Etiket: demokrasi yürüyüşü

  • İzmir’de hukuksuzluğa ve baskılara karşı ‘Demokrasi Yürüyüşü’ yapıldı-VİDEO

    İzmir’de hukuksuzluğa ve baskılara karşı ‘Demokrasi Yürüyüşü’ yapıldı-VİDEO

    PİRHA- İzmir Emek ve Demokrasi Platformu, yargı darbesine, kadına yönelik şiddete ve tüm hak ihlallerine karşı Demokrasi Yürüyüşü yaptı. İzmir Barosu Başkanı Avukat Sefa Yılmaz, Türkiye’de yargının yürütme tarafından tahakküm altına alındığını, evrensel hukuk ilkelerinin göz ardı edildiğini belirtti. 

    İzmir Emek ve Demokrasi Platformu yargı darbesi, kadına yönelik şiddet ve tüm hak ihlallerine karşı, İzmir Adliyesi önünde gerçekleştirdiği Adalet Nöbeti’nin ardından, Eski Sümerbank önünden Cumhuriyet Meydanı’na Demokrasi Yürüyüşü gerçekleştirdi.

    “Herkes için adalet, adalet için demokrasi” yazılı pankartın taşındığı eylemde, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Bijî berxwedana zindanan”, “Jin jiyan azadî”, “Laik bilimsel anadilde eğitim” sloganları atıldı. Basın metnini İzmir Barosu Başkanı Avukat Sefa Yılmaz okudu.

    “İNSAN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ YOK SAYILIYOR”

    Türkiye’nin yargının yürütme tarafından tahakküm altına alındığını, evrensel hukuk ilkelerinin göz ardı edildiği, insan hak ve özgürlüklerinin yok sayıldığı bir ülke olageldiğini ifade eden Yılmaz, “Ne yazık ki ülkemiz, insan hak ve özgürlüklerini geliştirmeyi, toplumsal yaşamı bunun üzerinden biçimlendirmeyi hedefleyen değil, koydukları sınırlarla, getirdikleri yasaklarla, acımasız sertlikte ve antidemokratik güvenlik politikalarıyla andığımız siyasal iktidarlar tarafından yönetildi, yönetiliyor” şeklinde konuştu.

    “ANAYASA DİKKATE ALINMALI”

    Yılmaz, hukuk devletinden, tarafsız ve bağımsız bir yargıdan bahsetmenin mümkün olmadığını ifade eden Yılmaz, anayasal haklarını kullanan yüzbinlerce yurttaşın protestolarına, güvenlik güçleri tarafından orantısız bir şiddetle müdahale edildiğini, katledildiğini, binlerce yurttaşın yaralandığı Gezi Direnişi bahane edilerek açılan tüm yargılama sürecinde, hukuksal açıdan birçok garabetin yaşandığını dile getirdi.

    Avukat Can Atalay hakkında, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ihlal kararına uyulmadığı gibi kararın altında imzası olan Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiğini söyleyen Yılmaz, “Anayasa Mahkemesi verdiği kararda hak ihlalini tespit etmiş, dosyayı görevli İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermiş ve mahkemeye ‘Can Atalay’ı yeniden yargıla, cezanın infazını durdur ve tahliye et’ demiştir” ifadelerini kullandı.

    “YAŞANAN YARGI DARBESİDİR”

    Anayasa’nın 153’üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının kesin olduğu hükmünün çiğnendiğini dile getiren Yılmaz, “Anayasa ve Anayasa’nın emredici hükümleri ve bağlayıcı nitelik taşıyan hukuksal düzenlemeler ve kesin nitelikteki kararlar, istenildiğinde uygulanacak, istenilmediğinde gözardı edilecek metinler değildir. Yaşanan süreç, tam anlamıyla bir yargı darbesidir” şeklinde ifade etti.

    “GÜLTAN KIŞANAK HALA TUTUKLU”

    Bir davada hakkında tahliye kararı verilen, başka bir dosyada tutukluluk süresi azami süreyi aşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Eş Başkanı Gültan Kışanak’ın hukuksuz biçimde halen tutuklu bulunduğunu da belirten Sefa Yılmaz, “Bir yandan ülkemiz aydınları, gazeteciler, yazarlar düşüncelerini ifade ettikleri için, halkın haber alma hakkını kullanmasını sağladıkları için gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, bir yandan örtülü af niteliğindeki infaz değişiklikleri ile kardeşimiz, dostumuz Hrant’ın katili serbest bırakılıyor” dedi.

    “HAK İHLALLERİNE SESSİZ KALINMAYACAK”

    Eğitimin ve öğrencilerin barınmalarının tarikatlere, cemaatlere bırakılmasına, ÇEDES projesiyle okullara imam ve vaiz atanmasına sessiz kalmayacaklarını söyleyen Yılmaz, şunları kaydetti:

    “Bizler, Aladağlar’da tarikat yurdunda yanarak ölen çocuklarımızın, Soma’da, Ermenek’te, Bartın’da iş cinayetlerinde katledilen maden emekçilerinin, Gezi’nin ve Gezi direnişçilerinin, katledilen Emine Bulut’un, Özgecan Aslan’ın, Ebru Gültekin’in ve öldürülen yüzlerce kadının, LGBT bireylerin acılarının hesabını soruyoruz.”

    PİRHA/İZMİR

  • HDP ‘Demokrasi Buluşmaları’ yapacak

    HDP ‘Demokrasi Buluşmaları’ yapacak

    PİRHA-  Demokratik Mücadele Programı’nın ilk aşaması olan “Demokrasi Yürüyüşü” ile sahaya inen HDP, “Demokrasi Buluşmaları” ile çalışmalarını devam ettirecek. Eylemselliklere dair konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “31 Mart ve 23 Haziran, demokrasi ittifakının neler başarabileceğini ortaya koydu. Şimdi bu ittifakı daha da büyütme ve genişletme zamanı” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP), 1 Haziran’da “Demokratik Mücadele Programı” adıyla açıkladığı eylemler, 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne kadar sürecek.

    Eylemlerini, Hakkari ve Edirne’den başlattığı ve Ankara’da sonlandırdığı “Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşü” ile başlatan HDP, şimdi de “Demokrasi Buluşmaları” gerçekleştirecek.

    MA’dan Berivan Altan’ın haberine göre, yarın gerçekleştirilecek HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrasında Demokratik Mücadele Programı’nın ikinci aşamasına Meclis’te başlayacak. Özellikle çoklu baro tasarısının görüşüldüğü yasa tasarısına karşı “Hep Birlikte Savunma Hakkı İçin Buluşuyoruz” denilerek, Meclis’te Eş Genel başkanları Mithat Sancar ve Pervin Buldan’ın katılımıyla yarın basın açıklaması yapılacak.

    AĞUSTOS AYINA KADAR 10 BAŞLIKTA BULUŞMA GERÇEKLEŞTİRECEK

    HDP, Temmuz ayı boyunca “Demokrasi Buluşmaları” gerçekleştirecek. Buluşmalar ile devam eden anti-demokratik uygulamalara karşı demokrasi söyleminin öne çıkması hedeflenirken, “Savaşa karşı barış” buluşmaların ana talebi olacak. İkinci aşama boyunca farklı dini ve etnik gruplar, işçiler, aydın ve gazeteciler, kadınlar, ekolojistler, gençlerle buluşmalar gerçekleştirilecek.

    HDP, Ağustos ayına kadar 10 başlıkta buluşma gerçekleştirecek. İlk olarak “Savunma Hakkı” başlığında buluşma gerçekleştirilecek. “Hukuk ve İnsan Hakları”, “Emeğin Hakları”, “Savaşa ve Yoksulluğa Hayır Demek”, “Halkların Özgürlüğü, İnançların Eşitliği”, “Adalet”, “Demokrasi” konularında açık hava toplantıları planlanıyor.

    Koronavirüs (Covid-19) nedeniyle yapılacak tüm etkinliklerde fiziki mesafe, maske ve açık alanda yapılması konusunda da halk sağlığını esas alarak, çalışmalar yürütülecek.

    “İTTİFAKI DAHA DA BÜYÜTME VE GENİŞLETME ZAMANI”

    Cumhuriyet’ten İlayda Kaya’ya konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan da, “Demokrasi Buluşmaları”na dair şunları ifade etti:

    “Bunun ikinci ayağında 8 Temmuz’da “Demokrasi Buluşmaları”na başlıyoruz. Halklarımızla, işçilerle, aydınlarla, gazetecilerle, kadınlarla, ekolojistlerle, inanç kesimleriyle, gençlerle buluşmalar gerçekleştireceğiz. Toplumun her kesimine yaşananları anlatacağız ve konuşacağız. Her bir buluşmamız demokrasiye ve topluma nefes aldıracaktır. Biz gençler ve kadınlarla bu baskıyı aşacağız. Demokrasi ittifakıyla bunu başaracağız. Demokrasi güçleriyle ‘demokrasi’ konusunda da birlikte hareket etmekte son derece ısrarlı ve kararlıyız. 31 Mart ve 23 Haziran, demokrasi ittifakının neler başarabileceğini ortaya koydu. Şimdi bu ittifakı daha da büyütme ve genişletme zamanı.” (HABER MERKEZİ)

     

     

  • HDP yürüyüş yasaklarını yargıya taşıyor

    HDP yürüyüş yasaklarını yargıya taşıyor

    HDP’nin başlattığı Demokrasi Yürüyüşü’ne valiliklerce alınan yasak kararları nedeniyle suç duyurusunda bulunulacak.

    Leyla Güven ile Musa Farisoğulları’nın milletvekilliklerinin düşürülmesinin ardından 15 Haziran’dan bu yana Edirne ve Hakkari’den Ankara’ya yürüyen HDP’lilerin ‘Demokrasi Yürüyüşü’ Ankara Meclis Parkı’nda tamamlandı. HDP Hukuk Komisyonu Üyesi Alişan Şahin, yürüyüşe ilişkin valiliklerce alınan yasak kararları nedeniyle suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

    HDP’li Şahin, partilerinin eylemine ilişkin getirilen yasaklar ve milletvekillerine yönelik müdahalelere ilişkin Mezopotamya Ajansı’na konuştu. 16 kentte valilikler tarafından alınan yasaklama kararının keyfi olduğunu söyleyen Şahin, bu kararlara dair İdare Mahkemeleri’ne başvuruda bulunduklarını paylaştı.

    “KARŞITLARIN KOLLUK GÖREVLİLERİ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”

    Şahin, “Bu engellemelerin hiçbir hukuki dayanağı yok. Bir bütün olarak şu ana kadar yürüyüş sırasında yaşananlara baktığımızda idarenin gerekçesinde yer alan ‘karşıt görüşlü insanlarla çıkabilecek çatışma ortamına’ vurgu yapılıyor. Ancak yürüyüş güzergahında ne iddia edildiği gibi bir karşıt görüşlü kitle ne de bir emare var. Görüntüleri izlediğimiz zaman karşıtların bu ülkenin nesnel olarak davranması gereken kolluk görevlileri olduğunu görüyoruz” dedi.

  • HDP yürüyüşü Ankara’da tamamlandı: Burada bitirmiyoruz

    HDP yürüyüşü Ankara’da tamamlandı: Burada bitirmiyoruz

    Yürüyüş sonrası “HDP’nin Demokrasi Yürüyüşü Sonuç Deklarasyonu”nu açıklayan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve Mithat Sancar, “Toplum, bütün halklarımız, HDP’nin bu tutumunu, demokratik siyasetteki kararlı ve taviz vermez duruşunu, neyin ne olduğunu gördü. Böylelikle halkımızın kararlılığı, iradesi ve umudu daha da büyüdü” diye konuştu.

