PİRHA-Dersim 38 Tertelesi’nden yaralı kurtulanlardan biri olan 93 yaşındaki Hıdır Çakmak, Hakk’a yürüdü.
Dersim Tertelesi’nde resmi açıklamalara göre 16 bin, resmi olmayan açıklamaya göre ise 72 bin insan katledilmiş, binlerce insan sürgün edilmiş ve binlerce Dersimli çocuk, özellikle kız çocukları evlatlık verilerek ailelerinden koparılmıştı. Dersim’in kendine özgü yaşam tarzı, siyasi, sosyal ve kültürel kimliği ortadan kaldırılmak istenmişti.
Dersim 38 Tertelesi’nden yaralı kurtulanlardan biri olan 93 yaşındaki Hıdır Çakmak, Hakk’a yürüdü.
PİRHA-Dersim Katliamı’nın üzerinden tam 85 yıl geçti. 91 yaşındaki Dersim Katliamı tanığı Hıdır Güneş, “Bizim köyde 12 kişiyi aramızdan seçip götürüp öldürdüler. O zamanı düşündüğümde tiksiniyorum, biz bunları hak etmedik. Bir daha o kötü günler geri gelmesin” dedi.
4 Mayıs Dersim 1937-1938 Tertelesi’nin üzerinden tam 85 yıl geçti. Dersim’in önde gelenlerinden Seyid Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildi.
Dersim Tertelesi sıradan bir katliam değildi. Resmi rakamlara göre 16 bin, resmi olmayan rakamlara göre 72 bin kişi katledilmiş, binlerce insan sürgün edilmiş ve binlerce Dersimli çocuk, özellikle kız çocukları evlatlık verilerek ailelerinden koparılmıştı. Dersim’in kendine özgü yaşam tarzı, siyasi, sosyal ve kültürel kimliği ortadan kaldırılmak istenmişti. Dersimlilerden ve Türkiye toplumundan resmi olarak özür dilenmesi isteniyor.
4 Mayıs 1937 Dersim Katliamı süreci 25 Aralık 1935 tarihli Tunceli vilayetinin hakkındaki raporla başlamış ve son olarak 4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla tedip ve tenkil içeren askeri operasyona dönüşmüştü.
1938 Dersim Katliamı’nda Ovacık’ın Kakper köyünde olan 91 yaşındaki Dersim Katliamı tanığı Hıdır Güneş, yaşadıklarını PİRHA’ya anlattı.
“ELİNE GEÇİRDİKLERİ İNSANLARI KATLETTİLER”
Köylerinden 12 kişiyi seçip götürüp öldürdüklerini söyleyen Güneş, “Eline geçirdikleri insanları katlettiler. Daha sonra köylülerin hepsini topladılar, iki tane ağır makineli silah kurdular bazı askerler ağlıyordu, daha sonra uçak geldi kâğıt attılar, ağlayan askerler sevindi ‘korkmayın sizi affettiler’ dedi. Aftan sonra Ovacık’ta Sırrı Yüzbaşı, Hozat’ta da Taci yüzbaşı vardı, bunlar keyfi insan öldürüyordu. Bu yüzden halk korkup dağlara kaçıyordu. Bu sefer de rapor yazıp ‘sürgüne gelmiyorlar, dağlara kaçıyorlar, isyan ediyorlar’ diyorlardı. Her şey operasyonu yapan subayın insafına kalıyordu. Yakaladıkları insanları öldürüyorlardı. Biz 3-4 ay ormanlarda kaldık. Kar yağmaya başladığında dağlardan inince yakaladılar, sürgüne götürdüler. Bizi sürgüne götürürlerken nenem beni vermek istemedi. Askerler 90 yaşındaki nenemi yolun altında gözümün önünde süngüyle öldürdüler. Bir asker beni de öldürmek istedi ama başka bir asker izin vermedi” dedi.
