Etiket: Dersim İl Örgütü

  • DEM Parti Dersim İl Örgütü: Sorumluluk alın, barış için adım atın-VİDEO

    DEM Parti Dersim İl Örgütü: Sorumluluk alın, barış için adım atın-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Dersim İl Örgütü, Sanat Sokağı’nda bir araya gelerek Seyit Rıza Meydanı’na yürüdü. Meydanda basın açıklamasını okuyan İl Eş Başkanı Özcan Ateş, “Kürt meselesinin demokratik çözümü, eşitlik, adalet ve demokrasi için bugün adım atıyoruz” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim İl Örgütü, güncel gelişmelere ve barış sürecine ilişkin kentte bir yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Sanat Sokağı’nda bir araya gelen partililer ve vatandaşlar, sloganlar eşliğinde Seyit Rıza Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti.

    Yürüyüşün ardından Seyit Rıza Meydanı’nda toplanan kitleye hitap eden DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Ateş, Türkiye halklarının tarihi bir süreçten geçtiğini belirterek, “Kıymetli halkımız ve değerli basın emekçileri; tüm Türkiye halkları, kadınlar, gençler, işçiler, emekçiler ve işsizler olarak tarihi bir süreçten geçtiğimiz böylesi bir günde barışa yürüyoruz! Barış talebimizi bir kez daha yineliyoruz!” ifadelerini kullandı.

    “ÇAĞRI BÜYÜK BİR UMUT YARATTI”

    Açıklamasında Abdullah Öcalan’ın çağrılarına ve sonrasındaki gelişmelere değinen Özcan Ateş, gelinen aşamayı şu sözlerle özetledi:

    “Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısının üzerinden tam 15 ay geçti. Hem bölgesel hem de küresel düzeyde büyük bir yankı uyandıran bu çağrı, yüz yılı bulan Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için başta Kürt halkı olmak üzere tüm Türkiye halklarında büyük bir umut yarattı. Sayın Öcalan’ın çağrısının ertesi günü, hareketi ateşkes ilan etti ve iki ay sonra da 12. Kongre’sini toplayarak kendisini feshetti. Akabinde 30 kişilik Barış ve Demokratik Toplum grubu silah yakma eylemini gerçekleştirerek 40 yılı aşkındır sürdürdüğü silahlı mücadeleye son vermeye dönük bir irade gösterdi. 26 Ekim 2025 tarihinde ise Türkiye sınırları dışına kararını uygulamaya başladıklarını tüm dünya kamuoyuna deklare etti. Böylece hiçbir çatışma çözüm süreçlerinde görülmeyen bir pratiğin sahibi oldu, Barış ve demokratik toplum çağrısına karşılık verdi.”

    “KOMİSYON RAPORU DIŞINDA SOMUT BİR ADIM ATILMADI”

    Süreç içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde kurulan komisyona ve sonrasındaki durağanlığa dikkat çeken Ateş, hükümetin pratiklerini eleştirerek konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bu süreçte ise sadece bir siyasi partinin dahil olmadığı ortak bir akıl ve iradeyle Meclis Komisyonu kuruldu. Bu komisyon toplumsal birçok dinamiği dinledi ve bir rapor hazırladı. Ancak bu 15 aylık süreçte bu komisyon raporu dışında somut bir tek adım dahi atılmış değildir. Hasta ve siyasi tutsaklar hala cezaevinde, özgürlük yasalarına ilişkin net bir söylem dahi kurulmamakta, kayyım rejimi hala yürürlükte, baş müzakereci Sayın Abdullah Öcalan’ın statüsü henüz yasal bir çerçeveye kavuşturulmuş değil. Siyasi iktidar, süreci bekletmeye ve geciktirmeye dönük bir pratik sergilemekte.”