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), 15 Haziran’da Hakkari ve Edirne’den başlattığı yürüyüş Ankara’ya ulaştı. “Demokrasi Yürüyüşü”nün son etkinliği için HDP’liler ve onlarca demokratik kitle örgütü Meclis Parkı’nda buluştu.

    Girişte polisler etkinliğe katılmak isteyenlere ve gazetecilere birçok engel çıkardı. Polis amirleri, “120 kişi sınır var” diyerek, birçok kişinin parka girişine engel oldu. Meclis ve Meclis Parkı çevresinde polis yoğunluğu vardı.

    Etkinliğe HDP’liler ve HDP bileşenleri ile Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu, Sosyalist Meclisler Federasyonu ile Partizan temsilcileri, İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman, Devrimci 78’liler Başkanı ve şair Ahmet Telli, KESK Eşbaşkanı Mehmet Bozgeyik, Pir Sultan Abdul Kültür Derneği (PSAKD) Başkanı Gani Kaplan ile birçok demokratik kitle örgütü katılım sağladı.

    HDP MYK Üyesi İlknur Birol, “Edirne’den Hakkari’ye demokrasi yürüyüşümüzü başlattık. Ve bugün Meclis’in kalbinde demokratik siyasetin her alanında mücadele edeceğimizi bir kez daha gösteriyoruz” dedi.

    Kitle sık sık “HDP halktır halk burada” sloganları attı.

    Etkinlikte milletvekilleri düşürülen Leyla Güven, Musa Farisoğulları ve Enis Berberloğlu’na selam gönderildi.

    HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın parka girişi kitle tarafından coşkuyla karşılandı. Eş Genel Başkanlar, yürüyüşün sonucunda oluşturdukları gözlemleri ve yerellerin taleplerini “HDP’nin Demokrasi Yürüyüşü Sonuç Deklarasyonu” ile duyurdu.

    HDP Eş Genel Başkanları tarafından okunan deklarasyon ise şöyle:

    “1 Haziran’dan 1 Eylül’e kadar sürecek olan 3 aylık bir Demokratik Mücadele Programı hazırladık. Bu programın esası, darbeci zihniyete karşı demokrasiyi, hak ve hukuku, adaleti ve özgürlükleri savunmaktır. Bu amaçla 1 Haziran’da 9 maddelik asgari demokrasi zeminini tanımlayan bir deklarasyon açıkladık ve gidişattan rahatsız olan herkese ortak mücadele çağrısında bulunduk.

    Bu kapsamda 15 Haziran’da Türkiye’nin iki ucundan, Edirne ve Hakkari’den Ankara’ya doğru ‘Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşü’ başlattık. Bu yürüyüşle toplumu nefessiz bırakan, kendisi gibi düşünmeyen herkesi susturmaya çalışan iktidara karşı toplumun yükselen itirazını sokağa taşırmak, artık yeter demek istedik! Yürüyüşümüz boyunca Türkiye halklarının gösterdiği yoğun ilgi nefessiz bırakılan bir toplum için bu mücadeleyi yükseltmenin ne kadar hayati bir ihtiyaç olduğunu herkese gösterdi.

    HDP NİÇİN YÜRÜDÜ?

    Geçinemeyen milyonların ekonomik ve sosyal hakları, iş ve aş talepleri için; ‘Savaşa Hayır Barış Hemen Şimdi’ diyen on milyonların talepleri için; Kürt sorununda demokratik ve barışçı bir çözüm için; Demokratik bir anayasa ile özgür ve eşit yurttaşlık isteyen bütün kimlikler için; Kadınlar, gençler, emekçiler, yoksullar, işsizler için yürüdük.

    Demokrasi, barış ve adalet, hak ve hukuk için yürüdük. 82 milyonun hakkını, hukukunu, iradesini savunmak ve bu iradeye sahip çıkmak için yürüdük. Yalnız da yürümedik. Bütün engellemelere rağmen toplumun büyük çoğunluğunun desteğiyle, onların bizlere verdiği güçle yürüdük.

    Partimiz bu yürüyüşüyle bir kez daha Türkiye’nin önemli bir parçası, demokrasinin sigortası, evrensel hak ve özgürlüklerin vazgeçilmez savunucusu olduğunu gösterdi.

    HAKLI OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK

    Her geçen gün daha da otoriterleşen, baskılarını artıran AKP-MHP iktidarına karşı mücadelede demokrasi güçlerinin, toplumsal ve siyasal muhalefetin yan yana gelmesinin ne kadar önemli, vazgeçilmez, gidişatı değiştirecek ve dönüştürecek bir özellikte olduğunu herkese bir kez daha söyledik. Bu anlamıyla Demokrasi Yürüyüşü, toplumsal mücadele ve demokrasi ittifakının alanlarda, sokaklarda, parklarda, bahçelerde vücut bulmaya başlamış hali oldu.

    Bu kervan yola çıkmasın, yürüyüş gerçekleşmesin diye harekete geçenlerin, algı operasyonları ve karalama kampanyaları yapanların, her türlü yol ve yöntemi mubah görenlerin heveslerini kursaklarında bıraktık.

    Büyük bir demokratik olgunlukla ve sorumlulukla bu yürüyüşü gerçekleştirdik. Toplum, bütün halklarımız, HDP’nin bu tutumunu, demokratik siyasetteki kararlı ve taviz vermez duruşunu, neyin ne olduğunu gördü. Böylelikle halkımızın kararlılığı, iradesi ve umudu daha da büyüdü. Bizler bunları bilerek yola çıktık ve haklı olduğumuzu bir kez daha gördük.

    Bizler haklılığımıza, toplumsal ve siyasal meşruiyetimize, halkımızın desteğine dayanarak kararlı ve inançlı bir şekilde bu yürüyüşü başlattık. Önümüze çıkarılan engellemeler bizleri durduramadı. Bizleri engellemek için yürüyüş güzergahımızda bulunan 16 kente giriş çıkışlar Anayasa ve hukuk çiğnenerek yasaklandı. Yürüyüş güzergahımızda yapılan yığınaklarla bir darbe dönemi görüntüsü oluşturuldu. Milletvekillerimiz ve seçilmişlerimiz üzerine zaman zaman suç işleyerek, yasa ve anayasa çiğneyerek saygısızca saldırılar yapıldı.

    HER TÜRLÜ ENGELLEMEYE RAĞMEN…

    Ama bütün bu engelleri aşa aşa Edirne ve Hakkari’den, ülkenin iki yakasından Ankara’ya ulaştık. 10 il ve onlarca ilçede iradesi gasp edilen halkımızla bir araya geldik. Hakkari yürüyüş kolu Hakkari, Van, Başkale, Bitlis, Tatvan, Kozluk, Bekirhan, Batman, Bismil, Diyarbakır, Ergani, Siverek, Urfa, Antep ve Adana’dan geçerek; Edirne yürüyüş kolu Edirne, Silivri, İstanbul-Esenyurt, Kadıköy, Beşiktaş, Sultanbeyli ve Kocaeli Kandıra’dan geçerek Ankara’ya ulaştı. Hakkari, Van, Diyarbakır, Kadıköy, Esenyurt ve Beşiktaş’taki halk buluşmalarımız her türlü engellemeye rağmen mitinglere dönüştü. Mahallelerde, sokaklarda halkımızla bir araya geldik.

    Yürüyüş boyunca barolar, insan hakları dernekleri, evlatlarının mezarları saldırıya uğrayan annelerin yer aldığı dernek ve kurumlar, sanayi ve ticaret odaları, emek ve meslek örgütleri, sendikalar, siyasi partiler, yurttaş inisiyatiflerinin de içinde bulunduğu 30’dan fazla kurum ve kuruluşla bir araya geldik; görüş alışverişinde bulunduk. Bu kurum ve kuruluşların birçoğu bizimle birlikte, yan yana, omuz omuza yürüdü, ortak mücadeleyi büyüttü ve gereklerini yerine getirdi.

    ‘TOPLUM DEĞİŞİM İSTİYOR’

    Hep birlikte yürüdük, Hep birlikte sözümüzü söyledik, Hep birlikte çözüm irademizi ortaya koyduk. Yürüyüş boyunca 1 Haziran deklarasyonumuzun ve yaptığımız “ortak mücadele” çağrımızın toplum tarafından, halkımız tarafından sahiplenildiğine tanık olduk. Darbeye ve darbeci zihniyete karşı toplum hassas olduğunu, hiçbir şekilde iradesini çiğnetmeye rıza göstermeyeceğini bir kez daha gösterdi.

    Toplum iktidarın dayattığı baskıdan, şiddetten bunalmıştır ve değişim istemektedir. Bu değişimi yaratabilecek güçlerin bir araya gelmesini ve ortak mücadele etmesini talep etmektedir. Görüştüğümüz kurum ve kuruluşların tamamının ortak mücadele konusunda bizimle ortak görüşler paylaşmış olması yürüyüşümüzün en başarılı sonuçlarından biridir. Bu dayanışma ve destek, ortak demokrasi mücadelesi ve bir demokrasi ittifakı açısından son derece kıymetlidir. Hepsine tek tek ve ayrı ayrı teşekkürlerimizi ve şükranlarımızı sunuyoruz.

    Halkımızın talep ve isteklerini yerine getirmek için partimizin bütün kurumlarının iradesi ve kararlılığı vardır. Bu uzun yürüyüş; demokrasi, özgürlük, eşitlik, barış ve adalet mücadelemiz kesintisiz ve daha kararlı bir şekilde devam edecektir. Yürüyüşümüz çok önemli sonuçlar ortaya çıkarmıştır ve bunlar önümüzdeki dönem mücadele hattımızı oluşturacaktır.”

    Sancar, yürüyüş boyunca kendilerine iletilen talepleri, HDP’lilerin gözlemlerine de dayanarak 9 başlıkta açıkladı:

    ‘HDP ÇÖZÜM YOLU OLDUĞUNU GÖSTERDİ’

    “* İktidar, uyguladığı baskı yöntemleriyle, saldırılarla, halk iradesine karşı düşmanlıkla toplum nezdinde demokratik meşruiyetini yitirmiştir. Toplum bu iktidardan ve zihniyetinden kurtulmak istemektedir. Zora, şiddete, yalana, talana dayalı bu sistem ömrünü tamamlamıştır. Ülkenin bir ucundan diğer ucuna, 780 bin kilometrekare, 82 milyon yurttaş siyaset kurumundan bu demokratik değişimi gerçekleştirme görevini yerine getirmesini beklemektedir. Yakınarak, şikayet ederek değil, demokratik bir güç haline gelip sorunların çözümünü gerçekleştirmeyi istemektedir. HDP, bu yolda bir kez daha toplumdan onay almış ve demokratik bir çözüm gücü olduğunu göstermiştir. Halkımızın bize gösterdiği teveccühün nedeni de budur.

    HDP DEĞİŞİME ÖNCÜLÜK ETMEYE ADAYDIR

    * Toplum, değişim umudunu dip diri korumaktadır. HDP, bugün umudun merkezi, halkın kararlı ve cesaretli mücadelesinin zeminidir. Partimiz, demokratik güçlerle birlikte bu değişime öncülük ve ortaklık etmeye adaydır. Bu konuda üzerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirme kararlılığı ve iradesi bu yürüyüşle daha da büyümüştür.

