Etiket: demokratik alevi dernekleri dad

  • Alevi örgütlerinden yeni yıl mesajı: 2026 eşitlik ve barış dolu bir yıl olsun- VİDEO

    Alevi örgütlerinden yeni yıl mesajı: 2026 eşitlik ve barış dolu bir yıl olsun- VİDEO

    PİRHA- Alevi kurumlarının yöneticileri, 2025 yılının hak ihlalleri, adaletsizlikler ve katliamlarla geçtiğini belirterek, 2026 yılına barış, eşitlik ve demokratik toplum mücadelesini büyütme çağrısıyla girilmesi gerektiğini vurguladı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) yöneticileri, 2025 yılına dair değerlendirmelerini paylaşarak 2026 yılına ilişkin beklentilerini açıkladı. Yöneticilerin değerlendirmesinde Suriye’de Alevilere yönelik katliamlar, kadınlara dönük şiddet, hukuksuzluk ve eşit yurttaşlık talepleri öne çıkarken, yeni yılda barış, adalet ve demokratik toplum mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

    “KATLİAMLARI KINIYOR, MÜCADELEYİ BÜYÜTÜYORUZ”

    DAD Eş Genel Başkanı Mercan Gül, geride kalan yılın hem olumlu hem de ağır acılarla geçtiğini belirtti. Suriye’de Dürzi ve Alevilere yönelik saldırılara dikkat çeken Gül, bu katliamları güçlü bir şekilde kınadıklarını söyledi. Kadınlara yönelik şiddet ve katliamların da devam ettiğini hatırlatan Gül, “Geçen yıl hem güzel hem de olumsuz olaylar yaşadık. Suriye’de yaşanan katliamları kınıyoruz. Kadınlar üzerinde gelişen katliamlar da devam etti. Umut ediyoruz ki önümüzdeki yıl güzel şeyler olur. Bunu sadece umut etmiyoruz, aynı zamanda mücadelesini de vereceğimizi belirtmek isterim. Yeni yıl huzur mutluluk ve barış ve eşitlik getirsin” diye konuştu.

    KETE’DEN BİRLİĞİN GÜÇLENDİĞİ BİR YIL DİLEĞİ

    DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Alevi inancında yeni yılın yalnızca takvimsel bir başlangıç olmadığını belirterek, bunun aynı zamanda bir “eşik” anlamı taşıdığını söyledi. Kete, eşiğin yüzleşme, niyet etme ve hakikat mücadelesinde yeni bir süreci ifade ettiğini dile getirdi.

    2025 yılının Aleviler açısından hak ihlalleri, eşitsizlik ve hukuksuzluklarla geçtiğine dikkat çeken Kete, inançlarının hala hukuki olarak tanınmadığını söyledi. Eğitim müfredatları ve kamusal alanlarda cinsiyetçi ve tekçi anlayışların dayatıldığını belirten Kete, bu gerçekliğin görmezden gelinemeyeceğini vurguladı. “Biz bu topraklarda misafir değiliz, eşit yurttaşız” diyen Kete, barışın Alevi inancının temel bir erdemi olduğunu ifade etti. 2026 yılının Aleviler açısından suskunluğun değil, hakikatin konuşulduğu; ayrışmanın değil, birliğin güçlendiği bir yıl olması temennisinde bulundu.

    “SESSİZLİK KATLİAMLARIN ORTAĞIDIR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Mustafa Aslan ise 2025 yılını özellikle Alevi hareketi açısından değerlendirdi. Demokratik Alevi hareketinin tüm baskılara rağmen hükümetin inkar ve asimilasyon politikalarına karşı mücadele yürüttüğünü vurgulayan Aslan, bu mücadelenin koşullar gereği büyük zorluklarla sürdürüldüğünü söyledi.
    Siyasi tutuklamalar, kayyum uygulamaları ve hukuksuzlukların 2025 yılına damga vurduğunu ifade eden Aslan, Suriye’de yaşanan Alevi katliamlarının yılın en acı başlığı olduğunu dile getirdi. Cihatçı gruplar tarafından gerçekleştirilen saldırıların sürdüğünü belirten Aslan, başta Türkiye olmak üzere uluslararası kamuoyunun sessizliğine tepki gösterdi.
    Aslan, “Başta Türkiye olmak üzere tüm Avrupa ülkeleri ve dünya ülkelerinin sessizliği, üç maymunu oynaması elbette ki canımızı acıtmaya devam ediyor. Herkes şunu bilmeli ki Suriye’de yaşanan katliamlardan, hayatını kaybeden her canın sorumlusu sessiz kalan ülkelerdir” dedi. 2026 yılına dair beklentilerini ise eşitliğin, laikliğin, demokrasinin ve özgürlüğün egemen olduğu bir yıl temennisiyle dile getirdi.

