Etiket: dersim araştırmaları merkezi

  • Dersim’de ‘Edebiyat ve Barış’ konulu panel düzenlendi-VİDEO

    Dersim’de ‘Edebiyat ve Barış’ konulu panel düzenlendi-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Hozat ilçesinde ‘Edebiyat ve Barış’ konulu panel düzenlendi. Barışın insanlığın en büyük değer arayışı ve kavgası olduğunu vurgulayan Yazar Ergin Doğru, “Biz savaşın yıkıcılığını da edebiyat sanat üzerinde gördük. Barışın niteliğinin tartışıldığı bir noktada araya amalar girdiği noktada barışı gerçekleştirebilmek çok mümkün değildir. Barış amasız, fakatsız bir duruş ve mücadele gerçekliği ister” dedi.

    Dersim Araştırmaları Merkezi tarafından Dersim’in Hozat ilçesinde Hasan Saltık Kültür Merkezi’nde ‘Edebiyat ve Barış’ konulu panel düzenlendi. Panele Yazar Ergin Doğru, Şair Özgün Enver Bulut ve Şair Şenel Gökçe konuşmacı olarak katıldı. Panele DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Panelden önce Dersim Araştırmaları Merkezi Yöneticisi Selman Yeşilgöz, açılış konuşması yaptı.

    “BARIŞ, ÖTEKİLEŞTİRMEDEN BİR ARADA YAŞAMA KÜLTÜRÜDÜR”

    İlk olarak söz alan Şair Şenel Gökçe, konuşmasında şunları ifade etti:

    “Biz edebiyatçılar, savaşın vahşetini durdurmak için barışın, güzelliğin ve insanların bir arada yaşamasını besleyen o hikayeleri çoğaltmamız gerekiyor. Eğer biz insana dokunmazsak, onun hikayesini gelecek kuşaklara aktaramazsak maalesef savaşlar devam edecektir. Barış ötekileştirmeden bir arada yaşama kültürüdür. Onlar yerine biz demediğimiz sürece egemen güçlerin ekmeğine yağ sürmüş olacağız. Biz kavramına alışmak zorundayız ve öteki kavramını reddetmeliyiz. Eğer biz demesek öteki ve düşmanca tavırdan söz etmiş olacağız.”

    “ARKAMIZDA ONURSAL BİR ŞEY BIRAKMAK İÇİN SAVAŞA HAYIR DİYORUZ”

    Arkamızda vicdani ve onursal bir şey bırakmak için savaşa hayır dediklerini belirten Şair Özgün Enver Bulut, “Selahattin Hilav’ın ‘Entelektüeller ve eylem’ kitabında aydınların nasıl bir eylemsellik halinde olması gerektiğinden bahseder ve Bernard Russell ile Jean-Paul Sartre’yi örnek verir. Bernard Russell Vietnam Savaşına karşı çıktığı için savaşa hayır dediği için  ABD’li yöneticiler kendisini üniversiteden atarlar. Jean-Paul Sartre ise savaşa hayır dediği için kendisine verilen Nobel Edebiyat ödülünü reddeder. Yine Edward W. Said gidip İsrail-Filistin sınırında İsraillilere taş atacak kadar onurlu davranır. Ama bir başka entelektüel John Steinbeck ise Vietnam Savaşı’na bir gazeteci olarak katılır. Vietnam Savaşı’nda helikopterle gezdirilir ve ABD emperyalizmini masum olarak anlatır. John Steinbeck ile Bertrand Russell’ın tavrı birbirine tezat” dedi.

    “SAVAŞIN YIKICILIĞINI EDEBİYAT ÜZERİNDE GÖRDÜK”

