Etiket: depremzedeler

  • PSAKD Mamak Şubesi deprem bölgesi ile dayanışma etkinliği düzenledi-VİDEO

    PSAKD Mamak Şubesi deprem bölgesi ile dayanışma etkinliği düzenledi-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi Kadın Meclisi, depremzedelere destek olmak için kermes düzenledi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi Kadın Meclisi, 6 Şubat’ta meydana gelen ve etkilerinin hala sürdüğü deprem bölgesine dayanışma amacıyla için kermes düzenledi.

    Kermese, çok sayıda kadın, demokratik kitle örgütleri, siyasi parti temsilcileri ve kurum temsilcileri katıldı.

    Etkinliği depremde kaybedilenler için saygı duruşu ile başlandı.

    “TÜRKİYE’NİN TARİHİNİ BİZ ALEVİLER DEĞİŞTİRECEĞİZ”

    Katılımın yoğun olduğu kermeste açılış konuşmasını yapan PSAKD Mamak Şubesi Kadın Sekreteri Bahtiyar Atakay, “Mamak Kadın Meclisi olarak derneğimizde depremzede ailelere dokunmaya çalıştık. Depremi unutturmamak, dayanışmayı devam ettirmek için buradayız” diye konuştu.

    PSAKD Mamak Şube Başkanı Fadime Türkyılmaz 10 Aralık mitingine çağrı yaparak, “Hepinizi Pir Sultan’nın direnci ile selamlıyorum. Depremde hükümet, Alevi ve Kürt köylerine gitmedi. Ölülerimizi enkaz altında bırakanlar, dirilerimizin okullarına imam atıyorlar. Hepimiz el ele bu düzeni yıkacağız” dedi.

    PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş ise “6 Şubat’ta en büyük felaketlerden birisini ülkemizde yaşadık. Maalesef canımız, Zülfikar Yılmaz’ı 3 gün sonra çıkardık. Zülfikar kefensiz toprağa sırladık. Aslında orada hükümeti toprağın altına verdik. Biz orada o gün bulanmasaydık o bölge tarikatlara teslim olacaktı. Biz Aleviler, inanç ve eşit yurttaşlık talebi istemekten asla vazgeçmeyeceğiz. Bu ülkede ne yazık ki inanç özgürlüğü yok. Kurumlara sormak istiyorum Alevilere yapılan zulümler karşısında neredeydiniz. Türkiye’nin tarihini biz Aleviler, biz Kızılbaşlar değiştireceğiz” ifadelerini kullandı.

    Depremin üzerinden geçen 10 aya rağmen soruların devam ettiğine dikkat çeken PSAKD Genel Merkezi Kadın Sekreteri Rukiye Kara ise, “Deprem 6 Şubat’ta oldu, üzerinden 10 ay geçti. Acıları artmaya devam ediyor. Orada çocuklar yazlık çadırlarda kalıyorlar, hala kadınlar iç çamaşırı bulamadıkları için hastalıkla mücadele ediyorlar. Dayanışma yaşatır diyoruz, çünkü devlet en başından beri destek olmadı. Devlet, Alevi ve Kürt diye ayırdı. O yüzden biz herkesin yararlarını sarmak zorundayız, bu ülkeye sahip çıkanlar olarak ülkeyi gericiliğe, karanlığa, tarikatlara teslim etmemek için bugün depremzedeler ile dayanışacağız. 10 Aralık’ta ise Aleviler ile sokakları inleteceğiz” şeklinde konuştu.

    Dayanışma etkinliği; Yoldaş’ça Türküler, Gülten Akkaya, Yusuf Sarıkaya’nın müzikleri ve halaylar ile sonlandı.

    ANKARA/PİRHA

  • Akyol: Marmaris’e gelen depremzedelere derneğimizi, cemevimizi hep açık tuttuk-VİDEO

    Akyol: Marmaris’e gelen depremzedelere derneğimizi, cemevimizi hep açık tuttuk-VİDEO

    PİRHA-6 Şubat depreminin üzerinden aylar geçmesine rağmen hala depremzedelerin barınma sorunları devam ediyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Marmaris Şube Başkanı Mehmet Ali Akyol, Marmaris’e gelen depremzedeler için gerek dernek binalarını gerekse de cemevlerini açık tutuklarını, ailelerin her türlü ihtiyaçlarını karşıladıklarını söyledi.

    6 Şubat’ta Maraş merkezli depremlerin yaraları hala tam olarak sarılmadı. Depremin ardından hemen yardıma ve dayanışmaya koşan Alevi kurumları depremzedeler için faaliyetler yürütüyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Marmaris Şube Başkanı Mehmet Ali Akyol, depremzedelere yönelik derneğin yürütmüş olduğu yardım faaliyetlerini PİRHA‘ya anlattı.

    “DEPREMİN İLK GÜNLERİ GİYECEK KAMPAMYASI BAŞLATTIK”

    Mehmet Ali Akyol, “Depremle ilgili çok ciddi bir çalışmamız oldu. Cemevini ve derneği sürekli açık tuttuk. Cemevi ve derneğe gelen malzemeleri kalem kalem yazdık, battaniyesinden giyeceğine kadar. İlk başta giyecekle ilgili bir kampanya başlattık. Yiyecek kampanyası başlatmamıştık, yiyecek kampanyasını buraya gelen depremzedeler için yaptık” dedi.

    “DEPREM BÖLGESİNE YARDIMLARIMIZI ULAŞTIRDIK”

    Marmaris’te topladıkları bir kamyon malzemeyi belediyenin tırı ile deprem bölgesine gönderdiklerini belirten Akyol, “Hatay’ın Defne ilçesinden üyelerimiz var. Burada 1-2 gün sonra depremin birçok ili kapsadığını öğrendikten sonra, Hatay Defne’de yıkım olduğunu öğrendik. Defnelilerin Marmaris’te epey nüfusları var. Genellikle de marketçilik yapıyorlar. Onların kampanya düzenlediğini ve tır kaldırdığını öğrendik ve ikinci biriken malzememizi onların kamyonu ile götürüp direkt olarak Hataylılar Derneği’ne verdik” diye ifade etti.

    “MARMARİSE GELEN DEPREMZEDELERLE DİREKT İLİŞKİ GELİŞTİREMEDİK”

    Marmaris’e gelen depremzedelerin kaymakamlık üzerinden AFAD bölgesine yerleştirildiğini söyleyen Akyol, “Buraya gelenler direkt AFAD bölgesine yerleştiriliyor, kaymakamlıktan izin alarak gidip görüşebiliyorsun. Bunlara yemek, giyecek götüremiyorsun, bir ilişki kuramıyorsun. Çünkü önlerine güvenlik görevlileri koymuşlardı. Akraba olursa, sadece güvenlik izniyle görüşebiliyorsun” dedi.

    Bazı ailelerin kendilerini bizzat telefonla arayarak ‘oraya gelen ailelere sahip çıkın’ diye yönlendirdiklerini belirten Akyol, “Yönetimden bir kadın arkadaşla birlikte deprem bölgesinden gelenlere ulaşıp görüştük” diyerek şöyle devam etti:

    “Depremzedelere dedik ki, temel ihtiyaçlarınızı bize liste olarak verin, çocuklarınızın yanında biz bunu getirmeyeceğiz, kapıya bırakacağız. Özellikle siz içeri alın kendiniz taşıyın çocuklarınız öyle görsün. Bizim desturumuzda bir elin verdiğini diğer el görmez. 3-5 arkadaşla alışveriş yaptık, getirdik, kapının önüne bıraktık. Telefonla bildirdik. Aileler kendileri alıp yukarıya çıkardılar.”

    “DEPREMZEDELERE YARDIM EDERKEN RENCİDE ETMEDİK”

    Çocukların okul kayıtlarından okul önlüklerine kadar ihtiyaçlarını giderdiklerini belirten Akyol, depremzedelere para yardımı yaptıklarını da ifade etti.

    Marmaris’te 4 aileye yardım ettiklerini belirten Akyol, “Bunu kimseyle paylaşmadık, onları rencide etmedik, etmemeye de gayret gösterdik. Sadece yönetim kurulundan birkaç üye arkadaş biliyor. Yardımları böyle yapmaya çalıştık. Üyelerimizin bir kısmı hemen hemen her noktada görev aldılar. Bu tür şeylerde üyelerimiz her noktada görev alırlar. Gerek deprem olsun, gerek yangın olsun biz bir şey söylemeden arkadaşlar bu konuda harekete geçerler” diye belirtti.

    MARMARİSE GELEN DEPREMZEDELERİN SAYISINI BİLMİYORUZ

    Marmaris’e gelen depremzedelerin sayısı ile ilgili bilgileri olmadığını söyleyen Akyol, “Rakam olarak bir şey diyemiyoruz. Tam rakam veremem. Çünkü kaymakamlıkla AFAD bir kısmını 2 ay kalabilecekleri şekilde otele yerleştirdi. Bir kısmını da Turizm Meslek Okulu uygulamalı otel bölümü var, oraya yerleştirdi. Tam olarak rakam veremiyorum” dedi.

    Marmaris’e gelen depremzedeler ile irtibat kuramadıklarını belirten Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Marmaris Şube Başkanı Akyol, “Çünkü kaymakamlık görüşmemize izin vermiyordu. 2 -3 ay geçtikten sonra biraz gevşettiler. Şu an itibariyle bizim yardım ettiğimiz aile yok, devletin veya AFAD ‘ın yardım ettiği aileler var. Onun dışında Marmaris’te ne kadar aile var bilmiyorum” dedi.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • Fethiye Cemevi, deprem sonrası büyük dayanışma örneği gösterdi- VİDEO

    Fethiye Cemevi, deprem sonrası büyük dayanışma örneği gösterdi- VİDEO

    PİRHA- Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, “11 ilimizde yaşadığımız korkunç depremden sonra çok kısa sürede organize olduk ve depremzedelere yönelik her türlü yardım faaliyetlerimizi belediye ile ortaklaşa yürüttük” dedi.

    Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi, 6 Şubat depremlerinde afetzede yurttaşlara yönelik büyük bir dayanışma ağı kurdu. Giysiden gıdaya, iş sağlamaktan ev bulmaya kadar hemen her konuda destekte bulunan cemevi, Alevi yurttaşların da katkısıyla depremden etkilenen vatandaşların yanında oldu.

    Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, depremzedelere yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “HER TÜRLÜ İHTİYAÇ KARŞILANDI”

    Giysi, hijyenik malzemeler, gıda, ev eşyası ve ev kiralamaya kadar depremzedelerin her türlü ihtiyaçları için dayanışmada bulunduklarını belirten Zeki Tunca, “Çalış bölgesinde otellerde, apartlarda, pansiyonlarda kalanlara cemevinde pişen yemekleri oraya taşıyarak onların yeme içmelerini karşıladık. Cemevine yakın olan bölgelere gelebilecek olan insanlar da cemevimize geldiler. Depremin ikinci gününden itibaren 37 gün boyunca 7/24 tüm ihtiyaçları karşıladık. Onları mutlu ve rahat ettirmeye, iş bulup çalışmak isteyenlere işler bulduk, oralara yerleştirdik. Bazı depremzede kardeşlerimize Fethiye’ye yakın olan Dalaman, Ortaca, Köyceğiz gibi bölgelerde iş bularak, onları oralara yerleştirdik” dedi.

    “DEPREMZEDELERİN ACISINI PAYLAŞTIK”

    Halkın yoğun ilgisi ile gerekli olan her şeyi yapmaya çalıştıklarını söyleyen Tunca, “Gönülden gelen şeyleri yaptık. Acılarını paylaştık, onlarla gülmeye, güldürmeye çalıştık. Çünkü biz 72 millete bir nazarla bakan insanlarız. Elimizden gelen her türlü yardımı yaptık. Helali hoş olsun, hizmet yapanların da hizmetleri Hakk katında kabul olsun” sözlerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

     

     

  • Samandağlı depremzedeler: Sesimizi duyurmak istedik, hepiniz kulağınızı tıkadınız-VİDEO

    Samandağlı depremzedeler: Sesimizi duyurmak istedik, hepiniz kulağınızı tıkadınız-VİDEO

    PİRHA – Hala enkazlardan cansız bedenler çıkarıldığını ifade eden Samandağ Atatürk Mahallesi’ndeki depremzedeler, “Cumhurbaşkanı iki ay sonra geldi buraya. Neden geldin sen? Milletin tek ihtiyacı oyuncak mı? Bu kadar temel ihtiyaç varken şu an bizim istediğimiz şey oyuncak mı? Ben A partisi, B partisi kime oy vereceğim bilmiyorum ama AK Parti’ye kesinlikle oy vermeyeceğimi biliyoruz” dedi. Depremzedeler Cumhurbaşkanı’na haklarını helal etmediklerini de dile getirdiler.

    Hatay’ın Samandağ ilçesi Atatürk Mahallesi’nde bulunan depremzedeler, depremden bu yana belediye, devlet ve siyasetçiler tarafından çadır, hijyen gibi konularda yalnız bırakıldıklarını belirtti. Siyasetçilerin her birinin seçimlerde Cumhurbaşkanı olabilme derdine düşüp depremin yarattığı tahribatları görmek istemediklerini söyledi. Depremden bu yana çadır, hijyen gibi temel ihtiyaç sorunlarını gerek kendileri gerekse gönüllülerin çözmeye çalıştıklarını dile getiren depremzedeler, mahallelerinden gitmeyeceklerini ifade etti. Depremzedeler, deprem sürecinde ihtiyaç varken gelmeyip seçim sürecinde oy istemek için gelecek olan siyasetçileri de bulundukları yerlerden kovacaklarını söyledi.

    HİJYEN AÇISINDAN ÇOK EKSİĞİMİZ VAR”

    Hijyen ve su sıkıntısı çektiklerinden, ve belediyenin, yetkililerin hiçbir şey yapmadığını dile getiren Samandağlı depremzedeler, temizlenmek için hasarlı da olsa binalara girip risk aldıklarını söyledi

    CAN TV mikrofonuna konuşan yurttaşlar, şunları ifade etti:

    “Televizyondan izlendiği gibi değil hiçbir şey. Burada hijyen açısından çok eksiğimiz var. Yaz mevsimi geldiği gibi haşeretler, yılanlar vesaire onlar ortaya çıkmaya başlayacak. Burada ilaçlandırma adına hiçbir şey yapılmadı. Mesela hijyen açısından çok eksiğimiz var. Kuruluşumuz yok. Benim anneannemin evi ağır hasarlı. Ona rağmen temizlenmek için yine o deprem riskini alıyoruz. Çünkü buna mecburuz ve burada duşakabinler falan yapılmadı. Çadır kentlerde evet bunlar yapıldı ama burada maalesef yok. burada su sıkıntısı çok çektik. Çünkü bu belediyeye ait iki tuvalet ve zabıta kulübesi var. Orada önce yaşlıları yatırdık. Şu an mesela tuvaletler kullanılmayacak durumdaydı ama el birliğiyle bir şekilde depo yapıldı.Yoksa belediye kesinlikle buraya gelip de depoyu kurmadı. Yani belediye adına hiçbir şey yok. Yetkili kimse yok.

    BURAYA OY İÇİN KESİNLİKLE GELMEYİN”

    Zamanı gelip de siyasetçiler buraya oy talebinde bulunduğu zaman biz buradan kovacağız. Biz buradan size söylüyoruz. Yetkililere sesleniyoruz. Buraya oy için kesinlikle gelmeyin. Biz size sesimizi duyurmak istediğimiz zaman hepiniz kulaklarınızı tıkadınız. Sağır rolünü oynadınız. Biz şimdi artık kör gibi sizleri görmüyoruz. Görmek de istemiyoruz. Bunu onlara bildirelim. Yani buradan seslenmek istiyorum çünkü biz bağırdığımızda deprem anında da kimse bizi duymak istemedi. Döndüysek biz neden hala çadırdayız? Biz neden duş sıkıntısı yaşıyoruz? Bunu da onlara söylemek istiyorum. Eğer cumhurbaşkanı iki ay sonra gelip sadece gövde gösterisi yapıyorsa demek ki gerçekten görevini yerine getirmemiş. Ben de öylesine giderim çadırlara, ben de öylesine gövde gösterisi yaparım. Sadece görünmek için görünürüm. Ben de demek ki görevimi layığıyla yapmış görünürüm. Bu mu yani? Bu mu yardım? Bu değil. Kusura bakmasın kimse.”

    BİZİM HAKKIMIZ VARSA HELAL ETMİYORUZ”

    Cumhurbaşkanının 2 ay sonra gelip onca temel ihtiyacın arasında oyuncak dağıttığını ve helallik istediğini belirten Samandağ Atatürk Mahallesi’ndeki depremzedeler, haklarını helal etmediklerini ve seçimde AKP’ye kesinlikle oy vermeyeceklerini şu sözlerle dile getirdi:

    “Şu an hala enkazların altından ceset çıkarılıyor. Neden peki AFAD üç dört gün sonra görev yerine girdi? Ve sonra helallik istiyorlar. Bizim hakkımız varsa helal etmiyoruz. Allah’ın yanında da hakkı varsa eminim helal olmayacaktır. Benim geçen gün arkadaşımın kayınbabasının cesedi molozların altından çıktı. Madem görevi layıkıyla yerine getirildi, neden hala molozların altından ceset çıkıyor? Bunun sorusunun cevabı verilsin. Veya benim komşularım gözümün önünde feryat ederek öldü. Bunun cevabını bize verebilir mi? Veriyorsa eğer, diyecek bir şey bulamıyorum. Demek ki biz yanlış duyduk, bizim duyduğumuz şeyler halüsinasyondu. Kimsenin gelmesini istemiyorum evet. Dediğim gibi Cumhurbaşkanı iki ay sonra geldi buraya. Neden geldin sen? Milletin tek ihtiyacı oyuncak mı? Bu kadar temel ihtiyaç varken şu an bizim istediğimiz şey oyuncak mı? Ben A partisi, B partisi kime oy vereceğim bilmiyorum ama AK Parti’ye kesinlikle oy vermeyeceğimi biliyorum. Yani bu kadar ilgisizlik olmaması gerekiyor. Buraya gelen yardımların çoğu yerel halk Türkiye halkından gelen gönüllü ekipler ama ülke olarak halk olmasa yetkililerden gelen yok. Yani en büyük sorunumuz duş ve tuvaletin sağlanmaması gördüğünüz gibi her taraf kirli. Belediye de burayı sürekli temizleyip dezenfekte etmiyor. İçme suyu da tükeniyor biliyorsunuz. Şebeke suyu da içilmez. Bu suyu sağlamak için hiç kimse burayı görmüyor.”

    İKTİDAR BİZİM YARINIMIZI BELİRLEYEMİYOR”

    “Yarından umudumuz yok” diyen depremzedeler şunları anlattı:

    “Yeterli sayıda insanlar var. Hatırı sayılır insanlar var. Hepsinin mahallesi burada. Evleri burada. Çünkü biz burada kendi imkanlarımızla hemen hemen bir çadır kent yaptık. Devleti de hiç kimseyi yormadan biz bunları yaptık. Bize lazım olan tek şey bize gereken desteğin sağlanması. Yirmi yıldır görüyoruz neyin ne olduğunu. Biz halkız. Taraftar değiliz. Bizi yönetecek, bizi gerçekten iyi yönetecek insanları seçmeye gayret ediyoruz. Şu an seçim geliyor. iktidar da bize yarınımızı belirleyemiyor. Bizim yarınımız nedir bilemiyoruz. Ama şu anda yarından umudumuz yok. Seçimlere kadar sadece sabrediyoruz. Yarın ne olacak diye hükümetimizin açıklaması gerekiyor. Yarın bize ne olacak? Yarın gözlerimizi açtığımızda önümüzde ne olduğunu bilmemiz gerekiyor. Yarın bize ev verecekler. Sözde bana ev verecek TOKİ’de. 1,5 milyon TL. Diyelim ki bunun 700 binini kendisi ödedi. 700 binini de bu çadırlardan hangisi ödeyebilir ki?”