    “HOŞGÖRÜNÜN ÇOĞALDIĞI BİR YIL OLSUN”

    Türkiye Alevi Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç ise,“2026 yılı Hakk’ın nurunun yolumuzu aydınlattığı, canların bir olduğu, gönüllerin rızalıkta buluştuğu, darda olanın darına koşulduğu, lokmaların pay edildiği, sevginin, hoşgörünün ve adaletin çoğaldığı bir yıl olsun. Yolumuz hak yolu, muhabbetimiz daim, birliğimiz ve dirliğimiz baki olsun. Tüm canların yeni yılını kutlarım” dedi.

    SEHER ŞENGÜLLÜ YILMAZ: BARIŞIN OLDUĞU BİR YIL OLSUN

    2025’te birçok olumsuzluk yaşandığına değinen Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz da barış vurgusu yaparak, şu ifadeleri kullandı:

    “Bu yıl madencilik adı altında doğa talanlarına, MESEM adı altında çocuk işçiliği ve çocuk katliamlarına, kadın cinayetlerine ve Suriye’de yaşanan soykırıma tanıklık ettik. Suriye’de dünyanın gözünün önünde insanlar inançlarından dolayı, Alevi olduklarından dolayı katlediliyorlar, soykırıma maruz kalıyorlar. Kadınlar kaçırılıyor, köle pazarlarında satılıyor, tecavüz ediliyorlar. Her katliamın her soykırımın, her savaşın en büyük mağdurları kadınlar ve çocuklardır. Bugün Filistin’de, Suriye’de masum insanlar dünyanın gözünün önünde katlediliyorlar. Tüm dünyayı bu soykırımı tanımaya, görmeye, duymaya davet ediyoruz. 2025 yılında hep kötü şeyler de olmadı, güzel şeyler de oldu. Bu memlekette barış konuşulmaya başlandı. Bu memlekete barış gelecekse, demokrasi gelecekse elbette ki Aleviler tam olarak bu barışın yanında, arkasında duracaktır. 2026 yılında tüm dünyaya barışın geldiği, tüm inançların, tüm halkların özgürce, insan onuruna yakışır bir şekilde yaşadığı bir dünya özlemiyle 2026’yı karşılıyoruz. 2026 yılı tüm dünyaya barış, huzur, kardeşlik, sevgi getirsin diliyoruz. Hızır cümle canın elinden tutsun diliyoruz.”

    Fatoş SARIKAYA/ PİRHA

  • DAD’dan çağrı: Suriye’deki Alevi katliamı durdurulsun!

    DAD’dan çağrı: Suriye’deki Alevi katliamı durdurulsun!

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi, Suriye’nin kıyı bölgelerinde Arap Alevilerine yönelik saldırıların soykırım boyutuna ulaştığını belirterek, BM ve uluslararası toplumu acil müdahaleye çağırdı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, Suriye’nin kıyı bölgelerinde Arap Alevilerine yönelik sürdürülen saldırılara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, Alevilere dönük saldırıların kapsamının her geçen gün genişlediği vurgulanarak yaşananların soykırım niteliği taşıdığı ifade edildi.

    Yapılan açıklamada, Aralık ayından bu yana Arap Alevilerine yönelik toplu katliamlar, suikastlar, kadınların kaçırılması, türbe ve ibadet mekanlarının tahrip edilmesi ile zorla göçertme gibi uygulamaların yaşandığı belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Suriye’nin kıyı bölgelerinde Arap Alevilerine yönelik sürdürülen soykırım saldırıları gün geçtikçe kapsamı genişleyen bir vahşet düzleminde devam etmekte. Alevilere yönelik geçen yıl Aralık ayında başlayan saldırılar toplu katliamlar, suikastlar, kadınların kaçırılması, türbe ve ibadet mekanların tahrip edilmesi ve zorla göçertme gibi birçok yönelimle ağır bir tablo oluşturmaktadır. Son olarak ibadet halinde olan insanlara yönelik cihatçı-tekfirci-selefi anlayışla planlanan saldırı sonrası Arap Alevi canlarımız protesto yürüyüşleri gerçekleştirmiş ve topluluk olmaktan kaynaklı haklı taleplerini dile getirmişlerdi. Protesto eylemlerine yönelik silahlı ve palalı saldırılar gerçekleşmiş ve sonrasında bölgeye Alevilere yönelik “intikam” naraları eşliğinde cihatçı örgütlerin sevk edildiğini kamuoyuna yansıyan boyutlarıyla öğrenmiş bulunmaktayız.

    Hiçbir zaman meşru bir rejim olamayan ve halklara ve inançlara selefi ölçülerde bir Arap-İslam tekçiliği dayatan Colani hükümeti bu soykırım saldırılarının birinci derecede sorumlusu olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Suriye’de “demokrasiyi” inşa etme hezeyanıyla HTŞ’ye sarılan tüm uluslararası ve bölgesel güçlerde bu saldırılara sessiz kalmakla birlikte açıkca suç ortaklığı yapmaktadır. Katliam saldırılarının durdurulması için BM ve uluslararası toplumu acil olarak harekete geçmeye çağırıyoruz.

