Etiket: depremzede çocuklar

  • Adıyaman’da depremzede çocukların yaptığı resimler sergilendi-VİDEO

    Adıyaman’da depremzede çocukların yaptığı resimler sergilendi-VİDEO

    PİRHA- Çocukça Derneği Adıyaman’da depremzede çocuklar için resim sergisi düzenledi. Çocukça Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Beritan Tanışma, depremin ilk günlerinden beri psikososyal destek ve insani yardım çalışmaları yürüttük diyerek, iki yıl boyunca çaba harcayan bütün sivil toplum kuruluşlarına teşekkür etti. 

    6 Şubat depreminden bu yana Adıyaman’da çocuklarla ilgili çalışma yürüten, Diyarbakır merkezli Çocuk Çalışmaları Derneği (Çocukça), çocuklar için resim sergisi düzenledi. Konteyner alanında yapılan sergide çocuklar keyifli anlar yaşadı. Çocuklar oyun oynayıp, halay çekti.

    Konteyner alanında yapılan sergide birçok çocuğun yaptığı resimler sergilendi. İki yıldır depremzede çocuklar adına çalışmalar yapan Çocukça Derneği, kentte çocukların sosyal, psikolojik sorunları ve kişisel becerileri için emek verdiklerini söyledi.

    “PROJE SÜRESİ BİTTİKTEN SONRA BİREYSEL OLARAK ÇALIŞMAYA DEVAM ETTİK”

    Çocukça Derneği Yürütme Üyesi ve Sanat Öğretmeni Beritan Tanışma, yaptıkları projenin detayları hakkında bilgi verdi. Depremden bu yana sahada olduklarını söyleyen Tanışma, “İki yıldır deprem kenti Adıyaman’da çalışmalar yürütüyoruz. Bunu sivil toplum kuruluşları ve Rengarenk Umutlar Derneği ile birlikte yürüttük. Depremin ilk anında kurulan Diyarbakır Kriz ağıyla beraber burada bulundular. Bir süre gönüllü olarak çocuklarla beraber çalışma yürüttükten kısa bir süre sonra proje kapsamında çalışmalara başladık. Nisan ayında projemiz bitmesine rağmen biz Çocukça Derneği olarak bireysel inisiyatif alıp kalmaya devam ettik. Ben de sanat öğretmeni olarak aynı zamanda da Çocukça Derneği’nin saha çalışanı olarak gönüllü kalmaya devam ettim” şeklinde konuştu.

    “AMACIMIZ ÇOCUKLARA EKOLOJİK BİLİNCİ GELİŞTİRMEKTİ”

    Yaptıkları çalışmalarla çocuklara el beceresi kazandırmanın dışında atık malzemeleri geri dönüştürüp çevre bilincini geliştirmek olduğunu söyleyen Tanışma, “Öncelliğimiz deprem sahası olmasından dolayı çocuklara ekolojik bilinci geliştirmek ve aynı zamanda mutlu olmalarını sağlamak hem de eğitimdeki gelişmelerine destek vermek. Bunu yaparken de özellikle atık malzemeleri toplayarak çocukların el becerisini hem de çevre duyarlılığını kazandırmaya çalıştık. Çocuklar bunu yaptığı zaman bir süre sonra elindeki malzemelerin ne kadar kıymetli olduğunu ve aynı zamanda hayatlarının içerisinde bunlarla bir etkinlik yapılabileceğini, obje yapılabileceğini ve hayatlarına dahil edebilecekleri, başka bir alanda olabileceklerini anlamaya başladılar. Bir senenin sonunda yaptığımız bütün çalışmaları bir araya getirerek çocukların yapmış oldukları çalışmaları sergilemeye karar verdik” dedi.

    Beritan Tanışma, deprem süresince yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi vererek, katkı sunan sivil toplum kuruşlarına teşekkür etti. Tanışma, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Diyarbakır Çocuk Hakları Merkezi Ağı olarak depremin ilk günlerinden beri çocuk haklarını ve üstün yararını alan bir psikososyal destek ve insani yardım çalışmaları yürüttük. Çalıştığımız çocukları ve aileleri için depremin travmatik etkilerini gidermeye çalıştık. Zorlu şartlar ve sahalarda emeklerin her bir biçiminin çok anlamlı olduğunu gözlemleme şansı elde ettik. Deprem bölgeleriyle dayanışma içerisinde olan tüm kişi ve kurumlara bir kez daha teşekkür ediyoruz. Çalışma sahamızın final sergisinde birkaç özel teşekkürü borç biliyoruz; ilk günden itibaren sahada olan, deprem merkezli kurulan Çocuk Hakları Odaklı Kriz Yönetim Ağı ve gönüllülerine, hem insani yardım hem de psikososyal çalışmalarımızı büyük bir sabırla destek veren Sivil Toplum İçin Dayanışma Vakfı (STDV), proje süresince sahada ortak çalıştığımız Rengarenk Umutlar Derneği (Rumud), proje bitiminde saha ihtiyaçlarına ve uzmanlıkları için paydaşımız Kinderhilfe Mesopotamien ekibine teşekkür ediyoruz.”

