Etiket: devlet yok

  • Elbistanlı depremzedeler: Gönüllülerin getirdikleri yardımlar sayesinde ayaktayız -VİDEO

    Elbistanlı depremzedeler: Gönüllülerin getirdikleri yardımlar sayesinde ayaktayız -VİDEO

    PİRHA- Elbistan’da yaşayan depremzedeler, hala yeterli yardımların gelmediğini belirterek en çok çadır ve ısınma malzemelerine ihtiyaçları olduğunu söylediler.

    Maraş merkezli yaşanan depremlerin üzerinden 12 gün geçti. Bunca gün geçmesine rağmen bölgedeki depremzedelerin ihtiyaçları hala tam olarak karşılanmadı.

    Elbistan’da bulunan Kara Elbistan Mahallesi’ndeki depremzedeler, gönüllülerin getirdiği yardımlar sayesinde ayakta kaldıklarını söyledi.

    “DERME ÇATMA BİR YERE SIĞINDIK, BURADA DA FARELER VAR, KORKUYORUZ”

    Depremzedeler yaşadıklarına ilişkin CAN TV mikrofonuna şunları dile getirdi:

    “Depremden sonra gelip buraya sığındık. Burasını görüyorsunuz derme çatma bir yer. Burada da fareler var. Gece gelip çocukların kulaklarını kemirmiş. Çocuklar ağladı, bizde korktuk. Tekrar dışarı çıktık. Çadır istiyoruz. Biz 8 kişiyiz. Çadır ve temiz bir ortam istiyoruz. Aynı zamanda ısınma sorunu var. Gıdamız yeterli ama ısınma ve barınma sorunu yaşıyoruz. Kimse buraya yardım getirmedi. Çadır vermedi. Battaniyemiz yok. Bulduklarımızı yakıp ısınmaya çalışıyoruz.

    “HAYVANCILIK YAPIYORUZ, ONLAR DA GÜNLERDİR AÇ, SUSUZ, KESMEK, SATMAK İSTEMİYORUZ”

    Burası Kara Elbistan Mahallesi. Kaderi kara olduğu için böyle demişler. Önceden bir sel felaketi yaşanmış burada ve bu isim onun sonrasında verilmiş. Depremde evimiz de çatlaklar oluştu. Korkuyoruz giremiyoruz. Hava çok soğuk. Çadır için gittik ama bulamadık. Hiçbir yerde yok. Çok az sayıda gelmiş. Buraya yardıma gelen birkaç kişi bize bir çadır verdi. Onunla idare ediyoruz. Depremde hayvanlarımız da zarar gördü. Biz hayvancılık yapıyoruz. Onlar da kaç gündür aç, susuz buradalar. Dün bir yerden çok az yem buldum, getirdim verdim. Bitince ne yapacağım bilmiyorum. Satmak, kestirmek istemiyorum.

    “GÖNÜLLÜLER ÇADIR VERDİ, ORADA KALIYORUZ”

    Daha yeni yeni kendimize geliyoruz. Buraya hiç yardım gelmedi. Sadece gönüllülerin getirdiği bazı yardımlar var. Onların sayesinde ayaktayız. Bundan sonra ne yapacağız, nasıl yaşayacağız bilmiyoruz. Gönüllüler bir çadır verdi, onda 10 kişi kalıyoruz. Sığmıyoruz.”

    PİRHA/ELBİSTAN

  • Hatimoğulları: Hatay’da korku filmi izler gibiydik; AFAD deprem altında kalmıştır -VİDEO

    Hatimoğulları: Hatay’da korku filmi izler gibiydik; AFAD deprem altında kalmıştır -VİDEO

    PİRHA- HDP Hatay Milletvekili Tülay Hatimoğulları depremin ardından Hatay’da yaşadıklarına ve tanık olduklarına dair, “AFAD hiçbir konuda hazırlıklı değilmiş bunu gördük. AFAD’da diğer tüm devlet kurumları gibi bu depremin altında kalmıştır. Ölen insanların sayısı belirsiz. Enkaz altında hala binlerce insan var. İktidar bir seferberlik ilan etmesi gerekirken halkın ölmesini bekledi, izledi” dedi.

