Etiket: demokrasi ve laiklik mitingi

  • Kaplan: Şura tavsiye kararından dönülmezse Aleviler olarak Ankara’yı tıkamamız gerekir-VİDEO

    Kaplan: Şura tavsiye kararından dönülmezse Aleviler olarak Ankara’yı tıkamamız gerekir-VİDEO

    PİRHA-Demokrasi ve Laiklik Buluşması’nı değerlendiren PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, “Önümüzdeki dönem okullar açılırken hem gösterilerle hem mitinglerle hem de sivil itaatsizlikle bu süreci yürütmeliyiz. Çocuklarımızı okula göndermeyebiliriz örneğin. Veliler okulların önünde eylemler yapabilir” dedi.

    4-6 yaş grubundaki çocuklar için 20. Milli Eğitim Şûrası’nda alınan din eğitimi tavsiye kararına karşı Demokrasi Konferansı bileşeni Aleviler öncülüğünde başlatılan imza kampanyası ‘Demokrasi ve Laiklik Buluşması’ ile devam etti. 27 Şubat Pazar günü İstanbul Kadıköy merkezli olmak üzere Türkiye genelindeki birçok ilde gerçekleştirilen buluşmalarda, ana sınıfına din dersinin kesinle kabul edilmemesi ve din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılması istendi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, İstanbul Kadıköy Meydanı’nda yapılan Demokrasi ve Laiklik Buluşması’nı değerlendirdi. Kaplan önümüzdeki süreçte Kadıköy’deki mitingi destekleyecek eylem ve etkinliklerin devam ettirilmesi gerektiğini vurguladı.

    “DAHA FAZLA İNSAN KATABİLİRDİK”

    Zorunlu din derslerinden rahatsız olan, muhalif olan ve mücadele eden örgütler ve sendikalar olarak ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdiklerini aktaran Kaplan, eyleme katılımın daha fazla olabileceğini söyledi.

    Miting değil basın açıklaması niteliğinde bir buluşma olduğunu belirten Kaplan, “Teknik olarak İstanbul’daki arkadaşların yetersizlikleri vardı. Daha fazla insan katılabilirdi. Daha önce Kadıköy Meydanı’nda açıklamalar yaptığımızda, bu açıklamalar çok kalabalık mitingler şeklinde oluyordu. Çok iyi bir sahne ve ses düzeni kurmuştuk. Oraya on binlerce kişi de gelse sahne ve ses düzeni iyi olmadığı sürece eylem etkisini yitiriyor” şeklinde konuştu.

    “PİR SULTAN ÖRGÜTLÜLÜĞÜ OLMAZSA ALEVİ ÖRGÜTLENMESİNİN SOKAK AYAĞI EKSİK KALIR”

    Alevilerin sorunları söz konusu olduğunda sol- sosyalist yapıların, sendikaların ve siyasi partilerin bir adım geri attığını dile getiren Kaplan sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Alanda siyasi partilerden, sosyalist yapılardan, sendikalardan çok az insan vardı. Kampanyanın bileşeni olan Eğitim-Sen çok uzun bir konuşma yaptı ancak alanda çok az insanları vardı. Biz kendi örgütümüzle her zaman gurur duyduk. Oranın atmosferini, oranın seyrini değiştiren yine Pir Sultan örgütlülüğü oldu. Alana yürüyüş yaparak giren tek örgüt olduk. Altı yoldan yürüyüşlerle girdik alana. Oradakilerde aynı şeyi söylediler. Pir Sultan örgütü çekildiği takdirde Alevi örgütlenmesinin sokak ayağının olmayacağını biliyorlar. Katılım daha fazla artırılabilirdi tabii ki. Biz Pir Sultan örgütü olarak sahada daha fazla çalışabilirdik.”

