Etiket: Dev-Sağlık-İş

  • Dev Sağlık-İş Dersim Temsilciliği: Hakkımızı istiyoruz, alacağız-VİDEO

    Dev Sağlık-İş Dersim Temsilciliği: Hakkımızı istiyoruz, alacağız-VİDEO

    PİRHA-Kamu Çerçeve Protokolü için tarafların bir araya geleceği günde Dev Sağlık-İş Dersim Temsilciliği, Tunceli Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Hanlar, hamamlar, saraylar değil, hakkımızı istiyoruz, alacağız. Taleplerimizi susmadan, bıkmadan haykırmaya devam edeceğiz” denildi.

    Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası (Dev Sağlık-İş) temsilcilikleri, Kamu Çerçeve Protokolü için tarafların bir araya geleceği günde ülkenin birçok yerinde iş yerlerinin önünde eylem düzenledi. Dev Sağlık-İş Dersim Temsilciliği de Tunceli Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Dev Sağlık-İş Dersim Temsilcisi Zuhal Güzelci okudu.

    “TALEPLERİMİZİ HAYKIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Kamu Çerçeve Protokolü masasında sağlık ve sosyal hizmet işçilerinin sorunlarına çözümün olmadığını belirten Zuhal Güzelci, “Bugün yüzbinlerce kamu işçisinin gözü kulağı Kamu Çerçeve Protokolü görüşmelerinde iken sağlık işçisinin sorunları görmezden geliniyor. Masada haklarımızın konuşulmadığından eminiz. Bugün işyerlerimizde gerçek taleplerimizi dile getiriyoruz. Her türlü baskıya zora rağmen taleplerimiz için örgütlenmeye devam ediyoruz. Hanlar, hamamlar, saraylar değil hakkımızı istiyoruz alacağız. Taleplerimizi susmadan bıkmadan haykırmaya devam edeceğiz. Geleceğimiz için bu alanlarda durmaya devam edeceğiz. Son söz olarak tüm sağlık ve sosyal hizmet işçilerine sesleniyoruz; Hakkımız olanı almak için birleşelim, mücadele edelim” dedi.

    “İNSANCA YAŞAMAYA YETECEK BİR ÜCRET İSTİYORUZ”

    Güzelci, talepleri ise şöyle sıraladı:

    “Haftalık 40 saatlik çalışma süresi istiyoruz.

    Tayin ve Becayiş sorununun kalıcı şekilde çözülmesi için şeffaf bir sistem oluşturulmasını istiyoruz.

    Görev tanımlarınıun net şekilde belirlenmesini istiyoruz.

    Ara dinlenme süresi işçiler için bir haktır! İşyerlerimizde uygulanmasını istiyoruz.

    İnsanca yaşamaya yetecek ücret istiyoruz.

    İşyerimizde bir mobbing aracı olarak kullanılan Meslek kodu farklılıklarının ortadan kaldırılmasını istiyoruz.

    Önce zorunlu emeklilik sonra EYT ile aramızdan ayrılan arkadaşlarımızın yerine yeni istihdam olmadığı için ağır iş yükü altında eziliyoruz. Yeni istihdam istiyoruz.

    -İşyerimizde kreş istiyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Sağlıkçılar iş bırakma eyleminin son gününde Sağlık Bakanının istifasını istedi -VİDEO

    Sağlıkçılar iş bırakma eyleminin son gününde Sağlık Bakanının istifasını istedi -VİDEO

    PİRHA- 1 Kasım 2024’te yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ne karşı 5 günlük iş bırakma eylemi yapan hekimler,”Bakan istifa” yazılı önlüklerle yönetmeliği protesto etti.

    Eziyet Yönetmeliği’ olarak adlandırdıkları Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ne karşı ikinci kez iş bırakma eylemi yapan sağlıkçılar, eylemin son gününde Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya geldi. Mersin Tabip Odası, Birlik ve Dayanışma Sendikası, Dev Sağlık-İş, Genel Sağlık İş Sendikası, Hekim Birliği Sendikası, Mersin Aile Hekimleri Derneği (MAHDER), Mersin Aile Sağlığı Çalışanları Derneği (MASCAD), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve Tabip Sen’in katıldığı açıklamayı sağlık örgütleri adına Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. İzzet Çalış yaptı.

    “SAĞLIK MÜDÜRÜ USULSÜZ GÖREVLENDİRME YAPTI”

    Yaptıkları eylemin yalnızca sağlık çalışanlarını ilgilendirmediğini, toplumun tüm kesimi için olduğunu belirten İzzet Çalış, “Bizler meslek onurumuza sahip çıkarken, bilimsellikten uzak uygulamalara karşı dururken halkımızın sağlık hakkını da savunuyoruz. Eylemin ilk gününden itibaren İlçe Sağlık Müdürlükleri’nden eyleme katılan ASM’lere 1 hekim ve 1 hemşire görevlendirilmesi yapıldığına şahit olduk. ASM’lerin birim merkezli çalıştığını bilen ve birimlere görevlendirme yapılabileceğinin farkında olan İlçe Sağlık Müdürlükleri’nin bu usulsüz görevlendirmelerini kabul etmediğimizi de buradan belirtmek istiyoruz” sözlerini kaydetti.

    “HASTA VE HEKİMLER KARŞI KARŞIYA GETİRİLİYOR”

    Yönetmeliğin içeriğinde yer alan sağlık raporlarının ücretlendirilmesi konusunda sağlıkçıların uğrayabileceği şiddeti hatırlayan Çalış, “Yine aynı yasa taslağı aile hekimliğinde ücretsiz olarak verilen raporları ücretli hale getirmektedir. Bu durum aile hekimi arkadaşlarımızı ‘Parasıyla değil mi? Raporumu vermek zorundasın’ diyen hastalarla karşı karşıya getirecektir. ‘Olmaz’ denmemelidir, daha kanun Meclis’ten geçmeden bir arkadaşımız haksız rapor isteyen hasta tarafından darp edilmiştir. Bu yasa teklifi ile Katkı Katılım Payı artırılmakta, halk cebinden daha fazla ödeme yapmaya zorlanmaktadır. Hasta eğer daha az katkı payı ödemek istiyorsa ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşuna aile hekimliğinden sevkle gitmesi gerekecektir. Ancak Eziyet Yönetmeliği, ikinci ve üçüncü basamağa yaptığı sevklerden dolayı aile hekimini, gelirini keserek cezalandırmaktadır. Bu durumda sevk isteyen hasta ile hekimler yine karşı karşıya gelecektir” dedi.

    BAKAN İSTİFA SLOGANLARI

    ‘Bakan istifa’ sloganlarının ardından bir kez daha Sağlık Bakanlığı’na seslenen Çalış, yönetmeliğin geri çekilmesi çağrısını yineleyerek şunları ifade etti:

    “Sağlıklı bir toplum, iyi çalışan bir sağlık sistemi için daha önce de dile getirdiğimiz beş talebimizin hayata geçirilmesi yeterlidir. Bizler halkın sağlık hakkını, mesleki özerkliğimizi, mesleğimizin onurunu, ekonomik ve özlük haklarımızı savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha kararlılıkla vurguluyoruz. Eziyete dönüşen Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin iptalini ve Meclis’e sunulan yasa taslağının geri çekilmesini istiyoruz.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Sağlık çalışanları 38 haftadır vergide adalet istiyor!