    Barışın insanlığın en büyük değer arayışı ve kavgası olduğunu vurgulayan Yazar Ergin Doğru, “Bu coğrafya çok büyük acılar çekti. Çektiğimiz bu acıların karşılığında eşit, özgür bir geleceği yeniden inşa edebilme noktasında barış sihirli bir sözcük olarak her zaman gündemimizde, yüreğimizde ve dilimizdeydi. Bütün dünyada olduğu gibi bu coğrafyada da barış sonsuza kadar kalıcılaştırılacak bir kavram olarak var edilmeli, yaşatılmalıdır. Çünkü biz savaş gerçekliğini iliklerimize kadar yaşadık. Savaş yıkım, acı, yoksulluk ve sürgün demek. Şimdi bunların olmaması için karşısına koyacağımız şeyse elbette barış oluyor. Ama savaş barış diyalekliği tarih boyunca akan bir gerçeklik olarak yaşamına karşısında yer edinirken edebiyatın da sanatın da en temel konusu olarak hep var ola gelmiştir. Biz savaşın yıkıcılığını da edebiyat sanat üzerinde gördük. En güzel barış şiirlerini, en güzel barış şarkılarını da yine sanatın gücüyle yüreklerimizde hissettik. Elbette bu ülkede barışın bir ihtiyaç olduğunu ve bir gereklilik olduğu noktasında hepimiz hemfikiriz. Barışın niteliğinin tartışıldığı bir noktada araya amalar girdiği noktada barışı gerçekleştirebilmek çok mümkün değildir. Barış amasız, fakatsız bir duruş ve mücadele gerçekliği ister. Barışı gerçekleştirebilmek kesintisiz bir mücadelenin sürdürülebilmesiyle mümkündür” diye konuştu.

    “SAVAŞ SÜRECİNDE SANATÇILAR EN FAZLA BEDELİ ÖDEYENLER OLMUŞTUR”

    Panelistlerin ardından söz alan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu da konuşmasında şunları ifade etti:

    “Savaş sürecinin topraklarımızda yarattığı çok ciddi tahribatlar var. Coğrafyamızda pek çok yazar ve şair var. Bu çok önemli ama halen sanatımız tamamlanmamış. Çünkü bu inkârcı zihniyetin, faşizmin bizim dilimize de ket vurduğu, edebiyatta daha cesaretli davranmamızın da önüne geçtiği bir şeyi yaşattı bize. Savaş süreçlerinde sanatçılar belki de en fazla bedeli ödeyenler olmuştur. Topraklarımızda barış inşa edilmeye çalışılıyor ancak barış mücadelesi gerçekten zorlu bir mücadeledir. Onun için barış ancak şiddeti doğuran sebeplerin ortadan kalkmasıyla gerçekleşebilecek bir şeydir.”

    Konuşmaların ardından sanatçılar Hüseyin Hışım ve Ali İhsan Doğan’ın müzik dinletisiyle sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Araştırmaları Merkezi,  Kırmancki ‘Sewa kilamu, sanîk u şîîr’ etkinliği düzenledi-VİDEO

    Dersim Araştırmaları Merkezi, Kırmancki ‘Sewa kilamu, sanîk u şîîr’ etkinliği düzenledi-VİDEO

    PİRHA- Dersim Araştırmalı Merkezi (DAM), Gazi Cemevinde ‘Sewa kilamu, sanîk u şîîr’ etkinliği düzenledi.

    Dersim Araştırmaları Merkezi, Kirmankcî’nin sözlü kültür mirasını yaşatmak ve kuşaktan kuşağa aktarmak amacıyla Kirmankcî masal, şiir ve müzik dinletisi düzenledi.

    Programın açılışında konuşan Dersim Araştırmaları Merkezi Yürütme Kurulu üyesi Ali Aldoğan, etkinliğin amacına değinerek dil ve kültürün önemini anlattı. Alpdoğan, “ Bir toplumu var eden en temel değer dil ve kültürdür. Kapitalist modernite toplumların dil ve kültürü yok ediyor. Asimilasyon politikası dilimizi kültürümüzü yok ediyor. Buna karşı duruş olmalı. Etkinliğimizi bu amaçla gerçekleştiriyoruz” dedi.

    KIRMANCKİ MASALLAR VE ŞİİRLER İZLEYİCİLERLE BULUŞTU

    Ali Alpdoğan o konuşmasından sonra sanatçı İlhan Reçber Koçgiri bölgesinden Kurmanci klamlar  söyledi. Klamlarin ardından Dersimli şair Özgün Enver Bulut şiirlerini okudu.

    Program daha sonra Dersim Araştırmaları Merkezi Yöneticisi tiyatrocu Alişan Önlü’nün Kırmancki masalları ile devam etti. Alişan Önlü masallarını doğaçlama tiyatral bir formatta  sürdürerek, izleyicilerle diyalog kurup onlarında  anlatının içinde yer almasını sağladı.

