Etiket: dersim orman yangınları

  • Dersim Araştırmaları Merkezi’nden orman yangınları açıklaması: Bir damla su olalım

    Dersim Araştırmaları Merkezi’nden orman yangınları açıklaması: Bir damla su olalım

    Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM), Dersim’deki orman yangınlarına ilişkin merkez binasında bir açıklama yaptı.

    DAM adına Sanatçı Ferhat Tunç tarafından yapılan açıklamada, “Yaz boyu belli aralıklarla devam eden orman yangınları, bir hafta önce tekrar başladı. Ağustos’ta yakılan ormanlar doğa gönüllüleri tarafından kontrol altına alınmıştı” hatırlatmasında bulunularak, “Ancak Dersim doğasına hasım gözüyle bakanlar boş durmadılar. Yangın hala Zel Dağı çevresi, Harsi, Areki, Zargovit ve Ahpanos bölgesine yayılarak devam ediyor. 27 Eylül Perşembe günü de Mazgirt Kale köyü ve Geban arası bölgede yeni yangın haberleri alıyoruz” denildi.

    “KASITLI BİR POLİTİKANIN SONUCU”

    Yangınların Dersim’in dağlık alanlarında ve birçok bölgede aynı anda çıktığına dikkat çeken Tunç, bunun kasıtlı bir politika olduğunu söyledi.

    Yapılan açıklamanın devamında ise şu ifadeler kullanıldı: “Açıkçası ormanlarımız operasyon ve güvenlik gerekçesiyle yakılmaktadır. Mülki amirler cemevinde, müftü eliyle Muharrem lokmasını dağıtırken, bölgenin kutsalı sayılan geyiklerin ocaklarına ateş düşüyordu.”

    Ayrıca yapılan açıklamada çevrecilere, aydınlara, sanatçılara ve kamuoyuna, “Bu zulme daha fazla seyirci kalmayalım ve Dersim doğasına bir damla su olalım” çağrısı yapıldı.

  • “Dersim’de sadece orman yanmıyor, kültürümüz, inancımız, kutsallarımız yanıyor”-VİDEO

    “Dersim’de sadece orman yanmıyor, kültürümüz, inancımız, kutsallarımız yanıyor”-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de yaklaşık bir aydır süren orman yangınlarına ilişkin Almanya’nın Düsseldorf kentindeki Eyalet Parlamentosu önünde bir araya gelen Dersimliler yangınlara müdahale edilmemesini protesto etti. Yangınlara yönelik Dersimi Yeniden İnşa Cemiyeti Üyesi Ali Ekber Arslaner, FEDA-Dordmund Eşbaşkanı Ayfer Kılıç, FEDA temsilcisi Ayten Şimşir ve Halil Ateş düşüncelerini PİRHA’ya değerlendirdi.  

    Dersimi Yeniden İnşa Cemiyeti Üyesi Ali Ekber Arslaner Dersim’de insanların, hayvanların yaşam kaynaklarının yakılarak kurutulduğunu belirterek, devletin bunu geçmişten bu yana yaptığını söyledi. Dersimlilerin orman yangınlarını yeterinde uluslararası platformlarda dile getirmediği eleştirisini yönelten Arslaner, “Bu devletin de işine geliyor. İnsanlar kendi imkanları ile bu yangını söndürmeye çalışıyorlar.Bize de görevler düşüyor. Bizim daha çok ses çıkarmamız lazım” dedi.

    “HER YAZ ORMAN YANGINLARI ÇIKIYOR”

    FEDA-Dordmund Eşbaşkanı Ayfer Kılıç ise Dersim’den bir hafta önce geldiğini ve orman yangınlarına şahit olduğunu söyledi. Kılıç, “Yangınlara müdahale edilemiyordu. Karakolu arayıp orman yangınları var dediğimizde, “orası yasaklı bölgedir, giremezsiniz, girerseniz biz sorumluluk kabul etmiyoruz” diyorlardı. Dersim’de doğamızı kültürümüzü yok etmeye çalışıyorlar. Her yaz orman yangınları çıkıyor. Ama doğamız inatçı onlar yaktıkça doğa tekrar yeşeriyor” şeklinde konuştu.

    “DERSİM’DE İNSANLIK YANIYOR”

    Dersimli Halil Ateş de ormanları yakanları lanetlediğini kaydederek, “Bu yangınlar Dersim’i insansızlaştırma projesidir. Ben orada yaşarken köy köy dolaşıp, “sizi nereye isterseniz oraya yerleştirelim” dediler. Bizden imzalar topladılar. Amaçları bizi toprağımızdan etmekti. Köylerimize camiler yaptılar, hocalar getirdiler. Munzur’a baraj yapmaya çalıştılar. Devletin projesi Dersim’i insansızlaştırmak.  Bugün de ormanlarımızı yakıyorlar. Orada sadece orman yanmıyor, kültürümüz, inancımız, kutsallarımız yanıyor. Dersim’de insanlık yanıyor” dedi.