    PİRHA/ADIYAMAN

     

  • Amerika’dan Adıyaman’a dayanışmaya geldi: Kötülüğe karşı iyilik için buradayım-VİDEO

    Amerika’dan Adıyaman’a dayanışmaya geldi: Kötülüğe karşı iyilik için buradayım-VİDEO

    PİRHA- Amerika’dan Adıyaman’a gelerek depremzede çocuklara gönüllü olarak müzik eğitimi veren Sam Leaemmle , “Dünyada kötülüğü destekleyen o kadar çok şey var ki ben de iyiliği desteklemek için buradayım dedi. Sam müzikle uğraştığım için çocuklara müzikle dokunmak istedim” dedi.

    Adıyaman’da yaşanan depremden etkilenerek Türkiye’ye gelme kararı alan Laemmle , depremde yaşanan olayları televizyondan takip ettiğini belirterek, tanıdığı Kürt arkadaşlar aracılığıyla Amerika’dan Türkiye’ye gelme kararı alan Laemmle Adıyaman’a geldiğini ifade etti. Himayalarda aldığı meditasyon eğitimiyle de ilgilenen Laemmle, dünyada yeteri kadar kötülüğün olduğunu buna karşılık iyiliği, barışı, sevgiyi destekleyen şeylerin de olmasını gerektiğini ifade etti.

    Amerika’da müzik ilgilenen Laemmle, çocuklara müziği sevdirmek için burada olduğunu söyledi.

    “KÖTÜLÜĞE KARŞI İYİLİĞİ SEÇTİM”

    Dünyayı gezdiği esnada Himalaya’lardaki Budist keşişlerden aldığı eğitimle meditasyon yaptığını ve kendini bu şekilde örgütlediğini söyleyen Laemmle , “Dünyada yeteri kadar kötülük var ve kötülüğü destekleyen çok şey var. Burada olmamın sebebi iyiliği desteklemek. Sevgi için, aşk için, barış, huzur için buradayım. Deprem olduğu zamanlarda buralarla ilgili bilgi alıp Adıyaman’a gelmeye karar verdim” diye konuştu.

    “DEPREMİN ACISIN ORADA HİSSETTİM”

    Adıyaman’da olma sebebinin insana dokunmak olduğunu ifade eden Laemmle, “Dünyadaki, faşizmi, ırkçılığı, farklı etnik milletlere yaklaşımı ve bütün kötülükleri yok edeceğime inanıyorum. İnsani olarak hissettiğim ilk şey acı oldu. Ben buradaki insanların acısını orada hissetim. Depremde insanlara yardım eden gönüllü insanlara destek olmak için tercih ettim burayı. Amerika’da çalıştığım esnada Kürt arkadaşlarımdan bilgiler alarak buraya gelme kararı verdim. Sonrasında yine onların yönlendirmesi ile konteynerlerde çalışan gönüllü kişilere ulaştım. Buraya geldiğimde insanların acılarını, geçmişte yaşadıkları travmaları dinledim. Onların hikayelerini dinlediğim zaman kendimi buraya, bu ailenin içinden birisi olarak hissettim” şeklinde konuştu.

    “ÇOCUKLARA EĞİTİMDEN DAHA ÇOK MÜZİĞİ SEVMEYİ ÖĞRETMEK İSTEDİM”

    Amacının çocuklara müzik eğitimi vermekten daha çok sevdirmek istediğini dile getiren Leaemmle , devamında şunları söyledi: “Çocuklarla müzikten nasıl zevk alındığını göstermeye çalışıyorum. Çocuklar beni kendi dünyalarına aldı ve yüreklerini bana açtılar. Bu acı coğrafyada, depremin insanlarda bıraktığı sorunların içinde kendilerini bırakıp benimle eğlenebiliyorlar. Bu yaşadığım olay benim için büyük bir deneyim. Burayı terk etmek istemiyorum, umduğum şey onlara daha fazla zaman ayırabilmek.”

    “YAPMAK İSTEDİĞİM EN ÖNEMLİ ŞEY DİNLEMEK”

    Kürt coğrafyasından birçok tecrübe edindiğini ifade eden Laemmle, “Kürtlerin ve Türklerin hikayesini, Kürtlerin yaşadığı acıların hikayesini, çocuklarla yaşadığım hikayesini dinledim. Burada yapmak istediğim en önemli şey insanları dinleyebilmek. Onları anlamak, onları hissetmek. Yaşadığım bu onur ve mutlulukla Amerika’ya gideceğim” dedi.

