Etiket: destek

  • Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Pınarbaşı Beldesi’ne iş makinası hibe etti

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Pınarbaşı Beldesi’ne iş makinası hibe etti

    PİRHA-Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi depremden etkilenen Pınarbaşı (Bulam) Belediyesi’ne bir adet kepçe hibe etti.

    Depremde 70’e yakın evin yıkıldığı Pınarbaşı (Bulam) Belediyesi’ne Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından bir adet kazıcı-yükleyici kepçe hibe edildi.

    Belde, depremle birlikte artan maliyetlerden dolayı beldeye gelen ödeneğin yetersiz olduğunu söylemişti. Belde çalışmaların ilerlemesi için dayanışma ve destek talebinde bulunmuştu. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, 6 Şubat depremlerinde etkilenen Pınarbaşı Beldesi’ne çalışmalarının aksamaması amacıyla kazıyıcı-yükleyici desteğinde bulundu.

    Pınarbaşı Beldesi Eş Başkanı Hüseyin Uzun, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerini sunduğunu ifade ederek şu açıklamayı yaptı:

    “Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi deprem yaralarını daha hızlı sarabilmemiz için beldemize bir adet kazıcı-yükleyici araç desteğinde bulunarak hibe etmiştir. Bize gösterdikleri dayanışma için kendilerine teşekkür ediyoruz.”

    PİRHA/ADIYAMAN

     

  • 10 ülkeden 30 sanatçıdan, açlık grevindeki Grup Yorum üyelerine destek, hükümete çağrı

    10 ülkeden 30 sanatçıdan, açlık grevindeki Grup Yorum üyelerine destek, hükümete çağrı

    PİRHA-Arkadaşlarının bulunduğu ve ailelerine yakın cezaevlerine sevk edilme talebiyle açlık grevinde olan Grup Yorum üyeleri Rezzan Şengül ve Vedat Doğan’ın taleplerinin kabul edilmesi için 10 ülkeden 30 sanatçı hükümete çağrı yaptı. Sanatçılar, “10 ülkeden 30 sanatçı olarak Grup Yorum emekçileri Rezzan Şengül ve Vedat Doğan’ın kuyu tipi hapishaneler kapatılsın, aileleri veya arkadaşlarının bulunduğu bir hapishaneye sevk edilmeleri taleplerinin derhal kabul edilmesini istiyoruz” dedi.

    Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Grup Yorum üyeleri Rezzan Şengül 168, Vedat Doğan ise 164 gündür S, R ve Y Tipi olmayan, arkadaşlarının bulunduğu ve ailelerine yakın cezaevine sevk edilme talebiyle açlık grevi yapıyorlar.

    “REZZAN ŞENGÜL VE VEDAT DOĞAN’IN TALEPLERİNİN DERHAL KABUL EDİLMESİNİ İSTİYORUZ”

    10 ülkeden 30 sanatçı, arkadaşlarının bulunduğu ve ailelerine yakın cezaevlerine sevk edilme talebiyle açlık grevinde olan Grup Yorum üyeleri Rezzan Şengül ve Vedat Doğan’ın taleplerine destek verdi. Sanatçılar tarafından yapılan açıklamada, “10 ülkeden 30 sanatçı olarak Grup Yorum emekçileri Rezzan Şengül ve Vedat Doğan’ın, kuyu tipi hapishanelerin kapatılması, aileleri veya arkadaşlarının bulunduğu bir hapishaneye sevk edilmeleri taleplerinin derhal kabul edilmesini istiyoruz” denildi.

    Rezzan Şengül ve Vedat Doğan’ın taleplerinin kabul edilmesi için destek veren 30 isim şöyle:

    -K.O Akhil, Film Yapımcısı ve Görüntü Yönetmeni (Hindistan)

    -İsmail Kızıldoğan, Karikatürist (Belçika)

    -Eva Dieverath, Ressam (Yunanistan)

    -Manuela Costa, (İtalya)

    -George Zervakis, Hip Hop Sanatçısı (Yunanistan)

    -Giannis TNT (Yunanistan)

    -Konstantina Kaltsouni, Heykeltıraş (Yunanistan)

    -Rationalistas, Müzik Grubu (Yunanistan)

    -Francesco “Kento” Carlo, Müzisyen (İtalya)

    -Andrea Gozzi, Müzisyen (Kanada)

    -Marcel Rommerskirchen, Müzisyen (Almanya)

    -Stelios Christodoulou, Müzisyen (Yunanistan)

    -Dionysis Antonatos, Müzisyen (Yunanistan)

    -Mixalis Gdontelis, Grafik Tasarımcı (Yunanistan)

    -Ben Lunn, Besteci (İskoçya)

    -Ippazio Antonio Luceri, Edebiyat Öğretmeni (İtalya)

    -İlkay Seven, Grafik Sanatçısı (Bratislava, Slovakya)

    -Vsevolod Razumnyi, Gazeteci (Rusya)

    -Barış Güney, Müzisyen (İngiltere)

    -Laura Knapp, Müzisyen (Almanya)

    -Umuda Haykırış, Müzik Grubu (Almanya)

    -Ilenia Cotardo (İtalya)

    -Samuele Giuliobello, Müzisyen (İtalya)

    -Giacomo Montefusco, Müzisyen (İtalya)

    -Camille Antoine Molinos, Müzisyen (Fransa)

    -Stratis Giannoulis, Müzisyen (Yunanistan)

    -Leonidas Karampasis, Fotoğrafçı (Yunanistan)

    -loannis Kakaronis, Müzisyen (Yunanistan)

    -Aristidis Apostolis, Müzisyen (Yunanistan)

    -Hakan Akmaz, Müzisyen (Yunanistan)

    (HABER MERKEZİ)

  • İHD Dersim Şubesi, 29 yıl önce gözaltında kaybedilen Nihat Aydoğan’ın akıbetini sordu-VİDEO

    İHD Dersim Şubesi, 29 yıl önce gözaltında kaybedilen Nihat Aydoğan’ın akıbetini sordu-VİDEO

    PİRHA-Cumartesi Anneleri’nin adalet mücadelesine destek amaçlı açıklama yapan İHD Dersim Şubesi 29 yıl önce gözaltında kaybedilen Nihat Aydoğan’ın akıbetini sordu.

    Cumartesi Anneleri eyleminin 973. haftasında, İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi, Seyit Rıza Meydanı’nda 29 yıl önce gözaltında kaybedilen Nihat Aydoğan’ın akıbetini sordu.

    Basın açıklamasını İHD Dersim Şubesi üyesi Nurşat Yeşil okudu. Açıklamada, ‘AYM kararı uygulansın, Galatasaray ablukası kaldırılsın’ pankartı açıldı.

    “ABLUKA TAMAMEN KALDIRILSIN”

    Açıklama öncesinde konuşan İHD Dersim Şube Başkanı Gürbüz Solmaz, “Bizim amacımız Galatasaray Meydanı’nda ki ablukanın tamamen kaldırılmasını istiyoruz. Bu nedenle eylem ve etkinliklerimiz devam edecek” diye belirtti.

    “NİHAT AYDOĞAN İÇİN ADALET İSTİYORUZ”

    973 haftadır, kayıplarını gündeme taşımak ve devleti yönetenlerin sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlamak amacıyla kamuoyu yaratmaya çalıştıklarını söyleyen Nurşat Yeşil, “973. haftamızda “Hakikat açıklansın, Nihat Aydoğan için adalet istiyoruz” diyerek kamuoyu karşısındayız. 30 Kasım 1994 sabahı erken saatlerde Aydoğan ailesinin evi çok sayıda özel tim, asker ve korucu tarafından basıldı. Eşi ve çocuklarının önünde darp edilen Nihat Aydoğan elleri ve gözleri bağlı, kanlar içinde önce Midyat Jandarma Karakolu’na, oradan da Mardin Jandarma Merkez Komutanlığı’na götürüldü. Nihat Aydoğan’dan bir daha haber alınamadı. 973. haftamızda devletin koruması altındayken kaybedilen Nihat Aydoğan’ın akıbetinin açığa çıkarılması ve suçun failleri hakkında etkin soruşturma ve kovuşturma yürütülmesini talep ediyoruz. 973. haftamızda bir kez daha söylüyoruz kaç yıl geçerse geçsin; Nihat Aydoğan için, tüm kayıplarımız için, adalet istemekten, kayıplarımızı aramaktan, faillerinin yargılanarak cezalandırılmalarını talep etmekten vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    Basın açıklamasının ardından 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • İHD Dersim Şubesi: Fehmi Tosun’u ve tüm kayıplarımızı aramaktan vazgeçmeyeceğiz-VİDEO

    İHD Dersim Şubesi: Fehmi Tosun’u ve tüm kayıplarımızı aramaktan vazgeçmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Cumartesi Anneleri’nin adalet mücadelesine destek amaçlı açıklama yapan İHD Dersim Şubesi 28 yıl önce gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un akıbetini sordu.

    Cumartesi Anneleri eyleminin 969. haftasında, İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi, Seyit Rıza Meydanı’nda 28 yıl önce gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un akıbetini sordu.

    Açılamayı İHD Dersim Şube Yöneticisi Hüseyin Yaşar Sezgin okudu. Açıklamada, ‘AYM kararı uygulansın, Galatasaray ablukası kaldırılsın’ pankartı açıldı.

    “DERSİM’DE Kİ YASAK KARARINI KINIYORUZ”

    Filistin’de yaşanan katliama ilişkin Dersim’de yapılmak istenen açıklamanın valilik tarafından yasaklanmasına tepki gösteren İHD Dersim Şube Başkanı Gürbüz Solmaz, “Her yerde Filistin’de yaşanan katliama ilişkin açıklamalar yapılırken Dersim’de yasaklamaların olmasını kınıyoruz” diye belirtti.