    HEPSİ ‘BEN CUMHURBAŞKANI OLACAĞIM’ DERDİNE DÜŞTÜLER”

    Devlet 45  bin ölü diyor. 75-80 bin ölü yoksa gelsin buradan beni alsın. Ben Atatürk Mahallesi semt pazarında oturuyorum. Kimse yalan haber yapmasın. Kimse gelip derdini anlatmaz. Ankara’da oturuyorlar. Şimdi seçim derdindeler. Hepsi “ben cumhurbaşkanı olacağım” derdine düştüler. Kim olursa olsun umurumda değil. Ha Kılıçdaroğlu oldu, ha öbürü oldu. Ha Erdoğan oldu, ha Muharrem İnce oldu. Hepsini gördük. Gitsinler. Ankara’da her şey oturuyor. Evlerinde oturuyor. Çocuklarını sarıyor. Kimse depremin arkasında durmuyor. Bir şey istemiyoruz. Ama burada bir sürü çocuk var. Bir sürü kadın var. Bir sürü kız çocuğu var. Yani bunların temel ihtiyaçları var. Kadınlar için hijyen önemli. Burada millet aç. Biz memlekette dilenci olduk. Onlardan bir şey istemiyoruz. Onlara kalsın. Ankaralı olarak kalsın, İstanbullulara kalsın. Allah razı olsun. Kürtler devamlı geliyor. Onlardan Allah razı olsun. Yarın kalkacaklar. Bu 600 milletvekili konuşmasını bilir. Bizim burada Hatay’da 11 milletvekili neredeler?”

    Rohat EMEKÇİ-Kamil Murat DEMİR/SAMANDAĞ

  • Şahin: Depremzedeler yarını dahi düşünemiyorlar; devletin hala çalışması yok-VİDEO

    Şahin: Depremzedeler yarını dahi düşünemiyorlar; devletin hala çalışması yok-VİDEO

    PİRHA –Yol hizmet yürütücüsü Enver Cemal Şahin, Hollanda’da bulunan Utrecht Alevi Kültür Merkezi ve Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi ortaklığında yürütülen çalışma kapsamında depremden zarar gören illere giderek incelemelerde bulundu. Şahin, depremzedelerin mağduriyetlerinin çok büyük olduğunu belirterek, “Depremzedeler yarını dahi düşünemiyorlar, bir hiçlik içerisindeler” dedi.

    Hollanda’da bulunan Utrecht Alevi Kültür Merkezi (AKM) ile Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevi ortaklığında, depremin yaşandığı bölgelere hizmet götürmek adına proje geliştirilmişti. Gönüllüler, 6 Şubat depreminin ardından yıkımın yaşandığı illere giderek sosyal hizmette bulunarak incelemeler yaptı.

    Yedi kişilik ekipte yer alan isimlerden Yol hizmet yürütücüsü Enver Cemal Şahin, bir haftalık çalışmanın detaylarını PİRHA’ya anlattı.

    “İNSANLAR RUHSAL ÇÖKÜNTÜ İÇERİSİNDE”

    Ekip olarak sosyal ve psikolojik hizmette bulunduklarını belirten Enver Cemal Şahin, yapılan gözlemlerin bir rapor halinde kamuoyuna sunulacağını söyledi. Şahin, 27 Mart’ta Kayseri Cemevinde buluşup yola koyulduklarını belirterek, “Amacımız, deprem bölgesindeki insanların acılarını paylaşmak oldu” dedi. Şahin, Elbistan, Nurhak, İslahiye, Ören, Besni, Pazarcık, Samandağ, Defne ve İskenderun başta olmak üzere çok sayıda bölgede çalışma yürüttüklerini aktardı.

    Enver Cemal Şahin, gittikleri bölgelerde cemevi yöneticileri ile görüşmeler yapıp, çadır ve konteynırlarda kalan depremzedelerle de sohbet ettiklerini söyledi.

    Şahin, şöyle devam etti:

    “İnsanların duygularını, dertlerini, acılarını dinledik. İnsanlar genelde ekonomik, sosyal, ruhsal ve bedensel çöküntü içerisinde. Yaptığımız incelemelerde, insanların deprem konusunda çok sarsıldığını gördük. Yardım ve destek konusunda çaresizlik içerisindeler. Bölgede daha fazla sosyal, psikiyatri ve rehberlik çalışmalarını arttırmak gerekir. Birlikte yaşamadan kaynaklı bazı hastalıkların oluştuğunu da gördük. İnsanlar haftalarca yıkanamamışlar. Su bulamıyorlar. Bu nedenlerle bazı hastalıkların oluştuğu tespit edildi. Kişilerde bitlenmenin olduğu görüldü. Çadır ve konteynırlarda temizliğin yetersiz olduğunu da söyleyebilirim. Bazı yerlerde yerleşim yerleri düzgün şekilde yapılamamış, insanlar iç içe yaşıyorlar.

    “ENKAZLAR OLDUĞU GİBİ DURUYOR”

    Tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin durduğu da görülüyor. İnsanlar hiçbir iş yapamıyor, daha doğrusu ne yapacaklarını da bilemiyorlar. Herkes akşama kadar oturuyor. Yönlendiren kimse yok. Zaten acılar içerisindeler. Bu konuda bir yardım da bekliyorlar. Hayvancılıkla uğraşan insanlar da ahırlarının olmaması sebebiyle ellerindeki hayvanları çok ucuz fiyatlara satmışlar.

    Ayrıca eğitim sisteminin de çöktüğünü ifade edebilirim. Kadın ve çocukların mağduriyetleri ise çok büyük. Çocukların hiçbir oyun alanı yok. Kadınların ise birçok ihtiyacı giderilemiyor. Ölü ve yaralıların sayısında sağlıklı bir tespitin yapılmadığını, aslında birçok enkazın da olduğu gibi kaldığını söylüyorlar.”

    “BÖLGEDE EN DÜZENLİ ÇALIŞAN KESİM ALEVİ KURUMLARI”

    Enver Cemal Şahin, bölgede en düzenli çalışan kesimin Alevi kurumları olduğunun da altını çizdi. Şahin, “Cemevleri öylesine organize olmuş ki gerek yurtiçi ve yurtdışından gelen yardımlar önce Kayseri Cemevinde toplanıyor. Ardından diğer illerdeki cemevleri ile görüşülüp isteklerini Kayseri’ye bildiriyor. Bu konuda Kayseri Cemevi çok faal. Cemevleri, insanlar arasında bir din ya da etnik köken ayrımcılığı da gözetmiyor. Kim gelirse gelsin yardımlarını yapıyorlar. Motorize ekipler kurulmuş, kimler yardıma muhtaç, listeler ellerinde var. Ona göre yardımları ulaştırıyorlar. Ama tabii her şeye de yetişemiyorlar. Onların da yapabilecekleri sınırlı” diye belirtti.

    ÖNCELİKLE YAŞANABİLECEK BİR ORTAM!

    Enver Cemal Şahin, depremzedelerin, yaz ve kış koşullarında çadır veya konteynırlarda barınmalarının mümkün olamayacağını da söyleyerek şöyle devam etti:

    “Depremzedeler, sosyal konut talebinde bulunuyorlar. Bazı bölgelerde insanların hiç alım gücü yok. Yani yardım olmazsa bir konut sahibi olamayacaklar. Günümüzde yardımların da azaldığını söyleyebiliriz. Depremzedeler yarını dahi düşünemiyorlar. Henüz şoktan kurtulamamışlar. Bir hiçlik içerisindeler. Örneğin Adıyaman’da, Avusturya’nın desteği ile ‘Rıza Şehri’ isimli konteynırlar hazırlanıyor. Fakat Adıyaman, Hatay gibi illerde milyonlarca insan evlerini terk etti. Hatay’da sağlam bir ev göremedik. İnsanların tümü ya çadırlarda ya da başka sığınabilecekleri yerlere gitmişler. Milyonlarca insanın yaşadığı bir şehir mahvolmuş. Bu şehirlerin onarılması, normal hayata dönülmesi öyle kısa dönemde olmaz. Bu süre içerisinde oradaki insanların yaşayabilecekleri bir ortamın öncelikli oluşturulması lazım.

    “HATAY SERİNYOL’DA GÜZELBİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜLÜYOR”

    Örneğin sanatçı Suavi, Hatay’ın Serinyol ilçesinde bir çalışma yürütüyor. Çok güzel bir ortam yaratmış. Her şeyi düzenli. Bölgeyi sosyal yaşama dönüştürmeye çalışıyorlar. Belirli bir planları da var. Bu konuda valiyle de görüşülmüş. 60-70 metrekarelik prefabrik konutlar düşünülüyor. Vali yer talebine karşılık verirse bu projeyi gerçekleştireceklerini söylediler.”

    “DEPREM DEĞİL KATLİAM”

    Enver Cemal Şahin, devletin halen kapsamlı bir çalışma yürütemediğini de belirterek, “Çadır ya da konteynırlarda yaşayan herkes mutlaka ihtiyaçlarını gidermek için cemevlerine uğruyor. Cemevlerinde bir takım stoklar yapılmış durumda ve insanlara dağıtılıyor. Bazı cemevleri 3 bine yakın insana sabah, öğle, akşam yemek çıkarıyor. Orada bir katliam olmuş. Biz buna katliam diyoruz. Çünkü, bilim insanları, orada deprem olacağını yıllar öncesinden söylediler. Ancak önlemler alınmamış ve şimdi oradaki sorunun kısa sürede çözüleceğine inanmıyorum. Hasar, zayiat o denli çok” ifadelerini kullandı.

    Eren GÜVEN/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER:

    Alevi örgütlerinden, deprem bölgesinde sosyal ve psikolojik destek hizmeti!

  • Pertek’e göç eden depremzedeler: Bir an önce evimizin yapılmasını istiyoruz-VİDEO

    Pertek’e göç eden depremzedeler: Bir an önce evimizin yapılmasını istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Depremin ardından yaşadıkları Malatya ve Hatay’dan ayrılıp Pertek’e yerleşmek zorunda kalan depremzedeler, “Çadır almak için başvurduk ama bize vermediler, biz de mecburen buraya gelmek zorunda kaldık. Bir an önce evimizin yapılmasını istiyoruz, burada sürekli kalamayız” dediler.

    6 Şubat tarihinde 11 ili ve 13 milyon insanı etkileyen ve büyük felakete yol açan depremde on binlerce yurttaş hayatını kaybedip, yüz binlercesi yaralanırken, milyonlarca insan yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı.

    Dersim’in Pertek ilçesinde Emek ve Özgürlük İttifakı bileşeni siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri tarafından Pertek Sivil Yardımlaşma İnisiyatifi kurularak Pertek’e gelen depremzedelere yardım ediliyor. Şu an 42 aile Pertek’te barınıyor.

