Etiket: dersim ismi

  • DAD: Dersim basit bir şehir ismi değil; inkarcı faşist anlayışla mücadele edeceğiz!

    DAD: Dersim basit bir şehir ismi değil; inkarcı faşist anlayışla mücadele edeceğiz!

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, Dersim isminin siyasi rant sağlamak adına polemik konusu yapılmasına tepki gösterdi. Yazılı açıklama yapan DAD, “Kendi milliyetçi hezeyanları ile hesaplaşamayanların ve Dersim toplumunun yaşadığı acılarla yüzleşmeye dair herhangi bir demokratik çaba içerisine giremeyenlerin, Dersim ismi ve değerlerini kullanmayı hedefleyen hiçbir pratiği bizlerin huzurunda asla kabul görmeyecektir” dedi.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçen gün Dersim’de partisinin il başkanlığında yaptığı konuşmada “Bu sefer bu güzel memlekette şanlı bayrağımızı ve CHP bayrağını Dersim Belediyesi’ne asacağımızı buradan müjdeliyorum” demişti.

    Devlet Bahçeli ise dünkü grup toplantısında Özel’i hedef alarak “CHP’nin dikişi yama tutmayan genel başkanına hatırlatmak isterim ki Türkiye’de ‘Dersim’ diye bir il yoktur. Olan ise tunç yüreklilerin yaşadığı Tunceli’dir” ifadelerini kullanmıştı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi konuya dair yaptığı yazılı açıklamada, ‘Bir kez daha Dersim isminin siyasi rant sağlamak adına polemik konusu yapıldığına şahit olmaktayız’ diyerek, Dersim coğrafyasının ve başta Seyit Rıza olmak üzere tarihsel ve toplumsal bir çok değerin kin ve nefret dili kullanılarak hedef haline getirildiğini belirtti.

    Günceldeki Dersim polemiğine aynı pencereden baktıklarını kaydeden DAD Genel Merkezi, “Dersim’in toplumsal hakikatini olduğu gibi kabul etmek adına kendi milliyetçi hezeyanları ile hesaplaşamayanların ve yine Dersim toplumunun yaşadığı acılarla yüzleşmeye dair herhangi bir demokratik çaba içerisine giremeyenlerin, Dersim ismi ve değerlerini kullanmayı hedefleyen hiçbir pratiği bizlerin huzurunda asla kabul görmeyecektir” diye belirtti.

    “İKİ YAKLAŞIMI DA AŞİNAYIZ, AYNI YERDEN BAKIYORUZ!”

    DAD Genel Merkezi’nin açıklaması şöyle:

    “Gün geçmiyor ki Hardê Dewreş coğrafyasının adı ve halkımızın başta Pir Seyit Rıza olmak üzere tarihsel ve toplumsal bir çok değeri kin ve nefret dili kullanılarak hedef haline getirilmesin. Defalarca tekrarlanarak gündem haline gelen bu durum iki yöntemle kendini dışa vurmaktadır.

    Birincisi tamamen inkar ve nefret dili ile kendini sergilemekte ve Dersim’i kimliği, inancı ve varoluşsal tüm özellikleri ile düşman görmektedir. Kısacası katliamcı zihnin güncel mirasçıları olmaktadırlar.

    İkincisi ise Dersim’in varlığını kısmi bir kabulleniş hali varmış gibi görüntü sergileyip, hemen peşi sıra Dersim’e dair bütün değerleri anlam bozumuna uğratarak asimilasyon ve oy devşirme amacında olan araçsallaştırıcı türevlerdir.

    Her iki yöntemin de birbirlerinden farkının olmadığını yaşadığımız deneyimler bizlere fazlasıyla öğretmiş durumda. Biz bu iki yaklaşıma da, 2011 yılında dönemin başbakanı Erdoğan’ın dilediği sözde “Dersim özründen” ve CHP’li Onur Öymen’in meclis kürsüsünden sarf ettiği kin ve nefret dilinden aşinayız.

    Dolayısıyla isim, rol ve partiler değişse de güncel olarak Özgür Özel ve Bahçeli arasında geçen Dersim polemiğine de aynı pencereden baktığımızın bilinmesini isteriz.