    Kürtler ilgili açıklamada bulunan Laemmle , “Sahip olduğu köken kültür sanat ve güçlü insanları sayesinde Kürt kültürünün devam edeceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    Kamber YILDIZ/ ADIYAMAN

  • Veli-Der: Depremde kaç öğrencinin ve öğretmenin hayatını kaybettiğini hala bilmiyoruz-VİDEO

    Veli-Der: Depremde kaç öğrencinin ve öğretmenin hayatını kaybettiğini hala bilmiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Öğrenci Veli Derneği (Veli Der), 6 şubat depremlerine ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Depremden bugüne geçen yaklaşık 1 yıl süresince yapılması gerekenler açıktı. Siyasi iktidarı ve tüm kamu görevlilerini sorumluluklarının gereğini yerine getirmeye çağırıyoruz” denildi. Veli-Der ayrıca “Deprem bölgesinde ihtiyacı olduğunu belirten tüm öğrencilere karşılıksız, geri ödemesiz burs desteği verilmelidir. Okullara ulaşım için tüm öğrencilere ücretsiz servis sağlanmalıdır” dedi. 

    6 Şubat 20223’te Maraş merkezli 11 ilde meydana gelen depremin yıkımı, hala deprem bölgesinde etkisini gösterirken, eğitim alanında yaşan sorunlar da üzerinden 1 yıl geçmesine karşın çözülebilmiş değil. Öğrenci Veli Derneği (Veli Der), 6 şubat depremlerinin birinci yılı sebebiyle konuya ilişkin açıklama yaptı.

    DEPREM BÖLGESİNDEKİ VELİLERİMİZ VE ÇOCUKLARIMIZ BİRGÜN DEĞİL HERGÜN DEPREMİ YAŞIYOR

    Depremin eğitim alanındaki yıkımlarına dikkat çeken Veli Der, eğitimde eşitsizliğin ve eğitime erişim sorununun devasa olduğunu belirterek, “Hatay’da neredeyse iki derslikten biri, dersliklerin yüzde 45,4’ü kullanılamaz hâle geldi” dedi.

    Öğrenci Veli Derneği (Veli Der), açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Depremin yaşandığı günden bugüne yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen söz verilen kalıcı konutlar sözde kaldı. Çadırlarda, konteynerlerde yaşayan çocuklarımızın yanarak yaşamını kaybettiği acı gerçeği yaşıyoruz. Şehirler konteyner kente dönüşmüş durumda. Depremde kaç öğrencinin, kaç öğretmenin hayatını kaybettiğini hala bilmiyoruz. Öylesine önemsiz ki hayatlarımız, verilerde yaklaşık sayılar kullanılıyor veya hiçbir açıklama yapılmıyor. Salgında yaşadığımızı deprem sonrasında çok daha ağır ve acı bir şekilde yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz.

    “EĞİTİMDE EŞİTSİZLİK EĞİTİME ERİŞİM SORUNU DEVASA BOYUTA ULAŞTI”

    Başta psikolojik desteğe erişim olmak üzere eğitim ortamlarını öğrencilere ulaştırma sorumluluğu olan MEB devam zorunluluğunu kaldırarak sınıf tekrarı olmayacağını açıkladı. Yalnızca bu adım bile 6 Şubat sonrası çocukların eğitime devam etmemesinin temel nedenlerinden oldu. Okul yok, öğretmen yok, çadırdan/prefabrikten derslikler yok, devam zorunluluğu yok sonuç olarak 6 Şubat sonrası eğitim yok.
    Haziran 2023’te Hatay’da (ve Pazarcık’ta) yapılan bir ankete göre (Suna’nın Kızları) deprem öncesinde çocukların yüzde 93’ü deprem öncesinde okula devam ettiğini belirtirken deprem sonrasında okula devam edenlerin oranı yüzde 10’a gerilemişti. Yalnızca bu anket verileri, deprem bölgesinde eğitim başladı açıklamalarının gerçeğin üzerinin nasıl örtüldüğünün açık kanıtıdır. Yapılan son anketlerden Türkiye Koruma Sektörü İhtiyaç Analizi anketini cevaplayan ailelerden yüzde 21,8’i çocuklarından hiçbirinin deprem sonrasında okula gitmediğini söylüyor. Tüm çocuklarının okula gittiğini söyleyen ailelerin oranı ise yaklaşık yüzde 62 olmuştur.