    Depremin ardından Deniz Öcal ve Zeynep Güzel Öcal Malatya’dan, Bülent Reyhanlı da Hatay’dan gelerek Pertek’e yerleşti.

    “BİR AN ÖNCE EVİMİZİN YAPILMASINI İSTİYORUZ”

    İkinci depremde evde olduklarını ve kendilerini zor kurtardıklarını söyleyen Deniz Öcal, “Çocuklarımı zor kurtardım evimiz giriş katta olduğu için camdan karın içine çorapla çıktık. Depremden sonra 3-4 gün boyunca yardım gelmedi. Depremden sonra insanlar zorluklar içerisinde mücadele ediyorlardı. Biz çadır almak için başvurduk ama bize vermediler. Daha sonra barınabilmek için bölge bölge dolaştık, en son Adana’ya ablamın yanına gittik orada bir ay kaldıktan sonra Pertek’e yerleştik. Bir an önce evimizin yapılmasını istiyoruz, burada sürekli kalamayız” diye belirtti.

    “ALEVİ KÖYLERİNE GÖNDERİLEN YARDIM TIRLARINA EL KONULDU”

    Doğanşehir’in Alevi köylerine gönderilen yardım tırlarına el konulduğunu ifade eden Zeynep Güzel Öcal ise, “Adıyaman’da da aynı şeyler yaşandı, 4-5 gün sonra insanlara yardıma gittiler. Benim ailem Adıyaman’da yaşıyordu ‘Bu mahallede Aleviler yaşıyor başka yere gidelim’ diyorlardı. Maalesef ülkede adalet yok ayrımcılık yapılıyor, yeter artık kaçıncı yüzyıldayız insan hayatını kurtarın bırakın artık ayrımcılık yapmayı. Ben Maraş’ta ailemi kaybettim ama 3-4 gün sonra gittiler. Devlet zamanında deprem bölgesinde olması gerekiyordu. Pertek’te bize yardımcı oldular, buradaki herkese teşekkür ediyorum. Biz acımızı unutamıyoruz ama en azından buradaki insanlar bize destek oldular acımızla bir oldular, bizi dinlediler, buradaki insanlarda birlik var. Ben bunu gördüm insan ayırımı yok burada, adalet var. Psikolojik olarak hiçbirimiz iyi değiliz, yaşadığımız travmayı halen atlatamadık, çocuklarım o korkuyu yaşıyorlar, gece uyuyamıyorlar. Hayat normale dönene kadar burada kalacağız. Depremde yaşananlar devletin ve müteahhitlerin hatası, insanların hayatlarıyla oynuyorlar. Japonya’da, Güney Kore’de depremler daha yüksek şiddette oluyor neden binalar yıkılmıyor çünkü sağlam bina yapıyorlar” dedi.

    “İLERİDE NE YAPACAĞIMIZA DAİR PLAN YAPAMIYORUZ”

    Deprem sonrasında soğuğu ve korkuyu yaşadıklarını belirten Bülent Reyhanlı da şunları söyledi:

    “Evlerimiz hasarlı olduğu için evlerimize giremiyorduk devletten hiçbir yardım gelmezken biz deprem bölgesinde ne yapabilirdik? Hatay’dan çıktıktan sonra ben iki üç hafta sonra tekrar Hataya döndüm. Eşim ve çocuklarımla beraber orada kalacak yerim yoktu. Kaynanamın yanında kalıyordum çadırda. Bir çadırda 8-10 kişi falan kalıyorduk, onun için bir hafta orada kalmak zorundaydım. Her yerden çadır istedim ama hiç kimse bana bir çadır vermedi. Benim çocuklarım orada o soğukta hastalandı. Pertek’te insanlar bize yardım ettiler, evlerini bize açtılar ama insanlar daha ne kadar bize yardım edebilir. İleride ne yapacağımıza dair plan yapamıyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Özlem Bingöl: Karamsarlığa kapılmadan, depremzedelerle dayanışmayı büyütelim-VİDEO

    Özlem Bingöl: Karamsarlığa kapılmadan, depremzedelerle dayanışmayı büyütelim-VİDEO

    PİRHA- Antalya’ya göç etmek zorunda kalan depremzedelerle dayanışma çalışmasının içinde yer alan Halkevlerinden Özlem Bingöl, depremzedelerin zor bir süreçten geçtiğini belirterek, dayanışmanın sürekli olması için çağrı yaptı. Bingöl, “Oldukça zor bir süreç. Dolayısıyla psikolojik anlamda destek alabileceğimiz kanalları, köprüleri kurmak zorundayız. Bu hepimizin sorumluluğu. Mücadeleye devam etmek zorundayız” dedi. 

     

    6 Şubat’ta ve sonrasında yaşanan depremin yarattığı mağduriyetin yaraları sarılmaya çalışılıyor. Depremzedelerle dayanışmak için aralarında Hacıbektaş Veli anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Kızılarık Cemevi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Antalya Şubesi, Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği ve Halkevleri’nin kurduğu deprem dayanışma merkezi çalışmalarını sürdürüyor. Burada Halkevleri adına  gönüllü çalışma yürüten Özlem Bingöl, dayanışmayı PİRHA’ya anlattı.

    Antalya’da yaşayan Özlem Bingöl, depremden derinden etkilendiklerini belirterek, depremzedelerin sorunlarının artarak devam ettiğini söyledi. Sivil toplum kuruluşlarının sol yapıların kendi olanakları kadar dayanışma gösterdiklerini ifade eden Bingöl, “Alevi örgütleri ve Halkevleri olarak daha örgütlü bir şekilde daha fazla insana ulaşabiliriz daha fazla insana sesimizi duyurabiliriz diye burada bir yardım dayanışma merkezi kurduk. Bu amaçla sanırım bir nebze de olsa insanların yarasına dokunabiliyoruz. Çünkü çeşitli giysi ve gıda maddesini burada merkezde topluyoruz ve ihtiyaç duyan insanlara veriyoruz. Bu çalışmamız artık hem daha fazla duyulmaya başladı, hem de bireysel olarak çevremizde bulunanlar bunu sürekli yayıyorlar. Dolayısıyla daha fazla görülür hale geldi. Bu bizim için çok kıymetli bir şey” dedi.

    “DAYANIŞMA SÜREKLİ HALE GELMELİ”

    Bu dayanışmanın, çalışmanın sürekli hale gelmesi gerektiğinin altını çizen Bingöl şöyle devam etti:

    “Bu çalışmanın süreklilik arz etmesi lazım. Dolayısıyla şu an bu kurumlarla beraber bunu örgütlemeye çalışıyoruz. Halkevleri olarak bu sürecin en başından itibaren hem bölgede bir takım şeylere dokunmaya çalışıyorlar ve hala oradalar. Bu şehirlerde de ‘biz bunun bir ayağı olarak ne yapabiliriz buna nasıl süreklilik kazandırırız’ gibi kendimizce düşünüp yöntemler geliştiriyoruz. Burada Halkevci olarak ben varım ve cemevlerinde arkadaşlarla yemek veriyoruz. Depremzedelere elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışıyoruz.Buraya gelemeyenlere de yardım götürüyoruz. Kalacak yerler için de yardımcı olmaya çalışıyoruz. Daha fazlasını yapabilmeyi isteriz ama daha çok bunun sürekliliği noktasında duruyoruz.  Bir paket gıda ürününü bir aileye verdik ve bitti değil, o gıdayı sürekli hale getirecek kanalları kurmamız lazım. O kanalları kurmak için bütün politik çevremizi, sosyal çevrelerimizi, ailelerimizi, akrabalarımızı, komşularımızı, mahalleleri, biraz hareketlendirmemiz gerekiyor. Herkese düşen görev bu. Bir yardım kolisi içerisinde bir aileye maksimum bir hafta belki 10 gün yetecek gıda var. 10 gün sonrasında ne olacak 10 gün sonrasında bir kez daha o boşluğu doldurabilecek finansmana sahip olmamız gerekir.

    Belki yıllarca sürecek bir harabe, yıllarca sürecek bir yıkım var. Şimdiden inşasını yapmaya çalışmalıyız. Çünkü bu işin hem maddi hem de psikolojik tarafı var. Bu süreçten etkilenenler sadece yetişkinler değil, onların çocukları var. Hayatta kalamayanlar zaten gittiler. Hayatta kalanlar ise bir çok kayıp vermiş ve hayatta kalmış ama bunun şokunu henüz atlatamamış. Belki bu şoku atlatması yıllar sürecek. Çoluk çocuk, kadın, erkek, yaşlı buralarda. Buranın dışında da temas ettiğimiz insanlar var. İnanın oldukça zor. Dolayısıyla psikolojik anlamda destek alabileceğimiz kanalları, o köprüleri kurmak zorundayız. Bu hepimizin sorumluluğu. Mücadeleye devam etmek zorundayız.”

    “SIKINTILI GÜNLERDE HAYAT BULAN BİR KAVRAM VAR ‘DAYANIŞMA’”

    Depremzedelerin psikolojileri açısından profesyonel yardıma ihtiyaçları olduğunu ifade eden Özlem Bingöl, “Hem onların hem de onlara aracılık yapan bizler için çok zor. Hepimiz için süreç zor. Halkevleri her zaman zaten bu misyonu yüklenmişti ama böyle çok daha sıkıntılı durumlarda bir kez daha hayat bulan bir kavram var o da dayanışma. Bunun altını sürekli çizmek gerekli ve altını boş bırakmamak gerekli. Madem dayanışma bu kadar güzel bir şey, bu kadar kutsal önemli bir şey, o zaman altını dolduralım ve bu insanlarla el ele verelim” diye konuştu.

    Antalya’ya 150-200 bin depremzede geldiğinden bahsedildiğini aktaran Bingöl, “Bence daha da fazla. Resmi rakamları bilmiyorum. Olayın çok başındayız. Bütün bu süreci en sağlıklı bir şekilde nasıl beraber yürütürüz düşünmemiz gerekli. Bizlerin hem kişisel bazda hem de kurumsal bazda sol, sosyalist örgütler, Alevi dernekleri olarak birleşseler dahi üstesinden gelinebilecek sorunlar değil. Biz üzerimize düşeni yapalım, yapmaya devam edelim. Sonuç olarak tüm bu yükün altından sadece Halkevleri, sadece DKÖ, sol bir takım oluşumlar Aleviler, partiler altından kalkamayacak durumdalar” ifadelerini kullandı.