    “DERSİM’İN YAŞADIĞI ACILARLA YÜZLEŞMEYENLERİN PRATİĞİ KABUL GÖRMEZ”

    Dersim; Kürt Alevi toplumsallığının Ocak sistemi dahilinde yaşamsal kıldığı özerk sosyal ilişkiler bütünlüğüyle anlam kazanmış bir coğrafya. Yine Dersim, kimliksel aidiyetleri ve toplumsal yaşayış hali ile merkeziyetçi ve tekçi ulus devlet tarafından tehlike olarak görülmesinden kaynaklı büyük bir katliamdan geçirilen ve tarihsel olarak derin acılar yaşayan bir yerdir.

    Dersim’in toplumsal hakikatini olduğu gibi kabul etmek adına kendi milliyetçi hezeyanları ile hesaplaşamayanların ve yine Dersim toplumunun yaşadığı acılarla yüzleşmeye dair herhangi bir demokratik çaba içerisine giremeyenlerin, Dersim ismi ve değerlerini kullanmayı hedefleyen hiçbir pratiği bizlerin huzurunda asla kabul görmeyecektir.

    “DERSİM’İ BİLİNCİMİZDEN SİLMEYE KİMSENİN GÜCÜ YETMEYECEK!” 

    Dolayısıyla kurşun atanla, kurşun yiyeni aynı cümlelerde anan kurnaz pragmatist politikacı örneklerini kabul etmeyip teşhir edeceğimiz gibi, Dersim’i tüm tarihsel varoluş gerçekliğiyle inkar eden ve katliamcı zihniyetin güncel türevi olarak siyaset güden faşist anlayışların karşısında da mücadele etmeye devam edeceğimiz bilinmelidir!

    Dersim bizler için basit bir şehir ismi değildir! Tarih, toprak, kültür, inanç, dil ve toplumsallık adına kadimden beri biriktirilen tüm değerlerimizin bütünsel bir ifadesidir! Bu ifadeyi kimse siyasi rant elde etmek adına kullanamaz! Yine bu ifadeyi bilincimizden silmeye hiç kimsenin gücü yetmedi, yetmeyecek!”

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • Mahkeme, ‘Dersim’ isminin yasaklanmasını hukuka aykırı buldu

    Mahkeme, ‘Dersim’ isminin yasaklanmasını hukuka aykırı buldu

    PİRHA-Tunceli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, Dersim Kültür ve Tarih Vakfı’nın isminin içerisinde “Dersim” ismi geçtiği için kuruluş senedini reddetmişti. Erzurum İstinaf Mahkemesi ise bu kararın hukuka aykırı olduğu yönünde karar verdi.

    Dersim Kültür ve Tarih Vakfı (DKTV) kuruluş senedini 2019 Aralık ayında mahkemeye sunmuştu. Tunceli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi yaklaşık bir yıl sonra skandal bir kararla “Dersim” isminin resmi olarak kabul edilmediğini, yine vakfın amaç kısmında yer alan “Dersim 1937-38 Sözlü Tarih Projesi çerçevesinde yapılan mülakatların kamuoyuna sunulması, Alevi ritüelleri, dualar ve beyitlerin kayıt altına alınmasını” Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlaka, milli birliğe ve menfaatlere aykırı gerekçeleriyle vakfın kurulmasını reddetmişti.

    Dersim Kültür ve Tarih Vakfı avukatları karara Erzurum İstinaf Mahkemesi’nde itirazda bulundu. Mahkeme uzun süren incelemeden sonra itirazların tümünü yerinde bularak, Tunceli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını bozdu.