    Suriye’nin demokratik geleceğinin teminatı Alevi, Kürt, Dürzi ve diğer halklar ve inançların özgün varoluşlarının siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik olarak güvenceye alınmasından geçmektedir. Suriye’de uzun yıllardır devam eden savaş sürecini tüm Suriyeliler adına bitirecek yegane yol bu hakikati tanımak ve geleceği çoğulcu toplum yapısının sosyolojik gerçeğine göre inşa etmektir. Demokrasiden yana olan tüm güçleri katliam saldırılarına karşı tutum belirlemeye ve Suriye’nin demokratikleşmesi adına mücadele etmeye çağırıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi kurumlarından ortak sonuç bildirgesi: Artık kurumlar değil, Yol konuşacak!

    Alevi kurumlarından ortak sonuç bildirgesi: Artık kurumlar değil, Yol konuşacak!

    PİRHA- Türkiye ve Avrupa’daki Alevi kurumları, İstanbul Küçükçekmece’deki Garip Dede Dergâhı’nda düzenlenen çalıştayın ardından ortak bir sonuç bildirgesi yayımladı. Bildirgede, Alevi toplumunun kendi iradesiyle örgütlenmesi, kadın ve genç temsiliyeti ile şeffaf karar mekanizmalarının öncelikli olduğu vurgulandı.

    4-5 Ekim’de İstanbul Küçükçekmece’deki Garip Dede Dergâhı’nda “Alevilerin Örgütlenme Manzarası: Sorunlar, İmkânlar ve Arayışlar” başlığıyla gerçekleştirilen çalıştay, Türkiye ve Avrupa’dan 26 Alevi kurumunun temsilcisinin yanı sıra akademisyen, araştırmacı, pir, ana, dedeyi bir araya getirdi.

    Katılımcılar arasında Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) ve Garip Dede Dergâhı Vakfı temsilcileri yer aldı. Çalıştay boyunca, kadın ve genç temsilciler özel oturumlarda görüşlerini paylaştı ve katılımcılar arasındaki fikir alışverişi, uzun süredir Alevi toplumunda beklenen ortak zeminin işareti olarak değerlendirildi.

    “KURUMLAR DEĞİL YOL KONUŞACAK”

    Sonuç bildirgesinde öne çıkan en önemli başlık, Aleviliğin kendi iç iradesiyle örgütlenmesi gerektiği vurgusu oldu:

    “Artık kurumlar değil, Yol konuşacak. Devlet müdahalesine kapalı yapılar içinde, inancımızı özgürce yaşatacak mekanizmaları inşa edeceğiz.”

     Bildirgede, cemevlerinin sadece ibadet alanı değil, aynı zamanda hakikatin yaşandığı mekânlar olması gerektiği ifade edildi.

    KADIN VE GENÇLER KARAR MEKANİZMALARINDA

    Bildirge, Alevi toplumu içindeki eşitlik ve kapsayıcılık vurgusunu da ön plana çıkardı.

    • Karar mekanizmalarında kadınların ve gençlerin eşit temsiliyeti sağlanacak.

    • Gençlerin aktif katılımı ile geleceğe dönük sürdürülebilir örgütlenme hedefleniyor.

    • Kadın ve genç temsilciler, çalıştayın özel oturumlarında karar alma süreçlerinde görünürlük talep etti.

    ŞEFFAFLIK VE HESAP VEREBİLİRLİK

    Bildirge, şeffaf örgütlenme ve hesap verebilirlik konularına da dikkat çekiyor:

    • Tüm karar süreçleri görünür, belgelenmiş ve erişilebilir olacak.

    • Kurumlar arası işbirliği ve bilgi paylaşımı artırılacak.

    • Farklılıklar bir zenginlik olarak görülerek, ortak hedefler için birleştirici bir yaklaşım geliştirilecek.

    YENİ YAPI: ALEVİ BEKTAŞİ TEMSİLCİLER MECLİSİ

    Bildirgeye göre, Alevi toplumunun kendi öz örgütlenmesini temsil edecek Alevi Bektaşi Temsilciler Meclisi kurulacak.

    • Meclis; tüm kurumların katılımıyla çalışacak ve karar alma süreçlerini yönlendirecek.

    • Kadın ve gençlerin eşit temsiliyeti sağlanacak.

    • İlk toplantısının 2026 Ocak ayında yapılması planlanıyor.

    Meclisin, Alevi toplumu içindeki ayrışmalara karşı ortak bir zemin oluşturması ve geleceğe dönük karar mekanizmalarını güçlendirmesi bekleniyor.