    “ÇOCUKLARIMIZIN ÖRGÜN EĞİTİM DIŞINA ÇIKMASINA NEDEN OLACAK YÖNETMELİKLER HAYATA GEÇİRİLDİ”

    2023-2024 eğitim öğretim yılı başında yayınlanan yönetmelikle çocuklarımızın kamusal eğitim hakkından sorumlu olan MEB bu sorumluluğunu yerine getirmek yerine örgün eğitim dışına çıkma riski olan öğrencilerin MESEM’ lere geçebileceğini belirterek, düzenlendiği yönetmelikle de deprem bölgesindeki çocuklarımıza vaat edilen okullarını terk etmeleri ve çocuk işçiliği oldu.

    “HATAY’DA 2 DERSLİKTEN BİRİ KULLANILAMAZ DURUMDA”

    Depremler nedeniyle birçok okul yıkıldı veya hasar aldı. MEB’in yaptığı son açıklamalara göre, deprem bölgesinde 936 okul kullanılamaz hâle gelirken bu sayı derslikler için 11 bin 738’di. Depremin eğitim ortamlarına etkisinin en güçlü olduğu il gerek oransal gerekse sayısal olarak ilimiz Hatay oldu. Hatay’da neredeyse iki derslikten biri, dersliklerin yüzde 45,4’ü kullanılamaz hâle geldi.

    “ÇOCUKLARIMIZA ÜCRETSİZ ULAŞIM HAKKI SAĞLANMADI”

    Deprem bölgesindeki nüfusun büyük çoğunluğu deprem sonrası kırsal kesimlerde, şehir dışındaki konteyner kentlerde yaşıyorken ve okullara erişim en büyük sorun haline gelmişken temel çözümlerden biri tüm öğrenciler için ücretsiz ulaşımın sağlanmasıydı ancak bu konuda da adım atılmadı.
    Eğitime erişimdeki sorunlar, okullarda kaynak, internet ve elektrik altyapılarında ciddi sorunların bulunması eşitsizliği her geçen gün artırıyor.

    “SINAVLAR ÇOCUKLARIMIZIN YAŞADIĞI EŞİTSİZLİĞİ DAHA DA ARTIRIYOR”

    Deprem sonrası çocuklarımız okula, kitaba, öğretmene hiçbir şekilde erişemezken, sevdiklerini, evlerini kaybetmişken, yaralı, engelli olarak yaşamına devam etmeye çalışan çok sayıda çocuğumuz varken ülkenin her yerindeki çocuklarla eşit koşullara sahipmiş gibi merkezi sınav dayatmasıyla karşı karşıya bırakıldılar.
    Çocuklarımızın yaşadığı bu eşitsizliği görünmez kılan uygulamalar ülke genelinde 6. ve 9. sınıf öğrencileri için Türkçe ve Matematik derslerinden yapılan sınavlarla da devam ettirildi.
    Çocuklarımızın eğitime erişim ve eşitsizlik sorunu devam etmekte, ilimizde ikili eğitimin genel bir uygulama haline gelmesi ve ders saatlerinin 30 dakikaya düşürülmesinden kaynaklı çok sayıda sorun başlığı nedeniyle eşitsizlik her geçen gün daha da artmaktadır.

    “DEPREMLE UZUV KAYBI YAŞAYAN ÇOCUKLARIN İHTİYAÇLARININ KARŞILANMASI, KAMU İRADESİNİN SORUMLULUĞUDUR”

    Deprem öncesinde engeli bulunan çocukların yanı sıra depremler nedeniyle uzuv ve yeti kaybı oluşan çocuklara yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Kaybedilen uzvun fonksiyonlarını protez ve ortezler yerine getirir ve bu uygulamalar oldukça masraflıdır. 2 Mayıs 2023’te yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı’nda ilk kez kullanılacak protez ve ortezler ve ilgili tedavi giderlerinin kamu idaresince karşılanacağı açıklandı. Ancak kararın uygulamada hayata geçmediği durumlar yaşanmaktadır. Bu ihtiyaçların karşılanması kamu idaresinin sorumluluğudur.

    “ÖZEL EĞİTİM GEREKSİNİMİ DUYAN ÇOCUKLAR DEPREMDEN EN ÇOK ETKİLENLERİN BAŞINDA GELMEKTE”

    Özel eğitim desteğine ihtiyacı olan çocuklarımızın depremden ve deprem sonrası süreçten ne ölçüde etkilendiği ve eğitime erişimleri üzerindeki etkisine ilişkin önemli bir veri ve bilgi eksikliği bulunmaktadır. Özel eğitime gereksinim duyan çocuklarımız depremin en çok etkilediği dezavantajlı çocuklarımızın başında gelmektedir.”