    “VERİLEN KARAR HUKUK ADINA OLUMLUDUR”

    Dersim Kültür ve Tarih Vakfı’ndan yapılan açıklamada, “Bu karar hukuk adına olumludur, umut vericidir. Vakfımızın çalışmaları hukuksuz bir biçimde üç yılı aşkın bir süre engellenmiş olsa da bu kararla birlikte vakfımızın kuruluşu önündeki yasal engeller ortadan kalkmış oluyor. Zorlu ve yorucu olan hukuki mücadelemiz nihayet başarıya ulaştı. Böylece Tunceli Mahkemesinin, hukuk ambalajı ile uygulamaya çalıştığı yasakçı, inkarcı karar, Erzurum’dan dönmüş oldu. Çalışmalarımıza halkımızın yoğun desteği ile devam edeceğiz” denildi.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Dersim ismini geri istiyoruz’-VİDEO

    ‘Dersim ismini geri istiyoruz’-VİDEO

    PİRHA-Dersim isminin yasaklanmasıyla ilgili Dersimlilere mikrofon uzattık. Dersim isminin asimilasyon politikalarıyla birlikte yasaklandığını söyleyen Dersimliler, “Yasaklamalar ile tarihimizin, kültürümüzün yok olmasını istiyorlar” dedi.

    Tunceli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Dersim ismi ve Alevi inancı ritüellerinin kayıt altına alınmasının yasaklanması kararını Dersimlilere sorduk.

    “YASAKLAMALARLA TARİHİMİZİN, KÜLTÜRÜMÜZÜN YOK OLMASINI İSTİYORLAR”

    Hıdır Gündoğan, “Bu yasaklamalar ile tarihimizin, kültürümüzün yazılı bir metne ulaşmayarak yok olmasını istiyorlar” diyerek şunları söyledi:

    “Yazılı metin veya kaynak olmadan kültürümüz yok olmaya mahkum. Bunun için de kültürümüzün yok olması için böyle yasaklamalarla uğraşıyorlar, yıllardır bu yasaklamalar var başarıya ulaşamadılar. Belki şu an daha çok başarıya ulaşmış gibi görünüyorlar ama yine sonuç alamayacaklar, halkımızın mücadelesi bunu boşa çıkaracaktır.

    “DERSİM İSMİNİN UNUTULMASI İÇİN HER ŞEY YAPILIYOR”

    Aşkın Aylu da, “Dersim ismi aslında şu an yasaklanmış değil, biz şehirde veya bu bilince sahip insanlar kullanıyor. Ama Dersim ismi cumhuriyetin asimilasyon politikalarıyla birlikte yasaklanmış ve bugüne gelmiş durumda. Halk Dersim ismini isterken devlet ısrarla Dersim isminin unutulması için her şeyi yapmaktadır” dedi.

    Veli Can isimli yurttaş ise, “Doğal hakkımızdır, yasak nereye kadar gidecek. Yasaklar durdurulsun ne gerek var. Dersim ismini geri istiyoruz” dedi.

    “İNANÇLARIMIZ YASAKLANMASIN”

    Filiz Demir de, “Zaten Tunceli değil de Dersim diyoruz değiştirilmesini istiyoruz. Resmiyette Dersim olmasını istiyoruz. İnançlarımız yasaklanmasın, herkesin kendine göre inancı var bizim de inancımız budur. O yüzden yasaklanmasını istemiyoruz. Yasak gelse bile kendi inancımızı devam ettiririz” diye konuştu.

    Merak Kırmızıtaş ise, “Bir Dersimli olarak istemeyiz tabi ki böyle bir şeyi, bizim kendi inancımıza yasak gelmesin. Hiçbir Dersimli bunu istemez, hiçbir Alevi bunu istemez. Tabi ki inançlarımızın, değerlerimizin kaldırılmasını hiçbirimiz istemeyiz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Dersim ismi ve Alevi değerleri kriminalize edilemez!’-VİDEO

    ‘Dersim ismi ve Alevi değerleri kriminalize edilemez!’-VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Dersim Kültür ve Tarih Vakfı’nın kuruluşu için mahkemeye yaptığı tescil başvurusunun reddedilmesine tepki gösterdi. Kenanoğlu, “Olacak iş değil, inanılır gibi değil. Orada Alevilik araştırmaları yapacak, duaları, ritüelleri derleyecek ve Dersim bölgesinde birtakım tarihî hafızayı ortaya koyacak çalışmaları yapacak bir vakfı, ahlaki olarak uygun görmüyor” dedi.