    Bildirge, devletin Aleviliğe müdahale girişimlerine karşı şu ifadeyle net bir mesaj verdi:

    “Alevilik, Diyanet’in gölgesinde değil; Yol’un ışığında yaşar. Devletin tanımladığı değil, canların yaşadığı Alevilik esastır. Alevi örgütleri teolojik farklılıkları düzleme ve bu alanda bir tekleşme arayışına girmeden, sosyokültürel ve sosyopolitik düzlemde tüm Alevi inanç ve yol erkânlarının kendine yer bulabileceği, katılımcı ve kapsayıcı bir çatı birlik oluşturma yönünde gayret sarf etmelidir. Bunu sağlamak hem mümkün hem de değerlidir.”

    Katılımcılar, bildirgenin bu bölümünü Alevi toplumunun kendi kimliğini ve iradesini koruma kararlılığı olarak yorumladı.

    Bildirgenin sonunda yer alan ortak çağrı şöyle:

    “Artık kurumlar değil, Yol konuşacak. El ele, el Hakk’a.”

    Çalıştay sonrası katılımcılar, birlik mesajı ve diriliş vurgusu ile ayrıldıklarını belirtti. Ortak sonuç bildirgesi, Alevi hareketinde yeni bir dönemin başladığını ve uzun süredir süren kurumsal ayrışmalara karşı ortak bir yeniden örgütlenme iradesini simgeliyor.

    Sonuç bildirgesinin tamamı: Alevilerin Örgütlenme Manzarası Çalıştay ve Forumu_Sonuç Bildirisi

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    Alevilerin Örgütlenme Manzarası – Sorunlar, İmkanlar ve Arayışlar Çalıştayı’nda ‘Meclis’ kurma kararı!-VİDEO
    Alevilerin Örgütlenme Manzarası – Sorunlar, İmkanlar ve Arayışlar Çalıştayı 2. gününde devam etti-VİDEO

     

  • Dersimliler ekolojik talana karşı İzmir’de buluştu: Ziyaretlerimizi size çiğnetmeyiz

    Dersimliler ekolojik talana karşı İzmir’de buluştu: Ziyaretlerimizi size çiğnetmeyiz

    PİRHA- İzmir’de yaşayan Dersimliler, ekolojik talana karşı bir araya geldi. Kahvaltıda konuşan İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Medine Dünya, “Gördük ki bu sistem sadece doğaya değil; kadına, çocuğa, hayvana, inanca, düşman. Dilimize düşman. Bu zihniyetin karşısında sadece beraber örgütlü olursak mücadele verebiliriz” dedi.

    İzmir Dêrsim Kültür Ve Dayanışma Derneği, Dêrsim’de süren doğa talanına karşı Bayraklı ilçesinde kahvaltılı toplantı düzenlendi.

    Toplantıya Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir il yöneticileri, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) eşbaşkanları, İzmir Vartolular Derneği, Pir Sultan Abdal Ege Bölge Temsilciliği yöneticileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    Dêrsim’in doğasına yönelik saldırıların tartışıldığı toplantıda konuşan İzmir Dêrsim Kültür ve Dayanışma Derneği Eşbaşkanı Medine Dünya, iktidarın rant uğruna doğayı talan ettiğini belirtti. Halkın kutsallarına el uzatıldığını söyleyen Dünya, “Her zaman Dêrsimliler olarak zalime karşı mazlumun yanında olduk. Son 20 yılda yaşananları burada tek tek anlatmak istemiyorum. Örgütlü olmanın en önemli olduğu zamanlar. Gördük ki bu sistem sadece doğaya değil; kadına, çocuğa, hayvana, inanca, dilimize düşman. Bu zihniyetin karşısında sadece beraber örgütlü olursak mücadele verebiliriz. Dêrsim geleneği her defasında küllerinden doğan, teslimiyeti reddeden bir gelenektir” ifadelerini kullandı.

    “ZİYARETLERİMİZİ ÇİĞNETMEYİZ”

    Derneğin Eşbaşkanı Hasan Ali Kılıç ise, ekolojik talana dikkat çekerek, “Her alanda bir kuşatma altındayız. Yokluk, yoksulluk, yağma, talan… Bu anlamda Dêrsim halkı ve dostları ciddi anlamda etkilenmektedir. Doğamıza yönelik saldırılar her alanda sürüyor. HES’lerle, barajlarla, orman yangınlarıyla doğamız talan ediliyor. Munzur gözeleri sit alanı olmaktan çıkarıldı. Munzur, Düzgün Baba bizim ziyaretlerimizdir, sizlere çiğnetmeyiz” dedi.

    Barışı savunduklarını vurgulayan Kılıç, “Biz Dêrsimliler herkesten daha çok barışı dile getirmek istiyoruz. Kürt sorununun demokratik çözümünü acilen istiyoruz. Bugün tekrar kayyımlara dönen bu zihniyetini reddediyoruz. Birlikte dayanışmayla güzel günlere ulaşmayı diliyoruz” diye konuştu.

