Etiket: demokratik toplum kongresi

  • AYM, Leyla Güven’in tutuklanmasına ilişkin ihlal kararı verdi

    AYM, Leyla Güven’in tutuklanmasına ilişkin ihlal kararı verdi

    PİRHA-Anayasa Mahkemesi, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Leyla Güven’in milletvekili seçilmesine rağmen tutuklanmasına dair ihlal kararı verdi. 

    Mezopotamya Ajansı’nda (MA) yer alan habere göre Anayasa Mahkemesi (AYM) Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Leyla Güven’in, Türkiye’nin Afrin’e yönelik operasyonuna karşı yaptığı paylaşımları gerekçesiyle tutuklanması ile 24 Haziran 2018 seçimlerinde milletvekili seçilerek yeniden dokunulmazlık kazanmasına rağmen tahliye edilmemesinin hak ihlali olduğuna karar verdi.

    AYM, hakkında tahliye kararı verilen fakat Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı itirazla tahliye işlemi gerçekleştirilmeden hakkında yeniden yakalama kararı çıkarılan Güven’in tutuklanmasını “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine” karar verdi. Anayasanın 19’uncu maddesi kapsamında verilen kararın sadece duyurusu Anayasa Mahkemesi’nin sayfasında yer aldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDK ve DTK’den Madımak açıklaması

    HDK ve DTK’den Madımak açıklaması

    PİRHA- Sivas Katliamı’nın yıldönümüne ilişkin açıklama yapan DTK, “Katliamı gerçekleştiren, göz yuman, teşvik edenlerin hesap verecekleri günlerin yakın olduğuna olan inancımızı belirtmek istiyoruz” dedi. Halkların Demokratik Kongresi de, “Sivas Katliamı’nı Malatya, Maraş ve Çorum katliamlarının bir devamı olarak değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.

    Demokratik Toplum Kongresi DTK, Sivas Katliamı’nın yıldönümüne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Türkiye devletinin tarihi boyunca Anadolu ve Mezopotamya halklarına karşı tarihin en kirli ve acımasız soykırım ve asimilasyon politikalarını uygulamaktan geri durmadığı vurgulanan açıklamada, bu politikalarından birisinin de 2 Temmuz 1993 yılında Sivas Madımak Oteli’nde, 35 Alevi aydının diri diri yakılarak katledildiği katliam olduğu hatırlatıldı. Açıklamada, “Kürdistan ve Türkiye halklarına karşı yüzyıldır sürdürülen katliamcı, soykırımcı ve asimilasyoncu politika ve uygulamaların bir devamı olan Sivas Katliamı, halklarımızın, inançlarına, ibadetlerine, kültürlerine, hafızalarına, esas olarak da, varlıklarına karşı gerçekleştirilmiş bir katliamdır. Tek tip bir toplum yaratma politikasının sonucu olarak gerçekleştirilen Sivas katliamı; yüz yıldır sürdürülen, ‘herkes Türk, herkes Müslüman, herkes Sünni, herkes erkek’ faşist-ideolojik kalıplarını hayata geçirme uygulamasıdır” denildi.

    “HALA YÜZLEŞİLMEDİ”

    “Dersim, Maraş, Çorum, Malatya, Gazi, Gezi, Roboski katliamları ve Sur, Cizre, Nusaybin, Yüksekova, Şırnak vb. il ve ilçelerimizin yakılıp, yıkılması ve genç, yaşlı, çocuk, kadın binlerce Kürdün bodrum katlarında, sokaklarda katledilmesiyle yaygınlaştırılmış ve derinleştirilmiştir” diye belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: “Sivas Katliamı’nı gerçekleştiren katliamcı zihniyet, AKP-MHP faşist ittifakıyla karşımıza çıkmaktadır. İnsanları diri diri yakan DAİŞ çeteleriyle Sivas Katliamı’nı yapanların, aynı, faşist, ırkçı, kafatasçı ve insanlık düşmanı ideolojiden beslendikleri gün gibi açıktır. Katliamın üzerinden 26 yıl geçmesine karşın, hala bir yüzleşmenin yapılmamış olması da doğrudan bu faşist iktidar blokunun katliam karşısındaki bakışlarını ve tercihlerini ele vermektedir.”