    DAM etkinliği sanatçı Hüseyin Hısım ve Cafer Aydın’ın söylediği klamlar ile devam etti. Büyük beğeni ile takip edilen etkinliğin farklı formatlarla devam edeceğini belirterek etkinlik sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Ra/Yol belgeseli Berlin Cemevi’nde gösterildi-VİDEO

    Ra/Yol belgeseli Berlin Cemevi’nde gösterildi-VİDEO

    PİRHA- Yönetmenliğini Devrim Tekinoğlu, yapımcılığını Dersim Araştırmaları Merkezi, yapım koordinatörlüğünü Hüseyin Ayrılmaz ve müziklerini Cemil Koçgiri’nin yaptığı Ra/Yol isimli belgesel, Berlin Cemevi’nde izleyiciyle buluştu.

    Berlin Alevi Öğrenciler Birliği (Bund der Alevitischen Studierenden-BDAS) organizasyonuyla gerçekleştirilen belgesel gösterimi Cemevi ana salonunda gerçekleşti. Açılış ve program akışı ile ilgili konuşmaların Berlin Cemevi yönetim kurulu üyesi ile Berlin Alevi Öğrenciler Birliği Almanya Eş Başkanı Melinda Özgül tarafından yapılan gösterim öncesi Cemil Koçgiri kısa bir müzik dinletisi gerçekleştirdi.

    Dinletinin ardından gösterimi biten belgesel sonrası soru cevap bölümüne geçildi. Bu bölümde izleyicilerin sorularını belgeselin yapım koordinatörlüğünü üstlenen Hüseyin Ayrılmaz cevapladı.

    Berlin Alevi Öğrenciler Birliği Berlin Eş Başkanı Azad Yıldız da kısa bir konuşma yaptı. Belgeselin yapımında ve bugünkü gösterimde emeği geçen herkese teşekkür eden Yıldız ile birlikte Berlin Alevi Öğrenciler Birliği üyeleri, Hüseyin Ayrılmaz ve Cemil Koçgiri’ye teşekkür ederek çiçek taktim etti.

    Ulaş TOSUN/BERLİN

  • DEDEF, ADEF ile DAM, Dersim Katliamı’nda hayatını kaybedenleri Kadıköy’de anacak

    DEDEF, ADEF ile DAM, Dersim Katliamı’nda hayatını kaybedenleri Kadıköy’de anacak

    PİRHA-Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) ile Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) Dersim Katliamı’nın 85. yıl dönümünde hayatını kaybedenleri İstanbul Kadıköy’de anacak. 

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) ile Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM), “Hiçbir şeyi unutmadık. Hiçbir şeyi affetmedik” başlığıyla yaptıkları duyuru ile Dersim Tertelesi’nin 85. yıl dönümünde İstanbul Kadıköy’de bir araya geleceklerini kaydetti.

    Üç kurum 4 Mayıs 2022 Çarşamba günü saat 19.37’de Kadıköy Rıhtım alanında buluşarak, katliamda hayatını kaybedenleri anacak.

    Çağrı metni şu şekilde:

    “DERSİMLİLER VE DOSTLARI OLARAK KADIKÖY’DE BULUŞUYORUZ”

    “4 Mayıs 1937 tarihinde toplanan T.C. Bakanlar Kurulu bir bölgenin, bir halkın planlı ve sistemli olarak yok edilmesine karar vermişti. Biz Dersimlilerin Roca Şaê – Kara Gün dediği o günden sonra halkımıza karşı kitlesel kırım yapıldı. 4 Mayıs 1937’de alınan Bakanlar Kurulu kararıyla, halkımıza karşı büyük bir insanlık suçu işlendi.

    Bizler 4 Mayıs Dersim 38 Tertelesi gününde; soykırımda yitirdiğimiz canlarımızı anmak için bir araya geliyoruz. Bu amaç ile coğrafyamızda yaşanan katliamların bilinmesini, tarihimizin, kültürümüzün, dilimizin ve inancımızın yaşamasını ve yaşatılmasını görünür kılmak istiyoruz.

    Ayrıca 4 Mayıs’ın Dersim 38 Tertelesi günü olarak kabul edilmesini ve ölülerimize saygı gösterilmesini talep ediyoruz. Dersimde katledilen on binlerce masum insanı anmak ve başka 4 Mayısların yaşanmaması için 4 Mayıs 2022 Çarşamba günü, Saat 19.38’de, Dersimliler ve Dersim dostları olarak Kadıköy Rıhtım’da buluşuyoruz.