    FEDA temsilcisi Ayten Şimşir ise şunları belirtti: “Bir süredir Dersim coğrafyası yanıyor. Ne yazıkki yangınların söndürülmesi engelleniyor. Dersim coğrafyası tüm Alevi sürekleri için bir teberektir. Bizler ateşin kutsallığına inanır, suyla söndürmezken, şimdi ateşle o coğrafya terbiye edilmeye çalışılıyor.”

    DÜSSELDORF/PİRHA

  • ‘Dersim’deki kutsal mekanlara, doğaya, mezarlarımıza sahip çıkalım’-VİDEO

    ‘Dersim’deki kutsal mekanlara, doğaya, mezarlarımıza sahip çıkalım’-VİDEO

    PİRHA- Dersim Yeniden İnşa Cemiyeti, Dersim’deki orman yangınlarına ilişkin Düsseldorf Eyalet Parlamentosu önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “Dersim’deki kutsal mekanlara, ormanlara, suya, doğaya, canlıya, kurda-kuşa, mezarlarımıza sahip çıkalım” ifadeleri kullanıldı. 

    Dersim’de yaklaşık bir aydır süren orman yangınlarına ilişkin Almanya Düsseldorf’ta basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya Demokratik Alevi Federasyonu ve Kurmeşliler Derneği katılım gösterdi.

    Açıklamayı okuyan Dersim Yeniden İnşa Cemiyeti üyesi Ali Ekber Arslaner okudu. Arslaner, “İnsanlığın ortak mirası Dersim dünyanın gözü önünde yeniden sistematik ve acımasız bir saldırıyla karşı karşıyadır. Dersim 1938 soykırım programı güncellenerek sürdürülmektedir. Dersim 38 bitmemiştir, devam ediyor. Her yıl yaz aylarında olduğu gibi bu yıl da Dersim ormanları içindeki canlılarla birlikte yakılıyor. Dersim Kızılbaş inancının kutsal mekanları, mezarları, tarihi yakılarak dünyanın gözü önünde yok ediliyor. Burada sadece insanlığa karşı değil, doğa ve bütün canlılara karşı açık bir suç işleniyor” ifadelerini kullandı.

    “DERSİM YANIYOR DÜNYA İZLİYOR”

    Arslaner, “Aylardır devam eden orman yangınlarının söndürülmesine AKP hükümetinin emriyle silahlı asker ve polis zor kullanarak izin vermiyor. Tunceli valisi AKP il başkanı gibi çalışmaktadır. Kente yaşayan insanlar üzerinde büyük bir baskı uygulanıyor. Kent asker ve polis tarafından ağır silahlarla kuşatmaya alınmıştır. Dağlar bombalanıyor, kan akıyor ve insanlarımız öldürülüyor, hapse atılıyor ve göçe zorlanıyor” dedi.

    ACİL EYLEME GEÇME ÇAĞRISI YAPILDI

    Arslaner, sözlerine şöyle devam etti:

    “Başta BM, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi, UNICEF, Doğayı ve Çevreyi Koruyan Sivil Toplum Örgütlerini sorumluluklarının gereğini yapmaya davet ediyoruz. Türkiye metropolleri, Avrupa ve dünyada yaşayan bütün Dersimlileri ve insanlığa acil eyleme geçmeleri için çağrıda bulunuyoruz. Dersim özgürlük, demokrasi, kadın-erkek eşitliğinin ve doğaya saygının sembolüdür. Dersim’deki kutsal mekanlara, ormanlara, suya, doğaya, canlıya, kurda-kuşa, mezarlarımıza sahip çıkalım. Dersim dardadır, sesini dünyaya duyurmak bizim elimizde. Bulunduğumuz her yerde ayağa kalkalım. Birlikte olursak, ortak ses verirsek kentimizi, mezarlarımızı, canlılarımızı ve ziyaretlerimizi kurtarırız.” (HABER MERKEZİ)

  • Dersim merkeze bağlı Pulibargi (Cığ) köyünde orman yangını

    Dersim merkeze bağlı Pulibargi (Cığ) köyünde orman yangını

    PİRHA- Dersim merkeze bağlı Pulibargi (Çığ) köyünde bilinmeyen bir nedenle orman yangını çıktı.

    Akşam saatlerinde yükselen dumanlarla birlikte Pulibargi (Cığ) köyünde çıkan orman yangınına doğa gönülleri ve orman işletme ekipleri an itibari ile müdahalede bulunuyor.

    DERSİM/PİRHA

     

  • HDP’li Vekil Bakan’a sordu: Yangınlara müdahale etmeme nedeni nedir?

    HDP’li Vekil Bakan’a sordu: Yangınlara müdahale etmeme nedeni nedir?