    Sağlık çalışanları 38 haftadır vergide adalet istiyor!

    PİRHA- Mersin Tabip Odası’nda bir araya gelen sağlık emekçileri, gelirde ve vergide adalet sağlanması, toplumun sağlık hakkı ve sağlık çalışanlarının hakları için söz söylemeye ve mücadele etmeye kararlı olduklarını vurgulayarak, “Eziyet yönetmelikleri değil,
 gelirde ve vergide adalet istiyoruz!” dedi.

    Sağlık emekçileri, 38 haftadır Türkiye’nin dört bir yanındaki aile sağlığı merkezlerinde, hastanelerde, vergi dairelerinde gelirde ve vergide adalet taleplerini dile getirmeye devam ediyor.

    Mersin’de de, Mersin Tabip Odası, Birlik ve Dayanışma Sendikası, Dev Sağlık-İş, Genel Sağlık İş Sendikası, Hekim Birliği Sendikası, Mersin Aile Hekimleri Derneği (MAHDER), Mersin Aile Sağlığı Çalışanları Derneği (MASÇAD), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve Tabip Sen vergide adalet için açıklama yaptı.

    Mersin Tabip Odası’nda yapılan açıklamayı, Mersin Aile Hekimleri Derneği Yönetim Kurulu üyesi Dr. Olgan Çavdar okudu.

    Hazine ve Maliye Bakanı’nın 2025 yılında vergilerin %43 artırılacağını söylediğini hatırlatan Çavdar, “Peki bu artış ücretlerimizde de olacak mı?” diye sordu.

    “YENİDOĞANLAR ÖLÜRKEN BU DENETİMLERİ NEDEN YAPAMADINIZ?”

    18 şehir hastanesinin, Sağlık Bakanlığı’nın bütçesinin %10’unu tükettiğini aktaran Çavdar, “Aylardır bizden aldığınız vergileri bize harcamanızı talep ediyoruz. Sağlık Bakanı’na soruyoruz: Şehir hastanelerinin müteahhitlerine ayrılan bütçe, aşı almaya neden yetmiyor? Aile hekimlerine bir “eziyet yönetmeliği” çıkardınız. Aile hekimliğine ayırdığınız bütçeyi keserek daha çok çalıştırmanın formülünü arıyorsunuz. Bu formülleri şehir hastaneleri için neden yapamıyorsunuz? 5-6-7 Kasım’da üç gün iş bıraktık. Sadece İstanbul’da 6 bine yakın denetim yapıldı. 8 yıl İl Sağlık Müdürlüğü yaptığınız İstanbul’da yenidoğanlar ölürken bu denetimleri neden yapamadınız?” diye konuştu.

    “SİZ KİMİN REÇETESİNE, NE AMAÇLA KARIŞIYORSUNUZ?

    Çavdar, her gün ekonomik krizin altında ezilen, hayata tutunmaya çalışan insanlar gördüklerini belirterek, “Her gün çocuğuna ateş düşürücü almak için para denkleştirmeye çalışan insanlarla karşılaşıyoruz. Sağlık Bakanı ise “Ateş düşürücü reçetesi yazmayın, ücretinizi keseriz” diyor. Siz kimin reçetesine, ne amaçla karışıyorsunuz? Bu ilaçların cepten ödenmesini mi istiyorsunuz? “Bir de eczane zincirleri kuralım” mı diyorsunuz?” diye belirtti.

    “SAĞLIK VE EKONOMİ POLİTİKALARINIZ EN BÜYÜK HALK SAĞLIĞI SORUNU!”

    Maliye ve Sağlık Bakanlığı’nın sağlık çalışanlarının taleplerine kayıtsız kalarak bir tercihte bulunduğunu vurgulayan Çavdar, şunları söyledi: “Ancak bilinmelidir ki haklı olan talepler için yapılan iş bırakmalar ve diğer meşru eylemler sonuç alınana dek devam edecektir. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve birinci basamak sağlık hizmet alanında örgütlü meslek emek örgütleri “eziyet yönetmeliği”nin geri çekilmesi için 2-6 Aralık 2024 tarihlerinde 5 günlük G(ö)REV eylemini ikinci kez yapmak zorunda kalacak.

    Toplumun sağlık hakkı için yaşam koşulları herkese ayrımsız olarak yeterli ve tam olarak kamu olanaklarıyla sağlanmalı; sağlık hizmetleri ticari ortamdan arındırılmalı ve herkese eşit şekilde ücretsiz olarak sunulmalıdır. Tüm sağlık çalışanlarına güvenceli iş, güvenli ortamda, emekliliğine yansıyacak tek kalemden oluşan, performansa dayalı olmayan, insanca yaşamaya yetecek kadar ücret ödenmelidir. Bugün Türkiye’nin dört bir yanından 38. defa sesleniyoruz: Sağlık ve ekonomi politikalarınız en büyük halk sağlığı sorunumuz haline geldi. Formülleriniz ve tercihleriniz hep bir avuç zenginden yana. Sağlık çalışanları tükeniyor, bebeklerimiz ölüyor; sadece yoğun bakımlarda değil, aşı olmadığı için de bebeklerimiz ölüyor. Çocuklarımız okul yerine işe gidiyor, beş çocuktan biri çalışıyor.”

    “VERGİLERLE BİZİM İÇİN OKUL, KREŞ VE AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ YAPIN

    Çavdar, sağlık çalışanları olarak taleplerini şöyle sıraladı:

    “* Bizden topladığınız vergilerle bizim için okul, kreş ve aile sağlığı merkezi yapmanızı istiyoruz.

    * Bizden topladığınız vergileri bizim refahımız için harcamanızı istiyoruz. Yoksulluk sınırının üstünde bir gelir talep ediyoruz.

    * Emeklilikte açlık sınırı altında maaşa mahkum olmayacağımız bir ücretlendirme talep ediyoruz.

    * Artan vergi dilimleri nedeniyle her ay maaşımızın azalmasını istemiyoruz.

    * Sabit gelirlilerden %35’e varan vergi kesintileri yerine en fazla %15’e sabitlenmiş vergi kesintisi talep istiyoruz.”

    PİRHA/MERSİN

  • DİSK’ten açıklama: Öz Sağlık-İş’e toplu sözleşme yetkisi verilmesini kabul etmiyoruz

    DİSK’ten açıklama: Öz Sağlık-İş’e toplu sözleşme yetkisi verilmesini kabul etmiyoruz

    PİRHA-DİSK,TİS hakkı gasp edilmeye çalışılan Dev- Sağlık İş için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yaptı. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “‘Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde yetki sürecini bekleteceğiz’ diyen bakanlık daha az üyesi olan Öz Sağlık-İş’e toplu sözleşme yetkisi veriyor. Bunu asla kabul etmiyoruz. Bugün başlatacağımız oturma eylemi sadece toplu iş sözleşmesi hakkımızın tanınması değildir. Bu oturma eylemi bir demokrasi ve adalet nöbetidir” diye konuştu. 