    TALEPLERİN BAŞINDA DEMOKRASİ GELİYOR

    * Demokratik ve ortak yaşam ideali halkımızın ortak paydası ve değeridir. Toplum bunun ancak büyük bir mücadele ile gerçekleşebileceğinin farkındadır. Demokrasi ve özgürlük için mücadeleye hazır olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bunun için doğru bir siyasal program kadar doğru bir siyasal mücadele de gereklidir. “Nefes alamıyoruz” diye bağıran halklarımızın en temel taleplerinin başında demokrasi gelmektedir. Demokrasi ekmek kadar, su kadar, nefes kadar hayati bir mesele haline gelmiştir. Bu cendereden, sıkışmışlıktan, baskıdan, zordan çıkışın tek yolu demokratik kanalları genişletmek, demokratik siyaseti büyütmektir.

    KÜRT SORUNU BARIŞÇIL YOLLARLA ÇÖZÜLMELİ

    * Kürt sorunu bu ülkenin tarihsel, siyasal ve kültürel bir sorunudur. AKP ve MHP’nin insafına bırakılamayacak kadar önemlidir ve hayatidir. Kürt sorunundan başlayarak ülkeyi cendereye alan şiddet sorunu toplumu nefessiz bırakmaktadır. Ülkenin bir ucundan diğer ucuna uğradığımız her haksızlığın temelinde, Kürt sorununun varlığı bahane yapılarak büyütülen otoriter yönetim anlayışı bulunmaktadır. 2015’ten bu yana ülkenin savaş, çatışma ve Kürt düşmanlığı üzerinden getirildiği durum ortadadır. Can alan, içimizi acıtan, toplumu çürüten bu sorunun çözümsüz bırakılmasına, şiddetin toplumsal bir terbiye aracı olarak kullanılmasına bu toplumun tahammülü kalmamıştır. Bu sorun demokratik ve barışçı yollarla çözülmelidir. Partimiz, barışı gerçekleştirme, bu sorunu çözme sorumluluğunun hayati önemini bir kez daha kavramıştır ve üzerine düşenleri yapacağını vurgulamaktadır.

    EMEKÇİLER SARAY ENTRİKALARINDAN BIKTI

    * Emekçiler, çalışanlar, işçiler, köylüler, esnaf, dar gelirliler iktidarın krizi derinleştiren algı operasyonlarından, ayak oyunlarından, Saray entrikalarından bıkmıştır. Ülkenin ekonomik kaynaklarının bir avuç Saray seçkini ve yandaşları tarafından sömürülmesi, emeğiyle geçinen ve üreten bu topluma yapılan en büyük hakarettir. Merminin, bombanın fiyatını soranlara karşı Türkiye halkları ekmeğinin, adaletin, demokrasinin hesabını sormaktadır. Türkiye’nin her üç gencinden biri işsizdir. Gençler, kadınlar, tüm yurttaşlar iş ve aşla birlikte adalet istemektedir. Yoksulların aş, işsizlerin iş, emekçilerin adalet ve güvence, emeklilerin geçim istedikleri Türkiye gerçeği hepimizin ortak sorunudur. Açlık sınırının 2 bin 394 TL, yoksulluk sınırının 8 bin 282 TL olduğu bu ülkede AKP-MHP iktidarının herkesi düşmanlaştıran söyleminin toplumla bağı kalmamıştır. Bu ülkede açlığa ve işsizliğe son vermenin yolu, ranta ve israfa son vermektir. Yürüyüşle emekçiler, işçiler, işsizler partimize bu sorumluluğu da yüklemiştir.

    HAK, HUKUK, ADALET

    * Hak, hukuk ve adalet ihtiyacı toplumun temel önceliklerinden biri haline gelmiştir. Hakkari’den Edirne’ye gerçekleştirilen yürüyüş bir kez daha insanların birbirini duyabilmesini ve görebilmesini sağlamıştır. Eşit ve adil bir yaşamın yaratılması, toplumsal adaletin gerçekleşmesi için tahrip edilen adalet ve vicdan duygusunun onarılmasına ihtiyaç vardır. Evrensel ilke ve standartlardan, adalet hedefinden kopan yargı sistemi, başta düşünce ve ifade özgürlüğü, kişi güvenliği, toplantı ve gösteri özgürlüğü olmak üzere bütün hak ve özgürlük alanlarında yaşanan yoğun ihlallerin ana kaynağı haline gelmiştir. Herkes bağımlı ve taraflı hale getirilen yargının, aynı zamanda muhaliflere yönelik siyasi baskı ve tasfiyenin en önemli aracı konumuna geldiğinin farkındadır.

    DEMOKRATİK ANAYASA

    * Yeni eşit bir toplumsal yaşam kurmanın yolu, yeni bir toplumsal sözleşme olan demokratik anayasadan geçmektedir. Halkımız, kadınların, erkeklerin, çocukların, emekçinin, bütün toplumsal kesimlerin ve ötekilerin yani amasız, fakatsız herkesin kendisini içinde bulduğu eşitlikçi, çoğulcu, özgürlükçü ve adil bir anayasa istiyor. Ayrımcılığı ortadan kaldıran, farklı kültürler ve inançlar arasında eşitliği ve karşılıklı saygıyı içeren yeni bir anayasa istiyor. Darbe rejiminin sona ermesinin ancak katılımcı, sivil ve demokratik bir anayasa ile mümkün olabileceğini biliyor.

    KADINLARIN ÖNCÜLÜĞÜNDE

    * Demokrasi Yürüyüşümüzün her anına kadınların coşkusu, mücadele azmi ve iradesi damga vurmuştur. Ülkenin dört bir yandan kadınların kazanma iradesini, neşesini, dayanışmasını da getirdik. Kadınlar yıllardır, katliamlara, ayrımcılığa, ötekileştirmeye karşı mücadelenin öncülüğünü yapmaktadır. Kadınların bu mücadelesi, tüm toplumsal kesimlere, tüm siyasi partilere ve demokrasi güçlerine yol göstermektedir. İşte bizler kadınların gösterdiği, kadınların en önünde yürüdüğü mücadele yolunu takip ederek buraya geldik. Şimdi bu yolu hep birlikte yürümenin, kazanımlarımızı büyütmenin zamanıdır. Partimiz kadın partisidir ve yoluna kadınların öncülüğünde devam edecek, direnişe kadın rengini verecektir.

    GENÇLER REJİMİ KABUL ETMİYOR

    * İktidarın hedef aldığı gençler bu düzeni reddediyor. Gençler ranta, kayırmaya, eşitsizliğe dayalı bu rejimi kabul etmiyorlar. Gençler, emeklerini, bugünlerini ve yarınlarını çalan bu iktidara son verecek kararlılığa da sahip. Kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı hamaset dili gençlerin dinamizmiyle yıkılıyor. Gençlerin dili umudun dili, farklılığın dili, dinamizmin, yeni yaşamın dilidir. Gençliğin hayat enerjisi ve umudu bizi hep birlikte daha aydınlık, barış içinde birarada yaşayacağımız yarınlara taşıyacaktır. Köhnemiş ölüm kusan zihniyet, hayatı boğan, zenginlikleri yağmalayan düzen geleceğimizi daha fazla karartamayacak. Hayat kazanacak, doğa kazanacak, sevgi kazanacak, barış kazanacak.

    TOPLUM DOĞANIN HAKKINI SAVUNUYOR

    * Toplum talan edilen ve parçası olduğu doğanın hakkını da savunmaktadır. Enerji, tarım, kentleşme, ulaşım politikalar sonucu doğa ve ekosistemler geri dönülemez bir yıkımla karşı karşıyadır. Termik santraller, HES’ler, maden ocakları, nükleer enerji santralleri, kaya gazı, petrol ve doğal gazın yer altından çıkarılması gibi sömürü sistemleri hem bioçeşitliliğin ve ekosistemlerin yok edilmesi sonucunu doğurmakta, hem de dünyadaki iklim dengesini hızla değiştirmektedir. İklim değişikliği ise ekolojik tahribatı büyütmektedir. Ekolojiyi savunarak toplumsal yaşamı da savunacağız…”

    ‘TOPLUMUN TALEPLERİ HDP’NİN TALEPLERİDİR’

    Eş Genel Başkanlar Buldan ve Sancar, konuşmalarını şöyle sürdürdü: “Yürüyüş boyunca toplumun dile getirdiği bu taleplerin tamamı partimizin de talepleri ve mücadele gerekçeleridir. HDP, demokrasi yürüyüşünün ancak ortak mücadeleyle büyüyeceğini, başarının ancak demokrasi ittifakıyla mümkün olacağını biliyor.

    Buradan bir kez daha çağrımızı yineliyoruz: Bu ülkenin, bu toprakların bir halklar bahçesi olması için omuz omuza, yan yana, kol kola olmaktan başka çaremiz yok. Durmayacağız. Demokrasi Yürüyüşü ile umudunu büyüttüğümüz demokrasi ittifakını gerçekleştireceğiz.

    İMRALI TECRİDİNİN SONA ERDİRİLMESİ ÖNEMLİDİR

    Toplumun en temel talebi ve hayati ihtiyacı olan şiddetin son bulması, toplumsal barışın gerçekleşmesi için her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Çatışma kısır döngüsüne son verilmesi ve sorunların diyalog yoluyla çözülmesi çağrısında bulunuyoruz. Türkiye’de huzur ortamının tesis edilmesi isteniyorsa, bunun yolu demokratik siyasetten ve müzakereden geçmektedir. Bunu sağlayacak bütün adımların atılması için herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Bu çerçevede sayın Öcalan’ın büyük katkı sunacağına inanıyoruz. İmralı’daki tecridin sona erdirilmesi bu nedenle çok önemlidir. Savaş politikaları toplumu çürütüyor, vicdanları köreltiyor. Bunu ancak hep birlikte durdurabiliriz.

    DAHA KARARLI VE UMUTLUYUZ

    Taleplerimizi savunmak için dünden daha kararlı, daha umutluyuz. Kendimize, mücadele geçmişimize, haklılığımıza, toplumsal meşruiyetimize, halkımızın desteğine ve kararlılığına güveniyoruz. Bu nedenle yürüyüşümüzü burada bitirmiyoruz, mücadeleyi bir üst düzeye çıkarıyoruz. Toplumsal sorunları çözene kadar da durup dinlenmeden yolumuza devam edeceğiz.

    HDP; özgürlükler için, demokrasi için, barış için, adalet için, eşitlik için, iş ve aş için, doğa için, kadın özgürlüğü için yürüdü. Bizim tek derdimiz halkımızın hak ve hukuk temelinde, özgürce bir yaşam sürmesidir. Buradayız! Burada olacağız. Selahattin Demirtaş olarak, Figen Yüksekdağ olarak; cezaevlerindeki tüm üyelerimiz, yöneticilerimiz, milletvekillerimiz, belediye eşbaşkanlarımız ve seçilmişlerimizle birlikte buradayız ve daha güçlüyüz. Yolumuz açık olsun. Mutlaka kazanacağız.”

    BİRİNCİ AŞAMA TAMAMLANDI

    Eş Başkanlar konuşmaları ardından ayakta alkışlandı. HDP’nin 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne kadar devam edecek olan demokratik mücadele programının birinci aşaması tamamlanmış oldu. (Kaynak:MA)

  • ‘İktidarın görevi ekonomik olanakları yandaşlara paylamak’ – VİDEO

    ‘İktidarın görevi ekonomik olanakları yandaşlara paylamak’ – VİDEO

    PİRHA – AKP iktidarının pandemi sürecini fırsata çevirdiğini belirten HDP’li Kemal Bülbül, Pandemi sürecinin  iktidarın iki görevinin olduğu ortaya çıkardığını belirten Bülbül, “Birincisi elinde bulunan ekonomik olanakları yandaşlara paylamak, basını kontrol altında tutmak, diğeri de muhalefeti bastırmak, susturma ve muhalefetin üzerine her türlü olanakla şiddetle baskıyla, karalama kampanyasıyla yürümek” dedi. 