    Kaynak: MA

  • DEM Parti Eş Genel Başkanları ile Alevi kurumlarının başkanları kahvaltıda bir araya geldi -VİDEO

    DEM Parti Eş Genel Başkanları ile Alevi kurumlarının başkanları kahvaltıda bir araya geldi -VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile Alevi kurumlarının genel başkanları Ankara’da düzenlenen kahvaltıda bir araya geldi. Yapılan konuşmalarda asimilasyona ve inkara karşı birlikte mücadele edilmesi gerektiği vurgulandı.

    DEM Parti, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Türkiye Alevi Federasyonu(ADFE), Alevi Kültür Derneği(AKD), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı(HBVAKV) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) genel başkanlarıyla ve kurum yöneticileriyle Ankara’da düzenlenen kahvaltıda bir araya geldi.

    Kahvaltıya; DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanları Zeynel Kete ve Kadriye Doğan, Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Alevi Kültür Derneği (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez’in yanı sıra kurum yöneticileri de katıldı.

    HATİMOĞULLARI: ASİMİLASYONA KARŞI ORTAK MÜCADELE YÜRÜTMEK GEREKİYOR

    İktidarın Aleviler üzerindeki asimilasyon politikalarına değinen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Yan yana duran bir ilişki biçimini yakaladık. Savaşın etrafı sardığı bir dönemdeyiz. Tarih boyunca Aleviler üzerindeki asimilasyon mevcut iktidar ile başka bir aşamaya geçmiştir. Asimilasyona karşı ortak mücadele yürütmek gerekiyor” dedi.

    BAKIRHAN: ALEVİLER VE KÜRTLER BU TOPLUMUN EN ÖRGÜTLÜ KESİMİDİR

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise “Ciddi bir kırılma yaşanıyor Ortadoğu’da. İnkarcı rejimlerin yaşama şansı yok. Dünya başka bir yere gidiyor. Örgütlü olan, güçlü olan kazanıyor. Diyanet tekçiliği dayatan bir kurum değil mi? Aleviler de bu ülkede çok şey yaşadı. Aleviler ve Kürtler bu toplumun en örgütlü kesimidir” diye konuştu.

    MUSTAFA ASLAN: TÜRKİYE BİR DEĞİŞİM SÜRECİNE GİRECEK

    DEM Parti Eş Genel Başkanlarının ardından söz alan ABF Başkanı Mustafa Aslan, “Bir olmaya ihtiyaç var. Türkiye bir değişim sürecine girecek. Daha çok bu süreçte, siyasi arenada gelişecek gelişmeleri bir araya gelerek konuşmaya ihtiyaç var.Bir anayasa tartışması yapılacaksa Alevi toplumunun taleplerinin de dile getirilmesini bekliyoruz. Diyalog ve müzakereden kaçmamak lazım, kendi taleplerimizi dile getirmeliyiz” dedi.

    ERCAN GEÇMEZ: ALEVİ ÖRGÜTLENMESİ ÇOĞULCU BİR ÖRGÜTLENMEDİR

    HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, Alevi örgütlerinin sadece bir inanç örgütü olmadığının altını çizerek, şunları söyledi:

    “Türkiye’nin sorunları karşısında kafamızı kuma görmemizi istiyorlar. Alevilerin ürettikleri politikaların Türkiye için değerli olduğunu düşünüyorum. Ürettiğimiz politikaların da siyasette yansıması olması gerekiyor. Sistemin yaptığı en büyük şey düşmanlaştırmaktı. İki toplum için bunu yaptılar. Alevi örgütlenmesi çoğulcu bir örgütlenmedir. Biz demokratik mücadelemize devam edeceğiz.”

    ŞENGÜNLÜ YILMAZ: ALEVİ TOPLUMUNUN SİYASET OLUŞTURMASI GEREKİYOR

    AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz da, Alevilerin siyaset oluşturması gerektiğini dile getirdi. Yılmaz, “CHP dışında muhalefeti ören partilere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Ortadoğu kan gölü. Alevi toplumunun siyaset oluşturması gerekiyor. Aleviler olarak demokratik zeminde siyaset üretmemiz gerekiyor. Z kuşağını çok ciddiye almamız gerekiyor. Çocuklarımız bu yozlaşmış sistem içerisinde kendi değerlerinden uzaklaşıyor. Bunu çok tehlikeli görüyorum” dedi.

    CUMA ERÇE: 10 EKİM KANLARIN BİRBİRİNE KARISTIĞI BIR GÜNDÜ

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, katliamlar karşısında ortak mücadelenin önemine dikkat çekerek, “Biz bir korku duvarının içerisinde kalan toplumlarız. Bir çok meseleye doğru noktadan bakılsa bile doğru siyaseti üretilemiyor. Mücadelemizde eşit yurttaşlık talebimizin sadece Aleviler için olmadığının bilinmesini isteriz. 10 Ekim kanların birbirine karıştığı bir gündür. Anadolu’da var olan kan kardeşliği aslında o meydanda gerçekti. Katliama maruz kalan tüm kesimlerin bir arada olacağı ortamlar oluşturmamız gerekiyor” diye konuştu.