    PİRHA – HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz Kaya, Dersim’de günlerdir süren orman yangınlarını Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye sordu. Canbaz, “Tunceli, Hakkari, Şırnak, Mardin ve Diyarbakır gibi illerde askeri operasyonlar sonucu çıkan yangınlara ekiplerinizin müdahale etmeme nedeni nedir?” diye sordu. 

    HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz Kaya, Dersim’de askeri operasyonlar sonucunda başlayan ve günlerdir devam eden orman yangınlarını Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye sordu.

    Canbaz’ın önergesinde şu ifadeler kullanıldı:

    “Askeri operasyonların sürdüğü Tunceli’de ormanlar, TSK mensupları tarafından yapılan top, havan ve helikopter taramaları sonucu yakılmaktadır.

    Her yıl, özellikle yaz aylarında çıkarılan yangınlar bölgede ekolojik yaşamı olumsuz etkilemekte, bitki ve hayvan çeşitliliğine büyük zararlar vermektedir. Hozat ilçesine bağlı, Aliboğazı, Bozan yaylası, Zogar, Dereköy, Kozluca, Zengi, Değirmendere ve Geyiksuyu bölgelerinde askeri bombalamaların sonucu olarak yangınlar çıkmış, yangınlar yayılarak devam etmektedir. Yangınlara belediye ve orman genel müdürlüğü yetkilileri müdahale etmezken, TSK mensupları halkın yangınları söndürmesine mani olmaktadır.

     YANGINLARIN KAÇI ASKERİ OPERASYONLAR SONUCU ÇIKMIŞTIR?

    Canbaz, bu bağlamda Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti;

    • Tunceli’de 2015 tarihinden bugüne kaç orman yangını çıkmıştır? Çıkan yangınlarda toplam kaç hektar alan yanmıştır?
    • Tunceli’de çıkan yangınların kaçı askeri operasyonlar sırasında TSK mensupları tarafından çıkarılmıştır?
    • Askeri operasyonlar sonucu çıkan yangınlarla ilgili, TSK ile herhangi bir görüşme yapılmış, yangınların engellenmesine yönelik herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur?
    • Yangın çıkan alanların iyileştirilmesiyle ilgili ne tür çalışmalar yapılmıştır? 2015 tarihinden beri Tunceli’de çıkan yangınlar sonrası kaç hektar ormanlık alan iyileştirilmiş, ağaçlandırma çalışması yapılmıştır?
    • Tunceli’de çıkarılan orman yangınlarında yok alan bitki ve hayvan türleri nelerdir? Yangınlarda bugüne kadar kaç hayvan ölmüştür?
    • Tunceli, Hakkari, Şırnak, Mardin ve Diyarbakır gibi illerde askeri operasyonlar sonucu çıkan yangınlara ekiplerinizin müdahale etmeme nedeni nedir?    PİRHA/İSTANBUL
  • Dersim’de doğanın korunması için mücadelemiz sürecek

    Dersim’de doğanın korunması için mücadelemiz sürecek

    PİRHA – İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde DAD, PSAKD, Munzur Çevre Derneği ve DEDEF ortak basın açıklaması yaptı. Dersim’de 2017 yılında çıkan orman yangınları sırasında nasıl müdahale edildiğini, yangınların uğraşlar sonucu söndürüldüğü belirtilen açıklamada “Doğanın korunmasındaki ısrarlı mücadelemiz sürecektir” denildi. 

    Açıklamaya Dersim Dernekleri Federasyonu, Munzur Koruma Kurulu, Munzur Çevre Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Demokratik Alevi Derneği, Emek Partisi, Halkların Demokratik Partisi, Alevi Bektaşi Federasyonu, Karakoçan Dernekler Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, KESK/Tarım ve Ormancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası,Demokratik Halklar Federasyonu katıldı.

    Açıklamada Dersim’de yakılan ormanlarla ilgili gözlem raporu sunuldu. Raporda şu ifadeler yer aldı:

    “Devlet, Dersim’de onlarca yıldır savaş ve şiddet politikasını uygulamaya devam ediyor. Bunun en acımasız sonucu; 90’lı yıllarda köy boşaltmalar ve boşaltılan köyleri yakmalarıdır. Bu politikalarla yüzlerce köy boşaltıldı, binlerce insan zorunlu göçe tabi tutularak yerinden, toprağından, kültüründen uzaklaştırıldı ve metropollerde sefalet içerisinde yaşamaya mahkum edildi. Nitekim bugün de başta Dersim Şehir Merkez’i olmak üzere birçok bölgede orman yangınlarına sıradanlık süsü verilerek ormanlar ve tüm doğa yakılmaya devam ediliyor. Bir bütün olarak bir coğrafya ateşe verilerek yaşanmaz hale getirilmek isteniyor. Köylerimiz, doğamız, inanç yerlerimiz yakılıp yıkılarak yok ediliyor. Doğamız tahrip ediliyor ve 1990’ları da aşan büyük tahribatlar acımasızca sürdürülüyor.”