    “UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ”

    Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Sivas katliamını gerçekleştiren, göz yuman, teşvik eden bütün kirli ve karanlık odakların insanlık, evrensel hukuk ve adalet önünde yargılanıp hesap verecekleri günlerin yakın olduğuna olan inancımızı belirtmek istiyoruz. Faşist diktatörlüğe karşı, ortak demokratik paydalar etrafında, bütün demokrasi güçlerinin birlikte mücadele etmeleri, Sivas Katliamı’nı gerçekleştirenlere verilecek en doğru ve en güçlü cevaptır. Türkiye ve Kürdistan halklarının en acil ihtiyacı ve beklentisinin de bu olduğu inancıyla; katliamda yaşamını yitiren bütün demokrasi şehitlerimizi saygıyla anıyor; onların emaneti olan, demokrasi, adalet ve özgürlük değerlerini yücelterek, mücadelemizi yükselteceğiz. Sivas katliamını asla unutmayacağız ve unutturmayacağız!”

    HDK’DEN MADIMAK AÇIKLAMASI

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Sivas Katliamı’nın 26’ncı yıldönümü nedeniyle yazılı açıklama yayınladı. HDK’nin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “35 canımızın, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nin insanlık değerlerinden yoksun güruh tarafından ateşe Verilmesi sonucunda yaşamını yitirdiği Sivas katliamının 26. yılındayız. 26 yıldır katliama giden aşamaların ‘ısrarla’ gölgede bırakılması, katliam sürecinde rol alanların cezasız kalması, davanın zamanaşımı gerekçesiyle kapatılması, katliamın bir plan çerçevesinde yapıldığının göstergesidir. Dönemin iktidar dinamiklerinin katliam karşısında ortaya koydukları yaklaşım, süreci açık etmektedir.”

    “SİVAS KATLİMI, MALATYA, MARAŞ, ÇORUM’UN DEVAMIDIR”

    Sivas katliamını Malatya, Maraş, Çorum katliamlarının bir devamı olarak nitelendirilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

    “İktidar ve devşirme bürokratik oluşumlar; darbe dinamikleri ile ayakta kalmaya çalışmış, inancı iktidar aracı yaparak inancın ve etnik kimliğin ahlaki-toplumsal dokusundan sapmış tekçilik-ırkçılık ikilisi ile suç bagajı oluşturan bir tarihi bugün Türkiye halklarının sırtında ağır bir yüke dönüştürmüştür. Türkiye halklarını kendi suçuna ortak etmek amacıyla da karşıtlık üzerinden yeni yeni krizler yaratmaktan geri durmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın tek karşılığının ‘Türk olmak’ türünden bir baskıya dönüşmesi, ülkenin demokratik olgunluk sürecini zayıflatmakta, halkları davası görülmeyen suçlarla baş başa bırakmaktadır. Bu durum iç ve dış siyasi-diplomatik tüm ilişkilerde çatışan, kasılan, örtülü, samimiyetten yoksun, korunmacı, esnekliği olmayan politika ve yönetim biçimini dayatmaktadır.

    Halkların Demokratik Kongresi Halklar ve İnançlar Komisyonu olarak Sivas Madımak Oteli’nde yaşamını yitiren 35 can şahsında katliamlarda yaşamını yitiren canları saygı ve minnetle anıyoruz. Katliamda yaşamını yitirenler arasında, kültürel dokumuzu kuvvetle ören aydınlar, edebiyat eleştirmenleri, şairler, ozanlar da yer almakta idi. Yokluklarının yarattığı uğultu asla dinmeyecek. Halkların birlikte yaşam kültürlerini yok sayarak savaş ve katliam doğuran devlet ve yönetim yaklaşımlarının son bulması için; Türkiye halkları olarak varlığın doğduğu toprakta yaşam hakkını kutsal sayıyor; ortak yaşamın, tüm renklerin birbirini anladığı ve ifade ettiği, barış içerisinde ortak vatanlara dönüşebileceğine olan inancımızı yeniliyoruz.” (HABER MERKEZİ)
  • Milletvekili Leyla Güven’in açlık grevi eylemi 194’üncü gününde

    Milletvekili Leyla Güven’in açlık grevi eylemi 194’üncü gününde

    İmralı’daki tecridin kaldırılması talebiyle açlık grevini sürdüren DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in eylemi 194’üncü gününe ulaşırken, ölüm orucuna başlayan tutukluların eylemi ise 21’inci gününe girdi.