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda Dersim Kültür ve Tarih Vakfı’nın kuruluşu için mahkemeye yaptığı tescil başvurusunun reddedilmesine tepki gösterdi.

    Kenanoğlu, Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmasında vakfın senedinde yer alan ‘Alevi ritüelleri, duaları ve beyitlerinin kayıt altına alınması’ ve ‘Dersim Alevi tarihiyle ilgili çalışmaların desteklenmesi’ gibi ifadeler gerekçesiyle tescil başvurusunun reddedilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

    Dersim’de asimilasyon çalışması yapan tüm kurum ve kuruluşların her türlü kamu kurum ve kuruluşu tarafından desteklendiğini belirten Kenanoğlu, demokratik ülkelerde hafıza çalışması yapan kurumların desteklendiğini de ifade etti.

    “OLACAK ŞEY DEĞİL, İNANILIR GİBİ DEĞİL!”

    Kenanoğlu Meclis’te şu konuşmayı yaptı:

    “Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesinin bir kararı var onu ifade edeceğim. Dersim Kültür ve Tarih Vakfı diye bir vakıf kuruluyor ve tescil işlemi için mahkemeye başvuruyor ve mahkeme vakfın tescil işlemini reddediyor. Şimdi, gerekçeye bakıyoruz niye reddetmiş? Dersim Kültür ve Tarih Vakfı ekonomik ve toplumsal tarih alanında uzmanlaşan bir arşiv, kitaplık, araştırma, eğitim ve yayın kurumunun olması, Dersim 37-38 Sözlü Tarih Projesi çerçevesinde yapılan mülakatların korunması, arşivlenmesi, Alevi ritüelleri, duaları ve beyitlerinin kayıt altına alınması, Dersim Alevi tarihiyle ilgili araştırma çalışmalarının desteklenmesi” ifadelerinin vakıf senedinde yer alması nedeniyle reddediliyor ve şöyle diyor: “Bunun cumhuriyetin Anayasa’yla belirlenen Anayasa’nın temel ilkelerine, hukuka, ahlaka, millî birliğe ve menfaatlere aykırı olması, belirli bir ırk veya cemaati destekliyor amacı gütmesi nedeniyle Dersim Kültür ve Tarih Vakfının kurulmasına izin verilmemiştir.” Yani olacak iş değil, inanılır gibi değil. Yani orada Alevilik araştırmaları yapacak, duaları, ritüelleri derleyecek ve Dersim bölgesinde birtakım tarihî hafızayı ortaya koyacak çalışmaları yapacak bir vakfı ahlaki olarak uygun görmüyor. Bir taraftan da millî birlik ve beraberliğe kasteden bir yerden değerlendiriyor ve belli bir ırk ve cemaati desteklediğini söylüyor.

    “AMA İSLAMİ VAKIFLAR CİRİT ATIYOR”

    Ya, Dersim bölgesinde, o coğrafyada yani bilinçli olarak oraya gönderilen bir sürü İslami tarikat ve cemaat vakıfları var ve bunlar kurulmuşlar, oradan asimilasyon çalışmaları yürütüyorlar. Bölgenin inancı belli, Alevilik inancına mensup bir toplum yaşıyor orada. Şimdi, bütün bunlara rağmen, bunlar istediği gibi cirit atıyorlar orada, başta valilik olmak üzere her türlü kamu kurum ve kuruluşlarından destekleniyorlar ancak bu amaçla kurulacak bir vakfa izin verilmiyor.

    “MAHKEME KARARINI DA HAKİMİ DE KINIYORUM”

    Değerli arkadaşlar, demokratik ülkelerde olsa bu tür vakıflar, yani hafızaya yönelik çalışma yapan vakıflar kamu vakfı ilan edilir ve desteklenir. Bu anlamıyla şüphesiz ki bu, bir mahkeme kararı ve biz bu mahkeme kararını kınadığımızı buradan belirtiyoruz ancak bu karar bir İslami cemaat ve tarikat vakfı için alınmış olsa idi, o kararı alan hâkimin de kendisini artık nerede bulacağını bilemiyoruz; eleştirimiz bunadır. Dolayısıyla bu mahkeme kararını da o hâkimi de bir kez daha buradan kınıyorum.

