Etiket: dersim seçimleri

  • Torunundan tepki: Seyit Rıza’nın değerlerine sahip çıkmak HÜDA-PAR’ın haddine değildir -VİDEO

    Torunundan tepki: Seyit Rıza’nın değerlerine sahip çıkmak HÜDA-PAR’ın haddine değildir -VİDEO

    PİRHA- Seyit Rıza’nın torunlarından Süleyman Polat, HÜDA-PAR Dersim Belediye Başkan Adayı Muhammet Ata Yüksel’in açıklamalarına tepki göstererek, “Yaşadığı dönem içerisinde kirli siyasetlerin oyunlarına diz çökmeyip duruşuyla adını tarihe yazan bir şahsiyetin (Seyit Rıza’nın) ismine ve değerlerine sahip çıkmak HÜDA-PAR’ın haddine değildir” dedi.

    Seyit Rıza’nın torunlarından, Rüstem Polat’ın oğlu Süleyman Polat, HÜDA-PAR Dersim Belediye Başkan Adayı Muhammet Ata Yüksel’in Seyit Rıza konağını yeniden inşa etme vaadine tepki göstererek PİRHA’ya konuştu.

    “İÇİMİZDEKİ DÜŞKÜNLERİ HIZIR VE SULTAN BABAYA HAVALE EDİYORUM”

    Seyit Rıza’nın torunlarından Süleyman Polat, “HÜDA-PAR Dersim Belediye Başkan adayı Muhammet Ata Yüksel, Seyit Rıza’nın 1938 yılında bombalanarak harabeye çevrilen Qonağa Gılor (Oda Gılore) dediğimiz ‘yuvarlak oda’nın bulunduğu Ovacık, Ağdat (Dumantepe) köyünü, aile yakınımız olan Hüseyin Kandil vasıtasıyla ziyaret etmişler ve konağın yanında açıklamalarda bulunmuşlar. Seyit Rıza’nın torunlarının da rızasıyla imece usulü Seyit Rıza’nın konağını inşa edip, restore edip tarihsel hafızayı canlandırma adına bir girişimde bulunmak istediklerini belirtmişler. Tarihi duruşuyla mühürlemiş bir şahsiyetin ardıllarından onun insani vizyonunun bırakmış olduğu itibarını şahsi anlamda idrak edemeyen ve kişisel menfaatlerinin zaafına yenik düşen, zalimin kapısına biat edip destur bekleyen içimizdeki düşkünleri de Hızır ve Sultan Baba’ya havale ediyoruz” dedi.

    “SEYİT RIZA’NIN İSMİNE SAHİP ÇIKMAK HÜDAPAR’IN HADDİNE DEĞİLDİR”

    Polat, yaşadığı dönem içerisinde yalanların, haksızlıkların, kirli siyasetlerin oyunlarına diz çökmeyip adını tarihe duruşuyla yazan bir şahsiyetin ismine ve değerlerine sahip çıkmak bizim nezdimizde HÜDA-PAR’ın haddi değildir” diyerek şöyle devam etti:

    “80 yıldır Seyit Rıza’nın mezarını dahi nerede olduğunu açıklamaya sessiz kalan bir zihniyetin bugün kendi siyasetleri, kendi beklentileri uğruna dedemiz Seyit Rıza’nın ismini sahiplenmek, onun değerlerini ve vizyonunu üstlenmek adına yaptığı açıklamaları samimi bulmuyoruz.

    “BU DAVA HERKESİN SAHİPLENEBİLECEĞİ BİR DAVA DEĞİLDİR”

    Bu dava ağır bir davadır ve herkesin sahiplenebileceği bir dava değildir. Tarihe mal olmuş şahsiyetlerin ve onların değerlerinin nezdinde bugün kendi kişisel beklentileriniz ve menfaatleriniz için bu değerleri kullanmaktan vazgeçin.”

    NE OLMUŞTU

    HÜDA-PAR Dersim Belediye Başkan adayı Muhammet Ata Yüksel, 14 Mart günü Rudaw’a verdiği demeçte şunları dile getirmişti:

    “Bizim çok önem verdiğimiz bir projemiz daha var. O da Seyit Rıza konağını yeniden inşa etmek. Biz Seyit Rıza konağını Munzur dağının taşıyla toprağıyla, Munzur dağının insanıyla, el birliğiyle, imece usulüyle yeniden konak haline getirmek istiyoruz. Keza bu konağı Seyit Rıza’ya ait hatıraları yeniden canlandıracak şekilde müzeye çevirmek istiyoruz ki bu hatıralar kaybolmasın bu hatıralarımızı yitirmeyelim ve geleceğe biz bunları uygun bir şekilde taşıyalım.”

