Etiket: diktatör

  • İran’da başlayan protestolar 13. gününde dünya genelinde sürüyor-VİDEO

    İran’da başlayan protestolar 13. gününde dünya genelinde sürüyor-VİDEO

    PİRHA- İran’da şeriat kurallarına göre başını örtmediği iddiasıyla gözaltında polis tarafından katledilen Jina Mahsa Amini için dünya genelinde eylemler ve tepkiler devam ediyor.

    İran’da şeriat kurallarına göre başını örtmediği iddiasıyla ‘ahlak polisi’ tarafından katledilen 22 yaşındaki Kürt kadın Jina Mahsa Amini için yapılan eylemler İran’da 13’üncü gününde devam ediyor. Dünya kentlerinde de İran’daki protestolara destek eylemleri yapılıyor.

    HRANA İnsan Hakları Örgütü’nün hazırladığı raporda, teyit edebildikleri 54 kişinin polis ve paramiliter çeteler tarafından katledildiğini açıkladı. İran İslam Cumhuriyeti Yayın Kurumu (IRIB) 41 kişinin yaşamını yitirdiğini açıklarken, İran İnsan Hakları Örgütü (IHR) de, 76 kişinin öldürüldüğünü bildirdi.

    SALDIRILARDA ÇOCUK VE KADINLARIN BULUNDUĞU 13 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ

    İran dün Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye ve Hewlêr kentlerinde bulunan İran Kürdistan Demokrat Partisi (PDK-I), İran Kürdistanı Devrimci Emekçiler Topluluğu (Komele) ve Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) üslerine saldırı düzenledi. Hükümet yetkilerinin yaptığı açıklamaya göre, bölgenin balistik füzeler ve bomba yüklü dronlarla 70’i aşkın kez bombalandığı kaydedildi. Saldırılarda biri hamile kadın olmak üzere 13 kişi hayatını kaybetti, 58 kişi de yaralandı. Yaralılar arasında üç gazeteci de bulunuyor.

    “DİKTATÖRLÜĞE KARŞI DİRENİŞ HAKTIR VE MEŞRUDUR”

    İran rejiminin halka yönelik saldırılarını kınayan HDP Sözcüsü Ebru Günay, “İran ne yaparsa yapsın, özgürlüğe uyanan bir halkı hiçbir güç, hiçbir saldırı durduramaz. Bizim yüreğimiz diktatörlüğe karşı direnenlerledir” dedi.

    İran’da Jina Mahsa Amini’nin katledilmesiyle başlayan halk direnişinin bütün baskılara, hiçbir kural tanımayan saldırılara rağmen devam ettiğini belirten Günay, “Ve dünya kadınlarının kalbi İran’da direnen kadınlarla atıyor. Halkın öfkesi de, direnişi de, değişim talebi de büyük; hiç kimse bu kadar zulme sonsuza kadar sessiz kalmaz, hiçbir canlı kendisine reva görülen köleliği ilelebet sineye çekmez, çekemez. Her diktatörlük de eninde sonunda zulüm uyguladığı, inkar ettiği, baskı ve saldırılarla susturmaya çalıştığı halkın öfkesiyle mutlaka günün birinde tanışmak zorundadır. Bu nedenle Rojhilat halkı başta olmak üzere İran halkının diktatörlüğe ve zulme karşı başlattığı direnişi bir kez daha selamlıyoruz. Diktatörlüğe karşı direniş haktır ve meşrudur” dedi.

    AVUSTRALYA’DA KADIN ÖNCÜLÜĞÜNDE KİTLESEL EYLEM

    İranlı Kadınlar Grubu’nun öncülüğünde Avustralya’nın Melbourne şehrinde bir araya gelen binlerce yurttaş, İran rejimini protesto etti. Protesto eylemine, senatörler, milletvekilleri, Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Suzan Saka ve kadın kurumları da destek verdiler.

    Konuşmacılar, İran’da yaşananları İngilizce ve Farsça olarak anlattıktan sonra Avustralya’da yaşayan ve insan haklarını savunan her kesimin yaşananları kaygıyla izlediğini; Avustralya hükümetinin bir an önce uluslararası siyasi temaslarda bulunarak İran hükümetinin bir an önce yaşananları açıklaması ve gerekli sorumluluğu alması gerektiğini vurguladılar.

    Konuşmalarda, İran hükümetinin derhal şiddete son vermesi ve halkın güvenliği sağlanması gerektiği belirtildi. Ayrıca konuşmacılar; Avustralya hükümetinin İran rejiminden kaçan kişileri insani vizeyle Avustralya’ya kabul etmesi gerektiğinin de altını çizdiler.

    “Jin, Jiyan, Azadi” sloganlarının atıldığı eylem, Farsça “Özgürlük” şarkısı eşliğinde yapılan yürüyüşle sona erdi.