    Anmaya katılamayan dostlarımızı da aynı saatte, evlerinde mum / çıra yakmaya, sosyal medyada açacağımız #dersimrocasae hashtagına destek vermeye davet ediyoruz.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Dersimliler: Tarikat örgütlenmesi yeni bir şey değil; direneceğiz! -VİDEO

    Dersimliler: Tarikat örgütlenmesi yeni bir şey değil; direneceğiz! -VİDEO

    PİRHA-Dersim’deki tarikat örgütlenmesiyle ilgili Dersimlilere mikrofon tuttuk. Yıllardan beri Dersim’e uygulanan bir asimilasyon politikası olduğunu vurgulayan Dersimliler, “Bu, tarikatçıların yeni başlattığı bir şey değil, Dersim halkının inancını, kültürünü, dilini dönüştürmeye yönelik bir çalışmadır” dedi.

    Dersim Araştırmalar Merkezi’nin Dersim’deki tarikat örgütlenmesiyle ilgili yaptığı çalışma hakkında Dersim’de halka mikrofon uzattık.

    “DERSİM HALKININ İNANCINI VE KÜLTÜRÜNÜ DÖNÜŞTÜRMEYE YÖNELİK”

    Hasan Demir adlı yurttaş, “Dersim’deki halkın, inancı, duruşu, kimliği ve gelenekleri sisteme uygun değildir. Çünkü sistem Türklük ve Sünnilik üzerine kurulmuş bir yapı ve burayı da dönüştürmek için öteden beri bir çalışma var. Bu şimdiye dönük bir şey değil, 38 zamanında bunun temelleri atılmış ve aynı yapı sürdürülüyor. Bu şimdiye ait bir şey değil geçmişten şimdiye kadar dersim halkının inancını, kültürünü, dilini dönüştürmeye yönelik bir çalışmadır. Dersimlilerin de yapması gereken kendi inanç ve kültürüne sahip çıkmalarıdır” dedi.

    “TARİKAT ÖRGÜTLENMESİ FETHULLAHÇILARIN BU ŞEHRE YERLEŞMESİYLE BAŞLADI”

    Cihan Hoşoğlu ise “Dersim’deki tarikat örgütlenmesi yeni bir şey değil” diyerek şunları söyledi:

    “Bunun en belirgin özelliği Fethullahçıların bu şehre yerleşmesiyle başladı ve sonra da sadece isim değiştirerek devam ediyor. Hiç hızını kesmedi başka bir yapılanma gelip aynı şekilde devam ediyor. Ama burada önemli olan isimlerin değiştirilmesi değil, önemli olan buranın asimilasyon politikalarının uygulandığı bir şehir olarak seçilmesi. Ama biz elimizden geldiğince direnmeye devam edeceğiz.”

    “YILLARDAN BERİ DERSİM’E UYGULANAN BİR ASİMİLASYON POLİTİKASI VAR”

    Alican Daş da, “Yıllardan beri Dersim’e uygulanan bir asimilasyon politikası var. Bu tarikatçıların yeni başlattığı bir şey değil” dedi.

    Agit Aral ise, “Devlet burada kendi Alevisini yaratmaya çalışıyor ve gittikçe bunu kurumsallaştırmaya çalışıyor. Tarikatlar özellikle yoksul kesimi hedef alıyor. Bu konuda bütün Alevilere büyük görevler düşüyor. Bugün tekrar Alevi-Kızılbaş inancına sahip çıkmamız gerekiyor. Dersim’de Sünni-İslam teziyle bunu yapmaya çalıştılar. Soykırımdan geçirilen bir toplumun acısıyla halen yüzleşmeden, Dersim ismi iade edilmemişken, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri daha tespit edilememişken bugün tarikatların tekrar bu toplumu sömürmelerine asla izin vermemek gerekiyor” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

     

     

     

  • ‘Tarikatların Alevi inancının merkezi Dersim’e yönelmesi devlet politikasıdır’-VİDEO

    ‘Tarikatların Alevi inancının merkezi Dersim’e yönelmesi devlet politikasıdır’-VİDEO

    PİRHA-DAM Başkanı Selman Yeşilgöz, tarikatların Dersim’e yönelmesinin altında devlet politikası olduğunu belirterek, “Dersim adına mücadele eden bütün kurumlarımızın bu konuda ortak bir mücadele sergilemesi lazım” diye konuştu. 