    “HÜDA-PAR bir Alevi partisidir” başlıklı söz konusu söyleşi birçok kesimden tepki toplamıştı ve eleştiri konusu olmuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de bir kadın muhtar adayı: Çocuklarınızı eril zihniyetle yetiştirmeyin-VİDEO

    Dersim’de bir kadın muhtar adayı: Çocuklarınızı eril zihniyetle yetiştirmeyin-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de en büyük yarış muhtar adayları arasında gerçekleşiyor. Atatürk (Sihenk) Mahallesi muhtar adaylarından Perihan Dalgıç, genç ve işsiz bir kadın sosyolog olarak hem deprem, işsizlik, göç, sokak hayvanları, intihar ve Alevi inanç sorunlarını vurguladı, hem de kadınlara “Kimlikleriniz, inançlarınız, ideolojileriniz sizin önünüze geçmesin” diye seslendi.

     

    İşsizliğin ve ekonomik sıkıntıların çok yoğun yaşandığı Dersim’de, 31 Mart Yerel Seçimleri için en büyük yarış muhtar adayları arasında gerçekleşiyor. Kent merkezi ve ilçelerdeki mahallelerden köylere kadar sirayet eden bu yarış, belediye başkanlığı seçimlerini geride bırakacak noktada. Çünkü işsizliğin, ekonomik darboğazların ve buna bağlı olarak artan göçlerin tam merkezinde yer alan Dersim’de, muhtarlık makamı da en önemli istihdam alanlarından biri olarak görülüyor.

    DERSİM’İN EN BÜYÜK MAHALLESİNDE ONLARCA ADAY YARIŞIYOR

    Atatürk Mahallesi (Sihenk), Dersim’in en büyük mahallesi, en çok seçmenin yaşadığı bir yer, aynı zamanda Dersimli olmayan nüfusun da en çok yaşadığı bu mahallede çok sayıda muhtar adayı yarışıyor. Adayların çoğunluğu kadın yurttaşlardan oluşuyor. Kent genelinde kadın muhtar adaylarına ilgi de oldukça yoğun.

    Atatürk Mahallesi muhtar adaylarından birisi de Perihan Dalgıç. 1992 Dersim doğumlu Dalgıç, Munzur Üniversitesi Sosyoloji bölümü mezunu. Doğduğu günden beri kentten hiç çıkmamış, üniversiteyi de burada okumuş olan Dalgıç, hem genç hem de yüksek lisans yapmış olmasına rağmen, diğer birçok insan gibi işsiz. Ancak Perihan Dalgıç’ın projeleri ve hayalleri var.

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Atatürk Mahallesi (Sihenk) kadın muhtar adaylarından Perihan Dalgıç’a mikrofon uzattık.

    “BÜROKRASİ SAKAT VE İLERLEMİYOR”

    Munzur Üniversitesi’nde müzik sosyolojisi alanında Alevi deyişlerinin sosyoloji analizini çalışan Perihan Dalgıç, sohbetimize Max Weber’den bir alıntıyla başladı. Weber’in ‘bürokrasi topal ilerliyor’ cümlesinden hareketle, “Ama ben bürokrasinin topal değil sakat olduğunu ve ilerlemediğini düşünüyorum. Çünkü bizler vatandaş olarak, seçmen olarak karşımızda sorunlarımızın çözümü için bir muhatap bulamıyoruz. Muhatap bulduğumuzda da o kişi bizi ciddiye almıyor ve sorunlarımızla ilgilenmiyor. Ben de bu yüzden muhtar adayı olmak istedim ve gerçekten o devletin yetkili kurumlarıyla birlikte hareket ederek mahallem de dahil olmak üzere Dersim’in tüm genel sorunlarına bir çözüm bulmamız gerektiğine inananlardanım” dedi.