    “FERYADIMIZA ŞİMDİ İŞKENCE ÇIĞLIKLARIMIZ EŞLİK EDİYOR”

    Demokratik yönetimlerde kamu idaresinin öncelikli görevinin bireyin hak ve özgürlüklerini güvenli bir biçimde kullanmasını sağlamak olduğunu ifade eden Hüseyin Yaşar Sezgin, “Beyoğlu Kaymakamlığı ise, Anayasa Mahkemesi’nin “haklı ve ikna edici” bulmadığı gerekçelerle, Anayasa’ya aykırı yasaklama kararları alarak hak ve özgürlüklerimizi kullanmamızı engelliyor. Gözaltında kaybedilen sevdiklerimiz bulunsun talebimize devleti yönetenler, dozu gittikçe artan polis şiddeti ile karşılık veriyor. 28 haftadır İstiklal Caddesi ve Galatasaray adeta açık işkence mekânına dönüşmüş durumda. Galatasaray’dan yükselen “Kayıplarımız nerede?” feryadımıza şimdi işkence çığlıklarımız eşlik ediyor” dedi.

    “GALATASARAY MEYDANI’NDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ” 

    Fehmi Tosun’un 1995 yılında arkadaşı Hüseyin Aydemir ile evden ayrıldıktan sonra bir daha evlerine dönemediklerini belirten Sezgin, “Fehmi Tosun akşam saatlerinde silahlı, telsizli, sivil giysili üç kişi tarafından 34 UD 597 plakalı beyaz Renault araçla evinin önüne getirildi. Eşi ve çocukları Fehmi’nin yanına koşunca zorla araca bindirilerek götürüldü. Hemen Avcılar Karakolu’na giden Hanım Tosun olanları anlattı, eşini kaçıran aracın plakasını verdi ve duruma müdahale edilmesini istedi. Plakayı kontrol eden ve telefonla görüşmeler yapan polisler “Bizim yapacağımız bir şey yok” dedi. Hanım Tosun ve İnsan Hakları Derneği tüm yasal yollara başvurdu, olayı hükümetin ilgili birimlerine ve kamuoyunun gündemine taşıdı. Ancak Fehmi Tosun’un gözaltına alındığı kabul edilmedi ve kendisinden bir daha haber alınamadı. 969. haftamızda bir kez daha söylüyoruz Fehmi Tosun’u ve tüm kayıplarımızı aramaktan, faillerinin yargılanarak cezalandırılmasını talep etmekten vazgeçmeyeceğiz. Kayıplarımızla buluşma mekanımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    Açıklamanın ardından 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • 58 kuruluştan Sezgin Tanrıkulu’na destek açıklaması: Hiçbir kurum eleştiriden muaf değildir

    58 kuruluştan Sezgin Tanrıkulu’na destek açıklaması: Hiçbir kurum eleştiriden muaf değildir

    PİRHA- TV100 kanalında TSK ile ilgili ifadeleri nedeniyle hakkında soruşturma açılan ve hedef gösterilen CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’na Alevi kurumlarının da içinde olduğu 58 kuruluştan daha destek açıklaması geldi.

    Bir televizyon kanalına telefonla bağlanarak TSK ile ilgili yorum yapan ve hakkında soruşturma açılıp hedef gösterilen CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’na destek açıklamaları gelmeye devam ediyor.

    TANRIKULU’NUN TARTIŞMA YARATAN AÇIKLAMALARI

    TV100 kanalında yayınlanan bir programda Tanrıkulu şu ifadeleri kullanmıştı:
    “TSK’nın yaptığı her şey, eleştiriden azade değil. Biz milletvekiliyiz bunları sorgularız. TSK değil mi 12 Eylül’de darbe yapan? Bu ordu değil mi 15 Temmuz’da darbe girişimi yapan, köyleri yakan… Benim takip ettiğim davalar var. 15 köylüyü helikopterden atan TSK değil mi? AİHM kararıyla sabit hale gelen… Biz eleştirel yaklaşırız. Soru sorarız, doğru olup olmadığını sorarız, TSK üzerinden bu tür şaibelerin kalkması amacıyla bunu sorarız. 40 yılda her şeyi doğru yapsaydı Türkiye bu durumda olmazdı. AİHM kararı orada, 15 tane köylü, kim attı? Bu kadar köyü yaktı? Daha yeni Roboski, Uludere oldu… Sizler de eleştirel yaklaşamadığınız için Türkiye bu noktaya geldi”

    BİR KESİM HEDEF GÖSTERDİ, BİR KESİM DESTEKLEDİ

    Bu açıklamalarından sonra ilk olarak TV100 kanalı Tanrıkulu’nu TSK’ye iftira atmakla itham etmiş, bu açıklamalar kamuoyunda tartışılmış ve hedef gösterilmişti. Bu açıklamalara ilişkin olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da Tanrıkulu hakkında soruşturma başlatmıştı. Bu gelişmelerin ardından CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun, milletimizin gözbebeği Türk Silahlı Kuvvetleri’ni töhmet altında bırakan ifadeleri kabul edilemez” ifadelerini kullanmış, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise “TSK bizim göz bebeğimizdir” açıklamasında bulunmuştu.

    Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan da kampanyaya katılarak, “Bu şahıs, dünyanın en şerefli, en mert ordusuna dil uzatmanın cezasını hukuk önünde alacaktır. Düşmanlarının bile mertliğinden övgüyle söz ettiği Türk Silahlı Kuvvetlerimize yapılan bu namertçe hakaret, iftiralar cezasız kalmayacaktır” demişti.

    Tüm bu gelişmelere rağmen geri adım atmayan ve hakkında ağır eleştirinin ötesine geçen açıklamalar yapan herkesle hukuk önünde hesaplaşacağını, zora düşünce susanlardan olmadığını belirten Tanrıkulu’na Diyarbakır Barosu’ndan başlayarak destekler de gelmeye başlamıştı.

    “SEZGİN TANRIKULU YALNIZ DEĞİLDİR”

    Son olarak 58 kuruluş ve platformdan “Sezgin Tanrıkulu Yalnız Değildir” başlıklı bir destek açıklaması geldi. Demokrasilerde eleştiriden, denetimden, hesap vermeden muaf hiçbir kurum, kuruluş ve kişi olmadığı hatırlatılan açıklamada, “Milletvekillerinin görevi devletin kurum ve kuruluşlarını millet adına denetlemek, varsa suç, hata ve eksiklikleri eleştirerek millete açıklamaktır. Sezgin Tanrıkulu ‘TSK’nın yaptığı her şey eleştiriden azâde değildir. TSK üzerinden bütün şaibelerin kalkması amacıyla bunları sorarız’ derken görevinin gereğini yerine getirmiştir” denildi.

    “ORDUYA DİL UZATMAK DEĞİL, BU TÜR SUÇLARIN İŞLENMEMESİ İÇİN YURTTAŞLIK GÖREVİDİR”

    Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “Vesayetçi zihniyetin seçilmiş iktidarlara karşı giriştiği askerî darbelerden çok çekmiş bir ülkede; kimi birimleri tarafından halka, yurttaşlara, insan haklarına karşı tümü belgelerle ve yargı kararlarıyla kanıtlanmış suçların dile getirilmesi ‘orduya dil uzatmak’ değil bu tür suçların işlenmemesi için yurttaşlık görevini yerine getirmektir.

    Yasal açıdan suç sayılamayacak, bağlayıcı ve kesin AİHM ve AYM kararları ile hüküm altına alınan gerçekler üzerinden eleştiri ve uyarı mahiyetindeki sözleri nedeniyle lince uğratılan Sezgin Tanrıkulu’nun arkasında olduğumuzu bildirirken, ona karşı çıkan, suçlayan ve desteklerini esirgeyenlerin de demokrasi ve sivil siyaset adına söyleyecekleri sözleri kalmadığını hatırlatmak isteriz.”

    İMZALAYAN KURULUŞ VE PLATFORMLAR

    2017 Bodrum Yurttaş İnisiyatifi

    78’liler Girişimi

    Adıyamanlılar Derneği

    Akdeniz Engelliler Federasyonu

    Alevi Bektaşi Federasyonu

    Alevi Dernekleri Federasyonu

    Amed Dernekler Federasyonu

    Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu

    Bismilliler Derneği

    Bitlis Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu (BİTLİSKON)

    Boğaziçi Üniversitesi Müdahil Mezunlar

    Çağdaş Avukatlar Grubu

    Datça Demokrasi Platformu

    Demokrasi İçin Birlik (DİB)

    Demokrasi İçin Hukukçular

    Demokratik Alevi Dernekleri

    Diem25 Türkiye Kolektifi

    Diyalog Grubu

    Doğubeyazıtlılar Derneği

    Doğu-Güneydoğu Dernekleri (DGD) Platformu

    Düşünce Suçu(!?)na Karşı Girişim

    Elih Batman Dernekler Federasyonu

    Emekliler Dayanışma Sendikası

    Engelli Hakları ve Engelsiz Gelecek Derneği

    Engelliler Konfederasyonu

    Engelsiz Bileşenler Federasyonu

    Garip Dede Dergâhı

    Görme Engelli Müzisyenler Derneği

    Güngören Demokrasi Platformu

    Hak ve Adalet Platformu

    Halkevleri

    Iğdır Dernekler Federasyonu

    İklim Adaleti Koalisyonu

    İnsan Hakları Derneği Genel Merkezi

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK)

    Karakoçan Dernekleri Federasyonu

    Katılımcı Avukatlar (KAV) Grubu

    KAYY-DER Kültür Derneği

    Mardin Dernekler Federasyonu

    Mersin Mezitli Engelli Çocuk Anneleri ve Gönüllüler Derneği

    Muğla Çevre Platformu

    Muş Dernekler Federasyonu

    Ortak Yaşam Ağı

    Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD)

    Özgürlükçü Demokrat Avukatlar

    Patnos Dernekler Federasyonu

    Silvanlılar Derneği

    Siverek Görme Engelliler Derneği

    Şirvan Dernekler Federasyonu

    Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı

    Türk Tabipleri Birliği (TTB)

    Türkiye-Almanya Kültür Forumu

    Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği (UNİVDER)

    Validebağ Direnişi

    Validebağ Savunması

    Yeryüzü Güncesi

    Yurttaş Girişimi

     

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu ve Yavaş’tan Kılıçdaroğlu’na destek

    İmamoğlu ve Yavaş’tan Kılıçdaroğlu’na destek

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in adaylık çağrısı yaptığı Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş’tan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek açıklaması geldi.