    Maraş merkezli yaşanan depremlerin ardından bölgede hala birçok sorun yaşanıyor.

    HDP Hatay Milletvekili Tülay Hatimoğulları, depremin hemen ardından Hatay’a geldiğini ve üzerinden 6 gün geçmesine rağmen halkın yaşadığı birçok sorunun çözülmediğini anlattı.

    “BİR KORKU FİLMİ İZLER GİBİYDİK”

    PİRHA mikrofonuna yaşadıklarını ve tanık olduklarını aktaran Hatimoğulları şunları dile getirdi:

    “Çok büyük bir acı, çok büyük bir yıkım, çok büyük kayıplarımız var. Tüm Türkiye halklarına geçmiş olsun diyorum. Bir kent olduğu gibi ortadan kalktı, yıkıldı. Biz depremin olduğu andan hemen sonra yola çıktık ve bu bölgeye geldik. Biz geldik ama devlet yoktu. Yol boyu trafiğin keşmekeşliği vardı. İnsanların ailelerine ulaşma çabaları vardı. Enkaz altında kalanları aileleri kurtarmaya çalıştı. Burada gördüklerimiz anlatılabilir bir tablo değil. Gerçekten bir korku filmi izler gibiydik.

    “AFAD HİÇBİR KONUDA HAZIRLIKLI DEĞİLMİŞ BUNU GÖRDÜK”

    Buraya hiçbir şekilde depremin hemen ardından gerekli müdahaleler yapılmadı. Adeta merkezi hükümet yokmuş gibi davrandı. AFAD’ın emek veren gönüllülerine teşekkür ediyoruz ama kurumsal olarak asla teşekkür etmiyoruz. Çünkü AFAD bu ülkeyi yanıltmıştır. AFAD hiçbir konuda hazırlıklı değilmiş bunu gördük. En ufak bir depremin bile altından kalkamayacak bir kurum olduğunu gördük. AFAD’da diğer tüm devlet kurumları gibi bu depremin altında kalmıştır. Ölen insanların sayısı belirsiz. Enkaz altında hala binlerce insan var. İktidar bir seferberlik ilan etmesi gerekirken halkın ölmesini bekledi, izledi.

    “HERKES ‘BİZİM SUÇUMUZ NE, BİZ NEDEN ÖLÜME TERK EDİLDİK, YALNIZ BIRAKILDIK?’ DİYE SORUYOR”

    Buradaki yurttaşlar da bunu dile getiriyorlar. Hepsi bu durumdan acı duyuyor. Herkes ‘Bizim suçumuz ne, biz neden ölüme terk edildik, yalnız bırakıldık?’ diye soruyor. Devlet görevini yapmadı. Şehir dışından gelen yardımları sınırlarda beklettiler, bölgeye sokmadılar. İnsanlar saatlerce havaalanlarında bekletilmişler. Buradaki AFAD’lılarla konuştuk. Ellerinde tek bir kürek bile yoktu. Neden bu halde geldiniz, diye sorduk. Onlara demişler ki, ‘Yurt dışından gelenlerin ekipmanlarını kullanacaksınız.’ Buraya geldiklerinde AFAD’lıları ne bi karşılayan ne bir yönlendiren ne de bir organize eden yapı olmamış. Birçok ekibe su dahi vermemişler. Böyle bir arama kurtarma tarama çalışması olur mu? Kaçıncı yüzyıldayız? Buna inanmak, bu durumu kabullenmek mümkün değil. AKP iktidarı bu işin altında kalmıştır. İktidar depremle ilgili hiçbir önlem almadı ve halkı ölüme terk etti.”

    Diren KESER/HATAY

  • ‘Adıyaman’da cenazelere kurtlar saldırmış; binlerce insan battaniyelere sarılıp defnedildi’

    ‘Adıyaman’da cenazelere kurtlar saldırmış; binlerce insan battaniyelere sarılıp defnedildi’

    PİRHA- Depremin ardından Çelikhan ilçesine giden Gazeteci Veli Büyükşahin, bölgede yaşadıklarına ve tanık olduklarına dair anlatımında, “Dağ köylerine ulaşım hala yok. Göçükten çıkartılan bazı cenazeler kaldırılamadığı için açıkta kalmış ve kurtların saldırısı olmuş. Binlerce insan battaniyelere sarılıp kefensiz defnedildi. Cenazesine bile sahip çıkamayan bir devletle karşı karşıyayız” dedi.