    “MUHTARLAR HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR ALGISINI KIRMAMIZ GEREK”

    Toplumda muhtarlarla ilgili oluşmuş bir algıdan şikayetçi olan Dalgıç, “Maalesef muhtarlar hiçbir şey yapmıyor. Evinde oturuyor, emekli olabilmek için bunu kullanabilen insanlar var ya da ek gelir mantığıyla girenler var. Bizim öncelikle toplumda bu algıyı, bu mantığı yıkmamız gerekir” dedi ve şunları ekledi:

    “Ben muhtar seçildikten sonra bir muhtar olarak da yine aynı şekilde insanların evini dolaşacağım. İnsanların sorunlarını dinleyeceğim. İnsanlar bu sorunları bana iletecek. Ben de mahallede valilik, belediye gibi kurumlarla iletişime geçerek sorunlarımızı çözüme kavuşturabilirim. Yani bir muhtar adayı olarak ya da sosyolog kimliğimi kullanarak, kadın kimliğimi çok kullanmak istemiyorum açıkçası. Ben bu konuda biraz eleştiriyorum çünkü şu anda benim girdiğim mahallede zaten 9-10 kadın muhtar adayı var. Dersim’de ‘kadın aday girmesin’ diye bir problem yok. Bence tam tersine kadınlar çok destekleniyor.

    “DERSİM GENÇSİZLEŞTİRİLMİŞ DURUMDA”

    Adamcılık ya da aşiretçilik mantığıyla oy verme anlayışını yıkabilirsem daha sonra bir sosyolog olarak Dersim üzerinde çalıştığım birçok çalışma var. Kendi kimliğimden yola çıkarak söylüyorum. Ben buradaki sorunları çok iyi biliyorum. Bugün sokak hayvanlarının bir problem olduğunu ya da çevre kirliliği, deprem, göç, boşanma ya da intihar, işsizlik… Bence şu anda en önemli problemler bunlar. Kendim de şu anda o işsiz kitlenin içerisindeyim. Yüksek lisans yapmış, sosyoloji bölümünü birincilikle bitirmiş biri olarak evde oturuyorsam bu gerçekten büyük bir problemdir. Bu sosyolojik bir vakadır bizim için. Bizim önce işsizliği çözmemiz gerekiyor. İşsizlikle birlikte gelen ekonomik sıkıntılarımız var. Ekonomik sıkıntılarla birlikte göç oluyor maalesef. Şu anda Dersim gençsizleştirilmiş durumda. Yani öyle bir tehlikeyle karşı karşıyayız.

    “ALEVİ KİMLİĞİNİN YAŞATILMASI GEREKİR”

    Ben Alevi kimliğinin, kültürünün de yaşatılmasını gerektiğini düşünenlerdenim. Maalesef bizim memleketimizde şu an öyle bir problem de söz konusu. Çünkü bizden sonraki nesil, şu anda maalesef kendi kültürünü, inancını, dilini yaşatamıyor. Bu konuyla ilgili çalışmalar, çalıştaylar, paneller düzenlenebilir. Bunu üniversiteyle ortaklaşa yapabiliriz.”

    “DERSİM’DE KADINA DEĞER VERİLİYOR”

    Atatürk Mahallesi’nde kadın aday olarak çok iyi karşılandıklarını, özellikle de yönetimde gençlerin olması yönünde isteğin olduğunu belirten Dalgıç, Dersim’de kadının yeri ile ilgili şunları ifade etti:

    “Dersim’de kadının yeri ve önemi bence iyi. Çünkü diğer bölgeleri düşündüğümüzde ya da incelediğimizde, kadınlar daha fazla eziliyor. Muhakkak ki burada da kadınlar eziliyordur. Tabii ki de psikolojik fiziksel, cinsel şiddete maruz kalıyorlardır ancak bence Dersim’de belki toplumsal kültürden, belki bağlı oldukları etnik inançtan, gelenek ve göreneklerden dolayı olabilir ama burada bence kadına değer veriliyor. Çünkü burada kadınlar birçok alanda ön planda, çok geride değiller. Bence destekleniyorlar.”

