Etiket: dergi

  • ‘Sorumlular derhal Lübnan halklarına hesap vermeli’-VİDEO

    ‘Sorumlular derhal Lübnan halklarına hesap vermeli’-VİDEO

    PİRHA- Lübnan’daki patlamaya ilişkin basın açıklaması yapan Alınteri, Aka-Der, DAD Ankara Şube, Devrimci Parti, Kaldıraç, Karala, Partizan, Türkiye İşçi Partisi, Yeşiller ve Sol Parti, “Lübnan halklarının karşı karşıya kalmış olduğu katliam ve sonrasında yaşanan kıtlık, kuru bir özür ile telafi edilemez! Sorumlular derhal Lübnan halklarına hesap vermeli!” dedi. 

     

    4 Ağustos günü Beyrut’ta liman bölgesinde bulunan bir depodaki 2.750 tonluk amonyum nitratın patlaması sonucu; Lübnan devletinin açıkladığı resmi rakamlara göre en az 175 kişi yaşamını yitirdi, 6 bin kişi yaralandı, 300 bine yakın insan evsiz kaldı ve 1600 kişi kayıp.

    Alınteri, Aka-Der, DAD Ankara Şube, Devrimci Parti, Kaldıraç, Karala, Partizan, Türkiye İşçi Partisi, Yeşiller ve Sol Parti Lübnan halkları ile dayanışmak için, DAD Ankara Şubesi’nde basın toplantısı yaptı. Ortak basın metnini Deniz Akbıyık okudu.

    Açıklamada, şunlar belirtildi.

    “23 Eylül 2013’te Gürcistan’ın Batum limanından Mozambik limanına hareket eden gemi 21 Ekim’de teknik arıza sebebiyle Beyrut limanına giriyor. Eksik evrak sebebiyle o günden beri limanda tutulan gemideki amonyum nitrat daha sonra yanında havai fişeklerin de olduğu depoya taşınıyor. Havai fişek deposuyla yan yana getirilen amonyum nitrat 6 yıl boyunca limanda muhafaza ediliyor. Bu süre zarfında gemi ve tonlarca patlayıcı madde hiçbir şirket veya ülke tarafından sahiplenilmiyor.

    2.750 tonluk amonyum nitrat Beyrut’un göbeğinde, şehrin ana otoyollarının geçtiği, binlerce insanın yaşadığı yerleşim yerine yakın olan sözde yüksek güvenlikli depolarda tam 6 yıl tutuldu. 2013 yılından bu yana defalarca durumu ilgili kurumlara bildiren liman işçileri ve mürettebat ‘yüzen bombaların üzerindeyiz’ çağrılarına rağmen devlet kurumlarından herhangi bir cevap alamadı. Bir hukuk firması, var olan yükün tehlikeli olması üzerinden olayı yargıya taşıdı. Ancak bunun üzerine, yükü gemide tutmak “tehlikeli” denilerek limana indirildi. Gemi ve amonyum nitrat açık artırma ya da elden çıkarma işlemi için tam 6 yıl boyunca limanda bekletildi.

    Devlet yargıya taşınan her bir dosyaya sessiz kalarak 6 yıl boyunca adım adım bu felaketi ördü. Büyük ihmallerin yol açtığı felaketin tablosu ise şöyle: limana yakın 2 hastane tamamen yok olurken, 3 hastane ciddi tahribat almış durumda, ilaç depoları patlamada yok olurken, buğday siloları ve temel ihtiyaç maddeleri büyük zarar gördü. Sağlık sistemi çöktü, yaralılar hastanelerden geri çevriliyor, ilaç, gıda ve hastaneler kısıtlı, yaralılar hastane kapasitelerinin çok üzerinde ve binlerce insan hala kayıp durumda.”

     İSRAİL’İN FAŞİST PARTİ BAŞKANINA TEPKİ

    İsrail’in faşist Zehut Partisi Başkanı ve eski meclis başkan yardımcısı ırkçı Moshe Feiglin’in “Beyrut Limanı’nda muhteşem bir havai fişek gösterisi seyrettik” şeklinde açıklama yapmasına da tepki gösterilen açıklamada, “Bunun haricinde bir çok kapitalist devlet yıllarca Lübnan halklarına savaştan, yıkımdan, ölümden başka bir şey getirmeyen onlar değilmiş gibi, sadaka yarışına girdiler bile” denildi.

