Etiket: Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG)

  • 15 gazeteci meslek örgütünden ortak açıklama: Gazeteciler üzerindeki baskılara son verin!

    15 gazeteci meslek örgütünden ortak açıklama: Gazeteciler üzerindeki baskılara son verin!

    PİRHA- 15 gazeteci meslek örgütü, gazetecilerin gözaltına alınmasına dair “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden (AİHS) doğan yükümlülüklerini yerine getirmeli ve gazeteciler üzerindeki baskılara son vermelidir. Gazetecilik, demokratik bir toplumun vazgeçilmez bir unsuru olup, siyasi baskıdan korunmalıdır” açıklamasında bulundu.

    Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı bir soruşturma kapsamında, Diyarbakır’da gazeteciler Roza Metina ve Ahmet Sümbül; İstanbul’da Erdoğan Alayumat, Bilge Aksu, Tuğçe Yılmaz, Suzan Demir ve Serap Güneş; Batman’da Mehmet Uçar; Ankara’da ise Bilal Seçkin’in gözaltına alınmasına tepkiler sürüyor. 15 gazeteci meslek örgütü, konuya dair ortak açıklama yaptı.

    “GAZETECİLİK FAALİYETLERİ KORUNMALIDIR”

    Yapılan açıklamada, aynı operasyonda uzun yıllardır birçok gazetede köşe yazarlığı yapan şair Hicri İzgören, yayınevi koordinatörü Baver Yoldaş, karikatürist ve gazeteci Doğan Güzel, çevirmen Ömer Barasi, akademisyen ve yazar Abdurahman Aydın, fotoğrafçı Emrah Kelekçier, yönetmen Ardin Diren gibi birçok sanatçının yanı sıra siyasetçiler ve insan hakları savunucusunun da gözaltına alındığı vurgulanarak, şunlar ifade edildi:

    “Gazetecilerin avukatlarıyla görüştürülmelerine izin verilmedi; avukatların soruşturma hakkında bilgi alması ‘kısıtlılık kararı’ gerekçesi ile engellendi. Gözaltılar ve operasyon hakkında bilgi vermemek, basın özgürlüğüne ve gazetecilik mesleğinin özgürce icra edilmesine yönelik devam eden tehditlerin yükseldiğini göstermektedir. Türkiye, Basın Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden (AİHS) doğan yükümlülüklerini yerine getirmeli ve gazeteciler üzerindeki baskılara son vermelidir. Gazetecilere yönelik süregelen sistematik taciz ve gözdağı verme politikalarına derhal son verilmesi gerekmektedir.

    Yetkilileri, gazetecilere yönelik baskılara ve haksız gözaltılara derhal son vermeye, tüm gazetecilerin güvenliğini sağlamaya ve ifade özgürlüğünü korumaya davet ediyoruz. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesi uyarınca gazetecilik faaliyetlerinin korunmasını talep ediyoruz. Gazetecilik, demokratik bir toplumun vazgeçilmez bir unsuru olup, siyasi baskıdan korunmalıdır.”

    İmzacı kurumlar şöyle:

    Açıklamada imzası bulunan meslek örgütleri şöyle: Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA),Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Gazeteciler Cemiyeti (GC), DİSK Basın-İş, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Haber-Sen, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Freedom House, Diyarbakır Yerel Medya Derneği, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), ARTICLE 19, Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF), Kadın Gazeteciler Derneği, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI).

    (HABER MERKEZİ)

  • DFG Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu hakkında tahliye kararı

    DFG Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu hakkında tahliye kararı

    PİRHA- Diyarbakır’da, 29 Nisan 2023’te evine düzenlenen baskında gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu hakkında, yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında tahliye kararı verildi.

    Diyarbakır’da, 29 Nisan 2023’te evine düzenlenen baskında gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu hakkında karar açıklandı.

    Ankara merkezli yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu hakkında, yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında tahliye kararı verildi.

    DİSK Basın İş‘in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eş Başkanı, Mezopotamya Ajansı editörü, üyemiz Dicle Müftüoğlu, tutuklu yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında tahliye edildi. Dicle 10 ay sonra aramızda, yine yan yanayız. Hapisteki tüm arkadaşlarımızı alacağız” ifadelerine yer verildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • DFG: Suç işlemekten vazgeçin, gazetecileri serbest bırakın!