    Cumhurbaşkanlığı adaylığında uzlaşıya gelmeyen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı adaylık çağrısı yaptığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’tan saatler sonra açıklama geldi. Akşener’in çağrısını reddeden İmamoğlu ve Yavaş, Kılıçdaroğlu’na tam destek verdi.

    İmamoğlu ve Yavaş’ın aynı dakikalarda sanal medyadan yaptığı paylaşımlarda, Millet İttifakı ile yola devam edeceklerini vurguladı.

    Mansur Yavaş, “Bugüne kadar yaptığımız açıklamalarda Genel Başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun iradesi dışında hareket etmeyeceğimizi belirtmiştik. Aynı çizgideyiz. Temennimiz, Millet İttifakı’nın tüm paydaşlarıyla yoluna devam etmesidir” açıklamasını yaptı.

    Ekrem İmamoğlu ise yaptığı açıklamada, “Millet İttifakı halkımızın içinden geçtiği zor bir dönemde ağır bir sorumluluk alarak devleti etkin ve demokratik, toplumu huzurlu ve zengin kılma iradesiyle kurulmuş bir siyasi birliktir. Milletimize çaresiz, umutsuz ve yalnız olmadıklarını göstereceklerine inanıyorum. CHP’nin öz evladı ve Millet İttifakı’nın Belediye Başkanı olarak milletimizin arzu ettiği birlik içinde, ittifak masasında irademizi temsil eden Sayın @kilicdarogluk ’un ve Millet İttifakı’nın, eksilmeden çoğalarak büyüyeceğinden şüphem yoktur. @mansuryavas06” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • PİRHA, pirha.org adresinden yoluna devam edecek

    PİRHA, pirha.org adresinden yoluna devam edecek

    PİRHA- PİRHA, pirha.org adresinden yoluna devam edecek. Pir Haber Ajansı Yönetim Kurulu yaptığı yazılı açıklamada, Alevi toplumunun sesi olan ve  6 yıldır aralıksız haber üreten ve kendi alanında bir ilk olan Pir Haber Ajansı’na Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden erişime kapatılmasına karşı hukuki mücadeleyi başlattıklarını belirterek, bundan böyle ajansın pirha.org ile yoluna devam edeceğini bildirdi. Açıklamada, bu süreçte destek veren tüm canlara teşekkür edildi. 

    Merkezi İstanbul’da olan, 2016 yılından bu yana yayın hayatını sürdüren ajansımız Pir Haber Ajansı’nın (PİRHA) internet sitesine hiçbir gerekçe gösterilmeden 9 Mart’ta erişim engeli getirildi.

    Alevi toplumuna ait bir haber ajansı olması açısından bir ilk olan ve ‘pirha.net’ adresi üzerinden yayın yapan Pir Haber Ajansı’na (PİRHA) Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir herekçe gösterilmeden erişim engeli getirildi.

    “PİRHA’ya erişim engelini herhangi bir haberden dolayı değil, genel geçer, ortaya karışık bir kararla vermişler. Anormal, absürt bir karar” diyen Avukat Seyit Demir ajans adına, ‘pirha.net’ adreine erişim engelinin kalkması için Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliği’ne dilekçe verdi. Böylece hukuki süreç başlatılmış oldu.

    Ajansımız, hukuki sürecin sonuçlanmasını beklemeden kamuoyunun haber alma hakkını gözeterek pirha.org ile yoluna devam etme kararı aldı.

    Pir Haber Ajansı (PİRHA) Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle:

    “Alevi toplumunun kendi sesini ve rengini kamuoyuna yansıtma aracı olarak yayın hayatına giren ve 6 yıldır aralıksız haber üreten ve kendi alanında bir ilk olan ajansımız Pir Haber Ajansı’na (PİRHA) Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden 08-03-2022 tarihinde erişim engeli getirildi.
    Son yıllarda Alevi toplumu eşit yurttaşlık hakkı talebi başta olmak üzere, Alevilere ait cemevlerinin ibadethane sayılması, zorunlu din derslerinin kaldırılması, devletin inançlara eşit yaklaşması ve Türkiye’nin demokratikleştirilmesi temelinde ısrarlı bir tutum sahibi oldu. Bu tutumunu ise kendi emeği ve lokmaları ile kurduğu Pir Haber Ajansı gibi yayın organları üzerinden kamuoyuna taşıdı. Baskıcı, dışlayıcı, yok sayıcı politikaları, Alevilerin evlerinin işaretlenmesinden kimliklerinden dolayı aşağılanmaları, işlerinden edilmeleri, normal hizmetlerden bile mahrum bırakılmaları, yaşadıkları toprakların, inanç merkezlerinin, ziyaretlerinin talan edilmesine kadar her türlü hakikati toplum bu ajans üzerinden takip etme imkanını yakaladı.
    Tabii ki kendilerine ait güzelliklere de; cemevinden dergahına, köyünden mezrasına, ziyaretinden dağına, suyuna, duasından doğayla ilişkisine, semahından deyişine, gülüşüne, yakarışına kadar yaşamının her anına dair renklere de bu ajans emekçilerinin çabası üzerinden ulaştı.
    Geldiğimiz noktada ortaya çıkan iki sonuç Pir Haber Ajansının doğru yolda olduğunu gösteriyor.

    DESTEĞİNİ ESİRGEMEYEN TÜM CANLARA TEŞEKKÜRLER

    Birincisi; PİRHA’nın bu gücünü gören ve Alevileri olduğu gibi kabul etmek yerine Sünnileştirmeyi stratejik bir politika olarak önüne koymuş olan aklın PİRHA’yı engelleme çabaları doğru yolda olduğumuzu gösterir.
    İkincisi; Erişim engelinden hemen sonra gerek sosyal medya üzerinden ve gerekse basın açıklaması gibi değişik yol ve yöntemlerle sesini yükselten, PİRHA’ya sahip çıkan milyonlarca takipçinin, basın ve ifade özgürlüğüne inanan demokratik kamuoyunun, Alevi kurumunun, Pirin, Ananın gösterdiği tepki doğru yolda olduğumuzu gösterdi bize. Desteğini esirgemeyen tüm canlara PİRHA ailesi olarak büyük teşekkürlerimizi buradan bir kez daha belirtelim.

    HUKUKİ MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEKTİR

    Herhangi bir haberimiz gerekçe gösterilmeden, basın ve ifade özgürlüğüne aykırı ve hukuksuz bulduğumuz erişim engeline karşı avukatlarımız aracılığıyla başlattığımız hukuki mücadelemiz devam edecektir. İtirazımızın sonuç alacağına olan inancımızı korumak istiyoruz. Sonuç alırsak aynı adres ile yolumuza devam edeceğiz elbette.
    Bu erişim engeli sadece Alevi toplumuna dair hakikati karartmayı hedeflemiyor aynı zamanda ekmeğini gazeteci olarak kazanan Alevi basın emekçilerinin hayatlarını da karartmayı hedefliyor. Erişim engelinin kaldırılması ve özgür habercilik yapabilmemiz için bu gerçeğin de bilinmesi ve şu ana kadar verilen desteğin bundan sonrası için de gerekli olduğunun bilinmesini isteriz.

    PİRHA, HUKUKİ SÜREÇ SONUÇLANINCAYA KADAR pirha.org İLE DEVAM EDECEK

    Aradan geçen 6 yıl içerisinde Alevilerin haber ajansı olarak sahneye çıkan, birçok önemli habere imza atan, tüm ezilenlerin seslerini duyurmayı sorumluluk olarak gören, kamuoyunun özgür ve doğru haber alma hakkını ve meslek onurunu korumayı sürdüren ajansımız erişim engeline karşı şu aşamada yeni bir adresle yayın hayatına devam edecektir.
    OHAL şartlarında kurulan, fikir ve gücünü özgür basın geleneğinden alan gerçeklerin karanlıkta kalmaması, hakkın ve hakikatin sesini çıkarmak adına yola çıkan PİR HABER AJANSI hukuki süreç netleşinceye kadar yoluna pirha.org ile devam edecek.
    Saygılarımızla,
    Pir Haber Ajansı Yönetim Kurulu”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Eşini Covid’ten, evini ve eşyalarını yangında kaybetti: Artık çalacak kapımız kalmadı-VİDEO

    Eşini Covid’ten, evini ve eşyalarını yangında kaybetti: Artık çalacak kapımız kalmadı-VİDEO

    PİRHA-Covid-19 nedeniyle eşini ve işini kaybeden, mart ayında çıkan yangınla da evi ve tüm eşyaları yanan Metin Kaya, yaşanan süreci ve sorunlarını PİRHA’ya anlattı. “Artık çalacak kapımız kalmadı” diyen Kaya, “Yangından sonra Sultangazi Kaymakamlığı 5 bin, İBB ise 2 bin TL yardımda bulundu. Onun dışında hiçbir destek verilmedi. Üzülerek bekliyoruz sadece. Yetkililerin yapmış oldukları doğru şeyler değil” ifadelerini kullandı. 

    İstanbul Sultangazi Zübeyde Hanım Mahallesi’nde ya da bilinen ismiyle Gazi Mahallesi’nde ikamet eden Metin Kaya yaklaşık bir sene önce Covid-19 nedeniyle eşini kaybetti. Mart 2021’de çıkan yangınla evi ikinci kez yandı. Yangınla beraber evdeki tüm eşyalar da kül oldu. Pandeminin başlamasıyla işyeri kapanan Kaya ayrıca işsiz. Garantisi olmayan ek işler dışında bir geliri yok. Kaya ailesinin iki kızı ise lise öğrencisi olarak eğitim hayatlarına devam ediyor.

    Metin Kaya, yaşanan süreci ve sorunlarını PİRHA‘ya anlattı.