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in, tecridin kaldırılması talebiyle Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde başlattığı ve tahliyesinin ardından evinde sürdürdüğü açlık grevi eylemi 194’üncü gününde.

    TUTUKLULAR: AÇLIK GREVİNE DEVAM EDECEĞİZ

    Avukatların 2 Mayıs günü İmralı’da PKK Lideri Öcalan’la gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin 6 Mayıs’ta yapılan basın toplantısının ardından tutuklular adına açıklama yapıldı. Gelinen aşamada AKP ve MHP ittifakının Öcalan’a uygulanan tecridi sürdürmek ve içinde bulunan direnişi kırmak için özel savaş politikalarının uygulandığı ifade edilen açıklamada, talepler kabul edilene kadar direnişten asla vazgeçilmeyeceği mesajı verildi.

    CEZAEVLERİNDE EYLEM SÜRÜYOR

    Aynı taleple Federe Kürdistan Bölgesi’nin Hewlêr kentinde açlık grevine başlayan HDP üyesi Nasır Yağız 181, Strasburg’da 14 kişi ve Galler’de İmam Şiş’in 155, cezaevlerinde 16 Aralık’ta başlayan tutuklular 156 gündür eylemde. Açlık grevleri 1 Mart itibariyle tüm cezaevlerine yayıldı.

    Federe Kürdistan Bölgesi’nin Mahmur kampında Fadile Tok 121 gündür, Germiyan’a bağlı Kelar ilçesinde ise Herêm Mahmud 86 gündür açlık grevinde.

    30 TUTUKLU ÖLÜM ORUCUNDA 

    Cezaevlerinde binlerce tutuklunun başlattığı eyleme katılan Aslı Doğan ve Ardıl Çeşme Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nde; Zozan Çiçek, Şükran Aydın ve Nesrin Akgül Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde; Ahmet Topkaya, Ferhat Turgay, Abdulhalik Kaplan, Enver Dönmez ve Ergin Akhan Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde; İhsan Bulut, Özhan Ceyhan, Vedat Özağar, Erol Cengiz ve Ahmet Anığı ise Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde 30 Nisan tarihi itibariyle eylemlerini ölüm orucuna çevirdi. Birinci ölüm orucu grubunun eylemi bugün 21’inci gününe girdi.

    Yine 10 Mayıs’tan itibaren ölüm orucu eylemine ikinci bir 15 kişilik grup katıldı. Kandıra Cezaevi’nde Yaşar Cinbaş, Muhammed İnal, Diyadin Akdemir ve Engin Kahraman; Bolu F Tipi Cezaevi’nde İbrahim Doğan, Ahmet Emin Eren ve Mustafa Taştan; Patnos Cezaevi’nde Senar Efe, Burhan Şık, Faysal Atak ve Şafii Kayhan; Tekirdağ 1 No’lu Cezaevi’nde Reşat Özdil; Tekirdağ 2 No’lu Cezaevi’nde Zeki Bayhan ve Yılmaz Yıldız; Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde Sait Öztürk ise 10 Mayıs’ta başlattıkları ölüm orucu eylemini 11’inci gününde sürdürüyor.

    ÜÇ VEKİL HDP BİNASINDA GREVDE

    Yine HDP milletvekilleri Dersim Dağ, Tayip Temel ve Murat Sarısaç’ın partilerinin Diyarbakır İl Örgütü binasında başlattığı eylem de, 3 Mart’tan bu yana devam ediyor.