    Haberin videosu;

    Dersim Araştırmaları Merkezi’nin (DAM) Dersim genelinde tarikatların örgütlenmesine dair araştırmasının yankısı sürüyor. Merkez Başkanı Selman Yeşilgöz tarikatlarla ilgili yaptıkları çalışma hakkında PİRHA’ya konuştu.

    “KAMUOYUNUN BİLDİĞİNDEN DAHA FAZLA YÖNELİM VAR”

    Dersim Araştırmalar Merkezi olarak bilinen bir konuyu veya buradaki örgütlenmeyi görünür ve bilinir hale getirmek için çalışma yaptıklarını söyleyen Selman Yeşilgöz, “Bunlar bilinmeyen şeyler değildi. Munzur üniversitesinde birkaç yıldır daha yoğun bir şekilde dile getirilen ve diğer derneklerinde buradan faaliyet yürüttüklerine dair iddialar bilinen şeylerdi. Bu çalışmamızda gördüğümüz gerçekten de kamuoyunun bildiğinden daha fazlasıyla buraya yönelimin olduğunu gördük. Bizim tespit edebildiklerimiz Ensar Vakfı, Birlik Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, Munzur Kültür ve Eğitime Destek Derneği, Ehlibeyt Sevenler Derneği, Türkiye Gençlik Vakfı ve sosyal medya üzerinden faaliyet yürüten Milli Beka Hareketi var. Bu vakıfların çoğu uzun zamandır Türkiye’de faaliyette olan ve bu yönde çalışmalar yapan vakıflardır” dedi.

    “DERSİME YÖNELME DEVLET POLİTİKASIDIR”

    Yeşilgöz, 140 bin nüfuslu ve il merkezinin 33 bin nüfuslu olduğu bir kentte bunca İslami cemaat ve vakıfların sevdasının ne olduğunu ele almak gerektiğini ifade ederek, “Alevi inancı ve kültürünün etkili olduğu, Alevi ocaklarının merkezi olduğu Dersime yönelme bir devlet politikasıdır. Bugün başlamamıştır bu ülkenin kurucu felsefesinden bugüne kadar bu coğrafyaya yönelik çeşitli çalışmaların yürütüldüğünü biliyoruz. Bu kurucu felsefenin tek dil, tek inanç yani tekleştirme üzerine kurmuş olduğu bir politikadır” diye konuştu.

    Bugün fetönün bıraktığı yerden sayılan tarikat ve cemaatlerin ciddi bir örgütlenme içinde olduklarını ancak Dersim içinde kök salamadıklarını vugulayan Selman Yeşilgöz, şunları belirtti:

    “Bu bizim açımızdan sevindirici bir durumdur. Ama bu şu anlama gelmiyor ki burada Dersim kitlesi üzerinde çok fazla örgütlenemezler düşüncesi bizi yanılgıya götürür. Çünkü ekonomik, kültürel ve siyasi anlamda zayıfladığımız anda bunların tüm devlet imkanlarıyla insanlarımız üzerinde yoğun bir faaliyet sürdürecekleri kesindir. Bu noktada Dersimli kurumlara, inanç ocaklarına , inanç kurumlarına gerekse de tüm Dersimlilere büyük bir sorumluluk düşüyor. Burayı boş bırakmamak ve onların bu boşluğu doldurmasına imkân vermemek gerekiyor, bu nedenle de bu tek bir kurumun üstesinden geleceği bir şey değildir. Dersimde bir birliktelik sağlanması lazım. Dersim adına mücadele eden bütün kurumlarımızın bu konuda ortak bir mücadele sergilemesi lazım.”

    CİHAN BERK/PİRHA

     

     

     

     

  • Önlü’den tarikat örgütlenmesine tepki: Bunlar yeni kışkırtma politikaları!

    Önlü’den tarikat örgütlenmesine tepki: Bunlar yeni kışkırtma politikaları!