    “MİLYONLARIN BARIŞI İNŞA ETMEYE GÜCÜ DE İRADESİ DE VAR”

    Toplumsal taleplerin barış yönünde olduğunu vurgulayan DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Ateş, geri adım atmayacaklarının altını çizerek şunları kaydetti:

    “Oysa milyonların talebi olan barışa en yakın olduğumuz bir eşikteyiz. Zaman beklemenin, ötelemenin değil; adım atmanın zamanıdır. Kürt meselesinin demokratik çözümü için, eşitlik adalet ve demokrasi için, kayyım rejimine son verilmesi için, hasta ve siyasi tutsakların özgürlüğü için, anadilinde eğitim hakkı için, antidemokratik, hukuksuz tüm uygulamalara dur demek için bugün adım atıyoruz. Halklar barış istiyor, kadınlar barış istiyor, gençler barış istiyor, emekçiler, işçiler, işsizler ve tüm ezilenler barış istiyor! Biz milyonların barışı ve demokratik bir cumhuriyeti inşa etmeye gücü de iradesi de inancı da var. Barışı istemekten, barış için mücadele etmekten ve bu zemini büyütmekten asla vazgeçmeyeceğiz.”

    “SORUMLULUK ALIN”

    Açıklamasının son bölümünde siyasi iktidara sorumluluk alma çağrısında bulunan Ateş, demokratik siyasetin önünün açılması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bizler barışta, demokratik bir cumhuriyette, eşitlik ve özgürlükte ısrarcıyız. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında halkların eşit ve özgür bir arada yaşam iradesini barışla taçlandıracağız. Bunun için mücadele etmekten bir an dahi geri durmayacağız. Ancak bir yüz yıl daha kaybetmemek için siyasi iktidarın barış ve demokratik toplum sürecinin gerektirdiği somut, pratik adımlar atması Türkiye’nin bugünü ve geleceği için hayatidir. Türkiye ve Kürdistan’ın dört bir tarafından siyasi iktidara sesleniyoruz, meydanlara, sokaklara, caddelere taşan bu barış iradesine ses verin. Sorumluluk alın. Barış için adım atın. Çünkü barış şimdi aldığımız nefes kadar bir ihtiyaçtır. Zaman, kapsayıcı ve bütüncül yasal düzenlemelerle demokratik siyasete nefes aldırma zamanıdır. Süreç, özgür, eşit ve demokratik yaşamı inşa etme ve kazanma sürecidir. Yaşasın Barış! Yaşasın Barış Mücadelemiz, Yaşasın eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelemiz!”

    Eylem, açıklamanın ardından atılan sloganlarla sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

     

  • ‘Fuhuş, uyuşturucu ve çeteleşmeye karşı toplumsal dayanışmayı büyütelim!’- VİDEO

    ‘Fuhuş, uyuşturucu ve çeteleşmeye karşı toplumsal dayanışmayı büyütelim!’- VİDEO

    PİRHA- Dersim DEM Parti İl Eş Başkanı Özcan Ateş ve EMEP İl Başkanı Ergin Tekin, Dersim’de artan fuhuş ve çeteleşmenin önüne geçmenin tek yolunun olayları normalleştirmemek ve bunlara karşı toplumsal dayanışmayı arttırmak olduğunu söyledi.

    Uyuşturucu, fuhuş ve çeteleşme son dönemde Dersim’in en büyük problemlerinden! Dersim’de yapılan fuhuş operasyonu sonrası ortaya atılan iddialar durumun ne kadar vahim olduğunu gösterdi. İddialara ilişkin henüz somut bir gelişme yaşanmazken, kentte huzursuzluk hakim. Bir ifade tutanağının medyaya sızdırılmasıyla başlayan bu süreci, Dersim DEM Parti İl Eş Başkanı Özcan Ateş ve EMEP İl Başkanı Ergin Tekin değerlendi.

    Yaşanan tüm bu olay ve gelişmeleri Dersim DEM Parti İl Eş Başkanı Özcan Ateş ve EMEP İl Başkanı Ergin Tekin’e sorduk, “Bir an önce bu olayların bu iddiaların araştırılıp kamuoyuyla neticeleri paylaşılmalıdır” diyerek yetkilileri göreve çağırdılar.