    VELİ-DER TALEPLERİ

    Siyasi iktidarı ve tüm kamu görevlilerini sorumluluklarının gereğini yerine getirmeye çağıran Veli Der, taleplerini sıraladı:

    *Deprem bölgesinde ihtiyacı olduğunu belirten tüm öğrencilere karşılıksız, geri ödemesiz burs desteği verilmelidir.
    *Okullara ulaşım için tüm öğrencilere ücretsiz servis sağlanmalıdır.
    *Başta nüfusun yoğunlaştığı yerleşim yerlerinde ve kırsal alanlarda tüm çocuklar için eğitim ortamları sağlanmalı, telafi programları düzenli bir takvimle hayata geçirilmelidir.
    *Her okula en az bir psikolojik danışman ve rehber öğretmen ataması yapılmalıdır.
    *Yıkılan, hasarlı okulların, dersliklerin inşasının tamamlanmalı ve yapılan hazırlıklar süreç şehrin halkı ile açık ve şeffaf bir şekilde paylaşılmalıdır.
    *Ders materyalleri, kaynak, internet, elektrik alt yapı sorunları bir an önce çözülmelidir.
    *Deprem bölgesindeki öğretmenlere, tüm eğitim emekçilerine düzenli olarak her ay ekonomik destek sağlanmalıdır.
    *Tüm öğrencilere, öğretmenlere, velilere düzenli psikolojik destek sağlanmalıdır.
    *Örgün eğitim, okul dışına çıkan çocuklarımızın okullara geri dönüşü sağlanmalıdır.
    *Tüm çocuklarımıza ve eğitim emekçilerine ücretsiz okul yemeği ve ücretsiz temiz su sağlanmalıdır.
    *Çocuklarımızın eğitimde yaşadıkları eşitsizliğin etkileri uzun yıllar sürecektir. Okul kayıtlarında adrese dayalı kayıt uygulamasına son verilmeli, çocuklarımıza liseye geçişlerinde merkezi sınavdan muaf hakkı verilmeli, istedikleri okul türünde eğitim görmeleri sağlanmalı, üniversiteye geçişte de en az 5 yıl ek kontenjan hakkı verilmelidir.
    *2022-23 eğitim-öğretim yılında devam zorunluluğunun olmaması, sınıf tekrarının zorlaştırılması ve bir sonraki sınıfa otomatik kayıt gibi nedenler deprem sonrasında eğitim dışına çıkan çocuk sayısı belirsizliğini korumaktadır. Bu nedenle, 2023-24 eğitim-öğretim yılında, özellikle deprem bölgesindeki ve deprem bölgesinden göç etmiş çocukların devamsızlık kayıtları yakından izlenmeli düzenli olarak her ay bu sayılar, veriler kamuoyu ile ilçe ilçe, okul-okul paylaşılmalıdır.
    *2 Mayıs 2023’te yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı uygulanmalı, ilk kez kullanılacak protez ve ortezler ve ilgili tedavi giderleri kamu idaresi tarafından karşılanmalıdır.
    * Hatay’da deprem bölgesindeki güncel özel eğitim ihtiyacı bulunan çocuk sayısı tespit edilmeli, kamuoyuna, Hatay halkına açıklanmalı, özel eğitim gereksinimi olan çocukların cihaz, eğitim materyali ihtiyaçları kamu idaresi tarafından karşılanmalı, eğitime, eğitim kurumlarına erişim olanakları sağlanmalıdır.
    * Kırsal kesimlerde, köylerde nüfus artışına yönelik araştırmalar yapılmalı, güncel nüfus verileri açıklanmalı, gerekli köy okullarına yeni öğretmen ataması yapılmalı, taşımalı eğitimle eğitimin sürdüğü köylere ücretsiz servis araçları sağlanmalı, düzenli gezici psikolojik danışman ve rehberler planlı ve sürdürülebilir bir şekilde görevlendirilmeli ve destek hizmetleri sunulmalıdır.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Eğitim Sen Antalya Şubesi’nden depremzede öğrencilerin eğitimi için sergi

    Eğitim Sen Antalya Şubesi’nden depremzede öğrencilerin eğitimi için sergi

    PİRHA-21. Plastik Sanatlar Karma Sergisi, Antalya’da bulunan Aydın Kanza Kültür Salonu’nda açıldı.

    Eğitim Sen Antalya Şubesi’nin bu yıl 21’incisini düzenlediği Plastik Sanatlar Karma Sergisi Aydın Kanza Kültür Salonu’nda açıldı. Açılışın sunuculuğunu yapan Ramazan Güler, “Bu yıl etkinliğimizi 6 Şubat’ta yaşadığımız, on binlerce yurttaşımızı kaybettiğimiz, geniş bir coğrafyayı etkileyen deprem felaketinin hep birlikte acısını paylaşmaya, yaralarını sarmaya çalıştığımız bir dönemde gerçekleştiriyoruz. Deprem bizlere nasıl bir ülkede yaşadığımızı ve asıl önemlisi nasıl bir ülkeyi kurmamız gerektiğini hatırlattı” dedi.