    “DEVLETİN OLANAKLARINI KULLANMASI GEREKİR”

    Dayanışmanın sürekliliğine vurgu yapan Özlem Bingöl, devletin devreye girmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

    “Kiralar bu kadar yüksekken, hayat bu kadar pahalıyken, bu insanları nerelere yerleştireceğiz? Kendi olanaklarımızla ne kadarını yapabiliriz. Burada devletin/belediyelerin ciddi şekilde olanaklarını kullanması, koordinasyonu sağlaması, bunun için özellikle ödenek ayrılması gerekecek. Biz kendi adımıza dayanışmaya devam ederken, belki bir yandan da onları iteklemek gerekecek. Dayanışmayı büyütelim asla umutsuz kalmadan, asla karamsarlığa kapılmadan, bir sürü insanı kaybettik, bir sürü sevdiğimiz insanları kaybettik. Bazılarımız tanıdıklarını, bazılarımız ailelerini. Bu insanlar hiçbirimizin hiçbir şeyi olmak zorunda da değiller, bunu hissetmemiz için. Yaşasın dayanışma.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Depremlerde Hakk’a yürüyenler için çerağ uyandırılıp deyişler okundu-VİDEO

    Depremlerde Hakk’a yürüyenler için çerağ uyandırılıp deyişler okundu-VİDEO

    PİRHA – Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAK) Antalya Şubesi’nde depremlerde yaşamını yitirenler için çerağ uyandırıldı. HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan her akşam saat 21.00’de “pencerene bir mum yak’ kampanyası oluşturulduğunu söyledi. 

    HBVAKV Antalya Şubesi, 6 Şubat’ta başlayan depremlerde Hakk’a yürüyenler için çerağ uyandırdı.

    Kızıl Arık Cemevinde yapılan anma töreninde konuşan HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “Deprem bölgesinde yitirdiğimiz her can için ‘her akşam saat 21.00’de pencerene bir mum yak’ kampanyası oluşturuldu. Tüm sivil toplum örgütleri, bizim kurumlarımız, depremde Hakk’a yürüyen canları anmak için onlar adına siz de pencerelerinize bir mum yakıp çerağ uyandıralım. Depremde yaşamını yitiren tüm canların devirleri daim, ışıkları bol, yıldızlar yoldaşı olsun. Hızır yoldaşları olsun” dedi.

    “UYANDIRDIĞIMIZ BU NUR HAKK’I TEMSİL EDİYOR”

    HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül de çerağın anlam ve içeriğine ilişki söz alarak şu konuşmayı yaptı:

    “Aslında biz buna ‘kudrette kandil’ deriz. Kudret, kandil, Hakk’ın, hakikatin nurunu temsil eder. Bize göre kâinat, hakkın nurundan var olmuştur. Cümle canlar, cümle mahlukat, cümle kâinat, Hakk’ın nurundan var olmuştur. Bu nedenle biz yaptığımız muhabbetlerde, cemlerde, erkanlarda; burayı da küçük bir kâinat olarak değerlendirdiğimizde Hakk’ın nuru olsun, kâinat tamamlansın diye Hakk, Muhammed, Ali aşkına, Hakk’ın nurunu, yani çerağı uyandırırız. Çerağıdaki bildiğiniz o fitili yakmaya biz ‘uyandırma’ deriz. Erkan bittiğinde de sır ederiz. Onu bir tür kaybetme anlamında sır etme şeklinde kaldırırız. Yani erkan tamamlanmış olur. Bu daha çok gece yapılır. Çünkü gündüz Hakk’ın nuru zaten kâinatı aydınlatıyor. Biz burayı küçük kainat olarak değerlendiriyoruz. Bu küçük kainata bir nur olsun diye Hakk, Muhammed, Ali aşkına Hakk’ın nurunu canlandırıyor, uyandırıyoruz ve uyandırdığımız bu nur hem Hakk’ı temsil ediyor hem hakikati temsil ediyor hem de ortalığı aydınlatıyor.

    Bize göre her yer kainattır, küçük bir izdüşümüdür. İnsan da öyledir. ‘İnsan küçük bir kâinat, kainat büyük bir insandır’ deriz. İnsanların oluşturduğu her bir muhabbet meclisini, bir varlık meclisi, Hakk’ın tecelli ettiği yer olarak gördüğümüz için özellikle çerağlarımızı uyandırıyor, sonra yapacağımız tüm hizmetleri ona göre yapıyoruz. Bir muhabbet hizmetinde, sadece arkadaşlarımız deyiş söyleyecek olabilir. Nefesleri, dilleri bülbül ola, o da bir hizmettir. Onun için de çerağ uyandırmak lazım.”

    Kemal Bülbül’ün konuşmasının ardından gülbengler okundu ve ardından çerağ uyandırıldı.

    Abdal Musa Tanıtma ve Yaşatma Derneği Eş Başkanı ve aynı zamanda zakirlik hizmeti yapan Süleyman Demir ile Kızıldeli Seyit Sultan Ocağı Yol Hizmetkarı Mustafa Sazcı’nın söylediği deyiş ve nefeslerle erkan tamamlandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Arslan: Depremzedelerle ilgili elimizden ne geliyorsa yapacağız-VİDEO

    Arslan: Depremzedelerle ilgili elimizden ne geliyorsa yapacağız-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Antalya Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan,  insanları biraz rahatlatmak için elinden geldikçe yardımcı olmaya çalıştıklarını ifade ederek, “Bütün imkanlarımızı zorlayacağız. Altınova’daki depremzedelerle her zaman diyalog içindeyiz” dedi.

    11 ili etkileyen ve on binlerce yurttaşın yaşamını yitirmesine, yüz binlercesinin yaralanmasına ve evsiz kalmasına yol açan depremlerin üzerinden günler geçmesine karşın, ortaya çıkan maddi, manevi hasar hala giderilmedi.

    Alevi kurumları ve cemevleri, bulundukları her alanda deprem felaketinden etkilenen yurttaşlar için seferber olmuş durumda. Alevi kurumları ve deprem bölgesindeki yurttaşların ihtiyaçlarını karşılamak için çadır kentler kurup, yardımları organize ediyor.

    Dünyanın ve ülkenin bir çok merkezinden gelen yardımlara AFAD el koyarken, Alevi kurumlarının çalışmaları yoğun bir şekilde devam ediyor.

    PSAKD Antalya Altınova Şube Başkanı Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan ile depremden sonra yaptıkları çalışmalar ve gelen depremzedelerle ilgili neler yapacaklarına ilişkin konuştuk.

    “YETKLİLER TELEVİZYONDA HER ŞEYİ YAPMIŞLAR GİBİ ANLATIYOR AMA İNSANLAR HALEN YARDIM BEKLİYOR”

    Yaşanan depremin ciddi bir felaket olduğunu ifade eden Adnan Arslan, “Malatya, Adıyaman ve Maraş’a gittik. Malatya’dan Gölbaşı’na giderken Polat diye bir köy var köyde taş üstünde taş kalmamış. 2 katlı tek katlı evler hepsi yıkılmış köylü çaresizce orada bekliyor, sıkıntı çok fazla. Hangisini söyleyelim yardım yok, konaklama yok, elektrik yok, su yok, tuvalet yok. Hangi birini söyleyelim ama yetkililer her şeyin yapıldığını söylüyor. Binaların altında insanlar var. Bu kış günü Kızılay’ın bir tane çadırını göremedik” dedi.

    “DEPREM BÖLGESİNDE İNSANLARIN İHTİYAÇLARI ÇOK”

    Türkiye’nin güçlü olduğunu ama ülkeyi yönetenlerin güçsüz olduğunu söyleyen Adnan Arslan, şunları dile getirdi:

    “Depremin ilk günü her şeye yasak koydular AFAD’ın dışında kimse yardım edemez dediler. Askeriyeyi ve madencileri deprem bölgelerine göndermediler belki bir can daha kurtarılabilirdi. Evet ülkemizde bir felaket yaşandı biz bu felakete karşı topyekûn birlik olup bunu nasıl üstesinden gelebiliriz diye çaba harcamamız gerekirken farklı şeyler yapıldı ne yazık ki. Çok üzülüyorum insanlar çok perişan çok şeylere ihtiyaç var. Gıda, konaklama ihtiyacı var. En önemlisi de tuvalet sorunu çok büyük bir sorun.

    Adıyaman’ı koku sarmıştı. Enkaz  kaldırıyorlar kepçeye atıp götürüyor bu enkazın altında ceset mi var, ne var görünmezse kamyonla beraber gidiyor. Bu kadar değersiz olamaz insanlar. Hakka yürüyen insanları da bu kadar değersizleştirmemek lazım. O enkazın bile kurallara uygun bir şekilde kaldırılması gerekir. Tek tek varsa orada bir cenazemiz onu kaldırıp kurallara göre sırlamamız gerekirken kamyon dayanıyor toz toprak içerisinde alıp götürüyor. Hangi birini anlatalım gerçekten felaket çok.”

    “ALEVİ ÖRGÜTLERİ OLARAK BUNDAN SONRA DA YARDIM ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Alevi örgütleri olarak ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalıştıklarını ve bundan sonra da yardımcı olmaya devam edeceklerini belirten Arslan, “Samandağ’a bir kamyon yardım gönderdik, Osmaniye cemevine bir kamyonet dolusu kuru gıda gönderdik. Malatya PSAKD Şubesi, depremde hayatını kaybeden Adıyaman şube başkanımız Zülfikar Yılmaz adına aş evi kurmuşlar biz de Altınova Cemevinden kuru bakliyattan gıdaya, ekmeğinden suya kadar aklınıza ne gelirse oraya gönderdik. İmkanlarımız kısıtlı ekonomik sıkıntılarımız olduğu halde biz bunları yapıyorsak devlet yapmıyorsa oturup düşünmek lazım” diye ifade etti.