    “38’DEN BUGÜNE UYGULANAN BASKI VE YOK ETME POLİTİKALARININ BİR SONUCUDUR”

    Fuhuş, uyuşturucu ve çeteleşme iddialarına ilişkin zamanda geriye giderek bugüne bakmak gerektiğini ifade eden DEM Parti İl Eş Başkanı Özcan Ateş, “1938’de tutun günümüze kadar. Birçok dönemde kent üzerinde yoğun baskılar oluşturuldu. Kentin inanç yapısıyla, doğasıyla, kimliğiyle, kültürüyle her zaman bir mücadele söz konusuydu. Bir geriye çekme, bir özünden koparılma durumu söz konusuydu. Tabii o günden bugüne kadar sistematik bir biçimde devam etti. 1980’lerde yine göç ettirme, tutuklanma, gözaltına alma, yargılanma ve hapis ceza cezalandırılma gibi durumlar söz konusu oldu. Onun akabinde 94’lü ve 2000’li yıllara geldiğimizde yine bu kentte düşüncesinden, inancından, kimliğinden kaynaklı birçok baskı, zulüm, asimilasyon politikalarına maruz kaldı” diyerek, bu kadar yoğun baskı ve zor altında tutulan Dersim toplumunun özünden bilinçli bir şekilde uzaklaştırıldığını söyledi.

    “SİSTEMİN UYGULADIĞI POLİTİKALAR TOPLUMU GÜÇSÜZ BIRAKIYOR”

    Yıllar boyu süren baskı ve zor politikalarından kaynaklı toplum içerisinde açığa çıkmamış bir çok olgunun meydana geldiğini söyleyen Ateş, “Bu süreçler böyle devam ederken peş peşe toplumun ister istemez bu kadar yoğun baskıya dayanması da zorlaştı. Gün geçtikçe kimliğinden de, özünden de uzaklaşmaya başlandı. Göç ettirme, işsizlik, ekonomik olarak muhtaç yaratma politikası sonucu sisteme bağlı bir hayat dayatıldı. Yani sokağında işsiz gezen işçisinden harçlık bulamayan öğrencisine kadar, köyünde üretemeyen ya da yeterince pazarlamayan, bunun üzerinde geçimini sağlamayan bir durum ve bunun kötü sonuçları sistematik bir biçimde gelişti” diyen Ateş, toplumun bütün bu olgulara rağmen ayakta durmayı başardığını ve Dersim’in kimliğinden de, dilinden de, inancından da uzaklaştırılamadığını kaydetti.

    “KENTTE UYUŞTURUCU, FUHUŞ, ÇETELEŞME ÖN PLANA ÇIKMAYA BAŞLADI”

    DEM Parti İl Örgütü olarak tartışılan ve ortaya atılan bu iddiaların peşinde olduklarını aktaran Ateş, “Şimdi bu iddiayı açığa çıkarmak, bu iddianın gerçekliğini kamuoyuyla paylaşmak da aslında devlet kurumlarının işidir. Devlet kurumları bu kentin emniyet müdürlüğü, valiliği bir şekliyle kamuoyuna yansıyan bu tutanaktaki ifadelerin, isimlerin ya da iddiaların gerçekliğini ispatlamak durumundadır” dedi.

    “ÜLKE GENELİNDE UYUŞTURUCU, FUHUŞ, ÇETELEŞME SORUNLARI VAR”

    EMEP İl Başkanı Ergin Tekin de, son on yılda ülke genelinde karşılaşılan en önemli şeylerden biri uyuşturucu, fuhuş ve bununla birlikte çetelerin giderek yaygınlaşması olduğunu belirterek, “Basına da yansıdığı şekliyle uluslararası uyuşturucu transferinin belki de merkezlerinden biri haline gelmiş bir ülkeden bahsediyoruz. Hatta uyuşturucu baronlarının kendilerine korunaklı bir alan olarak gördükleri yerlerden biri Türkiye olmuş durumda. Bununla birlikte çeteciliğin de giderek arttığı, fuhuş çetelerinin, aynı zamanda gençler içerisindeki çeteciliğin, birbirini vurma, yaralama ve benzeri olayların da gitgide arttığı bir dönemden bahsedebiliriz. Tabii bu ülke genelinde yaşanan durumdan doğal olarak Dersim’e de yansıyor. Dersim de buralardan bağımsız değil” dedi.