    YAŞAM ALANLARIMIZ DOĞAMIZ TAHRİP EDİLİYOR

    “Çok açıktır ki tüm bu politikalar, bir coğrafyayı insansızlaştırmak ve doğasını talan etmeyi hedefliyor. Bir inat uğruna yaşam alanlarımız,ormanlarımız, doğamız tahrip edilerek Dersim coğrafyasındaki insanlarımızın geçim aracı olan tarım ve hayvancılık yapılamaz duruma getirilmek isteniyor. Köyler, ekinler, tarım arazileri, bahçe ve bostanlar, su kanalları, sulama havuzları, hayvan barınakları, yani tüm yaşam araçları yakılıp yıkılarak yok ediliyor. AKP hükümeti’nin doğaya ve orman varlığına en küçük sevgi ve saygısının olmadığı icraatlarıyla ortadadır. Onlar için; rant ve kar uğruna her şey feda edilebilir. AKP, son 15 yılda Orman Kanunu’nda 12 kez değişiklik yapmış ve torba yasalara tıkıştırdığı yasal düzenlemelerle Orman Kanunu’nu delik deşik etmiştir. Ve her düzenleme orman alanlarının daraltılmasına, çıkar çevrelerine peş keş çekilmesine olanak sağlayacak niteliktedir.Devletin gelenekselleştirdiği orman yangınları icraatı 2017 yılında da aynı anlayışla sürdürülüyor.”

    ÇIKAN ORMAN YANGINLARI

    * Haziran 2017 de Karakoçan sınırları içerisinde yasak bölge olarak ilan edilen özlüce barajının kuzey yamaçları olan bölgede çıkan yangında yüzlerce hektar orman yakıldı.

    * 14-15 Temmuz 2017 tarihinde Pülümür’e bağlı Rabat tepesi ve 28 Temmuz 2017 tarihinde Dere boyu Köyü mevkii helikopterlerle bombalanmış, geniş ormanlık alanda yangın çıkmıştır. Çıkarılan yangının hektarı yasaklı bölge olması nedeniyle tespit edilememiştir. Ancak bölge halkının anlatımlarına göre binlerce hektarlık alanın tahrip edildiği öğrenilmiştir. *29 temmuz 2017 tarihinde Karakoçan ilçesine bağlı Akkuş (PAŞ)Köyü sınırlarında Pembelik barajının su tutulan gövdenin hemen üstü Koç yiğitler karakolunun güneyi ve koordinat olarak yasak bölge konumunda olan alanda çıkan yangın sonucu dili olmayan canlılarla birlikte ormanlarımız yandı. Verilen bilgiler bu yangının Mağara mevkiinden Paş köyünün rızası olmadan suyuna el konulan Limak şantiyesine su getirmesini sağlayan kablonun ısınıp tutuşması çıktığı iddia edilmişti.

    * 1 Ağustos 2017 tarihinde Pülümür’e bağlı Mezra Köyü’nde, Uzun evler Mahallesi’nde ve Kaymaz tepe mevkiinde bulunan ormanlık alanda Kırmızı Köprü Karakolu’ndan açılan ateş sonucu yangın çıkmış ve yöre halkı kendi imkânları ile bu yangına müdahale etmiştir.

    * 1 Ağustos 2017 tarihinde Dersim’in Çemişkezek, Ali boğazı mevkiindeki ormanlık alan, kobra helikopterlerce bombalanmış ve bu bombardıman sonucu yangın çıkmıştır. Yangına bölge halkı müdahale etmek istemiş fakat güvenlik gerekçesiyle izin verilmemiş ve binlerce hektarlık alan küle dönmüştür.

    * 3 Ağustos 2017 tarihinde Hozat’a bağlı Amutka Bölgesi, Boydaş Mevkii Çakmaklı Yaylasının büyük kısmı, Ovacık Kozluca Köyü, Yayla günü, Samoşi Dere köyü Bölgeleri’nin helikopterlerce bombalanması sonucu o bölgede bulunan ormanlık alanlarda büyük bir yangın çıkmıştır. Dersim halkı ve demokratik kurumların çağrılarına rağmen, yangının söndürülmesi noktasında yetkililer tarafından hiçbir müdahale gerçekleştirilmemiştir. Aynı zamanda halkın müdahalesine dahi izin verilmemiştir.

    * 6 Ağustos 2017 tarihinde Dersim merkeze bağlı Sarı taş, Karşılar, Geyik suyu Eğri yamaç, Gökçek Köyleri mevkiinde bulunan ormanlık alanlar güvenlik güçleri tarafından ateşe verilmiştir. Ormana müdahale etmek isteyen halka ise güvenlik güçleri izin vermemiştir.

    * 9 Ağustos 2017 tarihinde, Kutu deresi Bölgesi’nde Jandarma Karakolu’ndan atılan havan topu sonucu çıkan yangın 1 hafta boyunca devam etmiştir. Yangına müdahale etmek isteyen köylüleri de güvenlik güçleri engellemiştir. Günlerce süren yangın ormanların büyük bir alanının yanmasına sebep olmuştur.