    ZEYNEL ABİDİN KOÇ: İKTİDAR KENDİNE DÜŞMAN YARATTIKÇA OYLARINI ARTTIRIYOR

    ADFE Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç ise “Yüzyıllardır Aleviliğin yaşadığı soykırımı başka bir toplum yaşasaydı iktidar olurdu. Ancak şu an Alevilerin durumu yüzyıl öncesinden daha kötü durumda. Aleviler son 30 yıldır çok önemli bir örgütlenme faaliyetine girişti. Mevcut iktidar, kendine düşman yarattıkça oylarını arttırıyor. Hedefleri ortak olanları bu masaya davet etmek lazım” ifadelerine yer verdi.

    KADRİYE DOĞAN: BİZLERİN GEÇMİŞE DÖNÜK HESAPLAŞMASI GEREKİYOR”

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, ülkede Aleviler ve Kürtler’in en mağdur toplumlar olduğunun altını çizerek, “Bizlerin geçmişe dönüp hesaplaşmamız gerekiyor. Biz Alevilerin bir gücü var. Taleplerimizden bir tanesi demokrasi, barış, özgürlük. Daha sık bir araya gelip içinde bulunduğumuz durumu değerlendirip yol alacağımıza inanıyorum. Mevcut eğitim modeli ile, zorunlu din dersleri ile, ÇEDES ile mevcut iktidar tercihini yapmıştır” ifadelerini kullandı.

    ZEYNEL KETE: BİZİ EN ÇOK ZORLAYAN MİLLİ MUHALEFETİN ALEVİLİĞİ DİZAYN ÇABASIDIR

    10 Ekim Katliamı’nın, barış için birlik olarak söz söylediği zaman iktidarı ne kadar rahatsız ettiğini gösteren bir katliam olduğunu belirten DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, şunları kaydetti:

    “Tarihsel hafıza, köklerimiz bize yol gösteriyor. Aleviler kabul ve ret ölçülerini sistemlerin dışında aramalıdır. Bizi en çok zorlayan milli muhalefetin Aleviliği dizayn etme çabasıdır. Kriz derin olabilir, bu bir sonuçtur. Kriz dönemlerinde Demokratik Alevi siyasetini ortaklaştırmazsak boşlukları doldururlar. Eşit ve özgür yurttaş kavramını kullanmak istiyorum. Eğer siyaset demokratikleşirse sorunlardan kurtulunabilir. Bu buluşmalar devam etmelidir. Demokrasi birliği oluştuğunda Alevilerin sorunları giderilebilir.”

    CELAL FIRAT: BİRBİRİMİZİN HIZIR’I OLMAMIZ GEREKİYOR”

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat ise “Dedelere bile dede demiyorlar, cemevi uzmanı diyorlar. Diyanetin lağvedilip yerine başka bir kurum gerekiyor, bu büyük bir ihtiyaç. Hepimiz aynı söylemleri geliştiriyoruz. Birimizin Hızır’ı olmamız gerekiyor” dedi.

    “BİZİM DE HAYATLARIMIZA KAYYIM ATANIYOR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Nurullah Esat Ünsal, Alevilerin herhangi bir partinin arka bahçesi olmadığını dile getirerek, Alevilerin nasıl bir anayasa istediğinin önemli olduğunu söyledi.

    ABF Genel Sekreteri Özgür Kaplan ise gelişmeler üzerinden muhalefetin rehavete kapılmaması gerektiğini söyledi. Kaplan, “Sizin belediyelerinize kayyım atanıyor ama bizim de hayatlarımıza kayyım atanıyor. Bu bir ortaklaşmayı sağlayabilir” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • 8 Mart için çağrı yapan kadınlardan ‘Gültan Kışanak gibi karşınızdayız’ mesajı-VİDEO

    8 Mart için çağrı yapan kadınlardan ‘Gültan Kışanak gibi karşınızdayız’ mesajı-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), DEM Parti Kadın Meclisi, İlmek Kadın Dayanışması ve Sosyalist Kadın Hareketi “8 Mart’tan aldığımız güçle, isyanımız taşsın sokaklara” diyerek bir araya geldi. Kadınlar, 8 Mart saat 18:00’de Kolej meydanında yapılacak mitinge katılım çağrısı yaptı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), DEM Parti Kadın Meclisi, İlmek Kadın Dayanışması ve Sosyalist Kadın Hareketi’nden kadınlar, 8 Mart’ta giderken bir araya gelerek, basın açıklaması düzenledi.

    Açıklamadan önce yapılan yürüyüşte “Kadın cinayetleri politiktir. Jin, jîyan, azadî” sloganları attı.

    Kurumlar adına basın metnini İlmek Kadın Dayanışma üyesi Zarife Çamalan okudu.