    DİSK/Dev- Sağlık İş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından açıklanan sendika üye sayılarında, yüzde 0,01 oranla baraj altı bırakılmasına ilişkin bakanlık önünde açıklama yaptı.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde yapılan açıklamada konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Bilindiği üzere sendikamız Temmuz 2024 İstatistiklerine belli konularda itiraz etmiş ve bu itirazını yargıya da taşımıştır. Ankara 4. İş Mahkemesi’ne istatistiklere itiraz davamız, Anayasa Mahkemesi’ne ‘hak ihlali gerekçesiyle bireysel başvurumuz devam etmektedir. 10 bin sağlık ve sosyal hizmet işçisi olarak toplu sözleşme hakkımız elimizden alınmaya çalışılmaktadır. 24 Temmuz 2024 tarihinde yayımlanan Resmi Gazetede sendikamızın işkolu barajı 0,99, sendikamızın üye sayısı 7 bin 400, işkolunda çalışan işçi sayısı ise daha önce istatistiklerde görülmeyen 4B’li memurlar ve üniversite hastanelerinde çalışan İntern hekimlerle 750 bin 259 olarak açıklanmıştır” diye konuştu.

    Bakanlık tarafından Temmuz-2024 istatistiklerinde sendikaya ait olduğu belirtilerek yayımlanan üye sayısı arasında farklılık bulunduğunu belirten Çerkezoğlu, “Sendikamızın kurulu bulunduğu işkolundaki toplam işçi sayısının tespitinde, aslında toplam sayıya dahil edilmemesi gereken ve “4B”li olarak anılan çalışanların, üniversite hastanelerindeki intern hekimlerin, ek ders karşılığı çalışanların, sağlık işkolunda olmayan çalışanların bu toplam sayıya dahil edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle işkolumuzdaki işçi sayısı açısından tutarlı olamayacak düzeyde bir artış meydana gelmiş ve bu sayı 750.259 olarak gerçeğinden çok daha yüksek olacak şekilde tespit edilmiştir. 3. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2023/6584 Esas, 2023/9234 Karar ve 15/06/2023 tarih sayılı kararında da belirtilmiş olan “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından istatistiklerin Resmi Gazete ‘de yayımlandığı günden bir önceki gün itibarıyla gerçekleşen veriler dikkate alınmalı ve bu doğrultuda işçi ve sendika üye sayıları belirlenmelidir” şeklindeki yaklaşımı esas alınmamıştır. Sendikamızın üye sayısına ilişkin tespit yapılırken 23 Temmuz 2024 tarihinin dikkate alınması gerekmekteyken daha erken bir tarih baz alınmıştır” dedi.

    DİSK’E BARAJ ALTI, ÖZ-SAĞLIK İŞ’E SÖZLEŞME YETKİSİ

    Çalışma Genel Müdürlüğü ile yapılan görüşmelerde bu hataların sadece mahkeme yoluyla düzeltilebileceği bilgisinin verildiğini söyleyen Çerkezoğlu, “24 Temmuz 2024 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayımlanan “6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Kanunu Gereğince İşkollarındaki İşçi Sayıları ve Sendikaların Üye Sayılarına İlişkin 2024 Temmuz Ayı İstatistikleri Hakkında Tebliğ” idare hukuku gereğince bu tebliği yayınlayan makam tarafından düzeltilebilir önerimize de kapıyı kapatıp, mahkeme yolunu gösteren Çalışma Genel Müdürlüğü mahkemeyi yanıltmaya, en iyi niyetle mahkeme sürecini uzatmaya çalışmaktadır. İstatistiklerin iptali için açtığımız davanın görüldüğü Ankara 4. İş Mahkemesi Çalışma Bakanlığı’ndan sendikamızın üye listesini, işkolunda çalışanların listesini isterken Çalışma Genel Müdürlüğü Temmuz 2024 İstatistiklerini göndererek niyetini göstermiştir” diye konuştu.

    Çerkezoğlu, sendika ve toplu iş sözleşmesi haklarına sahip çıkacaklarına dikkat çekerek:

    “Süreç devam etmesine rağmen Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde yetki sürecini bekleteceğiz diyen bakanlık daha az üyesi olan Öz Sağlık-İş’e toplu sözleşme yetkisi veriyor. Bunu asla kabul etmiyoruz. Yaşadığımız bu hukuksuzluk tek başına sendikamızın baraj altında bırakılmaya çalışılması değildir. Sağlık işçileri adına sembolik olarak burada sandalyemi koyacağım. Bugün başlatacağımız oturma eylemi sadece toplu iş sözleşmesi hakkımızın tanınması değildir. Bu oturma eylemi bir demokrasi ve adalet nöbetidir. Sendikamıza üye olan binlerce işçinin adalet arayışıdır. Sendika ve toplu iş sözleşmesi hakkımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Mersin’de sağlık emekçilerinden vergi adaletsizliğine tepki- VİDEO

    Mersin’de sağlık emekçilerinden vergi adaletsizliğine tepki- VİDEO

    PİRHA- Sağlık emekçileri Mersin’de Maliye Hizmet Binası önünde bir araya gelerek Meclis’te görüşülecek yeni vergi paketini protesto etti. Vergide adalet talebiyle yapılan eylemde “Adaletsiz ve eşitsiz vergi yükünü sırtımızdan alın, her ay sabit kalmak koşuluyla en fazla yüzde 15 vergi kesinti oranlarını hayata geçirin” diyerek hükümete çağrıda bulunuldu.

    Mersin Tabip Odası, Birlik ve Dayanışma Sendikası, Dev Sağlık-İş, Genel Sağlık İş Sendikası, Hekim Birliği Sendikası, Mersin Aile Hekimleri Derneği, Mersin Aile Sağlığı Çalışanları Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve Tabip Sen, Maliye Hizmet Binası önünde bir araya gelerek vergideki adaletsizliği protesto etti.

    ‘Vergide adalet istiyoruz’ pankartının açıldığı eylemde “Zam, zulüm, sefalet. İşte AKP”, “Zafer, direnen emekçinin olacak”, “Vergide adalet istiyoruz” sloganları atıldı.

    Açıklama metnini kurumlar adına Mersin Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. İzzet Çalış okudu.

    HÜKÜMETİN POLİTİKALARINA TEPKİ

    İzzet Çalış, Meclis’in bu hafta içinde yeni vergi paketini görüşeceğini hatırlatarak, hükümetin emeğiyle geçinen halkın yükünü artıracak yeni ek vergiler getireceğine işaret etti.

