Etiket: Dicle Fırat Gazeteciler Derneği

  • Basın meslek örgütleri: ‘Özgür basın, özgür toplum demektir’ demeye devam edeceğiz-VİDEO

    Basın meslek örgütleri: ‘Özgür basın, özgür toplum demektir’ demeye devam edeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Basın meslek örgütleri, Ankara’da 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Tutuklu gazetecilerin vurgulandığı açıklamada, “Gazetecilere bedel ödettirmekten bir an önce vazgeçilmeli ve bunun sadece gazetecilere değil aynı zamanda demokrasiye de bir bedeli olduğu unutulmamalıdır.  ‘Gazetecilik suç değildir’ ve ‘Özgür basın özgür toplum demektir’ demeye devam edeceğiz“ denildi.

    Avrupa Gazeteciler Birliği Türkiye Temsilciliği, DİSK Basın-İş, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, Gazeteciler Cemiyeti, KESK Haber-Sen, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü kapsamında tutuklu gazetecilere dair Adalet Bakanlığı önünde açıklama yaptı.

    Açıklamaya CHP Milletvekili Utku Çakırözer ve DEM Parti Milletvekili Ceylan Akça Cupolo da destek verdi.

    “TÜRKİYE, TUTUKLU GAZETECİ AYIBINDAN BİR AN ÖNCE KURTULMALIDIR”

    “Adalet ve demokrasi arıyoruz” diyen basın emekçilerinin yaptığı açıklamada, “Türkiye, basın ve ifade özgürlüğü açısından zor günlerden geçiyor. Basın özgürlüğü endeksinde biraz daha gerileyerek 180 ülke içerisinde 159’uncu olmamız elbette tesadüf değil. Biz aşağıda imzası bulunan basın meslek örgütleri ve üyesi gazeteciler, bu tablodan büyük bir üzüntü duyuyoruz. Haberlere erişim yasaklarının getirildiği, sansürün ve ekonomik cezaların RTÜK ve Basın İlan Kurumu gibi kurumlarla normalleştirildiği, oto sansürün olağan bir hal aldığı, güvencesiz ve sendikasız çalışmanın yaygınlaştığı, açlık ve sefalet ücretleriyle gazetecilerin yaşamaya mecbur bırakıldığı, akreditasyon uygulamalarının yaygınlaştığı günlerden geçiyoruz. Tüm bu ağır tabloda; mitinglerde görev alan gazetecilere, haber peşinde koşan gazetecilere, eleştirel yazılar kaleme alan gazetecilere çeşitli yasal düzenlemelerdeki zorlama gerekçelerle gözaltı ve tutuklamalar yapılmakta; ev hapsi kararları uygulanmaktadır. Türkiye, haberi gözaltına alma ve tutuklu gazeteci ayıbından bir an önce kurtulmalıdır” denildi.

    “MESLEKTAŞLARIMIZI ‘OLASI SUÇLU’ OLARAK GÖSTERMEKTEN VAZGEÇİLMELİ”

    Yaşanılan bu tablonun halkın haber alma hakkının önüne geçtiğini, düşünce ve ifade özgürlüğünün geliştirilmesine engel olduğunu belirten basın emekçileri, açıklamanın devamında şunları kaydetti:

    “Terörle Mücadele Kanunu, Dezenformasyon Kanunu, Siber Güvenlik Yasası gibi bir dizi yasa ile hedef alınan gazetecilik mesleği, bugün etki ajanlığı ve gündemde tartışılan farklı düzenlemeler ile yine hedef alınmaya çalışılmakta ve yeni tutuklamalar ile karşı karşıya bırakılmaktadır. Adalet Bakanlığı’na ve hükümete sesleniyor ve Anayasal güvence altında olan basın ve ifade özgürlüğüne karşı yasal girişimleri durdurup, demokratik bir rejim için düzenlemeler yapılması çağrısında bulunuyoruz. Gazetecilik mesleği hedef alınmaktan, meslektaşlarımızı ‘olası suçlu’ olarak göstermekten vazgeçilmeli, demokratik rejimlerde olduğu gibi mesleğimizin saygınlığı ifade özgürlüğü ile geri kazandırılmalıdır.

    Bugün genç meslektaşlarımız mesleğimizi yapmaktan kaçınmaya başlamışsa bunun ana sebebi önce bu saydığımız anti-demokratik düzenlemeler ve güvencesizliktir. Gazetecilere bedel ödettirmekten bir an önce vazgeçilmeli ve bunun sadece gazetecilere değil aynı zamanda demokrasiye de bir bedeli olduğu unutulmamalıdır.  ‘Gazetecilik suç değildir’ ve ‘Özgür Basın Özgür Toplum demektir’ demeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • MKG, DGF, DİSK Basın İş: Tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın

    MKG, DGF, DİSK Basın İş: Tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın

    PİRHA- DFG, MKG ve DİSK Basın-İş, gazeteciler Elif Akgül, Yıldız Tar, Ercüment Akdeniz’in tutuklanmasına tepki gösterdi. Yapılan yazılı açıklamada, “Tutuklu gazeteciler derhal serbest bırakılsın. Tüm tutsak gazeteciler serbest bırakılana dek mücadeleye ve hakikatleri yazmaya devam edeceğiz” dedi. 

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ve DİSK Basın-İş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen HDK soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteciler Elif Akgül, Ercüment Akdeniz ve Yıldız Tar ile ilgili yazılı açıklama yaptı.

    MKG: GAZETECİLER SUSTURULAMAZ

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada gazeteciliğin basın özgürlüğünün önemine vurgu yapılarak, meslektaşlarının derhal serbest bırakılmasını istedi. Gazeteciliğin suç olmadığının ifade edildiği açıklamada, “Gazetecileri susturarak gerçeklerin üstü örtülemez. Özgür basın, halkın haber alma hakkının teminatıdır. Bu baskılar, yalnızca gerçeğin peşinden giden kalemleri değil, toplumun aydınlanma hakkını da hedef almaktadır. Tutuklu gazeteciler derhal serbest bırakılsın! Basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskılara son verilsin! Gazetecilik suç değildir ve asla suç sayılmamalıdır. Gerçeklerin peşinde olan gazeteciler susturulamaz” denildi.

    DFG: HAKİKATLERİ YAZMAYA DEVAM EDECEĞİZ

    DFG, gazetecilerin tutuklanmasının özgür basına yönelik saldırıların son halkası olduğuna dikkat çekerek, “Bu gerçeklikte, gazetecilere saldıran ve tutuklayanlara da dert oluyor. Elif, Ercüment ve Yıldız gazetecidir. Bizler, bu gazeteciliğin en yakın tanıklarıyız. Onlar, gazeteciliğin de ötesinde gazetecilik için mücadele eden, dayanışmayı büyüten meslektaşlarımızdı. Boyun eğmedik, eğmiyoruz. Hakikatleri yazmaya devam edeceğiz. Tüm tutsak gazeteciler serbest bırakılana dek mücadeleye devam edeceğiz” ifadeleri kullanıldı.