    “LÜBNAN HALKINA HESAP VERİLMELİ”

    Açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Kentleri ezilenler inşa eder, ezenler yıkar. Beyrut’ta da bu oldu. Yüzyıllardır Ermeni, Filistinli, Suriyeli, Hristiyan, Şii, Sünni tüm halklara ev sahipliği yapan, onlarca halkın, milyonlarca işçinin emekleriyle inşa edilen Beyrut, 2750 ton amonyum nitratla yerle bir edildi. Kaza veya sabotaj tartışmaları bir yana, ortada o veya bu şekilde bir devlet katliamı olduğu ve yüzlerce insanın yaşamını yitirdiği bir gerçekliktir.

    Bu coğrafyada yaşayan halklar olarak Lübnan halklarının yanında ve dayanışma içerisinde olacağımızı belirtiyoruz. Yaşanan felakette ihmali olan başta Lübnan devleti ve tüm eski yeni devlet yetkilileri kuru bir ‘özür’ ile işin içinden sıyrılamaz. Lübnan halklarının karşı karşıya kalmış olduğu katliam ve sonrasında yaşanan kıtlık, kuru bir özür ile telafi edilemez! Sorumlular derhal Lübnan halklarına hesap vermeli!

    PİRHA/ANKARA

  • KAR-DEF Peri’nin Sesi Dergisi’nin 2’nci sayısı çıktı

    KAR-DEF Peri’nin Sesi Dergisi’nin 2’nci sayısı çıktı

    PİRHA – Karakoçan Dernekleri Federasyonu’nun, çalışmalarını yeni bir solukla zenginleştirme hedefiyle ortaya çıkardığı ‘KAR-DEF Peri’nin Sesi Kültür Sanat Dergisi’nin 2’nci sayısı çıktı.

    Karakoçan Dernekleri Federasyonu, ‘Biz birlikte daha güçlüyüz’ şiarıyla çıkardığı KAR-DEF Peri’nin Sesi Kültür Sanat Dergisi’nin 2’nci sayısı çıktı.

    KAR-DEF, derginin tanıtımını şöyle yaptı:

    “KAR-DEF Peri’nin Sesi, öncelikle bölgemize ait kültür sanat ve edebiyatımızın tanıtılıp bizlere ulaşabilmesinin bir aracıdır. Bilimsel nitelikte, hem halkın, hem de edebiyat çevrelerinin okuyabileceği bir sanat kültür dergisi ile deneme, öykü, şiir, biyografi ve konusu edebiyat olan sanat yazılarıyla yola çıkmayı hedef edinerek, tanınmış yazarlara yer verirken içimizde bizleri en iyi şekilde anlatan Dep’in tanınmamış, genç nitelikli sanatçı ve edebiyatçılara da yer vereceğiz. Geniş yığınları unutarak dar bir kesime dönük ürünlerle yetinen bir kısırlığa düşmeden; amele pazarında iş bekleyen, köprü altlarında soğuktan titreyen insanlarımızı da, sepeti sırtında köylüyü, mavi tulumuyla işçiyi ve aşkını da imkanlarımız dahilinde anlatacağız.

    Dergimizin bu ikinci sayısında dergi kapağımızı ve dosya konumuzu, ülkemizin bir gerçekliği olan Elazığ depremini alarak belirlediğimizi ilgilerinize sunuyoruz. Bir sonra çıkacak olan 3’üncü sayımız sizlerin yapacağı kolektif katkılar sonucundaki zengin içeriğiyle sizin de sesiniz olsun.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘KAR-DEF-Perinin Sesi’ kültür sanat dergisinin ilk sayısı çıktı

    ‘KAR-DEF-Perinin Sesi’ kültür sanat dergisinin ilk sayısı çıktı

    PİRHA- Karakoçan Dernekler Federasyonu tarafından hazırlanan ‘KAR-DEF-Perinin Sesi’ adlı kültür sanat dergisinin birinci sayısı Ocak ayında çıktı.