    PİRHA-HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Dersim’de tarikat yapılanmalarıyla ilgili PİRHA’ya konuştu. Önlü, “Ajanlar ve itirafçılarla sonuç alamayanlar, uyuşturucu, fuhuş ve kirli ticaret ilişkileriyle Dersim’de tarikatların oluşmasına zemin oluşturdular, şimdi ise devlet kurumlarında ve üniversitelerde kurumsallaşmaktadırlar” dedi. Önlü, bu yapılanamların yeni kışkırtma politikaları olduğunu söyledi. 

    Dersim Araştırmaları Merkezi’nin (DAM) Dersim genelinde tarikatların örgütlenmesine dair araştırmasının yankısı sürüyor.

    HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Dersim kimliğini, inancını, kültürünü korumak amacıyla kurulmak istenen vakıflara izin dahi verilmezken, Dersim ismi yasaklanırken diğer taraftan cemaat ve tarikatlara alan açılması bu politikaların nasıl da organize yürütüldüğünü açıkça gösterdiğini belirtti.

    “DERSİM HALKININ İNANCI ÜZERİNDEKİ ASİMİLASYON POLİTİKALARI ARTMAKTADIR”

    Dersim’de uzun zamandır ‘Huzur Şehri’ adı altında her türlü kirli ilişkilerin yürütüldüğünü söyleyen Alican Önlü, “Taciz ve cinsel istismar olaylarının gerçekleştirildiği, esnaf görünümlü uyuşturucu ve fuhuş çetelerinin, ajanların ve itirafçıların kol gezdiği bir kente dönüştürülmek istenmektedir. Bir bütün olarak yürütülen bu özel savaş politikalarının kapsamı her geçen gün genişletilmekte ve Dersim halkının inancı, dili ve kimliği üzerindeki baskı ve asimilasyon politikaları artmaktadır. Son olarak Dersim Araştırmaları Merkezi’nin yaptığı saha çalışmasında ortaya çıkan sonuçlar bu politikaların kapsamını ve derinliğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Yapılan saha çalışmasında Dersim’de birçok tarikatın dernek ve vakıf adı altında örgütlendikleri ve faaliyetler yürüttükleri açıkça ortaya çıkmıştır. Ajanlar ve itirafçılarla sonuç alamayanlar, uyuşturucu, fuhuş ve kirli ticaret ilişkileriyle Dersim’de tarikatların oluşmasına önce zemin oluşturmuş, şimdi ise bu zemin üzerinden devlet kurumlarında ve üniversitelerde kurumsallaşmaktadırlar. Dersim’de bulunan devlet kurumları başta olmak üzere birçok dernek, vakıf ve yardım kuruluşu cemaat ve tarikatlar tarafından yönetilmektedir. Dersim Araştırmaları Merkezi’nin yaptığı saha araştırmasında özellikle Süleymancıların ve Menzilcilerin Munzur Üniversitesi’nde kadrolaştığı ve örgütlendiği ortaya çıkmıştır” dedi.

    MUNZUR ÜNİVERSİTESİ TARİKAT İLİŞKİSİ

    Kadın öğrencilere yönelik cinsel istismar, taciz, şiddet ve fuhuşla gündeme gelen Munzur Üniversitesi’nin şimdi de tarikatlarla olan ilişkisinin teşhir edildiğini söyleyen Alican Önlü şunları kaydetti:

    “Net bir biçimde görülmektedir ki, bu kurumun asli amacı Dersim ve Kürdistan gençlerini kimliksizleştirmek ve yozlaştırmaktır. Geçmişte öğrenci konseyi başkanlığını yapmış bir şahıs da ilk kayyum döneminde bizzat vali tarafından önce ajanlaştırılmış ve daha sonra da yardım adı altında faaliyet gösteren kurumlarda görevlendirilmiştir. Dersim’e karşı yürütülen özel savaş politikaları tarikat yapılanmalarıyla da sınırlı kalmamaktadır. Üniversite, özel okullar, dershaneler, hastaneler ve karakollar adeta bu politikaların uygulayıcı merkezleri durumundadır. Cemevlerinden, kentteki işletmelere kadar derin bir yapılanmayla karşı karşıyayız.”

    “DERSİM COĞRAFYASI ÜZERİNDE YENİ KIŞKIRTMA POLİTİKALARI DENENMEKTEDİR”

    HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, “Caddeleri, sokakları ırkçı sembollerle donatılan, sokaklarına katillerin isimleri verilen, inanç yerleri bombalanan, doğası maden ocaklarıyla talan edilen, ormanları yakılan Dersim coğrafyası üzerinde son dönemlerde yeni kışkırtma politikaları da denenmektedir” dedi.

    “KARAKOLLARDAN VE POLİS LOJMANLARINDAN MEGAFONLA EZAN OKUTULUYOR”

    Hemen hemen her gün Dersim’in ilçelerinde ve köylerinde bulunan karakollardan ve polis lojmanlarından megafonla ezan okutulduğunu söyleyen Önlü, “Alevi köylerine cami yapma projesi tutmayınca bu kez de megafonlarla ezan okutma politikaları yürürlüğe konmuştur. Bu kirli politikalarla aynı zamanda ezana da büyük bir saygısızlık yapılmaktadır. Ezanın okunacağı yer de zaman da bellidir. Bunu bir asimilasyon aracına dönüştürmek bir dine yapılacak en büyük saygısızlıklardan biridir. Yüzlerce yıldır teslim alınmaya çalışılan Dersim kültürünü ancak birlikte mücadele ederek yaşatabiliriz. Dersim’in kurumlarını, aydınlarını, sanatçılarını ve Dersim dostlarını bu mücadeleye omuz vermeye ve dayanışmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

    Cihan BERK/PİRHA

  • ‘Değerleri uğruna ipi göğüslediler’-VİDEO

    ‘Değerleri uğruna ipi göğüslediler’-VİDEO

    PİRHA- Dersim Araştırmaları Merkezi DAM, idam edilişlerinin 82. yılında Seyit Rıza ve arkadaşlarını andı. 

    HABERİN VİDEOSU

    Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM), idam edilmelerinin üzerinden 82 yıl geçen ve hala mezar yerleri açıklanmayan Seyit Rıza ve arkadaşlarını andı. Şişli Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde yapılan etkilik Dersim Katliamı’nı anlatan belgesel gösterimi ile başladı.

    Açılış konuşmasını yapan şair Nesimi Aday, Dersim Katliamı’nı sadece solcuların da duymadığını dile getirerek dönemin Komünist Partisi’nin “Dersim’de feodal ağalar demokratik Cumhuriyete karşı ayaklandılar” şeklindeki raporlarını hatırlattı. Aday, Dersim Katliamı’na gelmeden öncesini de şöyle anlattı:

    “Osmanlı İmparatorluğu dağılış sürecinde iken Kürtler de bağımsızlık fikri taşıyorlardı. Koçgirililer 1921’de bu taleplerle çıktılar, Koçgirililer Topal Osman’ın zulmüne uğradılar. Koçgiri’de taş üstünde taş, baş üstünde baş kalmadı. Sonra 1925’te Şeyh Said hareketi başladı.”

    “DEĞERLERİ UĞRUNA İPİ GÖĞÜSLEDİLER”

    Dersim Araştırmaları Merkezi Başkanı Selman Yeşilgöz de, “Dersim isyanının üzerinden 82 yıl geçti. Yaşamını yitirenleri unutmadık. Onlar büyük felaket öncesi Dersim adına yargılandılar, diz çökmeden değerleri uğruna ipi göğüslediler” dedi. Yeşilgöz, Seyit Rıza ve arkadaşlarını anmaya, mezar yerlerini sormaya devam edeceklerini kaydetti.

    “SEYİT RIZA’NIN DURUŞU BİZE GÜÇ VERİYOR”

    Tutukluluğundan dolayı anma programına katılamayan kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı (DBB) Selçuk Mızraklı’nın mektubu da okundu. Mızraklı’nın mektubunda, şu ifadeler yer aldı:

    “İktidara itaat istenmektedir. Tek adam rejimi kalıcı hale getirilmek istenmektedir. Aykırı bir ses istenmemektedir. İşte böylesi kızılca kıyametin koptuğu, korku cumhuriyetinin olağanlaştırılmak istendiği bir dönemde bizler Seyit Rıza’nın torunları olarak Yezid’e karşı çıkmaktayız. Asiliğimizi, direncimizi ve korkusuzluğumuzu geçmişimizden alarak bu karanlık günlere son vermek için mücadele etmekteyiz… Seyit Rıza’nın onurlu ve erdemli duruşu bize mücadele ve direnme gücü veriyor. Kin, nefret, düşmanlıkla bize saldıran muktedirlere karşı özgürlük, hakikat ve adaleti elden bırakmadan mücadelemize devam etme sözü veriyoruz.”