    Maliye Bakanı Şimşek’i eleştiren Çalış, “Bakanın kamuoyu nezrinde artık inandırıcılığı kalmamıştır. Hükümetin, her açıkladığı ekonomik program, hayata geçirdiği paket sayesinde emekçi kesimler yoksullaşırken, başta hükümete yakın olan şirketler karlarına kar katıyorlar. Vergi yükünü çalışanların sırtına yükleyen politik tercih iflas etmiştir. Çalışanların her geçen gün azalan satın alma gücü dayanılmaz hale gelmiştir” dedi.

    SAĞLIK EMEKÇİLERİ: TALEPLERİMİZ DİKKATE ALINSIN

    Çalış, sağlık emekçileri olarak taleplerinin dikkate alınması için hükümete çağrıda bulunarak şu soruları yöneltti:

    “Yılın ilk ayından itibaren tercihen düşük düzeyde tutulan vergi dilimlerine girdiğimiz gerekçesiyle ücretlerimizden yüksek vergi kesintileri yapılıyor. Kesinti oranları yıl sonuna doğru %35 civarına çıkıyor. Bu adaletsiz ve eşitsiz vergi yükünü sırtımızdan alın, her ay sabit kalmak koşuluyla en fazla %15 vergi kesinti oranlarını hayata geçirin.

    • Bizlerden ek vergi kesintileri yaptığınız oranlarda vergi aldığınız şirket var mı?

    • Vergi kaçıranları hepimizden daha iyi biliyor ve tanıyorsunuz. Kazancına göre düşük ve ya hiç vergi vermeyenleri kollamaya devam edecek misiniz?
    • İhbarcılığı adaletsiz ve eşitsiz vergi toplama politikanızı örttüğünü düşünüyor musunuz?
    • Vergisini sildiğiniz, yüksek vergi muafiyetleri sağlayarak kamudan beslediğiniz şirketlere desteğinizi kesecek misiniz?
    • Sağlık çalışanlarının emeklerinin karşılığını vermeyi, haksız ve adaletsiz vergi kesintilerinden vazgeçmeyi düşünüyor musunuz?
    • Halkımızdan alınan adil olmayan ekonomik ve sosyal eşitsizliğe kaynaklık eden dolaylı vergileri azaltmayı düşünüyor musunuz?
    • Kamuda gösterişe şatafata israfa dayalı harcamaların son bulacağını söylediğiniz tasarruf paketinin çalışanların sırtına yeni yükler getirmeyeceğini söyleyebilir misiniz?

    MERSİN/ PİRHA

  • Sağlıkçılar İstanbul’da grevde: Emeğimize, sağlık hakkına sahip çıktığımızı gösteren bir uyarıdır-VİDEO

    Sağlıkçılar İstanbul’da grevde: Emeğimize, sağlık hakkına sahip çıktığımızı gösteren bir uyarıdır-VİDEO

    PİRHA-Sağlık emekçileri bugün ülke genelinde olduğu gibi İstanbul’da da greve çıktı. Sağlıkçılar, “Bu g(ö)rev emeğimize, geleceğimize, halkın sağlık hakkına sahip çıktığımızı gösteren bir uyarıdır. İktidar bilmelidir ki hekimlerin, sağlık çalışanlarının, emekçilerin söyleyecek sözü, sağlık sistemini değiştirecek gücü vardır” dedi.

    Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Genel Sağlık-İş) ile Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası; hekimlerin ve diş hekimlerinin gelirleri ve özlük hakları ile ilgili düzenleme içeren ve TBMM’deki tüm partilerin oybirliğiyle getirilen yasa tasarısının Meclis içtüzüğüne aykırı biçimde geri çekilmesi üzerine bugün greve çıktı.

    İstanbul’da çeşitli hastanelerde bir araya gelen sağlıkçılar açıklamalar yaptılar.

    İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nde bir araya gelen sağlık emekçileri “Bu g(ö)rev emeğimize, geleceğimize, halkın sağlık hakkına sahip çıktığımızı gösteren bir uyarıdır. Artık toplumun, sağlık çalışanların çığlığına kulak verilmelidir. İktidar bilmelidir ki hekimlerin, sağlık çalışanlarının, emekçilerin söyleyecek sözü, sağlık sistemini değiştirecek gücü vardır” dedi.

    “KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİNİ SAVUNMAK İÇİN GREVDEYİZ”

    Sağlık emekçileri, greve çıkış nedenlerini ise şöyle sıraladı:

    “Koruyucu sağlık hizmetlerini savunmak içindir. Emekliliğe de yansıyacak yaşanabilir temel ücret talebimiz içindir. Güvencesiz, gerçekdışı bahanelerle işimizden edildiğimiz ve köleliği dayatan çalışma koşullarına son verilmesi, güvenceli çalışabilme talebimiz içindir. Şiddete karşı etkili yasa, güvenli işyerleri, sağlıklı çalışma ortamları talebimiz içindir. Covid-19 başta olmak üzere meslek kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül bir meslek hastalıkları yasası çıkarılması içindir. Ağır ve tehlikeli işler kapsamında faaliyet yürüten tüm işkolu emekçileri için 3 yıla 1 yıl yıpranma payı verilmesi; ek göstergelerin 3600’den 7200’e kadar kademeli olarak yükseltilmesi içindir.”

    “SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ, SİSTEMİ DEĞİŞTİRECEK GÜCÜMÜZ VARDIR”

    Emekçiler, eğitim ve ekonomi gibi birçok alanda yürütülen yanlış politikaların sağlık alanına da yansıdığını belirtti.

    Açıklamada, “Mevcut iktidar işçiye, emekçiye hiçbir yaşam hakkı tanımazken emekçilerin emeğine, yaşamına göz dikmiştir. Mücadelemiz yalnız kendimiz için değil, sağlığa erişim hakkı ve nitelikli sağlık hizmeti alabilmemiz içindir. Bu g(ö)rev emeğimize, geleceğimize, halkın sağlık hakkına sahip çıktığımızı gösteren bir uyarıdır. Artık toplumun, sağlık çalışanların çığlığına kulak verilmelidir. İktidar bilmelidir ki hekimlerin, sağlık çalışanlarının, emekçilerin söyleyecek sözü, sağlık sistemini değiştirecek gücü vardır” ifadeleri kullanıldı.

    SAĞLIK EMEKÇİLERİ, İSTANBUL’UN BİRÇOK HASTANESİNDE GREVE ÇIKTI

    İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi ile Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde de sağlık emekçileri grevdeydi.

    Sağlık sistemindeki sorunların uzun süredir devam ettiğini belirten emekçiler, “Sağlık sistemini yönetenler bizlere kulaklarını tıkıyorlar. Halkın sağlığını tehlikeye atan bu sağlık sistemi değişmelidir” diye konuştu.

    PİRHA / İSTANBUL

  • DİSK’e bağlı Dev Sağlık-İş, Enerji-Sen ve Basın-İş temsilcilikleri açıldı!-VİDEO

    DİSK’e bağlı Dev Sağlık-İş, Enerji-Sen ve Basın-İş temsilcilikleri açıldı!-VİDEO

    PİRHA-Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası (Dev Sağlık-İş) Elektrik, Gaz, Su, Baraj Çalışanları Sendikası (Enerji-Sen), Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (Basın-İş) İç Anadolu Bölge Temsilciliklerinin açılışı yapıldı.