    “ERKEK EGEMEN DEVLET HAKLARIMIZI GASP ETMEKTE”

    “Özgürlüğün tutkusuyla, direnişin ateşiyle ve mücadeleyi beraber büyütmek için birlikteyiz” diyen Zarife Çamalan, “Sesimiz çınlasın, yankılansın tüm şehirde! Kapitalist sistem her zaman olduğu gibi yine emekçilere ve ezilen halklara baskıyı ve yoksulluğu dayatmakta. Erkek egemen devlet haklarımızı gasp etmekte ve kadın katliamını teşvik etmekte. Kadın yoksulluğu her geçen gün artmakta ve kadınlar artan yoksulluk sebebiyle yok sayıldıkları, şiddet gördüğü ve adına ‘aile- ev’ diyerek meşrulaştırdıkları dört duvar arasında mecbur bırakılıyor” dedi.

    “8 MART’I YARATAN, 40 BİN TEKSTİL İŞÇİSİ KADININ GREVE ÇIKMASIDIR”

    Kadınların mücadelelerini hatırlatan Çamalan, şu açıklamayı yaptı:

    “Bizleri tarihsel olarak yıllardır bir araya getiren, 8 Mart’ı yaratan; ABD’nin New York kentindeki 40 bin tekstil işçisi kadının daha iyi koşullarda çalışmak için greve çıkmasıdır. Polis saldırısından kurtulmak için çalıştıkları fabrikaya kendilerini kapatan ve çıkan yangında yanarak hayatını kaybeden 120 kadın arkadaşımız… Onların nezdinde yıllar sonra 26-27 Ağustos 1910’da Danimarka’nın Kopenhang kentinde, 2’nci Enternasyonal’e bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin ve Rosa Luxemburg’un önerisi ile ilan edildi.

    25 Kasım 1960’da Dominik Cumhuriyeti’nde diktatör Trujillo Hükümet’ine karşı ezilenlerin verdiği bu büyük mücadelede yer alan; trujillo tarafından ‘ülkenin en büyük iki sorunu kilise ve mirabel kardeşler’ görülmüş ve Mirabel kardeşler işkence edilerek, tecavüz edilerek öldürülmüştür. Bir yıl sonra hükümet devrildi ve Trujillo öldürüldü. 1981 yılında Kolombiya’nın Bogoto şehrinde bir araya gelen Latin Amerikalı ve Karaipli Kadınlar Kongresinde, Mirabal Kardeşlerin anısına 25 Kasım tarihi ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ olarak ilan edildi.

    “KADINLAR BİZE EN BÜYÜK MİRAS OLAN DİRENMEYİ BIRAKTI”

    Rojava’da ISİD’e karşı en önde savaşan kadınlar devrim sonrası kendi anayasalarını hayata geçirip tüm yönetim alanlarında söz sahibi oldular. Kadınlar tarihler boyunca hakları, özgürlükleri için bedeller ödese de mücadeleden vaz geçmemiş ve bugün bizlere en büyük mirası olan direnmeyi bırakmıştır. Bugün hala devam eden direnişlere bu mirası taşıyoruz.

    İş yerlerinde çalışma koşulları, sendikal örgütlenme hakları gibi talepler ile direnişe geçen ve kazanımla sonuçlanan direnişlerde ön saflarda direngen kadınlar var. Agrobay ve Patiswis işçileri gibi…

    Depremde, yangında selde en öde koşan, dayanışmayı örenler arasında yine direngen kadınlar var. Tüm saldırılara, yok sayılmaya, aşağılanmaya karşı var olduklarını tüm direngenlikleri ile haykıran lgbti+ var. Her alanda ötekileştirilen, yok sayılan eşit, erişilebilir, engelsiz bir hayat isteyen yeti farklılığı olan kadınlar var. Hapishanelerde tecride, hak ihlallerine ve infaz yakmalara karşı; sözümüz, eylemimiz, irademiz tecrit edilemez diyen siyasi kadın tutsaklar var.”

    “GÜLTAN KIŞANAK GİBİ KARŞINIZDAYIZ”

    Kadınların, erkek egemen sistemini yıkıp yeni yaşamı kurmayı hedeflediğini söyleyen Zarife Çamalan, 8 Mart için katılım çağrısı da yaptı. Çamalan, açıklamasında şunları dile getirdi:

    “Bugün yerel yönetimler de dahil olmak üzere her alanda karşınızda bulacaksınız bizi. Göçük altında bıraktığınız kentleri yeniden kurarken yönetmeye gözünü diken kadınlar olarak karşınızdayız. Halkın iradesini yok sayıp tutukladığınız tüm kadın siyasiler adına belediye eş başkanlığına aday olan Gültan Kışanak gibi karşınızdayız. Ve tekrar etmek itiyoruz bizler bir arada olduğumuzda, seslerimizi birleştirip daha gür çıkardığımızda kazanımlarımız artacak ve insanca bir yaşamı kurmanın temelleri atılırken bizim kazanımlarımızla atılacak. Ve bugün bu irade ile burada bulunan tüm kadınları ve lgbti+ arkadaşlarımızı 8 Mart saat 18:00’de Kolej meydanına davet ediyoruz”