    Maraş merkezli depremin en ağır hissedildiği Adıyaman’ın Çelikhan ilçesine bağlı birçok köye hala ulaşılamadı.

    Yolları kapalı olan bu dağ köylerinde enkaz altında çok sayıda cenaze olduğu, çıkarılan cenazelerin ise ortada kaldığı belirtiliyor. Açıkta kalan cenazelere kurtların saldırdığı bilgisi de paylaşılıyor.

    Depremin ardından Çelikhan ilçesine giden Gazeteci Veli Büyükşahin, bölgede yaşadıklarını ve tanık olduklarını anlattı.

    “CENAZELER AÇIKTA KALDIĞI İÇİN KURTLAR SALDIRMIŞ”   

    Bulundukları yerde bazı köylere kurt indiği ile ilgili bilgilerin kendilerine geldiğini ve bu durumun görüntülerinin de dolaştığını söyleyen Büyükşahin, şunları aktardı:

    “Bu köylerin yolları bugüne kadar kapalıydı. Bugün açma çalışmaları yapılıyor. Birçok köyün yolu hala kapalı. Çelikhan merkeze bağlı birkaç köyden bahsediliyor. Bu bahsedilen dağ köylerine zaten geceleri kurtlar iniyor. Kurtlar burada ilçe merkezine kadar bazen inebiliyor. Çelikhan’a bağlı Şerifhan diye bir köyde bazı cesetlerin kurtlar tarafından parçalandığı, kurtların saldırısına maruz kaldığı bilgisi geldi. Orada sağ kalan insanlar aktarıyor bunları. O köylere hala hiçbir ekip gitmedi. Dolayısıyla cenazeler kaldırılamamış durumda. Enkaz altında bir sürü cenaze var. Yollar kapalı. Yolların kapalı olmasının sebebi oralar dağ köyleri olduğu için çok fazla kar yağışı alıyor. Zaten sağlıklı bir yol yok oraya ulaşım için. O yüzden o yollar kışın kapanıyor. O köylerde kalan insan sayısı, genç sayısı özellikle çok az. Göçükten çıkartılan bazı cenazeler kaldırılamadığı için açıkta kalmış ve kurtların saldırısı olmuş.

    “YOLLARI HALA KAPALI OLAN BİRÇOK KÖY VAR, ULAŞTIRMA BAKANLIĞI BU İŞE EL ATMALI”

    Dün yine deprem oldu. Artçı sarsıntılar devam ediyor. Biz arabada kalmak zorunda kaldık. Yolların açılması için karayollarının, belediyenin, kaymakamlığın devreye girmesi gerekiyor. Ulaştırma Bakanlığı’nın bu işe el atması gerekiyor. Altyapıyı hazırlaması gerekiyor ancak depremin üzerinden kaç gün geçti ve biz sadece bugün yollarda greyderleri, kar küreme araçlarını görmeye başladık. Bu araçlar gelmediği için yollar açılmadığı için o köylerin hiçbirisine ulaşılamadı. Ne arama kurtarma ekibi gidebildi ne bir yardım gidebildi. O köyde oturanların kendi yakınları bile gidemedi. Ulaşılamayan köylerdeki insanlar yürüyerek en yakın yere gidiyorlar, günlük ihtiyaçlarından birkaç gıda maddesi alıp sırtlarında taşıyarak götürüyorlar. Ertesi gün tekrar geliyorlar. Oralarda olup da sağ kalan insanların ihtiyaçları da giderilemiyor.