    “ŞURA KARARINDAN DÖNÜLMEZSE ALEVİLER OLARAK ANKARA’YI TIKAMAMIZ GEREKİR”

    Bu tür eylem ve etkinliklerin devamının gelmesi gerektiğini vurgulayan Kaplan son olarak, “Eylemlerin sahaya nasıl yansıdığına bakmak gerekiyor. Farklı bir eylem biçimi, farklı bir eylem tarzı geliştirmemiz lazım. Umut ediyorum ki bu ayın 3’ünde Milli Eğitim Bakanlığı’nın önünde yapılacak olan eylemden sonra ana sınıfına kadar indirgenmek istenen zorunlu din dersleri kararından dönülür. Eğer dönülmezse Alevi örgütleri organizasyonu tamamen ellerine alıp Ankara’yı tıkamamız gerekir. Tüm Alevi örgütlerin ve Alevi yurttaşların eylemlere etkin bir şekilde katılması gerekiyor. Zorunlu din derslerinin ana sınıfına kadar indirgenmek istenmesinden Aleviler kadar rahatsız olan başka bir kesim yok sanırım. Bunu Kadıköy’de gördük. Aynı zamanda din derslerine karşı oportünist davranmamamız gerekiyor. Bu da bize yönelik yaptığımız bir özeleştiri olarak algılanabilir.

    Önümüzdeki dönem okullar açılırken hem gösterilerle hem mitinglerle hem de sivil itaatsizlikle bu süreci yürütmeliyiz. Çocuklarımızı okula göndermeyebiliriz örneğin. Veliler okulların önünde eylemler yapabilir. Kadıköy’deki eylemleri destekleyen birçok eylem ve etkinlikler yapılabilir” dedi.

    Eren GÜVEN-Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

  • ABF İnanç Kurulu Başkanı Kılavuz: Gür bir sesle taleplerimizi korkusuzca haykıralım-VİDEO

    ABF İnanç Kurulu Başkanı Kılavuz: Gür bir sesle taleplerimizi korkusuzca haykıralım-VİDEO

    PİRHA-ABF İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz, 4-6 yaş arası çocuklara zorunlu din dersi vermek yerine, tabiata, sevgiye, toprağa dair eğitimlerin verilmesi gerektiğini belirterek, “27 Şubat’ta Aleviler ve demokrasi güçlerinin çağrısına güç verilmeli ve korkusuzca, hakkaniyet içinde taleplerimizi haykırmalıyız” dedi.

    Alevi kurumları ve demokrasi güçlerinin öncülüğünde 27 Şubat Pazar günü saat 15.00’te Kadıköy Meydanı’nda yapılacak olan ‘Demokrasi ve laiklik’ mitingine de katılım çağrıları gelmeye devam ediyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Alevi kurumlarının yıllardır eğitimde yaşanan sıkıntılara dair tepkilerini ifade ettiğini belirterek, “Gelecek kuşakları bilimden, ilimden, medeniyetten uzaklaştırarak tek yönlü din eğitimine tabi tutulmaya çalışılıyor. Dinde bir tek mezhebin tekeli altındadır” dedi.

    Çocuklara bilime, demokrasiye, insan haklarına, barışın, tabiatın, toprağın öğretilmesi gerektiğini ifade eden Kılavuz, şunları ifade etti:

    “Dini eğitim bir ülkeyi kalkındırmaz ve ileriye götürmez. Alevi kurumlarının talepleri onlarca yıldır öteleniyor. Bunun yanında, işçiler, emekçiler bir bütün olarak toplum ekonomik anlamında çok zor zamanlarda geçiyor. Hayat çekilmez bir hale dönüştü. Tüm bunlar için 27 Şubat’ta Alevi kurumları meydanlara çıkıyor. İktidardakiler halkın taleplerine kulak vermesi lazım.

    Alevi kurumları ve demokrasi güçleri ‘Demokrasi ve Laiklik’ mitinginde olacaktır. Gür bir sesle istem ve taleplerimizi korkusuzca haykırmalıyız. Sonuçlarının da takipçisi olacağız. Sessiz durdukça, sustukça daha katı kurallar uygulamaya konacaktır. İktidarlar dip dalgalarla tarumar olurlar.”

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin Eğitim-Sen Başkanı Sümbül: ‘Demokrasi ve Laiklik’ mitingine güç verelim-VİDEO

    Mersin Eğitim-Sen Başkanı Sümbül: ‘Demokrasi ve Laiklik’ mitingine güç verelim-VİDEO

    PİRHA-27 Şubat’ta Alevilerin İstanbul Kadıköy’de yapacağı ‘Demokrasi ve Laiklik’ mitingine dair konuşan Mersin Eğitim-Sen Şubesi Yürütme Kurulu Başkanı Mahmut Sümbül, eğitim alanında yaşanan tüm olumsuzluklara karşı 27 Şubat’taki mitingin öneminin daha da arttığını vurgulayarak, “Demokrasi ve Laiklik’ mitingine güç vermeliyiz” dedi.