    “YANGINDAN SONRA KAYMAKAMLIK 5 BİN TL, İBB İSE 2 BİN TL VERDİ”

    Daha evvel 2006 yılında da evlerinin yandığını söyleyen Kaya, geçtiğimiz mart ayında çıkan yangınla evlerinin ve eşyalarının tümünün yandığını kaydetti. “Büyük bir enkazı kaldırdık” diyen Kaya, “Eksikliklerimiz var tabi. Mutfağımız kaldı. Sultangazi Kaymakamlığı yangından sonra 5 bin TL yardımda bulundu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ise 2 bin TL verdi. Kullanılmış koltuklar, elbise dolabını da İBB verdi. Başka da bir yardım yapılmadı. Bir yıl kadar önce de eşimi Covid-19 nedeniyle kaybettik. İki kızımız var. Liseye gidiyorlar. Böyle bir mücadelenin içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.

    “GIDAMIZI KOYACAK BUZDOLABIMIZ, ÇAMAŞIR MAKİNAMIZ DAHİL HİÇBİR ŞEYİMİZ YOK” 

    Kaya, belediyelerden destek göremediklerini belirtirken, “İBB olsun, Sultangazi Belediyesi olsun hiçbir destek vermiyorlar bize. Bundan da şikayetçiyiz. Mutfağımızda hiçbir şey yok. Eşyayı geçelim; tesisatımız dahi yapılmadı. Elektriğimiz yarım kaldı. Kapılarımız değişmedi. Camlarımız kırık. 80-90 bin TL kadar zararımız vardı. Kaymakamlık ile İBB’nin toplamda bize verdikleri para 7 bin lira kadardı. Biz evi bu parayla yapamadık zaten. Arkadaşlarımızın desteğiyle yaptık. 40-50 bin TL kadar masraf yapıldı ama hala evimiz bitmedi.

    Halihazırda kullanabileceğimiz eşyalarımız yok. Gıdamızı koyacak buzdolabımız, çamaşırları yıkayacak makinamız, izleyebileceğimiz televizyonumuz dahil hiçbir şeyimiz yok. İBB, Sultangazi Belediyesi ve Sultangazi Kaymakamlığı da duysun bizi. Bu felakette yalnızca 5 bin TL mi veriliyor? İBB sadece 2 bin lira verdi. İstanbul dışında yangınlar, seller olduğunda İBB ve devlet yetkilileri gidiyor fakat buraya gelen olmadı. Bundan da şikayetçiyiz” diye konuştu.

    “İBB YANGINDAN 6 AY SONRA DÖNÜŞ YAPTI”

    Yangının ardından İBB yetkililerine ulaşmaya çalıştıklarını fakat kendilerine geç dönüş yapıldığını aktaran Kaya, “Yangın çıktıktan sonraki ertesi gün İBB’yi aradık. Ama 1 ay sonra gelebildiler. O da İmamoğlu’na ulaştıktan sonra. İki arkadaş geldi. Evi görüp, yangının çıktığına inandılar. Hemen dönüş yapacağız denildi. Fakat iki ay sonra dönüş oldu. Bir ay öncesine kadar da kullanılmış koltuk, elbise dolabı, masa verildi. Başka da hiçbir şey yapılmadı.

    İBB yangından yaklaşık 6 ay sonra dönüş yaptı bize. Şu an arayan soran yok. Evdeki çalışmalar dayanışmayla oldu. Bir arkadaşımız yapabildiği kadarıyla elektrik tesisatını üstlendi. Bir arkadaşımız su tesisatını üstlendi. Ustalarımız ücretsiz çalıştı. Dostlarımızın vermiş olduğu yardımlarla burası yapılmış oldu. Ne devlet yetkilisi ne belediye eliyle herhangi bir şey yapıldı” dedi.

    “ARTIK ÇALACAK KAPIMIZ KALMADI, ÇALMAYI DA DÜŞÜNMÜYORUZ”

    Kaya son olarak Gazi Mahallesi’nde zaman içerisinde yaşananlara da değinerek, şunları söyledi:

    “Burası Gazi mahallesi. Biz burada doğduk büyüdük. Eskiden bu mahallede bir dayanışma vardı. Birisinin çatısı aksa koşardık. Böyle öğrendik bu mahallede. Ama geleneğini kaybetmiş artık. Bana yapılmadığı için söylemiyorum fakat bu mahalle bitmiş durumda. Artık çalacak kapımız kalmadı. Çalmayı da düşünmüyoruz. Üzülerek bekliyoruz sadece. Yetkililerin yapmış oldukları doğru şeyler değil.”

    Barış KOP/İSTANBUL

  • Arêyê Kay tiyatro grubu, SMA hastası Irmak Ateş için tiyatro gösterisi yaptı-VİDEO

    Arêyê Kay tiyatro grubu, SMA hastası Irmak Ateş için tiyatro gösterisi yaptı-VİDEO

    PİRHA- Arêyê Kay tiyatro grubu, 4 yaşındaki SMA hastası Irmak Ateş için Dersim Seyit Rıza Meydanı’nda tiyatro gösterisi yaptı.

    Ateş ailesi, Spinal Muskuler Atrofi (SMA) Tip 1 hastalığı olan çocuklarının tedavisi için gerekli olan masrafı karşılamak amacıyla uzun süredir çaba harcıyor. Irmak Ateş’in babası Deniz Ateş, SMA hastası kızının tedavi olabilmesi için üç buçuk yıldır mücadele yürütürken; Dersim’deki Seyit Rıza Meydanı’nda stand kurarak yardım kampanyasına destek arıyor.

    Kîrmanckî dilinde üretim yapan Arêyê Kay tiyatro grubu da 4 yaşındaki Irmak Ateş için devam eden kampanyaya destek olma hedefiyle Seyit Rıza Meydanı’nda tiyatro gösterisi gerçekleştirdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Sanat Meclisi’nden İkizderelilere destek: Yaşam alanıma dokunma-VİDEO

    Sanat Meclisi’nden İkizderelilere destek: Yaşam alanıma dokunma-VİDEO

    PİRHA- Sanat Meclisi, ‘Yaşam Alanıma Dokunma’ diyerek Rize’nin İkizdere ilçesi İşkencedere Vadisi’nde Cengiz İnşaat’ın taş ocağı projesine karşı yaşam alanlarını ve doğasını korumak isteyen İkizderelilere, yayımladıkları video ile destek verdi.

    Rize’nin İkizdere ilçesi İşkencedere Vadisi’nde Cengiz İnşaat’a ait makinelerin yol çalışması sürüyor. Köylüler haftalardır direnişte ancak jandarma eşliğinde önlerine sürekli barikat kuruluyor. “Burası bizim yaşam alanımız, buradan başka gidecek yerimiz yok” diyen köy halkına çok sayıda destek de gelmeye devam ediyor.

    Rize’nin İkizdere ilçesi İşkencedere Vadisi’nde Cengiz İnşaat’ın taş ocağı projesine karşı yaşam alanlarını savunan köylülerin mücadelesi devam ederken, Sanat Meclisi, ‘Yaşam Alanıma Dokunma’ diyerek İkizdere’de ki doğa katliamına yayımladıkları video ile destek verdi.

     (HABER MERKEZİ)

  • İsmail Hakkı Demircioğlu’ndan, İkizderelilere destek için türkü-VİDEO

    İsmail Hakkı Demircioğlu’ndan, İkizderelilere destek için türkü-VİDEO

    PİRHA-Sanatçı İsmail Hakkı Demircioğlu, Rize’nin İkizdere ilçesi İşkencedere Vadisi’nde Cengiz İnşaat’ın taş ocağı projesine karşı yaşam alanlarını ve doğasını korumak isteyen, İkizderelilere destek için türkü yazdı.

    Rize’nin İkizdere ilçesi İşkencedere Vadisi’nde Cengiz İnşaat’a ait makinelerin yol çalışması sürüyor. Köylüler haftalardır direnişte ancak jandarma eşliğinde önlerine sürekli barikat kuruluyor. “Burası bizim yaşam alanımız, buradan başka gidecek yerimiz yok” diyen köy halkına çok sayıda destek de gelmeye devam ediyor.

    Rize’nin İkizdere ilçesi İşkencedere Vadisi’nde Cengiz İnşaat’ın taş ocağı projesine karşı yaşam alanlarını savunan köylülerin mücadelesi sokağa çıkma yasaklarına rağmen devam ederken, sanatçı İsmail Hakkı Demircioğlu, İkizderelilere bir türkü hazırlayarak destek verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sinemacılardan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine destek

    Sinemacılardan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine destek

    PİRHA- Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine destek verenler çoğalıyor. Aralarında Defne Halman, Halil Ergün, Jülide Kural, Kazım Gündoğan, Kıvanç Sezer, Nur Sürer, Pelin Batu, Tilbe Saran ve Menderes Samancılar’ın da bulunduğu sinemacılar bir bildiri yayımladı.

    Sinemacılar yayınladıkları bir metinle Boğaziçi öğrencilerine destek verdi. Metinde “İnanıyoruz ki gençler bu ülkenin aydınlık hayalleridir. Işık da, gelecek de onlardadır” denildi.

    Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmasının ardından bir ayı aşkın süredir protestolar düzenleniyor.

    Boğaziçi Üniversitesi ve şehir merkezlerinde yapılan eylemler kapsamında 11 öğrenci hakkında tutuklama kararı verilmiş, çok sayıda kişi de ev hapsi cezasına çarptırılmıştı.

    Tutuklama ve gözaltılar sürerken, Boğaziçi öğrencilerinin eylemlerine ilişkin destekler de sürüyor.

    Aralarında oyuncu, yönetmen, sinema yazarı ve senaristlerin de bulunduğu çok sayıda sinemacı Boğaziçi öğrencilerine destek açıklaması yayımladı.

    Yapılan açıklamada, “Biz sinemacılar; direnen gençlerimizin yanında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Seçim hakkının kayyım düzeni ile değiştirilmesine, öğrencilerin isteklerinin itham, tehdit ve kaba kuvvetle baskı altına alınmasına, hapsedilmelerine itiraz ediyoruz. Saygın, değerli, intihale asla tenezzül etmemiş ve etmeyecek hocalarımızın hedef gösterilmesine de itiraz ettiğimizin bilinmesini isteriz.” ifadelerine yer verildi.

