Etiket: dhf

  • DHF: Yasaklara karşı Munzur’un coşkusuyla Dersim’e akalım

    DHF: Yasaklara karşı Munzur’un coşkusuyla Dersim’e akalım

    PİRHA – Demokratik Halklar Federasyonu (DHF) yasaklanan Munzur ve Doğa Festivali’ne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada “Baskılara, yasaklara karşı Munzur’un coşkusuyla Dersim’e akalım” denildi. 

    Demokratik Halklar Federasyonu, OHAL gerekçesiyle yasaklanan Munzur ve Doğa Festivali’ne ilişkin yazılı açıklama yaptı.  AKP iktidarının darbe bahanesiyle ülkeyi OHAL keyfiyetiyle yönettiğine dikkat çekilen açıklamasında, “En demokratik hak talebini dahi saldırılarla karşılayan AKP iktidarı OHAL bahanesiyle grevleri, basın açıklamalarını, demokratik yürüyüşleri, toplantı ve mitingleri yasaklamaktadır” denildi.

    “MUNZUR FESTİVALİ OHAL BAHANESİYLE YASAKLANDI”

    DHF yaptığı yazılı açıklamada, AKP iktidarının, Dersim’de her yıl düzenlenen Munzur Doğa ve Kültür Festivali’ni OHAL bahanesiyle yasakladığına dikkat çekerek şunlar belirtti:

    “Geçmişte egemenler tarafından defalarca yasaklanan Munzur Festivali halkın kararlılığı ve direngenliği ile tekrar tekrar gerçekleştirilmiştir. Dersim halkının faşist baskılara karşı direniş bilincinin kuşandığı; doğasını, yaşam alanlarını, iradesini savunduğu festival tüm baskılara rağmen devrimci-demokratik kamuoyu ve Dersim halkı tarafından sahiplenilmiştir. Dün tüm baskı ve katliam politikalarına rağmen halk kitleleri tarafından sahiplenilen festival, bugünde aynı kararlılıkla sahiplenilecektir.”

    “HERKES MUNZUR FESTİVALİNİ SAHİPLENMELİ”

    Demokratik Haklar Federasyonu, son olarak, tüm devrimci-demokratik kamuoyunu ve emekçi halkını baskılara, yasaklara karşı Munzur Festivalini sahiplenmeye, Dersim halkıyla dayanışmayı büyütme çağrısında bulunarak, “OHAL Kaldırılsın! Yasaklar Son Bulsun!, Munzur’da Barajlar Durdurulsun!, Siyanürlü Maden Aramaya Son Verilsin!, Yayla Yasakları Kaldırılsın, Munzur Festivali Yasaklanamaz” dedi. 

    (HABER MERKEZİ)

  • Demokratik Halklar Federasyonu: 93’te Sivas’ta yakan zihniyet, 2016 yılında da Cizre’de  yakmıştır

    Demokratik Halklar Federasyonu: 93’te Sivas’ta yakan zihniyet, 2016 yılında da Cizre’de yakmıştır

    PİRHA – 2 Temmuz 1993 yılında Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılmak için Sivas’a giden aydın ve sanatçılardan 33’ü ve 2 otel çalışanı olmak üzre 35 insan kaldıkları otelin yakılması sonucu hayatını kaybetti. Demokratik Halklar Federasyonu yayınladığı basın metniyle, katliamda hayatını kaybedenleri anarak, herkesi katliamın 24. yılında alanlara çağırdı. 

    Sivas Katliamı’nın 24. yılında Demokratik Halklar Federasyonu (DHF) basın metni yayınlayarak katliamcı zihniyeti kınadı.

    “Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan TC’ye katliamlar tarihi üzerinden saldırılar artarak devam etmektedir” denilen açıklamada, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta 33 aydın, yazar ve Alevileri katleden anlayış bugün AKP ile iktidara taşınmış ve saldırılarını arttırarak devam ettiği vurgulandı.

    “DEVLET HALEN ALEVİ KÖYLERİNE CAMİ YAPTIRIYOR”

    Sivas Katliamı’nın bir gûruhun, ırkçı-dinci hezeyanları olarak ele alınmaması gerektiği vurgulanan açıklamada şunlar belirtildi:

    “Sivas Katliamı, geçmişten günümüze devletin Alevilere yönelik kininin bir göstergesidir. Bu kin, geçmişte Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum, Malatya, Gazi-Ümraniye katliamları tarihte kanlı bir not olarak yerini almıştır. Devletin Alevilere yönelik öfkesi ve kini ise hala devam etmektedir. Alevi köyleri devlet tarafından yoksulluğa mahkum edilmekte, köylere zorla ve/veya tehditle camiler inşa edilmekte, zorunlu din dersi ile Alevi çocukları sistemli bir asimilasyona tabi tutularak, Aleviler hedef gösterilmektedir. Aleviler üzerindeki baskılar her geçen gün artmaktadır.”

    “EMEKÇİLER HER ZAMAN BASKILARA KARŞI DURMUŞTUR”

    Bu katliamlara karşı tek çözümün örgütlü mücadeleyle sağlanacağını belirtilen DHF, şunları ifade etti:

    “Her dönem katliamlarla sınanan emekçiler ve ezilenler direniş geleneğiyle, faşist-gerici baskılara karşı durmuştur. Faşist zihniyet katliam politikaları ile kendisine karşı duran herkes üzerinde kendini göstermektedir. 93’te Sivas’ta diri diri yakan zihniyet, 2016 yılında da Cizre’de Kürtleri diri diri yakmıştır. 1938’de Elazığ Buğday Meydanı’nda Seyit Rıza’nın sesinde yankı bulan baş eğmezlik çağrıları, 2016’da Cizre’de Mehmet Tunç’un sesinde yankı bulmuştur. Birbirinden farklı dönemlerde yapılan bu çağrılar, emekçilerin ve ezilenlerin birleşik mücadele çağrısıdır. Ve bu çağrıya cevap olacak somut atılım ise örgütlü mücadeleyi yükseltmek, emekçileri-ezilenlerin ortak mücadelesini örmektir.”