  • ‘Hangi isimle doğduk ise Dersim ismi de öyledir, başka ismi kabul etmeyiz’- VİDEO

    ‘Hangi isimle doğduk ise Dersim ismi de öyledir, başka ismi kabul etmeyiz’- VİDEO

    PİRHA- Dersim Belediye Meclisi’nin belediye tabelasına ‘Dersim’ adının eklenmesi kararına ilişkin konuşan Dersimli sanatçı Mikail Aslan, ” Biz nasıl ki bin yıllardır aile içerisinde hangi isim ile doğduk ise Dersim ismi de böyle bir isimdir. Cesaretli olan sanatçılar, aydınlar önce kendi tarihiyle yüzleşir. Kuşlara, böceklere, tabiata ve barajlara karşı duyarlıdır ama benim 1000-2000 yıllık ismimi niye değiştirdiniz dediğinizde en demokratı tepki gösteriyor. Bence bunlar gerçek aydın değildir” dedi.

    Dersim Belediyesi meclis üyelerinin “Tunceli” isminin “Dersim” olarak değiştirilmesi kararının yankıları sürüyor. Konuya ilişkin geçen günlerde sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Dersimli sanatçı Mikail Aslan CAN TV mikrofonuna konuştu. Dersim isminin bin yıllık geçmişinin olduğunu hatırlatan Aslan, tüm saldırılara karşı Dersim halkına Dersim’in ruhu, tarihi, kültürü ve dilini yeniden diriltme çağrısında bulundu.

    “BİZE VERİLEN İSİM İLE DOĞUYOR, BÜYÜYOR VE ÖLÜYORUZ”

    Büyük dayıları olan Gangozade Hasan Hayri Bey’in kendisi ile birlikte 4 kişi ile ‘Dersim Mebusan Grubu’ olarak meclise girdiğinin altını çizen Aslan, “Evimizin içerisinde annemizin, babamızın bizlere verdiği bir isim var. Birde nüfus dairesine gittiğimizde bize verilen bir isim var. Kütükte hangi isim verilirse verilsin evimizin içinde verilen isim ile doğuyoruz, büyüyoruz ve o isimle ölüyoruz. Sadece resmi işlere gittiğimiz zaman ismimiz değişiyor. Ağabeyimin ismi Sermiyan’dır ama nüfus dairesinde Selman oluyor. Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarında 1921-1923 Lozan Antlaşması’na kadar büyük dayımız Gangozade Hasan Hayri 1925 yılında İstiklal Mahkemeleri’nde idam edildi. Kendisin de içerisinde bulunduğu 4 kişilik bir milletvekili grubu ile ‘Dersim Mebusan Grubu’ diye geçiyor. Bugün meclise gittiğiniz zaman Hasan Hayri Bey’in resmi var. Dersim mebusanı Gangozade Hasan Hayri Aslan diye geçiyor” diye konuştu.

    “CESARETLİ SANATÇI ÖNCE KENDİ TARİHİYLE YÜZLEŞİR”

    Kişisel sosyal medya üzerinden sanatçı Gökhan Özoğuz’un “Tunceli ibaresinin yerine Dersim kullanılması kaosa yol açar” açıklamasına gösterdiği tepkiye de açıklık getiren Aslan,meselenin Dersim olduğunda herkesin farklı bir tavır içerisine girdiğini ifade etti. “Cesaretli olan sanatçılar, aydınlar önce kendi tarihiyle yüzleşir” diye konuşan Aslan şunları vurguladı:

    “Sanatçılar ve aydınlar bazı meseleler ile güzel açıklamalar yaptılar. Belli ki bir duyarlılıkları var. Ama mesele bizim kendi ismimize gelince  herkes başka bir şey söylüyor. Demek ki bunlar aydın değil, yarı aydındır. Geçmişte kendi hükümetleri tarafından yapılan bazı meselelerle yüzleşecek kadar cesaretleri de yoktur. Cesaretli olan sanatçılar, aydınlar önce kendi tarihiyle yüzleşir. Kuşlara, böceklere, tabiata ve barajlara karşı duyarlıdır ama benim 1000 yıllık ismim niye değiştirdiniz dediğinizde en demokratı tepki gösteriyor. Bence bunlar gerçek aydın değildir. Sosyal şovenizmin etkisindeler. Ya o karanlıktan çıkacak aydınlığı bulamadılar yada o karanlıktan çıkacak cesaretleri yok.”