    Gençlerin geleceğe dair umutlarının giderek yok olduğu bir zaman içinde olduğunu söyleyen Tekin, “Bu çaresizlik Dersim’e de yansıyor. Gençler buradaki umutsuzluktan dolayı ya yurt dışına gidiyor ya da burada kolay para kazanmanın yolu nedir diye düşünerek, küçük çeteler halinde yan yana gelerek farklı oluşumlara gittiklerini gözlemliyoruz” dedi.

    “KADINLARIN YAŞAMINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR”

    Ülkedeki durumun kadınların yaşamını doğrudan etkilediğini savunan Ergin Tekin, şunları ifade etti:

    “Yoksulluğun giderek büyüdüğü, işsizliğin giderek arttığı temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayan ve doğal olarak bundan en çok etkilenen kesim neresi diye sorarsak kadınlar diyebiliriz.

    Ekonomik belirsizliğin, işsizliğin giderek arttığı bir dönemde kadınların en çok yaşadığı sıkıntılardan biri hem ekonomik hem de toplumsal baskılar. Bunların getirdiği çaresizlik, umutsuzluk bir yandan son dönemde Dersim’de de yaşanmaya başladı. Duyulan şu fuhuş meselelerine dair çeşitli ilişki ağlarından bahsediliyor. Bu ilişki ağları içerisinde kadınların, bu ekonomik zorluklar içerisinde hiç değilse bir iş bulayım derdiyle nasıl mağdur edildiği ile karşı karşıya kalıyoruz.

    Aslında ilimizde senelerdir bu fuhuş çeteleri hakkında çeşitli iddialar söz konusu. Ama şöyle bir durum da var: Fuhuş çeteleri olmasına rağmen Adliyede neredeyse cezasızlık söz konusu. Yani tatmin edici cezaların olmaması bu ağda bulunan çetelerin daha rahat hareket etmesini ve bu ağa düşen kadınların da şikayet etmemesi, şikayet etmekten korkmasından dolayı bu çeteleri cesaretlendiren bir durumla karşı karşıyayız aslında.”

    “YAŞANAN OLAYLAR İHMAL OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEZ”

    Kentin 7/24 güvenlik kameralarıyla izlendiğini belirten Ergin Tekin, “24 saat boyunca güvenlik kameralarıyla mobeseleriyle takip edilen, her vatandaşımızın attığı adımın takip edildiği bir yerde böyle olayların, böyle çetelerin bu kadar rahat hareket etmesi ve organize suç işlemesinin çözülememesi aslında bir ihmal olarak görülmemeli. Tam tersi buralarda ihmalden öte belli bir plan, belli bir fuhuş çetesinin giderek bu çürümüşlüğü büyüttüğünü görebiliyoruz. Kamu kurumlarındaki nüfuzunu kullanarak kadınları fuhuşa sürüklemesi iddiaları var” diye konuştu.

    Kentte daha önce yaşanan diğer olaylara dikkat çeken Tekin, “Bir yıl önce yine bir kamu kurumunda yaşanmış bir buna benzer bir olaydan bahsedildi. Ama ondan sonra ne oldu? Bu kamu kurumundaki görevlilerle ilgili bir ceza verildi mi? Muamma kimse bilmiyor. Aynı şeyi burada da burada da yaşanacak mı? Onu da bilmek lazım. Şimdi işte çeşitli kurumlardan görevlilerin olduğu söyleniyor. Bu kurumlardaki kişilerin görevden uzaklaştırılacak mı ya da alınacak mı? Çeşitli cezalara verilecek mi? Bunları takip etmek önemlidir diye düşünüyoruz” dedi.

    Ortaya çıkan sorunların çözümünün toplumsal dayanışmadan geçtiğinin altını çizen Tekin, “Bu karanlıktan kurtulmanın tek yolu toplumsal dayanışmayı arttırmak. Bu işin sessizlikle geçirilmesi çeteleri güçlendirir. Halkımızdan beklentimiz bu olayların normalleşmesini engellemektir. Bu çürümüşlüğe karşı yan yana gelmek ve toplumsal birlikteliği artıracak çalışmalar yapmalıyız” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DERSİM