    Aynı zamanda İran’daki eylemcilerle dayanışmayı büyütmek için Cumartesi günü saat 14:00’te Federation Suquare’de bir eylem daha gerçekleştirilecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ozan İsmail İpek’ten ‘Her Şey Çok Güzel Olacak’ bestesi-VİDEO

    Ozan İsmail İpek’ten ‘Her Şey Çok Güzel Olacak’ bestesi-VİDEO

    PİRHA – Halk Ozanı İsmail İpek, İstanbul seçimlerinin tekrarlanması kararı ardından Ekrem İmamoğlu’na “Her şey Çok Güzel Olacak” bestesiyle desteğini gönderdi. İpek, “Padişah yanlısı olup haksızlıklarını öven ozanların hiçbirisinin ismi yok. Ama Pir Sultan kellesini vermiştir. Nesimi gerçeği söylemiş, derisi yüzülmüştür. Mansur gerçeği söylemiş Bağdat’ta asılmıştır. İşte biz onların torunlarıyız” dedi.

    Maraşlı halk ozanı İsmail İpek, 77 yıllık ömrüne tam 23 albüm, yüzlerce şiir ve sayısız konser sığdırdı. İpek, son müzik çalışmasını Kürt dilinde yaparak 16 eserden oluşan çalışmasını sevenlerine ulaştırdı.

    “Maraş yöresine ait sevda türküleri ve ağıtlar okudum” diyen İpek’in albümünde Kobanê için de söylediği bir ezgi yer alıyor.

    “İsmail İpek yıllarını verdi bu sanata” diyerek sözlerine başlayan ozan, “Âşık Veysel’den başla rahmetli olan çok ozanla dostluk yaptım. Tiyatro, film sanatçıları olsun hepsiyle arkadaşlığım oldu. Feyzullah Çınar’la 20 yıllık arkadaşlık yaptık. Aynı iş yerinde çalıştık. Âşık Mahsuni, çocukluk arkadaşım, aynı ilçenin köylerindeyiz” dedi.

    “PİR SULTAN ABDAL HALA DİMDİK AYAKTA”

    Bu aralar daha çok şiir yazmakla zaman geçirdiğini söyleyen İpek, “Ozan, haksıza karşı mücadele eden, haklının yanında olanlardır” diyerek genç ozanlara da destek verdiğini şu sözlerle anlattı:

    “Bu sene serbest şiir yazmaya başladım. Amatörce diyelim. Çünkü hep kafiyeli yazıyoruz. Ayrıca kitap okuyorum. Halk Ozanları Kültür Derneği’ne 15 günde bir araştırmacı çağırıp şiirler, deyişler okuruz. Gençlere de elimizden geldiği kadar yardım ediyoruz. Şiir yazma ve ahlak konusunda… Benim gençlere birinci tavsiye ettiğim şey her zaman dürüst, ahlaklı olmaktır. Sanatçının güzel sesi olup saz çalabilir ama dürüstlük, ahlaklı olmak her şeyden daha üstündür. Zaten ozan ismi, halkın dertlerini çilelerini dile getiren kişidir. Halkın yanında zalime karşı mazlumdan yana olanlardır. Haksıza karşı mücadele eden haklının yanında olanlardır. Korkmadan çekinmeden bir ülkenin sanatçıları için savaş dönemi, diktatörlük dönemi, politik dönemler, bu ülkede yaşayan sanatçılar için bir sınav niteliğini taşır. Kimi sanatçılar bu sınavlarda başı dik olarak çıkar kimisi de ömür boyu utanç içinde yaşarlar. 600-700 sene olmuş, asırlar geçmiş Pir Sultan Abdal hala dimdik ayakta. Çünkü zalime karşı direnmiş, savaş vermiştir. Haksızlığa karşı gelmiştir. Ozanlık öyle olmalı. Gerçekten de haksızlığa karşı ben de şahsen diğer arkadaşlarım gibi az da olsa bedelini ödedim. Şiirlerim, türkülerim için birkaç cezaevinde yattım.”

    “SARAYDAN YANA OLANLAR UTANÇ İÇİNDE YAŞAYACAKLAR”

    AKP’nin YSK Temsilcisi Recep Özel’in, Ekrem İmamoğlu’na destek paylaşımlarında bulunan ünlülere yönelik “Şimdi Ekrem için sıraya girdiler! Adaletinizin terazisini sileyim paslanmasın!” sözlerine de gönderme yapan Ozan İpek, şunları söyledi:

    Kim ne derse desin haksızlığa karşı gelen sanatçılar, başı dik yaşayacaktır. Torunları onlarla gurur duyacaktır. Ama saraydan yana olanlar ömür boyu utanç içinde yaşayacaklardır. Padişah yanlısı olup haksızlıklarını öven ozanların hiçbirisinin ismi yok. Ama Pir Sultan kellesini vermiştir. Nesimi gerçeği söylemiş, derisi yüzülmüştür. Mansur gerçeği söylemiş Bağdat’ta asılmıştır. İşte biz onların torunlarıyız. Köroğlu, Dadaloğlu gibi yakın Cumhuriyet ozanlarından Hasan Hüseyin Korkmazgil gibi, Ahmet Arif gibi, Nazım Hikmet gibi ozanlar her zaman halkın içinde, gönlünde yaşar. Onlar ömür boyu yaşar ve ölmezler. Ama öbürleri solup giderler.”