    “LÜTFEN ÇOCUKLARINIZI ERİL BİR ZİHNİYETLE YETİŞTİRMEYİN”

    Türkiye’de de olduğu gibi dünyada da kadınların halen öldürülmeye devam edildiklerini söyleyen Dalgıç, İstanbul Sözleşmesi’ne de dikkat çekerek kadınlara şöyle seslendi:

    “İslamcı bir kadın olabilirsiniz. Yani muhafazakarlığı destekleyen bir kadın olabilirsiniz. Sosyalist Marksist bir kadın olabilirsiniz. Liberal ya da devletçi bir kadın olabilirsiniz ama lütfen bağlı olduğunuz kimlikler, ideolojiler, inançlar; bunlar sizin haklarınızın önüne geçmesin. Bir anne olarak naçizane fikrim lütfen kız, erkek ne yetiştiriyorsanız yetiştirin. Lütfen eril bir zihniyetle, ataerkil, erkek bir zihniyetle yetiştirmeyelim çocuklarımızı. Cinsiyet toplumsallaştırılıyor maalesef bizim ülkemizde. Bunu lütfen yapmayalım kadınlar olarak.

    “ÇOCUKLARIMIZI CİNSİYETİ TOPLUMSALLAŞTIRMADAN YETİŞTİRMELİYİZ”

    Şöyle bir örnek vermek istiyorum. Atatürk Mahallesi’nde bir parka çocuğumu getirmiştim. Orada oğlumun üstünde pembe bir tişört olduğu için bir kadın tarafından tepkiyle karşılanmıştım; ‘Çocuğun erkek neden pembe giydirmişmişsin.’

    Lütfen çocuklarınızı böyle yetiştirmeyin, siz bütün renkleri sevdirmeyi öğretin. Pembeye, maviye, siyaha, beyaza, griye düşman olmayın. Bütün renkleri sevdirin. Bütün renkleri sevelim ki, o zaman gerçekten eşitlikçi, kadının ve erkeğin eşit olduğu bir toplumda yaşayacağız. Çocuklarımızı cinsiyeti toplumsallaştırmadan yetiştirmeliyiz ki, bu çocuklar da yarın öbür gün katil, eşini döven çocuklar olmasınlar. Şu anda bir kadın öldürülüyorsa suçlu sadece onu öldüren kişi midir? Hayır, çünkü onu yetiştiren bir zihniyet, bir aile, bir toplum, bir inanç, bir kültür var. O yüzden bizim gerçekten bu zihni yapılanmayı yıkmamız gerekiyor.

    Buradan yola çıkarak tüm dünya kadınlarının emekçi kadınlar gününü kutluyorum. Marks’ın çok güzel bir sözü vardır. Diyor ki, ‘Dünyanın bütün işçileri birleşiniz.’ Ben de diyorum ki lütfen dünyanın bütün kadınları birleşiniz. Kimlikleriniz, inançlarınız, ideolojileriniz sizin önünüze geçirmesin.”

    “SOKAK HAYVANLARI İÇİN ELAZIĞ ÖRNEĞİNİ DERSİM’E UYARLAYABİLİRİZ”

    Atatürk Mahallesi (Sihenk) kadın muhtar adaylarından Perihan Dalgıç, mahallenin sorunları ve buna dönük çözüm önerilerini de şöyle sıraladı:

    “Bence en büyük problemimiz deprem olduğu için, insanlar şu anda güvenli bir yerde oturmak istiyor. Binaların denetlenmesini istiyorlar. İkinci bir problemimiz maalesef sokak hayvanlarından çok şikayetçi insanlar. Şöyle yapılabilir; Elazığ’da görmüştüm. Orada mesela barınaklar oluyor. Bu barınaklarda sokak hayvanları besleniyor ve insanlara sahiplendiriliyor ve sahiplendirilemeyenler de genellikle kısırlaştırılıyor. Gerçekten Elazığ’da hiç sokak hayvanı görmüyorduk. Dersim’de de bunu yapabiliriz. Böyle barınaklar oluşturup, hayvanları orada besleyip sahiplendirebilirsek bunu yapabiliriz.

    “DERSİM’DE İNTİHAR ÇOK FAZLA, BUNUN ÖNÜNE GEÇMEMİZ LAZIM”

    Bence işsizlik de çok fazla ve insanlar artık işsizlik yüzünden Avrupa ülkelerine göç etmeye başladı. Bunu önlemek için bazı şeyler yapmalıyız. Bunu da ancak siyasi partiler, belediye ya da valilikle, artık nasıl yapabileceksek bilmiyorum ama bunun önüne geçmemiz gerekiyor. Diğer problemlerimizin en önemlisi intihar. Çünkü gerçekten Dersim’de şu anda intihar çok fazla. Bunun da önüne maalesef ki yine belirttiğim gibi kamu kurum kuruluşları ile özellikle aile sosyal politikalar aracılığıyla; çünkü orada sosyolog, sosyal hizmet uzmanları var. Bunlarla işbirliğine geçerek, halkı bilinçlendirerek intiharların önüne geçebiliriz.