    “BURAYA GELEN İNSANLARA YARDIMCI OLACAĞIZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Cemevi olarak her gün açık olduklarını ve gelen lokmaları bölgelere gönderdiklerini söyleyen Arslan, “Buraya gelen çok canlarımız oldu onları otellere ve belli yerlere yerleştirdik gelenleri de yerleştirmeye çalışacağız. Eğer buraya gelenleri yerleştirme imkanımız olmazsa burada konaklatacağız. Bir sıcak çorba da olsa burada hazırlık yapıp ikram edeceğiz. Bir şekilde o insanları biraz rahatlatmak için elimizden geldikçe yardımcı olacağız, bütün imkanlarımızı zorlayacağız” ifadelerine yer verdi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Eğitim-Sen Samandağ Şubesi: İlgililere çağrımızdır; halkımız dilenci değildir-VİDEO

    Eğitim-Sen Samandağ Şubesi: İlgililere çağrımızdır; halkımız dilenci değildir-VİDEO

    PİRHA- Eğitim-Sen Samandağ Şubesi, “İlçemizde herkese yetecek kadar çadır, gıda ve ihtiyaç malzemesi mevcut. İlgililere ve yetkililere çağrımızdır: Halkımız dilenci değildir. Verdiğiniz-verdiğimiz lütuf değildir” dedi. 

    Maraş merkezli depremlerin ardından büyük yıkıma uğrayan Hatay Samandağ’da Eğitim-Sen bir açıklama yaptı. Eğitim-Sen Samandağ Şube Sekreteri Esat Kudret, depremzedelerin ihtiyacını öğretmenlerin giderdiğini belirterek, dayanışmayla zorluğun aşılacağını söyledi. Depremzedelerin başını dik tutmaları gerektiğini ifade eden Kudret, “Acımız büyük. Hepimiz kardeşiz Kapımıza gelen hiç kimse eli boş dönmeyecek” dedi.

    Eğitim-Sen Samandağ Şubesi tarafından yapılan açıklamada ise, “Halkımız dilenci değildir! Halkımız enkazdan kendi imkanları ile çıktı, cenazelerini kendi imkanları ile çıkardı defnetti. Naylondan çadırını kendi yapıp evinden acil ihtiyaç malzemesini yine kendi imkanları ile ve ölümü göze alarak çıkardı. Devam ediyor.
    Bugün biz gibi gönüllüler üzerinden yürütülen yara sarma çabaları yeterli değil. Bu çabayı sürdürenler de depremzede. Evi yok, yeri yok, barınağı yok, aşı yok. Fakat merhem olma derdi ile kendini öncelemiyor” denildi.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “İlk açıklamamızda söyledik; ilçemizde herkese yetecek kadar çadır, gıda ve ihtiyaç malzemesi mevcut. İlgililere ve yetkililere çağrımızdır: Halkımız dilenci değildir. Verdiğiniz-verdiğimiz lütuf değildir. Bu halkın vergilerinin karşılığı ve bu ülkeye vatandaşlık bağı ile bağlı oluşlarının hak edilmiş karşılığıdır.
    Halkımızı rencide etmeyelim, başlarını öne eğdirmeyelim, isim yazdırıp oyalamayalım, kuyrukta bekletmeyelim.
    Koordinasyon sorunu olduğu aşikar. Başka bir şey düşünmek istemiyoruz.

    “SAMANDAĞ’IN EN GÜVENİLİR KİTLE ÖRGÜTÜ EĞİTİM-SEN’DİR”

    İlk gün söyledik; bu ilçenin en yaygın, güvenilir ve en büyük kitle örgütü Samandağ Eğitim Sen’dir.
    Bu sürecin, halkımızı rencide etmeden ve hak edilmiş olarak hizmete dönüştürülmesinde, ihtiyaçların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında sendikamız üstüne düşeni kendi ve gönüllüleri vasıtası ile zaten yapmaya çalışıyor. Daha fazlasını da yapmaya hazır. Bu halkı tanıyoruz. Herkese ulaşacak gönüllümüz vardır.
    Ya siz koordine edin ve halkımıza hak ettiği saygınlık ile merhem olun ya da hem çadır hem de diğer ihtiyaç malzemesi depolarınızı bize açın orada da katkımızı sunalım.
    Halkımızın en çok ihtiyaç duyduğu şey güven, adalet ve saygıdır. Halkımız dilenci değildir. Başta biz olmak üzere her birimizin yaptığı şey iyilik veya lütuf değil halkın hakkı olan görevdir.
    Sıraya son verelim, isim yazdırana 24 saat içinde ve adrese teslim ulaşalım, hiç kimseye ses tonumuzu yükseltmeyelim ve hiç kimseyi minnet borcuna sokarak rencide etmeyelim.
    Depolar boşalana kadar kesintisiz dağıtıma ivedilikle başlayın. İhtiyaç duyulması halinde sendikamız ve gönüllülerimiz gereken her tür katkıyı sunmaya hazırdır.
    Sevgili Halkımız: Lütfen başınızı dik tutunuz. Size verilen her şey hak edilmiş olandır, lütuf değildir. Acımı büyük, sorunumuz çok, fakat umutsuz hiç değiliz. Dayanışmayla aşacağız. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için. Sevgi ve saygılarımızla.”

    PİRHA/SAMANDAĞ

  • DAD İzmir Şubesi ve Yamanlar Cemevi, depremzedelerle cem yürütecek

    DAD İzmir Şubesi ve Yamanlar Cemevi, depremzedelerle cem yürütecek

    PİRHA- DAD İzmir Şubesi ve İzmir Alevi Kültür Derneği, deprem sonrasında İzmir’e göç eden canların cem taleplerini karşılamak ve lokmalarını paylaşmak adına Yamanlar Cemevinde cem yürütecek.

    Alevi inancında önemli bir yeri olan Xızır (Hızır) ayı sona eriyor. Xızır ayı Alevilerde kutsal kabul edilir. Bu ayda oruçlar tutulur, cemler bağlanır, kurbanlar tığlanır. Ayrıca zorlu kış günlerinin geride kalması anlamına da gelen bu ayda lokmalar dağıtılır, ziyaretler ve türbeler ziyaret edilerek iyi dileklerde bulunulur.

    Xızır aylarında 10 ili vuran deprem sonrasında Alevi toplumu lokmalarını depremden etkilenen canlarla paylaşıyor. Bu kapsamda Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi ve İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi, depremden etkilenen canlarla cem olacak.

    2 Mart Perşembe günü saat 19.00’da Yamanlar Cemevi’nde gerçekleşecek cemi, Cemal Abdal Ocağı pirlerinden İsmail Doğan yürütecek.

    “DAYANIŞMAYI ÖRELİM, ZORDA OLAN CANLARIMIZI YALNIZ BIRAKMAYALIM”

    DAD İzmir Şubesi ve Yamanlar Cemevinin çağrısı şöyle:

    “Deprem mağduru canlarla buluşuyoruz, hep birlikte cem oluyoruz! Birbirimizin Xızır’ı olma bilinciyle, tüm canları dayanışma lokmalarıyla ceme bekliyoruz.

    Deprem sonrası İzmir’e göç eden canların, cem taleplerini ve ihtiyaçlarını karşılamak ve göç ettikleri İzmir’de karşı karşıya kaldıkları yalnızlaşmayı aşmak üzere, 2 Mart Perşembe günü, saat:19:00’da Yamanlar Cemevi’nde cem oluyoruz. Xızır lokması bilinciyle dayanışma ağı örerek darda ve zorda olan canlarımızı yalnız bırakmayalım! İmkanları dahilinde tüm canları gıda ihtiyaçları temelinde lokmalarıyla ceme bekliyoruz.  Ayrıca her bir canımızın çevresinde bulunan deprem mağdurlarına cem duyurusunu ulaştırarak dayanışmayı büyütmesini diliyoruz.”

    PİRHA/İZMİR

  • İtalya’dan gelen ekipler Defne’de sahra hastanesi kurdu-VİDEO

    İtalya’dan gelen ekipler Defne’de sahra hastanesi kurdu-VİDEO

    PİRHA- CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, Hatay’ın Defne ilçesinde İtalya’dan gelen ekiplerin sahra hastanesi kurduğunu bildirdi. Bayır, sahra hastanesi önünde yaptığı açıklamada, “Çadırlar ve ekipmanlar hazır. Kapıdan ilk girişte acil muayene çadırı var. Orada bir tercüman aracılığı ile doktorlar ve ekipler ilk müdahaleyi yapıyorlar, daha sonra hastalara müdahale ediliyor” dedi.

    Maraş’ta meydana gelen ve 10 ili etkileyen deprem felaketinin ardından Hatay’da dün akşam saatlerinde 6.4 ve 5.8 şiddetinde iki ayrı deprem daha yaşanırken, ağır ve orta hasarlı binalar yıkıldı, 6 yurttaş yaşamını yitirdi.

    Deprem sonrası çadırdan, gıdaya, seyyar tuvaletlerden banyoya sıkıntılar devam ederken, CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, Hatay’da incelemelerde bulundu.

    Hatay’ın Defne ilçesinde Atatürk Stadı içerisinde kurulan Sahra Hastanesini’nin kurulduğunu duyuran Bayır, yetkililerden bilgi aldı.

    İtalya’dan gelen ekiplerin bir Sahra Hastanesi kurduğunu belirten Bayır, “Ekipler burada ameliyat yapabileceklerini ifade ettiler. Çadırlar ve ekipmanlar hazır. Kapıdan ilk girişte acil muayene çadırı var. Orada bir tercüman aracılığı ile doktorlar ve ekipler ilk müdahaleyi yapıyorlar daha sonra hastalara müdahale ediliyor” dedi.

    Çadırların içerisinde özel ısıtıcılar olduğunu ifade eden Bayır, “Kendi enerjilerini kendileri üretiyorlar. Bütün doktoru, cerrahı, hemşireleriyle birlikte gelmişler. Tam teşekküllü bir hastane statüsünde. Gördüğünüz gibi gece ışıklandırmasına kadar düşünülmüş. Bizden duyurması” şeklinde konuştu.

    PİRHA/HATAY

     

  • Mersin Cemevi, Mersin’e göç eden depremzedelerin hizmetinde -VİDEO

    Mersin Cemevi, Mersin’e göç eden depremzedelerin hizmetinde -VİDEO

    PİRHA- Mersin Cemevi, Mersin’e zorunlu göç eden depremzede yurttaşlara depremin ilk gününden itibaren destek oluyor. Gönüllülerin destekleriyle bir araya getirilen giyimden çocuk bezine kadar yaşam malzemelerini depremzedelere ulaştıran cemevi emekçileri, şehrin bir çok noktasında kalan depremzedelere sıcak yemek pişiriyor. 