    Sinemacılar tarafından kaleme alınan metin şöyle:

    “Biz sinemacılar; hep ışığa bakmayı, ufka bakmayı, hayallerimize ve geleceğe bakmayı biliriz. Hikâyelerimiz bu bakışlarda gizlidir. Aşağı bakmamızın yegâne nedeni ise ancak yerdeki karıncayı incitmemek olabilir.

    Biz sinemacılar; inanıyoruz ki gençler bu ülkenin aydınlık hayalleridir. Işık da, gelecek de onlardadır. Boğaziçi öğrencileri demokratik, özerk üniversite istemlerinde sonuna kadar haklıdırlar. Bu nedenle anayasaya uygun, yasal, hukuki, meşru ve barışçı eylemlerini sürdürmek haklarıdır. Bu haklarını kullandıkları için suçlanamazlar.

    Biz sinemacılar; direnen gençlerimizin yanında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Seçim hakkının kayyım düzeni ile değiştirilmesine, öğrencilerin isteklerinin itham, tehdit ve kaba kuvvetle baskı altına alınmasına,
    hapsedilmelerine itiraz ediyoruz. Saygın, değerli, intihale asla tenezzül etmemiş ve etmeyecek hocalarımızın
    hedef gösterilmesine de itiraz ettiğimizin bilinmesini isteriz.

    Biz sinemacılar; cinsel yönelimler, inançlar, etnik kimlik ya da düşünceler üzerinden ayrımcılık yapmanın “halkın bir kesimini, diğer bir kesim aleyhinde kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçu” olduğunu düşünüyoruz. Adil bir yargının bunu tespit ederek harekete geçmesi gerekirdi.

    Durduğumuz ve asla kıpırdamayacağımız yer tam da burasıdır. Durduğumuz noktadan görünen ise
    üniversitelerin kendi seçimleri olmayan ve dışarıdan atanmış kişilerce yönetilmeye çalışılmasının ne kısa ne
    de uzun vadede Türkiye’ye hiçbir yararı olmayacağıdır. Kamuoyuna duyururuz.”

    İMZA LİSTESİ

    A. Ayben Altunç – Yönetmen
    A.Ertan Güney – Oyuncu
    Açelya Elmas – Oyuncu
    Adar Baran Değer – Reji Asistanı
    Ahmet Petek – Yönetmen
    Ahu Öztürk – Yönetmen
    Algı Eke – Oyuncu
    Ali Ergül – Yönetmen
    Arif Seletli – Sanat Yönetmeni
    Armanc Dayan – Sanat Asistanı
    Aslı Kaygusuz – Reji
    Aykut Sezgi Mengi – Oyuncu
    Aysim Türkmen – Yönetmen
    Aysun Yücedemir – Sanat Yönetmeni
    Ayşe Çetinbaş – Yapımcı
    Ayşen Günsu Teker – Senarist
    Baran Yıldırım – Senarist
    Betül Arım – Oyuncu
    Bilal Korkut – Yönetmen
    Bingöl Elmas – Yönetmen
    Birkan Akyol – Oyuncu
    Burak Gülgen – Oyuncu/ Yönetmen
    Burhan Ökmen – Oyuncu
    Bülent Emrah Parlak -Oyuncu
    Bülent Yarbaşı – Yapımcı
    Cahit Seymen – Yönetmen
    Can Başak – Oyuncu
    Can Kolukısa – Oyuncu
    Can Sertaç Adalıer – Oyuncu
    Canan Evcimen – Yönetmen
    Caner Erkan – Oyuncu
    Cansel Kılınçcı – Yönetmen
    Cihat Tamer – Oyuncu
    Coşkun Liktor – Sinema yazarı
    Defne Halman – Oyuncu
    Deniz Kurtuluş Özgünay – Yönetmen
    Deniz Yeşil – Yönetmen
    Devrim Evin – Oyuncu
    Dursaliye Şahan – Gazteci/Yazar
    Duygu Eruçman – Belgesel sinemacı
    Elif Ergezen – Yönetmen
    Elif Refiğ – Yönetmen
    Emin Alper – Yönetmen
    Emrah Elçiboğa – Oyuncu
    Emre Melemez – Oyuncu
    Ercan Kesal – Oyuncu / Yönetmen
    Erol Mintaş – Yönetmen
    Ersin Gök – Görüntü Yönetmeni
    Eylül İdman – Senarist/Dramaturg
    Eyüp Boz – Görüntü Yönetmeni
    Ferat Kevir – Sinemacı
    Fırat Çete – Sanat Yönetmeni
    Fuat Erbey – Senarist /Yönetmen
    Funda Alp – Senarist
    Galip Görür – Oyuncu
    Gökhan Baykal – Post Prodüksiyon Asistanı
    Gül Büyükbeşe – Yönetmen
    Gül Fulya Yüksel – Oyuncu
    Güliz Sağlam – Yönetmen
    Gülsüm Öz – Senarist/Yazar
    Günay Alçin – Oyuncu
    Gürcan Keltek – Yönetmen
    Halil Ergün – Oyuncu
    Halis Bayraktaroğlu – Oyuncu
    Hilmi Etikan – Yönetmen
    Hüseyin Karabey – Yönetmen
    Hüseyin Kuzu – Senarist
    Hüseyin Taş – Oyuncu
    İbrahim Güler – Senarist/Yönetmen
    İlham Bakır – Yönetmen
    İlker Berke – Görüntü Yönetmeni
    İmre Azem – Yönetmen
    İpek Efe – Kısa Film Yönetmeni
    İsmet Arasan – Yönetmen
    İsmet Üstekin – Oyuncu
    Janset Paçal – Oyuncu
    Julide Kural – Oyuncu
    Kazım Gündoğan – Yapımcı
    Kıvanç Sezer – Yönetmen
    Kibar Dağlayan Yiğit – Yönetmen
    Korkut Akın – Sinema Yazarı/Yönetmen
    Levent Can – Oyuncu
    M.Nurkut İlhan – Genel Sanat Yönetmeni
    Mehmet Esen – Oyuncu
    Mehmet Ülker – Işık Şefi
    Melek Özman – Yönetmen
    Melih Biçer – Yönetmen Yardımcısı
    Meltem Savcı – Oyuncu
    Menderes Samancılar – Oyuncu
    Meryem Yavuz – Görüntü Yönetmeni
    Metin Avdaç – Yönetmen
    Mihriban Sezen – Yönetmen
    Murat Muslu – Oyuncu
    Mustafa Dok – Yönetmen
    Mustafa Ünlü – Yönetmen
    Nadir Öperli – Yapımcı
    Nazlı Bora- Yardımcı Yönetmen
    Necati Sönmez – Sinema Eleştirmeni/Yönetmen
    Nejla Demirci- Yönetmen
    Nezahat Gündoğan – Yönetmen
    Nezih Cihan Aksoy – Oyuncu
    Numan Çakır – Oyuncu
    Nur Sürer – Oyuncu
    Nurhan Özenen – Oyuncu
    Okşan Tavaslıoğlu – Senarist
    Osman Özcan – Sanat Yönetmeni
    Ömer Duran – Oyuncu
    Ömer Uğur – Yazar/Yönetmen
    Önder İnce
    Özcan Alper – Yönetmen
    Özgür Çevik – Oyuncu
    Pelin Batu – Oyuncu
    Pelin Esmer – Yönetmen
    Pınar Kula – Yönetmen yardımcısı
    Rana Alagözyaylası – Yönetmen
    Renan Bilek – Oyuncu
    Reyan Tuvi – Yönetmen/Yazar
    Rıza Akın – Oyuncu
    Rohat Merwan – Film Yönetmeni
    Salim Kadıcık – Oyuncu/Yönetmen
    Sefa Öztürk – Yönetmen
    Selen Çatalyürekli – Belgesel Sinemacı
    Selim Yıldız – Yönetmen
    Semih Dindar
    Senem Tüzen – Yönetmen
    Seray Genç – Sinema Yazarı
    Serdar pehlivanoğlu – Yönetmen
    Serhat Karaaslan – Yönetmen
    Sevda Kantarcı
    Sevgi Saygı – Senarist/Yazar
    Sevinç Baloğlu – Yönetmen
    Sibel Tekin – Yönetmen
    Sinan Biçici – Senarist
    Suat Usta -Oyuncu
    Sumru Yavrucuk – Oyuncu
    Süleyman Karaaslan – Yönetmen
    Şebnem Sönmez – Oyuncu
    Şehbal Şenyurt Arınlı- Yönetmen
    Şükrü Alaçam – Yönetmen
    Tahsin İşbilen – Yönetmen
    Taylan Işıklar – Senarist
    Tilbe Saran – Oyuncu
    Tuba Ataç – Kostüm tasarım
    Tuba Erdem – Oyuncu
    Tuncay Uncu – Işık Şefi
    Tülay Dikenoğlu – Sinema Yazarı
    Uğraş Güneş – Senarist
    Uğur Pişmanlık – Yönetmen
    Ümit Kıvanç – Yönetmen
    Vecdi Sayar – Sinema Yazarı
    Veda Yurtsever – Oyuncu
    Veysi Altay – Yönetmen
    Yasin Semiz – Yönetmen
    Yıldız Bayazıt – Senarist
    Yılmaz Yalçın – Oyuncu
    Zafer Afşar – Yönetmen
    Zafer Ayden – Yapım Sorumlusu
    Zeliha Doğan – Senarist
    Zeynep Dadak – Yönetmen

    (HABER MERKEZİ)

  • Fransa ABF’den Boğaziçililere destek: Talepleri derhal kabul edilmeli

    Fransa ABF’den Boğaziçililere destek: Talepleri derhal kabul edilmeli

    PİRHA- Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin ve akademisyenlerin kayyım rektör Melih Bulu’nun istifa etmesi için yaptıkları direnişi desteklediklerini açıkladı. Açıklamada, “Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve bileşenlerinin haklı talepleri derhal kabul edilmeli” denildi. 