  • Yeşil Sol Parti Dersim İl Örgütü’nün yeni eş sözcüleri belirlendi-VİDEO

    Yeşil Sol Parti Dersim İl Örgütü’nün yeni eş sözcüleri belirlendi-VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Dersim İl Örgütü’nün 1. Olağanüstü Kongresi’nde konuşan HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, “İkinci yüzyılda tekrar Alevinin, Kürt’ün ve ötekinin olmadığı bir yüzyılı kurmak istiyorlar. Birinci yüzyıldan ders çıkararak ikinci yüzyılda emekçilerin, işçilerin, farklı halklar ve inançların var olduğu bir demokratik cumhuriyeti oluşturmak istiyoruz” dedi. Yeşil Sol Parti Dersim İl Örgütü’nün eş sözcüleri Nurşat Yeşil ve Özcan Gürtaş oldu. 

    2023 yılında yapılacak seçimlere katılma yeterliliği için kısa süre önce 46 şehirde örgütlenmesini tamamlayan Yeşil Sol Parti Dersim İl Örgütü, 1. Olağanüstü Kongresini gerçekleştirdi.

    Divan seçimi ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşuyla başlayan kongreye, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim Milletvekili Alican Önlü ve kentteki siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

    “ALEVİNİN, KÜRT’ÜN VE ÖTEKİNİN OLMADIĞI BİR YÜZYILI YARATMAK İSTİYORLAR” 

    Kongrede konuşan HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, AKP-MHP iktidarının yeni yüzyılda Alevilerin, Kürtlerin, emekçilerin ve diğer farklılıkların olmadığı bir yüzyılı hedeflediğini kaydederek, “AKP-MHP iktidarı meclisi ve anayasayı devre dışı bıraktı. İkinci yüzyılda tekrar Alevinin, Kürt’ün ve ötekinin olmadığı bir yüzyılı kurmak istiyorlar. Birinci yüzyıldan ders çıkararak ikinci yüzyılda emekçilerin, işçilerin, farklı halklar ve inançların var olduğu bir demokratik cumhuriyeti oluşturmak istiyoruz. Biz iki güç arasındaki tercih değil değiliz. Halklar için umut olan ikinci yüzyılın kurucu unsuru olan üçüncü ittifakın güç birliğini geliştirmek zorundayız. Cumhuriyet oluşurken Kürtlerin, Alevilerin, Ermenilerin, Çerkezlerin desteği alındı. 1924 Anayasası ile tamamen inkarı sağlandı. Şimdi de aynı şeye düşmemek gerekiyor. Sadece tercih konumunda aynı zamanda bunun mücadelesinin de inşa gücüyüz” ifadelerini kullandı.

    Konuşmalar ardından yapılan seçim ile Yeşil Sol Parti Dersim İl Örgütü’nün eş sözcüleri Nurşat Yeşil ve Özcan Gürtaş oldu.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim HDP’den Murat Yıldız açıklaması: Ölümü araştırılmalı, takipçisi olacağız

    Dersim HDP’den Murat Yıldız açıklaması: Ölümü araştırılmalı, takipçisi olacağız

    PİRHA-Murat Yıldız isimli gencin Ağdat-Işıkvuran (Merxo) köyleri arasında bombalanarak yaşamını yitirmesi ilişkin açıklama yapan HDP Dersim İl Örgütü, sivil ölümlerinin sıradanlaşmamasını, Murat Yıldız’ın ölümünün araştırılmasını ve kamuoyu ile paylaşılmasını istedi.

    Ovacık Tilek (Yoğunçam) köyünden Murat Yıldız adlı genç mantar toplamak için gittiği Ağdat-Işıkvuran köyleri kırsalında SİHA’lar ve helikopterler tarafından bombalandı.

    Ovacık’ta mantar toplamaya giden ve Seyit Rıza’nın üç kuşak torunu olduğu belirtilen Murat Yıldız isimli gencin Ağdat-Işıkvuran (Merxo) köyleri arasında bombalanarak yaşamını yitirmesinin ardından, saldırıya tepkiler devam ederken, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim İl Örgütü konuya dair açıklama yaptı.