    *Bingöl Xolxol Yayladere’den başlayan çemizene/ sürmeli koç azıkan zimteg/ çay ağzı ormanlık alanı peri vadisi sınırlarında Karakoçan okçular köyü beroj tepesi Bingöl/ Bilice köyü sınırları Hisar Dağı gomo beze mağara mevkiinde Koçyiğitler karakolundan yapılan ateş sonrasında çıkan yangınlarda çok sayıda ormanlık alanda hektarlarca orman yakılmıştır.

    * 10 Ağustos 2017 tarihinde Ovacık Yay lagün Köyü, Çayır düzü Mezrası, Kızık Köyü, Kara dere Mezrası, Kuşluca Köyü mevkiindeki ormanlık alanlara güvenlik güçlerince açılan ateş sonucu yangın çıkmış, günlerce süren yangın yöre halkının kendi çaba ve imkânları ile söndürülmüştür.

    * 11 Ağustos 2017 tarihinde merkeze bağlı Balı Deresi, Kutu Deresi, Özlü can Köyü, Roj Vadisi mevkilerinde, güvenlik güçlerinin havadan attığı bombalar sonucu yangın meydana gelmiştir. Çıkan yangına müdahale edilmediği için hektarlarca ormanın kül olmasına sebep olunmuştur. Ovacık ilçesi yayla günü köyü yakınlarında 12 Ağustos sabah saatlerinde başlatılan orman yangınları Ovacık’tan yangını söndürmek için bölgeye çok sayıda vatandaşımız gitmeye çalışmış Ovacık ilçemizin komünist belediye başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu Ovacık’ta Kuşluca ve Yaylagünü Köyü’nde çıkarılan yangınlara müdahale etmiş ve daha fazla zarar verilmeden yangın söndürülmüştür.

    * 16 Ağustos 2017 tarihinde Nazimiye’ye bağlı Doğan taş Köyü mevkiindeki ormanlık alanlarda güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucunda yangın çıkmıştır.

    * 27 Ağustos 2017 tarihinde Pülümür’e bağlı Hasan gazi Köyü mevkiindeki ormanlık alanlarda güvenlik güçlerinin attığı bombalar sonucu yangın çıkmıştır.

    * 3 Eylül 2017 tarihinde Nazimiye’ye bağlı Uzun tarla ve Dokuzkayalar’daki ormanlık alanlarda kobra tipi helikopterlerden atılan bombalar sonucu yangın çıkmıştır.

    * 8 Eylül 2017 tarihinde Nazimiye’ye bağlı Büyük yurt Köyü mevkiindeki ormanlık alanlarda kobra tipi helikopterlerden atılan bombalar sonucu yangın çıkmıştır.

    * 17 Eylül 2017 tarihinde Dersim merkeze bağlı Geyik suyu, Halbori, Karşılar ve Sin köylerindeki ormanlık alanlarda, Geyik suyu karakolundan atılan havan topları sonucu yangın çıkmıştır.

    YASAL SÜREÇLERİN BAŞLAMASINI TALEP EDİYORUZ

    DEDEF, Munzur Çevre Derneği, DAD, PSAKD, KARDEF ve Peri Suyu Koruma Platformu’nun yer aldığı bir komisyon oluşturulduğu ifade edilirken “Bizler heyet olarak, bu yangınlara sebep olanların hakkında gerekli yasal süreçlerin başlatmasını talep ediyoruz. Orman Katliamlarının son bulması, doğanın canlılığının devam etmesi için doğanın tahrip edilmemesi ve korunması gerektiğini doğanın korunması konusundaki ısrarlı mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz” denildi. (HABER MERKEZİ)

     

  • Ferhat Tunç’tan Dersim’deki orman yangınlarına tepki: Şimdi harekete geçmenin zamanıdır

    Ferhat Tunç’tan Dersim’deki orman yangınlarına tepki: Şimdi harekete geçmenin zamanıdır

    PİRHA- Sanatçı Ferhat Tunç, Dersim’de devam eden orman yangınlarına tepki gösterdi. Tunç, “Şimdi harekete geçmenin zamanıdır. Aksi halde her şey için çok geç kalınmış olacağı ortada” dedi. 

    Dersim’in dört bir yanında çıkan yangınların kent merkezini tehdit edecek noktaya ulaştığını belirten Tunç, “Aysel Doğan tarafından arandım ve ağlayarak “bir şeyler yapın ve bu yangınları durdurun, aksi halde kendimi yakarım”  diyor.  Kent merkezine yakın bölgelerde yanan ormanların dumanı kentin üzerini kaplamış durumda.  Aysel Doğan’ın deyimiyle, dün gece kentin üzerini kaplayan aşırı dumandan göz gözü görmüyormuş” diye konuştu.