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin ve akademisyenlerin kayyım rektör Melih Bulu’nun istifa etmesi için yaptıkları direnişi desteklediğini açıkladı.

    Yazılı bir açıklama yapan Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, “Özerk, demokratik bir üniversite, bilimsel, laik eğitim için, haftalardır haklı ve meşru bir mücadele veren Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin ve bileşenlerinin mücadelelerini selamlıyor ve destekliyoruz” dedi.

    “Tek adam rejimi iktidarını sağlamlaştırmak için, kırıntısı kalmış dahi olsa, hiçbir demokratik hakka ve kullanılmasına tahammül etmiyor” denilen açıklamaya şöyle devam edildi:

    “18 yıllık iktidarı süresince her alanda içine düştüğü krizleri, sıkışmışlığı ve açmazlarını, gizlemek ve ötelemek için hiçbir itiraza, eleştiriye, muhalif sese tahammül etmeyerek, bunları baskı ve şiddetle gidermeye çalışıyor. Toplumu kutuplaştırma, ayrıştırma, yani hiç dillerinden düşürmedikleri “halkı kin ve nefrete yöneltme” suçunu her gün işleyen iktidar, bölüp, parçalama, ötekileştirme üzerinden iktidarını korumaya ve sağlama almaya çalışıyor. Böyle bir zamanda yine tepeden kayyum rektör olarak Boğaziçi Üniversitesi’ne kendi adamı ve elemanı olan birini atayan tek adam iktidarı, bugüne kadar dişini geçiremediği, tam olarak etkisi altına alamadığı, sayıları bir kaç tane kalmış önemli üniversitelere saldırıları başlatmış oldu.”

    “İKTİDARIN ÇOK KORKTUĞU EYLEMİN SAHİPLENİLMESİDİR”

    Açıklamada, “Akademik çalışması ve kariyeri oldukça tartışmalı, iktidarın has adamı Melih bulu gibi bir ismin Boğaziçi Üniversitesi’ne bütün teamüller alt üst edilerek rektör atanması ardından başlayan itirazlar ve protestolar haftalardır devam ediyor. Öğrencilerin ve hocaların demokratik ve özerk bir üniversite talebine dönüşen mücadeleleri Türkiye’nin ve dünyanın gündemine oturmuş durumda” denilerek şunlar kaydedildi:

    “Bu itiraz ve mücadele, iktidarın elindeki tüm olanakları kullanarak sürdürmeye çalıştığı baskılar, saldırılar, karalamalar, gözaltına almalar ve terörize etmeye yönelik girişimlerine karşın, toplum içerisinde destek bulmaya, umut olmaya devam ediyor.

    İktidarın çok korktuğu ve kabusu haline gelen ise öğrencilerin ve hocaların başlattığı bu haklı ve kararlı mücadelenin, mücadele biçiminin, muhalif ve toplumsal dinamikler ve kesimler tarafından sahiplenilmesi ve sürdürülmesidir. Çünkü öğrenciler ve üniversite bileşenleri bilimsel, özerk demokratik ve laik bir üniversite istiyorlar. Üniversitelerin yönetimlerine kendilerinin seçtiği kişilerin gelmesini istiyorlar.

    “YAŞAMALRINA MÜDAHALEYİ KABUL ETMİYORLAR”

    Aklın, bilimin, düşüncenin özgür, örgütlenme ve ifade özgürlüğünün serbest olmasını istiyorlar. Yukarıdan dayatmalara, öğrenimlerine ve yaşamlarına müdahaleyi kabul etmiyorlar. Üniversite gençliği geleceğin kendileri olduğunu, geleceklerinin ellerinden alınarak karartılmasına boyun eğmiyorlar, susmuyorlar ve mücadeleden vazgeçmiyorlar.

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu olarak, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve bileşenlerinin yürüttükleri meşru, kararlı ve onurlu mücadelelerini desteklediklerini belirten federasyon, haklı taleplerin derhal kabul edilmesini istedi.

    Gözaltına alınan ve tutuklanan tüm öğrencilerin derhal serbest bırakılmasını da talep eden Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, “Tek adam rejiminin kolluk güçleri, basını, yandaşları ve yardakçıları tarafından yürütülen her türlü baskı, karalama ve tehditlerin derhal son bulmasını talep ediyoruz. Baş eğmiyoruz! Kabul etmiyoruz! Susmuyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Armutlu Cemevi Başkanı Yıldırım, eşi ve annesinden destek açlık grevi-VİDEO

    Armutlu Cemevi Başkanı Yıldırım, eşi ve annesinden destek açlık grevi-VİDEO

    PİRHA – PSAKD Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım, eşi Haydar Yıldırım ve annesi Kezban Bektaş, ölüm orucu direnişindeki Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek, Mustafa Koçak ve avukatlar Ebru Timtik ile Aytaç Ünsal’a destek olmak amacıyla, 4 günlük açlık grevine başladılar. Zeynep Yıldırım, herkesi adalet için bir günlük açlık grevine davet etti. 

    Halkın Hukuk Bürosu (HHB) üyesi avukatlar, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek ve Mustafa Koçak’ın sürdürdüğü ölüm oruçlarına dikkat çekmek amacıyla dünyanın ve Türkiye’nin her tarafından açlık grevi eylemleri yapılıyor.

    20 Nisan Pazartesi günü Çağlayan Adliyesi’nde görülen ilk duruşmasında tahliye olan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım, eşi Haydar Yıldırım ve annesi Kezban Bektaş ölüm oruçlarına dikkat çekmek amacıyla 4 günlük açlık grevine başladı.

    “ÇOCUKLARIMIN ÖLMESİNİ İSTEMİYORUM”

    Açlık grevindekiler için adalet çağrısı yapan 80 yaşındaki Kezban Bektaş, “Adalet istiyorum. Çocuklarımın ölmesini istemiyorum” dedi.

    PSAKD Armutlu Cemevi Üyesi Haydar Yıldırım ise adalet çağrısı yaptı. Yıldırım, “Ölüm orucunda olan Halkın Hukuk Bürosu Avukatları için, tutsaklar için, ölüm orucunda olan İbrahim Gökçek için, Mustafa Koçak için adalet istiyoruz. Açlığımızın dört gününü ölüm orucundaki insanlarımız ölmesin, diye onlarla paylaşmak istiyoruz. Her bir kişi ölüm orucundakiler ölmesin diye evlerinde bir günlük açlık grevi yapabilir” dedi.

    “ADALET HEPİMİZ İÇİN GEREKLİDİR”

    PSAKD Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım da adalet çağrısında bulunarak, “İbrahim Gökçek için adalet istiyoruz, adalet için ölüm orucuna yatan Mustafa Koçak için adalet istiyoruz. Didem Akvan için adalet istiyoruz, özgür tutsak Özgür Karakaya için adalet istiyoruz, halkın avukatları Aytaç Ünsal için adalet istiyoruz, Ebru Timtik için adalet istiyoruz. Ölmelerini istemiyoruz. Onun için de tüm halkımızı adalet için bir günlük de olsa açlık grevine davet ediyoruz. Adalet hepimiz için gereklidir. Adalete herkesin ihtiyacı var. Bir gün dahi insanım diyen herkesi adalet için açlık grevine davet ediyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Mustafa Koçak 29 kiloya düştü; annesi de açlık grevine başladı- VİDEO

    Mustafa Koçak 29 kiloya düştü; annesi de açlık grevine başladı- VİDEO

    PİRHA – İzmir Kırıklar 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan 28 yaşındaki Mustafa Koçak adil yargınlama talebiyle başlattığı ölüm orucunun 293’üncü gününde. Mustafa Koçak’ın annesi Zeynep Koçak da oğluna destek olmak amacıyla bugün bir haftalık açlık grevine başladı.

    Adil, tarafsız yargılanma hakkı talebiyle başladığı açlık grevini ölüm orucuna dönüştüren 28 yaşındaki Mustafa Koçak, eyleminin 293’üncü gününde 29 kiloya kadar düştü.

    Mine Koçak, Sinan Yanbal ve Mahir Kılıç, İzmir Kırıklar 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde önünde Koçak’a destek olmak amacıyla 7 günlük destek açlık grevini bugün bitirdi.

    Mustafa Koçak’ın annesi Zeynep Koçak da bugün oğluna destek olmak amacıyla bir haftalık açlık grevine başladı.

    Koçak, “Bugün oğlum için onun açlığını hissettiğim için, ona destek olmak adına 1 haftalık açlık grevine başlıyorum” dedi.

    PİRHA/İZMİR

     

  • HDP Dersim İl Örgütü’nden dayanışma çağrısı: Birlikte başarabiliriz

    HDP Dersim İl Örgütü’nden dayanışma çağrısı: Birlikte başarabiliriz

    PİRHA-HDP Dersim İl Eş Başkanları Nurşat Yeşil ile İbrahim Kasun ve Dersim Milletvekili Alican Önlü yayınladıkları basın açıklaması ile Dersimlileri birlik ve dayanışmaya, yardımlaşmaya ve ihtiyacı olanlara sahip çıkmaya davet etti. Kampanya 50 aile ile başlarken, bugün 100 aileye çıkarıldığı ve bu sayının gelen desteklerle çoğalacağı belirtildi.

    Türkiye’de hızla yayılan ve yüzlerce insanın yaşamını yitirmesine neden olan yeni tip koronavirüs Covid-19’a karşı tüm yurtta siyasi partilerden sivil toplum örgütlerine kadar her oluşum bu pandemi ile mücadele etmeye devam ediyor.

    Halkların Demokratik Partisi Genel Merkezi, “Kardeş Aile Kampanyası” başlatarak birlik ve beraberliğin korunmasını, yoksul insanların ihtiyaçlarının dayanışma ile karşılanmasını sağlamak adına Dersim’de de harekete geçti.

    HDP Dersim İl Örgütü ile tüm ilçelerde kurulacak komisyonlarca koordinasyonu sağlanacak olan kampanyada, belirlenen ailelere 500 TL destek sunulacak. Kampanya Dersim İnşa Kongresi işbirliği ile yürütülüyor.