    Dev Sağlık-İş, Enerji-Sen ve Basın-İş İç Anadolu Bölge Temsilciliklerinin açılışı Ankara’da yapıldı. Açılış törenine DİSK’e bağlı çok sayıda yönetici ve üye katıldı.

    Açılış töreninde konuşan Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren, “10 Yıldan fazla bir süre önce İstanbul’da bir grup gazeteci bir araya geldik. Basına yönelik saldırıların artacağını düşünüyorduk. Ve mücadeleci bir gazeteci örgütü, sendikası kurmaya çalışıyorduk. Tam o sırada DİSK’ten bir çağrı geldi ve ‘Basın-İş sendikamızda gazeteciler de örgütlenebilir’ denildi. Ardından yola çıktık. Her gün görüyoruz ki mesleğimiz üzerinde büyük bir baskı var. Foto muhabiri Bülent Kılıç’ın söylediği gibi ‘Nefes alamıyoruz’ ve mesleğimiz boğulmak isteniyor. Ama buna karşı büyük bir direniş de var. Her zaman adımız görünmese de gazeteci direnişinin arkasında DİSK Basın-İş var. Ankara’da açılan bu merkezde mücadelemizi daha da güçlendireceğiz.”

    Konuşmalar ardından Çankaya ilçesi Sıhhiye semtindeki temsilcilikler, kesilen kurdeleler ardından hizmete açıldı.

    PİRHA/ANKARA

  • Ankara’da eylem: Artık yeter, şiddeti durdurun; günde 50 çalışan şiddete uğruyor-VİDEO

    Ankara’da eylem: Artık yeter, şiddeti durdurun; günde 50 çalışan şiddete uğruyor-VİDEO

    PİRHA-Ankara’da bulunan sağlık meslek örgütleri sağlıkta yaşanan şiddet olaylarını protesto etmek için eylem yaptı. Sağlık Bakanlığı ve tüm yetkililere seslenen örgütler, bir an önce etkili bir sağlıkta şiddet yasasının çıkması gerektiğini vurguladı.

    Ankara Tabip Odası, Türk Tabipler Birliği (TTB) Asistan Hekim Kolu, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şube, DİSK Dev-Sağlık iş, Ankara Diş Hekimleri Odası ve Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (TÜMRAD-DER) Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde bir araya gelerek sağlıkta yaşanan şiddet olaylarını protesto etti.

    Sağlıkta artan şiddete karşı Bakanlığı göreve çağıran sağlık meslek örgütleri, ‘Sağlık Bakanlığı ve tüm yetkililerin görevi; sağlıkta şiddet olaylarından sonra mesaj atmak değil, sağlıkta şiddeti önlemektir’ dedi. Yapılan eylemde ‘Sağlıkta dönüşüm ölüm demektir’, ‘Susma haykır şiddete hayır’, ‘Yaşamak yaşatmak istiyoruz’, ‘Yaşatırken ölmek istemiyoruz’ sloganları atıldı.

    “HER GÜN 50 SAĞLIK ÇALIŞANI SÖZLÜ YA DA FİZİKSEL ŞİDDETE MARUZ KALIYOR”

    Eylemde açıklamayı TTB Asistan Hekim Kolu’ndan Fatma Kırlı okudu. Kırlı, 27 Mayıs’ta Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin poliklinik bölümünde çalışırken Asistan Doktor Ertan İskender’e bıçakla saldırı gerçekleştirildiğini hatırlatarak şunları dile getirdi:

    “Sağlıkta şiddet canımızı yakmaya devam ediyor. Maalesef Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi’ndeki arkadaşımız Dr. Ertan İskender bir hasta tarafından hayatına kastedilerek yaralandı. Mesleki hayatında belki geri dönüşü olmayacak yaralar aldı. Kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Nasıl bir sağlık hizmet düzenidir ki resmi rakamlara göre her gün 50 sağlık çalışanı sözlü ya da fiziksel olarak şiddete maruz kalıyor. Hastaneler artık şifa merkezi olmaları ile anılmıyor. Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım servis kapısını barikat ile kapatmaya çalışan sağlık çalışanları halen hafızalarımızda. Olan biteni akılla, vicdanla, insanlıkla izah edebilmenin olanağı kalmamıştır.”

    “SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMINI İSTEMİYORUZ”

    Sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddeti araştıran ve çözüm önerileri sunan birçok rapor düzenlenmesine rağmen hala etkili adımlar atılmadığını belirten Kırlı sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Ne yazık ki gelinen noktada samimi adımların atılmadığını şiddetin hız kesmediğini görüyoruz. Sağlıkta şiddet yasası maalesef etkili bir şekilde uygulanmıyor. Ülkemizdeki şiddet iklimi ve cezasızlık tüm şiddet vakalarında ana fail olduğunu biliyoruz. Dünden bugüne yöneticilerin sağlık çalışanlarını şiddetin hedefi haline getiren itibarsızlaştırılma söylemleri bugün geldiğimiz noktanın en önemli sebeplerinden birisidir. Sağlıkta dönüşüm programı biz sağlık çalışanlarının canına kasteden bir canavara dönüşmüş durumda. Bu program sonucu oluşan kışkırtılmış sağlık talebi, artan angarya ve iş yoğunluğu altında ezilen sağlık çalışanları her gün dozu artan şiddet olguları ile karşı karşıya kalmaktadır. Asistan hekimler olarak eğitim ve araştırma için bulundukları Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile üniversitelerde hizmet yükü altında ezilmekte ve nitelikli eğitim alamamaktadır. Sürekli mobbing altında çalışan Asistan hekimler bu yetmezmiş gibi pandemi servislerinde ve filyasyon görevlendirmelerine gönderilmekte ve görevlendirmeler Asistan hekimleri tehdit etmek için dahi kullanılmaktadır. Hal böyleyken güvenlik önlemleri yetersiz fiziki imkanlardan yoksun hastanelerde çalışmak da yine Asistan hekimler ve diğer sağlık emekçilerine düşmektedir.”

    “ŞİDDETE UĞRAYAN EMEKÇİLERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Sağlıkta şiddetin önüne geçilebilmesi için etkin bir sağlıkta şiddet yasasının yapılması gerektiğini vurgulayan Kırlı son olarak şunları ifade etti:

    “Dr. Kamil Furtun, Dr. Aynur Dağdemir, Dr. Ersin Aslan, Dr. Göksel Kalaycı, Dr. Ali Menekşe ve sayamadığımız nice sağlık emekçisini kaybettik. Gerekli önlemlerin alınması için daha neyi bekliyorsunuz? Daha ne kadar seyirci kalacaksınız? Hekim, hemşire, ebe, teknisyen, idari memur, sağlık işçisi bu ülkenin tüm sağlık emekçileri olarak bizler şiddete, şiddeti özendiren tüm politikalara karşıyız. Sağlıkta şiddete asla izin vermeyeceğiz. Bizler bu saldırının sadece genç hekimimizi değil tüm sağlık emekçilerine yapıldığının farkındayız. Bizler şiddetle yüz yüze kalan dostlarımıza ve tüm sağlık emekçilerimize sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

    Yapılan ortak açıklamanın ardından kurumlar tek tek söz alarak, sağlıkta yaşanan şiddet olaylarını kınadı.

