PİRHA- Türkiye’nin deprem riskine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, en çok endişe ettiği bölgenin Dersim olduğunu belirterek, “Tehlikeli bir duruma gelmiş artık. Deprem üretme zamanı dolmuş” uyarısında bulundu.
Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Asena Kılıç’ın Youtube kanalındaki ‘Meslek Sırrı’ programına katıldı.
Kritik faylarda yaşanan depremlere ilişkin analizlerini paylaşan Görür, “En çok endişe ettiğim yer” diyerek Dersim için deprem uyarısında bulundu. Bu bölgede deprem gerçekleşme periyodunun dolduğunu vurgulayan Prof. Dr. Görür, Marmara depremine ilişkin de konuştu. Görür, “Bas bas bağırıyoruz, Marmara’ya, İstanbul’a dikkat edin” dedi.
“ÖNLEM ALIN DİYORUZ Kİ 6 ŞUBAT DEPREMLERİ TEKERRÜR ETMESİN”
“Tarih tekerrür etmesin” diyerek yeni uyarılarda bulunan Görür, “Bas bas bağırıyoruz, Marmara’ya, İstanbul’a dikkat edin, depreme hazırlayın diye. 6 Şubat öncesi dikkat etmediler 50 binden fazla insanımızı bir gecede gömdük. Marmara’da önlem alın diyoruz ki 6 Şubat depremleri tekerrür etmesin. İnsanlarımız ölmesin diye bas bas bağırıyoruz. Ama siyasi iradenin, halkımızın umursadığı da yok. Korkuyorum ki yine tarih tekerrür edecek” ifadelerini kullandı.
“TUNCELİ YÖRESİ, ERZİNCAN, BİNGÖL ENDİŞE ETTİĞİMİZ YERLER” Prof. Dr. Görür, “Çok endişe ettiğim yer” diyerek üç il için uyarıda bulundu. Koordinat olarak “Tunceli Yöresi” diyen Görür, “Erzincan, Bingöl-Karlıova arası endişe ettiğimiz yer. Deprem olma periyodu dolmuş, tehlikeli bir duruma gelmiş artık. Deprem üretme zamanı dolmuş” diyerek uyardı.
“Marmara depremi mi daha yakın yoksa Tunceli’de beklenen deprem mi” sorusuna ise Görür şöyle yanıt verdi:
“Onu kestirmek zor ama Marmara Bölgesi ve Tunceli yöresi dikkat etmemiz gereken bir noktada. Stratejik olarak ilk müdahale edeceğimiz yerler orası. Bizim söylediğimiz buraları deprem dirençli hale getirilmesi.”
PİRHA- Dersim merkezde deprem nedeniyle yıkım kararı bulunan Ehlibeyt Kız Öğrenci Yurdu’nun tahliye edilmesi yönündeki karara tepki gösteren öğrencilerin oturma eylemi yapınca yetkililer geri adım attı. Taşınma işlemi, bayram sonrasına ertelendi.
Dersim merkezde yer alan ve deprem nedeniyle yıkım kararı bulunan Ehlibeyt Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan yaklaşık 300 öğrencinin, yurdun acele tahliye edilip kentin çok uzağında yeni yapılan başka bir yurda nakledilmek istenmesi üzerine, kararı protesto eden öğrenciler oturma eylemine başladı.
Yurtta kalan Munzur Üniversitesi öğrencileri, yurdun vize haftasında apar topar tahliye edilmesinin kendilerini mağdur edeceğini belirterek kararın geri alınmasını istediler. Deprem nedeniyle tahliye kararı alınan Ehlibeyt Kız Öğrenci Yurdu öğrencileri koşulları kötü olan başka bir yurda gitmek istemediklerini söyledi.
Gönderildikleri yeni yurdun kötü bir yer olduğunu, ulaşım sıkıntısı bulunduğunu, ışıklandırma sistemi olmadığını, karanlıkta yabani hayvan ve taciz tehlikesi nedeniyle güvenlik sorunu yaşadıklarını, ana yola inmek için hendek üzerinden atlamak zorunda kaldıklarını belirten öğrenciler, tüm bu nedenlerle oraya gitmek istemediklerini ifade ettiler.