    Haberin Videosu

    Halkların Demokratik Partisi(HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, Meclis’de yaptığı konuşmada HDP’nin Darbelere karşı başlatmış olduğu ‘Demokrasi Yürüyüşü’ne değindi.

    Bülbül, yapılan kanunların toplumsal ekonomik yaşamsal ihtiyaçtan çok iktidarın kendi yapısını organize etmek maksadıyla düzenlediğini belirtti. Pandemi sürecinin  iktidarın iki görevinin olduğunu ortaya çıkardığını belirten Bülbül, “Birincisi elinde bulunan ekonomik olanakları yandaşlara paylamak, basını kontrol altında tutmak, diğeri de muhalefeti bastırmak, susturma ve muhalaefetin üzerine her türlü olanakla şiddetle baskıyla, karalama kampanyasıyla yürümek” dedi.

    Bunun dışında iktidarın dert ettiği başka birşeyin olmadığını söyleyen Bülbül, HDP’li Milletvekileri Tayyip Temel ve Dersim Dağ’ın kameralar önünde polis tarafından darp edildiğini hatırlatarak, “Bismil ilçeye girmek istedikleri için. Bismil ilçeye sokulmuyor. Bunu polis yapıyor. Bunu AKP sözcüsünün talimatıyla yapıyor. Bunun hukukta, demokraside, insan haklarında hiçbir karşılığı yok ve suç işlenmiş oluyor” dedi.

    “PANDEMİ FIRSATA ÇEVİRİLDİ”

    Demokrasi Yürüyüşüni sık sık anlattıklarını beliren Bülbül, halkları birbiriyle buluşturmak için yürüdüklerini söyledi. Herkes demokrasinin, adaletin ve eşitliğin gerektirdiği düzeyde siyasi bir düzeyde yaklaşılırsa Türkiye’nin sorunlarının çözülebileceğini belirten Bülbül, Şiddet, baskı ve inkar yöntemiyle sokakaları kapatarak pandemiyi bir fırsat bilerek bunu toplum üzerinde bir baskı aracına çevirerek toplumu susturmaya çalışarak yapılan siyasetin sonuna halk; Zulüm ile abad olanın sonu berbat olur’ diye söylemişti. Türkiye’de bunun çok örnekleri yaşandı” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • HDP’nin ‘Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü’ beşinci günde devam ediyor

    HDP’nin ‘Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü’ beşinci günde devam ediyor

    PİRHA- HDP’nin 15 Haziran’da Edirne ve Hakkari’den Ankara’ya doğru başlattığı “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü” beşinci gününde devam ediyor.

    HDP’nin ‘Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü’nün bugün Kocaeli ve Adana’da devam etmesi planlanıyor.

    HDP Basın Bürosu tarafından paylaşılan yürüyüş programının detayları şöyle:

    İstanbul-Kocaeli

    Heyet: HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, bileşen partilerinin eşbaşkan ve sözcüleri, MYK, PM, Kadın Meclisi, Gençlik Meclisi üyeleri, milletvekilleri.

    • 10:00 – Sultangazi kavşağından “Mor Konvoy” ile uğurlama
    • 14:00 – Kandıra Cezaevi önünde açıklama / Kocaeli

    Diyarbakır-Adana

    Heyet: HDK Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu, DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, bileşen partilerinin eşbaşkan ve sözcüleri, MYK, PM, Kadın Meclisi, Gençlik Meclisi üyeleri, milletvekilleri.

    • 10:00 – Urfa yolu üzerindeki Ava Petrol’den uğurlama
    • 18:00 – HDP Adana İl Örgütü önünde karşılama

     

  • Demokrasi yürüyüşü kapsamında Abbasağa Park’ında halk buluşması

    Demokrasi yürüyüşü kapsamında Abbasağa Park’ında halk buluşması

    PİRHA- HDP’nin Edirne ve Hakkari’den başlattığı “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü” dördüncü gününde bu akşam Beşiktaş’taki Abbasağa Parkı’nda halk buluşması gerçekleştirildi. Yurttaşlar şarkılar eşliğinde halay çekti.

    HDP’nin 15 Haziran’da Edirne ve Hakkari’den başlattığı “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü” dördüncü gününde tüm engellemelere rağmen devam ediyor.

    Demokrasi yürüyüşü kapsamında bu akşam Beşiktaş Abbasağa Parkı’nda halk buluşması yapıldı.

    Polis, yürüyüşten iki saat önce HDP Beşiktaş İlçe Örgütü’nün çevresini ve ara sokaklarını ablukaya aldı. Yine parkın bütün giriş ve çıkışlarında bekleyen polisler, parkın içinde dolaşan kişileri GBT taramasından geçirdi. Buna rağmen parka gelen yürüyüşçüler şarkılar eşliğinde halay çekmeye devam etti.

    Yüzlerce insan ellerinde HDP bayrakları ve flamalarıyla demokrasi yürüyüşüne destek verdi.

    Bugünkü yürüyüşe Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü İdil Uğurlu, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, EMEK Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Barış Atay, HDP Önceki dönem Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, milletvekilleri Dersim Dağ, Zeynel Özen, Murat Çepni, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Züleyha Gülüm, Musa Piroğlu, Serpil Kemalbay, Ayşe Acar Başaran, Ömer Öcalan, Fatma Kurtulan, Musa Piroğlu, TMMOB İl Koordinasyon Sekreteri Cevahir Akçelik, KESK İstanbul Şubeler Platformu Sözcüsü Beyzade Sayın, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği üyeleri, HDP Gençlik Meclisi üyeleri, SGDF Eş Genel Başkanı Alev Özkiraz, Devrimci Parti, Yeşiller Sol Parti, Halkevleri, KÖZ, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) üyeleri, Barış Anneleri, Demokratik Alevi Derneği’nden Bülent Felekoğlu, HDP il ve ilçe örgütü yöneticileri ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ve yüzlerce yurttaş katıldı.

    HDP İstanbul İl Eş Başkanı Elif Bulut, Edirne’den başlattıkları yürüyüşü İstanbul’da taçlandırdıklarını belirterek, “HDP bu yürüyüşü karanlığa karşı yapıyor. Bu yürüyüş kadınlar, çocuklar, gençler, doğa, için yapıyor. Hepimiz bu mücadelede birlikteyiz. Kimse yalnız yürümeyecektir. Haklı yürüyüşümüzü haklı taleplerimizle süslendireceğiz” dedi.

    ATAY: MUTLAKA KAZANACAĞIZ

    TİP Milletvekili Barış Atay, iktidarın saldırıları ilk olmadığını belirterek, “On yıllardır barış diyen Kürtlere, kadınlara gençlere karşı yaptığı saldırıların bir devamı. Fakat bu saldırılar hiçbir işe yaramadı. İktidarın anlamadığı şey şu; yapılan kayyum atamalar, yapılan baskılar bu ülkedeki karanlığı yıkmak için söz verenleri engellemeyecek. Dost ve düşman herkes bilsin ki mutlaka kazanacağız” ifadelerini kullandı.

    BAŞARAN: KARANLIĞI ÖRGÜTLEYENLERE KARŞI BURADAYIZ

    Son olarak söz alan HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, 15 Haziran’dan beri Türkiye’de karanlığı, savaşı, kadına yönelik şiddeti, kadına yönelik ayrımcılığı örgütleyenlere, HDP’yi yok sayanlara, halkı yok sayanlara karşı burada olduklarını ifade etti. Yürüyüşlerinin İstanbul ayağının finalini coşkulu bir motivasyonla gerçekleştirmek için bir araya geldiklerini vurgulayan Başaran, “5 yıldır yürütülen savaş siyaseti, 5 yıldır yürütülen kırım siyaseti maalesef Türkiye’de toplumu baskılama, toplumu yok sayma siyaseti her gün kendini daha fazla örgütleyerek, kurumsallaştırmak faşizmi en tepeden topluma dayatıyor. 2014’te kapılı kapılar ardında MGK kararıyla alınan çökertme eylem planı ile şehirler yakılıp yıkılırken binlerce insan cezaevlerinde ölüme terk edilirken, Kürt halkının Türkiye halklarının iradesini yok sayan, halklara siz seçemezsiniz seçilemezsiniz, siz seçilirseniz biz kayyım atarız sömürge valileriyle yönetiriz dediler.  O tarihten bu yana binlerce arkadaşımız haksız hukuksuz bir biçimde cezaevinde tutuldu. Eş Genel Başkanlarımız Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ,  DBP Eş Genel Başkanımız Sebahat Tuncel, Gültan Kışanak, Aysel Tuğluk ve ismini sayamadığım binlerce arkadaşımıza, mücadele ederseniz sizi rehin alırız, tutsak alırız siyaseti yürüttüler” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • ‘Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü’ kapsamında HDP’den DİSK’e ziyaret-VİDEO

    ‘Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü’ kapsamında HDP’den DİSK’e ziyaret-VİDEO

    PİRHA- “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü” kapsamında DİSK’e yapılan ziyarette konuşan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, AKP’nin baskıcı politikalarına karşı her alanda mücadelenin yükseltilmesi gerektiğini söyledi. DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu da “Topyekün mücadele etmekten başka şanslarının olmadığını” kaydetti. 

    Edirne ve Hakkari olmak üzere iki koldan Ankara’ya doğru başlatılan “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü”nü sürdüren Hakların Demokratik Partisi (HDP), sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve sendikaları ile sürdürülen temaslarına 4’üncü gününde Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nu (DİSK) ziyareti ile devam etti.
    Beşiktaş’ta bulunan DİSK Genel Merkezi’ne giden HDP heyetinde Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Eş Genel Başkan Yardımcısı Şaziye Köse, Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan ve PM üyesi Doğan Erbaş yer aldı.
    HDP heyetini DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve Genel Sekreter Adnan Serdaroğlu karşıladı.
    ‘YÜRÜYÜŞÜMÜZ HALKTA UMUT YARATTI’
    Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü’nün halkta ciddi umut yarattığını söyleyen Oluç, 1 Haziran tarihinde Tutum Belgesi açıkladıklarını belirterek, bu tutum belgesinin asgari düzeyde herkesin kabul edebileceği bir belge olduğunu kaydetti.
    Tutum belgesinde demokrasi ittifakın koşullarının yaratılması için tüm demokrasi güçlerine çağrıda bulunduklarını dile getiren Oluç, “5 aşamalı bir eylem takvimiz var. Bunun ilki olan Demokrasi Yürüyüşü ayın 20’inde Ankara’da son bulacak. Ondan sonra diğer aşamalarına geçeceğiz. Bu kapsamada herkesi ziyaret ediyoruz” dedi.
    “DEMOKRASİNİN KIRINTISI BİLE ORTADAN KALDIRILDI”
    DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise, HDP’nin başlattığı “Demokrasi Yürüyüşü”nün engellenmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
    Çerkezoğlu, “Gösteri ve toplantı hakkı”nın keyfi bir şekilde engellendiğini belirterek, Türkiye’de demokrasinin kırıntısının bile ortadan kaldırıldığı bir dönemden geçtiklerini kaydetti.
    “EMEKÇİLER VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ ORTAK HAREKET ETMELİ”
    Ülkedeki siyasi atmosferden kaynaklı bu yazın çok sıcak geçeceğini de dile getiren Çerkezoğlu, emek alanında işçi ve emekçilere dönük saldırıların arttığına dikkat çekti.
    Çerkezoğlu, iktidarın emekçilerin kıdem tazminatı hakkına göz diktiğini belirterek, buna karşı tüm emekçilerin ve demokrasi güçlerinin ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.
    Çerkezoğlu, DİSK olarak emek alanında yapılan saldırılara karşı sürekli mücadele ettiklerini ve bunu tüm emek alanına yaymaya çalıştıklarını vurguladı.
    PİRHA/İSTANBUL
  • HDP’nin ‘Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü’ dördüncü gününde

    HDP’nin ‘Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü’ dördüncü gününde

    PİRHA- HDP’nin 15 Haziran’da Edirne ve Hakkari’den başlattığı “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü” dördüncü gününde tüm engellemelere rağmen devam ediyor.