    “YANGINLARLA BİRLİKTE DOĞAL YAŞAM ALANLARI YOK OLUYOR”

    “Geçen günlerde sivillerin müdahalesine kısmen de olsa izin verilmişti” diyen Tunç, “Ancak son 4 gündür dört bir yandan yeniden yanmaya başlayan ormanların söndürülmesine hiçbir şekilde izin verilmiyor. Sivil toplum örgütlerinin vali ile yaptıkları görüşmeler sonuçsuz kalıyor. Yangınların askeri operasyonlar sonucu çıktığı tartışma götürmez bir gerçek. Bu felaketin önlenmesi için daha büyük bir duyarlılığa ihtiyaç var” dedi.

    Dersimde sadece ormanların yanmadığına vurgu yapan Tunç, “Yangınlarla birlikte doğal yaşam alanları da yok oluyor. Bu vicdansızlığa dur diyecek yetkili bulmanın zor olduğu görülüyor. Ancak insan olan hiç kimse bu felaketin sürüp gitmesine, ormanlarımızın göz göre göre yakılıp kül olmasına sessiz kalamaz. Şimdi harekete geçmenin zamanıdır. Aksi halde her şey için çok geç kalınmış olacağı ortada” şeklinde konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ferhat Tunç’tan Tunceli Valisi’ne çağrı: Gelin yeni göreve başladığınız bu kente iyilik yapın!

    Ferhat Tunç’tan Tunceli Valisi’ne çağrı: Gelin yeni göreve başladığınız bu kente iyilik yapın!

    PİRHA-Haluk Levent’e yaptığı çağrı sonrası sosyal medyada orman yangınları ile ilgili geniş bir kamuoyu oluşturan sanatçı Ferhat Tunç ile Dersim’deki orman yangınlarını ve kendisine yönelik tepkileri konuştuk. 

    Sanatçı Ferhat Tunç, Dersim’de yakılan orman yangınları için duyarlılığını sürdürüyor. Bu kez Tunceli Valisi’ne çağrıda bulundu. Tunç, “Gelin yeni göreve başladığınız bu kente iyilik yapın” dedi.

    İşte sanatçı Ferhat Tunçla yaptığımız röportaj….

    Haluk Levent’e yaptığınız çağrı, kamuoyunda çokça tartışıldı, olumlu yankılar olduğu gibi bazı kesimlerce yanlış anlaşıldı, bu konu üzerine ne söylemek istersiniz?

    Bir gazetenin Dersim’deki orman yangınları ile ilgili sorularını yanıtlamıştım. Kamuoyunda bunun geniş bir tartışma yarattığını gördüm. Tartışma daha çok Haluk Levent ekseninde gelişen bir tartışma oldu. Bana sorarsanız son derece iyi de oldu. Gelen olumlu tepkilerin yanı sıra yanlış anlaşıldığımı da gördüm. Kimileri her zaman olduğu gibi ‘Devlet orman yakmaz’ diyerek iddiamın asılsız olduğunu belirtmiş. Başka birileri de benim Haluk Levent’e atıfta bulunarak Haluk’un ağaç dikme girişimini sabote ettiğimi söylemiş. Öncelikle başta Haluk Levent olmak üzere hiç kimsenin yanan ormanlık alanları ağaçlandırma eylemini baltalamak gibi bir amacım olmadı, olamaz da. Hatta bu çabasına katkı sunmak için elimden geleni yaparım. Bugün kendisini aradım, ancak menajeri döndü ve bana Haluk’un yurt dışında olduğunu belirtti. Bana dönerse, kendisiyle bu konuyu konuşmak isterim.

    “Devlet orman yakmaz” söylemlerine karşın siz ısrarla Dersim’deki ormanların devlet tarafından yakıldığını söylüyorsunuz. Bu iddianızı biraz açar mısınız?

    Dersim’de ormanlık alanlara yönelik ortaya çıkan tutum, devletin güvenlik politikasının bir sonucu olduğunu bir kez daha belirtiyorum. Evet, Devlet Dersim’de ne yazık ki orman yakıyor. Bu söylem sadece benim değil, Tunceli Valisi’nin yaptığı açıklamada da görebiliyoruz. ‘Operasyonlar nedeniyle bu yangınlar çıkıyor’ demek bu yangınların sebebi biziz demektir. Sadece bu değil; daha önce sosyal medyaya düşmüş ve sanırım geçen yıla ait bazı görüntüler de bu iddiamızı doğruluyor. Neydi o görüntüler; Amutka Karakolu’nda görev yapan bazı askerler dağı nasıl yaktıklarını tarif ediyorlardı. Dersim, bu yıl geçen yıldan farklı olarak dört bir taraftan çıkan yangın alevleriyle kuşatıldı. Öyle ki günlerce yanan ormanların yarattığı koku ve sis bulutu kenti terk etmedi. Son bir haftadır bu yangınlarda önemli bir azalma var. Ancak hala birçok alanda bu yangınlar devam ediyor. kendi twitter hesabımda paylaştım; Ovacık ilçemize bağlı Hanuşağı köyü ormanları son 5 gündür yanıyor. Yine Nazmiye de Bezik ormanları, Hozat’Ta belli bölgeler yanıyor.

