DİSK, İzmir’de 4 belediyede TİS görüşmelerinde sona doğru gelindiğini, uzlaşma sağlanmaması üzerine grev hazırlıkları yapacağını açıkladı.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel-İş Sendikası ile Sosyal Demokrat Kamu İşverenleri Sendikası (SODEM-SEN) arasında yürütülen Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri tıkandı. Bornova, Bayraklı, Buca ve Dikili belediyelerinde tıkanan görüşmeye dair basın toplantısı düzenleyen DİSK, 4 belediyede yürütülen ve yaklaşık 5 bin işçiyi kapsayan süreçte gelinen aşamaya dair bilgi verdi.
DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, İzmir’de örgütlü oldukları 4 belediyede TİS sürecinin sonuna geldiklerini belirterek, “Bugün itibariyle Bornova, Bayraklı, Buca ve Dikili Personel AŞ sözleşmelerinde arabuluculuk süreçleri sonlanmıştır. Sendikamızın masada bitirme niyetini her seferinde dile getirdiği bir ortamda, geçen haftaya kadar gelinen ve ağır işleyen sözleşme süreçleri için belediye taraflarına da bilgi verilmiş ve o zamandan bugüne dek bazı ilerlemeler gözlenmiştir. Özellikle Buca Belediyesi’nde örgütlü şubemiz yaptığı görüşmelerle sözleşmeyi bitirme noktasına yaklaştırmış, Bayraklı’da görüşmeler hızlanmış ve bugünde öğleden sonra devam edecektir. Bornova’da ise perşembe günü toplu iş sözleşmesi görüşme teklifi sendikamıza iletilmiştir. Bütün bu görüşmeler ve girişimler TİS masada en iyi şekilde bitirmek, bu kente hizmet veren üyelerimizin refahını arttırmak ve emeğinin karşılığını almaktır” dedi.
GREV HAZIRLIĞI
TİS süreçlerinde uzlaşı sağlanamaması halinde 4 belediyede yaklaşık 5 bin emekçinin greve gideceğini açıklayan Sarı, “Umuyoruz ki yaşanan süreçlerin belediyeler ve üyelerimizin adına mutlu ve kabul edilebilir bir şekilde bitmesi aksi takdirde sendikamız ve üyelerimiz yasal süreçten kaynaklı grev hazırlıklarına başlayacaktır” diye konuştu.
PİRHA- İzmir’de emek ve meslek örgütleri, cemaat ve tarikat yurtlarında yaşanan ölüm ve cinsel istismarlara tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Dört bir yanı kaçak, izinsiz ve denetimsiz cemaat ve tarikat yurtlarıyla dolu ülkemizde; bir çocuğumuzun, bir gencimizin daha intihar etmesine, tacize uğramasına, öldürülmesine tahammülümüz kalmadı!” denildi.
İzmir’de bulunan emek ve meslek örgütleri, cemaat ve tarikat yurtlarında yaşanan ölüm ve cinsel istismarlarına tepki amaçlı basın açıklaması yaptı.
Eğitim-Sen İzmir 1 Nolu Şube’de gerçekleşen ve ‘Gerici Toplum İnşa Etme Anlayışı Çocuklarımızı Öldürüyor’ pankartının asıldığı açıklamaya Devrimci İşçi Sendikası, Kamu Emekçileri Sendikası, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, İzmir Tabip Odası ve İzmir Barosu temsilcileri katıldı.
Kurumlar adına açıklamayı okuyan KESK İzmir Platformu Dönem Sözcüsü Veysel Beyazadam, daha önce birçok tarikat yurdunda yaşanan, ölümler, cinsel istismarlar konusunda sesiz kalan, “bir kereden bir şey olmaz” diyen zihniyetin politik uygulamalarına yeter diyerek, cemaat, tarikat ve vakıf yurtlarının derhal kamulaştırılması çağrısında bulundu.