    Sergiye, Ayşe Topçu, Barbaros Aksu, Bülent Tüfekçi, Cem Özaydın, Derya Derya Yılmaz, Emel Balım, Fahrettin Kaya, Hekimhan Hekimoğlu, Macide Duran, Mina Golzar, Müjgan Ezer, Müşerref Gönül Açar, Nusret Nesim Ekmen, Serpil Orul, Sevda Kesim, Shabnam Majdabadı, Sinan Kubilay, Soner Kolbüken ve Tekin Fırat eserleriyle katılıyor.

    Eğitim Sen Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Sönmez de sanatın mücadele yöntemlerinden biri olduğuna değindi. Bu yıl sergiye eser veren sanatçıların eserlerini bağışladığını belirten Sönmez, bu eserlerden elde edilecek gelirin depremzede öğrencilerin eğitimi için kullanılacağını söyledi.

    Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal da sergiye katılırken, yaptığı konuşmada sendikanın sanatsal etkinliklerine katkı sunmasının önemini vurguladı. Uysal ayrıca depremzedelerle dayanışmanın devam etmesi gerektiğini kaydetti.

    Sanatçı Mehmet Latif Sağlam ise, “Bu tür etkinlikler birçok arkadaşımızı da üretmek konusunda yüreklendiriyor” dedi.

    Etkinlikte Eğitim Sen üyesi ve müzisyen Hekimhan Hekimoğlu da müzik dinletisi sundu. Sergi, 8 Nisan’a kadar Aydın Kanza Kültür Parkı’nda izleyicisini bekliyor olacak.

    PİRHA/ANTALYA

  • Artan: Çocuklarımızı cemaatlerin ve tarikatların elinden kurtarmamız gerekiyor-VİDEO

    Artan: Çocuklarımızı cemaatlerin ve tarikatların elinden kurtarmamız gerekiyor-VİDEO

    PİRHA-Depremden sonra çocukların tarikatlara verilmesine ilişkin tartışmalar sürüyor. Depremden sonra çocukların akıbetinin belli olmadığını belirten PSAKD Diyarbakır Şubesi Eşit Başkanı Ayfer Artan, “Biz deprem bölgelerini gezdik, bazı yerlerde insanlar çadırlarda geceleri nöbet tutuyorlar çocuklar kaçırılmasın veya kaybolmasın diye. Çocuklarımızı cemaatlerin ve tarikatların elinden kurtarmamız gerekiyor” dedi.

    Maraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremler sonrası enkazdan çıkarılan çocukların akıbetine dair tartışmalar sürüyor. Yüzlerce çocuğun tarikatlara verildiği ortaya çıkarken, halen kendilerinden haber alınamayan birçok çocuk bulunuyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi Eşit Başkanı Ayfer Artan ile depremden sonra yüzlerce çocukların tarikatlara verilmesini konuştuk.

    “AİLELERİNE TESLİM EDİLMEYEN ÇOCUKLARIMIZ NEREDELER?”

    Depremden sonra çocukların akıbetinin belli olmadığını belirten PSAKD Diyarbakır Şubesi Eşit Başkanı Ayfer Artan, “Depremde çocuklar anne babalarını kaybediyor, bu çocukların öldüğüne dair veya nerede olduğuna dair bir belge de yok. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, çocukların tarikatlara verilmediğini söylüyor. Bin tane çocuk ailesiz kaldıysa bunun 500’ü yurtlardaysa, peki geri kalan çocuklarımız nerede? Hangi tarikatın elinde, hangi cemaatin elinde ve neredeler bu çocuklar?” diye sordu.

    Dersim’in kayıp kızlarını hatırlatan Artan, şöyle devam etti:

    “Şimdi ben bunlara depremin kayıp çocukları diyorum. Bu konunun üzerinde durmamız lazım. Biz deprem bölgelerini gezdik, bazı yerlerde insanlar çadırlarda geceleri nöbet tutuyorlar çocuklar kaçırılmasın veya kaybolmasın diye. Çocuklar ailelerine ve yakınlarına teslim edilmedi. Neredeler bu çocuklar bunu sormak lazım. Bence bu konuda ciddi anlamda bir kamuoyu oluşturmamız lazım, çocuklarımızı cemaatlerin ve tarikatların elinden kurtarmamız gerekiyor.”

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • Bakanlık, 42 depremzede çocuğun kimliğinin bilinmediğini açıkladı

    Bakanlık, 42 depremzede çocuğun kimliğinin bilinmediğini açıkladı

    PİRHA- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 42 depremzede çocuğun kimliğinin bilinmediğini, 110’unun ise tedavisinin sürdüğünü açıkladı.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, refakatçisi olmayan depremzede çocuklara ilişkin açıklama yaptı.