“BİZ BUNLARI HAK ETMEDİK”
İnsanların batı illerine sürgüne gönderildiğini ifade eden Güneş, şöyle devam etti:
“Biz Manisa’da 9 yıl kaldık, bize 25 dönüm arazi vermişlerdi ama öküz, at olmadığı için tarlayı ekemiyorduk. Biz de bir köyün sığırını almıştık, çobanlık yaparak geçinmeye çalışıyorduk. Nasıl Dersim’de subayın insafına kaldıysak sürgünde de ilin valisinin insafına kalmıştık. ‘Bunlar isyankâr, devlete karşı geliyor’ diyorlardı Dersim Türkiye için kanayan bir yara. ‘Dersim bir çıban, sökülüp atılmazsa ülkeye huzur gelmez’ diyorlardı, gerisini siz düşünün. O zamanı düşündüğümde tiksiniyorum, biz bunları hak etmedik. Bir daha o kötü günler geri gelmesin.”
PİRHA-1937-38 Dersim Katliamı’nın son kuşak tanıklarından Kureyşan Ocağı pirlerinden Hüseyin Ergün, Dersim’in Pirgiç köyünde toprağa sırlandı.
1937-38 Dersim Katliamı’nın son kuşak tanıklarından Hüseyin Ergün, 29 Aralık’ta Almanya’nın Gladbeck şehrinde Hakk’a yürüdü.
1938 Katliamı’nın son kuşak tanıklarından Kureyşan Ocağı pirlerinden Hüseyin Ergün, Tunceli Cemevi’ndeki Hakk’a uğurlama erkanından sonra Dersim’in Pirgiç köyünde toprağa sırlandı.
PİRHA- Hakka yürüyen Dersim Katliamı tanıklarından Ali Hıdır Şahin bugün Dersim’de bulunan cemevinde gerçekleşen Hakka yürüme erkanının ardından Meytan Köyü’nde sırlandı.
Dersim Katliamı tanıklarından Ali Hıdır Şahin Tunceli Cemevi’ndeki hakka yürüme erkanının ardından Meytan Köyü’nde sırlandı. Tunceli Cemevi’ndeki hakka yürüme erkanına kurum temsilcileri, milletvekilleri ve çok sayıda Dersimli katıldı.
“ZULME VE KATLİAMLARA TANIKLIK ETTİ”
Hakka yürüme erkanında konuşan HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Dersim halkına başsağlığı dileyerek “Devletin zulmüne ve katliamlarına tanıklık edenlerden biriydi. Devletin katliamlarını ve zulmünü onlardan duyduk. Bu anlatımları ile bizlere büyük bir miras bıraktı. Dersim halkı olarak anlatımlarına sahip çıkmak ve yapılan zulme katliamlara karşı çıkmak sorumluluğu verdi” dedi.
Ali Hıdır Şahin, rahatsızlanarak kaldırıldığı Elazığ Devlet Hastanesi’nde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. 92 yaşındaki Şahin, Dersim Katliamı’nı görmüş, sonrasında da hayatı cezaevi ve sürgünlerle geçmişti. Şahin’in 70 yaşındayken ‘örgüte yardım ve yataklık’ gerekçesiyle tutuklu kaldığı öğrenildi.
PİRHA-Dersim 38 katliamı tanıklarından Emine Kıyançiçek, yaşamını yitirdi.Kıyançiçek’in cenazesi yarın Uzuntarla (Hozmerek) köyünde son yolculuğuna uğurlanacak.
Dersim 38 katliamı tanıklarından Emine Kıyançiçek yaşamını yitirdi. Dersim Ovacık ilçesine bağlı Laç deresi katliamında 10 yaşındayken tanıklık eden Emine Kıyançiçek ilerleyen yaşından dolayı son 6 ayı yatalak geçirdi. 90 yaşındaki Kıyançiçek’in cenazesi yarın saat 12.00’de merkeze Bağlı Uzuntarla (Hozmerek) köyünde toprağa verilecek.
Kıyançiçek, 76 yaşında “PKK’ye yardım ve yataklık” ettiği iddiasıyla yargılandığı davadan 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılarak, Dersim Cezaevi’ne gönderilmişti. Kıyançiçek, 24 ay tutuklu kalmıştı.