    Erzincan T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 7 Ocak’ta açlık grevine başlayan Sedat Akın, tahliye edilmesi ardından eylemini Batman’daki evinde; Gurbet Ektiren, Bakırköy Cezaevi’nde 15 Ocak’ta başladığı açlık grevi eylemini tahliye olduğu 8 Mart’tan bu yana Mardin’in Derik ilçesindeki evinde; İhsan Sinmiş (56), 1 Mart’ta Silivri Cezaevi’nde başladığı açlık grevini 11 Mart’ta tahliye olduktan sonra İstanbul Küçükçekmece’deki evinde; Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki Murat Aksin, 15 Mart’ta başladığı eyleme, 25 Mart’ta tahliye edildikten sonra Derik’teki evinde; Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 5 Ocak’ta açlık grevine başlayan Mahsun Şen, eylemini tahliye olduğu 17 Nisan’dan sonra Derik’teki evinde; HDP Ceylanpınar ilçe eski Eşbaşkanı Hızni Kılınç, 1 Mart’ta başladığı açlık grevini, 13 Mayıs’ta tahliye edildikten sonra Ceylanpınar’daki evinde; Diyarbakır’daki HDP binasında açlık grevine başlaması üzerine gözaltına alınıp tutuklanan İsmet Yıldız 29 Mart’ta, Sevican Yaşar 2 Nisan’da, Salih Tekin ve Bilal Özgezer ise 5 Nisan’da tahliye edildikten sonra eylemi evinde sürdürüyor.

    TECRİDİ KARŞI YAŞAMLARINA SON VERDİLER

    Almanya’nın Krefeld kentinde de 20 Şubat tarihinde mahkeme önünde bedenini ateşe veren Uğur Şakar, tedavi gördüğü hastanede 22 Mart’ta yaşamını yitirmişti. Tecridi protesto etmek amacıyla Zülküf Gezen (33) 17 Mart’ta Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde, Ayten Beçet (24) 23 Mart’ta Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nde, Zehra Sağlam (23) 24 Mart’ta Oltu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde, Medya Çınar (24) 25 Mart’ta Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde, Yonca Akici 9 Mart’ta Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde, Siraç Yüksek 2 Nisan’da Osmaniye 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde, Mahsum Pamay ise 5 Nisan’da Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde yaşamına son verdi. (HABER MERKEZİ)
  • PSAKD Diyarbakır Şubesi, Dersim Katliamı paneli düzenledi – VİDEO

    PSAKD Diyarbakır Şubesi, Dersim Katliamı paneli düzenledi – VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi, Dersim Tertelesi’nin yıl dönümünde panel gerçekleştirdi.

    PSAKD Diyarbakır Şubesi öncülüğünde Halkların Demokratik Partisi (HDP) Halklar ve İnançlar Komisyonu, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Halklar ve İnançlar Komisyonu ile Demokratik İslam Kongresi ortak olarak panel düzenledi.

    Çok sayıda yurttaşın katıldığı ve moderatörlüğünü PSAKD Diyarbakır Şube Başkanı Cafer Koluman’ın yaptığı panele HDP Urfa Milletvekili Nimetullah Erdoğmuş, HDP PM üyesi Nesimi Aday panelist olarak katıldı. Katliamda hakka yürüyenler ve demokrasi şehitleri için bir bir dakikalık saygı duruşundan sonra Axuçan Piri Hidayet Uluerçek gülbeng verdi.

    “ALEVİ KURUMLARI OLARAK KAMUOYU OLUŞTURAMADIK”

    Açılış konuşmasını yapan PSAKD Diyarbakır Cemevi Başkanı Cafer Koluman, Dersim için halen yeterli bir kamuoyunun oluşturulmadığına dikkat çekerek, “Ulus devlet politikaları sonucu tek tipleştirme adına ne varsa farklı etnik kimlikler ve inançlar tasfiye edildi. Nerede farklı bir unsur varsa tek tipleştirme adına Dersim’e sefer düzenlendi. Altı kez yoğun bombardıman yapıldı, Munzur kan aktı. Bu soykırım politikası sonucu Dersim bir çıban başı görülüyordu. Dersim dönemin koşullarında kendi kimliğiyle, kendi özgünlüğü ile özgür ve özerk olarak yaşamıştır. Bu soykırım sık yönetim şeklinde 1947’ye kadar devam ediyor. Başta Alevi kurumları olmak üzere Dersim için yeterli bir kamuoyu oluşturulmamıştır. Acılarımız diri duruyor, bu yarayı taşıyoruz. Demokratik İslam Kongresi’nin, HDK Halklar ve İnançlar Komisyonu’nun ve biz Alevi kurumlarının burada olması çok anlamlı” diye konuştu.