    Ankara Diş Hekimleri Odasından Serhat Özsoy: Burada toplanmış olmamız hepimiz için çok üzücü. Bir hekimin yaralanmış olmasından dolayı toplanıyoruz. Aslında biz sizlere, vatandaşlarımıza, halkımıza ancak Sağlık Bakanlığı Hastanesi önünde toplumun sağlığını ve sağlık sistemini daha ileriye götürmek için neler yapılması gerektiğini anlatmaya çalıştık. Ancak sürekli şiddet olaylarıyla gündeme geliyoruz ne yazık ki. Ülkemizi yöneten siyasilerin toplumda yaratmış olduğu gerginlik ve sağlık çalışanları üzerinden yapmış olduğu politikaların getirmiş olduğu sonuçlardır. Bir an önce Mecliste komisyonların toplanması ve şiddeti ortadan kaldıracak gerekli olan her şeyin belirlenmesi ve bunun köklü bir çözümü için yasanın çıkartılmasını istiyoruz.

    DİSK Dev-Sağlık iş adına Dr. Mihriban Yıldırım: Bu şiddetin sorumlusu sadece şiddeti uygulayan değil bunun yanında bizim böylesi şiddet ortamında çalışmamıza neden olan böyle bir sağlık sistemidir. Biz böyle bir sağlık sisteminde çalışırken bizi yönetenler ve cebini dolduranlardır bu şiddetin sorumlusu. Yönetenler, ve emeğimizi sömürenlerdir bunu biliyoruz. Sağlıkta şiddeti biz durduracağız. Hastane hastane, iş yeri iş yeri mücadele ederek sağlıkta şiddeti biz yeneceğiz.

    Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (TÜMRAD-DER) Ali İpekli: Pandemi koşulları nedeniyle maalesef çok yorulduk ve her geçen gün sayısı yüzlerle ifade edilen sağlık çalışanlarımızı da kaybetmiş durumdayız. Bir taraftan covid nedeniyle hayatımızı kaybediyoruz, bir yandan da şiddete maruz kalıyoruz. Birer birer azalıyoruz, birer birer tükenmeye devam ediyoruz. Buradan ilgililere sesleniyorum. Bu bir çığlıktır. Sağlıkta şiddeti durdurun lütfen.

    Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ortopedi Asistanı Atılgan Atakan: Maalesef bugün burada toplamamızın sebebi bıçağın artık kemiğe dayanmasıdır. Burada birlikte çalıştığım çok sevdiğim hekim arkadaşımıza bir bıçaklı saldırı gerçekleştirildi. Bu hain saldırı dünyanın hiçbir yerinde kabul edilemez bir şeydir. Bu saldırı sadece arkadaşımıza değil tüm hekimlere yapılmıştır. Her gün şiddetle karşılaşan hekim arkadaşlarımızın tek endişesi verilen hizmetten ziyade eve sağ salim dönmek ve günü kurtarmak olmuştur. Tüm yetkililerden ve devlet büyüklerinden beklentimiz 27 Mayıs gününün sağlıkta şiddet için milat sayılması, gerekli önlem ve yaptırımların acilen yürürlüğe girmesi ve uygulanmasıdır.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Dev Sağlık-İş’ten, işten çıkarılan 54 çalışan için açıklama: Bu ayıba son verilsin-VİDEO

    Dev Sağlık-İş’ten, işten çıkarılan 54 çalışan için açıklama: Bu ayıba son verilsin-VİDEO

    PİRHA- Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası, Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 54 taşeron sağlık çalışanın ücretsiz izne çıkarılmasına tepki gösterdi. Hastane önünde yapılan açıklamada, “Şişli Etfal Hastanesi yönetimi başta olmak üzere Sağlık Bakanlığı’nı bu ayıba son vermeye çağırıyoruz. Bu yanlıştan derhal dönülmeli ve işten atılan sağlık çalışanları işlerine başlatılmalıdır” denildi. 

    DİSK’e bağlı Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası, Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Konferans Salonu önünde bir basın açıklaması yaparak, “Sağlık çalışanlarını taşeron şirketlerin insafına bırakmayacağız! Sağlıkta taşeron olmaz, insan ihaleyle çalıştırılmaz” dedi.

    Şişli Etfal Hastanesi’nde 54 taşeron sağlık çalışanına işten atma garantisiyle ücretsiz izin dayatmasına tepki gösteren Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası, bunu kabul etmeyeceklerini duyurdu.

    Açıklamada, şunlar belirtildi:

    “Dünya Covid-19 salgını ile mücadele etmek için bütün sağlık çalışanlarını ve sağlık kuruluşlarını seferber etmek için harekete geçmişken ülkemizde “yeni normalleşme” adımları atılmaya başladığı gün 1 Haziran itibariyle hastanelerdeki taşeron düzeni de kendi normaline döndü.

    Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin ultrason bölümünde taşeron şirket aracılığıyla çalışan aralarında hekim ve tıbbi sekreterlerin olduğu çalışanlara 6 Nisan’da İşten çıkarıldıklarına dair SGK mesajları gelmişti. Sendikamızın olayı gündeme getirmesiyle önce ‘hasta yok ultrasonu kapatacağız’ diyen hastane yönetimi daha sonra açıklama yaparak işçilerin iş akitlerinin devam ettiğini beyan etmiştir.

    Daha sonra iş akitleri feshedilen üyelerimiz bu durumu CİMER aracılığıyla şikâyete konu etmiştir. CİMER hastane yöneticilerinden aldığı bilgi sonucunda verdiği cevapta 30 Haziran tarihine kadar hiçbir sağlık çalışanının iş akdinin feshedilemeyeceğini şikâyetçi üyemize bildirmiştir. Kaldı ki Sağlık Bakanlığı’nın 27 Mart 2020 tarihli genelgesinde 3 ay süreyle hiçbir sağlık çalışanın istifa dahi edemeyeceği duyurulmuştu. Buna karşın Şişli Etfal Eğitim Ve Araştırma Hastanesi’nde çoğu sendikamız üyesi olan aralarında hekimler, tıbbi sekreterler, radyoloji teknikerleri ve teknisyenlerinin bulunduğu 54 sağlık çalışanına hastane yöneticileri, “Bizim firmayla sözleşmemiz bitti biz bir şeye karışmayız” diyorlar, firma ise resmi bir açıklama yapmak yerine lafı dolandırmaktadır.”