    HDP basın bürosu tarafından paylaşılan ve İstanbul ve Diyarbakır’da siyasi parti, STK ve esnaf ziyaretleri ile halk buluşmalarıyla gerçekleşecek bugünün yürüyüş programının detayları şöyle:

    İstanbul

    Heyet: Bileşen partilerinin eşbaşkan ve sözcüleri, MYK, PM, Kadın Meclisi, Gençlik Meclisi üyeleri, milletvekilleri.

    • 15:00 – DİSK ziyareti / Beşiktaş
    • 19:00 – Abbasağa Parkı halk buluşması / Beşiktaş

    Diyarbakır

    Heyet: HDK Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu, DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, bileşen partilerinin eşbaşkan ve sözcüleri, MYK, PM, Kadın Meclisi, Gençlik Meclisi üyeleri, milletvekilleri.

    • 11:00 – Ergani halk ve esnaf ziyaretleri
    • 16:00 – Bağlar halk ve esnaf ziyaretleri
    • 16:00 – Kayapınar halk ve esnaf ziyaretleri
    • 16:00 – Sur halk ve esnaf ziyaretleri
    • 16:00 – Yenişehir halk ve esnaf ziyaretleri

    3 ayrı heyet şeklinde siyasi parti ve STK ziyaretleri

    • 10:00 – Diyarbakır Barosu ziyareti
    • 11:00 – TMMOB ziyareti
    • 12:00 – ÖHD ziyareti
    • 12:00 – İHD ziyareti
    • 12:00 – MED-TUHADFED ziyareti
    • 12:30 – Hak İnisiyatifi ziyareti
    • 13:00 – ESP ziyareti
    • 14:00 – Barış Anneleri ziyareti
    • 15:00 – Ticaret Odası ziyareti
  • ‘Darbeye karşı demokrasi’ yürüyüşçüleri Diyarbakır’da – VİDEO

    ‘Darbeye karşı demokrasi’ yürüyüşçüleri Diyarbakır’da – VİDEO

    HDP Diyarbakır il binası önünde toplanan kitle coşkuyla partilileri karşıladı. HDK Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu burada bir konuşma yaptı. Şenoğlu, darbeci zihniyeti yerle bir ederek demokrasiyi kuracaklarını söyledi. 

    Haberin Videosu

    HDP’nin Ankara’ya başlattığı “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü”nün Hakkari kolu, Van, Tatvan, Bitlis ve Batman’ın ardından Diyarbakır kent merkezine ulaştı.

    DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, HDK Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu, SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran ve çok sayıda milletvekilinin de aralarında bulunduğu yürüyüş kitlesi Diyarbakır’da coşkuyla karşılandı.

    HDP’nin bugünkü program saatinden önce polisin il binası ve kentin belli noktalarında aldığı yoğun güvenlik önlemi dikkat çekti. Hakkari kolunun açıklama yaptığı HDP Diyarbakır il binasına çıkan 4 yol polis bariyerleri ile kapatıldı. İl binasına sadece il ve ilçe eş başkanları ile meclis üyelerinin girişine müsaade edilirken, yönetici ve yurttaşlara izin verilmedi. İl binasına alınmayan yönetici ve yurttaşlar il binasını çevreleyen polis bariyerlerinin dışında bekledi.

    İçeri alınmayan HDP’liler bariyerlerin dışında zılgıt çekerek durumu protesto etti. Bu durum il binasında bekleyen HDP’liler tarafından “Berxwedan Jiyane” sloganları ile protesto edildi. HDP Diyarbakır il binası önünde bekleyen kitle, Kürtçe müzikler eşliğinde halaylar çekti.

    Partinin il binası önüne ulaşan konvoy, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanları Leyla Güven ve Berdan Öztürk’ün de aralarında bulunduğu grup tarafından meşaleler, zılgıtlar, alkışlar ve sloganlar eşliğinde karşılandı.

    Halka hitap eden Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu, Hakkari’den Diyarbakır’a engelleri aşa aşa geldiklerini belirterek, “Yürüyüş boyunca darbeci zihniyeti her yerde gördük. Oyunlarıyla, provakasyonlarıyla yürüyüşe gölge düşürmeye çalıştılar. Bizler Hakkari’de de Van’da da Bitlis’te de Edirne’de de İstanbul’da da görmeye devam ediyoruz. Bizim arkamızda halkların büyük gücü var. Onların el sallamalarında gördük. Biz bu büyük güce dayanıyoruz. Bütün kalbimizle inanıyoruz, bu güçle hedeflerimize ulaşacağız” dedi.

    ”DEMOKRASİYİ KURACAĞIZ”

    Yürüyüşün önemine değinen Şenoğlu, “Darbeci zihniyeti yerle bir edeceğiz. Onun yerine demokrasiyi kuracağız. Bu büyük irade, bu büyük inanç mutlaka ama mutlaka amacına ulaşacaktır. Bu büyük gücü her yerde gördük. Ve gördük ki adalet için kararlı olanlar, özgürlük için kararlı olanlar, Kürt sorununun demokratik çözümü için kararlı olanlar, kadın düşmanı politikalarına karşı kararlı olanlar, mutlaka ama mutlaka başaracaklar. Bunu her yerde gördük. Ekmek kadar, su kadar ihtiyacımız olan özgürlüktür, onurdur. Mutlaka ama mutlaka başaracağız” ifadelerini kullandı.

    Şenoğlu, “Adana’dan Ankara’ya bu kadim toprakların güçleri birleşecek. Bu toprakların gerçek halkları birleşecek. Bu yürüyüş sadece HDP’ye ait bir yürüyüş değildir. Özgürlük isteyen bütün güçlere yapılan bir çağrıdır. Yürüyerek amaçlarımıza ulaşacağız. Mutlaka başaracağız” şeklinde konuştu.

    HDK Eş Başkanı Berdan Öztürk de kısa bir konuşma yaptı.

    Hakkari’den Ankara’ya devam eden yürüyüşle halkların iktidara mesaj verdiğini dile getiren Öztürk, “HDP’ye saldırılarda bulunan tekçi zihniyet, faşist zihniyete söylüyoruz, Hakkari halkından Amed halkına, Edirne halkından İstanbul halkına halklar önemli bir mesaj verdi. Bu mesaj; bu kadar baskılara rağmen biz özgürlük, demokrasi ve onurlu bir barış istiyoruz mesajıdır. Halklarımızın bu talebini aldık, Ankara’ya taşıyacağız” diye konuştu.

    ‘HDP TÜRKİYE’NİN YARINIDIR”

    HDP’ye yönelik baskılara tepki gösteren Öztürk, şöyle konuştu: “HDP, Türkiye halklarıdır, Kürt halkıdır, Çerkez halkıdır. HDP, meşruluğunu halklardan alıyor. Onlar gibi zulm ve baskıdan almıyor. Bu nedenle HDP ayakları üstünde duruyor. Halkların partisi olduğunu gösterdi. Bu irade var oldukça, kimse HDP’ye diz çöktüremez. HDP Türkiye’nin yarınıdır. HDP’yi bitirmeyi düşünenler, bunu ancak rüyalarında görür. HDP gün geçtikçe büyüyor. Halk o kadar baskıya rağmen geri adım atmadı. En büyük mesaj budur.”

    Vekilliği düşürülerek tutuklanan HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları’nı selamlayan Öztürk, HDP’nin tutuklamalarla mücadeleden vazgeçmeyeceğinin altını çizdi.

    Açıklama sonrası “Bijî berxwedana HDP’ê” ve “HDP halktır, halk burada” sloganları atan yürüyüşçüler, daha sonra halaylar çekerek, il binasından ayrıldı.

    (MA)

  • Kadıköy’den seslendiler: Siz darbe yaptıkça biz sokakta olacağız-VİDEO

    Kadıköy’den seslendiler: Siz darbe yaptıkça biz sokakta olacağız-VİDEO

    HDP heyeti “Demokrasi Yürüyüşü”nün 3’üncü gününde Kadıköy’de halkla bir araya geldi. Burada iktidara seslenen vekiller, “Siz darbe yaptıkça size söz veriyoruz; biz sokakta olacağız, yürüyüşlerde olacağız” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Edirne’den Ankara’ya başlattığı “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü” 3’üncü gününde devam etti. Demokrasi yürüyüşünün bugünkü adresi ise Kadıköy oldu. Kadıköy Boğa Heykeli önünde yapılması planlanan açıklama öncesi alan polis tarafından bariyerlerle çevrildi. Yine yürüyüş saatinden önce de HDP Kadıköy İlçe Örgütü binasını ablukaya alan polis, bina çevresine TOMA ve çok sayıda gözaltı araçları yerleştirdi.

    Haberin Videosu:

    HDP Kadıköy İlçe binasında bulunan vekiller ve yürüyüşe destek verenler dışarı çıktı. Burada üzerinde “Hep birlikte” yazılı önlükleri giyen ve şapkalar takan yürüyüşçüler, “Hep birlikte demokrasi, adalet, barış, özgürlük, iş ve aş için” pankartı açtı. Açıklama öncesi  “Hep birlikte özgürlük için” ve “Em bi hev re ji bo azadi” dövizleri taşıdı. Yürüyüşçüler buradan başlayarak Boğa heykeline gitmeye çalıştı. Ancak polisler kitlenin fazla yürümesine izin vermeyerek kitleyi durdurdu. Vekiller burada polislerle konuşurken kitle sık sık, “HDP umuttur umut dimdik ayakta”, “Biji berxwedana HDP”, “HDP halktır halk burada”, Faşizme karşı omuz omuza”, “HDP’ye değil katillere barikat”, “Katil AKP halka hesap verecek” sloganları attı. Yapılan görüşmede HDP’nin burada açıklama yapmamaları kararlaştırdı. Altıyol’da toplanan kitleyi ilçe binası önüne çağıran kitle burada açıklamasını gerçekleştirdi. Gelen kitleyi HDP önünde bekleyen kitle slogan ve zılgıtlarla karşıladı.

    Bugünkü yürüyüşe Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü İdil Uğurlu, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, HDP HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, milletvekilleri Dersim Dağ, Selma Güzel, Ömer Öcalan, Serpil Kemalbay,  Filiz Kerestecioğlu, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Züleyha Gülüm, Musa Piroğlu, bağımsız milletvekili İslam Özkan, ESP, Sol Parti, SYKP başkanları ve yöneticileri, HDP il ve ilçe örgütü yöneticileri ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi eşlik etti.

    “YÜRÜYÜŞÜMÜZ ÖZGÜRLÜKLER ADINA”

    Burada ilk olarak söz alan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, iktidara yakın basın kurumlarının HDP’nin başlattığı yürüyüşü kriminalize etmeye çalıştığını belirterek, yürüyüşün özgürlükler adına olduğunu ve tüm engelleme ısrarına rağmen güçlü bir şekilde gerçekleşeceğini vurguladı. Mahmur’a dönük hava saldırısına da tepki gösteren Bayındır, saldırıların asıl nedeninin mücadeleden duyulan rahatsızlıktan kaynaklandığını vurguladı.