    “BURADA DEVLET YOK, TÜM İŞLER GÖNÜLLÜLERİN GİRİŞİMİYLE OLUYOR”

    Biz Çelikhan’dayız. Cenazelerimizi dün kaldırdık. Yakın illerdeki akrabalarımız cenazeye gelemedi. Taziyeye gelebildiler. 5-10 kişi ile cenazelerimizi kaldırmak durumunda kaldık. Birçok köyden sağlıklı bilgi alınamıyor. Buraya çeşitli illerden gönüllüler geliyor, yardım getiriyorlar. Buraya gelen tüm yardımlar çeşitli sivil toplum kuruluşlarından, Alevi örgütlerinden, siyasi partilerden ya da bireysel gönüllülerden geliyor. Birey olarak aracını doldurup gelen çok sayıda da insan var. Van’dan kepçeleri ile gelip burada yolları açmaya çalışan insanlar vardı. Özellikle gıda yardımları çok fazla gelmeye başladı. Bunlar devletin, AFAD’ın yönlendirdiği yardımlar değil. Dün bir yerden yardım gelmişti. Biz bunu organize ederken AFAD’dan gelip, ‘Bu yardım nereye gidiyor?’ diye sordular. AFAD emekçilerine biz bize gelen yardımlardan verdik. Yapılan bütün işler, hizmetler gönüllülerin yaptığı girişimlerle oluyor.

    “İMKANINI BULAN İNSANLAR BURADAN GİDİYOR”

    Ulaşım çökmüş durumda. Daha yeni yeni yollar açılıyor. Elektrik hala birçok yerde yok. Araçlarda telefonlarımızı şarj edebiliyoruz. GSM şebekeleri ve internet gelip gelip gidiyor. Organizasyonla ilgili ciddi bir dağınıklık var. Herkes kendisi organize olmaya çalışıyor. Burada hala devletin, hükümetin, valiliğin yürüttüğü hiçbir iş yok. 100-120 tane evin olduğu yerde kalınabilecek 3-4 tane ev var. Diğer insanların nerede kalacağı ile ilgili hiçbir çalışma yok. Bizler kendi imkanlarımızla insanları başka şehre gitmeleri için bir yerden bir yere taşımaya çalışıyoruz. İnsanlar imkan bulunca buradan gidiyorlar. Çünkü altyapı yok, ne olacağı belli değil, ilaç bulamıyorsunuz, bir doktora gidemiyorsunuz, depremler sürekli devam ediyor, insanların üzerinde giyebilecekleri elbiseleri bile yok.

    “BİNLERCE İNSAN BATTANİYELERE SARILIP KEFENSİZ DEFNEDİLDİ”

    Kısa vadede tanık olduğum şey iktidarın, devletin hiçbir şekilde bu sürece müdahale edemediğidir. İnsanlar burada kefensiz defnediliyor. Binlerce insan battaniyelere sarılıp kefensiz bir şekilde yıkanmadan defnedildi. İnsanlar göçüklerin altında donarak hipotermi ile yaşamlarını yitirdiler. Devlet bu depremle birlikte çökmüş oldu. Ölüsüne bile kefen bulamayan, bir mezar yeri açamayan, cenazesine bile sahip çıkamayan bir devletle karşı karşıyayız.”

    Melis CİDDİOĞLU/PİRHA

  • Antakya’ya yardıma giden gençler isyan etti: Hala devlet buraya gelmedi, yaşananlar katliamdır -VİDEO

    Antakya’ya yardıma giden gençler isyan etti: Hala devlet buraya gelmedi, yaşananlar katliamdır -VİDEO

    PİRHA- Yaşanan depremlerin ardından kendi imkanlarıyla bölgeye yardıma giden gençler, “Genel olarak plansız, programsız bir durum var. Isınma, barınma ve beslenme sorunu yaşanıyor. Birçok ilden insan buraya yardım için geldi ama devlet gelemedi. Bu yaşananlar açık bir katliamdır. Hükümet suçludur” dedi. 

    Yaşanan depremlerin ardından bölgeye duyarlı birçok insan gitti. Devletin gerekli ve yeterli yardımı yapmadığını söyleyen yurttaşlar birbirinin yarasını sarmaya çalışıyor.

    Depremin en çok vurduğu yerlerden biri olan Antakya’ya yardıma giden gençler yaşadıklarını ve tanık olduklarını anlattı. Gençler bölgede özellikle ısınma, barınma ve beslenme sorunu olduğunu söyledi.