Öğrenciler ayrıca yeni yurtta ödedikleri ücretin buranın iki katı olduğunu da eklediler.
ÖĞRENCİLERİN TALEPLERİ KABUL EDİLİNCE EYLEM SON BULDU
DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, İHD yöneticisi Gönül Sonbahar ve STK temsilcilerinin öğrenciler, yurt müdürleri ve emniyet yetkilileriyle yaptıkları görüşmelerin ardından, durum Vali Bülent Tekbıyıkoğlu’na iletildi.
Öğrencilerin mağdur olmaması için taşınma işlemi bayram tatili sonrasına ertelendi. Ayrıca Spor Müdürü, Ankara’dan deprem analiz raporu olumlu gelirse, öğrencilerin bu yurtta kalabilmelerinin söz konusu olabileceğini belirtti. Öğrencilerin tüm taleplerini yazılı olarak ilgili kurumlara ileteceği bildirildi.
Bu kararların ardından öğrenciler eylemlerini sonlandırdı.
PİRHA- Bilim insanlarının sürekli deprem uyarısında bulunduğu Dersim’in merkez ve 7 ilçesinde 12 konteyner kent kuruldu. 1600 kişiye arama kurtarma eğitimleri verildi. Ayrıca Dersim-Erzincan bağlantısını sağlayan depreme dayanıksız Mutu köprüsünün yeniden yapılıyor. Vali Bülent Tekbıyıkoğlu deprem hazırlıklarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Başta Prof. Dr. Naci Görür olmak üzere, bilim insanlarının sürekli deprem uyarısında bulunduğu, Ovacık ve Nazimiye fay hatlarını içinde barındıran ve Doğu Anadolu Fay Hattı ile Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kesiştiği noktada yer alan Dersim’in merkez ve 7 ilçesinde depreme hazırlık çalışmaları kapsamında, 12 adet konteyner kent kuruldu. 1122 konteynerin inşası için de çalışmaların sonuna gelindiği belirtildi.
6 Şubat depremlerinde ‘koordinatör vali’ olup, kararname ile Dersim’e Vali olarak atanan Bülent Tekbıyıkoğlu’nun talimatı ile polis ve jandarma ekiplerinden oluşan 1600 kişiye arama kurtarma eğitimleri verildi, kamu binalarından numuneler alınarak yapı stoku elden geçirilmeye başlandı. Yapılan performans analizinde, 63 okulun 17’sinin yıkılmasına karar verildi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından imar planına esas jeolojik-jeoteknik mikro bölgeleme etüt çalışmaları başladı. Ayrıca Dersim-Erzincan karayolu bağlantısını sağlayan ama depreme dayanıksız olan Mutu köprüsünün yeniden yapılması için çalışma başlatıldı.
Vali Bülent Tekbıyıkoğlu şehir merkezinde tamamlanan konteynır alanı ziyaret ederek incelemelerde bulundu.
“6 ŞUBAT DEPREMİNDEN ETKİLENENLERİN SAYISI 3000’E YAKIN”
Bilim insanlarının uyarılarına kulak vererek Tunceli’yi depreme hazırlamak için çalışmalar yürüttüklerini belirten Vali Bülent Tekbıyıkoğlu, “Çevremizdeki bütün deprem olan yerlerden Erzincan, Elazığ ve Maraş depreminden Tunceli ilimiz etkilendi. En son 6 Şubat depremiyle beraber etkilenen vatandaşlarımızın sayısı 3000’e yakın. Dün itibariyle hak çalışmasını da bitirdik. 1808 tane hak sahibini belirledik. Bunların içerisinde, iş yeri sahipleri de konut sahipleri de var. Bunlarla ilgili hazırlık çalışmalarımız bir yandan devam ederken bir yandan da yeni depremlere hazırlık mahiyetinde çalışmalar var” dedi.