    UĞURLU: 40 YILLIK MÜCADELEYLE OLUŞAN BİR PARTİ

    Ardından söz alan HDK Eş Sözcüsü İdil Uğurlu ise AKP-MHP tarafından pandemi sürecinde dahi kadını, çocuğu hedef alan politikalarını sürdürmeye devam ettiğini vurguladı. Meclisten geçirilen infaz paketine dikkat çeken Uğurlu, çocuk istismarı faillerine dönük af tasarısını, 6284 sayılı koruma kanuna ve İstanbul Sözleşmesi’ne dönük engellemeleri işaret etti. Uğurlu, “HDP bu demokrasi yürüyüşünü neden yapıyor? İnfaz yasasıyla çocukları ve kadınları şiddetle baş başa bıraktınız. Bu ülkeye barış, özgürlük, demokrasi gelmesin diye elinden geleni yapan bir iktidar ile karşı karşıyayız. Bu yürüyüş Leyla Güven, Figen Yüksekdağ, Musa Ferisoğulları, Enis Berberoğlu içindir. Kadın özgürlükçü ekolojik bir yaşam içindir bu yürüyüş. 40 yıllık bir mücadele sonucu oluşan bir partidir. HDP ve bu mücadeleyi sizin saldırılarınızla bırakmaz. Yolumuza azimle devam edeceğiz. Edirne’den Hakkari’ye, başarı yakındır, başarı yakındır” diye konuştu.

    İSLAM: SİZ DARBE YAPTIKÇA BİZ SOKAKTA OLACAĞIZ

    Daha sonra söz alan bağımsız Milletvekili Cihangir İslam, CHP’nin geçen sene başlattığı yürüyüşü hatırlatarak, “Geçen sene sadece Enis Berberoğlu için yürüdük. Şimdi ise Leyla Güven, Musa Farisoğulları ve Enis Berberoğlu için bir araya geldik. 2016’da yaşanan darbe sonucu HDP milletvekillerinin vekillikleri düşürüldü. Geçenlerde yine anayasaya aykırı bir şekilde 3 milletvekilinin vekillikleri düşürüldü. Siz darbe yaptıkça size söz veriyoruz biz sokakta olacağız, yürüyüşlerde olacağız. HDP Türkiye partisi olduka, HDP büyüdükçe daha büyük sorumluluklar alacağını görüyoruz. Bu güzel yürüyüşün bu ülkeye hakkı, hukuku, demokrasiyi getireceğini ve bunun devamını diliyorum” diye belirtti.

    İLHAN: FAŞİZME KARŞI BURADAYIZ

    ESP MYK üyesi Hüseyin İlhan, başlatılan yürüyüşün halklar nezdinde 15-16 Haziran direnişinin devamı olduğunu belirtirken, “Ekoloji, kadın ve LGBTİQ+’lar için buradayız. Kapitalizme karşı buradayız. Faşizme karşı buradayız,  olmaya devam edeceğiz’ dedi.

    TUTAL: YÜRÜYÜŞ BİR DEMOKRASİ RÜZGARIDIR

    Yeşil ve Sol Parti Eş Genel Başkanı Sinan Tutal da, “HDP kartopu gibi büyüyerek geliyor. Demokratik bir anayasa için, Kürt sorununun demokratik çözümü, adalet için geliyoruz. Geleceği kazanmak için geliyoruz. Bunu tek adam rejimi bilmeli, görmelidir. Bu yürüyüş bir demokrasi rüzgardır” ifadelerini kullandı. SYKP MYK üyesi adına konuşan İlhan Turan Yıldırım ise faşizmin ağır saldırılarına karşı bir araya geldiklerini belirterek, “Gelecek bizimdir. Geleceği ancak biz kurabiliriz. Bu iktidar halkları artık yönetemez” dedi.

    OLUÇ: EN GÜÇLÜ BİÇİMDE DEVAM ETTİRECEĞİZ

    Son olarak söz alan HDP Grup Başkan Vekili Saruhan Oruç, bu yürüyüşü barış, özgürlük, halkların kardeşliği için yaptıklarını vurgulayarak, “HDP toplumsal muhalefeti büyütmek, güçlendirmek, AKP MHP iktidarının karşısına güçlü bir şekilde çıkarmak için yapıyor. Bu yürüyüş her ülkedeki yurttaşın hakkıdır. Bu hakkı ortada kaldıran iktidara sesleniyoruz. Bu bizim anayasal halkımızdır. İstanbul Valisi bizi buradan ileriye yürütmeyerek anayasal suç işlemiştir. Anayasal suç işlemişlerdir. Bu suçu işleyenler ve bunu yere getirenler anayasal olarak gereğini yerine getireceğiz. Bugün Van’dan yola çıkıp Diyarbakır’a gelen heyetimize saldırıda bulunuldu. Kolluk güçleri yürüyüşe müdahale etti. İktidara bir kez daha sesleniyoruz. Bu saldırılar karşısında asla boyun eğmeyeceğiz, diz çökmeyeceğiz. Bu yürüyüşümüzü en güçlü biçimde devam ettireceğiz. Bu yürüyüş bir demokrasi ve barış yürüyüşüdür. Evrensel haklarımızı kullanmaktan asla geri durmayacağız” diye belirtti.

    “DARBECİ ZİHNİYETE KARŞIYIZ”

    Türkiye’nin bir darbeler ülkesi olduğunu ifade eden Oluç, “Ama darbeler dünyada ve Türkiye’de de sadece askerler tarafından olmaz. Bazen yargı eliyle, meclis eliyle olur. İşte siyasi iktidar bu darbeleri gerçekleştirmiştir. Siyasi darbe HDP’ye karşı yapılmıştır. Şunu söylüyoruz. Biz darbeci zihniyete karşıyız. Buna karşı olmak her demokratın her partinin görevidir. Siz Yassıadada demokrat oluyorsunuz Ankara’ya gelince otoriter olacaksınız. Eğer siz demokrat olacaksanız her yerde olacaksınız. Eğer siz istediğiniz yerde demokrat olacaksanız halklar bunun karşısında tek vücut olup özgürlük mücadelesini büyütür ve kazanır. Bundan eminiz. Bu yürüyüşümüzü büyüterek devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    POLİSTEN VEKİLE HAKARET

    Açıklamalardan sonra kitle dağıldı. Fakat belli bir yerde kitlenin önünü tutan polisler, kitlenin toplu bir şekilde yürümesine izin verilmeyeceğini söyledi. HDP Milletvekili Musa Piroğlu polislere kitlenin önünün açmasını ve bu şekilde dağılacaklarını söyledi. Yolu açmayan polisler ile Piroğlu arasında tartışma yaşandı. Polisin Piroğlu’na hakaret etmesi dikkat çekti. Ardından vekillerin araya girmesiyle kitle ara sokaklara girerek dağıldı. (Kaynak: Mezopotamya Ajans)

  • Bingöl’den yürüyüşe katılmak isteyen HDP’lilere engel-VİDEO

    Bingöl’den yürüyüşe katılmak isteyen HDP’lilere engel-VİDEO

    PİRHA- HDP’nin “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü” için Bingöl’den Diyarbakır’a gelmek isteyen partililerin kente girişleri engellendi.

    HDP Bingöl İl Örgütü yöneticilerinin “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşüne” katılmaları engellendi.

    Bingöl’de yola çıkan partililer Diyarbakır il sınırında bulunan Abalı polis noktasında 3 buçuk saat bekletilirken, 7 kontrol noktasında da durduruldu. Kentte girilmesi engellenen partililere, Diyarbakır Valiliği’nin Koronavirüsten (Covid-19)  dolayı toplu eylem ve etkinliklerin yasaklanması gerekçe gösterildi.

    Uzun süre bekletilen partililer, tekrar Bingöl’e geri döndü.

    HDP’liler açıklama yaptılar.

    PİRHA/BİNGÖL

  • HDP’nin ‘Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü’ üçüncü gününde

    HDP’nin ‘Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü’ üçüncü gününde

    PİRHA- HDP’nin 15 Haziran’da Edirne ve Hakkari’den başlattığı “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü” üçüncü gününde. Tüm engellemelere rağmen HDP’liler yürüyüşlerini sürdürüyor.

    HDP’nin ‘Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü’nün bügün İstanbul ve Diyarbakır’da devam etmesi planlanıyor.

    HDP basın bürosu tarafından paylaşılan yürüyüş programının detayları şöyle:

    İSTANBUL

    Heyet: HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, bileşen partilerinin eşbaşkan ve sözcüleri,MYK, PM, Kadın Meclisi, Gençlik Meclisi üyeleri, milletvekilleri.

    Pervin Buldan’ın katılımıyla yapılacak ziyaretler

    • 11:00 – EMEP ziyareti
    • 13:00 – Demokrasi İçin Birlik ziyareti
    • 17:00 – Sol Parti ziyareti

    Tuncer Bakırhan başkanlığındaki heyetin ziyaretleri

    • 10:30 – TİP ziyareti
    • 17:00 – SMF ziyareti

    Şaziye Köse başkanlığındaki heyetin ziyareti

    • 17:00 – KESK İstanbul Şubeler Platformu / Eğitim Sen 2 Nolu – Kadıköy
    • 19:00 – Boğa Heykeli’nde halk buluşması / Kadıköy

    VAN-DİYARBAKIR

    Heyet: HDK Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu, DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, bileşen partilerinin eşbaşkan ve sözcüleri, MYK, PM, Kadın Meclisi, Gençlik Meclisi üyeleri, milletvekilleri.

    • 10:00 – Van’dan uğurlama
    • 17:00 – Diyarbakır’da karşılama

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP heyeti Esenyurt’ta halkla bir araya geldi

    HDP heyeti Esenyurt’ta halkla bir araya geldi

    HDP heyeti “Demokrasi Yürüyüşü”nün 2’nci gününde Esenyurt’ta halkla bir araya geldi. HDP’liler sloganlarla karşılanırken, burada konuşan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, “Hiçbir şey silahlarla çözülemez, şiddetle çözülemez, Şengal’e ya da Mahmur’a bomba atarak sorun çözülemez” dedi.

    HDP’nin başlattığı “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü”nün ikinci gününde İstanbul Esenyurt’ta bir araya gelindi.

    Yürüyüşten iki saat önce HDP Esenyurt İlçe Örgütü binasını ablukaya alan polis, bina çevresine TOMA ve gözaltı araçları yerleştirerek sokağı araç girişine kapattı.

    Esenyurt Meydanı’nda yapılması polis tarafından engellenen, basın açıklaması Doğan Araslı Bulvarı’nda yapıldı.

    Açıklamaya HDK Eş Sözcüsü İdil Uğurlu, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, milletvekilleri Saruhan Oluç, Serpil Kemalbay, Fatma Kurtulan, Dersim Dağ, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Züleyha Gülüm, Musa Piroğlu, HDP il ve ilçe örgütü yöneticileri ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ile yurttaşlar katıldı.

    Burada konuşan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, yürüyüş yapmalarının bir anlamı olduğunu hatırlatarak, “Biliyoruz ki hep beraber Türkiye’de bugün demokrasi işlemiyor. Demokratik kurallar, özgürlükler işlemiyor. Tam tersine sorunlu da olsa kağıt üzerinde var olan Anayasa’yı bile çiğneyen adımlar vardı, arkasına bu iktidar tarafından yerine getiriliyor” dedi.

    Anayasa’ya aykırı bir şekilde belediyelere kayyumlar atandığını hatırlatan Oluç, “Ama bu saldırıların, bu hukuksuzlukların, bu Anayasa ve yasa çiğnemenin HDP’ye dönük olduğunu düşünmüyoruz. Bütün toplumsal ve siyasal muhalefete, ister parlamento içinde olsun ister parlamento dışında olsun bütün toplumsal muhalefete yönelik saldırılar olarak değerlendiriyoruz bunları” diye konuştu.