    Enkaz altından çıkarılmış, refakatçisi olmayan bin 915 çocuğun kayıt altına alındığı belirtilen açıklamada, başvurucuların kimlik kontrolü ve doğrulaması sonrasında bin 718 çocuğun ailesine teslim edildiği ifade edildi.  Açıklamada, 110 çocuğun tedavisinin hastanelerde sürdüğü belirtildi.

    110 ÇOCUĞUN TEDAVİSİ SÜRÜYOR

    Tedavisi tamamlanan 85 çocuğun bakanlık tarafından kuruluş bakımına alındığı ifade edilen açıklamada,  “Çocuk bakım kuruluşlarında olup kimliği henüz bilinmeyen 42 çocuğumuz bulunmaktadır. Kayıtlarımızda olan 2 çocuğumuz hastanede tedavisi devam ederken vefat etmiştir. Ayrıca Aile Bilgi Sistemi Afet Yönetim Çocuk Modülü’ne yapılan ihbarlar üzerinde yapılan çalışmalar neticesinde 411 çocuğumuzun vefat ettiği tespit edilmiştir” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • 9 depremzede çocuğu, İsmailağa tarikatının Kur’an kursuna verdikleri ortaya çıktı

    9 depremzede çocuğu, İsmailağa tarikatının Kur’an kursuna verdikleri ortaya çıktı

    Sakarya’da dokuz depremzede çocuğun, annelerinin yanından alınarak müftülüğe ait olan, ancak işletmesi İsmailağa Cemaati’ne bağlı vakıf tarafından yürütülen bir yatılı Kur’an kursuna verildiği ortaya çıktı.

    Maraş merkezli depremde babalarını yitiren ve Antep’ten Sakarya’ya getirilen 9 çocuğun Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı olan ancak işletmesi İsmailağa Cemaati’ne yakın Sakarya Erenler İlme Hizmet Vakfı tarafından yürütülen Mekke Mescidi-Hanife Akın Kur’an Kursu’na yatılı olarak verildiği ortaya çıktı.

    DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın haberine göre, Adem adlı vakıf yöneticisi, “Mahmut Ustaosmanoğlu’nun müridiyim” diyerek, “Kurs binası bize ait. Bu çocukları, kalacak yerleri olmadığı için Sakarya Müftüsü bize yönlendirdi. Biz de çocukları koruma altına aldık. Eğitimini Diyanet ile biz veriyoruz” dedi. İl Müftüsü Hasan Başiş ise kursun Diyanet’in kontrolünde olduğunu, eğitimini kendilerinin verdiğini ancak kursun yemek ve temizlik işlemlerini bu vakfın yürüttüğünü kaydetti.

    KUR’AN KURSUNDA KALIYORLAR

    Adem adlı vakıf yöneticisi, bilgileri doğrulayarak “Sakarya İl Müftüsü Hasan Başiş bizi aradı, ‘böyle böyle çocuklar var. Bunlara yer açar mısınız?’ dedi. Biz de çocukları aldık. Çocuklar deprem nedeniyle travma geçirdiği için psikolojik destek almış. Biz de bu çocukları bir nevi burada koruma altına aldık. Kursta kalıyorlar. 9 tane çocuk var burada. İki tanesi annelerinin yanına gitti. Yedi tanesi burada” dedi.

    Çocukların Kur’an kursunda geçici olarak kalacağını savunan Adem adlı görevli, “Zannedersem Antep’e dönecek bu çocuklar” dedi. “Çocuklar neden annelerinin yanında kalmıyor” sorusuna da yanıt veren tarikat müridi, “Annelerinin yanında yer olmadığı için bize gönderildiler” dedi. Deprem bölgesine 15-20 kişiyle gittiklerini belirten Adem, burada yemek dahil birçok hizmet verdiklerini söyledi.

    “DİYANET İLE ORTAK AÇTIK”

    Adem adlı vakıf görevlisi, bu kursu Diyanet ile birlikte ortak açıklarını, kendi hocalarının yanı sıra Diyanet’in görevlilerinin de eğitim verdiğini öne sürerek, “Bu bina bizim. Biz Diyanet’e gittik, beraber çalışalım dedik, tamam dediler. Diyanet’le hafız yetiştiriyoruz” ifadesini kullandı.

    Kurs görevlisi, “Burası hangi tarikata bağlı” sorusuna “Mahmut Efendi cemaati. Ben de onun müridiyim” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: Kimliği bilinmeyen 213 çocuk var

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: Kimliği bilinmeyen 213 çocuk var

    PİRHA- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bin 286 depremzede çocuğun ailesine teslim edildiğini, 213’ünün ise henüz kimliğinin belirlenemediğini açıkladı.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Maraş merkezli depremlerin ardından enkaz altından çıkarılan çocuklara ilişkin açıklama yaptı.

    Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, refakatçisi olmayan bin 838 çocuğun kayıt altına alındığı, başvurucuların kimlik kontrolü ve doğrulaması sonrasında bin 286 çocuğun ailesine teslim edildiği belirtildi.