    27 Şubat Pazar günü saat 15.00’te Alevilerin öncülüğünde İstanbul Kadıköy’de yapılacak ‘Demokrasi ve Laiklik’ mitingine katılım çağrıları toplumun bir çok kesiminde karşılık bulmaya devam ediyor. Mersin Eğitim-Sen Şubesi Yürütme Kurulu Başkanı Mahmut Sümbül, Diren Keser’in CAN TV’de hazırlayıp sunduğu ‘Yerel Saat’ programına katılarak, 27 Şubat’ta Alevilerin öncülüğünde İstanbul Kadıköy’de yapacağı ‘Demokrasi ve Laiklik’ mitingine dair değerlendirmelerde bulundu.

    1-3 Aralık 2021 tarihinde yapılan 20. Milli Eğitim Şûrası’nda 4-6 yaş grubu çocukların eğitimine din eğitimi eklenmesinin kabul edildiğini hatırlatan Sümbül, “Komisyonda gündeme alınmadı ancak cemaat ve tarikatların yönlendirmesiyle Şura Genel Kurulunda kabul edildi. Bunun ‘tavsiye’ kararı değil, zihinlerinin gerisindeki yapmak istedikleri şey olduğunu ve bununda bu şekilde hayata geçirileceğini gösteriyor” dedi.

    “BİAT EDEN BİR NESİL YETİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORLAR”

    20. Milli Eğitim Şûrası’nda 4-6 yaş grubu çocukların eğitimine din eğitimi eklenmesi ‘tavsiye’ kararına karşı demokratik kamuoyunun yoğun bir tepki yarattığının altını çizen Sümbül, “Okulların tamamında imam hatipleşme iktidara yetmedi. Şimdi de eğitimin köküne dinamit koyacak 4-6 yaş grubu çocuklara tekçi, Sünni, Hanifi öğretisi verilmeye çalışılarak, istedikleri insan tipi yetiştirmeye çalışıyorlar. Böylece sorgulamayan, araştırmayan, biat eden bir nesil yetiştirmeyi hedefliyorlar” diye belirtti.

    “DEMOKRASİ VE LAİKLİK’ MİTİNGİNE GÜÇ VERMELİYİZ”

    Eğitim alanında yaşanan tüm bu olumsuzluklara karşı 27 Şubat’taki mitingin öneminin daha da arttığını vurgulayan Sümbül, “Tüm şubelerimiz özellikle de Marmara bölgesindeki şubelerimizin katılımı yüksek olacaktır. Bu itirazın yükselmesi çok önemli. Yaşam tarzımıza dair söz söyleyen, demokratik, laik, parasız, bilimsel, anadilinde eğitimin gereği olan ‘Demokrasi ve Laiklik’ mitingine güç vermeliyiz” ifadelerine yer verdi.

    Sümbül, son olarak barıştan, demokrasiden, halkların kardeşliğinden yana insanlar bir arada oldukça ve örgütlendikçe iktidarın istediğini yapamayacağını dile getirdi.

    Diren KESER/MERSİN

     

  • Alevi kurumlarından ortak açıklama: Cümle canı Kadıköy Meydanı’na bekliyoruz!-VİDEO

    Alevi kurumlarından ortak açıklama: Cümle canı Kadıköy Meydanı’na bekliyoruz!-VİDEO

    PİRHA- Alevi çatı örgütleri, zorunlu din derslerine karşı yapılacak mitinge dair açıklama yaparak “Demokrasi ve Laiklik için, 27 Şubat’ta Kadıköy, Beşiktaş İskele’de gerçekleştireceğimiz buluşmaya demokrasiden, emekten, özgür ve eşit yurttaşlıktan yana olan cümle Can’ları davet ediyoruz” çağrısında bulundu.

    Alevi çatı örgütleri, “Cemevleri ne ticarethane, ne ikamethanedir. İbadethanemizdir” diyerek Kartal Cemevi Vakfı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) temsilcileri de katıldı.

    Ortak açıklama öncesinde konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Bizim yolumuz ‘Dönen dönsün biz dönmeyiz yolumuzdan’ diyen Pir Sultan’ın yoludur. O nedenle biz yolumuzdan asla taviz vermeyiz” diyerek iktidarın Alevi politikasını eleştirdi.

    Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat ise yaptığı konuşmada Alevi toplumunun sorunlarını gün geçtikçe çoğaldığına işaret etti. “Eğer biz, bir toplum isek bunun koşullarının yerine getirilmesi lazım” diyen Fırat, şu konuşmayı yaptı:

    “İnsanları ırklarından, dillerinden, inançlarından ötürü ötekileştiren bir iktidarla karşı karşıyayız. Kendi gibi düşünmeyen, herkesi ötekileştiren bir zihniyetle karşı karşıyayız ve bunu reddediyoruz. Alevi toplumunun sorunu bir elektrik sorunu değildir sadece ama gelin görün ki mekanımız saldırı altında. Bu anlamda ülkenin özgürlüğe, demokrasiye ihtiyacı var. Bu vesileyle herkesin bu mücadele içerisinde olması gerek. Beraber yürümek gibi bir duruma ihtiyaç var. Bizim sorunumuz Anayasa’nın 24. Maddesi ile ilgilidir. Bu sadece bir hak arama meselesidir. Pazar günü Kadıköy Meydanı’nda yoğun bir şekilde olmalıyız. Hızır paşalara karşı hep beraber, Pir Sultan gibi, Kalender Çelebi gibi olmalıyız.”

    “EĞİTİM KURUMU DİYANET’E TESLİM EDİLMİŞ DURUMDA”

    Yapılan konuşmaların ardından altı örgüt adına ortak basın açıklamasını ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan ile ADFE Genel Başkanı Celal Fırat okudu. “Demokrasi ve Laiklik Buluşması” başlıklı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Eşit Yurttaşlık Temelinde Özgür Bir Toplum İçin Demokratik, Laik, Bilimsel, Ana dilde Eğitim İstiyoruz!

    Ekonomi krizde. Siyaset krizde. Memleket krizde. Eğitimde, sağlıkta, hukukta çöküş var. Emekçi halk her geçen gün yoksullaşıyor. Geçinemeyen milyonlar, ekmek, adalet ve özgürlük istiyor. AKP-MHP iktidarı, sorumlusu olduğu siyasal ve ekonomik krizin bedelini topluma fatura ediyor. Her geçen gün daha da derinleşen krizler diyen milyonlara, toplumun tüm kesimlerine karşı zam, zulüm, güç göstererek, tehdit ederek, zor kullanarak daha tahkim etmeye çalışıyor. İşçi ve emekçiler hakları gasp edilip güvencesizleştiriliyor. Enes Kara gibi gençlerimiz intihara itiliyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılıp kadına yönelik erkek şiddetinin önü açılıyor, kadınlar her gün kadın cinayetleriyle yaşamdan koparılıyor, çocuklar istismara maruz bırakılıyor. Göçmen ve mülteciler ırkçılık, ve şovenizm körüklenerek hedef gösteriliyor. Doğamız talan ediliyor.

    Öyle ki, Alevilerin bu ülkede maruz kaldığı zulmün fotoğrafı misali; devlet temsilcileri, inançların kutsalına saldırarak, silahla fotoğraf vermekten geri durmuyor.

    Din istismar edilerek, siyasal İslam ve muhafazakarlaşma sal çıkarlarına göre dizayn etmeye çalışıyorlar. Halkları birbirine kırdırarak, inançları düşmanlaştırarak tüm topluma karşı savaş açarak; işlenen suçlar meşrulaştırılmaya çalışılıyor.

    ZORUNLU DİN DERSLERİ KALDIRILSIN!

    Eğitimin amacı bireyin kendi yeteneklerini keşfedip bunu geliştirmesini meyi, sorgulamayı öğretmek, kendine güvenen bireyler yetiştirmektir.

    Ancak, eğitim kurumu tamamen tarikatlara, cemaatlere, Diyanet’e teslim edilmiş durumda. Eğitim kurumları, muhafazakarlaşma ve gericileştirme politikalarıyla, dindar ve kindar bir nesil yetiştirmenin merkezi haline getiriliyor.