    PİRHA/ANKARA

     

  • DAD İstanbul Şube Eşbaşkanlığına Ali Şeker ve Dilber Asla seçildi

    DAD İstanbul Şube Eşbaşkanlığına Ali Şeker ve Dilber Asla seçildi

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi 3. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi. Kongrede konuşan DAD Eş Genel Başkanı Saime Topçu, tüm insani değerlerin sistematik bir şekilde yok edilmek istendiği zorlu bir süreçten geçtiklerini ve ancak dayanışmayla bunu aşabileceklerini dile getirdi. HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, “AKP, 12 Eylül’ün bir numaralı temsilcisidir. Bu iktidar 12 Eylül’ün beslemesidir’ dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi, 3. Olağan Kongresi’ni yaptı. Sultangazi’deki Gazi Cemevi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen kongreye DAD Eş Genel Başkanı Saime Topçu, HDK Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek, HDP Milletvekili Kemal Bülbül, CHP Milletvekili Ali Şeker, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Erdal Avcı, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği ile bazı sendika ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı.

    Saygı duruşu ile başlayan kongrede Ağucan Ocağı pirlerinden İbrahim Erdoğan’ın verdiği gülbengler ile çerağ uyandırıldı. Sonrasında ise sanatçılar Hıdır Baş, Nurettin Güleç ve Dile Munzur, Türkçe ve Kürtçe nefesler seslendirdi.

    Divana, Gazeteci-Alevi aktivist Çilem Küçükkeleş, Dersim Araştırmaları Merkezi yöneticisi Hüseyin Ayrılmaz ve Yazar Erdal Yıldırım seçildi.

    TOPÇU: OMUZ OMUZA BİR DİRENİŞ İÇİNE GİREMİYORUZ

    Kongrede konuşan DAD Eş Genel Başkanı Saime Topçu, tüm insani değerlerin sistematik bir şekilde yok edilmek istendiği zorlu bir süreçten geçtiklerini ve ancak dayanışmayla bunu aşabileceklerini dile getirdi.

    Bunun için de tüm Alevi kurum ve kuruluşlarının yaşananlara karşı tutum almaları gerektiğini söyleyen Topçu, “Ne yazık ki bir olamadığımız için diri olamıyoruz. Çünkü yolumuzun hakikatiyle buluşup sorunlarımıza cevap olamıyoruz. Hakkaniyetin rıza halinin tecellisi için diğer mazlumlarla omuz omuza bir direniş içine giremiyoruz. Bu durumda zalimler, başta Aleviler olmak üzere tüm mazlumları ezmeye devam ediyor” dedi.

    BÜLBÜL: BU İKTİDAR 12 EYLÜL’ÜN BESLEMESİDİR

    Kongrede söz alan HDP Milletvekili Kemal Bülbül de, Kürt halkına, demokratik kitle örgütlerine, Alevilere yönelik gerçekleşen ırkçı saldırılar üzerinde durdu.

    Bu saldırılara karşı herkesin ses çıkarması gerektiğini belirten Bülbül, AKP’nin 12 Eylül faşizminin “bir numaralı temsilcisi” olduğunu ifade etti. Bülbül, “Bu iktidar, 12 Eylül’ün beslemesidir. O dönem Alparslan Türkeş, ‘Biz hapisteyiz ama düşüncemiz iktidarda’ demişti. Şimdi kendileri de,  fikirleri de, darbeleri de, zulümleri de, işkenceleri de, ırkçılıkları da iktidarda” diye konuştu.

    GÜZEL: COĞRAFYAMIZI KATLİAMLAR COĞRAFYASINA ÇEVİRDİLER

    DAD Eyüp Şube Eşbaşkanı Nergiz Güzel ise, konuşmasında yaşamı eşit kurduklarını ve hakkın bir parçası olarak gördüklerini belirterek, doğanın ve hakkın büyüsüyle aydınlandıklarını dile getirdi. Güzel, “Yaşamı çevrelettirip, bizi bizden çalmaya çalışanlara rızalık şehrinin insanları olarak direniyoruz. Yaşadığımız dünyada bizi köleleştiren ve ötekileştiren, tek dil, tek din diyen bu akıl aynı zamanda kadını yok etmeye çalışıyor. Yaşadığımız coğrafyayı katliamlar coğrafyasına çevirdiler. Tüm bunlara karşı direnmeye devam edeceğiz” diye belirtti.

    Yapılan konuşmaların ardından faaliyet raporu okunup, seçime geçildi. Delegelerin oyları ile yeni yönetimi belirlenen DAD İstanbul Şube Eşbaşkanlığına Ali Şeker ve Dilber Asla seçildi.

    (HABER MERKEZİ)