    DİSK BASIN-İŞ: BOYUN EĞMEYEN GAZETECİLER CEZALANDIRILIYOR

    DİSK Basın-İş ise açıklamasında, şu sözlere yer verdi:

    “Operasyonların amacı toplumsal muhalefeti baskı altına alma ve susturmaktır. Halkın haber alma hakkını savunan gazeteciler ve örgütlenme haklarını kullanan yurttaşlar yargı sopasıyla tehdit ediliyor, boyun eğmediğinde ise hapse atılıyor. İktidarın baskı politikalarına boyun eğmeyeceğiz. Adalet ve özgürlük talebimizi yükseltmeye, mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Tutuklanan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Dicle Fırat Gazeteciler Derneği raporu: 21 gazeteci gözaltına alındı 3’ü tutuklandı

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği raporu: 21 gazeteci gözaltına alındı 3’ü tutuklandı

    PİRHA- Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’nin Kasım Ayı Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri raporunda 21 gazetecinin gözaltına alındığı 3’ünün tutuklandığı belirtildi. Raporda Devlet Bahçeli’nin gazetecileri tehdit etmesi de yer aldı. 

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Kasım ayı Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri raporunu açıkladı. Raporun değerlendirme bölümünde, kayyım uygulamasının AKP-MHP iktidarı tarafından tekrar devreye konulduğu belirtildi.

    İstanbul’dan Esenyurt ile başlayan Halfeti, Dersim, Ovacık ve Bahçesaray ile devam eden kayyım uygulamasının birçok merkezde halkın büyük tepkisine ve protestolara neden olduğunun belirtildiği raporda, “Kayyımlarla birlikte basın özgürlüğüne dönük saldırıların da en yoğun yaşadığı bir ayı geride bıraktık” ifadelerine yer verildi.

    KAYYIMLAR VE BASIN ÜZERİNDEKİ BASKILAR

    Kayyıma karşı birçok yerde halk sokağa çıkarak protesto hakkının kullanıldığının belirtildiği raporda, şu değerlendirmelere yer verildi:

    “Ancak birçok noktada polis, halka saldırmış, günlerce süren olaylar yaşanmıştır. Polisin bu saldırılarında meslektaşlarımız defalarca kez hedef alınarak gözaltına alınmış ve haber takipleri engellenmiştir. Êlih’te basına dönük saldırılar ise Türkiye’nin basın özgürlük tarihinde kara bir leke olarak yerini almıştır. Batman’da 4 Kasım’da başlayan olaylarda Batman Sonsöz gazetesinin bürosu basılmış, gazetenin muhabiri Serhat Aslan gözaltına alınmıştır. 5 Kasım’da ise JINNEWS Muhabiri Pelşin Çetinkaya, Gazeteci Mizgin Sönük ile Yeni Yaşam gazetesi çalışanı Veysi Akören darp edilerek gözaltına alınmıştır.

    8 Kasım’da da Yeni Yaşam gazetesi çalışanı Veysi Akören, sokakta meslektaşları ile birlikte yürüdüğü esnada yüzü maskeli, kendisini polis olarak tanıtan kişiler tarafından kaçırılmak istendi. Çevredekilerin tepkisi sonucu Akören kaçırılmaktan kurtuldu. Basın meslek örgütlerinin tepkisine rağmen Batman Valisi, yüzü maskeli olan kişilerinin kim olduğunu açıklamak yerine Akören’i hedef gösterdi.

    Sahadaki gözaltı, baskı, şiddet ve haber takibini engelleme yetmezmiş gibi kayyımı eleştiren haber ve paylaşımlarda bulunmak da suç sayıldı. 10Haber Muhabiri Furkan Karabay yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’le ilgili yargılama sürecine dair haberi ve paylaşımlarından sonra gözaltına alınarak tutuklandı. Halkın iradesini gasp eden Esenyurt kayyımı ise belediyede çalışan basın müdürü, basın danışmanının görevine son verirken, kameraman olarak çalışan iki kişinin de görev yerini değiştirdi.”

    21 GAZETECİ GÖZALTINA ALINDI

    Kasım ayında 21 gazetecinin gözaltına alındığı belirtilen rapora şöyle devam edildi:

    “Sadece haber yaptıkları için ve bu haberler karşılığında telif aldıkları için çoğunluğu serbest gazeteci olan 14 gazeteci gözaltına alındı. Gazeteciler Roza Metina, Ahmet Sümbül, Erdoğan Alayumat (serbest gazeteci), Bilge Aksu (serbest gazeteci), Tuğçe Yılmaz (Bianet), Suzan Demir (Gazete Duvar), Serap Güneş (serbest gazeteci), Havin Derya, Mehmet Uçar (serbest gazeteci), Bilal Seçkin (serbest gazeteci), Baver Yoldaş, karikatürist ve gazeteci Doğan Güzel, Berfin Atlı ve Mehmet Yaşar Abatan gözaltına alındı. Üç günlük gözaltı işlemlerinin ardından Mehmet Üçar ve Bilge Aksu tutuklandı.

    Kasım ayında 21 gazeteci gözaltına alındı. Bu sayı, son yıllarda gazetecilere dönük saldırıların en zirve yaptığı ay olmuştur. Sayının çokluğu bile bize; gazetecilerin özgür çalışma koşulların giderek yok edildiğinin, basın ve ifade özgürlüğünün artık dip noktaya geldiğinin göstergesidir.

    DEVLET BAHÇELİ’NİN GAZETECİLERİ TEHDİT ETMESİ

    Gazetecilere dönük şiddetin sadece sokaklarda değil meclisin içerisine kadar girdiğini gözlemledik. MHP Lideri Devlet Bahçeli, haftalık grup toplantılarında basın mensuplarına dönük tehditlerini artık sıradanlaştırdı. Basın mensuplarını ‘Not alıyoruz’ şeklinde tehdit eden Bahçeli’ye basın örgütleri ‘Artık yeter’ diye tepki gösterse de yargı mercileri üç maymunu oynama devam ediyor.

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, İçişleri Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçesi görüşmelerine gelen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile kayyum atamalarına tepki gösteren muhalefet milletvekilleri arasında çıkan arbede sırasında Bakan Yerlikaya, görüntü almaya çalışan ANKA Haber Ajansı kamerasına yumruk attı. Gazetecileri korumak ile sorumlu olan bir bakanın meslektaşımıza yaptığı bu saldırıyı kınıyor, bu yumruğun dahi Türkiye’de gazetecilerin güvende olmadığının en çıplak hali olduğu gerçeğini yineliyoruz.”

    25 KASIM’DA KADINLARTA ŞİDDET 

    Raporda’da 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü kapsamında yapılan etkinliklerdeki basına dönük ihlallerde raporun değerlendirme kısmında “Son olarak 25 Kasım’a da ayrı bir parantez açmak istiyoruz. Kadına yönelik şiddetle mücadele gününde on binlerce kadın alanlara çıkarak kadına dönük şiddete ve cinayetlere karşı güçlü bir duruş sergilemiştir. Bu eylemlerde de çok sayıda gazetecinin haber takibi engellenmiş, Özgür Yurttaş Muhabiri İrem Kabataş gözaltına alınmıştır. Tüm bu saldırılara karşı gazeteciler, bir kez dahi geri adım atmamış, bulundukları her yerde mesleklerini icra etmeye devam etmişlerdir. Gözaltına alınan meslektaşlarımız bırakıldığı anda görevlerinin başına dönerek haber yapmaya, hakikati yazmaya devam etmiştir. Hem kayyım protestolarında açığa çıkan meslektaşlarımıza dönük saldırılar hem de Eskişehir merkezli operasyonda gazetecilerin gözaltına alınması güçlü bir şekilde protesto edilmiş ve geri adım atılmayacağı mesajı verilmiştir. 18 meslek örgütü bir araya gelerek güçlü bir dayanışma ağını açığa çıkarmıştır. Bizlere düşen görev; bu dayanışma ağını büyütmektir” denildi.

