yönelik bilirkişilerin bir araya getirilmesi gerektiğini dile getiren Kahraman, ” Federasyon ve konfederasyonlarda bir araya gelmeler var ama yeterli değil. Bu platformda Alevilik ile ilgili çalışmalar yapan bilim insanlarının bir araya gelmesi hedefleniyor. Burada ortak çalışmalar yapılacak” diyor.

    “TÜZÜK VE PROGRAM ÇALIŞANLAR TARAFINDAN BELİRLENECEK”

    “Kervan yolda dizilir” sözünü hatırlatan Kahraman, akademi için bir danışma kurulunun oluşturulması gerektiğini belirtiyor. Kahraman akademinin tüzük hazırlama, yönetim seçme gibi kararların burada çalışmalar yürüten kişiler tarafından belirleneceğinin altını çiziyor. Kahraman ayrıca akademinin ilk etapta üniversite bünyesinde değil de , federasyon bünyesinde koordine edileceğini dile getiriyor .

    SEMPOZYOMUN ANA TEMASI “ALEVİLİK DERSLERİ”

    Aralık ayının 1 ve 2’sinde Duisburg-Essen Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek sempozyumu ise Kahraman şöyle aktarıyor:

    “Essen Üniversitesi’nde daha önce Protestan ve Katoliklerin Fakültesinde Aleviliği tanıtan etkinlikler oldu. Bununla birlikte çalışmalarımızı genişlettik. Gerek Almanya’da ve gerekse Avrupa’da Alevi öğretisinin büyük ölçüde tanınmıyor ve yüksekokullarda yeterince temsil edilmiyor. Bundan dolayı sempozyumda ama tema Alevilik dersleri.  Öğretimizin yeni kuşaklara aktarılması büyük bir görev. Buna devletin sahip çıkması bizim için önemli. İlk yapacağımız sempozyumun ağırlığı okul ve üniversitedeki Alevilik eğitimi olsun dedik. Dolayısıyla Aleviliğin kurumlaşması.”

     Elif SONZAMANCI/KÖLN

      

     

  • Almanya’da 1 Aralık’ta 1. Avrupa Alevi Sempozyumu düzenlenecek

    Almanya’da 1 Aralık’ta 1. Avrupa Alevi Sempozyumu düzenlenecek

    PİRHA- Almanya’da 1 Aralık’ta 1. Avrupa Alevi Sempozyumu için hazırlıklarda sona gelinirken,  Alevilerin Delil Eğitim Akademisi çalışmaları da devam ediyor.     

    Almanya’da Alevilerin Delil Eğitim Akademisi çalışmaları devam ediyor.

    1 Aralık 2017 tarihinde resmi açılış resepsiyonu ve bir gün sonra üç konu başlığı altında yapacak olan “1. Avrupa Alevi Sempozyumu” çalışmalarının da sonuna gelindi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Hüseyin Mat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu bilgileri verdi:

    “Delil Eğitim Akademisi çalışmalarımız yoğun ve heyecanlı bir şekilde devam ediyor. 1 Aralık 2017 tarihinde resmi açılış resepsiyonu ve bir gün sonra belirlediğimiz üç konu başlığı altında yapacağımız “1. Avrupa Alevi Sempozyumu” çalışmalarımızda sona doğru gelmiş bulunmaktayız. Belirttiğimiz tarihlerde kurumlarımızı ve yöneticilerimizi aramızda görmek, gücümüze güç katacaktır.”

    (HABER MERKEZİ)