    “ŞARK ISLAHAT PLANI İLE DERSİM VURULACAKTI”

    “Tarihi iyi bir bilince çıkaramazsak doğru sonuç alamayız” diyen HDP PM Üyesi Nesimi Aday ise, katliam tarihinin hala açığa çıkarılamadığı ve bu yüzden iktidarların hep katliam tarihlerini farklı anlattığının altını çizdi. Koçgiri ve Dersim Katliamı’nın tarihsel süreçlerine dair aktarımda bulunan Aday, şunları vurguladı:

    “Dersim anmasının Amed’de yapılması çok kıymetli. 4 Mayıs Roca Şaye’dir bizim için. Dersimle hala yüzleşilmedi. Tarihi iyi bir bilince çıkaramazsak doğru sonuç alamayız. Bizim tarihimizi hep bizden çaldılar ve farklı anlattılar. Şark Islahat Planı’nda der ki Fırat’ın batısında oturan Kızılbaş Kürtleri asimile edip 500.000 nüfusu Anadolu içlerine sürelim. İsmet İnönü’nün 1930 tarihli raporunda ise Erzincan’ın hızla Kürtleştiği ve oradaki ağaların Kürt maraba bile çalıştırmasını tembihliyor. Şimdi ise Erzincan’da bir avuç Kürt-Alevisi kalmış ve oraya da Ahıska Türklerini yerleştirerek onları göçertmek istiyorlar. Şark Islahat Planı halen devam ediyor. 1935 yılında Tunceli Kanunu çıkarılarak Dersim’i yakmayı kafaya koyuyor ve uygulamasına geçiyor. Soykırımın asıl Dersim anmasının Amed’de yapılması çok kıymetli.”

    Dersim’de yaşananların soykırım olduğunu belirten Aday, Şark Islahat Planı politikaları sonucu Dersim’in hedef olduğunu hatırlattı. Bu planın hala devam ettiğine dikkat çeken Aday, “Dersim’de toplu katliam var, çocuklar ve kadınların öldürülmesi var, ekonomik kaynakların bitirilmesi var, insanların götürülmesi var. 15 Kasım 1937’de idam edilen Seyit Rıza’nın idamında Kemal Atatürk’ün de bulunduğuna dair belgelerin ortaya çıktığını ifade eden Aday, babanın gözünün önünde oğlunu asıyorlar. Yitirdiklerimizi saygıyla anıyorum” diye konuştu.

    “DERSİM’DE İSYAN DEĞİL SOYKIRIM VAR”

    Panelistlerden bir diğeri HDP Milletvekili Nimetullah Erdoğmuş ise, tertele yani soykırımın başlangıcının Ermeni Katliamı ile başlayıp Şeyh Sait ve Dersim Katliamı ile devam ettiğinin altını çizdi. Şark Islahat Planı ve gizli devlet raporlarının buna delil olduğuna dikkat çeken Erdoğmuş, arşivlerin açılarak katliamla yüzleşilmesi çağrısında bulundu. Erdoğmuş “Birinci tertele Ermeni Soykırımı ile ilgili ifadedir. İkinci tertele Şeyh Said dönemindeki terteledir. Son tertele ise Dersim Soykırımı ile ilgilidir. Dersim’de yaşanan bir isyan değil. Çünkü felaket ben geliyorum zaten diyordu. O kara günlerin sorumluları kim, bunu hazırlayan olaylar sebepler nedir bunlar birbirine bağlıdır. İsmet İnönü’nün, Fevzi Çakmak’ın, bakanların raporları var. Bütün bu raporları bir araya getiren devlet refleksi var. Bu bir devlet projesidir. Devlet genelkurmay arşivlerini açmalıdır. Her şeyin ortaya konulması lazım” diye belirtti.

    Panel Dersimli sanatçı Doğan Çelik’in Kırmancki (Zazaca) müzik dinletisi ile devam etti.

    PİRHA / DİYARBAKIR

     

  • Plaza de Mayo Annesi Cortinas Leyla Güven’i ziyaret etti

    Plaza de Mayo Annesi Cortinas Leyla Güven’i ziyaret etti

    DTK Eş Başkanı Leyla Güven’in İmralı’daki tecridin kaldırılması talebiyle başlattığı açlık grevi 115’inci gününe girdi. Plaza de Mayo Anneleri’nden Nora Morales Cortinas, 115’nci gününde açlık grevi eylemini sürdüren DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’i ziyaret etti. 