    DFG: Suç işlemekten vazgeçin, gazetecileri serbest bırakın!

    PİRHA- Gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki gösteren DFG, “Suç işlemekten vazgeçin gazetecileri serbest bırakın” çağrısı yaptı. 

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), İzmir’de 5 gazetecinin gözaltına alınmasına tepki göstererek gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını istedi. DFG konuya ilişkin “Suç işlemekten vazgeçin ve arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın” çağrısıyla yazılı açıklama yaptı.

    Açıklamada, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Semra Turan, Delal Akyüz ve Tolga Güney, JINNEWS muhabiri Melike Aydın ile Gazete Duvar muhabiri Cihan Başakçıoğlu, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) basın çalışanı Fatma Funda Akbulut’un gözaltına alındığı hatırlatıldı.

    “GAZETECİLER BU YÖNTEMLERLE DURDURULAMAZ”

    Gözaltına alınan gazetecilerin TEM Şube’de tutulduğu ve dosyalarında 24 saatlik kısıtlılık kararının olduğu anımsatılan açıklamada, “Dosyada kısıtlılık kararı olduğu için gazetecilerin neden gözaltına alındığını bilmiyoruz. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, arkadaşlarımız gazetecilik yaptığı için bu muameleye maruz kalmıştır. Bu son operasyondan da anlaşılacağı üzere gazetecilere dönük baskılar artırılarak devam ettirilmek isteniyor. Halka haber ulaştırmakla yükümlü gazeteciler susturulmak isteniyor. Amaç toplumda hakikati haykıran, ses yükselten, yazan, çizen, anlatan kesimleri etkisizleştirmek ve toplumu karanlığa gömmektir. Ancak gerçekleri anlatan gazeteciler bu tarz yönelimlerle durdurulamaz, onurlu gazeteciler hakikat peşinde koşmaya devam edecektir” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gazeteci Müftüoğlu hakkında tutukluluğa devam kararı

    Gazeteci Müftüoğlu hakkında tutukluluğa devam kararı

    PİRHA- Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eş Başkanı ve MA editörü Dicle Müftüoğlu’nun tutukluluğunun devamına karar verildi. Bir sonraki duruşma 29 Şubat’a ertelendi.

    Ankara merkezli soruşturma kapsamında 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde tutuklanan Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eş Başkanı ve Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Dicle Müftüoğlu hakkında açılan davanın ikinci duruşması Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Mesleki faaliyetleri nedeniyle “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt yöneticiliği” iddialarıyla yargılanan Müftüoğlu, tutsak bulunduğu Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden duruşmaya bağlandı. Müftüoğlu’nun avukatları da duruşmada hazır bulundu.

    DFG, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), DİSK Basın-İş, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Sekreteri Banu Tuna’nın yanı sıra çok sayıda gazeteci ile siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi duruşmayı izledi.

    “KÜRT GAZETECİLER ÜZERİNDE BÜYÜK BASKI VAR”

    MA’nın haberine göre, duruşmada, tanık hazır edilmediği için Müftüoğlu söz aldı. Müftüoğlu, “3 Mayıs’tan bu yana 9 aydır tutukluyum. Bu davada gazetecilik faaliyetim yargılanıyor. Bu tablo basın özgürlüğünü engelleyen bir duruma geldi. Bu durum hem gazetecileri hem de halkı mağdur ediyor. Gerçekleri yazdığımız için yargılanıyoruz. Özellikle Kürt gazeteciler üzerinde büyük bir baskı var. Ben de bunlardan biriyim” dedi.