    Karakoçan Dernekler Federasyonu tarafından hazırlanan her yaşta insanı birbirine kavuşturmanın yanı sıra gün ışığına çıkmamış şairleri, ozanları toplumla buluşturmayı amaçlayan ‘KAR-DEF-Perinin Sesi’ adlı kültür sanat dergisinin ilk sayısı Ocak 2019’da çıktı.

    ‘KAR-DEF-Perinin Sesi’ adlı kültür sanat dergisinin yayına çıkış amacı bölgenin kültürel değerleri ile gün ışığına çıkmamış şairleri, ozanları tanımak, tanıtmak ve Karakoçanlılarla buluşturmak. Ayrıca değişik kültürlerin yaşadığı Peri Vadisinin tarihini de topluma aktarmaktır.

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD, 30 yıllık örgütlülüğünü kapsayan bir dergi çıkardı-VİDEO

    PSAKD, 30 yıllık örgütlülüğünü kapsayan bir dergi çıkardı-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Komisyon Üyeleri, 21-22 Nisan’da yapılacak kongre öncesi 30 yıllık örgütün geçmişten günümüze, bütün materyaller taranarak bugüne kadar yapılan çalışmalarının tamamını bünyesinde taşıyan bir dergi çıkardı. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) komisyon üyeleri 21-22 Nisan’da yapılacak kongre öncesi 30 yıllık örgütün geçmişten günümüze bütün materyallerini kurumlardan, kuruluşlardan ve şahıslardan toplayarak 30 yılı kapsayacak bir dergi çıkardı.

    Dergiye ilişkin PSAKD Disiplin Kurulu Başkanı Önder Aydın, PSAKD Komisyon Üyesi Ali Haydar Kale ve PSAKD Hekimhan Şube Aktivisti Özgür Kaplan Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    PSAKD Komisyon üyelerinden ve dergi çalışmasında yer alan PSAKD Disiplin Kurulu Başkanı Önder Aydın, “Büyük bir görev alarak  30 yıllık örgütün geçmişten bugüne birikmiş bütün materyalleri tarayarak bu materyallerden 30 yılı kapsayan bir dergi çalışması yürüttük” dedi.

    “DERGİ İÇİN BİRÇOK ALANDAN YARARLANDIK”

    Dergi için birçok yerden, birçok kişden ve birçok alandan yararlandıklarını dile getiren Aydın Şunları kaydetti:

    “Elimizdeki ve dernekteki arşivlerin yanı sıra dernek dışında arşiv tutan arkadaşlarımızın da arşivlerinden yararlandık. Ayrıca bu işe uzun yıllar emek veren, genel başkanlarımızdan Mürteza Demir, Ali Balkız, Necati Yılmaz, Kazım Genç, Kemal Bülbül, Hüseyin Güzelgül dedemiz, Müslüm Doğan ve iki dönem görev yapmış olan Fevzi Gümüş de dâhil görev alan tüm arkadaşlarımızla görüşmelerimiz oldu. Bu çalışmadan söz edildi. Kimine birlikte gittik, kimine arkadaşlarımız tek tek gittiler. Bu çalışmaya genelde çok olumlu baktılar.”

    Derginin materyalleri dışında geçmişte yapılan genel kurulların dosyalarını çıkardıklarını belirten Aydın, “Örgütümüzün bize vermiş olduğu karar defterlerinin eksik yanları vardı. 90’lı yıllarda kimi bilgilere ulaşamadık. Ya bu çalışmalar önemsenmedi ya da birileri aldı gitti. Çalışmalarımız halen devam ediyor. Dergi her şeyiyle sonuçlanmış değil. Genel kurula yakın bir tarihte çıkarmamız istenmişti. Bizde ona uygun olarak önümüzdeki hafta herkesin elinde olabilecek bir dergi haline getirdik” diye konuştu.

    “ACI ÇEKME KONUSUNDA İYİ BİRİKİMİMİZ VAR”

    PSAKD Komisyon Üyesi Ali Haydar Kale ise, “Benim bu 30 yıla yakın birikimde gördüğüm şey çok zengin bir topluluğuz biz. O kadar zengin materyallerimiz, kaynaklarımız arşivimiz, kültürümüz var ki maşallah acı çekme konusunda iyi birikimimiz var. Tarihçi hocalarımızın dediği gibi tarih tekerrürden ibarettir. Geçmişi bilmeyen geleceğine yön veremez sözünü bir kez daha burada yaşayarak gördük” dedi.