    “BİRÇOK İLDEN GÖNÜLLÜ İNSAN KENDİ İMKANLARIYLA BURAYA YARDIMA GELDİ”

    Gençlerden Halil Yakut izlenimlerine dair şunları paylaştı:

    “Bizler depremin ikinci gününden bu yana Antakya’dayız. Biz buraya geldiğimizde burada hiçbir yardım yoktu, ta ki üçüncü günün başına kadar. Hiçbir arama kurtarma ekibi, devletin tek bir yetkilisi yoktu. İnsanlar enkaz altında, göçük altında kalmışlar. Yakınlarını kaybeden insanlar perişan haldelerdi. Yağmur yağmıştı, çok kötü durumdalardı. Çadır yoktu. İnsanlar sokaklarda ısınmak için ateş yakmışlardı. İkinci günün sonundan itibaren buraya gönüllü insanlar geldiler. Türkiye’nin birçok ilinden insan buraya yardım için kendi imkanları ile geldi. Burada düne kadar devletin tek bir yetkilisi yoktu. Buraya gönüllü gelenler gıda yardımı, giyecek yardımı getirdiler. Buradaki insanlara onları dağıttılar.

    “CİDDİ ŞEKİLDE YARDIMLAŞMA, DAYANIŞMA VE ORGANİZASYON SORUNU YAŞANIYOR”

    Hala ciddi bir ısınma sorunu var. Bugün itibarıyla çok az sayıda çadır getirip yaptılar. Ancak bu yeterli değil. Gıda yardımı her yere ulaşmıyor. Sadece şehir merkezlerine bu yardımlar getirilmiş. Arka sokaklara, merkeze uzak yerlere ulaşmakta çok zorluklar yaşanıyor. Plansız programsız bir durum söz konusu. Depremin dördüncü gününde AFAD’dan çok az sayıda kişi geldi. Bunlar çok yetersiz kalıyor. Burada insanlar gönüllü olarak enkazlarda çalışıyorlar ama onlar da bir yere kadar iş yapabiliyorlar.

    “ANTAKYA DÜMDÜZ OLMUŞ, HARİTADAN SİLİNMİŞ DURUMDA”

    Genel olarak insanların durumu burada çok kötü. Isınma, beslenme sorunu var. Geceleri eksilere iniyor burada hava. Ciddi bir yardım, dayanışma ve organizasyon sorunu var. Bakan Murat Kurum açıklama yaptı ve AFAD’ın dışındaki hiçbir yardıma izin vermeyeceklerini söyledi. AFAD’ın dışında hiçbir koordineye izin verilmezse burada hiçbir şey yok demektir. Çünkü Antakya dümdüz olmuş durumda, haritadan silinmiş durumda. Hiçbir evde, binada kalınabilecek bir durum yok.

    “BU YAŞANANLAR AÇIKÇA KATLİAMDIR, HÜKÜMET SUÇLUDUR”

    Biz buraya geldik, ülkenin dört bir yanından insanlar geldi ama devlet buraya gelemedi. Japonya’dan, Yunanistan’dan kurtarma ekipleri geldi ama devlet gelemedi. Devlet 50 bin kişiyle Suriye’ye sınır ötesi operasyonlar yapıyor ama Antakya’ya giremedi devlet. Aslında giremedi değil girmedi. Hükümet suçludur. Suçlu olduklarını bildikleri için interneti kestiler, suçlu oldukları için buraya gelemiyorlar, suçlu oldukları için buradaki gazetecileri gözaltına alıyorlar, burada yaşananların anlatılmasını istemiyorlar. Deprem uzmanları yıllar öncesinden açıklamalar yaptı. Hatay için Maraş için yıllardır uyarılar yaptılar. Bu yıkımları engellemek için projelerde sunmuşlar ama hükümet bunları dikkate almamış. Bu açıkça bir katliamdır. Burada Elektrik Mahallesi’nde göçük altında 3 kişi var ve dördüncü günde hala oraya bir yardım gitmedi. Böyle çok yer var yardım gitmeyen.”

    Melis CİDDİOĞLU/PİRHA