    TUTUKLU GAZETECİ SAYISI 40 

    Raporda, saldırıya uğrayan gazeteci sayısı 3, evine baskın düzenlenen gazeteci sayısı 13, gözaltına alınan 21, tutuklanan 3, tehdit edilen 5, haber takibi engellenen 9, kötü muameleye maruz kalan gazeteci sayısı ise 6 olarak yer aldı. Yine raporda, 8 gazeteci hakkında soruşturma, 6 gazeteci hakkında dava, 2 gazeteciye 88 bin 80 TL para cezası verildiği, 44 dosyada 98 gazetecinin yargılanmasının sürdüğü, tutuklu gazeteci sayısının ise 2 Aralık itibariyle 40 olduğu bilgisi yer aldı.
    2 gazetecinin işine son verildiği, RTÜK tarafından 39 yayın yasağı, 1 toplatma kararı, 6 habere erişim engeli, bir internet sitesinin kapatıldığı ve 3 sosyal medya içerine erişim getirildiği de raporda yer aldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Basın örgütlerinden polis şiddetine tepki: Baskılara son verilsin, soruşturma talep ediyoruz!

    Basın örgütlerinden polis şiddetine tepki: Baskılara son verilsin, soruşturma talep ediyoruz!

    PİRHA- Basın örgütleri Mardin, Batman, İstanbul ve diğer illerde gazetecilere yönelik polis şiddetine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “İktidar, eleştiriyi susturmak için güvenlik güçlerini kullanarak gazetecilere yönelik bu şiddeti bir baskı aracına dönüştürmüştür. Basına uygulanan bu baskılar aynı zamanda toplumun doğru bilgiye erişim hakkını da doğrudan ihlal etmektedir” dedi.

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, DİSK Basın İş, Kadın Gazeteciler Derneği, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Amed Haber Sen, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Yerel Medya Derneği kayyım protestolarında haber takibi yapan gazetecilere yönelik polis şiddetine karşı ortak bir açıklama yaptı.

    Yazılı yapılan açıklamada gazetecilere dönük artan baskı ve polis şiddetinin, hukukun üstünlüğünü ve toplumun haber alma hakkını doğrudan tehdit ettiği vurgulandı.

    “SESSİZ KALMAYACAĞIZ”

    Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Son dönemde, Mardin, Batman, İstanbul, Adıyaman ve Malatya gibi birçok kentte, iktidarın baskıları ve polis şiddeti, bu temel hakkı ciddi şekilde tehdit etmektedir. Gazeteciler, toplumsal olayları, kamu yararını ve hak ihlallerini kamuoyuna duyurmak için görevlerini yaparken fiziksel ve psikolojik şiddetle engellenmekte, gözaltına alınmakta, hatta darp edilmektedir.

    Görev başındaki gazetecilere yönelik artan polis şiddetini ve baskıyı kınıyor; iktidarın basına yönelik bu anti-demokratik uygulamalarına karşı sessiz kalmayacağımızı ilan ediyoruz. Basına uygulanan bu baskılar yalnızca gazetecilerin değil, toplumun doğru bilgiye erişim hakkını da doğrudan ihlal etmektedir.

    GAZETECİLERİN MARUZ KALDIĞI ŞİDDET İFŞA EDİLDİ

    JINNEWS muhabiri Derya Ren ve PİRHA Haber Ajansı muhabiri Kamber Yıldız, deprem bölgesinde görev yaparken jandarmalar tarafından Genel Bilgi Taramasına (GBT) maruz kalmış; Adıyaman’da kaldıkları ev iki kez jandarma tarafından basılmıştır. Gazetecilere, yaptıkları haberler sorgulanmış, baskınların “aramızda kalması” istenerek baskının gizlenmeye çalışıldığı belirtilmiştir.

    Yenidoğan Çetesi’ne yönelik soruşturmayı yürüten savcıyla ilgili haber sonrasında halktv.com.tr Yazı İşleri Müdürü Dinçer Gökçe ve Gazete Pencere Yazı İşleri Müdürü Nilay Can gözaltına alınmış; avukat İrem Çiçek’e ev hapsi verilmiştir. Adalet Bakanı’nın açıklamalarının ardından, basına yönelik bu baskının hukuk çerçevesini aşarak doğrudan iktidarın basına gözdağı verme çabasına dönüştüğüne tanık oluyoruz.

    Batman Belediyesi’ne kayyım atanması sırasında protestoları takip eden Batman Sonsöz Gazetesi’ne yapılan polis baskınında, gazete muhabiri Serhat Aslan gözaltına alınmak istenmiş, ancak bürodaki diğer gazetecilerin müdahalesiyle serbest bırakılmıştır. Gün boyunca kayyıma karşı yapılan protestoları takip eden birçok gazeteci ise sürekli olarak polis engeline maruz kalmıştır.

    Batman Belediyesi önünde gerçekleşen eylemi takip eden JINNEWS muhabiri Pelşin Çetinkaya ve Yeni Yaşam gazetesi çalışanı Veysi Akören, polis tarafından darp edilerek gözaltına alınmışlardır. Her iki gazeteci de emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştır.

    Kadıköy’de kayyım atamalarına karşı yürüyüş yapan kadınları belgelemek isteyen Mezopotamya Ajansı muhabiri Yeşim Tükel, polis tarafından darp edilmiştir.

    Bu olaylar, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları ve basın özgürlüğü anlaşmalarına aykırıdır. Gazetecilere yönelik bu saldırılar yalnızca bireysel hak ihlalleri yaratmakla kalmamakta; toplumun bilgiye erişim hakkını da ciddi bir şekilde ihlal etmektedir.”

    TALEPLER SIRALANDI

    Açıklamada talepler de sıralandı.

    *Gazetecilere yönelik artan polis şiddeti, gözaltılar ve baskı olaylarının derhal bağımsız bir şekilde soruşturulmasını talep ediyoruz. Sorumluların yargı önüne çıkarılması, demokrasiyi savunmak adına büyük önem taşımaktadır.

    *Kolluk kuvvetlerinin, basın mensuplarının görevlerini yapmalarını engellemeye yönelik tavırlarının son bulması ve gazetecilere karşı saygılı bir şekilde hareket etmeleri için kapsamlı eğitimler almalarını talep ediyoruz. Polis gücü, halkın bilgiye erişim hakkına saygılı olmalıdır.

    *Basına yönelik baskıların sona ermesi için iktidarı, basın özgürlüğüne ve kamu yararına saygı duymaya davet ediyoruz. Basına yönelik bu şiddet ve gözdağı politikalarının sona erdirilmesi gerekmektedir.”