“MERKEZ VE 7 İLÇEDE 12 ADET KONTEYNER KENT KURULDU”
Vali Tekbıyıkoğlu şunları kaydetti:
“Tabii bazı bilim adamları özellikle Erzincan, Bingöl hattında Karlıova hattında, Yedisu hattında bir kırılmanın olacağını söylüyor ve tek parçada yüksek şiddette yoğun bir kırılmanın olacağından bahsediyor. Biz de ilimizi buna hazırlamaya çalışıyoruz. Bütün unsurlarımızla ve bakanlıklarımızla beraber bir çalışma içerisindeyiz. 6 Şubat depreminden etkilenen insanlar ve hak sahipleri için her ilçemizde birer konteyner kent oluşturduk. İl merkezi ve 7 ilçemizde toplam konteyner sayımız 1122. Bu konteyner kentleri oluştururken, daha hak sahipliği belirlenmemişti. İşin açıkçası bunları biraz da geniş tutmamızın sebeplerinden bir tanesi de şuydu. Eğer vatandaşımız evini yıkacaksa, yeni ev yapacaksa, kalacak yeri de yoksa bu konteyner kentlerden istifade etmesini çok önemli bir imkan olarak görüyoruz.
Sadece vatandaşlarımızın evleri değil bununla beraber tüm kamu binalarımızın hepsini elden geçiriyoruz. İlimizde bilhassa 2006 öncesinde hazır beton kullanımı yok. Bu yılı bir milat olarak belirledik. Ondan önce yapılmış kamu lojmanlarının ve kamu binalarının, hizmet binalarının hepsinin performans analizlerini çıkartıyoruz. Bir yandan yıkılıyor bir yandan da yapılıyor. Bununla beraber kimilerinin de sonucu kötü geldi. Buna ilişkin yıkım çalışmalarına da çok hızlı bir şekilde başladık. Toplu konut idaremiz, merkezde yapılacak 190 konutun kapasitesini 500’e kadar çıkardı. Yani ilimizdeki kamu konut stoku problemi de bir nebze olsun giderilmiş olacak.
“1200 TANE HAZIR ARAMA KURTARMA PERSONELİMİZ VAR”
Belki Türkiye’de hiçbir ilde muadili olmayan jandarma ve polis sayımız var. Bunlarla beraber arama kurtarma ekiplerini oluşturduk. Jandarma Özel Harekatın ve jandarma komando birliklerinin eğitimini tamamladık. 1200 tane hazır arama kurtarma personelimiz var. Riskli alanların teşvikiyle ilgili bir öneride bulunduk. Burada hem Ovacık hem Pülümür hem Nazımiye ilçesinde hem de merkezde bazı riskli alanları yani deprem olduğu zaman bunlar kesin yıkılacak dediğimiz alanları belirledik. Bunlarla ilgili bir dönüşüm planı bakanlığımız tarafından yürütülüyor. Yani herhangi bir can kaybı olmadan biz bu binalar hasar görür dediğimiz yerlerde etkin proaktif bir çalışmanın içerisindeyiz.
“MUTU KÖPRÜSÜ YENİDEN YAPILACAK”
Aslında yerel yönetimlerin sorumluluğunda olan ama bizim altyapısını oluşturduğumuz mikro bölgeleme jeolojik etüt çalışmalarımız da ilimizde devam ediyor. 1206 hektarda riskli dediğimiz ilçelerde bir mikro bölgeleme çalışması şu an halihazırda devam etmekte. Bunlar tabii imar planlarının yapılması için çok ama çok önemli teknik veriler. Belediyelerimizin bu verileri mutlak surette imar revizyonlarında kullanıp izinleri, ruhsatları ilmine, fenine, tekniğine uygun bir şekilde ya vermemesi ya da buna uygun bir şekilde vermesi icap ediyor. O yüzden bu çalışmalar çok ama çok kıymetli. İlimizin malumunuz olduğu üzere bir Elazığ, bir de Erzincan bağlantısı var. Erzincan bağlantısını sağlayan Mutu Köprümüz var. Mutlu Köprüsü artık miadını doldurmuş, mukavemetini de neredeyse kaybetmiş durumda. Bunu bakanlığımız ve Ulaştırma Bakanlığımızla yaptığımız çalışmalar sonucunda Mutu Köprüsü’nün yapımı kararı alındı. Bu hafta inşallah sondaj çalışması yapılacak.”