    Vali bu yangınlara müdahale edileceğini söylemişti. Ama siz Ovacık, Nazımiye ve Hozat’ta yangınların hala devam ettiğini söylüyorsunuz. Halkın bu yangınları söndürmesine de güvenlik gerekçesiyle izin verilmiyor. Bu süreç ne kadar devam edecek?

    Bu soruyu köylüler bizzat buradaki yetkililere sormuşlar. Yetkililerin yanıtı ise son derece manidar. Çocukluğumun geçtiği Babaocağı Köyü’nden (Paxe Haviğ) örnek vereyim. Dersim merkeze 10 km uzaklıkta bir köy. ‘Özel Güvenlikli Bölge’ kapsamında olmadığı halde köye giden yol, devlet tarafından kazılan hendekler nedeniyle araç trafiğine kapatılmış. Köylülerimiz, köylerine 10 km yerine, 40 km’lik bir yolu dolanarak ancak varabiliyor. Valiliğe yapılan başvurular, yanıtsız kalıyor ve ‘Ne zamana kadar sürecek bu uygulama?’ diyenlere verilen yanıt; ‘terör bitinceye kadar’ şeklinde oluyor. Bunun tek bir anlamı var, köylerimizi insansızlaştırmaya yönelik bir uygulamadır. 40 yıldır bu ülkede söz konusu ettikleri ‘terör’ bitmediğine göre, bir 40 yıl daha bu zulmü yaşayacaksınız demeye getiriyorlar. Köyler ve Dersim giderek insansızlaştırılıyor. Bu yangınlar bu süreci daha da hızlandırmaya yarıyor. Güvenlik gerekçesiyle yakılan ormanların söndürülmesine de izin verilmiyor. Bu bir vahşettir ve bu vahşete elbette sesiz kalamayız. Hiçbir devlet, kendi ormanlarını yakarak terörle mücadele ettiğini iddia edemez. Orman yakmak bir suçtur. Devlet orman yakmıyorsa Dersim’de bu yanan ormanlara neden müdahale etmiyor diye sormak isterim. Kendisi müdahale etmediği gibi sivil insanların söndürme girişimini neden engelliyor? Dersim’i kuşatan ormanlık alanların neredeyse tamamı ‘Özel Güvenlik Bölgesi’ kapsamına alınmış. Daha önceleri dağ gezileri yaptığımız bölgelere gidemediğimiz gibi orada yaşayan yüzlerce köylünün, köylerine girişleri de yasaklanmış durumda.

    Dersimli bir sanatçı olarak, Dersim için çağrınız nedir, bu yangınlar nasıl engellenebilir?

    Çevrecilerin ve özellikle sanatçıların yüzünü Dersim’e, Dersim’de yaşanan yangın felaketine dönmesi gerekir. Ege ve Akdeniz’de ormanların yanmasına verilen tepkinin, Dersim için de verilmesi gerekir. Dersim’de yangınların öncelikle durmasını sağlayacak büyük bir dayanışma ağını örmeliyiz. Yakılan alanlara ağaç dikmek için bir kampanya başlatılabilir. Bunun sembolik de olsa önemli olduğunu düşünüyorum. Akdeniz ve Ege’den, Munzur’a doğru bir seferberlik hareketini örgütleyebiliriz. Bir çağrım da Tunceli Valisinedir. Göreve başladığı bu kente yapacağı en büyük iyilik, bu ormanların yanmasını engellemektir. Bu konuda kendisiyle her türlü görüşmeye de açık olduğumu belirtmek isterim.

    Ayrıca tekrar, Haluk Levent’in çabasının önemli olduğunu bir kez daha belirtmeliyim. Şimdi aynı çabayı Dersim için de gösterme zamanı. Dersim Ayvalık’tır, Bodrum’dur ve Dersim Akdeniz’dir, Ege’dir. Bu bakış açısıyla tüm doğa gönüllülerini, geç kalmadan buradaki felaketi durdurmak için duyarlılığa çağırıyorum.

    Lütfen bir şey yapalım ve ciğerlerimizin yanıp kül olmasına seyirci kalmayalım!

    (HABER MERKEZİ)

  • Narlıdere Dersimliler Derneği yöneticisi: Adalete vicdana ve doğamıza sahip çıkalım-VİDEO

    Narlıdere Dersimliler Derneği yöneticisi: Adalete vicdana ve doğamıza sahip çıkalım-VİDEO

    PİRHA-Halkların Demokratik Partisi (HDP) son durağı İzmir’de devam eden Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne destek veren Narlıdere Dersimliler Derneği yöneticisi Hüseyin Berkan Alpar Adalet ve Vicdan Nöbeti’ni yürekten destekliyoruz dedi. Alpar Dersim’deki orman yangınları, zorunlu din dersleri ve cemevlerinin sorunlarına da değindi.