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in İmralı üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemi 115’inci gününde. Güven, tutuklu bulunduğu Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde başlattığı eylemi, 25 Ocak’ta tahliye edilmesinin ardından evinde sürdürüyor.

    Diyarbakır merkez Bağlar ilçesine bulunan evinde açlık grevini sürdüren Güven’e ulusal ve uluslararası dayanışma ziyaretleri sürüyor.

    Arjantin’de kaybedilen çocukları için adalet arayışında dünyaya simge olan Plaza de Mayo Anneleri’nden Nora Morales Cortinas ve beraberindeki 3 gazeteci, Leyla Güven’i ziyaret etti.

    Cortinas, ziyaret esnasında Güven’e atfedilen bir şiir okudu. Güven ile Cortinas’in sımsıkı ele ele tutuşması duygusal bir atmosfer yaşattı.

    Ziyaret esnasında Güven’e duygularını dile getiren anne Cortinas, dayanışma amacıyla geldiğini vurguladı. Cortinas, bundan sonra da başta Güven olmak üzere açlık grevindeki tüm tutuklularla dayanışma içinde olacaklarını ifade etti. Leyla Güven’in eyleminin önemi ve anlamını Plaza de Mayo anneleriyle paylaşacağını ve bunun için çalışmalar yürüteceğini belirten Cortinas, “Ülkemizdeki savaştan ben de kendi oğlumu kaybettim ve hala cenazesi kayıptır. Sizin buradaki eylemleriniz gibi halen adalet ve arayış mücadelemiz sürüyor. Hiçbir zaman oğlumun fotoğrafını boynumdan çıkartmadım. O benim için semboldür. Bu nedenle sizin eyleminin önemi ve anlamı çok iyi anlıyorum” diye konuştu.

    GÜVEN: ACINI PAYLAŞIYORUM 

    Güven ise, Plaza de Mayo Anneleri’nin acılarını paylaştığını dile getirerek, savaşın olduğu coğrafyalarda acıların ortak olduğunu ve savaşa karşı barışı savunan anneler olarak her zaman dayanışma ve birlik içinde olacaklarını söyledi.

    Cortinas, kapağında gazeteci-ressam Zehra Doğan’ın çizimi olan “Gulê Gulîstan” adlı Kürtçe kitabı Güven’e hediye etti. (HABER MERKEZİ)

  • Kakailer Demokratik Toplum Kongresi ve Demokratik İslam Kongresi’ni ziyaret etti-VİDEO

    Kakailer Demokratik Toplum Kongresi ve Demokratik İslam Kongresi’ni ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA – Kakai Alevi İnanç Heyeti, Demokratik Toplum Kongresi, Demokratik İslam Kongresi ve açlık grevinde olan HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’i ziyaret etti. Ziyaretlerde Ortadoğu’da yaşayan halkların egemenler tarafından inkar edildikleri ve katliamlara uğratıldıkları vurgulandı. 

    Kakai Alevi İnanç Heyeti Türkiye’deki ziyaretlerine devam ediyor. Heyet İstanbul’un ardından Hacı Bektaş, Maraş ve Dersim’e gittikten sonra şimdi de Diyarbakır’da. Heyet Diyarbakır’da Demokratik Toplum Kongresi ve Demokratik İslam Kongresi’ne ziyaret gerçekleştirdi.

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ziyaretinde DTK adına söz alan divan üyesi Selim Sadak, Ortadoğu’da yaşayan halklar ve inançların egemenler tarafından inkar ve katliama uğradığını vurguladı. Sadak, buna karşı birlikte mücadele etme çağrısında bulundu.

    DTK ziyaretinin ardından Demokratik İslam Kongresi’ne ziyaret gerçekleştirildi. Demokratik İslam Kongresi temsilcisi halkların ve inançların birbirlerinden üstün olmadığının altını çizerek iktidarların inançlar üzerindeki politikalarına karşı çıkma çağrısından bulundu.