PİRHA- Dersim Atatürk Mahallesi’ndeki TİMAŞ konutları sakinleri, bugün bir açıklama yaparak, yıkım kararı verilen evlerini, artan kiralar ve ev bulamama sorunu yüzünden boşaltamadıklarını belirterek yardım istediler. Açıklamada, “Evlerimizin çürük olduğunu bile bile her gece çocuklarımızla birlikte tedirginlik yaşıyoruz” denildi.
Büyük bir deprem tehlikesiyle karşı karşıya olan Dersim’de, olası bir depremin öncesi ve sonrasına ilişkin gerekli hazırlıkların yapılıp yapılmadığı ve tedbirlerin alınıp alınmadığı merak ediliyor.
“TİMAŞ SAKİNLERİNE EV BULUNMADAN KONUTLARI BOŞALTMALARI İSTENİYOR”
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne depremle ilgili bir soru önergesi vererek, hükümete Dersim’deki deprem hazırlıklarını sormuş, verdiği önergede şunları belirtmişti:
“Olası bir depremin öncesi ve sonrasına ilişkin bütün tedbirlerin alınması ciddi derecede önem arz etmektedir. Bu nedenle öncelikli olarak risk barındıran yapıların boşaltılması gerekmektedir. Dolayısıyla bu süreçte konut sahipleri mağdur edilmeden kendilerine alternatif yaşam alanları tahsis edilmelidir. Ancak Dersim’de olası depremde yıkılma riski barındıran TİMAŞ yapı konutlarının boşaltılması ile ilgili başlatılan süreçte söz konusu konutlarda yaşayan yurttaşlara alternatif yaşam alanları tahsis edilmeden konutların boşaltılması ile ilgili Tapu Müdürlüğü’nce gerekli ihtarın yapıldığı anlaşılmaktadır.”
“EVLERİMİZDE HUZURSUZ YAŞIYORUZ”
Ayten Kordu’nun soru önergesine konu ettiği Dersim, Atatürk Mahallesi’ndeki TİMAŞ yapı konutları sakinleri bugün bir açıklama yaparak çaresizliklerini dile getirdiler. Açıklamayı TİMAŞ sakinleri adına Dilek Çetin okudu.
TİMAŞ sakinleri olarak son zamanlarda yaşanan depremlerden çok tedirgin olduklarını belirten Dilek Çetin, “Oturduğumuz evler Tunceli’nin en eski yapılarıdır. Bu konuda çok tedirginiz. Evlerimizde huzursuz uyuyoruz. Artan kiralardan ve ev bulamama sıkıntısından bir yere kımıldayamıyoruz. Hepimiz zor şartlarda ve korkuyla yaşıyoruz” dedi.
“LÜTFEN SESİMİZE KULAK VERİN”
Herkesin bildiği gibi Dersim’de büyük bir deprem beklendiğini vurgulayan site sakini Dilek Çetin, şunları kaydetti:
“Evlerimizin çürük olduğunu bile bile her gece çocuklarımızla birlikte tedirginlik yaşıyoruz. Depremin öldürmediğini fakat binaların öldürdüğünü biliyoruz. Bu konuda devlet büyüklerinden destek bekliyoruz. Bu konunun kulak ardı edilmemesi gerektiğini herkes bilmeli ve bu konuda bir an önce adım atılması gerektiği unutulmamalı. Lütfen sesimize kulak verin. Bizleri görmezden gelmeyin. İş işten geçtikten sonra pişmanlık duymanın kimseye bir faydası yok.”
PİRHA- DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne depremle ilgili bir soru önergesi vererek, hükümete Dersim’deki deprem hazırlıklarını sordu. Önergede “Dersimde 1.686 ağır hasarlı olmak üzere orta hasarlı yapılarla birlikte toplamda 3.500 hasarlı yapı tespit edilmesine karşın 1. 122 konteynerin hazırlanması söz konusu planlamanın yetersizliğini göstermektedir” denildi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne depremle ilgili bir soru önergesi verdi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istenen önergede, acil tedbir alınması gereken illerden biri olan Dersim’deki deprem hazırlıkları soruldu.
