Etiket: dersim doğa

  • Kadıköy’de ekoloji buluşması: Bu yıkım ancak halkın birleşik ve örgütlü mücadelesiyle püskürtülebilir!

    Kadıköy’de ekoloji buluşması: Bu yıkım ancak halkın birleşik ve örgütlü mücadelesiyle püskürtülebilir!

    PİRHA-Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu’nun çağrısıyla Kadıköy’de bir araya gelen yüzlerce kişi, maden projeleri ve doğa talanına karşı yürüyüş düzenledi. Yapılan açıklamalarda Dersim’deki ekolojik yıkıma dikkat çekilirken, “Bu yıkım ancak halkın birleşik ve örgütlü mücadelesiyle püskürtülebilir” vurgusu öne çıktı.


    Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu, “Emperyalist talana ranta ve madene hayır!” şiarıyla Süreyya Operası önünde toplanarak Kadıköy İskele Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi. Eyleme siyasi kurum temsilcileri, gençlik örgütleri, sanatçıların yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Islıklar ve alkışlarla düzenlenen yürüyüşte “Dersim’de maden istemiyoruz”, “Dersim onurdur onuruna sahip çık”, “Emperyalizm yenilecek direnen halklar kazanacak”, “GES, HES, JES yapma boşuna yıkacağız başına”, “Toprağıma, suyuma, havama dokunma” sloganları atıldı. Buluşmada, “Pülümür’de madenlere hayır, Emperyalistla atranta madene hayır” dövizleri taşındı. “Dersim’de talana ranta madene izin vermeyeceğiz, biz kazanacağız, doğa kazanacak, yaşam kazanacak” yazılı pankart taşındı. Buluşmanın basın metnini platform adına Hatun Esen ve Ulaş Yeğin okudu.

    “BU YAĞMAYA GEÇİT VERMEYECEĞİZ!”

    Dersim’in 4’te 3’ünün maden sahalarıyla çevrilmek istendiği 2025 yılı sonu Dersim’in Hozat-Pertek Sekasur bölgesinde yürütülmesi planlanan pomza maden projesinin bölge halkı ve Sekasur Çevre ve Doğa Platformu’nun 200 günlük çadırlı direnişi sonucunda engellendiği belirtilen açıklamada, “Son olarak Pülümür ilçemizde Hel dağında Bağır dağında Karagöz köyü ve 6 köyü kapsayan bir maden projesi ile karşı karşıyayız. Dağlarımız vahşi madencilikle parçalanıyor, derelerimiz HES’lerle kurutuluyor, topraklarımız JES’lerle zehirleniyor, yaşam alanlarımız RES projeleriyle kuşatılıyor! Biz buradan açıkça ilan ediyoruz: Nerede maden, HES, JES, RES varsa; orada direniş var! Nerede talan varsa; biz oradayız! Ve biz bu yağmaya geçit vermeyeceğiz!” denildi.

    KUTSAL MEKANLARIMIZ ŞİRKETLERE KURBAN EDİLMEK İSTENİYOR

    Yeraltı ve yerüstü varlıklarının uluslararası sermayeye peşkeş çekilmek istendiği de vurgulanan açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “Kutsal mekanlarımız, meralarımız, ormanlarımız, dağlarımız, vadilerimiz, mezar yerlerimiz“yatırım alanı” adı altında emperyalist şirketlerin ve onların yerli iş birlikçilerinin kâr hırsına kurban edilmek isteniyor. Bu bir kalkınma değil; bir yok oluş, açık bir ekolojik yıkım, kültürel yok etme ve asimilasyon politikasıdır! Bugün yalnızca doğamız değil; hak, hukuk ve adalet de ağır bir saldırı altındadır. Gülistan Doku’nun akıbeti henüz belli değil. Kamu vicdanını halen yaralamaktadır. Hak arayan işçiler, doğasını savunan köylüler, gerçeği dile getirenler baskı ve gözaltılarla susturulmak istenmektedir. Direnen işçilere buradan selam gönderiyoruz; onların mücadelesi bizim mücadelemizdir!”

    “DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ”

    Açıklama sonrası söz alan sanatçı Pınar Aydınlar, maden politikalarıyla, halklar üzerinde daha büyük imha politikalarına girdiklerini belirtti. Kutsal değerler için direnmeye devam edeceklerini belirten Aydınlar, mücadele ruhunu eksiltmeden mücadeleyi büyütmeyi vurguladı. Ekoloji mücadele alanlarına da değinen Aydınlar, “Biz direne direne kazanacağız” dedi.

    “DERSİM COĞRAFYASI KADİM BİR COĞRAFYADIR”

    Ekoloji miting ve eylemlerine değinen DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Kürdistan ve Türkiye coğrafyası madenlerle donatılmış durumdadır. Dersim coğrafyası kadim bir coğrafyadır. Dersim coğrafyası her zaman onurlu olunmuştur. Yaşamı her fırsatta inşa etmiştir” dedi.