    Halkların Demokratik Partisi’nin İzmir’deki Vicdan ve Adalet Nöbeti’ne destek veren Narlıdere Dersimliler Derneği yöneticisi Hüseyin Berkan Alpar Adalet ve Vicdan Nöbeti’ni yürekten destekliyoruz derken Dersim’deki orman yangınlarına işaret ederek doğamıza sahip çıkalım dedi.

    Pir Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulunan Alpar “Biz Dersimliler olarak Adalet ve Vicdan Nöbetini yürekten destekliyoruz. Dersim dört bir yandan ateşe veriliyor. İlk defa yaşanan bir şey değil. 1994’lü yıllarda da böylesi politikalar izlenmişti. Biz Dersimliler olarak doğamıza sahip çıkma çağrısında bulunuyoruz” dedi.

    “DOĞAMIZ GİBİ İNANCIMIZ DA YOK EDİLİYOR”

    Sadece orman yakmaları değil zorunlu din dersleri ve cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmemesi de büyükçe bir sorun diyen Alpar “Cenazelerimiz cemevlerini sokulmuyor ve özelde Dersim’de ablukaya alınıyor. Buna karşı mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Ülkenin dört bir yanında yaşanan bu sorunlar özel olarak Kürtler ve Aleviler üzerinde uygulanmaktadır. Yok sayılan ötekileriz bizler. Bu anlamda biz mücadeleyi ezilenlerle sürdürmek zorundayız. Özellikle Alevilerin kutsal yerlerinin olduğu yerlerdeki hak mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğiz. Adalet ve Vicdan Nöbetini saygıyla selamlıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Ersin ÖZGÜL/MERSİN

  • Vali ile görüşen heyet yarın Dersim’de orman yangınlarının yaşandığı alanı inceleyecek-VİDEO

    Vali ile görüşen heyet yarın Dersim’de orman yangınlarının yaşandığı alanı inceleyecek-VİDEO

    PİRHA- Dersim’deki orman yangınlarına ilişkin bir araya gelen Alevi örgütleri ve demokratik kitle örgütleri adına oluşturulan heyet ile Vali arasında yapılan görüşme sonucunda, yarın orman yangının gerçekleştiği Kutuderesi ve Bali deresinde incelemelerde bulunma kararı çıktı. Açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu ABF Başkanı Muhittin Yıldız, Dersim Alevi coğrafyasının doğa katliamıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, yarın orman yangınlarının olduğu bölgeye gidip incelemelerde bulunacaklarını ifade etti.

     HABERİN VİDEOSU

    Demokratik Alevi Dernekleri DAD, Dersim Dernekler Federasyonu DEDEF ve Alevi Bektaşi Federasyonu ABF’nin çağrısıyla ülkenin birçok yerinde gelip Dersim’de buluşan kitle örgütü temsilcileri Dersim’e geldi.

    Dersim’de kurumlar adına DAD, ABF, DEDEF, Munzur Çevre Derneği, Dersim Ticaret Odası’ndan oluşan heyet, Vali Tuncay Sonel ile görüştü. Yaklaşık 1 buçuk saat süren görüşmede orman yangınlarına bir an önce müdahale edilmesi gerektiği belirtilirken, görüşme sonrası kurum temsilcilerinden oluşan heyetin orman yangınlarının çıktığı alanlarda inceleme yapması kararlaştırıldı. Heyet, Dersim’in katliamla anıldığını belirterek, bu tarihin izlerinin silinmesinin halk ile bütünleşmekle mümkün olacağını söyledi. Dersim’deki bu yılki festivalin yasaklanmasına da değinen heyete Vali Sonel, seneye halkla birlikte bu festivalin yapılabileceği sözünü verdi.

    Görüşme sonrası PİRHA’ya konuşan ABF Başkanı Muhittin Yıldız, valinin görüşmede devletin “rutin” görevini yerine getirdiğini belirtiğini ifade ederek şunları söyledi:

    “ Vali Dersim’deki orman yangınlarıyla, Ege’deki orman yangınlarının aynı düzeyde değerlendirilemeyeceğini belirtti. Bizlerde bunun yanlış olduğunu, Dersim’de geçmişte insan katliamının yaşandığını belirttik. Bugün de doğa katliamı yapıldığını, bizler için doğa katliamıyla, insan katliamının aynı olduğunu ifade ettik. Sadece Dersim’de değil, dünyanın birçok yerinde ‘Dersim’de neler oluyor’ diye sorulduğunu, biz de yarın orman yangınlarının çıktığı alanlara gidip incelemelerde bulunacağız.”

    Sevim Kahraman-Diren Keser/DERSİM