    HDP Dersim İl Eş Başkanları Nurşat Yeşil ile İbrahim Kasun ve Dersim Milletvekili Alican Önlü yayınladıkları basın açıklaması ile Dersimlileri birlik ve dayanışmaya, yardımlaşmaya ve ihtiyacı olanlara sahip çıkmaya davet ettiler. Kampanya 50 aile ile başlarken, bugün 100 aileye çıkarıldığı ve bu sayının gelen desteklerle çoğalacağı belirtildi.

    HDP Dersim İl Örgütü adına yapılan açıklama ile kampanya tanıtımı gerçekleştirildi.

    “FATURA FAKİRE KESİLMEK İSTENİLİYOR”

    Hükümetin şu anda hakim olan sağlık krizi yönetimini eleştiren HDP İl yönetimi yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

    “Koronavirüsün tüm dünyayı etkisi altına aldığı ağır ve zorlu bir süreçten geçiyoruz. Ülkemizde de virüsün etkileri giderek artıyor ve en çok da yoksul halkı ve emekçileri vuruyor. Bu virüs doğayı talan eden, insan yaşamını hiçe sayan sadece üretimi ve elde edeceği kârı düşünen kapitalist sistemin yol açtığı bir hastalıktır. Ve bu sistemin sahipleri, her zaman olduğu gibi bunun bütün yükünü yine işçi, emekçi ve yoksul halka ödetmek istiyor. Ülkemizde de siyasal iktidar bu virüsün yol açtığı tahribatı yoksul halk ve emekçiden çıkarmak ve sermaye sahiplerini ayakta tutmak için bir fırsata çevirmek niyetindedir. Koronavirüs krizinin yakın zamanda çözülmeyeceği, çözülse dahi yeni krizleri doğuracağını öngörmekteyiz. AKP, Türkiye halklarının gözünde yitirdiği meşruluğu bu virüsle yeniden kazanmak isterken, tekçiliği ve her türlü zor aygıtı kullanmaktan da geri durmuyor.”

    “DAYANIŞMAMIZI BİRAN ÖNCE GÖSTERMEK ZORUNDAYIZ”

    “Bizler bu süreci ancak halk sağlığını önceleyerek, başta Türkiye ve Kürdistan halkları olarak kurumlarımız, siyasi partilerimiz, aydınlarımız ve sanatçılarımızla ortak bir ittifak zemini oluşturarak, dayanışmayla aşabiliriz. Parti içi dayanışma, oturduğumuz binalarda dayanışma, köyümüzde, sokağımızda ve mahallemizde dayanışma ve tüm kentte dayanışma duyarlılığını bir an önce oluşturmak zorundayız” denilen açıklama şöyle devam etti:

    “Dersim halkının kendi toplumsal dinamikleri ve öz kültürü bir dayanışma üzerine kuruludur. Kirvelik, musahiplik, pir – talip ilişkisi ve ocakları bu dayanışmanın birer mekanizmasıdır. En zorlu koşullarda dahi inancını, kültürünü, dilini bu toplumsal dayanışmayla korumuş ve bu günlere taşımıştır. Bugün de yine bu kültür ve toplumsal dinamikleriyle güçlü bir dayanışmayı ortaya çıkaracağından hiçbir şüphe duymuyoruz. Yine bu süreçte evde kalmak zorunda olan halkımız, toplumsal ilişkilerini, komşuluk ilişkilerini, tarihini, inancını, kültürünü ve dilini, çocuklarıyla birlikte geliştirmek için değerlendirmelidir.”

    “BİRLİKTE BAŞARABİLİRİZ”

    HDP Genel Merkezi koordinesinde tüm kentlerde zorlukla mücadele etme sürecinde halkların yanında olacaklarını belirten Nurşat Yeşil, İbrahim Kasun ve Alican Önlü, HDP Dersim İl ve İlçe Eş Başkanlarımız, Dersim Milletvekili, PM üyesi, belediye meclis üyelerinin ve il genel meclis üyelerinin içinde olduğu 6 kişilik yürütme organının da oluşturulduğunu ve kampanyanın bugün itibari ile başlatıldığını açıkladılar. Kampanyadan faydalanmak isteyen yurttaşlar HDP Dersim Kardeş Aile Koordinasyonuna başvuru yapabilirler. Yurt dışında yaşayan yurttaşlar için de Dersim İnşa Kongresi çalışmalar yürütecek.

    PİRHA/DERSİM 

  • PSAKD: Cemevlerinin kapıları herkese açıktır

    PSAKD: Cemevlerinin kapıları herkese açıktır

    PİRHA – Elazığ’da meydana gelen deprem sonrası kısa bir açıklama yayınlayan PSAKD, deprem bölgesinde bulunan tüm şube ve cemevleri kapılarının herkese açık olduğu ifade edildi. 

    Elazığ’da meydana gelen 6.8’lik depremde yaşamını yitirenlerin sayısı 19’a yükseldi. 1000’e yakın yurttaşın yaralandığı deprem sonucunda yıkılan binalarda arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.

    Bir çok yerde hissedilen deprem sonrası bölgeye destek çağrıları da gelmeye devam ediyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, yaptığı yazılı açıklamada, Elazığ’da meydana gelen depremden etkilenen tüm bölge halkına geçmiş olsun dileklerini ileterek, acıların ve yıkımların dayanışma ve paylaşım ile atlatılacağını kaydedildi.

    Deprem bölgesinde bulunan tüm şube ve cemevlerinin kapılarının açık olduğu belirtilen açıklamada, dayanışma çağrısında bulundu. (HABER MERKEZİ)

  • MEB bütçeyi özel okullara ayırdı: Milyonlarca liralık destek

    MEB bütçeyi özel okullara ayırdı: Milyonlarca liralık destek

    Milli Eğitim Bakanlığı, ‘2019 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’nu yayımladı. Rapora göre, ilk 6 ayda özel okulların bütçeden aldığı pay arttı. Özel okullar dışında yurt dışı eğitim harcamaları da katlanarak artmaya devam etti.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 2019’un ilk 6 ayına ilişkin faaliyet raporunu açıkladı.

    Son dönemde kayıtlara yapılan büyük zamlar ve öğretmenlere yapılan haksızlıklarla gündemde olan özel okullar için MEB ciddi bir bütçe ayırmış durumda.

    Açıklanan raporun ‘Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’ başlığında yapılan harcamalar şu şekilde listelendi:

    • Organize sanayi bölgelerinde veya organize sanayi bölgeleri dışında açılan meslekî ve teknik eğitim okullarında öğrenim gören öğrenciler için Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Bakanlığımız tarafından müştereken belirlenen tutarda eğitim ve öğretim desteği ödemeleri kapsamında ilk 6 aylık dönem için toplam 187.146.082,50 TL ödenek gönderilmiştir.
    • Özel okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okul türlerinde öğrenim gören ve eğitim ve öğretim desteğine hak kazanan öğrencilere ilk altı aylık dönem içerisinde 682.835.712,50 TL eğitim ve öğretim desteği imkânı sağlanmıştır.
    • ‘Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Resmi Okullarda Yatılılık, Bursluluk, Sosyal Yardımlar ve Okul Pansiyonları Yönetmeliği’ kapsamında bursluluk hakkını kazanan ve özel okullarda öğrenim gören şehit ve gazi çocukları ile koruma altındaki öğrenciler için toplam 1.533.810,76 TL ödeme gerçekleştirilmiştir.
    • Destek eğitim gereksinimi olan bireyler için 2019 yılı ilk altı ayında toplam 1.552.142.471,13 TL ödeme yapılmıştır.
    • Ücretsiz ders kitabı dağıtımı kapsamında özel okullara kitap dağıtımına devam edilmiştir.
  • Ülkücülerin saldırdığı Şair Ahmet Telli’ye destek: Şair, şiir ve vicdan teslim alınmaz

    Ülkücülerin saldırdığı Şair Ahmet Telli’ye destek: Şair, şiir ve vicdan teslim alınmaz

    PİRHA – Hacettepe Kitap Topluluğu’nun davetiyle gittiği Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ndeki ‘Cumhuriyet Döneminde Edebiyat’ konulu söyleşisine saldırı düzenlenen şair Ahmet Telli’ye, şair, yazar ve sanatçılardan oluşan onlarca isimden destek açıklaması geldi.

    Kendilerini ülkücü olarak adlandırılan kalabalığın, ‘Hacettepe sana mezar olacak’ diye bağırarak etkinliğine saldırdığı şair Ahmet Telli için yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Şair Ahmet Telli, Hacettepe Üniversitesi Kitap Kulübü’nün çağrısıyla gittiği söyleşide
    Şairin “Toplumsal vicdan nedir” sorusuna “Toplumların vicdanı yoktur linç kültürleri vardır, vicdan bireyseldir” yanıtından sonra, bir grup “Size bu ülkeyi mezar edeceğiz, devlet biziz” sloganları atarak sözlü saldırıda bulunmuştur. Ahmet Telli ve söyleşiyi dinlemek için gelenleri hakaretleriyle taciz ederek etkinliği engelleyen grubun olası linç girişimi, şairin soğukkanlı davranışıyla bertaraf edilmiştir.
    Biz aşağıda imzası olanlar, “Saldırganların tavrı sözümün kanıtıydı, linç etmeye gelmişlerdi. Bu tür faşist hezeyanların bizim mücadele azmimize bir etkisi olamaz. Yine çağırsınlar, yine giderim” diyen Ahmet Telli’nin yanındayız. Şair, şiir ve vicdan teslim alınamaz.”

    A. Galip Kabasakaloğlu-Şair
    Adnan Gül-Yazar
    Ahmet Aziz Nesin- Gazeteci
    Ahmet Bozkurt-Şair
    Ahmet Can Akyol-Şair
    Akın Yanardağ-Şair
    Akif Kurtuluş-Şair
    Ali Duran Topuz- Yazar
    Altay Ömer Erdoğan-Şair
    Armağan Kargılı-Gazeteci
    Asuman Susam-Şair
    Ataol Behramoğlu-Şair
    Atilla Yüceak-Şair
    Aydemir Çimen-Yazar
    Aydın Öztürk-Şair
    Aydın Şimşek-Şair
    Ayşe Batumlu Kaya-Yazar
    Berivan Burkay Kaya-Şair
    Betül Dünder-Şair
    Binali Duman-Şair
    Burhan Gündoğan-Şair
    Burhan Sönmez-Şair
    C. Hakkı Zariç-Şair
    Can Ceylan-Şair
    Celal Başlangıç–Gazeteci
    Celal Çimen-Şair
    Celal Erciyes -Şair
    Cenk Gündoğdu-Şair
    Cezmi Ersöz-Yazar
    Coşkun Şimşekli-Şair
    Dedocan Luvi-Şair
    Deniz Bayrak-Müzisyen
    Deniz Durukan-Şair
    Devrim Tekinoğlu-Yönetmen
    Dicle Anter-Aktivist
    Emin Şir-Şair
    Emir Ali Yağan- Şair
    Eren Aysan-Şair
    Erol Özkoray-Yazar
    Fadıl Öztürk-Şair
    Faruk Balıkçı-Gazeteci
    Fehim Işık–Gazeteci
    Fergun Özelli-Şair
    Ferhat Tunç-Sanatçı
    Gülümser Çankaya-Şair
    Hakan Kuyumcu-Fotoğrafçı
    Hakan Tahmaz-Yazar
    Halide Yıldırım-Şair
    Hasan Özkılıç-Yazar
    Hasan Sağlam- Sanatçı
    Haydar Doğan-Yazar
    Haydar Egülen-Şair​
    Hayri K.Yitik-Şair
    Hıdır Işık-Şair
    Hicri İzgören-Şair
    Hidayet Karakuş-Şair
    Hülya Deniz Ünal-Şair
    Hüsam Kurt-Şair
    Hüseyin Cengiz-Yazar
    Hüseyin Şahin-Şair
    Hüseyin Yurttaş-Şair
    İkbal Kaynar-Yazar
    İlkay Akkaya-Sanatçı
    İshak Karakaş-Gazeteci
    İsmet Alıcı-Şair
    Kemal Yurtbay-Yazar
    Koray Düzgören-Gazeteci
    Lal Laleş-Şair
    Leyla Onomay-Şair
    M. Mahsun Doğan-Şair
    Mahmut Temizyürek-Şair
    Mazlum Çetinkaya-Şair
    Mehmet Çetin-Şair
    Mehmet Özer-Fotoğrafçı
    Mehtap Meral-Şair
    Mesut Aşkın-Şair
    Muharrem Akgün-Müzisyen
    Muharrem Erbey-Yazar
    Mustafa Işık-Yazar
    Mutlucan Güvendir-Şair
    Namık Kuyumcu-Şair
    Nesimi Aday-Şair
    Neslihan Yalman-Şair
    Neşe Özgen-Yazar
    Nevzat Çelik-Şair
    Nihat Behram-Şair
    Nurhan Yıldırım Obuz-Ressam
    Önder Birol-Şair
    Önder Kızılkaya-Şair
    Özgün Enver Bulut- Şair
    Pelin Batu-Şair
    Ragıp Zarakolu- Yazar
    Rahmi Emeç-Şair
    Sebahattin Umutlu-Şair
    Semih Çelenk-Şair
    Serap Erdoğan-Şair
    Sercihan Alioğlu-Heykeltıraş
    Servet Kocakaya-Sanatçı
    Sezai Sarıoğlu-Şair
    Suat Çelebi-Avukat
    Suavi-Sanatçı
    Şaban Ol-Şair
    Şenel Gökçe-Şair
    Şenol Akdağ-Sanatçı
    Şükrü Erbaş-Şair
    Tahir Şilkan-Yazar
    Tevfik Taş-Şair
    Tuğrul Keskin-Şair
    Tunay Bozyiğit-Sanatçı
    Uğur Sümer-Yazar
    Umay Umay-Sanatçı
    Umur Hozatlı- Yönetmen
    Ümit Yaşar Işıkhan-Şair
    Ünal Ersözlü-Şair
    Vecdi Erbay-Şair
    Yıldız İlhan-Yazar
    Yusuf Alper-Şair

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD şubelerinden tutuklu cemevi başkanı Zeynep Yıldırım için oturma eylemi-VİDEO

    PSAKD şubelerinden tutuklu cemevi başkanı Zeynep Yıldırım için oturma eylemi-VİDEO

    PİRHA – Üç ay önce gözaltına alınıp tutuklanan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’ın serbest bırakılması için Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri İstanbul Şubeleri destek  amaçlı her gün dönüşümlü olarak Armutlu Cemevi’nde oturma eylemi gerçekleştirecek.

    Üç ay önce gözaltına alınan ve hiçbir gerekçe gösterilmeden tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne  konulan PSAKD İstanbul Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’a destek amaçlı İstanbul PSAKD Şubeleri, bugünden  itibaren saat 13:00 ile 16:00 arası dönüşümlü olarak oturma eylemi gerçekleştirecekler.

    Yıldırım’ın annesi Kezban Bektaş da yaklaşık 3 aydır kızı Zeynep Yıldırım’ın serbest bırakılması için Armutlu Cemevi’nde oturuma eylemi gerçekleştiriyor.

    İstanbul Güngören PSAKD Şubesi ve Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Özbay hiçbir gerekçe gösterilmeden 3 aydır tutuklu bulunan Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’a ve İstanbul PSAKD Şubelerin Yıldırım’a destek amaçlı Armutlu Cemevinde yapacakları oturma eylemine ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “FAŞİST BİR DÖNEMDEYİZ”

    Faşist bir dönem içinde olunduğunu belirten Özbay, “Pir Sultan’ın duruşu bellidir. Biz devletin Alevisi olmadığımızı her yerde söylediğimiz için, kendi ayaklarımız üzerinde durduğumuz için Pir Sultan Abdal örgütlülüğü olarak bu baskılar hep olacaktır. Bizim amacımız derneklerimizdeki, cemevlerimizdeki etkinliğimizi artırmak, baskılara karşı dik durmaktır” diye konuştu.

    “POLİSİN CEMEVİNE İŞEMESİ AFFEDİLMEYECEK BİR HATADIR”

    PSAKD’nin Sarıyer Şubesi’ne yapılan baskının çok çirkin olduğunu dile getiren Özbay, “Polisin gelip cemevimize abdestini yapması bizim için affedilmeyecek bir hatadır bu. Biz bunlara karşı suskun olmayacağız, sesimizi çoğaltacağız. Çünkü bizim Pir Sultan örgütlülüğü olarak yan yana durmamız lazım” dedi.

    “AMAÇ HAKLILIĞIMIZI DİLE GETİRMEK”

    İstanbul PSAKD şubelerinin Zeynep Yıldırım’a destek amaçlı saat 13:00 ile 16:00 arası dönüşümlü olarak her gün sırayla gideceklerini ifade eden Özbay şöyle devam etti:

    “Amacımız oradaki haklılığımız dile getirmek. Basın vermediği için Türkiye genelinde yüzde 90’ın haberi yok bu baskılardan. Biz de bu baskıları dile getirdiğimiz için baskıya maruz kalıyoruz. Zeynep Yıldırım’ın tutuklanmasının nedeni de basın önünde bu baskıları dile getirmesidir.”

    İstanbul PSAKD Şubelerinin Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’a destek amaçlı dönüşümlü olarak Armutlu Cemevi’nde yapacakları oturma eyleminin programı şöyle:

    -29 Ekim Pazartesi PSAKD Ataşehir Şubesi

    -30 Ekim Salı PSAKD Avcılar Şubesi

    -31 Ekim Çarşamba PSAKD Alibeyköy Şubesi

    -01 Kasım Perşembe PSAKD Beyoğlu Şubesi

    -02 Kasım Cuma PSAKD Esenler Şubesi

    -03 Kasım Cumartesi PSAKD Gazi Osman Paşa Şubesi

    -04 Kasım Pazar PSAKD Gebze Şubesi

    -05 Kasım 2018 Pazartesi PSAKD Güngören Şubesi

    -06 Kasım Salı PSAKD Kadıköy Şubesi

    -07 Kasım Çarşamba PSAKD Kartal Şubesi

    -08 Kasım Perşembe PSAKD Maltepe Şubesi

    -09 Kasım Cuma PSAKD Pendik Şubesi

    -10 kasım Cumartesi PSAKD Sultan Gazi Şubesi

    -11 Kasım Pazar PSAKD Sultanbeyli Şubesi

    -12 Kasım Pazartesi Zeytinburnu şubesi

    -13 Kasım Salı PSAKD Ataşehir Şubesi

    – 14 Kasım Çarşamba PSAKD Avcılar Şubesi

    -15 Kasım Perşembe PSAKD Alibeyköy Şubesi

    -16 Kasım Cuma PSAKD Beyoğlu Şubesi

    -17 Kasım Cumartesi PSAKD Esenler Şubesi

    -18 Kasım Pazar PSAKD Gazi Osman Paşa Şubesi

    -19 Kasım Pazartesi PSAKD Gebze Şubesi

    -20 Kasım Salı PSAKD Güngören Şubesi

    -21 Kasım Çarşamba PSAKD Kadıköy Şubesi

    -22 kasım Perşembe PSAKD Kartal Şubesi

    -23 Kasım Cuma PSAKD Maltepe Şubesi

    -24 Kasım  Cumartesi PSAKD Pendik Şubesi

    -25 Kasım Pazar PSAKD Sultangazi Şubesi

    -26 Kasım 2018 Pazartesi PSAKD Sultanbeyli Şubesi

    -27 Kasım 2018 Salı PSAKD Zeytinburnu Şubesi

    -28 Kasım 2018 Çarşamba PSAKD Ataşehir Şubesi

    -29 Kasım Perşembe PSAKD Avcılar Şubesi

    -30 Kasım Cuma PSAKD Alibeyköy Şubesi

    PİRHA/İSTANBUL