    “Tanık ifadeleri asılsız” diyen Müftüoğlu, şunları söyledi:

    “Tanığın yurt dışında olduğumu söylediği 2014 tarihinde hastanede tedavi görüyordum. 3 yıl boyunca bu tedavi sürdü. 2017’de Irak’a, oradaki referandum takip etmek ve haber yapmak için gittim. 2017 yılında referandum takibi için gittiğim tarih sanki tanığın 2014 yılındaki tarihle uyum sağlansın diye dosyaya konulmuş. Bir gazeteci olay nerdeyse, haber nerdeyse oraya gitmekle mükelleftir. Tanık ifadesine gerek yok. İnternette arama yapıldığında Mezopotamya Ajansı’nda çalıştığım, haber yaptığım görülecektir. DFG yasal bir dernek. Gazeteciler daha özgür şartlarda haber yapması için DFG’yi kurduk. Zaman zaman atölye eğitimlerini düzenliyoruz. Bunların da duyusunu yapıyoruz. Bu tüzükte de var. Tanık mesleki faaliyetlerimi örgütsel bir kılıfa sokmuş. Bunlar örgütsel faaliyet değil, hepsi legal. Bu faaliyetler kamuoyuna açık faaliyetlerdir, bunun için tanığa ihtiyaç yoktur. Gazeteci olduğum SGK kayıtlarında mevcut. Tanık beyanları asılsızdır. İddianamede meslektaşlarımla ve haber kaynakları görüşme kayıtları yer almış.”

    “GAZETECİLİK FAALİYETLERİM YARGILANIYOR”

    Gazeteci meslektaşlarıyla görüşmesinin en doğal hakkı olduğunu sözlerine ekleyen Müftüoğlu, “Bunlar iddianameyi şişirmek için konulmuş. Diyarbakır Adliyesi’ne haber takibi için geldim. Haber kaynağım avukatlarla ortak baz istasyonu bilgilerinin çıkması doğal. Evimde çıkan kitap suç gerekçesi yapılmış. Gazeteciyim, kitap da okuyorum. Yüzlerce kitap arasında seçilen bir kitabın suç gösterilmesi doğru değil. Yaptığım her hareket iddianame suç olarak gösterilmiş. Öğrenciyken dostlarımın bana gönderdiği burs suç olarak gösterilmiş. Gazeteci meslektaşlarıma gönderdiğim telif ücreti suç olarak gösterilmiş. Dokuz aydır tutukluyum ve gazetecilik faaliyetim yargılanıyor. Tahliyemi talep ediyorum.”

    Açık tanık Kerem Gökalp SEGBİS üzerinden dinlendi. İddianamedeki iddialarını tekrarlayan Gökalp, savcılık ifadesinde “Müftüoğlu’nun katıldığı eğitimin bir ay sürdüğünü” beyan ederken, mahkemede, “eğitimin ne kadar sürdüğünü bilmediğini” söyledi. İtirafçı tanık Gökalp, Müftüoğlu’nun 2014 yılında eğitime katıldığını ancak tam tarih olarak hatırlamadığını ileri sürdü. Tanık beyanı ardından söz alan Müftüoğlu, “Bu doğru değil, önceki savunmamda da bunu söyledim” dedi.

    Savcı mütalaasında tutukluluk halinin devamını istedi.

    Müftüoğlu buna karşı, “Ben gazeteciyim herhangi örgütsel faaliyetim yok. 15 yıldır gerçekleri aktarmak için çalıştım. Gazeteciliğin özgür bir ortamda çalışması için mücadele ettim. Bir gazetecinin haberlerinden dolayı yargılanması gazetecilere yönelik tehdittir. Gazetecilik suç değildir. Tahliyemi istiyorum” ifadelerini kullandı.

    AV. RESUL TEMUR: TANIĞIN SÖYLEDİĞİ TARİHTE TEDAVİ OLUYORDU

    Duruşmada Müftüoğlu’nun avukatı Resul Temur savunma yapmaya başladı. Temur, “İtirafçı olan Kerem Gökalp’in ilk ifadesinde Müftüoğlu hakkında bir beyanı yok. Gökalp Ankara’ya götürülüp ifadeleri kategorize ediliyor. Kerem Gökalp neden Ankara’ya götürüldü? Neden Diyarbakır’da yaşayan Müftüoğlu’nun fotoğrafları ona gösterildi? Tanığın söylediği tarihte Müftüoğlu’nun yurt dışında olmadığını ispatlayan birçok belge sunabilirim. 2012 geçirdiği trafik kazası nedeniyle tedavi gördüğüne dair belgeleri geçen celse sunduk. Tanık beyanıyla müvekkilin yurt dışına çıktığı tarih örtüşmüyor. Biz özellikle tanığa net tarihi sorduk. Tanık Temmuz-Ağustos ayları olduğunu söyledi. Oysa müvekkilimin bu tarihlerde, imzasıyla çıkan haberleri var” diye belirtti.