    “BİR MUHTAR ADAYI AVUKAT, PSİKOLOG, SOSYOLOG OLABİLMELİ”

    Bence bir muhtar adayı, avukat, psikolog, sosyolog, felsefeci olabilmeli. Bizim toplum tipolojisine inmemiz gerekiyor. Ben de bu toplumda doğmuş, büyümüş, hiçbir zaman bu toprakların dışına çıkmamış, hatta üniversiteyi bile kendi memleketimde okumuş bir birey olarak, bu toplumun kültürünü, inancını bilen biriyim. Sorunlarını da çok iyi bilen biriyim ve gerçekten her alanda da temsiliyet kabiliyeti olan biriyim. Onları da iyi temsil edebileceğime inananlardan biriyim. O yüzden insanlardan oy istedim.”

    Nuray ATMACA-Eyüp HANOĞLU/DERSİM

     

  • Doğan: Dersim, DEM’den; DEM, Dersim’den kopartılamaz-VİDEO

    Doğan: Dersim, DEM’den; DEM, Dersim’den kopartılamaz-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, “Dersim, DEM’siz olmaz; DEM, Dersim’siz olmaz” dedi. Doğan, ittifak açıklaması yapan siyasi yapıların ‘Biz kurduk siz de gelin’ şeklindeki yaklaşımının, bu çalışmaları güçlendirmediğini ve ortaklaşmayı baypas ettiğini ifade etti.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, dünden bu yana devam eden Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına dair DEM Parti genel merkezinde bir basın toplantısı yaptı.

    Toplantıda merak edilen kentlere dair stratejilerine de değinen Doğan, “2019 yerel seçimlerinden farklı olarak 2024 yerel seçimlerindeki mottomuz kazandırmak ya da kaybettirmek değil, kazanmak. İstanbul, Adana, Muğla, Aydın, Kars, Mersin, Hatay, Dersim; bunlar özellikle seçtiğimiz iller değil ama bunlar kamuoyunda en çok merak edilen iller” dedi.

    “DERSİM, DEM’SİZ OLMAZ; DEM, DERSİM’SİZ OLMAZ”

    Alacakları pozisyonun dengeleri ne oranda nasıl değiştirebileceğinin farkında olduklarını ve böyle bir sorumlulukla çalıştıklarının altını çizen Ayşegül Doğan şunları kaydetti:

    “En geniş güç birliğinden yana bir parti olarak çok yönlü görüşmelerimiz sürerken, Dersim’e ilişkin bir açıklama geldi. Şunu biliyoruz ki, Dersim, DEM’siz olmaz; DEM, Dersim’siz olmaz. Dersim, DEM’den; DEM, Dersim’den kopartılamaz.
    Dersim’de EMEK Partisi, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Emek ve Özgürlük Cephesi (EÖC), Türkiye İşçi Partisi (TİP), 31 Mart Yerel Seçimlerinde ittifak kurmak için bir çalışma kararı aldıklarını açıkladılar. Bizim bu esnada görüşmelerimiz sürüyordu, bunun tekrar altını çiziyorum. Biz DEM Parti olarak kent uzlaşısı stratejisi temelinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yine tekrar ediyorum, en geniş güç birliğini oluşturmayı hedefleyerek bu çalışmaları sürdürüyoruz.

    “DERSİM BİZİM İÇİN ÖZEL BİR ÖNEME SAHİP, ÇÜNKÜ KAYYIMLA ELİMİZDEN ALINDI”

    Dersim de bu iller içerisinde, bizim için özel bir öneme sahip. Çünkü Dersim hatırlayalım bir önceki dönem kayyımla elimizden alınmış illerimizden biridir. Hal böyleyken ortaya çıkan son fotoğraf, yani Dersim İttifakı olarak adlandırılan ve açıklanan bu yan yana geliş kamuoyunda haklı bazı sorulara neden oldu. Açıklamayı yapan siyasal yapılar, bunun en demokratik ittifak olduğunu söyleyerek, herkesi oraya davet ettiklerini de ifade ettiler. ‘Biz kurduk siz de gelin’ şeklindeki yaklaşımının, bu çalışmaları güçlendirmediğini ve ortaklaşmayı baypas ettiğini ifade etmek gerekir.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Dersim seçiminden görmeye değer renkli kareler – VİDEO

    Dersim seçiminden görmeye değer renkli kareler – VİDEO

    PİRHA – Dersim’de seçim çalışmaları Dersim’in karakterine yakışır özgünlükte, güzellikte ve renklilikte geçiyor. Milletvekili adayları Meral Hanbayat Yeşil ve Alican Önlü’nün seçim çalışmalarına yansıyan özgün kareler bir video haline getirildi. 