    11 ili etkileyen ve onbinlerce yurttaşın yaşamını yitirmesine, yüzbinlercesinin yaralanmasına ve evsiz kalmasına yol açan Maraş depreminin üzerinden günler geçmesine karşın, ortaya çıkan maddi, manevi hasar hala giderilmedi.

    Alevi kurumları ve cemevleri, bulundukları her alanda deprem felaketinden etkilenen yurttaşlar için seferber olmuş durumda. Alevi kurumları ve deprem bölgesindeki yurttaşların ihtiyaçlarını karşılamak için çadır kentler kurup, yardımları organize ediyor.

    Dünyanın ve ülkenin bir çok merkezinden gelen yardımlara AFAD el koyarken, Alevi kurumlarının çalışmaları yoğun bir şekilde devam ediyor.

    Mersin Cemevi de, Mersin’e zorunlu göç eden depremzede yurttaşlara depremin ilk gününden itibaren destek oluyor. Gönüllülerin destekleriyle bir araya getirilen giyimden çocuk bezine kadar yaşam malzemelerini depremzedelere ulaştıran cemevi emekçileri, şehrin bir çok noktasında kalan depremzede yurttaşlara sıcak yemek pişiriyor.

    Gece gündüz depremzedelere yardım etmeye çalıştıklarını belirten cemevi emekçileri, gelen yardımların devam etmesi çağrısında bulundular.

    PİRHA/MERSİN

  • Elbistanlı depremzedeler: Gönüllülerin getirdikleri yardımlar sayesinde ayaktayız -VİDEO

    Elbistanlı depremzedeler: Gönüllülerin getirdikleri yardımlar sayesinde ayaktayız -VİDEO

    PİRHA- Elbistan’da yaşayan depremzedeler, hala yeterli yardımların gelmediğini belirterek en çok çadır ve ısınma malzemelerine ihtiyaçları olduğunu söylediler.

    Maraş merkezli yaşanan depremlerin üzerinden 12 gün geçti. Bunca gün geçmesine rağmen bölgedeki depremzedelerin ihtiyaçları hala tam olarak karşılanmadı.

    Elbistan’da bulunan Kara Elbistan Mahallesi’ndeki depremzedeler, gönüllülerin getirdiği yardımlar sayesinde ayakta kaldıklarını söyledi.

    “DERME ÇATMA BİR YERE SIĞINDIK, BURADA DA FARELER VAR, KORKUYORUZ”

    Depremzedeler yaşadıklarına ilişkin CAN TV mikrofonuna şunları dile getirdi:

    “Depremden sonra gelip buraya sığındık. Burasını görüyorsunuz derme çatma bir yer. Burada da fareler var. Gece gelip çocukların kulaklarını kemirmiş. Çocuklar ağladı, bizde korktuk. Tekrar dışarı çıktık. Çadır istiyoruz. Biz 8 kişiyiz. Çadır ve temiz bir ortam istiyoruz. Aynı zamanda ısınma sorunu var. Gıdamız yeterli ama ısınma ve barınma sorunu yaşıyoruz. Kimse buraya yardım getirmedi. Çadır vermedi. Battaniyemiz yok. Bulduklarımızı yakıp ısınmaya çalışıyoruz.

    “HAYVANCILIK YAPIYORUZ, ONLAR DA GÜNLERDİR AÇ, SUSUZ, KESMEK, SATMAK İSTEMİYORUZ”

    Burası Kara Elbistan Mahallesi. Kaderi kara olduğu için böyle demişler. Önceden bir sel felaketi yaşanmış burada ve bu isim onun sonrasında verilmiş. Depremde evimiz de çatlaklar oluştu. Korkuyoruz giremiyoruz. Hava çok soğuk. Çadır için gittik ama bulamadık. Hiçbir yerde yok. Çok az sayıda gelmiş. Buraya yardıma gelen birkaç kişi bize bir çadır verdi. Onunla idare ediyoruz. Depremde hayvanlarımız da zarar gördü. Biz hayvancılık yapıyoruz. Onlar da kaç gündür aç, susuz buradalar. Dün bir yerden çok az yem buldum, getirdim verdim. Bitince ne yapacağım bilmiyorum. Satmak, kestirmek istemiyorum.

    “GÖNÜLLÜLER ÇADIR VERDİ, ORADA KALIYORUZ”

    Daha yeni yeni kendimize geliyoruz. Buraya hiç yardım gelmedi. Sadece gönüllülerin getirdiği bazı yardımlar var. Onların sayesinde ayaktayız. Bundan sonra ne yapacağız, nasıl yaşayacağız bilmiyoruz. Gönüllüler bir çadır verdi, onda 10 kişi kalıyoruz. Sığmıyoruz.”

    PİRHA/ELBİSTAN

  • Antalya’da tüm Alevi kurumları depremzedeleri ağırlıyor; ‘gıda, giysi, yorgan ihtiyacı var’- VİDEO

    Antalya’da tüm Alevi kurumları depremzedeleri ağırlıyor; ‘gıda, giysi, yorgan ihtiyacı var’- VİDEO

    PİRHA-Maraş merkezli iki depremin ardından Antalya’da bulunan Alevi kurumları/cemevleri depremzedelere kapılarını açtı. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Cemevi Başkanı Nurettin Erdoğan, depremzedelerle dayanışma amaçlı kurdukları koordinasyonun 24 saat hizmet verdiğini belirterek, dayanışmanın daha da büyütülmesi çağrısı yaptı.

    Maraş depreminin ardından Alevi kurumları depremzedelerle dayanışmasını sürdürüyor.

    Antalya’daki Alevi kurumları, cemevleri, Maraş depreminde zarar gören yurttaşlara destek amaçlı başlattığı yardım kampanyasında topladığı gıda ve giyecek malzemelerini depremin yaşandığı illere ulaştırıyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV)Antalya Şube Cemevi Başkanı Nurettin Erdoğan, depremzedelerle dayanışma amaçlı kurdukları koordinasyonun 24 saat hizmet verdiğini belirterek, dayanışmanın daha da büyütülmesi çağrısı yaptı.

    “ANTALYA’DA ALEVİ KURUMLARI OLARAK ORTAK HİZMET YÜRÜTÜYORUZ”

    Depremin etkilediği farklı illerden gelen çok sayıda kişiyi cemevlerinde ağırladıklarını kaydeden Erdoğan, “Son günlerde depremden dolayı mağdur olmuş canlarımız Türkiye genelinde belli illere dağıtılmaktadır. Antalya ili olarak da Diyarbakır Malatya ve Maraş olmak üzere bu 3 ilden bize canlarımız mihman olmuştur. Bu illerden gelen canlarla ilgili bizler genel altyapıları oluşturarak cemevlerimizi açtık. Kaymakamlıklar ve AFAD Koordinasyon Merkezi ile birlikte dışardan gelen aileleri otellere yerleştirme ile ilgili gerekli yardımlarda bulunuyoruz. Şu anda Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şubesi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi ve Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği ortaklaşa bir hizmet yürütüyoruz. Cemevlerimizde il dışından gelen canlarımız konaklamaları için belli hazırlıkları yaptık. Bu canlarımızım rahat edebilmesi için her türlü hizmeti çabayı göstermekteyiz. Bu konuda ister istemez belli eksikliklerimiz olacaktır bu eksiklikleri gidermeye çalışıyoruz” diye konuştu.

    “GIDAYA, GİYSİLERE, YATAK, YOGANA İHTİYAÇ VAR”

    Nurettin Erdoğan, deprem bölgesine yönelik yardımların devam ettiğini hatırlattı. Toplumsal dayanışmayı sahiplenme çağrısı yapan Erdoğan şöyle devam etti:

    “Bizler de cemevimizde temizlik malzemeleri, kadın ve çocuk giysileri (mümkünse giyilmemiş) konusunda canlarımızın yardımlarını bekliyoruz. Antalya bölgesindeki canlar cemevimizin telefon numarasına ve WEB sayfamızdan da bize hangi saatte olursa olsun 7/24 saat ulaşabilirler. Her türlü yardıma hazırız. Öncelikle il dışından gelen canlarımızın sabah kahvaltıları ile ilgili gıda teminini oluşturmamız gerekiyor.

    Onun akabinde konaklamada rahat edebilecekleri yatak, döşek, yorgan, yastık, bu tarz genel eşyalara ihtiyacımız var. Maddi yardımlarda makbuz karşılığında bağış yapabilirsiniz. Deprem bölgesindeki canlarımıza da buradan gıda, giyim, çadır gibi yardımları da ihtiyacı olan bölgelere gönderiyoruz. Bununla ilgili de her türlü yardımlarınızı bekliyoruz. Antalya bölgesi olarak bütün canlara geçmiş olsun, Hakk’a yürüyen canlarımızın da devirleri daim olsun. Yaralılara da acil şifalar diliyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • PSAKD Diyarbakır Cemevi yüzlerce depremzedeye hizmet veriyor-VİDEO

    PSAKD Diyarbakır Cemevi yüzlerce depremzedeye hizmet veriyor-VİDEO

    PİRHA- Maraş merkezli iki büyük depremden etkilenen Diyarbakır’da mağdur olan çok sayıda insan PSAKD Diyarbakır Cemevinde konaklıyor. Depremzedelere kapılarını açan cemevinin Başkanı Aydın Atlı, “Cemevinde yiyecek ve barınma ihtiyacını karşılıyoruz” dedi. Atlı, yardımların, depremden daha çok etkilenen illere gönderilmesi çağrısında da bulundu. 

    Merkezi Maraş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki deprem, 6 Şubat sabahı 10 ilde yaklaşık 13,5 milyon kişinin yaşadığı bölgeyi yıktı. Binlerce insan göçük altında yaşamını yitirdi, binlercesi de kurtarılmayı bekliyor.

    Enkazdan yakınlarını kurtarmayı bekleyen depremzedelere ise cemevleri kapılarını açtı.

    Diyarbakır’da da depremden etkilenen halk PSAKD Diyarbakır Şubesi/Cemevini doldurdu. Depremzedelere sıcak yemek sunulurken gece de cemevinde konaklıyorlar.