    Heyet, ardından açlık grevinde olan HDP Hakkari Milletvekili ve DTK Eş Başkanı Leyla Güven’i ziyaret etti.

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • Leyla Güven annesinin taziyesine katılamayacak

    Leyla Güven annesinin taziyesine katılamayacak

    DTK’dan yapılan açıklamada Leyla Güven’in annesinin taziyesine katılamayacağı belirtildi.

    Cevriye Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde tutulan ve PKK lideri Abdullah Öcalan’a tecridin kaldırılması için 59 gündür açlık grevi yapan HDP Milletvekili Leyla Güven’in vefat eden annesinin taziyesine katılamayacağı açıklandı. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) tarafından yapılan açıklamada Güven’in sağlık durumunun taziyeye katılmasına izin vermediği ifade edildi.

    KATILAMAYACAĞINI İLETTİ

    Açıklamada, “Eşbaşkanımız Leyla Güven, annesinin taziyesine katılması için yapılan başvurunun ardından açlık grevi eyleminin 59. gününde olması sebebiyle halsizlik, tansiyonun düşük olması, mide bulantıları ve baş dönmesi nedeniyle yolculuk yapamayacağını ve taziyeye katılamayacağını avukatlarına ve cezaevi yönetimine iletti.” denildi. Güven’in taziyeye katılması için Adalet Bakanlığı tarafından izin verilmişti. Güven’in önceki gün yaşamını yitiren annesi Cevriye Güven dün toprağa verilmişti. (HABER MERKEZİ)

  • DTK: Seyid Rıza ve arkadaşlarının mezar yeri açıklansın

    DTK: Seyid Rıza ve arkadaşlarının mezar yeri açıklansın

    Seyid Rıza ve arkadaşlarını, idam edilişlerinin yıldönümünde anan DTK, mezar yerlerinin açıklanmasını istedi.

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Seyid Rıza ve arkadaşlarının idam edilişlerinin yıldönümüne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bugünün, insanlığın ve Kürt halkının hafızasından asla silinmeyecek olan Dersim soykırımı ve Dersim direnişinin önderlerinden Pir Seyid Rıza ve arkadaşlarının idam edilişlerinin 80’inci yılı olduğu belirtilen açıklamada, soykırımda binlerce Kürt kadını, genci ve yaşlısının katledildiği, on binlerce Alevi Kürdün sürgünlere gönderilerek anayurtlarından zorla kopartıldığı hatırlatıldı.

    “DEVLET ALEVİLERLE YÜZLEŞMELİ”

    Katliamın lanetlendiği açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti asla kendi tarihi ve işlediği insanlık suçlarıyla yüzleşmemiştir. Alevi toplumu başta olmak üzere, tüm halkımızın ve insanlığın beklentisi Türkiye Cumhuriyeti’nin, halkımıza, Alevi ve diğer toplumlara karşı işlediği suçlarla gerçek manada yüzleşilmesi, özür dilenmesi, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin bildirilmesi, tüm halkların ve inanç topluluklarının özgür, eşit ve adil bir biçimde yaşayacaklarını garanti ve güvence altına alacak yeni bir sayfanın açılmasıdır” denildi.

    “ASİMİLASYON POLİTİKALARININ BİR PARÇASI”

    Alevi toplumu şahsında gerçekleştirilen bu uygulamaların, topyekun Kürt halkına karşı geliştirilen inkar, imha ve asimilasyon politikalarının bir parçası ve derinleştirilmiş hali olduğu vurgulanan açıklamada,  Şeyh Sait, Ağrı, Zilan, Koçgiri, Maraş, Sivas ve bugünkü Sur, Cizre, Nusaybin, Silopi gibi bir çok katliam uygulamalarının tamamının aynı politikanın hayata geçirilmesi gerçeği olduğu kaydedildi.

    “SEYİD RIZA’YI ANIYORUZ”

    Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Pir Seyid Rıza’nın torunları, ona ve dava arkadaşlarına bağlılığı, onların izinden yürümeyi bu büyük insani değerlerle anlamlandırmışlardır. Bir kez daha, Pir Seyid Rıza ve onun idam edilen dava arkadaşlarının şahsında, katledilen bütün şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.” (HABER MERKEZİ)