“DERSİM’DE DEPREM TEDBİRLERİNİN ALINMASI CİDDİ DERECEDE ÖNEMLİ”
Depremin büyüklüğünün değiştirilemeyeceğini ancak alınacak tedbirlerle yıkıcı etkisini nen aza indirilebileceğini belirten Kordu, önergenin gerekçesinde şunları kaydetti:
“Büyük bir doğal afet tehlikesiyle karşı karşıya olan Dersim’de, olası bir depremin öncesi ve sonrasına ilişkin bütün tedbirlerin alınması ciddi derecede önem arz etmektedir. Bu nedenle öncelikli olarak risk barındıran yapıların boşaltılması gerekmektedir. Dolayısıyla bu süreçte konut sahipleri mağdur edilmeden kendilerine alternatif yaşam alanları tahsis edilmelidir. Ancak Dersim’de olası depremde yıkılma riski barındıran TİMAŞ yapı konutlarının boşaltılması ile ilgili başlatılan süreçte söz konusu konutlarda yaşayan yurttaşlara alternatif yaşam alanları tahsis edilmeden konutların boşaltılması ile ilgili Tapu Müdürlüğü’nce gerekli ihtarın yapıldığı anlaşılmaktadır.
“DERSİM’DE 1686’SI AĞIR HASARLI OLMAK ÜZERE 3500 HASARLI YAPI VAR”
Ağır kış şartları ve Dersim’deki konut yetersizliği dikkate alınmadan, yurttaşlar için alternatif oluşturmadan tahliye işlemlerine ilişkin ihtarların yollanması asla kabul edilir değildir. Oysa öncelikli olarak bu konutlarda yaşayan vatandaşların barınma ihtiyaçları karşılandıktan sonra tahliye işlemlerinin yapılmasıdır. Bununla birlikte olası deprem riskine karşı Dersim’in genelinde risk teşkil eden konutlarda yaşayan yurttaşlar için alternatif yaşama alanları hazırlanarak yurttaşlara tahsis edilmelidir. Bununla birlikte Dersimde 1.686 ağır hasarlı olmak üzere orta hasarlı yapılarla birlikte toplamda 3.500 hasarlı yapı tespit edilmesine karşın 1. 122 konteynırın hazırlanması söz konusu planlamanın yetersizliğini göstermektedir.”
TBMM’YE SUNULAN SORU ÖNERGESİ:
Dersim Milletvekili Ayten Kordu’nun soru önergesine konu ettiği sorular ise şöyle:
1)Dersim’de ağır ve orta hasarlı olduğu tespit edilen konutlarla ilgili kapsamlı bir planlamanız var mı? Varsa, söz konusu planlama ayrıntılı olarak kamuoyuyla neden paylaşılmamaktadır?
2) Başta TİMAŞ konutları olmak üzere yıkımına karar verilen konutlarda yaşayan yurttaşların alternatif konutlara yerleştirilmeden tahliye edilmesine ilişkin ihtarın yapılmasının gerekçesi nedir?
3) TİMAŞ konutlarında yaşayan yurttaşların alternatif yaşam alanlarına yerleştirilmesi ile ilgili bir hazırlığınız var mı? Varsa, söz konusu hazırlıkların ilgili yurttaşlarla ve kamuoyuyla paylaşılmamasının gerekçesi nedir?
4) Dersim’de 1.686 ağır hasarlı yapı tespit edilmesine karşın bunun çok altında 1.122 adet konteynırın hazırlanmasının gerekçesi nedir? Geri kalan konutlar için konteynır hazırlığı yapılacak mıdır?
5) AFAD’ın belirlemiş olduğu toplanma alanları ile ilgili halkı bilgilendirmek için bir çalışmamız var mıdır?
6) Konteynerlerin inşa edileceği yerlerin zemin etüdü yapılmış mıdır?
7) Ağır hasarlı işyerlerinden tahliye edilecek esnaflara yer tahsisi ile ilgili bir hazırlığınız var mı?