    “TARİHİMİZ KATLİAM VE ACI İLE DOLU”

    Dergi için 30 yıllık arşivi tararken kendilerini şaşırtan bir şeyin olmadığını belirten Kale şunları ifade etti:

    “Dergi için yapılan tarama bir zevkten ziyade görevdi, bir zaruretti. Pir Sultanın bir dörtlüğünde ‘Yürü bire Hızır paşa senin de çarkın kırılır güvendiğin padişahın oda bir gün devrilir’ dizeleri yer alıyor. Acaba 1400 yıl önce mi söylemiş?  Yoksa 2010-2015 yılları içinde mi söylemiş? Bu kadar mı güncel olur bir söz. Bu toplumun ne istediğinin çok açık bir göstergesidir. Biz bu dergiyi 30 yılın bir birikimi olarak bir antoloji gibi, bir almanak gibi yapacağımızı düşünerek başladık. Ancak 30 yıllık birikim bizi öyle bir noktaya evirdi ki;  Sivas, Malatya, Çorum diyoruz konuya giriyoruz. Kırıkhan, Ortaca, Maraş, Malatya Sivas bir daha Sivas ardından Gazi olayları ve arkasından Gezi direnişi var.”

    “TÜM KATLİAMLARDA BEDELİ HEP ALEVİ TOPLUMU ÖDÜYOR”

    Kale, “Gezi bir Alevi hareketi değildir, toplumun doğal bir sürecidir. Ama Gezi’nin sonucuna baktığımızda kaybettiğimiz canların hepsinin Alevi olması bu kadar mı tesadüf olur. Tarih sürecine bakıyoruz Yavuz’dan bugüne kadar bütün katliamlarda ne hikmetse bedeli hep Alevi toplumu ödüyor. Bunun için bu dergiye ihtiyaç var.”

    “SESİMİZİ ANCAK KENDİ MEDYAMIZLA DUYURABİLİRİZ”

    Son olarak konuşan Malatya Hekimhan Şube Aktivisti Özgür Kaplan ise, “Bir örgütlülüğün sesinin duyulması, yaptığımız işlerin, fikirlerimizin paylaşılması çok önemli. Çağımızda da bu ancak kendi medyamızla mümkün. Bunlardan bir tanesi Pir Haber Ajansı’dır. Ben Pir Haber Ajansı aracılığı ile hukuksuzca tutsak edilen Erzincan şube yöneticilerimizin bir an önce serbest bırakılmasını istiyorum.” dedi.

    “PİR SULTAN’IN SESİNİN ULAŞTIĞI HER YERE SESİMİZ ULAŞMALI”

    “Pir Sultan Abdal’ın sesi İran’dan tutalım da Makedonya’ya kadar Sivas’tan, Malatya’ya, Erzincan’dan birçok yere ulaşmıştır” diyen Kaplan şunları kaydetti:

    “Pir Sultan Abdal’ın sesi nereye ulaşmışsa biz de sesimizi örgütlülüğümüzü oraya ulaştırmalıyız. Bu anlamıyla umarım Alevi halkı başta olmak üzere demokratlar bu çalışmamızı beğenirler. Tüm içtenliğimizle arşiv taraması yaptık. Alevi örgütlülüğünde Pir Sultan’ın amiral gemisi olduğunu düşünüyorum. Bu anlamı ile özgün, demokrat bir Alevi örgütlülüğü Türkiye’deki diğer solu da pozitif anlamda etkiliyor, etkileyecek. Bu anlamı ile kendi ihtiyaçlarını örgütleyen, bağımsız bir Alevi örgütü çok önemli. Tabii bununda yayın organı çok önemli, Sesimizin ulaşması için fikrimizin paylaşılıp daha geniş kitlelere kendimizi ifade edebilmemiz için bu yayın organı çok önemli. Elimizdeki bütün doneleri de başta dijital ortam olmak üzere biriktirmemiz, güncellememiz, arşivlememiz lazım. hhzasız mücadele olmuyor. Hafızamızı taze tutmamız gerekiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA