Etiket: Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği

  • ‘Faşist Dervişoğlu Alevileri ve Kürtleri katletmekle tehdit ediyor; ırkçı emellerini boşa çıkaralım’

    ‘Faşist Dervişoğlu Alevileri ve Kürtleri katletmekle tehdit ediyor; ırkçı emellerini boşa çıkaralım’

    PİRHA-Dersim İnşa Kongresi ve Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun “Cumhuriyet devleti Şeyh Saitlere, Seyit Rızalara ne yaptıysa aynı muameleyi göreceksiniz” sözlerine tepki gösterdi. Yazılı açıklama yapan iki kurum, “Faşist Dervişoğlu bu toprakların kadim inançlarını ve halklarını katletmekle tehdit ediyor. Şunu unutmayın, Seyid Rızalar gibi ne Aleviler, ne de Kürtler sizin önünüzde diz çökmedi, çökmeyecektir” dedi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i hedef aldı.

    Dervişoğlu, konuşmasında Tuncer Bakırhan’ı kastederek, “Atatürk’ün kurduğu partinin genel başkanı ile çıktığı otobüsün üzerinden, senaryosu izleyeni şaşırtmayan ucuz yapımdaki yangına benzinle koşan eş genel başkan, rolü gereği repliğinde şunları söylüyor; ‘Şeyh Saitler, Seyit Rızalar, Sakineler ne yaptıysa onların yaptıklarını yapacağız.’ Ben o çok duymak istediği cevabı vereceğim. Çünkü bu cevabı alacağını bilerek konuşuyor. Cumhuriyet devleti Şeyh Saitlere, Seyit Rızalara ne yaptıysa aynı muameleyi göreceksiniz. Herkes emin olsun, yapılması gereken şey ne ise o yapılacaktır. Gereği yerine getirecek olanlar da işte tam buradalar, karşımdalar, yanımdalar ve milyonlarcası da arkamızdadır” dedi.

    Dersim İnşa Kongresi ve Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun sözlerine tepki göstererek yazılı açıklama yaptı.

    “SEYİD RIZALAR GİBİ NE ALEVİLER NE DE KÜRTLER SİZİN ÖNÜNÜZDE DİZ ÇÖKMEDİ, ÇÖKMEYECEK”

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun Alevileri ve Kürtleri katletmekle tehdit ettiğinin belirtildiği açıklamada, “Faşist Dervişoğlu bu toprakların kadim inançlarını ve halklarını katletmekle tehdit ediyor. Sey Rıza’lara ve Şeyh Said’lere yaptıklarının aynısını bugün de yapacaklarını ilan ediyor. Alevileri, Kürtleri 20’li ve 30’lu yıllarda katlettikleri gibi yok edeceklerini, soykırıma tabi tutacaklarını ve bunu yapacaklarından da herkesin emin olmasını istiyor. Alevilere ve Kürtlere düşmanlığını ilan ediyor. Türkiye Cumhuriyeti 1920’den itibaren tek dil, tek din, tek ırk, tek bayrak ırkçılığını hâkim kılmak için onlarca katliam yapmış, Koçgiri, Zilan, Ağrı ve Dersim’de on binlerce insanı katletmiş, soykırıma uğratmıştır. Kadın, çocuk ve çoluk ayrımı yapmadan insanlar süngülerden geçirilmiştir. Dersim’de mağaralarda insanlar zehirlenmiştir. Aleviler ve Kürtler yerlerinden yurtlarından sürgün edilmiş, dilleri yasaklanmıştır. İnançları yasaklanmış, önderleri asılmış, sürgüne gönderilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti tarihi Alevilerin ve Kürtlerin katledilmesi tarihidir” denildi.

    Açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Dervişoğlu bu günde bu katliamları yapacaklarını ilan ediyor. Bu ülkede yaklaşık 25 milyon Kürt ve yine yaklaşık 20 milyon Alevi yaşamaktadır. Bu insanlık düşmanı, fütursuz faşist milyonlarca Alevi ve Kürdü katlederek ülkeyi kana bulamak istiyor. Bunu da hiç çekinmeden ilan ediyor. Biz bu katilleri Maraş, Çorum, Gaziantep, Ankara Garı ve Suruç katliamından çok iyi tanıyoruz. Bu ülkede katledilen Alevi ve Kürtlerin katillerinin hesabı sorulmamıştır. Katiller ellerini kollarını sallayarak dolaşabilmekte, hatta itibar bile görmektedirler. Alevi ve Kürdü katledebilirsiniz. Bunun cezası yoktur. Aleviler ve Kürtler bu ülkede hem devletin hem de faşist ırkçıların zulüm, baskı, öldürmelerine maruz kalmıştır. Daha dün Madımak ve Roboski katliamları devletin eliyle zaman aşımına uğratılmış, katiller cesaretlendirilmiş, ödüllendirilmişlerdir.

    Evet, tarihiniz kanlı, işlediğiniz ve hâlâ işlemekte devam ettiğiniz insanlık ve savaş suçları dosyanız kabarık. Dün Ermenileri, Rumları, Keldanileri soykırımla yok ettiniz. Bu toprakları halkların mezarlığına çevirdiniz. Bugün de savaş suçlarını Kürt kentlerinde, Rojava’da işlemeye devam ediyorsunuz. Alevilere inançlarını yasaklıyor, asimile etmek istiyorsunuz. Kürtlerin dilini, halaylarını, türkülerini yasaklıyor, vekillerini, belediye başkanlarını zindana atıyor, Kürtlerin belediyelerini zorla gasp ediyorsunuz. Bu faşist güruh şunu bilsin ki Aleviler ve Kürtler, Nesimiler gibi derileri yüzülse de, Pir Sultanlar gibi darağaçlarına asılsalar da ne inançlarından ne de kimliklerinden bir adım dahi geri atmayacaklardır.

    Buradan Alevilere ve Kürtlere sesleniyoruz. Bu faşist gruplara karşı hep birlikte el ele vererek, bu faşist ırkçıların emellerini boşa çıkaralım. Şunu unutmayın, Seyid Rızalar gibi ne Aleviler, ne de Kürtler sizin önünüzde diz çökmedi, çökmeyecektir. Bu size dün dert oldu. Bugün de dert olmaya devam edecektir.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim Soykırımı Mağdurları İnisiyatifi Bileşenleri: Dersim kültürel soykırımla karşı karşıya!

    Dersim Soykırımı Mağdurları İnisiyatifi Bileşenleri: Dersim kültürel soykırımla karşı karşıya!

    PİRHA-Dersim Soykırımı Mağdurları İnisiyatifi Bileşenleri, Dersim’de Kürt Aleviler üzerinde uygulanan asimilasyon politikalarına dikkat çekmek amacıyla açıklama yaptı. İnisiyatif bileşenlerinin açıklamasında “Öteden beri ağır bir kuşatma altında tutulan Dersim coğrafyası ve toplumu, tarihinde hiç olmadığı kadar çok katmanlı kültürel kırım politikalarıyla karşı karşıyadır” vurgusu öne çıktı.

    Dersim merkezli sivil toplum örgütleri, devlet tarafından yürütülen asimilasyon politikalarının artış gösterdiğini belirterek dayanışma çağrısı yaptı.

    Dersim Soykırımı Mağdurları İnisiyatifi Bileşenleri, Dersim halkının hiç olmadığı kadar kültürel soykırımla karşı karşıya bırakıldığını vurguladı.

    “DERSİM, AĞIR BİR KUŞATMA ALTINDA!”

    Yazılı yapılan açıklamada, AKP-MHP hükümetinin asimilasyon politikalarına değinilerek şu ifadelere yer verildi:

    “Kendine özgü sosyo-kültürel özelliklerinden ötürü, öteden beri ağır bir kuşatma altında tutulan Dersim coğrafyası ve toplumu, tarihinde hiç olmadığı kadar çok katmanlı kültürel kırım politikalarıyla karşı karşıyadır. Uzun erimli bu politikalar gerek zorla gerek yaşam alanlarının daraltılması sonucu yoğun göçe sebebiyet vermiştir. Böylece günümüzde Dersim toplumu dört bir yana dağılmış; insansızlaştırılan coğrafyada kültürel kimliğin can damarları kesilerek, kendisini farklılığıyla yaşatma ve geleceğe taşıma problemi ile karşı karşıya bırakılmıştır. Topraklarından kopma sonucu kuşaklar arası aktarım büyük oranda kesintiye uğramıştır. Alevi inancının omurgasını oluşturan ocak-talip-rayber-pir-mürşit ilişkisi, geri döndürülemeyecek şekilde tahrip olmuştur. Kutsal mekanlar mana kaybına uğramış, toplumsal hafızanın taşıyıcısı söylenceler başkalaştırılmıştır. Alevi inancında kutsal görülen doğa, maden ve baraj şirketlerinin yağma alanına dönüştürülmüştür.

    Yüz yılı aşkın süredir yapılmak istenenler, en açık biçimde 1933 tarihli Jandarma Umum Komutanlığı raporunda, “Yavuz’un gazabı olmasaydı bugün güzel Anadolu’muzda bir tek Sünni’ye tesadüf etmezdik. Eğer Yavuz’un gazabı Dersim’in yalçın dağları içine girebilmiş olsaydı, herhalde Dersim’i, bugün maddi ve manevi başka bir yol üzerinde görürdük,” şeklinde dile getirilmiştir. Yavuz’un gazabından arzu edilen, Sünni Hanefi ve Türkleşmiş Dersim’dir.

    İşte, cumhuriyetin toplumsal mühendislik politikalarıyla desteklenen bu stratejik plan, “Türkiye’nin yeni yüzyılı,” olarak nitelendirilen bu yüzyılda, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, AKP/MHP iktidarınca, nihayete ulaştırılmak istenmektedir.

    “Şehirlerin medenileşmesinde en büyük pay camilerdir,” diyerek “ötekini” kendince hizaya sokmayı buyuran Erbaş, Birleşmiş Milletler sözleşme ve bildirgelerini hiçe saymış, asimilasyonist politikaları derinleştireceklerini açıkça ortaya koymuştur. Birleşmiş Milletler (BM) Yerli Halklar Bildirgesi, “Halkların kendilerini farklı addedebileceklerini ve onlara bu özellikleriyle saygı gösterileceğini, teyid eder. İnsanlığın ortak mirasını teşkil eden medeniyet ve kültürel zenginliğe tüm halkların katkı yaptığını bildirir.

    BM’nin bu ilkesel yaklaşımına karşın, Erbaş, bir Alevi şehrinde salt camileri medenileşmenin merkezine koyarak, fetihçi bir tutum sergilemiştir. Bu kültür fetihçi akla göre “medenileştirilmesi” gereken, Dersim toplumu ve inancıdır. Konuşmanın bütününden çıkarılacak olan da budur.

    “12 EYLÜL CUNTASI GÜNCELLENEREK SÜRMEKTEDİR”

    Bu kolonyalist ve kültür fetihçi söylemin ne anlama geldiğini, Dersim toplumu, “medenileştirme harekatı” olarak lanse edilen 1938 soykırımıyla deneyimlemiştir. Çok açıktır ki, Erbaş’ın sözleri ile dile getirilen, inancın ve kültürün “medenileştirilmesidir.” Ayrıca şehrin genelinde cami sayısının 117 olduğunu ve ekseriyetinin, 12 Eylül cuntasınca özel görevlendirilen General Vali Kenan Güven zamanında yapıldığı bilinmektedir. Kenan Güven’in bir diğer icraatı da binlerce Dersim’li çocuğu ailelerinin rızası hilafına, yatılı imam hatip okullarına göndermek olmuştu. İşte, 12 Eylül cuntasının bu politikası ve ruhu güncellenerek sürdürülmektedir.

    Önemle belirtmek isteriz ki, bu aşamada kurucu devlet aklının icracılarına, mevcut politikalarından vazgeçme çağrısı yapmanın bir karşılığı olmayacaktır. Bu akıl, İttihat Terakki’den bu yana varlığını, ötekinin yokluğu üzerine kurmuş olup, bu politikayı sürdürmede ısrarlı ve kararlıdır. Yapılması gereken bu politikalardan mağdur olan tüm toplumsal kesimlerin ortak hareket tarzını yaratabilmek, böylece kuşatmayı kırabilmektir. Bu kapsamda en başta tüm Dersimlileri, farklılıklarını koruyarak, Dersim’i savunma ortak paydasında bir araya gelmeye çağırıyoruz. Gün kendi aramızdaki farklılıklara odaklanma ve ayrılıkları derinleştirme günü değil, birlikte hareket etme günüdür.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Tertelesi’nde yaşamını yitirenler Köln’de anıldı- VİDEO

    Dersim Tertelesi’nde yaşamını yitirenler Köln’de anıldı- VİDEO

    PİRHA- 1937’de başlayıp 1938’in sonlarına dek süren Dersim Tertelesi’nde yaşamını yitirenleri Almanya’nın Köln kentinde anıldı. 

    4 Mayıs 1937 tarihinde TBMM’de Bakanlar Kurulu “Dersim Tenkil Kararları” adında özel bir kararname çıkarır. Bu kararname Dersim Tertelesi’nin resmi başlangıç tarihi oldu. Bu karar Dersim Tertelesi’nin resmi belgesi olarak kabul ediliyor. Bu kararla birlikte Dersim’e yönelik Türkiye Cumhuriyeti Devleti, “Sel Harekâtı” başlattı.

    Resmi verilere göre; 13 bin 160 kişinin öldürüldüğü, 11 bin 818 kişinin sürgün edildiği Dersim Katliamı 1938’in sonuna kadar sürdü. Binlerce sivilin hayatını kaybettiği, binlerce insanın sürgün edildiği, yüzlerce köyün boşaltılıp yakıldığı, yüzlerce kız çocuğunun kaybedildiği katliamın sonunda Seyit Rıza ve oğlunun da aralarında olduğu Dersim’in önde gelen aşiret liderleri idam edildi.

    Dersim Tertelesinin 87. yıldönümünde Dersim Soykırımı Mağdurları İnisiyatifi, Avrupa Demokratik Dersim Dernekleri Federasyonu, Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu, Dersim İnşa Kongresi, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu, Dersim Kültür ve Tarih Merkezi, Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği ve Kurdische Gemeinde’nin ortak düzenlediği anma etkinliği Almanya’nın Köln kentinde Dom Kilisesi’nin önünde gerçekleşti.

    Anma Pir Ali Aba Erez ve Pir Cemal Canan çerağları uyandırılması ile başladı. Kurumlar adına ortak metni Hülya Yer Kurmanci ,Toygar Işıklı Türkçe, Yaşar Kaya Kırmançki  olarak okudu. Alman siyasetçilerin de söz aldığı anmada Sanatçı Ali Baran, Besser Şahin ve Grup Domane Dersim sahne aldı.

    PİRHA/ALMANYA

  • Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği: Engin Eroğlu Nerede?

    Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği: Engin Eroğlu Nerede?

    PİRHA – Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği, 15 Haziran’dan bu yana haber alınamayan Engin Eroğlu’na ilişkin açıklama yayınladı. Açıklamada, “Başta Dersim halkı ve diasporada yaşayan biz Dersimlilerin  ve duyarlı bütün kamuoyunun acil beklentisi olayın bir an önce aydınlatılması Eroğlu’nun ailesine sağ selim teslim edilmesidir” denildi.

    15 Haziran günü Ovacık’ın Yaylagünü Köyü’nde yaşayan, hayvanlarını otlatmaya götüren Engin Eroğlu’ndan haber alınamıyor. AFAD, belediye ekipleri ve gönüllü katılımcıların arama kurtarma çalışmaları sürüyor.

    Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    “ENGİN EROĞLU’NA NE OLDU?”

    Açıklamada, “Dört gündür sıradan ve doğal bir hayat sürdüren ve çevresinde sayılan ve sevilen vede etrafındaki insanlarla çok iyi geçinen Engin Eroğlu‘a ne oldu?” denildi.

    Açıklama şöyle devam etti:

    ““Dersim’in Pulur-Ovacık ilçesine bağlı Yaylagünü Köyü’nde yaşayan Engin Eroğlu (28), 15 Haziran günü Munzur kıyısında hayvanlarını otlatırken birden bire ortadan kayboluyor! Neden?

    Ortadan kaybolmasına ilişkin ise 4 gündür çeşitli, kuşkulu ve de spekülatif haber ve yorumlar yapılıyor.

    Şehirlerarası bir otobüsün açık kalan bagaj kapsının çarpması sonucu Munzur Nehri’ne düştüğünün yanı sıra sürüklenerek zorla bir araca bildirildiği söyleniyor.

    Görüntülerin savcıda olduğu haberleri yapılıyor. Eroğlu ailesi ise 4 gündür aniden ortalıktan kaybolan evlatları için çırpınmasına, arama-tarama çalışmalarına rağmen bir türlü Engin Eroğlu’na canlı yada cansız ulaşılamıyor.

    Her fırsatta; IHA’ları vb teknik üstünlüğü ile dağda veya şehirde gezen insanların kolundaki saatin markasına kadar geniş bir bilgiye sahip olduğunu hep dillendiren Türk devletinin ve Tunceli valisine ve yetkili resmi makamlara tekrardan soruyoruz ve acilen cevap bekliyoruz!

    “ENGİN EROĞLU Nerede?”

    -Nasıl oluyorda bu denli istihbarat ve teknik donanıma sahip bir alanda dört gündür bir haberiniz yok?

    -Neden doyurucu resmi  bir açıklama yapılmıyor/ yapmıyorsunuz?

    Başta Dersim halkı ve diasporada yaşayan biz Dersimlilerin  ve duyarlı bütün kamuoyunun acil beklentisi olayın bir an önce aydınlatılması Eroğlu’nun ailesine sağ selim teslim edilmesidir.

    Hiç bir gerekçe bu olayda genelde ve yerlerde sorumlu olan devlet yetkililerini haklı çıkaramaz ve sorumluluğunu red edemeyecek olduğunun altını çizmek isteriz!

    Bütün demokratik kurumlarımızı, siyasal partileri, baroları, İHD vb kurumlarımızı Engin Eroğlu’nu sahiplenmeye ve duyarlı olmaya sağ aldınız sağ istiyoruz demeye çağırıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği ağıtlarla Dersim 38 etkinliği düzenleyecek

    Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği ağıtlarla Dersim 38 etkinliği düzenleyecek

    PİRHA-Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği, Dersim Katliamı’nın 80’inci yılı dolayısıyla 30 Eylül’de ağıtlarla Dersim 38 etkinliği düzenleyecek. 

    Dersim 38 Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği, Dersim Katliamı’nın 80’inci yılı dolayısıyla ağıtlarla Dersim 38 etkinliği düzenleyecek. 30 Eylül tarihinde Stuttgart’ta düzenlenecek olan etkinlikte sanatçılar Ozan Serdar, Şengül Pak ve Suat Baran Dersim’in ağıtlarını seslendirecek.

    Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği’nden yapılan davette şu ifadelere yer verildi:

    “SOYKIRIMIN YARASI YANGINLARLA DEVAM EDİYOR”

    “80. yılını dolduran soykırımın geriye bıraktığı kan ve göz yaşları ile yıllardır kanayan yüreğimizdeki o derin yara bugün yangınlarla devam ediyor! Bu yıl içinde yapacağımız önemli etkinliklerden biri olan 30 Eylül Ağıtlarla Dersim 38 etkinliğine; yüreği Dersim için atan tüm üyelerimize ve duyarlı bütün dostlarımıza davetimizdir.
    Bere piya bime!” (HABER MERKEZİ)