    Bu nedenlerle 1 Haziran’da HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar aracılığıyla dokuz maddelik tutum belgesi açıkladıklarını vurgulayan Oluç, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “O tutum belgemizde mücadele zeminimizi, demokrasi, adalet ve hukuk açısından mücadele zeminimizi tanımladık. Ve dedik ki bütün toplumsal ve siyasal muhalefete eğer oluşturmazsak bu saldırılar bugün HDP’ye olur yarın diğer toplumsal muhalefete olur, ki oluyor da. Hep birlikte bunu görüyoruz. İşte bu tutum belgesinin demokratik siyaset açısından, toplumsal ve siyasal muhalefet açısından çok temel bir asgari zemin oluşturduğunu düşünüyoruz. Mutlaka kazanacağız.”

  • ‘Demokrasi Yürüyüşü ile Şeyh Bedreddin ve Ahmedi Xani’nin bilicini birleştiriyoruz’

    ‘Demokrasi Yürüyüşü ile Şeyh Bedreddin ve Ahmedi Xani’nin bilicini birleştiriyoruz’

    PİRHA- HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, HDP’de yer almanın faşizme ve ırkçılığa karşı duruş olduğunu ifade ederek, “Demokrasi Yürüyüşü” nün Şeyh Bedreddin ile Ahmedi Xani’nin bilicini birleştirmek içindir” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından Hakkari ve Edirne’de eş zamanlı başlatılan ve gün içinde müdahale ve gözaltıların olduğu “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü”ne dair HDP Antalya il örgütü basın açıklaması yaptı.

    Açıklamada konuşan Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, HDP’de yönetici ve üye olmanın vicdani sorumluluğunun gereği olduğunu ifade ederek, “ HDP’de yer almak faşizme ve ırkçılığa karşı duruştur. Dolayısıyla HDP’ye gitmeyi suç saymak suçtur. Yürüyüşün Hakkari ve Edirne’de başlatılmasının nedeni HDP’nin Türkiye olmasıdır. Hakkari’den yürüyüşe başlayan Eş Genel Başkanımız Mithat Sancar ve vekillerimiz, Ahmede Xani bilinciyle, Edirne’den yürüyen Eş Genel Başkanımız Pervin Buldan ve onunla birlikte yürüyen vekillerimiz de Şeyh Bedreddin bilinciyle yürüyorlar. Bu tarihi mesajı vermek için yürüyoruz” dedi.

    Açıklama alkışlarla son buldu.

    PİRHA/ANTALYA

     

  • Sancar Hakkari’den seslendi: Çözüm ve adalet için yürüyoruz-VİDEO

    Sancar Hakkari’den seslendi: Çözüm ve adalet için yürüyoruz-VİDEO

    HDP, “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü”nün Hakkari kolunu başlattı. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, yürüyüşlerinin adalet ve Kürt sorununun çözümü için olduğunu söyledi. 

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü” sloganıyla Ankara’ya yapacağı yürüyüşün Hakkari kolunu başlattı.

    HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu, SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran, HDP’nin MYK ve PM üyeleri, milletvekilleri ve partililer, yürüyüşün startı için sabah saatlerinde parti binasına geçti.

    Parti binasındaki milletvekilleri ve partililer, üzerinde “Hep birlikte” yazılı önlük ve dövizlerle sık sık “Bijî berxwedana HDP’ê”, “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Darbeci AKP” sloganlarıyla Sancar ve beraberindekileri karşıladı.

    OHAL GÖRÜNTÜLERİ

    Parti binasının bulunduğu sokak sabahın erken saatlerinde polisler tarafından ablukaya alındı. Tüm sokaklara barikat kuran polisler, kent merkezindeki birçok yere de zırhlı araçlar konumlandırdı. Yine, binaların yüksek tepelerine keskin nişancılar yerleştirildi.

    Tüm bunlara rağmen yürüyüşün startı yapılan açıklamayla verildi.

    “HER DARBECİNİN İLK İŞİ HALKIN İRADESİNİ GAZSP ETMEKTİR”

    Yürüyüş öncesi parti binası önünde açıklamalarda bulunan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, polis ablukasına tepki göstererek, “Bir araya gelmemize bile izin vermiyorlar. Ancak biz yürekten bağlıyız. Kimse birliğimizi bozamaz. Yüreklerde de sokaklarda da birlikte olacağız” dedi.

    “Yüreklerimiz bir, halkımızla aramıza hiç kimse duvar öremez” diyen Sancar, “Hiç bir güç imkan ve ihtimal yaratamaz. Bizim yürüyüşümüz darbeye karşı demokrasi yürüyüşüdür. Darbecilik, halkın iradesini gasp etmektir. Halkı zulüm altına almaktır. Darbe sadece tankla, topla yapılmaz. Darbe yargıyı kullanarak, iktidarın imkanlarını kullanarak da yapılır. Her darbecinin ilk işi halkın iradesini gasp etmektir” diye konuştu.

    PANDEMİ BAHANE

    12 Eylül ve 27 Mayıs darbelerini hatırlatan Sancar, “Bu iktidar da aynı yöntemleri kullanıyor. Yargıyı kullanıyor, iktidarın imkanlarını kullanıyor. Bunun da adı siyasi darbedir. Darbecileri en çok korktuğu özgürlüktür. Önce halkın iradesini gasp ederler, hemen özgürlükleri yok ederler. Yürüme hakkımız, mevcut Anayasa’dan kaynaklanıyor. Halkımız sağlığı bizim için çok değerlidir. Sağlık şartlarını iktidardan önce düşünüyoruz. Eğer gerçekten pandemi iktidarın sorunu olsaydı, en başta halkın sağlığını koruyacak düzenlemeleri düşünürdü. Şimdi bizim demokratik haklarımızı kullanmamız söz konusu olduğunda pandemiyi bahane ediyor” şeklinde konuştu.

    KÜRT SORUNU

    Sancar, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Eğer Anayasa’nın tanıdığı hakkı uygulatmıyorsa bu darbeciliktir. Hukuk tanımamak, Anayasayı tanımamak darbeciliktir. HDP demokratik siyasette her şart altına var olmayı kafasına koymuştur, ruhuna yerleştirmiştir. Siyasetle, demokrasiyle ülkenin özgürlük, Kürt sorununu çözmek için buradayız. Onun için siyasetteyiz, ama iktidar siyaseti de boğmak istiyor. Siyaseti boğmak isteyen her anlayış darbecidir. Halkın sorunlarını bir kenara bırakın, yandaşa rant, iktidarını devam ettirmek için hedefleri, kendi varlık meselesi haline getiren iktidar, demokrasiyle hiç bir alakası olmayan anlayıştır.

    Bu yürüyüş demokrasi yürüyüşüdür. Demokrasinin vazgeçilmez şartı halkın iradesine sahip çıkmaktır. Kayyım politikası en büyük darbedir. Hakkari halkı belediye başkanlarını yüzde 65 oyla seçti. Belediyeye el koymak, kendi memurunu belediyenin başına getirmek, Hakkari halkının iradesini yok saymaktır. İşte biz bu iradeyi korumak için buradayız.

    Bir halkın iradesine saldırmak, onun haysiyetini hedef almak demektir. Burada, Van’da, Diyarbakır’da, Iğdır’da, Kürt halkının iradesini yok sayan bu kayyım politikası, aynı zamanda Kürt halkının haysiyetine saldırıdır. Bu mücadele Kürt halkının haysiyet mücadelesidir. Kürtçeyi belediye hizmetlerinden çıkarmak, kısaca Kürtçeye saldırıdır. Bir halkın diline saldırmak, haysiyetini hedef almaktır. Dilimize, kimliğimize sahip çıkma mücadelesi her şeyden önce bir haysiyet mücadelesidir.

    Bu yürüyüşümüz adalet içindir. Yargıyı muhalefeti tasfiye etmek için kullanan iktidar, adaleti yelteniyor. Bir toplumu çürütebilecek, siyaseten, ahlaken çürütebilecek en önemli şey adaleti yok etmektir. Biz adalet için buradayız. Haksız ve hukuksuz yere milletvekillikleri düşürülen Leyla Güven için, Musa Farisoğulları ve Enis Berberoğlu için yürüyoruz. Haksız hukuksuz yere rehin olarak tutulan önceki dönem Eş Başkanlarımız Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş, Abdullah Zeydan, Gültan Kışanak, hapiste tutulan bütün gazeteciler için, aydınlar için yürüyoruz. Osman Kavala için yürüyoruz. Hapiste haksız yere tutulan basın emekçileri için yürüyoruz.

    (Kaynak: Mezopotamya Ajans)

     

  • Adana İHD Başkanı Güngör: HDP’nin ‘Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü’ anlamlı

    Adana İHD Başkanı Güngör: HDP’nin ‘Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü’ anlamlı

    PİRHA- İHD Adana Şube Başkanı İlhan Güngör, HDP’nin ‘Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü”nün insan hakları savunucuları olarak baskıcı uygulamalara karşı, demokratik sivil siyaset alanının oluşturulması amacıyla anlamlı bulduklarını belirtti. Güngör, çarşı ve mahalle bekçilerinin yetkililerin arttırılmasını içeren yasal değişikliklerin, hukuki dayanaktan yoksun olduğuna dikkat çekti.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şube Başkanı Avukat İlhan Güngör, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Edirne Hakkari’de eş zamanlı başlattığı “DemokrasiYürüyüşü”nü ve Meclis’te kabul edilip Resmi Gazete’de yayınlanan “Bekçiler Yasası”na dair PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “KÜRT MESELESİNİ ŞİDDET VE GÜVENLİK POLİTİKALARI İLE ÇÖZME(ME) ÜZERİNE KURULU POLİTİKA YÜRÜTÜLÜYOR”

    Güngör, HDP’nin siyaset yapması önünde, hükümetin ciddi hukuki ve polisiye baskısı olduğu tespitinin sadece baskı ve antidemokratik kavram ve söylemlerle açıklayamayacağına dikkat çekerek, şunları dile getirdi:

    “Hükümet demekten öte devlet aklı demek daha doğru bir tanımlama ve kavram olacaktır. Bu nedenle HDP üzerindeki demokratik ve sivil siyaset alanındaki engellemeler bir hükümet baskısı olmaktan öte devlet aklı ile izahını yapmak gerekir. Bu nedenle HDP ve Kürt Meselesi, gelecek seçimlere endekslenecek bir Tayyip Erdoğan-AKP meselesi değil, devlet aklının HDP ve Kürt meselesi konusundaki aklı ile alakalıdır. Bugün için geçmişte de birçok kez denendiği üzere Kürt meselesini şiddet ve güvenlik politikaları ile çözme(me) üzerine kuruludur. Binlerce demokratik sivil siyaset alanında mücadele eden HDP’li cezaevine konulmuş ve evrensel hukuk değerleri ile bağdaşmayan gerekçelerle tutuklandı. Medya kanalıyla da, HDP’yi siyaset dışına itme, yalnızlaştırma, yasadışı bir oluşum olduğu algısını yaratma gayret ve çabası içerisine girildi. Tam da bu devlet aklının farkında olan HDP’nin, asıl yapması gereken demokratik sivil siyaset alanın genişlemesi için çaba göstermesi ve üzerindeki ağır yük ve baskılara rağmen bu tarihsel rolünü oynaması gerekmektedir.” 