    Son iki yıl içerisinde 30’u aşkın Kürt gazetecinin benzer iddialar ile soruşturma ve tutuklamalara maruz kaldığını dile getiren Temur, “Türkiye’de Kürt gazetecilere yapılan baskı sansürün karşılığıdır. Tanıkların beyanı bir bütün olarak ele alınırsa kaç kişi hakkında ezbere şeyler söylediği ortaya konur. Baz istasyon sinyalleri delil olarak sunuluyor. Neden şu ana kadar Dicle’nin sınır civarında telefonun sinyal verip vermediği araştırılmadı. Çünkü öyle bir durum olmadığı için bu araştırılıp dosyaya konulmamış. Savcılık manipülasyon yapıyor. Müvekkilim 2017’de referandum için Irak’a gitmiş, bu konuda röportajlar yapmış bunlar da yayınlanmıştır” şeklinde konuştu.

    Müvekkilinin o dönemde yaptığı röportajları mahkemeye sunduklarını belirten Temur, tanığa Müftüoğlu’nun katıldığını öne sürdüğü “eğitimin tam olarak tarihini sorduklarını” ancak tanığının bunun Temmuz Ağustos aylarında olduğunu söylediğini vurgulayarak, “Eğer tarihi bilmiyorsanız net olarak yalan söylüyorsunuz demektir” dedi.

    MÜKERRER DAVA

    “K8Ç4B3L1T5” kodlu gizli tanığın Ankara’da yargılanan 11 gazetecinin davasında verdiği ifadede devlet adına çalıştığını söylediğini hatırlatan Temur, “Beyanlarında yönlendirme ve kasıt var. ‘K8Ç4B3L1T5’ hakim huzurunda dinlenmedi. Bu doğrudanlık ilkesine aykırıdır” dedi.
    Temur, DFG’nin kamuoyuna yaptığı gazetecilik eğitim duyurularına ilişkin haberleri mahkeme heyetine sundu. Müvekkilinin dosyadaki suçlamalardan yargılandığını, yeni olan tek şeyin tanık Kerem Gökalp’in beyanlarını olduğunu kaydeden Temur, önceki kararı mahkemeye sundu.

    “İFADELERİ ÇELİŞKİLERLE DOLU”

    MLSA Eş Direktörü Veysel Ok da savunma yaptı. Ok, “Dosyada çok sayıda hukuksuzluk yaşandı. Savcının hiçbir araştırma yapmadan hazırladığı iddianameyi mahkeme kabul etti. 43 sayfalık iddianame intikam amacıyla hazırlanmıştır. İddianamede Dicle’nin savunması ve avukatlarının sunduğu deliller yok. Savcı hiç emek sarf etmeden iddianameyi hazırlamış. Tanık ifadesinde yalan beyanda bulundu. 2014 yılı sonrasındaki faaliyetlerini bilmediğini söyledi. İfadeleri çelişkilerle doludur” diye belirtti.

    Veysel Ok duruşmada, “ortak baz bilgileri örgütsel delil olmadığına” dair Yargıtay kararını okudu. “Savcı hayal ettiği olaylarla ilgili kanaat bildirmiş. Savcı hukukçudur, delillerle konuşur, kanaatle değil” diyen Ok, “Savcı niyet okuyarak, Dicle’nin örgütsel faaliyette bulunduğuna dair bir kanaat bildirmiş. Bunun hukukla ilgisi yok” dedi.
    Ok, Gazeteci Müftüoğlu’nun tahliyesini talep etti.
    Bir sonraki celse gizli tanığın dinlenmesine ve Müftüoğlu’nun tutukluluğunun devamına karar verilerek, duruşma 29 Şubat’a ertelendi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dicle Fırat Gazeteciler Derneği: 280 gazeteci yargılanıyor, 57 gazeteci tutuklu

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği: 280 gazeteci yargılanıyor, 57 gazeteci tutuklu

    PİRHA – Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’nin 2023 yılı raporunda, 280 gazetecinin yargılandığı ve derneğin Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu’nun da aralarında olduğu 57 gazetecinin tutuklu olduğu belirtildi.