PİRHA- Dersim’de son günlerin en çok konuşulan konuların başında deprem geliyor. Deprem tehlikesi halkı endişelendirken, yurttaşlar gerekli önlemlerin alınmadığı ve hazırlıkların yapılmadığı konusunda hem fikir.
Başta yerbilimci Prof. Dr. Naci Görür olmak üzere, akademisyen ve uzmanların uyarılarıyla Dersim’de giderek baş gündem maddesi olan deprem tehlikesi halkı da endişelendirmiş durumda. Peşpeşe yapılan uyarılara rağmen kentte ve ilçelerde belli yerlere konumlandırılan konteynerler, halktaki endişeleri dindirmeye yetmiyor.
Dersim’de beklenen depremi, bu depremle ilgili alınan/alınmayan önlemleri ve duydukları endişeleri halka sorduk.
“SOKAKTA İNSANLAR TEDİRGİN”
Hülya Arslan adlı yurttaş, yurttaşlar olarak çok tedirgin olduklarını belirterek, “Çünkü hala yıkılmayıp da içinde insan barındıran binalar duruyor. Belediye binamız örneğin henüz yıkılmadı. Bu çok ciddi bir sorun teşkil ediyor. Tabii ki sadece yıkılmakla kalmayıp, “bu insanlar nereye yerleştirilecek?” sorusuna da 11 ay içerisinde bir cevap veren olmadı. Bizler hiçbir hazırlık göremiyoruz. Yani deprem anında yeterince konteyner, çadır, vesaire var mıdır, ne durumdayız? Bu konuda hiç kimseden bir açıklama alamadık ve sokakta insanların tedirginliği de bu yönde. Ben Dersim’in bu konuda hazırlıklı olduğunu düşünmüyorum” dedi.
“Neye sahibiz, neye sahip değiliz? Yeterince çadırımız var mı yok mu?” diye soran Arslan, “Deprem anında köprüler yıkıldığı takdirde acaba rafting kulüplerini mi dahil edeceğiz yoksa kayık mı var? Biz karşıdan karşıya geçmeyi nasıl başarabileceğiz? Kurumlar arası bir iş birliğinin yapılması ve bundan halkın haberdar edilmesi gerekirdi. En azından broşürlerle vesaire falan ama biz bunlardan hiç haberdar değiliz. Demek ki bu yönde hiçbir çalışma yok” şeklinde konuştu.
“ÇALIŞMALAR PEK İSTEDİĞİMİZ ORANDA DEĞİL”
Enver Devletli adlı yurttaş da, “İlimizdeki depremlere yönelik çalışmalar sürekli belediyemiz tarafından yapılıyor. 5 yılda bir denetleniyor. Özellikle 1999 depreminden sonra, 6 Şubat depreminden sonra yine ilgileniyor buradaki TMMOB olsun, buradaki seçilmişler, arkadaşlar uğraşıyorlar. Bu çalışmalar Dersim merkezini pek etkilemez ama yine de depreme dayanıklı çalışma yapılması lazım. Açık konuşmak gerekirse bu ildeki seçilmişler ve bu ildeki atanmış kadrolar bu konuda daha duyarlı. Daha iyi çalışma yapmaları gerekiyor. Ama pek benim istediğim oranda değil” diye konuştu.
“DEVLET GÖREVLERİNİ YERİNE GETİRMİYOR”
Babikhan Adır ise, yurttaş olarak kendilerinin depreme karşı duyarlı olunması gerektiğinin altını çizerek, şunları söyledi:
“Elimizden gelen çabayı gösterip önlemlerimizi almamız gerekir. Kurumsal olarak da biliyorsunuz deprem büyük bir yıkılma felaketi oluyor. Deprem kuşağında olmamıza rağmen devletin geçmişten bugüne kadar görevlerini yeterince yerine getirdiğini düşünmüyorum. Burada en büyük sorumluluk devlete düşüyor. Tabii burada yerel yönetimlerin de koordinasyon içinde çalışması gerekiyor. Kamuoyunun baskısıyla bazı ilçelerde yeni yeni konteyner kentler kurulduğu söyleniyor. Bu kadar büyük bir yıkımın olmasına rağmen bunun yapıldığını düşünmüyorum. Başka bir ülkede vatandaş demiş ki bizim ülkemizde insanlar tesadüfen ölür. Bizim ülkemizde de insanlar tesadüfen yaşadığı için bu hazırlıkların her alanda olmadığı bir gerçektir.”