    PİRHA/İSTANBUL-MERSİN-DİYARBAKIR

  • DFG ve MKG: Gözaltındaki gazeteci arkadaşlarımız serbest bırakılsın

    DFG ve MKG: Gözaltındaki gazeteci arkadaşlarımız serbest bırakılsın

    PİRHA- Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ortak yazılı bir açıklama yaparak, Van’da ve İstanbul’da haber takibi sırasında gözaltına alınan gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını istedi.

    31 Mart Yerel Seçimlerinde Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanlığını kazanan Abdullah Zeydan’a mazbatasının verilmemesi halk tarafından protesto edilirken, haber takibi yapan gazeteciler de polisin hedefinde oldu. Van’da ve İstanbul’da gazeteciler de gözaltına alındı.

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ortak yazılı bir açıklama yaparak, Van’da ve İstanbul’da haber takibi sırasında gözaltına alınan gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını istedi.

    Polis şiddetinin kınandığı açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “AKP-MHP baskıcı rejimi, yaşanan her toplumsal olayda şiddetini gazetecilere yöneltmeyi bir adet haline getirmiş durumda. Yaşanan gerçekleri tüm çabasına rağmen örtbas edemeyen iktidar, bunları kamuoyuna yansıtma konusunda kararlılık gösteren özgür basın çalışanlarına saldırmaktan geri durmuyor. Neredeyse her toplumsal olayda bunu tekrar ediyor. Sahada çalışan arkadaşlarımızı direk hedef haline getirip polisine vurduruyor.
    Son olarak Van’daki irade gaspı girişimi sonrası yaşanan protestoları takip eden gazeteciler de benzer bir saldırıyla karşı karşıya kaldı. Çok sayıda gazeteci arkadaşımız hedef gözetilerek polisin saldırısına maruz kaldı. Gaz bombaları ve plastik mermilerin hedefi oldular. Bazıları polis şiddetine maruz kaldı, zorla alıkonularak görüntüleri silindi. Yine Van’da ve İstanbul’da gazeteci arkadaşlarımız gözaltına alındı.

    Van’da ve İstanbul’da Van’a destek amaçlı yapılan gösteri sırasında yaşanan gelişmeleri yerinde takip eden gazeteciler polisin hedefi oldu. Van’da NuJinha muhabiri Medine Mamedoğlu gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

    İstanbul Esenyurt’ta Mezopotamya Ajansı muhabiri Ferhat Sezgin, Pir Haber Ajansı (PİRHA) muhabiri Dilan Şimşek, Yeni Yaşam Gazetesi muhabiri Sema Korkmaz, Artı Gerçek muhabiri Müzeyyen Yüce ile Kadıköy’de Van’a destek gösterisinde bulunan kadınların eylemini takip eden SiyasiHaber.Org muhabiri Zilan Azad ve Yeşim Dokur, polis tarafından yaka paça gözaltına alındılar. Azad ve Dokur daha sonra serbest bırakılırken, 4 gazeteci halen gözaltında ve bugün adliyeye çıkarılmaları bekleniyor.

    “GAZETECİ FERHAT SEZGİN’İN POLİS BURNUNU KIRDI”

    Gazetecilerin gözaltına alınma görüntüleri kamuoyunun gündemine yansıdı. Çok sayıda polis tarafından işkence edilerek yaka paça gözaltına alınan gazetecilerden Mezopotamya Ajansı muhabiri Ferhat Sezgin’in polis şiddeti sonucu burnu kırıldı. Yine diğer gazeteci arkadaşlarımızın da gözaltına alınma sırasında ciddi şekilde şiddete maruz kaldıklarını gördük.

    Açıkçası bu durum bizleri ciddi anlamda endişelendirmekte ve öfkelendirmektedir. Direk arkadaşlarımızın can güvenlikleri tehlikeye atılmaktadır. Oysaki oradaki kolluk gücü öncelikli olarak gazetecinin can güvenliğini sağlaması gerekiyor. Ancak pervasız bir şekilde saldırıyor. Açık ki bu gücü iktidardan alıyor. Cezasızlık politikası, polisi tam anlamıyla işkence yapan unsurlar haline getirmiş durumda. Sokak ortasında öldüresiye insan dövüyorlar ve kimse de buna dur demiyor. Lakin bizler bunu kabul etmiyoruz. Bu yönelimler basın özgürlüğüne vurulan en büyük darbedir. İktidar ve emrindeki kolluk kuvvetleri bu saldırılarından bir önce vazgeçmelidir ve gazetecilerin can güvenliğini sağlamalıdır. Ayrıca herkes; halkın gözü, kulağı, sesi olan basın emekçilerine sahip çıkmalı. Onları bu işkencecilerin eline bırakmamalılar. Saldırıya uğrayan, gözaltına alınan, yaralanan tüm arkadaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz ve derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Gazeteci Fırat Can Aslan tahliye edildi

    Gazeteci Fırat Can Aslan tahliye edildi

    PİRHA- Mezopotamya Ajansı muhabiri Fırat Can Arslan’ın beraatına karar verilerek, tahliye edildi.

    Mezopotamya Ajansı (MA) Ankara muhabiri Fırat Can Arslan‘ın 16 gazetecinin tutuklandığı dosyada görev alan soruşturma savcısı ve eşinin tayinin çıktığını paylaşması nedeniyle “kamu görevlisini görevinden dolayı hedef göstermek” iddiasıyla tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü.

    Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Arslan, tutuklu bulunduğu Sincan F Tipi Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Duruşmayı, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ile Medya Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) temsilcileri izledi.

    Gazeteci Arslan ve avukatlarının savunmasının ardından iddia makamı, ceza ve tutukluluğun devamını istedi. Mahkeme, beraat ve tahliye kararı verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • DFG’nin eş başkanları Serdar Altan ve Dicle Müftüoğlu oldu

    DFG’nin eş başkanları Serdar Altan ve Dicle Müftüoğlu oldu

    PİRHA- DFG’de Serdar Altan ve Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Dicle Müftüoğlu yeniden eş başkan seçildi.

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), 2’nci Olağan Genel Kurulu yapıldı. Dernek binasında, bugün  yapılan genel kurulda yeni dönem eş başkanları da seçildi. Genel kurulda yönetim kurulunun kararı ile tutuklu bulunan Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Dicle Müftüoğlu ve Serdar Altan yeniden eş başkan seçildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • DFG’den gözaltılara tepki: Hakikatin kalemini bükemezsiniz!

    DFG’den gözaltılara tepki: Hakikatin kalemini bükemezsiniz!

    PİRHA- Diyarbakır merkezli yürütülen soruşturma gerekçesiyle 100’den fazla kişinin gözaltına alınmasıyla ilgili olarak açıklama yapan Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), “Özgür Basın’ı susturmaya yönelik bu hamleler nafiledir. Hakikatin kalemini bükemezsiniz. Susturamayacaksınız!” ifadelerini kullandı.

    Diyarbakır merkezli yürütülen soruşturma gerekçe gösterilerek aralarında gazeteciler, siyasetçiler, avukatlar ve sanatçıların bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) gözaltı uygulamalarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada operasyonlar, özgür basını susturma çabaları olarak nitelendirilirken, “Hakikatin kalemini bükemezsiniz. Susturamayacaksınız!” denildi.