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) kuruluşunun 4’üncü yılında 2023 yılı Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri Raporu’nu açıkladı. Dernek binasında yapılan açıklamanın Kürtçe’sini Hakkı Boltan, Türkçe’sini ise DFG Eş Başkanı Serdar Altan okudu. Raporda, 2023 yılında yaşanan hak ihlallerine yer verilerek, mücadele ve dayanışmanın önemine işaret edildi.

    Bugün aynı zamanda kuruluş yıldönümleri olduğunu dile getiren ve kuruldukları günden bu yana gazetecilere yönelik haksızlıklara ve baskılara karşı mücadele edildiğini dile getiren Altan, 4 yılda önemli çalışmalara imza atıldığını belirtti.

    2023’TE 120 GAZETECİ KATLEDİLDİ

    2023 yılı için de kara bir tablonun oluştuğunu ifade eden Altan, “Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’nun (IFJ) 31 Aralık’ta yaptığı açıklamaya göre, 2023 yılında 11’i kadın 120 gazeteci ve medya çalışanı öldürüldü. Federasyon, bu yıl dünya çapında öldürülen gazetecilerin ve medya çalışanlarının yüzde 68’inin Gazze’de öldürüldüğünü kaydetti. Gazze’deki savaş sonucunda 75 Filistinli, 4 İsrailli, 3 Lübnanlı gazeteci öldürüldü. Suriye’de ise 3 gazeteci cinayeti işlendi. KDP asayişi tarafından 25 Ekim’de alıkonulan Rojnews editörü Silêman Ehmed’ten ise 72 gündür haber alınamıyor” dedi.

    “DEPREMDE 25 GAZETECİ YAŞAMINI YİTİRDİ”

    Türkiye’de her yıl olduğu gibi 2023 yılında da gazetecilere yönelik şiddet ve baskı tutumundan vazgeçilmediğinin altını çizen Altan, şunları söyledi:

    “Deprem gibi büyük bir krizin yaşandığı zamanlarda bile depremi sahada takip eden meslektaşlarımız defalarca kolluk kuvvetleri tarafından engellendi. Onlarca gazeteciye deprem merkezli yaptıkları haberlerden ötürü soruşturmalar açıldı. Kriz anlarında toplumun ihtiyacı olan doğru ve faydacı gazetecilik iktidar eliyle engellenerek, insanların haber alma hakkı da bu şekilde yok sayıldı. Bu vesileyle geçtiğimiz yıl yaşanan Şubat depremlerinde alınmayan önlemlerden ötürü hayatını kaybeden 25 basın emekçisi arkadaşımızı bir kez daha saygıyla anıyoruz.”

    İLKLER

    Yıl içerisinde onlarca gazetecinin soruşturmalara, gözaltılara, haksız hukuksuz tutuklamalara maruz kaldığına da dikkat çeken Altan, “8 Haziran 2022 tarihinde Diyarbakır merkezli soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan 16 Kürt gazeteci, 13 ay boyunca cezaevinde tutuldu. 25 Ekim 2022 tarihli Ankara merkezli soruşturma kapsamında gözaltına alınıp tutuklanan ve ilk duruşmada serbest bırakılan 9 Kürt gazeteci de benzer bir şekilde zulme tabi tutuldular. Aynı şekilde 25 Nisan ve 29 Nisan 2023 tarihinde iki ayrı soruşturma kapsamında gözaltına alının gazeteciler, aylarca hapiste tutuldular. Bu gazeteciler içerisinde yer alan Eş Başkanımız Dicle Müftüoğlu halen hukuksuz bir şekilde hapiste tutulmaktadır. Tüm bu örnekler ile birlikte 2023 yılında Türkiye, gazeteci tutuklamakta bir ilke de imza attı. ‘Terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek’le suçlanarak gözaltına alınan 5 gazeteci arasında yer alan Fırat Can Arslan, 1991 tarihli TMK 6/1’den tutuklanan ilk gazeteci oldu. Yine Gerçek Gündem editörü Furkan Karabay, ‘Terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef gösterme’ ve ‘İftira’ suçlamalarıyla yılın son günlerinde tutuklandı” diye belirtti.

    “SANSÜR YASASI DEVREDE”

    2022 yılının en tartışmalı yasalarından biri olan ve “sansür yasası” olarak bilinen 7418 sayılı dezenformasyon yasasının amaç dışı kullanıldığına da tanıklık edildiğini vurgulayan Altan, bu yasadan tutuklanan ilk gazetecinin de Sinan Aygül olduğunu belirtti. Yine aynı yasa gerekçesiyle gazeteci Tolga Şardan, editör Dinçer Gökçe ve muhabir Cengiz Erdinç’in gözaltına alındığını, gazeteci Şardan’ın tutuklandığını hatırlatan Altan, “Yasanın yürürlüğe girişinin birinci yılında en az 26 gazeteci gözaltına alındı, tutuklandı, yargılandı. Toplamda 29 vaka kayıtlara geçti. Tüm bu yaşananlara baktığımızda 2023 yılında gazetecilerin mesailerinin büyük bölümünü adliyede geçirdiğini görmekteyiz. Şöyle ki; bir yıl içerisinde 280 gazeteci en az 821 kez hakim karşısına çıktı” diye belirtti.

    ENGELLEMELER

    2023 yılında onlarca kez gazetecilerin haber takibinin engellendiğini ve saldırıya uğradığını ifade eden Altan, “Bitlis’in Tatvan ilçesinde gazetecilik yapan ve belediyedeki usulsüzlük iddialarını yazan gazeteci Sinan Aygül, Tatvan Belediye Başkanı Emin Geylani’nin korumalığını yapan polis memuru ve belediye çalışanının saldırısına uğradı. Verilerde de aktaracağımız üzere yıl içerisinde çok sayıda internet sitesi kapatılırken binlerce habere ve sanal medya içeriğine erişim engeli getirildi” dedi.

    “GAZETECİLERE ÖZGÜRLÜK”

    2023 yılında sansürden haber takibinin engellenmesine, tutuklamalardan basın ve medya organlarına yönelik baskılara kadar tüm engellemelere rağmen, gazetecilerin karşı karşıya kaldıkları saldırılara karşı direndiğini aktaran Altan, “Başta özgür basın emekçileri olmak üzere onurlu gazeteciler bu saldırılar karşısında kalemi, fotoğraf makinesi ve kamerasını hakikatten yana tutarak gerçeğin karartılamayacağını ortaya koydu. Yeni yıla girdiğimiz şu günlerde 2024 yılının başta derneğimizin Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu olmak üzere tüm gazetecilerin özgür olduğu, güvenli bir ortamda mesleğini icra ettiği bir yıl olması dileğiyle” diyerek sözlerini noktaladı.

    4 OCAK İTİBARİYLE 57 GAZETECİ CEZAEVİNDE

    DFG tarafından 2023 yılında yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırlanan raporun detaylarında ise şu veriler yer aldı:

    “ 36 gazeteci saldırıya uğradı, 43 gazetecinin evi basıldı, 119 gazeteci gözaltına alındı, 36 gazeteci tutuklandı. Yıl içerisinde 64 gazeteci kötü muameleye maruz kalırken, 38 gazeteci tehdit ve ajanlık dayatmasına, 110 gazeteci de haber takibinde engellemelerle karşılaştı. 37 gazeteci cezaevinde ihlallere maruz kaldı.”

    Yine Gazeteciye yönelik düşünce ve ifade özgürlüğü İhlalleri kapsamında şu veriler paylaşıldı:

    “75 gazeteci hakkında soruşturma açıldı. 66 gazeteci hakkında dava açılırken, 44 gazeteci ceza aldı. Toplamda gazetecilere 48 yıl 9 ay 14 gün hapis, 147 bin 486 TL para cezası verildi. 280 gazetecinin yargılaması devam ederken, gazeteciler 821 kez hakim karşısına çıktı. Tutuklu gazeteci sayısı (04 Ocak 2024 itibariyle) 57, işine son verilen gazeteciler 58, RTÜK 68 yayına 84 ceza verdi, 112 habere yayın yasağı getirildi. 83 internet sitesi kapatılırken, 7 bin 106 habere erişim engeli getirildi, 3 bin 761 sosyal medya içeriğine engel.”

    (HABER MERKEZİ)