    Açıklamada, “85 çocuğumuz tedavisinin ardından Bakanlığımız tarafından kuruluş bakımına alınmıştır. 467 çocuğumuzun ise hastanelerde devam eden tedavi süreci takip edilmektedir. Kimliği tespit edilen 1625 çocuğumuz, kimliği henüz bilinmeyen 213 çocuğumuz bulunmaktadır” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Tiyatrocu Hamit Demir, depremzede çocukları yaşama bağlamaya çalışıyor -VİDEO

    Tiyatrocu Hamit Demir, depremzede çocukları yaşama bağlamaya çalışıyor -VİDEO

    PİRHA- Tiyatrocu Hamit Demir, depremden etkilenen Antakya’da çadırda kalan çocukları hayata bağlamaya çalışıyor.

    Depremin ardından bölgeye yardıma gidenler ellerinden geldiğince depremzedeleri hayatta tutmaya, onlara yardımcı olmaya, yaralarını sarmaya, dayanışmaya çalışıyor.

    Tiyatrocu Hamit Demir, depremden sonra Antakya’ya giderek çadırda kalan çocukları hayata bağlamaya çalışıyor. Demir, çocuklara tiyatro yapıyor, oyunlar oynatıyor, güldürüyor. Depremzede çocukların bir nebze olsun yaşadıkları travmalardan uzaklaşmasına neden oluyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • ÇHD: Aile gözetiminde olmayan depremzede çocuklar tarikatlara mı teslim ediliyor?

    ÇHD: Aile gözetiminde olmayan depremzede çocuklar tarikatlara mı teslim ediliyor?

    PİRHA- Çağdaş Hukukçular Derneği, depremzede ve aile gözetiminde olmayan çocukların tarikatlara teslim edildiği iddialarını gündeme getirerek konuyla ilgili savcılık araştırması yapılmasını istedi.

    Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), depremzede ve aile gözetiminde olmayan çocukların tarikatlara teslim edildiği iddialarını gündeme getirerek konuyla ilgili savcılık araştırması yapılmasını istedi.

    “DEPREMZEDE ÇOCUKLAR TARİKATLARA MI TESLİM EDİLİYOR?”

    ÇHD konuya ilişkin yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

    “Depremzede çocuklar tarikatlara mı teslim ediliyor? Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nı derhal kamuoyuna açıklama yapmaya çağırıyoruz! Derneğimize ulaştırılan bir başvuru doğrultusunda depremzede ve kimsesiz olabileceği düşünülen çocukların tarikatlarla ilişkili olabilecek bir derneğe teslim edildiği yönünde ciddi şüpheler içeren bir ihbardan haberdar olmuş bulunmaktayız. Sürece ilişkin detaylar aşağıda aktarılmış olup durumun açıklığa kavuşturulması, bahsi geçen çocukların korunması ve gözetimi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını derhal açıklama yapmaya ve gerekli tedbirleri almaya davet ediyoruz.

    “BU ŞÜPHE DERHAL AYDINLATILMALI VE SORUŞTURULMALI”

    İstanbul Anadolu Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığına suç şüphesini açıkça gösterir biçimde ihbar edilen ve derneğimize ulaşan bu ihbara ilişkin olarak somut gerçeklik derhal kamuoyuna açıklanmalı, çocuklar kaçırıldı ise derhal failler tespit edilip yargılanmalı ve depremzede çocukların akıbetine ilişkin şeffaf biçimde bilgilendirmeler yapılmalıdır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı deprem bölgesindeki tüm kayıp çocukların akıbetini araştırmalı ve ailesi henüz tespit edilemeyen kimsesiz çocukların gerekli desteği almasını sağlamalıdır. Kamunun gözetimi ve koruması altında olması gereken çocukların hiçbir tarikata/derneğe/vakıfa teslim edilmesi kabul edilemez. Bu şüphe derhal aydınlatılmalı ve soruşturma sürerken görevli ve yetkili savcılık tarafından çocukların korunmasına ilişkin tedbirler derhal alınmalıdır.

    “AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI SÜRECİ ŞEFFAFLIKLA YÜRÜTMELİ”

    Çağdaş Hukukçular Derneği olarak depremzede ve kimsesiz olabileceği düşünülen çocukların tarikatlarla ilişkili olabilecek bir derneğe teslim edildiği yönünde ciddi şüpheler içeren bu başvurunun takipçisi olduğumuzu ve başvuruya istinaden her türlü yasal süreci işleteceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız. Tüm kamuoyunu; sürecin takipçisi olmaya, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere devlet ve ilgili kurumları harekete geçirerek süreci şeffaflıkla yürütmelerini sağlamak için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz!”

    (HABER MERKEZİ)