    DFG tarafından yapılan açıklama şöyle:

    “Diyarbakır merkezli 21 ilde yapılan operasyon kapsamında 100’ü aşkın kişi evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı. Gazetecilerden, siyasetçilere, avukatlardan sanatçılara kadar çok sayıda kişinin gözaltına alındığı, kurumlarına baskın düzenlenen operasyona 24 saat kısıtlılık kararı konuldu. Aralarında derneğimiz yöneticisi ve Xwebûn Gazetesi İmtiyaz Sahibi Kadri Esen, gazeteciler Abdurrahman Gök, Beritan Canözer, Ahmet Kanbal, Mikail Barut, Mehmet Yalçın, Osman Akın gözaltına alındı. Son 10 ayda Kürt gazetecilere yönelik operasyonlarda 27 meslektaşımız gözaltına alınarak tutuklandı. Bu operasyonun da Özgür Basın’ı, Kürt gazetecileri susturmaya yönelik operasyonların devam halkası olduğunu biliyoruz.

    Türkiye tarihinin en kritik seçimlerine 19 gün kala yapılan bu operasyon hiç kuşku yok ki bir “seçim operasyonudur”! Kürt halkını susturmak amacıyla siyasetçilerine, avukatlarına, sanatçılarına ve gazetecilerine yönelik bu operasyonlara derhal son verilmelidir. Özgür Basın 30 yılı aşkın süredir bombalamalar, katletmeler ve gözaltı operasyonlarına boyun eğmedi bugün de eğmeyecek! Özgür Basın’ı susturmaya yönelik bu hamleler nafiledir. Hakikatin kalemini bükemezsiniz. Susturamayacaksınız!”

    PİRHA / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Gazeteci ve avukatların da bulunduğu onlarca kişiye gözaltı!

     

  • Müftüoğlu: Tutuklanan arkadaşlarımıza yaptıkları haberler, çektikleri programlar soruldu-VİDEO

    Müftüoğlu: Tutuklanan arkadaşlarımıza yaptıkları haberler, çektikleri programlar soruldu-VİDEO

    PİRHA-Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu, Kürt basınını susturmaya yönelik hamlelerin sürdüğünü belirterek, “Arkadaşlarımıza savcılık ve hakimlik sorgularında gazetecilik faaliyetleri dışında herhangi bir şey sorulmadı. Yaptıkları haberler, çektikleri programlar soruldu. Suçlama konusu yapılan haberlerin hiçbirine erişim engeli getirilmemiş” dedi. 

    Türkiye’de AKP-MHP iktidarının gazetecilere yönelik baskı politikası her geçen gün artarak devam ediyor. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, paylaştığı raporda tutuklu gazeteci sayısının 87’e çıktığını duyurmuştu.

    Diyarbakır’da 8 Haziran’da gözaltına alınan 22 gazeteciden 16’sı tutuklandı, Ankara merkezli soruşturma kapsamında ise 25 Ekim’de gözaltına alınan 10 gazeteciden 9’u tutuklanmıştı.

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu ile Türkiye’de gazetecilerin yaşadıkları baskı, yakın zamanda tutuklanan 25 Kürt gazeteciye yönetilen suçlamalar ve seçimlerden sonra ülkede basın ve ifade özgürlüğü konusunda neler yapılması gerekiyor, konuları üzerine konuştuk.

    “KÜRT BASININI SUSTURMAYA YÖNELİK HAMLELER SÜRÜYOR”

    Türkiye’nin basın ve ifade özgürlüğü sıralamasında dünya genelinde son sıralarda yer alan ülkelerden biri olduğunu belirten Dicle Müftüoğlu, “Türkiye’nin kuruluşundan bu yana bu tarz ihlallerin ve gazetecilere yönelik katliamların yaşandığı ülkelerden biri. Kürt gazetecilere yönelik baskı 1990’lı yıllarda nasıl gazeteler bombalanıyor, gazeteciler katledilip gözaltında kaybediliyorsa bugünde yöntemler değişse de Kürt basınını susturmaya yönelik hamleler sürüyor. Hakkında soruşturma açılmamış, gözaltına alınmamış tek bir Kürt gazeteci yok. Bu kadar baskının olduğu bir ortamda Kürt gazeteciler mesleklerini sürdürme noktasında bir çaba sarf ediyorsa o da bu geleneğin verdiği direnç ve inançtan geliyor” diye belirtti.

    “ARKADAŞLARIMIZ SORGULANIRKEN GAZETECİLİK FAALİYETLERİ DIŞINDA BİR ŞEY SORULMADI”

    Son 8 ayda Kürt gazetecilere yönelik iki büyük operasyonun gerçekleştiğini ifade eden Müftüoğlu, “Haziran ayında Amed merkezli düzenlenen operasyonda 20’s gazeteci 22 meslektaşımız gözaltına alınmıştı ve 16 kişi tutuklanmıştı. Arkadaşlarımıza savcılık ve hakimlik sorgularında gazetecilik faaliyetleri dışında herhangi bir şey sorulmadı. Yaptıkları haberler, çektikleri programlar soruldu. PKK lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrit ülkedeki en önemli gündemlerden biri ve Newroz alanlarında insanlar Öcalan’a yönelik sloganlar atıp onun özgürlüğünü talep ediyorsa bu ülkede çalışan bir gazetecide doğal olarak bu konuya dair gündemi yaptığı haberlerde işler. Eğer bu gündemi işlemezse halka dair bir sansür uyguluyor demektir. Yine kültür programı sunan bir arkadaşımıza cezaevinde tutuklu bulunan Nudem Durak’a dair sunduğu haber soruluyor” dedi.

    “MA MİKROFONU, SUÇ UNSURU SAYILDI”

    Ekim ayında düzenlenen operasyonda da 9 gazetecinin tutuklandığını ifade eden Müftüoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

    O iddianamenin içeriğine de baktığımızda Mezopotamya Ajansı’nda yayınlanan haberler olduğunu görüyoruz ama suçlama konusu yapılan haberlerin hiçbirine erişim engeli getirilmemiş. Kimyasal silaha dair yapılan açıklamalar ve eylemler, baskında alınan MA mikrofonu suç unsuru sayılıyor. Aslında gazetecilik yargılanıyor ve seçime giderken iktidar kendisine muhalif olabilecek hiçbir kesimi söz söylemesine imkan vermek istemiyor. Arkadaşlarımızın kısa bir zamanda serbest bırakılmasını ve meslek örgütleri ile halkı da bu meseleye dair dayanışma çağrısı yapıyoruz.”

    “BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SAĞLANMASI GEREKİYOR”

    Seçimlerde iktidar değişirse basın ve ifade özgürlüğünün sağlanacağı bir ortamın gelişmesi gerektiğini vurgulayan Dicle Müftüoğlu, “Demokratik bir Türkiye için olmazsa olmaz konuların başında geliyor basın ve ifade özgürlüğü. Çünkü bir insanın kendisini ifade ettiği için yargılandığı bir ortamda demokrasiden söz etmek mümkün değil. Gazetecilere yönelik davaların hızlıca ele alınması ve yasaların yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Basın kartının artık iktidarların tekelinden çıkıp basın meslek örgütlerine devredilmesi gerekiyor. Bir insanın gazeteci olup olmayacağına bir bürokrat karar veremez. Bunu basın meslek örgütleri inceler. Bizlerin sansür yasası iktidarında dezenformasyon yasası dediği yasanın da yürürlükten kaldırılması gerekiyor, aksi halde iktidarın değişmesi çok bir şey değiştirmez” diye konuştu.