“CEMAATLER, SIRTINI İKTİDARA DAYAMIŞ DURUMDA”
Cemaat ve tarikatları ülkenin içine sokulduğu sosyal, ekonomik, siyasal krizleri fırsat bilerek ve sırtını iktidara dayayarak giderek güçlenmeye çalıştığına vurguda bulunan Beyazadam, “Kamusal ve Laik eğitim anlayışından hızla uzaklaşan iktidarın, gerici toplum inşa etme politikaların sonucunda cemaatlerin ve tarikatların eğitim üzerindeki ağırlığı giderek artmıştır. Geçilmeyen köprülere, uçulmayan hava alanlarına milyarlar harcayan iktidar, eğitime, öğrencilerin barınma burs gibi gereksinimlerine yeterli yatırımı yapmamış, çaresiz vatandaşlar için tarikat ve cemaatler zorunlu adres durumuna sokulmuştur” dedi.
“BİRÇOK YURTTA YAŞANANLAR TOPLUM HAFIZASINDA YERİNİ KORUYOR”
Beyazadam, geçtiğimiz günlerde ailesinin baskısıyla kaldığı cemaat yurdunda yaşadığı baskıları ve gelecek kaygısını anlatıp yaşamına son veren Enes Kara’yı hatırlatarak, “Ne acı ki Enes ilk değildi. Ülkenin her tarafı bir kısmı izinli ama çoğunluğu kaçak ve izinsiz cemaat ve tarikat yurtları ile dolu. Aladağ’ da, Karaman’da, Kaimder’de, Alimder’de ve daha birçok yurtta yaşanan acı olaylar toplum hafızasında yerini korurken, Enes Kara’nın haberi hepimizin yüreğini burktu. Kamusal ve laik eğitim anlayışından hızla uzaklaşan iktidarın gerici toplum inşa etme politikaları sonucunda gençler, bu yurtlarda intihar ediyor, tacize uğruyor ve öldürülüyor. Türgev, Tügva, Ensar, Semerkand, ve İlim Yayma Cemiyetleri gibi vakıflara ait beş yüzün üzerinde yurt bulunurken, izinsiz ve kaçak yurt sayıları on binlerle anılmaktadır” ifadelerini kullandı.
“TARİKAT, CEMAAT VE VAKIF YURTLARI DERHAL KAMULAŞTIRILMALI”
Cemaat ve tarikatların eğitimin herhangi bir aşamasına, herhangi bir biçimde dahil olmasının engellenmesi ve mevcut cemaat, tarikat ve vakıf yurtlarının derhal kamulaştırılması çağrısında bulunan Beyazadam, şöyle konuştu:
“Dört bir yanı kaçak, izinsiz ve denetimsiz cemaat ve tarikat yurtlarıyla dolu olan ülkede, bir çocuğu ve gencin daha intihar etmesine, tacize uğramasına, öldürülmesine tahammülümüz kalmadı! Okul öncesinden yüksek öğretime kadar her aşamada eğitim ücretsiz, nitelikli ve laik bir kamusal hizmet olarak sunulmalıdır. Öğrencilerin eğitim, öğretim ve barınma ihtiyaçları kamusal kaynaklar tarafından karşılanmalıdır Cemaat ve tarikatların eğitimin herhangi bir aşamasına, herhangi bir biçimde dahil olması engellenmelidir. Mevcut cemaat, tarikat ve vakıf yurtları derhal kamulaştırılmalıdır. Okullardaki dinselleştirme politikalarına son verilmeli, müfredattaki tüm dinci-gerici unsurlar kaldırılarak, eğitim-öğretim bilimsel ve laik temelde şekillendirilmelidir. Daha önce birçok tarikat yurdunda yaşanan, ölümler, cinsel istismarlar konusunda sesiz kalan, “bir kereden bir şey olmaz” diyen zihniyetin çocuklarımızın hayatını yok eden gerici politik uygulamalarına artık yeter. Bu ölüm ve istismarları kanıksamayacağız, susmayacağız. Kamusal, laik, demokratik, eşit, bilimsel, anadilinde yürütülen ve cins ayrımcı olmayan bir eğitimin inşa edilmesi için mücadeleye devam edeceğiz.”