    “SAĞLIK ÇALIŞANLARINI GÖRMEZ GELEMEZSİNİZ”

    Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası, dün bütün bu bilgi kirliliği karşısında hastane yöneticileri ile görüşme yapmayı denediklerini belirterek, “Bir yöneticiden “haftaya gelin cevabı aldık” görüştüğümüz bir başka yetkili ise Kamu İhale Kanunu’nu hatırlatarak yapabilecek çok fazla şey olmadığını söyledi. Bugün burada maalesef bizler de diğer meslektaşlarımızla bu salgınla mücadele etmek yerine kapı önüne konulduk. Hem de bir röntgen bir tomografi cihazı kadar değer verilmeden. Buradan hastane yönetimine İş Kanunu’nun 2’nci maddesini üzülerek hatırlatmak istiyoruz. Asıl işveren olarak alt işveren yani taşeron şirketler aracılığıyla çalıştırdığınız sağlık çalışanlarını görmezden gelemezsiniz. Taşeron firma aracılığıyla çalıştırdığınız sağlık çalışanlarına yemekhanesinden faydalanamazsanız diyemezsiniz” ifadelerini kullandı.

    “KÖKLÜ BİR HASTANEYE YAKIŞIR MI?”

    “Kamuda taşeronu bitirdik” diyenlere seslenilen açıklamada, şöyle devam edildi.

    “Bu fotoğrafta işten çıkarılan hekimler, radyoloji teknikerleri, tıbbi sekreterler tomografi, VIR, BT raporlarını yazan raportörler var. İşten mi çıkarıldık, ücretsiz izin mi verdiler bize bilmiyoruz. Ücretsiz izine çıkarılmış olsak bile pandemi ile mücadelede, hastalığın teşhisinde son derece önemli bir yere sahip olan Bilgisayarlı Tomografiyi diğer görüntüleme bölümlerini kapatmak hangi akılla, hangi bilimsellikle açıklanabilir? Şişli Etfal gibi köklü bir hastanede BT cihazında sadece kontrastla çekim gerekmeyen acil hastalar kabul edilecektir, diye açıklama yapılıyor. Peki kontrastlı çekim gereken acil bir hasta geldiğinde ne olacaktır? Sadece sağlık çalışanlarını işten atmakla değil, halkın sağlığı da hiçe sayılmaktadır. Şifa bulmak için gelen hastaları Sarıyer’e göndermek Şişli Etfal gibi köklü bir hastaneye yakışır mı?”

    Açıklamada, “Şişli Etfal Hastanesi yönetimi başta olmak üzere Sağlık Bakanlığı’nı bu ayıba son vermeye çağırıyoruz. Bu yanlıştan derhal dönülmeli ve işten atılan sağlık çalışanları işlerine başlatılmalıdır” denildi.

    PİRHA/ İSTANBUL 

  • Sağlık emekçilerinin eylemine polis engeli-VİDEO

    Sağlık emekçilerinin eylemine polis engeli-VİDEO

    PİRHA – Ankara’da yaşamını yitiren sağlık emekçilerini anmak için bir araya gelen sağlık çalışanlarının yapmak istediği açıklama, “Valilik izni” gerekçesiyle engellendi. 

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi, Ankara Tabip Odası (ATO) ve Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası (Dev Sağlık-İş), Hacettepe Hastanesi’nde bulunan Hacettepe Heykeli önünde 1 Mayıs İşçilerin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla anma etkinliği düzenledi. Yapılan anma etkinliğine SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden, ATO Genel Sekreteri Ali Karakoç, sağlık meslek örgütleri temsilcileri ve onlarca sağlık çalışanı katıldı.

    “Bizler bu ülkenin işçileri, emekçileri, kamu emekçileri, mühendisleri, mimarları, hekimleri, aydınları, akademisyenleri, sanatçıları, gençleri, kadınları, emeklileriyiz. Bizler bu dünyanın tüm değerlerini ve güzelliklerini, alın terimizle, aklımızla, bilgimizle, kısacası emeğimizle üretenler, emek en yüce değerdir diyenleriz.

    Emeğine, onuruna, geleceğine sahip çıkanları; sınıfsız, sömürüsüz, savaşsız bir dünya için mücadele edenleri; salgına karşı amansız bir mücadele vermek için görevinin başında olan başta sağlık emekçileri olmak üzere tüm işçi ve emekçileri selamlıyoruz. 1 Mayıs’ta hayatını kaybeden tüm emekçileri saygıyla anıyoruz.”

    Salgınla mücadele ederken yaşamını yitiren sağlık emekçilerinin fotoğraflarının taşındığı anmada, “Yeni Bir Yaşam, Sağlıklı Yarınlar Dayanışma ve Mücadele İçin Yaşasın 1 Mayıs” yazılı pankart açıldı. Sosyal mesafeye dikkat eden onlarca sağlık çalışanı, bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.

    Anma etkinliğinde açıklama yapmak isteyen emekçiler, polis tarafından “Valilik izni” olmadığı gerekçesiyle engellendi. Engelleme üzerine sağlık emekçileri ve polis arasında sözlü tartışma yaşandı. Polis amiri, sağlıkçıları gözaltına almakla tehdit etti.

    PROTESTOYLA HASTANEYE GİRDİLER

    Sağlık çalışanları, valiliğin yasaklama kararına, “Resmi makamından dışarı çıksın, önlük giyip kendisi hastalara müdahale etsin. Bu hastane rektörün hastanesi değil, sağlık çalışanlarının hastanesi. Salgınla mücadele demokrasi ile olur, baskıyla mücadele edemezsiniz. Baskı yaparsanız salgın artar, özgürlük ile mücadele edilir” diyerek tepki gösterdi.

    Sağlık çalışanları, “Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın işçinin, emekçinin mücadelesi” sloganları atarak hastane içerisine geçti.

    “BİZİ SUSTURMAK YERİNE KORUMAYA YÖNELİK TEDBİR ALSINLAR”

    Açıklama yapılmaması üzerine ajansımıza konuşan SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden, “Sağlık emekçilerinin kendi iş yerlerinde, Kovid-19 salgınında yitirdikleri kendi arkadaşlarını anmaya tahammülleri yok. Rektör ve polis iş birliği halinde, burada toplanan sağlık emekçilerine müdahale ederek, gözaltına alma tehdidi savurarak, anmayı engellemeye çalıştı. Bu tutumu kınıyoruz. Bizi zorla susturma yerine, korumaya yönelik tedbirler alsınlar” dedi.

    ATO Genel Sekreteri Ali Karakoç ise, “Salgın sürecinde bile baskı ile toplumu yönetmeye çalışan iktidarın politikalarını kınamak istiyorduk. Temel amacımız bugün yaşamını yitiren sağlık emekçilerini anmaktı ama izin vermediler. Fiziki mesafemizi koruyarak anma yapabilirdik” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA 

     

     

     

  • Hasta bakıcı Bolat: Covid servisinde çalışıyorum, beni izole edecekleri bir yer yok- VİDEO

    Hasta bakıcı Bolat: Covid servisinde çalışıyorum, beni izole edecekleri bir yer yok- VİDEO

    PİRHA – DİSK Devrimci Sağlık İş Sendikası MYK üyesi hasta bakıcı Cumali Bolat, salgın sürecinde sağlık emekçilerinin çalışma koşullarına ilişkin PİRHA’ya konuştu. Bolat, “Bizler hastanelerde risk altında çalışıyoruz. Gerekli önlemlerin derhal alınması gerekiyor” dedi. 

    DİSK Devrimci Sağlık İş Sendikası MYK üyesi Cumali Bolat, salgın sürecinde sağlık emekçilerinin koşullarına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Adana Balcalı Hastanesi’nde Covid 2 servisinde hasta bakıcı olarak çalışan Bolat, sağlıkçıların Covid-19 mücadelesinde yaşadığı en büyük sıkıntılardan bir tanesinin psikolojik olduğuna dikkat çekti.

    Bolat, “Biliyorsunuz insanlar evinden çıkmaya korkarken sağlıkçılar bu virüsle en ön saflarda mücadele ediyorlar. Biz de sağlıkçılar olarak tabi ki mücadele edeceğiz, bu konuda herhangi bir sıkıntı yok” dedi.

    “MEMURLARA YAPILAN İYİLEŞTİRME SAĞLIK EMEKÇİLERİNE DE YAPILMALI”

    Sağlık Bakanlığı’nın geçtiğimiz günlerde virüsle mücadele kapsamında memurlara ekonomik düzenleme yaptığını hatırlatan Bolat, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Sağlık memurlarının ek göstergelerinde %100 üzerinden bir iyileşme ve buna göre ödeme yapılacağı bildirdi. Bu sağlık emekçilerini maddi olarak mutlu etti. Biliyorsun sağlık bir bütün düşünüldüğüne bir ekip işi. Bizler hastanelerde çalışan taşerondan kadroya geçirilen 4/D’li sağlık emekçileriyiz. 4/D’li çalışan sağlık emekçileri içerisinde hemşire, hasta bakıcı, güvenlik görevlisi, temizlik personeli, tıbbi sekreterler, destek hizmetleri olarak bu işleri yapıyoruz. Bu işleri yaparken kendimden örnek vermek istiyorum. Hasta bakıcısı, hastanede Covid 2 servisinde çalışıyorum. Hasta acilden geldiğinde onu ilk karşılayan hasta bakıcı, servise hasta bakıcı çıkartıyor, filmlerine, röntgenlerine kadar her türlü işinde hasta bakıcı olarak bizler eşlik ediyoruz. Ameliyatından yatacağı odanın ayarlanmasına yatağına götürülmesine kadar biz hasta bakıcılar bakıyor. Temizlik görevlisi arkadaşımız, Covid servisinde hastanın yatacağı yerleri, yatağını, odasını temizliyor. Yani bizler bu Covid -19 mücadelesinde risk altındayız. Onun için morale ihtiyacımız var. Halkımız yürütmüş olduğumuz Covid-19 mücadelesinde bizi alkışladı çok mutlu olduk. Ama sağlık bir bütündür temizlikçisinden, hekiminden, hemşiresinden, hasta bakıcısından, radyoloji teknisyenine, işçisi ile memuru ile sağlık hizmetini yürütüyoruz.”

    “SAĞLIK ÇALIŞANLARININ TAMAMEN TOPLUMDAN İZOLE EDİLMESİ GEREKİR”

    Bolat, Sağlık Bakanlığı’nın memurlara yaptığı ödemelerden 4/D’li sağlık emekçilerinin de yararlanması çağrısı yaptı. Risk altında olduklarını hatırlatan Bolat, “Bu düzenlemenin 4/D’li işçilere uygulanmaması zaten moralimizi bozdu. Bizler hastanede bulaşmadan kaynaklı risk altında çalışıyoruz. Zaten uygulamadan kaynaklı olarak izolasyon yok” dedi.

    Hastanede tam bir izolasyonun olmadığına da değinen Bolat, eve giderken, otobüste, apartmanda ve evde bu hastalığı bulaştırma riski olduğunu belirterek, şunları söyledi:

    “Oysa ki olması gereken şu: Ben Covid servisinde çalışıyor isem beni 15-20 gün ya da 1 ay izole edebilecekleri bir yer ayarlamaları gerekir. ‘Seni 1 ay boyunca ailenden ve toplumdan izole edeceğiz, sen 1 ay çalıştıktan sonra senin testini yapacağız, negatif çıkarsa sana 15 gün izin vereceğiz’ demeleri lazım. Ardından da ikinci ekibin çalışması lazım. Bunu yapmıyorlar, bizi serbest bırakıyorlar. Bunu Çukurova Üniversitesi Balcalı için söylüyorum. Bir otel ayarladılar yalnız orada yemek ücreti 20 TL, kahvaltı 12 TL günlük toplam 32 TL. Biz asgari ücretle çalışan insanlarız. Yani ben 32 TL’yi günlük oraya verdiğimde evde çoluk, çocuğum aç kalacak. Elektrik faturam, doğal gaz faturam, telefon faturam, su faturam, mutfak masraflarını karşılayamayacak duruma geleceğimden kaynaklı ilk başta ismimi yazdırmıştım yemek ücretini duymadan önce daha sonra vazgeçmek zorunda kaldım. 32 TL yemek ücreti ödeyemeyeceğimizden dolayı bizler burada risk altında çalışıyoruz. Bizi serbest bırakıyorlar. Henüz bize de test yapılmış değil. Bulaşma ve risk açısından en ön saflardayız.”

    Sağlıkçılara psikolojik desteğin de olması gerektiğinin altını çizen Cumali Bolat, sokağa çıkma denildiğini ancak gerekli önlemlerin alınmadığına da dikkat çekti.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • “Beyaz Miting’e Davet”

    “Beyaz Miting’e Davet”

    PİRHA-Ankara’da 15 Mart’ta ‘Beyaz miting’ yapılacak.

     https://youtu.be/-6IvAUvubLs

    Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası (DEV-Sağlık İş) Genel Sekreteri Erdoğan Demir, sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunları, gördükleri şiddeti ve mali yönden uygulanan ekonomik yıpranmayı dillendirmek için Ankara’da ‘Beyaz miting’ yapacaklarını duyurdu.

    15 Mart’ta gerçekleştirilecek mitingden sonra 17 Nisan’da da sağlık çalışanları grev yapacak ve çalışmayacaklar.

    Sağlık Bakanlığının çalışanlar üzerinde uyguladığı politikaların gözden geçirilmesi ile ilgili talepler dile getirilecek, sağlıkta son zamanlarda yaşanan şiddet olayların çözüme kavuşturulması için ses çıkarılacak.

    Dev-Sağlık İş Genel Sekreteri Erdoğan Demir, “Tüm Sağlık çalışanlarımızı ve destek olmak isteyen yurttaşlarımızı gerçekleştireceğimiz eylemimize bekliyoruz” dedi.

    Mitingi DEV-Sağlık İŞ, Türk Tabipler Odası, İstanbul Tabip Odası, İstanbul Dişhekimleri Birliği, Dişhekimleri Odası, Türk Psikologlar Derneği, Türk Hekimler Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği düzenleyecek.

    Mitingde, halkın sağlık hakkına erişimi ve nitelikli sağlık hizmeti alabilmesi de öne çıkarılacak.

    PİRHA/ANKARA