    Cihan BERK/PİRHA

  • Dicle Fırat Gazeteciler Derneği: Mart ayında 8 gazeteci saldırıya uğradı, 1’i tutuklandı

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği: Mart ayında 8 gazeteci saldırıya uğradı, 1’i tutuklandı

    PİRHA-Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’nin Mart ayı raporuna göre, 8 gazeteci saldırıya uğradı, 16’sı gözaltına alındı, 1’i tutuklandı, 330 habere ve bin 84 sosyal medya içeriğine erişim engeli getirildi.

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Mart ayı Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri Raporu’nu yayımladı. 14 Mayıs seçimlerine dikkat çekilen raporda, “Bu kadar önem atfedilen seçimlere giderken seçim güvenliği de tartışılan konuların başında yer alıyor. Seçim güvenliğinin ana unsurlarından olan basın özgürlüğü ise abluka altında. Seçim yaklaştıkça basına yönelik baskılar da bu süreçte gün geçtikçe artıyor. İktidar yanlısı haber yapmayan her gazeteci, her haber sitesi, ajans, radyo ve televizyon kanalı hedef alınıyor, cezalar yağdırılıyor” ifadeleri kullanıldı.

    Raporda, gazetecilere yönelik gözaltı işlemlerinde “Sansür Yasası” maddelerinin gerekçe olarak kullanıldığı vurgulanırken, “Seçimler yaklaştıkça iktidarın politikalarına karşı sesini yükselten, rahatsızlıklarını dile getiren yurttaşlara mikrofon uzatan gazeteciler, bu yasa kapsamında gözaltına alınmaya, haklarında dava açılmaya devam ediliyor. Bu kapsamda yasa tasarısının ilk meclise sunulduğu günden itibaren diğer meslek örgütleriyle birlikte yaşanabileceklere işaret edip, basın ve ifade özgürlüğünün önünde engel olabileceğini belirtmiştik. Bu nedenle bir kez daha verdiğimiz mücadeleyi yasa geri çekilinceye kadar sürdüreceğimizi vurguluyoruz” denildi.

    8 GAZETECİ SALDIRIYA UĞRADI

    Toplumsal eylemlere müdahale sırasında polislerin gazetecileri hedef aldığı belirtilen raporda, şunlar kaydedildi:

    “Ay içerisinde 8 gazeteci saldırıya uğradı, 16’sı gözaltına alındı ve 1’i de tutuklandı. Gazetecilere yönelik yargı kıskacı da Mart ayında devam etti. 4 gazeteci hakkında soruşturma, 5’i hakkında ise dava açıldı. 41 ayrı yargılamanın devam ettiği geçtiğimiz ayda gazetecilere 2 yıl hapis ile 48 bin 746 TL para cezası verildi. 2 meslektaşımız ise işten çıkartıldı. Çağımızın iletişim araçlarından olan internet yayıncılığına yönelik iktidarın ve yargının baskıcı tutumu değişmedi. 8 internet sitesi kapatılırken 330 habere bin 84 sosyal medya içeriğine erişim engeli getirildi.

    Özellikle seçimler yaklaşırken RTÜK’ün iktidar propagandası yapmayan kanalları daha fazla hedef almaya başladı. Bu durumun dozajı öyle bir arttı ki RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, gazetecileri hedef alan, hakaret içerek açıklamalarını sanal medya üzerinden yapmaya başladı. TV yayınında tutuklu bir siyasetçi olan Selahattin Demirtaş’ın kitabından söz eden programcıyı ‘provokatörlük yapma’ diye hedef aldı ve kanalı da ceza vermekle tehdit etti. Nitekim bu açıklamanın ardından kanallara ceza yağdı. Halk adına yayıncılığı denetlemesi gereken RTÜK’ü iktidar denetçisi olmaktan çıkmaya çağırıyoruz.”

    8 Haziran’da Diyarbakır’da gözaltına alınıp 16 Haziran’da tutuklanan 16 gazetecinin durumuna da değinilen raporun değerlendirme kısmında şu ifadelere yer verildi:

    “10 ayın ardından tamamlandı. Savcılık tarafından Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianameye dair henüz bir karar çıkmadı. 28 Mart’tan bu yana iddianameyi inceleyen mahkemenin en kısa sürede duruşma tarihi vererek tutuklu meslektaşlarımızın özgürlüğü noktasında bir karar vermesini bekliyoruz, bu sağlanıncaya kadar da mücadelemizi sürdüreceğimizi belirtiyoruz.”

    Rapora yansıyan hak ihlalleri ise şöyle sıralandı:

    GAZETECİNİN YAŞAM HAKKI VE GÜVENLİĞİNE YÖNELİK İHLALLER

    *Saldırıya uğrayan gazeteciler: 8
    *Evine baskın düzenlenen gazeteciler: 1
    *Gözaltına alınan gazeteciler:16
    *Tutuklanan gazeteciler:1
    *Kötü muameleye maruz kalan gazeteciler:4
    *Tehdit edilen gazeteciler:1
    *Haber takibi engellenen gazeteciler: 12

    GAZETECİYE YÖNELİK DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALLERİ

    *Hakkında Soruşturma Açılan Gazeteciler: 4
    *Hakkında Dava Açılan Gazeteciler: 5
    *Cezalandırılan Gazeteciler Kişi Sayısı: 3
    * Hapis Cezası: 2 yıl
    * Para Cezası: 48.746 TL

    YARGILAMASI DEVAM EDEN GAZETECİLER

    * Dosya Sayısı: 41
    * Kişi Sayısı: 77
    * Tutuklu Gazeteci Sayısı (01 Nisan 2023 itibariyle): 87
    * Gazetecinin Ekonomik/Sosyal Haklarına Yönelik İhlaller
    * İşine Son Verilen Gazeteciler: 2

    BASIN –MEDYA KURULUŞLARINA YÖNELİK ENGELLEME VE SANSÜR

    * RTÜK Cezaları Program Durdurma: 13
    * Ceza Sayısı: 10
    * Yayın Yasağı Kararı: 1

    İNTERNET- DİJİTAL MEDYA MECRALARINA YÖNELİK ERİŞİM ENGELİ

    * Kapatılan İnternet Sitesi:8
    * Erişim Engeli Getirilen Haberler: 330
    * Erişim Engeli Getirilen Sosyal Medya İçeriği: 1084

    Devrim FINDIK/ İSTANBUL

  • MKGP ile DFG: 16 gazeteci arkadaşımız derhal serbest bırakılmalı-VİDEO

    MKGP ile DFG: 16 gazeteci arkadaşımız derhal serbest bırakılmalı-VİDEO

    PİRHA-16 gazetecinin tutukluluklarının üzerinden 6 ay geçti. Konuya ilişkin açıklama yapan Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP) ile Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) meslektaşlarının serbest bırakılmasını istedi. 

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP) ile Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) tutuklu bulunan 16 gazeteci için Diyarbakır Adliyesi önünde basın açıklama yaptı. Gazeteci Dicle Müftüoğlu tarafından yapılan açıklamada, “Özgür basın susturulamaz” sloganı atıldı.

    Tutukluluklarının üzerinden 6 ay geçtiğinibelirten Dicle Müftüoğlu,  “Musa Anter’lerden, Gurbetelli Ersöz’lerden devraldığımız bu gelenek sürecek. Gazetecileri, basın özgürlüğünü hedef almaktan vazgeçin. Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalı ve haklarındaki yargılama durdurulmalı” ifadelerini kullandı.

    “ÖZGÜR BASIN GELENEĞİNİ HEDEF ALMAK HİÇ DEĞİŞMEDİ”

    Dicle Müftüoğlu, açıklamanın devamında, şunları ifade etti:

    “İktidar yargı ortaklığıyla tüm muhaliflere dönük saldırıların hız kesmeden devam ettiği Türkiye koşullarında, bu saldırıları gören, yazan özgür basın, aynı ortaklık tarafından hedef alınıyor. İktidara gelerek sadece isimleri değişen partiler için değişmeyen tek şey ise özgür basın geleneğini hedef almak.

    Hukuki olmayan gözaltı sürecinin ardından, yine kendi hukukunu dahi çiğner şekilde 16 Haziran günü 16 arkadaşımızın tutuklanmasına tanıklık ettik. Yarattığı korku ikliminde yine de cesurca gerçekleri yazdığı için “örgüt üyeliği” iddiasıyla arkadaşlarımızı tutuklayan yargı, gazeteciliğimizde “talimat” aradı. Ancak talimatla, desturla haber yapanlar aranıyorsa, gündemleri sarayda belirlenen yandaş medyaya bakmak yeterli olacaktır. Böylelikle özgür basının talimatla haber yaptığı için değil, iktidarın talimatlarına uymadığı için, itiraz ettiği için hedef alındığı görülecektir.

    “ARKADAŞLARIMIZ DERHAL SERBEST BIRAKILMALI”

    İktidar yargısı, 16 Haziran’da olduğu gibi 25 Ekim’de bir kez daha özgür basına gözaltı ve tutuklama saldırısı gerçekleştirdi. Bu kez de talimat Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na verildi. 9’u Ankara soruşturması kapsamında olmak üzere 10 gazeteci arkadaşımız bir kez daha tutuklandı. Gazetecilik faaliyetleri gerekçe yapılarak, adeta sonucu başından belirlenmiş bir operasyonla gazetecilere yönelim, biz özgür basın emekçilerine geri adım attırmak bir yana, daha fazla hakikat mücadelesini büyütmemizin gerekliliğini bizlere yeniden hatırlattı.

    Daha önce belirttik, bir kez daha belirtiyoruz. Özgür basın katletmelerle, tutuklamalarla, gözaltılarla, sansürle bitirilecek bir gelenek değil. Özgür basın kökleriyle hakikate bağlı, hakikatten beslenen ve susmayacak-bitmeyecek bir gelenek.”

    Gazetecilerin hedef alındığı bir haftada, 16 arkadaşlarının tutukluluğunun üzerinden 6 ay geçtiğini vurgulayan Dicle Müftüoğlu, “Arkadaşlarımız 6 aydır tutsak ve 6 aydır hala kendilerine ilişkin bir iddianame hazırlanmış değil. Çünkü ortada, arkadaşlarımıza yöneltilebilecek bir suç-suçlama yok! Çünkü biliyoruz ki gazetecilik suç değildir! Ancak yargının arkadaşlarımızı bir gerekçesi olmadan mesleklerinden uzak tutması suçtur. Gazeteciliği hedef almak suçtur. Düşünce ve ifade özgürlüğüne, basın özgürlüğüne saldırı suçtur.

    Bizler, buradan yeniden belirtiyoruz. Musa Anter’lerden, Gurbetelli Ersöz’lerden devraldığımız bu gelenek sürecek. Gazetecileri, basın özgürlüğünü hedef almaktan vazgeçin. Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalı ve haklarındaki yargılama durdurulmalı. Gazetecilere özgürlük” diye konuştu.

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • MA ve JİNNEWS ile dayanışma için #BirHaberDeSenden kampanyası başladı

    MA ve JİNNEWS ile dayanışma için #BirHaberDeSenden kampanyası başladı

    PİRHA-Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP),  öncülüğünde başlatılan Mezopotamya Ajansı (MA) ve JİNNWES ile dayanışma kampanyasının startı verildi.

    Ankara merkezli operasyonda 9 gazetecinin tutuklanması ardından Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP), Mezopotamya Ajansı (MA) ve JİNNWES ile dayanışma kampanyası başlattı.

    Tutuklamalara karşı gazetecilerle dayanışmayı örmek amacıyla “Bir Haber de Senden” sloganıyla başlatılan kampanyaya gazeteciler, yazarlar, aydınlar; haber, röportaj ve yazılarıyla destek verebilir.

    Haber ve yazıların gönderileceği adresler şöyle:

    mezopotamyamerkez@gmail.com ve haberjin21@gmail.com

    (HABER MERKEZİ)

  • Adalet nöbetinin 116’ncısı yapıldı: Halkın tamamına yönelik bir tehdit var-VİDEO

    Adalet nöbetinin 116’ncısı yapıldı: Halkın tamamına yönelik bir tehdit var-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Adalet Sarayı önünde bugün 116’ncısı yapılan Adalet Nöbetinde konuşan ÇHD İstanbul Şubesi Başkanı Avukat Çiğdem Akbulut, “Gezi kararı da, Diyarbakır’daki gazeteci tutuklanmaları da ve sansür yasasıyla da hedeflenenin yalnızca direnenlerin ya da gazetecilere yönelik değil, halkın tamamına yönelik bir tehdit olduğunu görmek, anlamak ve duyurmak zorundayız” dedi.

    Avukatların, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde sürdürdüğü Adalet Nöbeti’nin bugün 116’ncısı yapıldı. Nöbet bu kez Gezi davasında tutuklananlar ile Diyarbakır’da tutuklanan 16 Kürt gazeteci için gerçekleştirildi. Nöbete Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Demokrasi İçin Hukukçular, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP), Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ile DİSK Basın-İş üyeleri de katıldı.

    İLİÇ’TEKİ ÇEVRE FELAKETİ UNUTULMADI

    Açıklamada Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeninde kullanılan siyanür borularının patlaması sonrası meydana gelen çevre faciasına da değinilirken; “Kâr hırsıyla doğal kaynaklarımızı şirketlere sunan, yandaşlarını kollayan politikalar üreten, denetim mekanizmalarını lağvederek, liyakatsiz atamalar ile kamu yararına değil ranta dayalı projelerin önünü açan zihniyete dur demezsek İliç’te yaşananlar son olmayacaktır” denildi. Nöbette ÇHD İstanbul Şubesi Başkanı Avukat Çiğdem Akbulut, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu adına Nezahat Doğan, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği adına Mehmet Aslan ile Demokrasi İçin Hukukçular adına Av. Mustafa Söğütlü söz aldı.

    “HEDEFLENEN, HALKIN TAMAMINA YÖNELİK BİR TEHDİTTİR”

    İlk olarak konuşan ÇHD İstanbul Şubesi Başkanı Avukat Çiğdem Akbulut, adalet nöbetinin başlama sürecini hatırlatarak, şunları söyledi:

    “Cumhuriyet davası tutuklamaları ile başlayan, tutsak edilen ÇHD ve ÖHD’li meslektaşlarımız başta olmak üzere öncelikle savunmaya yönelik saldırılara karşı her daim varlığını sürdüren, yanı sıra temel haklarımıza, insanca yaşam talebimize, doğa talanına karşı coğrafyanın her tarafından ses olan adalet nöbetinin 116. haftasındayız. Bugünlerde ise adalet nöbetimizin şiarı “Hepimiz Gezi’deydik.” 2013 yılında Taksim Gezi Parkı’nda başlayan ve coğrafyanın dört bir yanına yayılan Gezi direnişi, Türkiye halklarının baskı ve zulme karşı her dönem taşıdığı mücadele azmi ve inancının bir dışa vurumuydu. Ülkenin bambaşka noktalarından bambaşka gibi görünse de Gezi kararı da, Diyarbakır’daki gazeteci tutuklanmaları da ve sansür yasasıyla da hedeflenenin yalnızca direnenlerin ya da gazetecilere yönelik değil halkın tamamına yönelik bir tehdit olduğunu görmek, anlamak ve duyurmak zorundayız.”

    “O YAZILAR YAZILACAK, GERÇEKLER KAMUOYUNA ULAŞTIRILACAKTIR”

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu adına Nezahat Doğan ise şöyle konuştu:

    “Aslında biz gazetecilerin görevi burada haberi yansıtmaktır. Ama bugün ne hukukçular adliyelerde ne hak savunuculuğu yapıyor ve adalet arıyor; ne de biz gazeteciler alanda haberleri ve gerçeği takip eder hale geliyoruz. Haberin öznesi olmaya başladık. Bizim talebimiz 16 Kürt gazeteci arkadaşımızın serbest bırakılması, hukuksuzluğun giderilmesi, bütün bunların içerisinde ortak dayanışmayı sağlamamızın önemi büyüktür. Bugün burada yarın başka bir yerde adalet nöbetindeyiz. Eylemlerde ve bir arada olmaya devam edeceğiz. Çünkü biz gazetecilerin kameraları kapatılmaz, kalemleri susturulmaz. O yazılar yazılacak, gerçekler kamuoyuna hakikat olarak ulaştırılacaktır.”

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği adına Mehmet Aslan da Kürt basını üzerindeki baskının uzun süredir devam ettiğini belirterek,”Doğrusu Kürtler, Kürt gazeteciler baskı, gözaltı ve tutuklamalara sadece bugün maruz kalmıyor. Kürdistan Gazetesinin Mısır’da kurulduğu günden beri Kürt basını aslında baskı, gözaltı ve tutuklamaya maruz kalıyor. Aynı şekilde devam ediyor” dedi.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Gazetecilerin tutuklanması Diyarbakır’da protesto edildi: Gazetecilik suç değil-VİDEO

    Gazetecilerin tutuklanması Diyarbakır’da protesto edildi: Gazetecilik suç değil-VİDEO

    PİRHA- Tutuklanan 16 gazeteciye ilişkin yapılan protesto eyleminde konuşan Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu, baskılara boyun eğmeyeceklerini belirterek, “Mücadele sürecek” dedi.

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ile Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP), Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 8 Haziran’da gözaltına alınan 20 gazeteciden JİNNEWS Müdürü Safiye Alagaş, DFG Eşbaşkanı Serdar Altan, MA Editörü Aziz Oruç, Xwebûn Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Ertaş,  Zeynel Abidin Bulut, Ömer Çelik, Mazlum Doğan Güler, İbrahim Koyuncu, Neşe Toprak, Elif Üngür, Abdurrahman Öncü, Suat Doğuhan, Remziye Temel, Ramazan Geciken, Lezgin Akdeniz ve Mehmet Şahin’in tutuklamasını protesto etti.

    DFG önünde yapılan açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır milletvekili Remziye Tosun, kentteki siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri, gazeteciler ve yüzlerce kişi katıldı.  Açıklamada “Susturamayacaksınız” yazılı pankart açıldı.

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu, Özgür Basın geleneğinin 90’lı yıllardan bu yana gerçekleri halka ulaştırmak için mücadele etiğini belirterek, “Yeri geldi sokakta katledildiler, yeri geldi işyerleri bombalandı. Yeri geldi gazetecilerin kapısına kilit vuruldu. Evet, saldırıların ve baskıların rengi değişti ama özü değişmedi. Dün bizi sokak ortasında katletmeye çalışanlar bugün gözaltına alıp tutukluyor” dedi.
    “SUÇLAMALAR GAZETECİLİK FAALİYETLERİ”
    Günümüzde gazetecilerin kopyala yapıştır yargı sistemi ile tutuklandığını vurgulayan Müftüoğlu, tutuklanan gazetecilere atfedilen suçlamaların gazetecilik faaliyeti olduğunu hatırlattı. Müftüoğlu, “Tutuklama gerekçesi ise tahammülsüzlüğün ve anti-demokratik yaklaşımın sonucu olduğu bir kez daha açığa çıktı. Daha bir-iki gün önce, İçişleri Bakanı ısmarlama operasyonların nasıl olması gerektiğini TV programlarında açıklıyordu. Özgür basına dönük bu operasyonun da kimlerin ısmarlama operasyonu olduğunu biliyoruz” ifadelerini kullandı.
    Müftüoğlu, özgür basının hiçbir saldırıya boyun eğmediğini belirterek, aksine saldırıların özgür basını daha da büyüttüğünü söyledi.
    Gazetecilerin tutuklandığı saatlerde Meclis’te  “Medyaya sansür yasasının” Adalet Komisyonu’ndan geçtiğini hatırlatan Müftüoğlu, “Her açıklamasında Abdülhamit’i kendine referans olarak gösteren Erdoğan, Abdülhamit’in istibdat düzenini kurmak için her yola başvuruyor. Her yere Erdoğan fotoları astırarak korku ve baskı iklimini oluşturma gayretindeler. Ülke tarihine ‘Erdoğan Yasaları’ olarak geçecek bu uygulamalar ülkeyi her yönden adım adım felakete doğru götürüyor. Fakat felaketi ‘ülke büyüyor’ diye kamuoyuna açıklıyorlar. Gerçekte ise kimlerin ne kadar büyüdüğünü gizlemek için özgür basına bu kadar yöneliyorlar” diye belirtti.
    “MÜCADELE SÜRECEK”
    İktidarın sadece kendi haberlerini yapan basın ve yayın organlarına müsaade ettiğini ifade eden Müftüoğlu, “Halk sadece onların söylediklerini dinlesin. Ama biz de diyoruz ki gerçeğin ifadeye kavuşması için ne bedel gerekiyorsa vereceğiz ve yalanlarınızla baş edeceğiz. Her koşulda bu yalan düzenine, özgürlükleri kafeslemeye çalışan çürümüş zihniyete karşı hakikat mücadelemizi sürdüreceği” dedi.
    Konuşmanın ardından oturma eylemi yapıldı. Oturma eyleminde tutuklanan 16 gazetecinin isimleri okunarak, hep bir arada ” Burada” denildi. Açıklama “Özgür basın susturulamaz”, “Berxwedan Jiyanê”,”Amed uyuma basınına sahip çık” sloganlarıyla son buldu.

     

    (HABER MERKEZİ)