    “DERSİM’DE NE OLDUĞUNU İYİ BİLİYORLAR VE O YÜZDEN KARŞILAR”

    Tekrarlanması kararlaştırılan İstanbul seçimlerinin yaklaşması ile birlikte birçok siyasetçinin Dersim ismini çokça zikrettiğinin hatırlatan Aslan, Dersim ismini kendilerinin kullanmasının ise karşılarına sorun olarak çıkarıldığına dikkat çekti. MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taylak’ın, “Sonları geçmişte dedelerinin başına gelenlerden çok farklı olmayacaktır” sözlerine de tepki gösteren Aslan şunları ifade etti:

    “Şu an seçimden dolayı her gün Dersim ismini, Kürdistan ismini kullanıyorlar. Kendileri kullanınca sorun değil. Biz kullanınca problem oluyor. Siyasetçilerden birisi çıkıyor, ‘Dersim ismini isterseniz sonunuz dedeleriniz gibi olur’ diye bir açıklama yapıyor. Kendisi ne yaptıklarını aslında iyi biliyor. Egemen sistem ve sağ partiler Dersim’de ne olduğunu çok iyi biliyor. Ondan dolayıdır ki katiyen o ismi istemiyorlar. Bunlar böyle derken bazıları ‘Ha Dersim ha Tunceli ne farkı var’ diyor. Bu kadar bilinçsizlik, ucuz yaklaşım olamaz. Yani sizin kendi çocuğuna verdiğiniz ismi başka birisi getirip nasıl değiştirebilir. Buna karşı söyleyebilecek bir şeyin yoksa vicdanen, siyaseten insanlığın neresindesin? İçeriden yan bir aydınlanmaya ihtiyacımız var. Egemenler bu konuda bizden daha bilinçli. Ama halen toplumumuzda bir duyarsızlık söz konusu.”

    “RUHSAL ANLAMDA BİR DİRİLİŞE, DİRENİŞE İHTİYACIMIZ VAR”

    “Biz nasıl ki bin yıllardır aile içerisinde hangi isim ile doğduk isek Dersim ismi de böyle bir isimdir. Sonradan gelen bir ismi de kabul edemeyiz” ifadelerini kullanan Aslan, Dersim’in yeniden ruhsal bir diriliş ve direnişi ihtiyacı olduğuna vurgu yaptı. Aslan, Dersim halkına Dersim’in değerleri etrafında buluşma ve sahip çıkma çağrısında bulunarak sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Bir dönem parlementoda Dersim olmuş, Dersim mebusanları olmuş. Dedemiz Gangozade Hasan Hayri 1925’te idam edildiğinde Dersim ismi yavaş yavaş  ortadan kaldırıldı. Zaten o insanları ortadan kaldırmakla o ismi kaldırmak istediler. Fakat biz nasıl ki bin yıllardır aile içerisinde hangi isim ile doğduk isek Dersim ismi de böyle bir isimdir. Sonradan gelen bir ismi de kabul edemeyiz. Böyle geldik böyle gideceğiz. Çok güçlü bir sahiplenme söz konusu. Bu kenetlenmeye devam etsinler. Bunun ruhunu, tarihini, kültürünü, dilini yani o zenginlikleri yeniden yeniden diriltelim. O tabelayı koyalım ama içerisini de dolduralım. Ruhta kaybettiğimiz çok şey var. Ruhsal anlamda bir dirilişe, direnişe ihtiyacımız. Yeniden bir uyanışa ihtiyacımız var.”

    Ersin ÖZGÜL – Mennan YILMAZ / İZMİR