    “HDP’NİN DEMOKRASİ YÜRÜYÜŞÜNÜ ANLAMLI VE DEĞERLİ BULUYORUZ”

    HDP’nin başlatacağı “demokrasi yürüyüşü” anlamlı olduğunu ifade eden Güngör, sözlerine şöyle devam etti:

    “HDP’yi kriminilaze etmeye çalışan siyaset sahnesi dışına itmeye çalışan akla karşı HDP “Demokratik Siyaset” argümanları ve eylemleri ile karşılık vermelidir. Bu nedenle bu yürüyüş zulüm ve baskılara karşı bir demokratik hak mücadelesi olarak değerlendirmek gerekmektedir. Elbetteki bu yürüyüşe karşı birçok idari, siyasi ve polisiye engeller olacaktır, ancak; temel bir demokratik hakkın kullanımı bugün için hem zorunlu hem de bir gerekliliktir. Bu anlamda HDP’nin aslında ne istediğinin de topluma anlatımı için bir fırsattır. Özellikle kamuoyuna HDP’lilerce açıklandığı üzere, bu yürüyüşün Edirne ve Hakkari gibi sembolik anlamı olan bir coğrafik sınırlama ile belirlenmesi Türkiye’deki tüm toplum kesimleri açısından anlamlı olacağı kanaatindeyim. Bu kapsayıcılık HDP’nin demokratik bir toplum yaratma şiarının tezahürü olacağı kanaatindeyim.  Bizler insan hakları savunucuları olarak baskıcı uygulamalar karşı, demokratik sivil siyaset alanının oluşturulması amacıyla şiddetten uzak her türlü demokratik eylemselliklerin bir ifade özgürlüğü olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuruz.  Bu yönüyle HDP’nin bu temelde yapacağı bir demokrasi yürüyüşünü anlamlı ve değerli buluyoruz.”

    “SİLAH KULLANMA YETKİSİ ŞARTLARINI BEKÇİLERİN TAŞIMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”

    Güngör, çarşı ve mahalle bekçilerinin yetkililerin arttırılması özellikle silah kullanma yetkisi konusunda ve çalışma alanları ile ilgili yasal düzenleme mecliste kabul edilerek resmi gazetede yayınlandığını söyleyerek, şunları dile getirdi:

    “Yasada düzenlenen yetkilerin tamamı aslında uzmanlık gerektiren hususlardır. Örneğin; bekçilerin, mağdur kadın ve çocuklara, dezavantajlı gruplara bekçilerin yardım edeceği özellikle şiddet mağduru çocuk ve kadınlara yardımcı olacağı belirtilmektedir. Bizzat pedagoglar ve uzman kişilerce yapılması gereken bir işlemi bekçilerin bu tür olaylara müdahale edebileceği belirtilmiştir. Ki; bekçilerin çok kısa süreli aldıkları eğitim ile bunu yapabilmeleri mümkün değildir. Yine; bekçilerin silah kullanma yetkileri Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nun 16. maddesinde düzenlenen silah kullanma yetkisi ile eşdeğer hale getirilmiştir. Oysa ki; silah kullanma gibi çok ağır bir sorumluluğun ciddi bir eğitim ve tecrübe ile ancak mümkün olabilecektir. Kanunda düzenlenen silah kullanma yetkisi sadece silaha şarjör takıp ateşleme yetkisi değildir. Hangi şartlarda en son çare ve zorunlu olarak silah kullanabileceğini yasa düzenlemektedir. Belirtilen kanunun 16. maddedeki silah kullanma yetkisi için ciddi bir hukuki donanıma, bireylerin temel hak ve özgürlükleri konusunda ciddi bir farkındalığa, meslek tecrübesine ihtiyaç vardır. Türkiye’de polis akademilerinde bu konuda 2-4 yıllık ciddi eğitimlerden geçen polislerin dahi kavramakta zorlandığı ve birçok yaşam hakkının ihlaline sebep olduğu bir süreçte 3-4 aylık bir eğitimle yasanın aradığı silah kullanma yetkisi şartlarını bekçilerin taşıması mümkün değildir.”

    “BEKÇİLERİN EĞİTİMİ VE HUKUKİ DONANIM KONUSUNDAKİ EKSİKLİK HAK İHLALLERİNE NEDEN OLACAKTIR”

    Yeni yasa ile bekçilere durdurma ve kimlik sorma hakkı tanınmış ve muğlak öngörülemeyen “makul bir sebep” kavramıyla bekçilerin kimlik sorabileceği ve kişileri durdurabileceği belirtildiğinin altını çizen Güngör, “Makul sebep kavramı hukuki bir kavramdır ve derin teorik tartışmaları beraberinde getirmektedir. Hukukun üzerinde yeterince fikir birliğine varmadığı bir kavramın 3 aylık eğitimle bekçilere uygulamasının bırakılması ciddi hukuki sorun oluşturacaktır. Bu nedenle öncelikle bekçilerin makul sebep kavramının tanımlanması ve uygulanması konusunda ciddi bir eğitimden geçmesi gerekmektedir” dedi.

    Güngör, son olarak, yasanın bir bütün olarak üzerinde tartışılmadığını vurgulayarak, “Çoğu kavramlar ve görevler hukuki dayanaktan yoksun, muğlak, hukuk devleti olmanın temel ilkesi olan öngörülebilirlik ilkesine aykırı olarak hazırlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Özellikle bekçilerin eğitimi ve hukuki donanım konusundaki eksiklik ileride daha ciddi hak ihlallerinin yaşanmasına neden olacaktır” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/ADANA

  • “Demokrasi Yürüyüşü”ne koronavirüs yasağı!

    “Demokrasi Yürüyüşü”ne koronavirüs yasağı!

    PİRHA- HDP’nin yarın başlatacağı ‘Demokrasi Yürüyüşü’ ne 8 ilden yasaklama geldi. Bitlis, Hakkari, Kırklareli, Edirne, Kocaeli, Sakarya, Van ve Tekirdağ’da valilikler tarafından şehirlere giriş-çıkış yasağı kararları alındı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından Edirne ve Hakkari’den başlayarak Ankara’da sona erecek ‘Demokrasi Yürüyüşü’ne saatler kalmışken, güzergah üzerindeki illerden yasak kararları birbiri ardına çıkıyor.

    Edirne, Hakkari, Bitlis, Kırklareli, Kocaeli, Sakarya, Van ve Tekirdağ valilikleri toplantı, gösteri ve yürüyüşlerin yasaklandığını, bu amaçlarla şehirlere girişlerin de engelleneceğini açıkladı.

    Valiliklerden yapılan açıklamalarda koronavirüs salgını gerekçesiyle, il genelinde yapılması planlanan eylem ve etkinliklerin yasaklanması kararı alındığı belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Demirtaş: Zorlu ve sıkıntılı bu süreçleri, 82 milyon el ele vererek aşabiliriz

    Demirtaş: Zorlu ve sıkıntılı bu süreçleri, 82 milyon el ele vererek aşabiliriz

    PİRHA- HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya üzerinden HDP’nin “Demokrasi Yürüyüşü”ne destek çağrısında bulundu. Demirtaş, ” Zorlu ve sıkıntılı bir süreçteyiz. Ancak tüm zorlukları, 82 milyon el ele vererek aşabileceğimizi de biliyorum. İşte HDP’nin bu etkinliği, 82 milyon olarak el ele verme çağrısıdır. Bu açıdan, hiç kimse bu etkinliği kutuplaştırma ve gerginlik malzemesi yapmamalıdır” ifadelerine yer vererek, “kışkırtma ve gerilim derdinde olan hiçbir provokatörlere asla prim vermeyin” dedi.

    Cezaevi’nde tutulan Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin “Demokrasi Yürüyüşü”ne destek çağrısında bulundu.

    Demirtaş‘ın Twitter hesabından yapılan paylaşımlar şöyle:

    “Herkese merhabalar. HDP, Edirne ile Hakkari’yi demokrasiye ve barışa olan inanç etrafında Ankara’da buluşturmak için yola çıkıyor.

    Zorlu ve sıkıntılı bir süreçteyiz. Ancak tüm zorlukları, 82 milyon el ele vererek aşabileceğimizi de biliyorum. İşte HDP’nin bu etkinliği, 82 milyon olarak el ele verme çağrısıdır. Bu açıdan, hiç kimse bu etkinliği kutuplaştırma ve gerginlik malzemesi yapmamalıdır.

    Bu etkinlik başlarken, benim de herkesten özel bir ricam var: HDP’li olmasanız bile, barış ve kardeşlik için yollara çıkan arkadaşlarımdan desteğinizi ve dualarınızı eksik etmeyin lütfen.

    Unutmayalım ki, HDP tüm Türkiye için yollarda olacak. Kışkırtma ve gerilim derdinde olan hiçbir provokatöre asla prim vermeyin. İnanıyorum ki, bu etkinlik huzur içerisinde başlayıp huzur içerisinde sona erecek. Tüm arkadaşlarımın yolu açık olsun.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • HDP Halklar ve İnançlar Komİsyonu’ndan Alevi Dernekler Federasyonu’na ziyaret – VİDEO

    HDP Halklar ve İnançlar Komİsyonu’ndan Alevi Dernekler Federasyonu’na ziyaret – VİDEO

    PİRHA –  HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu, İstanbul’da Alevi Dernekler Federasyonu’nu ziyaret etti.  

    Haberin Videosu

    HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu, Demokratik Mücadele Programı çalışmaları kapsamında  Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Cemevi’nde Alevi Dernekleri Federasyonu’nu (ADFE) yöneticileri ile bir araya geldi. Heyet, Federasyon ve Cemevi yöneticileri tarafından karşılandı.

    Halklar ve İnançlar Komisyonu Başkanı Tülay Hatimoğulları, Avrupa Alevi Birlikleri Komisyonu Onursal Başkanı Turgut Öker ve Nesimi Aday’ın yaptığı ziyarette HDP’nin başlatacağı ‘Demokrasi Yürüyüşü’ ve demokrasi mücadelesi üzerine sohbet edildi.

    “SİZLERLE BİRLİKTE YÜRÜYECEĞİZ”

    Yapılan sohbette ziyaretlerinin nedenlerine açıklayan Hatimoğuları, Türkiye’nin içerisinde bulunduğu koşullara karşı halkların ve inançların birlikte mücadelesinin önemi üzerinde durdu.

    HDP eski milletvekili olan Komisyon Eş Sözcüsü Turgut Öker ise, Alevilere yönelik katliam, sürgün ve baskılara ilişkin tarihsel örnekler vererek, “Az önce DİAY-DER’i ziyaret ettik. Sunnilerden oluşuyor. Meleler birçok teorik fikir beyan ettiler. ‘Devleti aradan çıkarıp, değişik inanç ve toplulukları tanımamız lazım. Alevi kardeşlerimizi tanımamız lazım, onların bizim inançlarımızı bilmesi lazım’ dediler. Bu nedenle önümüzdeki süreçte halklar ve inançları bir araya getirecek faaliyetlerimiz olacak” dedi.

    Alevi Dernekler Federasyonu Başkanı Celal Fırat yaptığı konuşmada, “Bizi kendinizden yabancı görmeyin size yapılan haksızlıklar bize yapılmış sayarız. Bizlerde kurumlarımızla varlığımızla yürüyüşte demokrasi adına yezide karşı birlik beraberlik içerisinde yürüyeceğiz” dedi.

    Büyük bir canavara dönüşmüş bir iktidarın olduğunu söyleyen Fırat, Demokrasi Yürüyüşü’nün kıymetli olduğunu belirterek, HDP’nin uzun süredir yaşanan baskılara karşı direndiğini söyledi. HDP’li belediyelere atanan kayyumlara da değinen Fırat, “Bu sürçte zalimlik yapan herkim ise Yezit’tir” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL