Etiket: dersim şube

  • SES Dersim Şube: Gülistan Doku dosyasında  hastane kayıtlarının silinmesi soruşturulsun

    SES Dersim Şube: Gülistan Doku dosyasında hastane kayıtlarının silinmesi soruşturulsun

    PİRHA- Gülistan Doku soruşturması kapsamında şüphelilerin adliyeye sevk edildiği kritik saatlerde, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi’nden bir açıklama geldi. SES, Doku’ya ait hastane kayıtlarının silindiğini ve bu işlemi yapan ismin ödüllendirildiğini iddia ederek “organize bir suç” vurgusu yaptı.

    “HASTANE KAYITLARI SİLİNDİ Mİ?”

    SES Dersim Şubesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, kamuoyunun vicdanını yaralayan vahşet verici gelişmelerin takipçisi olunduğu belirtildi. Açıklamanın en dikkat çekici noktası ise dönemin hastane yönetimine yönelik suçlamalar oldu.

    Gülistan Doku’ya ait Tunceli Devlet Hastanesi kayıtlarının, dönemin başhekimi tarafından hızla silindiği ileri sürüldü.

    İddiaya göre, bu işlemin ardından ilgili başhekim, dönemin valisi tarafından ödüllendirilerek İl Sağlık Müdürü olarak atandı.

    “BU BİR DELİL KARARTMA GİRİŞİMİDİR”

    Sağlık kurumlarının en mahrem verilerin güvencesi olduğunu hatırlatan SES, hastane kayıtlarının silinmesinin sıradan bir idari hata olamayacağını vurguladı:

    “Bu durum, yalnızca etik değerlerin değil, hukuk devletinin temel ilkelerinin de açıkça ihlalidir. Hastane kayıtlarının silinmesi iddiası, ağır bir delil karartma girişimi olarak ele alınmalı ve derhal bağımsız bir soruşturma konusu yapılmalıdır.”

    SES’TEN YETKİLİLERE ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI

    Son dönemde yaşanan kadın katliamları ve şiddet olaylarının “cezasızlık politikaları”ndan beslendiğini belirten sendika, şu taleplerde bulundu:

    “-Gülistan Doku dosyası şeffaf bir şekilde yeniden ele alınmalıdır.

    -Hastane kayıtlarının silinmesine dair iddialar derinlemesine araştırılmalıdır.

    -Sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında dokunulmazlık zırhı gözetilmeksizin hukuki işlem başlatılmalıdır.”

    SES Dersim Şubesi, adaletin sağlanmasının tüm toplumun ortak talebi olduğunu hatırlatarak, yetkili kurumların kamuoyunu tatmin edecek düzenli bilgilendirme yapması gerektiğini ifade etti.

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Üniversitesi’nde kadro krizi: Tehdit iddiaları ve silahlı toplantı tepkisi!

    Munzur Üniversitesi’nde kadro krizi: Tehdit iddiaları ve silahlı toplantı tepkisi!

    PİRHA- Eğitim Sen Dersim Şubesi, Munzur Üniversitesi’nde 2025–2026 Bahar Dönemi açılışı kapsamında gerçekleştirilen fakülte kurul toplantılarında yaşananlara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

    Açıklamada, uzun süredir kadroları verilmeyen akademisyenlerin kadro taleplerini yeniden gündeme getirdiği belirtilerek, “Toplantılarda dile getirilen temel sorun; kadro süreçlerinde somut, ölçülebilir ve herkese eşit biçimde uygulanan objektif kriterlerin işletilmemesi ve benzer akademik niteliklere sahip kişiler arasında açık farklılıklar bulunmasıdır” denildi. Değerlendirme ölçütlerinin şeffaf biçimde açıklanmaması ve sürecin denetime kapalı yürütülmesinin keyfî uygulamaların önünü açtığı ifade edilerek, bu tablonun üniversitede liyakat ve eşitlik ilkelerinin sistematik biçimde zedelendiğini ortaya koyduğu vurgulandı.

    Açıklamada, kadro talepleri dile getirilirken rektör tarafından tehdit ve hakaret içeren ifadelerin kullanıldığı öne sürülerek, “Akademik bir kurul ortamında, öğretim elemanlarının mesleki hak taleplerine baskı diliyle karşılık verilmesi, kabul edilemez bir tutumdur” ifadelerine yer verildi. Eleştiriye tehdit ve aşağılayıcı ifadelerle karşılık verilmesinin akademik özgürlüğün ve ifade hakkının fiilen daraltılması anlamına geldiği belirtildi.

    Rektörün akademik kurul toplantılarına silahlı korumalar eşliğinde katıldığı belirtilen açıklamada, bunun üniversite yönetim anlayışı açısından ciddi bir kırılmaya işaret ettiği ifade edildi. Bilimsel tartışma ve karar alma süreçlerinin yürütüldüğü bir kurulda silahlı güvenlik unsurlarının bulunmasının akademik özgürlük ve kurumsal güven ortamıyla bağdaşmadığı kaydedildi.

    Üniversite içinde çalışanlara ilişkin bilgilerin çeşitli kanallar üzerinden anlık olarak takip edildiği ve dolaşıma sokulduğu yönünde güçlü bir kanaat bulunduğu aktarılan açıklamada, akademik, idari ve teknik personelin mesleki faaliyetlerinin bu şekilde izlenmesi ve kayıt altına alındığına dair yaygın değerlendirmenin üniversite içinde güvensizlik ve tedirginlik yarattığı belirtildi. Sürekli denetim hissi altında çalışılan bir kurum yapısında ifade özgürlüğünün ve bilimsel üretkenliğin zarar göreceği ifade edildi.

    Açıklamada öğrencilerle ilgili gelişmelere de değinilerek, İŞKUR Gençlik Programı kapsamında çalışan bazı öğrencilerin, rektör tarafından gerçekleştirilen bir toplantıya katılmadıkları gerekçesiyle programdan çıkarılmasının öngörüldüğü belirtildi. Öğrenciler hakkında açık bir disiplin süreci işletilmeden ve savunma hakları tanınmadan böyle bir yaptırımın gündeme getirilmesinin idari yetkinin sınırlarının aşılması anlamına geldiği ifade edildi. Bir toplantıya katılmama fiilinin işten çıkarma sonucuna bağlanmasının orantısız ve ağır bir müdahale olduğu kaydedildi.

    Tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, kadro süreçlerinde şeffaflık ve eşitliğin sağlanmaması, akademik kurul toplantılarında kullanılan tehditkâr dil, toplantılara silahlı korumalar eşliğinde katılım ve öğrenciler hakkında öngörülen orantısız yaptırımların üniversitenin kurumsal yapısına ciddi zarar verdiği vurgulandı. Açıklamada, üniversitelerin hukuk, liyakat ve akademik özgürlük ilkeleriyle yönetilmesi gerektiği belirtilerek, bu ilkelerin sistematik biçimde zedelenmesinin yalnızca çalışanların ve öğrencilerin haklarını değil, üniversitenin bilimsel itibarını ve kentin kültürel kimliğini de aşındırdığı ifade edildi.

    Eğitim Sen Dersim Şubesi, üniversite yönetiminin asli sorumluluğunun güven, şeffaflık ve adalet temelinde bir kurumsal işleyişi tesis etmek olduğunu belirtti.

    PİRHA/DERSİM

  • BES Dersim Şubesi, yeni adli yıla dair taleplerini sıraladı

    BES Dersim Şubesi, yeni adli yıla dair taleplerini sıraladı

    PİRHA- Adli yıl açılışı dolayısıyla büro emekçilerinin taleplerine dikkat çeken BES Dersim Şubesi, iş yükü altında ezildiklerini belirterek, şartların düzeltilmesi çağrısında bulundu.

    BES emekçileri Dersim’de yeni adli yılda büro emekçilerinin artan iş yükü altında ezildiğine dikkat çekerek, taleplerini sıraladı.
    Büro Emekçileri Sendikası ( BES) Dersim Şubesi, adli yıl açılışı dolayısıyla büro emekçilerinin taleplerine dair şube binasında düzenlediği açıklamaya, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) bileşenleri katıldı.

    “ANAYASAL HAKLAR KEYFİ OLARAK ENGELLENİYOR”

    BES Dersim Şube Hukuk Sekreteri Murat Biroğlu, AKP iktidarının geçmişte cemaatle kurduğu yargı tahakkümünü bugün de farklı kesimlerle muhalefeti susturmak için kullandığını belirterek, “Kendi kurdukları mevcut yargı sistemi içerisinde bile benimsemedikleri yargı kararlarını tanımayan siyasi iktidar, Anayasal hakların kullanılmasını bile keyfi olarak engellemeye çalışıyor” dedi.

    “YARGI EMEKÇİLERİNE ÜVEY EVLAT MUAMELESİ”

    İktidarın politikalarından emekçilerin, kadınların ve gençlerin zarar gördüğünü dile getiren Biroğlu, “Bu süreçte siyasi iktidar bir türlü bitiremediği yargı reformu paketlerini açıklamaya devam etmektedir. İktidarın üst üste açıkladığı yargı reformu paketleri kimsenin derdine deva olmadığı gibi, ağır iş yükü altında ezilen yargı emekçilerinin sorunlarını da her defasında görmezden gelmektedir. Yargı sisteminin bağımsızlığını kaybetmesi, periyodik olarak çıkarılan yargı paketleri ve dava sayılarındaki artış ve yıllarca süren dava süreçleri yargı emekçilerinin çalışma hayatını kâbusa çevirmiş durumdadır.

    Bir yandan iş yükü, mobbing, bir yandan keyfi olarak açılan soruşturmalar, mesai kavramını gözetmeksizin çalışmaya zorlanan yargı emekçilerini yıpratıyor. Sürekli açıklanan yargı paketlerinde ekonomik, özlük ve sosyal haklarının düzeltilmemesi, yetkili olan sendikaların bu durum karşısında sessiz kalmaları, yargı emekçilerinin üvey evlat muamelesi görmesine neden olmaktadır” diye belirtti.

    TALEPLER DİLE GETİRİLDİ 

    Biroğlu, taleplerini şöyle sıraladı: “Ayrım yapılmaksızın, tüm yargı emekçilerine mesai ücreti ödenmesi sağlanmalıdır. Ulaşım ücretleri ayrımsız her ilde verilmelidir. Havuz paralarının, yargı emekçilerinin lehine olacak şekilde düzenleme yapılarak ödenmesine tekrar başlanmalıdır. İş yükü nedeniyle personel alımına gidilmeyip yargı emekçilerinin üzerinde baskı kurularak sorunun çözümüne çalışılmaktadır. Bu uygulamadan vazgeçilerek yeterli personel istihdamı yapılmalıdır. Mobbinge maruz kalan personelin durumunun değerlendirilmesi, mobbingin önlenmesi amacıyla kurumlarda bir kurul oluşturulması, mobbing uygulayan amire yaptırım uygulanması için düzenleme yapılmalıdır. Yargı kurumlarında kreş açılmalıdır. Mülakat değil, liyakat esas alınmalı, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarıyla kurum içinden atamalara devam edilmelidir. Yargı hizmetleri sınıfı oluşturulmalı kadro ve unvanlar yeniden tanımlanmalıdır. İşyerinde hiçbir pozisyon, kadro, unvan ve kademede cinsiyetçi iş bölümü yapılmamalıdır.”

    PİRHA/DERSİM