    Gülistan Doku davasına da değinen Kordu, “Bir kentin tüm mülki amirliklerini kullanarak 6 buçuk yıl boyunca katliamın üstü örtüldü. Bu cinayetin tekil bir kadın cinayeti olmadığını biliyoruz. Her yerde mülki amirliklerin gücünü arkasına alarak cinayetler yaşandı. Madenlere yer açan kamu gücünü kullananlarla bu cinayetin üstünü örtenler de aynı zihniyetin ürünü” diye konuştu.

    6 MAYIS ÇAĞRISI: HAKAN’I YALNIZ BIRAKMAYIN

    Annesinin evine giderken Esenyurt’ta darp edilerek katledilen gazeteci Hakan Tosun’un ablası Öznur Tosun, 6 Mayıs’ta görülecek Hakan Tosun cinayeti davasına katılım çağrısı yaparak, “Hakan Tosun kimseyi yalnız bırakmadı. 6 Mayıs’ta Hakan’ı yalnız bırakmayın. Onunla olun” diye konuştu.

    HABER MERKEZİ

  • Munzur Vadisi, 39. sıradan Türkiye’nin en önemli 100 jeolojik mirası listesine girdi

    Munzur Vadisi, 39. sıradan Türkiye’nin en önemli 100 jeolojik mirası listesine girdi

    PİRHA- Türkiye’nin en önemli 100 jeolojik mirası ve anahtar jeolojik alanları belirlendi. Yok olduğunda bir daha asla yerine konulamayan doğal zenginlikler olarak tarif edilen jeolojik miras listesine, Munzur Vadisi de Türkiye’nin en önemli 39. jeolojik mirası olarak katıldı.

    14 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilen ‘Ulusal ve Uluslararası Görünürlük İçin Türkiye’nin En Önemli 100 Jeolojik Mirası ve Anahtar Jeolojik Alanlarının Belirlenmesi Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi yayınlandı. Türkiye’nin en önemli jeolojik mirası ve anahtar jeolojik alanlarının belirlendiği sonuç bildirgesine göre, Munzur Vadisi de 39. sıradan Türkiye’nin ilk 100 jeolojik miras alanı içine alındı.

    JEOÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI VE GELECEK NESİLLERE AKTARILMASI İÇİN YAPILIYOR

    2021 yılında UNESCO tarafından alınan karar çerçevesinde dünyanın sahip olduğu jeoçeşitliliğin korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla başlatılan ve ilki Uluslararası Jeoloji Bilimleri Birliğin (IUGS) öncülüğünde 2022 yılında açıklanan ‘Dünyanın En İyi 100 Jeolojik Miras Alanı’ seçiminden sonra, bu yıl da ikinci 100 en iyi jeolojik miras alanı ile anahtar jeolojik alanlar, Ağustos-2024 tarihinde Güney Kore’de gerçekleştirilecek olan Dünya Jeoloji Kongresinde belirlenecek.

    Bu kongrenin öncesinde, UNESCO Türk Milli Komisyonu, MTA Genel Müdürlüğü, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Jeolojik Mirası Koruma Derneği (JEMİRCO) ile Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından, 14 Mart 2024 tarihinde ortaklaşa, ‘Ulusal ve Uluslararası Görünürlük İçin Türkiye’nin En Önemli 100 Jeolojik Mirası Ve Anahtar Jeolojik Alanlarının Belirlenmesi Çalıştayı’ düzenlendi.

    ÇALIŞTAYIN AMACI DÜNYA LİSTELERİNE TÜRKİYE’DEN YENİ YERLER EKLEMEK 

    Doğaseverlerin de büyük ilgi gösterdiği çalıştaya, üniversite, kamu, özel sektörden başta jeoloji mühendisleri olmak üzere harita mühendisleri, coğrafyacılar, mimarlar, şehir plancıları, peyzaj mimarları, öğretmenler, maden mühendisleri ve profesyonel turist rehberleri katıldı.

    Çalıştayda amaç Uluslararası Yer Bilimleri Birliği’nin (IUGS) yapmış olduğu listelere Türkiye’den yeni yerler eklemekti. 2022 yılında Türkiye’den 2 bölge dünyanın 100 jeolojik mirası listesine girdi. Birincisi Kapadokya, ikincisi Pamukkale oldu. Gelecek dönemde de bu listeye girmesi muhtemel olan yerler Nemrut Dağı ve Salda Gölü.

    JEOLOJİK MİRAS: YOK OLDUĞUNDA YERİNE KONULAMAYAN DOĞAL ZENGİNLİK

    Çalıştayın sonuç bildirgesinde şu hususlar vurgulandı:

    “Jeolojik miras, yok olduğunda bir daha asla yerine konulamayan doğal zenginliklerdir. Yerkürenin geçmişini ortaya koymasının yanında doğal afetleri tanıma, iklim değişikliğine uyum gibi küresel sorunlara cevaplar taşımakta, bu yüzden UNESCO ve diğer uluslararası kurumlar tarafından desteklenmektedir. Uluslararası Yerbilimleri Birliği (IUGS) “Dünyanın En Önemli 100 Jeositi Listesi” projesini başlatmış, Kapadokya ve Pamukkale’nin içinde olduğu birinci grubu 2022’de ilan etmiş, ikinci yüzlük liste bu yıl Ağustos ayında açıklanacaktır.

    Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN), “Uluslararası Anahtar Jeolojik Alanlar”ı seçmek ve ortaya çıkacak yerleri dünyaya tanıtmak için başvuru ölçütlerini tamamlanmak üzeredir. Türkiye adı geçen uluslararası projelere uzak kalamayacağını bu çalıştay ile göstermiştir. Çabalar ve varılmak istenen sonuç, dünyanın bu önemli projelerinin parçası olmaktır. Çalıştayda ülkemizin önde gelen jeolojik zenginlikleri, “jeolojik miras” ve “anahtar jeolojik alan” olarak seçilmiş ve tercih sırasına konulmuştur. Listelerde yer alma şartı uluslararası yayınlara ve tezlere konu olmalarıdır. Anahtar Jeolojik Alanlar ile Jeolojik Miraslar birbirlerinin alternatifi değil, farklı projelere adaylık şartları gözetilerek belirlenmiştir. Yeni alanların listeye eklenmesi için çalışmalar sürdürülmelidir.

    “DOĞA KORUNDUKÇA GELECEĞE GÜVENİMİZ ARTACAKTIR”

    Çalıştayda listelerin ortaya çıkışını takiben yapılan değerlendirmeler iki husus üzerinde yoğunlaşmış olup ilgililere çağrı nitelindedir. Birincisi dar alanlardan başlayarak, kasaba, ilçe, il ve ülke düzeyinde jeolojik miras envanterlerinin ilgili kamu kuruluşları, meslek örgütleri ve sivil toplum desteği ile güvenilir şekilde ortaya çıkarılmasıdır. İkincisi ve önceki kadar değerli olan jeolojik mirasların tescili ve korunması için yerel yönetimlerin katkıları ile gerekli önlemlerin alınması ve bu konuda gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Doğa, tek tek fertlerin ve ilgili bütün tarafların katkıları ile korunur, korundukça da geleceğe güvenimiz artacaktır.”

    PİRHA/DERSİM

    JEOLOJIK-MIRAS-CALISTAYI-SONUC-BILDIRGESI.ve-ekler

  • Dersim’de, eriyen karların arasından sümbül, kardelen ve nergisler boy verdi-VİDEO

    Dersim’de, eriyen karların arasından sümbül, kardelen ve nergisler boy verdi-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de, ilkbahar mevsiminin gelmesiyle beyazın hakimiyeti yerini farklı renklerdeki güzelliklere bırakıyor. Kış aylarının bembeyaz kar örtüsü erirken, baharın gelişini görüntüledik. 

    Kış aylarında coğrafyasının büyük kısmı karla kaplı olan Dersim’de, eriyen karların arasından boy veren sümbül, kardelen ve nergisler baharın gelişini müjdeliyor.

    Canlanmaya başlayan doğada, yüksek dağlar hariç beyazın hakimiyeti yerini farklı renklerdeki güzelliklere bırakıyor.

    PİRHA/DERSİM

  • Siliç köyü yaz, kış demeden Munzur Vadisi’ni gözlüyor -VİDEO

    Siliç köyü yaz, kış demeden Munzur Vadisi’ni gözlüyor -VİDEO

    PİRHA- Dersim-Ovacık yolunun yaklaşık 10. kilometresinde bir yamaç köyü olan Siliç (Dilek), Dersim merkeze bağlı birçok köy gibi kışın pek uğramadığı yerlerden biri. Köyün bulunduğu yamaçtan, Ovacık’a doğru uzanan Munzur Vadisi, Munzur Irmağı ve Dersim-Ovacık yolu, dört mevsim seyirlik bir manzara oluşturuyor.

    Dersim’in birçok bölgesinde kara kış yaşanırken, özellikle Dersim merkez, Pertek ve Mazgirt, belli bölgeleri hariç çok az karın düştüğü yerler.

    Dersim-Ovacık yolunun yaklaşık 10. kilometresinde bir yamaç yerleşimi olan Siliç (Dilek) Köyü, Dersim merkeze bağlı birçok köy gibi kışın pek uğramadığı yerlerden biridir. Etrafı karlarla kaplı yüksek dağlardan oluşan bu bölgenin düşük rakımlı yerlerine pek kar düşmüyor, düşse de erken eriyor. Özellikle barajlar yapıldıktan sonra bu durum daha çok bu durumda.

    Siliç Köyü’nün bulunduğu yamaçtan Ovacık’a doğru uzanan Munzur Vadisi, Munzur Irmağı ve Dersim-Ovacık yolu dört mevsim, görenleri mest eden seyirlik bir manzara oluşturuyor.

    Yaz aylarında doğa tutkunlarının yoğun ziyaretine maruz kalan bölge, kış aylarında sessiz sedasız vadiyi, ırmağı ve yolu gözlüyor.

    Eyüp HANOĞLU/DERSİM