“KENDİMİZİ GÜVENDE HİSSETMİYORUZ”
Özlem Aygül, “Kendimizi güvende hissetmiyoruz” derken, Sibel Taş da, “Biz bir deprem ülkesiyiz. Deprem kuşağında olduğumuz gerçeğini kabul etmemiz gerekiyor. Çok yakın vakitte de çok ciddi bir felaket yaşadık ama hala tedbirlerin alındığına kimse inanmıyor. Ya da depreme yönelik ciddi bir hazırlığın olduğuna dair resmi ağızlardan gerek belediye gerek daha üst makamlardan herhangi bir beyan yok. Yeteri kadar çalışma yapılmıyor. Dolayısıyla insanlar ciddi şekilde tedirginlik yaşıyor ve kimse evinde gecesini rahat geçirmiyor. Çoluk çocuğuyla beraber rahat bir uyku uyumuyor. Deprem profesörlerinin yaptıkları açıklamalar maalesef sadece halkı tedirgin etmeye yarıyor. Keşke bu konuda daha ciddi tedbirler alınsa ve halk da kendini biraz daha güvende hissetmeye başlasa ama maalesef herkes çok tedirgin ve çok güvencesiz hissediyor” ifadelerine yer verdi.
“DERSİM’E KİMSE SAHİP ÇIKMIYOR”
Hüseyin Varlık, “Ne tedbir var ne bir şey var ne konteyner var, öyle duruyoruz işte” diyerek tepkisini dile getirirken, Süleyman Gül de, “50-55 bin tane adam öldü, bir önlem almadılar. Şimdi buraya önlem mi alacaklar? Yani Tunceli’ye önlem mi alacaklar? Kim önlem alacak ki? Adamlar herkes cebini doldurmaya geliyor. Yani gelen yiyor, giden yiyor” dedi.
“DERSİM SAHİPSİZ MEMLEKET”
Hüseyin Uygun ve Efendi Emir adlı yurttaş da, Dersim’in sahipsizliğinden şikayet ederken, Cemal Çamdeviren, Dersim’de yaşayanların yüzde 80-90’ının endişe içinde olduğunu aktardı.
PİRHA- Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, katıldığı Haber Global canlı yayınında depremle ilgili açıklamalar yaptı. Dersim’deki deprem riskine dikkat çeken Görür, “Bugün Tunceli’den kimse bahsetmiyor ama Tunceli tehdit altında. Bu fay deprem üretirse 7,4’e kadar çıkabilir. Tunceli’ye uzak değil. Batıdan da aktif bir fayla çevrilidir” dedi.
İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Haber Global kanalında Türkiye’nin deprem haritasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak, Dersim’deki deprem riskine işaret etti.
“TUNCELİ TEHDİT ALTINDA. DEPREM ÜRETİRSE 7,4’E KADAR ÇIKABİLİR”
“Bugün Tunceli’den kimse bahsetmiyor ama Tunceli tehdit altında” diyen Prof. Dr. Naci Görür, “Erzincan-Karlıova arasında Yedisu fayı var. Bu fay en son 1790’larda deprem üretmiş. 250 senede bir deprem üretme potansiyeli var. Günümüze yaklaşırsınız. Özellikle Pülümür’ün olduğu yer. Erzincan-Karlıova arasını bekliyoruz. Bu fay deprem üretirse 7,4’e kadar çıkabilir. Tunceli’ye uzak değil. Batıdan da aktif bir fayla çevrilidir” dedi.
Ovacık fayının yavaş hareket ederek deprem ürettiğini, Dersim’in hemen güneyinde Nazimiye fayı olduğunu ifade eden Görür, “Dört taraftan fay ile çevrilidir. Yedisu fayı özellikle endişe konumundadır. Eli kulağında, şakası yok. Zaman olarak kesin konuşamıyoruz. Tekerrür periyodunu bilemiyoruz” dedi.