    12 Eylül dönemi ile başlayan din dersi dayatmasına, 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte zorunlu din dersleri eklendi. Birçok okul imam hatip okullarına dönüştürüldü. Bardağı taşıran son damla ise 20. Milli Eğitim Şura’sının zorunlu din derslerini ana sınıflarına kadar indiren tavsiye kararı oldu. Biliyoruz ki, bu karara dur demez isek, bu karar tavsiye kararı olarak kalmayacak, ilk fırsatta hayata geçirilecek ve devamı getirilecektir.

    4-6 yaş çocuğuna din dersi vermek, somut düşünme aşamasında olan çocuğun dünyasını soyut kavramlar ile alt üst etmektir ve insan haklarına aykırıdır. Bu tavsiye kararı, 4-6 yaş çocuğunun gelişim düzeyine, Evrensel Çocuk Hakları’na uygun olmadığı gibi laikliğe de aykırıdır. Çocuklar kimsenin siyasi malzemesi değildir. Çocuklar bu toplumun özneleridir.

    Devletin görevi çocuklara bir dini empoze etmek değil, bütün inançlara eşit mesafede durarak din ve inanç özgürlüğünü sağlamak, eşit yurttaşlık ilkesini kayıtsız şartsız uygulamaktır.

    Tekçi, ayrımcı, dayatmacı uygulama ve politikalar, toplumsal barışı, halkların bir arada yaşamasını zorlaştırır. Tekçilik zoru, zorbalığı ve ayrımcılığı getirir.

    Eğitim sisteminin dinselleştirilmesi sadece Alevilerin sorunu değil, bu ülkede inanan, inanmayan, farklı inançlardan olan her kesimin sorunudur.

    MİLLİ EĞİTİM ŞÛRASI KARARINI GERİ ÇEKTİRECEĞİZ!

    20. Milli Eğitim Şurası’nda alınan okul öncesi din eğitimi tavsiye kararı, toplumu siyasal İslam İdeolojisinin çıkarları doğrultusunda şekillendirme projesidir. Bu toplumsal yıkım projesi derhal geri çekilmelidir.

    Tekçi, İnkârcı, asimilasyoncu, cinsiyetçi eğitime karşı çocukların birer özne kabul edildiği, çocuk haklarının korunduğu, herkesin erişebildiği, her çocuk için eşit koşullarda bilimsel, laik, ana dilinde ve kamusal eğitimin bütün koşulları bir an önce hazırlanmalıdır.

    Laiklik sadece din ve devlet işlerinin ayrılması değil, insan onurunu, tüm hak ve özgürlükleri korumanın, çoğulcu demokrasinin ön koşuludur.

    Gücümüz birliğimizde:

    Demokratik, özgürlükçü, halkçı, laik bir eğitim ve ülkeyi kurmak için bu yıkım kararını hep birlikte durduracağız!

    Demokrasi ve Laiklik için, 27 Şubat’ta Kadıköy, Beşiktaş İskele’ de saat 15.00’te gerçekleştireceğimiz buluşmaya demokrasiden, emekten, özgür ve eşit yurttaşlıktan yana olan cümle Can’ları davet ediyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Eşit Başkanlardan ‘Demokrasi ve Laiklik’ mitingine çağrı-VİDEO

    Eşit Başkanlardan ‘Demokrasi ve Laiklik’ mitingine çağrı-VİDEO

    PİRHA-27 Şubat’ta Alevilerin İstanbul Kadıköy’de yapacağı ‘Demokrasi ve Laiklik’ mitingine dair mesaj paylaşan Avrupa Alevi Birlikler Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanları Nevin Kamilağaoğlu ve Hüseyin Mat, gerici, tekçi ve asimilasyoncu eğitime hayır diyen herkesi mitinge katılmaya davet etti.

    Avrupa Alevi Birlikler Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanları Nevin Kamilağaoğlu ve Hüseyin Mat, 27 Şubat’ta Alevilerin İstanbul Kadıköy’de yapacağı ‘Demokrasi ve Laiklik’ mitingine katılım çağrısında bulundu.

    AABK Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, gerici, tekçi ve asimilasyoncu eğitime karşı çağdaş, laik bir eğitim için mitinge katılmaya çağırdı.

    AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat da, Alevi kurumları olarak 27 Şubat’ta İstanbul Kadıköy’de  olacaklarını belirterek, “Türkiye’de haksızlığa uğrayan herkes için alanlarda olacağız. Her canı da Kadıköy Meydanı’na bekliyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)