    HDP Dersim İl Örgütü tarafından yapılan açıklamada, “Kürt sorununu sadece silah ile çözmeyi bilen bir anlayışla murat yıldız bu coğrafyada katledilen son sivil olmayacaktır. Bütün uluslararası anlaşmalar ne şartta olursa olsun sivillerin korunmasını hükmeder” denildi.

    “ÇATIŞMALI ORTAM BAHANE EDİLEREK BİR ÇOK SİVİL İNSAN KATLEDİLMİŞTİR”

    Açıklamanın devamında şunlara yer verildi:

    90’lı yıllardan beri coğrafyamızda devam eden çatışmalı ortam bahane edilerek bir çok sivil insan katledilmiştir. 90 larda Hengirvan  bölgesinde SERİN ve IŞIK Aileleri, 2016 yılının Eylül ayında Venk Köprüsü’nde Ersin Demir, 2017 yılının Temmuz ayında Nazimiye’nin Rabat Köyü’nde Ercan Güneş,  bu şekilde öldürüldüler. Tüm bunların hesabı sorulmadığı için geçtiğimiz günlerde ovacık ilçesi Tilek köyünden Seyit Rıza’nın üçüncü kuşak torunu olan Murat Yıldız adlı gencimiz, Ovacık ilçesi Ağdat- Işıkvuran kırsalında yapılan operasyon sırasında bombalanarak hayatını kaybetti.

    “BU OLAY İÇİNDE BİR ÇOK SORU İŞARETİ BARINDIRMAKTADIR”

    Bu olay içinde birçok soru işareti barındırmaktadır. köylüler, bölgede yaşanan olaydan birkaç gün öncesinden başlayan bir operasyon olduğunu ve bölgenin yasaklı bir bölge olduğunu söylüyorlar. Muhtarların deyimiyle, ‘Hayvanları bile köyün dışına bırakmamışlar. Mantara ve ışkına hiç kimsenin gitmemesi uyarısı da yapılıyor. Kimsenin Ağdat ve Ağaçpınar  bölgesine girmesine izin verilmezken Murat Yıldızın, Ağaçpınar’a yayla evini kurmak ve çadırını yerleştirmek için gitmesine neden izin verilmiştir.

    “VALİLİĞİN YAPMIŞ OLDUĞU AÇIKLAMA TATMİN EDİCİ DEĞİLDİR”

    Murat Yıldız’ın, operasyon bölgesine neden bırakıldığına dair herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Valiliğin Twitter dan yapmış olduğu açıklama tatmin edici değildir. Murat Yıldız’ın ölümüne ilişkin detaylı bir soruşturma yürütülmeli, SİHA ve İHA görüntülerinin paylaşılmalı, ölümle sonuçlanan bu olayda suçu olanlar yargı önüne çıkarılmalı ve cezalandırılmalıdır. Halkların Demokratik Partisi  olarak bu olayın takipçisi olacağımızı, ailenin her daim yanında olduğumuzu belirtiyoruz. Bu tür ölümlerin sıradanlaşmaması için bütün halkımızı bu olayı sahiplenmeye ve Aile ile dayanışma içinde olmaya çağırıyoruz.

    PİRHA/DERSİM

  • Emek Partisi Dersim İl Örgütü’nden Newroz mesajı: Mücadele her koşulda sürecek

    Emek Partisi Dersim İl Örgütü’nden Newroz mesajı: Mücadele her koşulda sürecek

    PİRHA – Emek Partisi Dersim il örgütü, Newroz dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, her koşulda mücadelenin süreceği vurgulanarak koronavirüs nedeniyle Newroz kutlamalarının yapılmayacağı, balkonlardan, alkışlarla, türkülerle kutlanacağı belirtildi. 

    Emek Partisi Dersim İl örgütü koronavirüs tehlikesinden kaynaklı iptal edilen Newroz kutlamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. “Halkların mücadelesi her koşulda sürecek, Ortadoğu’da barış kazanacak” başlığıyla yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Newroz Ortadoğu halklarının esaretten ve tiranlardan kurtuluşunun öyküsüdür. Çok eski çağlarda zalim hükümdar Dehak’ı dize getiren demirci Kawa’da cisimleşmiş özgürlük, günümüzde de bütün ezilen halkların ve emekçilerin talebidir. Newroz yeni bir dünya özleminin dile geldiği, mücadele ateşinin yandığı gündür.