    Etkinlikte, performans şiir ve müzik dinletisi gerçekleşti. Sanatçılar Sait Bakşi, Taylan Yıldız, Civan adar, Ayfer Düzdaş ve Doğan Çelik türküler seslendirdi. Ahmet Can Akyol, Nesimi Aday, Hıdır Işık, Özgün Bulut şiirlerini seslendirirken performansta ise Alevilikte önemli bir yeri olan dört kapı kırk makam anlatıldı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dersim Araştırmaları Merkezi’nden 12 Ekim’de İstanbul’da konferans

    Dersim Araştırmaları Merkezi’nden 12 Ekim’de İstanbul’da konferans

    PİRHA- Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) Munzur Dağları’nın madenlerle yok edilmesine dikkat çekmek için konferans düzenliyor. Yazılı bir açıklama yapılarak herkes konferansa davet edildi. 

    Bir açıklama yapan Dersim Araştırmalar Merkezi (DAM) Munzur Dağları’nın madenlerle yok edilmesine dikkat çekmek için konferans düzenlediklerini bildirdi.

    Açıklamada, “Munzur Dağları madenlerle yok edilmek isteniyor.  Munzur Jeopark potansiyeli tehlike altında.
    Dünya mirası olan Munzur Dağları ve Munzur Vadisi’ni korumak için 12 Ekim Cumartesi günü saat 15.00’te Taksim’de Hill Hotel’de buluşuyoruz” denildi.

    Konferansa katılımcılar ise şöyle:

    -Prof. Dr. Yüksel Örgün Tutay- Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı
    -Hüseyin Alan- TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı
    -Av. Murat Cano

    PİRHA/İSTANBUL

  • CHP Şişli Belediyesi Seyit Rıza anmasını iptal etti

    CHP Şişli Belediyesi Seyit Rıza anmasını iptal etti

    PİRHA- CHP Şişli Belediyesi Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde 11 Kasım Pazar günü yapılacak olan Seyit Rıza anmasını iptal etti.

    Dersim Araştırmaları Merkezi’nin (DAM) 11 Kasım Pazar günü saat 17.00-22.00 arası yapmayı planladığı idamlarının 81. yılında Seyit Rıza anması CHP Şişli Belediyesi tarafından iptal edildi. Konuyu resmi sayfasından kamuoyuna duyuran DAM, anma için gerekli izinlerin alınmış olduğunu ve salon kirasının ödenmiş olduğunu vurguladı.

    Etkinliğin her türlü yazılı ve görsel duyurusunu yaptıklarını kaydeden Dersim Araştırmaları Merkezi DAM şu ifadeleri kullandı:

    SEYİT RIZA ANMASI GEREKÇE GÖSTERİLDİ

    “Şişli Kent Kültür Merkezi salonunda ilk kez bir anma yapmıyoruz. Öncesinde de benzer anmalar ve etkinliklerin yapıldığı bir mekan olduğunu biliyoruz. Belediye yönetiminin hassasiyetini anlamakla birlikte, Seyit Rıza anmasını gerekçe sayıp iptal yoluna gitmelerini kabul etmediğimizi söylemeliyiz. Anlaşılan o ki geçtiğimiz yıl Perinçek ve eski CHP Trabzon milletvekili Haluk Pekşen’nin Seyit Rıza anmalarına yönelik saldırıları karşılık bulmuş gibi.

    ÇIKAR YOL YASAKÇILIKTA DEĞİL TARİHSEL YÜZLEŞMEDE

    Dersim’in konuşulmasına gösterilen tahammülsüzlük, Seyit Rızalar şahsında hala devam etmektedir. Kin ve nefretin politik argümana dönüştüğü günümüz Türkiye’sinde bizler barış ve kardeşliğe olan inancımızı her alanda korumaya devam edeceğiz. Çıkar yolu yasakçılıkta değil, tarihsel yüzleşmede görüyoruz. Sarf ettiğimiz emeği hiçe sayıp, son anda etkinliğimizin iptal edilmesini manidar buluyoruz.” (HABER MERKEZİ)