    AYDIN ATLI: CEMEVİMİZDE YİYECEK VE BARINMA İHTİYACINI KARŞILIYORUZ

    Cemevinde PİRHA mikrofonuna konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi/Cemevi Başkanı Aydın Atlı, deprem sonrası hemen cemevini halka açtıklarını söyleyerek, “Cemevinde yiyecek, giyecek, gıda temini yapıyoruz. Şu an Diyarbakır’da acil bir sıkıntımız yok. Barınma ve gıda ihtiyacını karşılıyoruz. Sadece burada yaşayan Alevilere değil dışarıda ihtiyacı olan herkese kapımız açık. Diyarbakır diğer illere göre biraz daha az etkilendi. Özellikle Adıyaman, Maraş, Antep, Malatya ve Antakya’da insanlar daha mağdur durumdalar. Bize gelen yardım taleplerini bu saydığım illere yönlediriyoruz. Çünkü oralardaki canların bizden daha çok ihtiyacı vardır” dedi.

    “YARDIMLAR DİĞER DEPREM BÖLGELERİNE GÖNDERİLSİN”

    Yardım yapmak isteyen insanlara seslenen Aydın Atlı, “Çok acil olmadıkça yardım gönderilmesin. Özellikle Adıyaman, Maraş, Antep, Antakya’ya bu yardımları ulaştırırılarsa seviniriz” çağrısında bulundu.

    CAFER KOLUMAN: ALEVİ KURUMLARI OLARAK KRİZ MASASI OLUŞTURDUK

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSAKD) Diyarbakır Şubesi önceki Başkanı Av. Cafer Koluman, büyük bir depremin yaşandığına işaret ederek, ciddi bir organizasyon bozukluğu olduğunu kaydetti.

    Enkaz altında kalanların kurtarılmasında ekiplerin eksik kaldığını belirten Koluman, “Diyarbakır tarihinde ilk defa depremden çok etkilendi çünkü 20 civarında bina yıkıldığı söylenmekte. 100’ün üzerinde insanın hayatını kaybettiği ancak bu sayının daha da fazla olabileceği konuşuluyor. Deprem sonrası gücümüzün yettiği oranda PSAKD başta olmak üzere Alevi kurumları olarak kriz masası oluşturduk. Eş güdümlü çalışıyoruz. İnsanlarımız çok duyarlı. Hiç tanımadığımız insanların katkıları oluyor. Halk arasında bir kenetlenme var. Bütün deprem bölgelerinde cemevlerimizi 24 saat açık tutmaktayız. Yeme içme gibi hizmetler cemevinde yapılıyor. İnsanlar gece burada konaklıyorlar, barınıyorlar. Dışarıdan gelen katkılarla teme içme ihtiyaçlarını karşılıyoruz” dedi.

    DEDE MUSA KARGIN: CANLARIMIZI MAĞDUR ETMEDEN YARDIMCI OLMAYA ÇALIŞACAĞIZ

    Dede Kargın Ocağına bağlı, PSAKD Diyarbakır Cemevi dedesi Musa Kargın ise, “Deprem hepimizi yaraladı. Canını kaybeden, yaralanan canlar hepimizin canıdır, hepimizin acısıdır. Biz bu acıyı paylaşmakla mükellefiz. Cemevi olarak bizler imkanlarımız dahilinde hiçbir canımızı mağdur etmeden yardımcı olmaya çalışacağız. İnsanların kalacak yerlerini temin ettik cemevinde” diye konuştu.

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • Arama-kurtarmanın yetersiz olduğu Adıyaman’da depremzedeler valiliğe yürüdü

    Arama-kurtarmanın yetersiz olduğu Adıyaman’da depremzedeler valiliğe yürüdü

    Adıyaman’da depremzedeler, arama kurtarma çalışması yapmayan yetkilileri protesto etmek için Adıyaman Valiliği’ne yürüdü. Yetkililer, polis korumasında valilikten çıkarıldı.

    Maraş merkezli depremlerden etkilenen Adıyaman’da, çadır ve barınacak yer bulamayan depremzedeler, geceyi ateş yakarak, enkaz başında geçirdi. Birçok enkazın altında halen yardım çığlıkları gelirken, arama-kurtarma çalışmaları ise yetersiz. Arama kurtarma çalışmalarının yapılmadığı kentte halk iktidara tepkili.

    YETKİLİLER, POLİS KORUMASINDA ÇIKARILDILAR

    Mezopotamya Haber Ajansı’nda yer alan habere göre, enkaz başından ayrılmayan halk, çalışmaların yapılmaması üzerine Adıyaman Valiliği’ne yürüdü. Valilik binası önünde toplanan yüzlerce depremzede, Vali Mahmut Çuhadur’u protesto etti. Yetkililer polis korumasında binadan çıkarıldı. Adıyamanlıların valilik binası önündeki bekleyişi sürüyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • AFAD üyesi: Hızlı bir şekilde canlıya ulaşmaya çalışıyoruz, kolay değil!-VİDEO

    AFAD üyesi: Hızlı bir şekilde canlıya ulaşmaya çalışıyoruz, kolay değil!-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de PİRHA’ya konuşan kurtarma ekibinden AFAD üyesi, “Hızlı bir şekilde canlıya ulaşmaya çalışıyoruz. Kolay değil” dedi. Depremde evleri hasar gören ve çadırda kalanlar ise yapılan dayanışmadan ve yardımlardan memnun olduklarını belirterek, evleri için yıkım kararı alındığını vurguladılar. 

    İzmir depremi sonrası enkaz altında kalanları kurtarma çalışmaları sürüyor.

    Kurtarma ekibinde çalışan AFAD üyesi, kurtarma çalışmalarının hiç kolay olmadığını belirterek, “Hızlı bir şekilde canlıya ulaşmaya çalışıyoruz. Kolay değil. Çünkü o yığının altından insanlara ulaşmak hiç kolay değil. Zaman çok daralmadan onlara ulaşmak istiyoruz. Tek amacımız onları canlı kurtarmak” dedi.

    Depremde zarar görenlere hem Türkiye’den hem yurt dışından yardımlar da yapılıyor. Gönüllülerin çabalarıyla yardımlar İzmir’e ulaştırıldı. Çadırlarda kalan insanlar, ihtiyaçlarını gelen yardımlardan karşılıyor.

    Çadırda kalan depremzedeler PİRHA’ya konuştular. Yapılan dayanışmadan memnun olduklarını belirten depremzedelerden bazılarının evlerine yıkım kararı verildiği kaydedildi.

    Evleri için yıkım kararı verilenlerin nereye yerleştirilecekleri konusu da belirsiz.

    PİRHA/ İZMİR

     

  • Verilen sözler tutulmadı, depremzedeler çaresiz!

    Verilen sözler tutulmadı, depremzedeler çaresiz!

    PİRHA- Bingöl depreminin ardından iki ay geçmesine rağmen sorunlar hala çözülmedi. HDP’li heyet, depremde zarar gören köyleri ziyaret ederek depremzedelerin sorunlarını dinledi. Kameralar önünde verilen sözlerin tutulmadığı ortaya çıktı. Depremzedeler çaresiz.

    16 Haziran’da merkez üssü Bingöl Karlıova olan 5.7 büyüklüğündeki depremde Karlıova ve Yedisu ilçelerindeki Kaynarpınar, Dinarbey ve Elmalı köylerinde büyük hasar oluşmuş çok sayıda yurttaş yaralanmıştı.

    Halkların Demokratik Partisi Bingöl il teşkilatı heyet olarak, iki ay önce gerçekleşen depremde zarar gören köyleri ziyaret ederek depremzedelerin sorunlarını dinledi.
    Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, HDP Bingöl İl eş başkanları , encümenler ve partililerden oluşan HDP heyeti depremden etkilenen köy ve mezraları ziyaret etti.

    Depremden sonra bakanlardan milletvekillerine çok sayıda yetkili deprem bölgesine giderek kameralar önünde sorunların biran önce çözüleceği sözü vermişti ancak depremin üzerinden iki ay geçmesine rağmen sorunlar çözülmedi.
    Deprem bölgesine ziyaret gerçekleştiren heyete bilgi veren depremzedeler, depremin üzerinden iki ay geçmesine rağmen sorunlarının çözülmediğini, çadır ve konteynırlarda çok sağlıksız koşullarda kaldıklarını belirterek, yetkililerin kameralar önünde verdikleri sözleri tutmadıklarını ifade ettiler.

    DEPREMZEDELERİN TEMEL SORUNLARI

    Depremden etkilenen yurttaşların dikkat çektiği temel sorunlar şöyle:

    – Yıkılan ve ağır hasar gören yapıların ne zaman yapılacağı konusunda belirsizlik sürüyor.

    -Yetkililer depremde evleri yıkılan ya da zarar gören konut sahiplerine boş senet imzalatmakta, nasıl bir proje ön görüldüğü konusunda bilgi verilmemekte.

    – Bazı konteynırlara hala elektrik bağlanmış değil.

    – Bölgenin temel geçim kaynağı hayvancılık ve depremzedelerin ahırları söz verilmesine rağmen hala yapılmadı.

    – Kış koşullarının bölgede erken hissedilmesi nedeniyle şimdiden kendini hissettiren barınma sorunu, sağlıksız yaşam koşulları ve belirsizlik var.

    “ŞOV YAPTILAR, HİÇ BİR SORUN ÇÖZÜLMEDİ”

    Kaygıları nedeniyle isminin paylaşılmasını istemeyen depremzedelerden M.A,  “Depremden sonra bakanlar buraya gelip şov yaptılar! Şimdiye kadar çadır ve konteynır kurulması dışında hiçbir sorun çözülmedi. Kışın konteynırda bu kadar kişi nasıl kalacağız. Hayvan barınakları için söz verildi. Şimdi devlet size ödenek verelim siz kendiniz yapın diyor önerdikleri rakam ile ahırın temeli bile atılmaz. Buraya gelenler kamera önünde şov yapıp gittiler , sözler unutuldu , zaten bu bölge Cumhuriyet tarihi boyunca unutuldu” diyerek tepkisini dile getirdi.

    HDP heyeti hazırladığı yardım paketlerini dağıttıktan sonra ilçeden ayrıldı.

    Fırat BULUT/ BİNGÖL