    Dersim’de seçim çalışmaları Dersim’in karakterine yakışır özgünlükte, güzellikte ve renklilikte geçiyor. Milletvekili adayları Meral Hanbayat Yeşil ve Alican Önlü’nün seçim çalışmalarına yansıyan özgün kareler seçim çalışmalarını yürütenler tarafından bir video haline getirildi.

    Kısa kısa kesitlerden oluşan bu görüntüler aslında Dersim’deki seçim atmosferini gayet iyi anlatıyor.

    Video özlediğimiz günlük yaşam kareleriyle başlıyor. Dersimli bir grup bir araya gelmiş voleybol oynuyor. Munzur’un çağıldayan acelesine seçim çalışmalarının hareketliliği, gençliğin dinamizmi karışmış.

    “EL ELE VERİP BU ÇAMURDAN KURTULALIM”

    Sokakta yürüyen rengarenk HDP kitlesine balkondan bir kadın, “Her zaman böyle birlik beraberlik olduğu zaman biz umut dolu oluyoruz” diyor.

    70 yaşlarında bir ana “Hiç korkmasınlar, bunu diyorum. El ele tutuştuk mu hiç korkmayız. İsterlerse beni darağacına götürsünler, hiç korkum yok. El ele verip bu çamurdan kurtulalım. Ben bunu istiyorum” diyor.

    Yine yaşlı bir ana birlik beraberlik olmalı, hiç ayrım olmamalı, sadece seçim zamanında değil. Her zaman için diyor.

    “Tek Kelime birleşmek” ile ifade ediyor orta yaşlı bir erkek.

    “TABİİ Kİ DERSİM KADINI EN ÖNDE YÜRÜYECEK” 

    Munzur suyunun üzerindeki köprülerden birinde koca bir HDP konvoyu geçiyor. Bir ineğin de bu konvoyun temposuna ayak uydurması ilginç bir görüntü veriyor.

    Orta yaşlı bir kadın, “Tabii ki Dersim kadınının en ön saflarda yürümesi gerekir. Zaten kadın yapmazsa olmaz.”

    Yaşlı bir amca “En başta meclisteki barajı aşacağız, sonra gelip buradaki Munzur’un önündeki barajı yıkacağız” diye haykırıyor.

    Bir yaşlı amca kendi dilince, “Eğer çıkarsak barajı” Erdoğan’ı kastederek “Belki orada takla ola” durumu izah ediyor. Selahattin Demirtaş’ı kastederek “Ne yapmış ki içeridedir. Adam mı öldürmüş, hırsızlık mı yapmış. Oyumu ona vereceğim ya kime vereceğim? Niye vermeyeyim?” diye tamamlıyor.

    “DERSİMLİYİZ BİZDE YANLIŞ OLMAZ”

    Bir kadın gönlünden geçenleri canlandırmalı kırmancki (zazaca) olarak, “Selahattin Demirtaş Çıksın, Erdoğan yere gömülsün” diyor.

    Okey masasındaki gençler ise “Biz Dersimliyiz bizde yanlış olmaz.” Bir başka genç, “Biz tamamız abi ya” diyor.

    “SELO BAŞKAN ÇIKARSA BABAM DA ÇIKAR”

    Videonun en etkili karelerinden biri de 3-4 yaşlarındaki bir çocuğun Ana Fatma ziyaretinin başında dile getirdikleri oluyor. Çerağ yakıp ziyarete bırakınca dilek dilemiş belli ki. Konuşmasından anlıyoruz ki babası cezaevinde. “Selo Başkan bir an önce çıkarsa, benim babam da çıkar dileğinde bulundum” diyor.

    “Karanlığa karşı mum yakın, dünyanın en koyu karanlığı bir mumu söndürmeye yetmez” çağrısıyla bitiyor video. (HABER MERKEZİ)