    Bu yıl Newroz’u hem ülkemizde hem de bölgede oldukça ağır koşullarda karşılıyoruz. Ortadoğu’nun enerji kaynaklarını paylaşmak için Suriye’de milyonlarca insanın ölümüne ve bir o kadarının göçmesine sebep olan savaşı tetikleyen bölge gericilikleri ve emperyalist devletler gerilimi Kıbrıs sahanlığından Libya’ya kadar taşıdılar. Erdoğan iktidarı bu gerilimin kışkırtıldığı her platformun asli üyesidir. İçeride yayılmacı savaş politikalarını vatanın milletin bekası tehlikede diyerek dayatmaya çalışırken dışarıda da halk düşmanı çetelerle dava arkadaşlığı yapmayı tercih etmişlerdir.

    “NEWROZ SAVAŞ POLİTİKALARINA KARŞI ÇIKACAĞIMIZ BİR GÜNDÜR”

    Bu savaşın şimdiki bilançosu arasında AB ile yapılan pazarlığın kurbanı olarak sınıra yığılmış mülteciler ile Rusya ve ABD ile pazarlık yaparak sürdürülen harekatta ölen gençler ve milyonlarca dolara mal olan silah ticareti vardır. Newroz bu nedenle Kürt, Türk, Arap, Sünni, Alevi, Hıristiyan bütün bölge halklarının emperyalizme ve dayatılan savaş ve yıkım politikalarına karşı çıkacağımız bir gündür. Çünkü ezilen halkların çıkarı ortaktır. Yıllar süren savaşlardan yorulmuş, sürekli koz olarak kullanılmaktan yıpranmış, birbiriyle düşmanlaştırılmaktan hırpalanmış halkların birbirlerinden başka dostu yoktur.

    “HALKLARIN BİRLİKTE YAŞAMA DUYGUSU TAHRİP EDİLMEKTEDİR”

    Saray iktidarı da halklar arasındaki kardeşliğin ve barışın mimarı olmayı değil savaş siyasetini tercih etmiştir. Ülkedeki Kürt sorununun barışçıl ve eşit haklar temelinde çözümü yerine de baskı siyaseti baskın hale gelmiştir. Çok sayıda Kürt siyasetçi tutuklanmış, belediyelere kayyum atanmış ve mevcut Anayasal haklar bile Kürtler için askıya alınmıştır. Bu politikalar ve bunları hayata geçirirken kışkırtılan şovenizm nedeniyle halkların birlikte yaşama duygusu tahrip edilmektedir.

    Bugün bir kısmı yerinden yurdundan edilmiş, bir kısmı vekaleten yürütülen savaşlarda kanun hukuk tanımaz çetelerin hedefinde, bir kısmı tebası oldukları devletlerin ağır baskısı altında yaşamak zorunda kalan Ortadoğu halklarının bu cendereden kurtuluşunun yolu dayanışmadan ve demokrasi için mücadeleden geçmektedir.

    “PENCERELERİMİZDEN, BALKONLARIMIZDAN, KAPI ÖNLERİMİZDEN KUTLAYACAĞIZ”

    Bu yıl Koronavirüs salgını ile ilgili alınan önlemler kapsamında sokaklarda, alanlarda kutlayamadığımız Newroz’u pencerelerimizden, balkonlarımızdan, kapı önünden alkışlarımızla, zılgıtlarımız, şarkılarımız ve türkülerimizle kutluyoruz. Kawa’nın ateşini kalpten kalbe, komşudan komşuya yoldaştan yoldaşa iletiyoruz.

    MÜCADELE HER KOŞULDA SÜRECEK

    Dünyanın virüslerden ve halkları ve emekçileri sömüren asalaklardan temizlenmesi için devam eden mücadele her koşulda sürecek; Ortadoğu halkları da bu mücadeleyi eninde sonunda kazanacak ve o yeni güne kavuşacaktır. Özgürlük, barış ve demokrasi mücadelesinde: Halkımızın Newroz’u kutlu olsun. Newroz Piroz Be!” PİRHA/DERSİM