    “HAKSIZLIĞA UĞRAYAN HER KİM OLURSA ONUN YANINDAYIM”

    İstanbul yerel seçimlerinde ‘tekrar’ kararının alınması ardından Ekrem İmamoğlu’na destek olmak için “Her Şey Çok Güzel Olacak” adlı bir de ezgi besteleyen İpek’in aktarımları şöyle:

    “Politik seçimlerde hiçbir partiden yana olmam ama haksızlığa karşı olduğum için bunu yazdım. Haksızlık yaptılar. Bir insan, halkın oylarıyla Yunanistan, Bulgaristan gibi devletlerin tüm nüfusu kadar seçmeni olan bir şehrin seçilmişi olan adama çok haksızlık ettiler. Haksızlığa uğrayan her kim olursa olsun onun yanında yer alırım.”

    “Ben Bir Ozanım” ve “Hasan Emmi” adlı iki şiir de kaleme alan İpek şöyle devam etti:

    Ben Bir Ozanım

    “Ben bir ozanım, halkımın sesiyim

    Ben hissettiğim her şeyin sesiyim

    Toprağın, taşların, kayaların, ağaç yapraklarının hışırtısının,

    Suyun şırıltısının, yağmurun sesiyim

    Çünkü ben bir ozanım,

    Dağlarda yankılanan, esen rüzgârın sesiyim

    Ceylanların, aslanların kükremesinin,

    ormanda böceklerin cırıltısının,

    kuşların cıvıltısının sesiyim

    Çünkü ben bir ozanım.

    Bulutların gürlemesinin, yıldırımın şakırtısının sesiyim

    Irmakların, sellerin coşmasının,

    Denizlerin dalgalarının gümbürtüsünün, balıkçılarının sesiyim

    Çünkü ben bir ozanım.

    İşçinin, emekçinin, çiftçinin sesiyim.

    Karanlık gecelerde koyunun, çobanın sesiyim

    Aydınlık günlerin, güneşin, ayın ve yıldızların,

    Mehtap’ın sessizliğinin sesiyim.

    Çünkü ben bir ozanım.

    Her sesin ardındaki tınısının sesiyim.

    Bağlamanın, kavalın, neyin, meyin, değişlerin

    Ağıtların, ağlamanın, gülmenin sesiyim.

    Tüm güzelliğin, barışın sesiyim

    Kardeşliğin, insanlığın sesiyim.

    Çünkü ben bir ozanım, halk ozanıyım”

     

    HASAN EMMİ

    Hasan emmi insan ömrü dallarda dökülen yaprak gibi

    Zamanı gelince dökülür gider,

    Yürek yanmayınca gözlerden yaş gelmez

    Ah be Hasan emmi, içim yanıyor içim

    Sağ dediler, sol dediler

    Alevi dediler Sünni dediler

    Ülkenin gençlerini birbirine kırdırdılar Hasan emi

    12 Eylül zebanisini ortaya çıkardılar,

    Ah be Hasan emmi o günleri hatırladıkça içim yanıyor içim Hasan emmi

    O ne yaptı bilir misin Hasan emmi,

    Nice genç fidanları zindanlarda çürüttü.

    Kimisini astı hatta yaşı küçük olanların yaşını büyüttü astı Hasan emmi.

    Yüzlercesini işkence tezgâhlarında sakat bıraktı,

    İğdiş etti ah be Hasan emmi.

    İçim yanıyor içim.

    Devrimci, yurtsever gençleri öldürdüler

    Yaşamdan koparttılar gencecik fidanları yok ettiler Hasan emmi.

    12 Eylül zebanisinin marifetlerini saymakla bitmez Hasan emmi.

    Hangi birini anlatayım içim yanıyor, Hasan emmi.

    Şimdi de korku imparatorluğunu yarattılar,

    Konuşan dilleri kestiler, düşünen beyinleri şişlediler,

    Hasan emmi İnsanların arasına nifak soktular,

    Hâlbuki insan insandır.

    Dili, dini, ırkı, rengi ne olursa olsun insan insandır, Hasan emmi.

    İnsanları birbirine düşman ettiler,

    Komşular birbirine gidip gelmez oldu, Hasan emmi.

    Müslüman’ı, Hristiyan’ı,  Ermeni’si, Yahudi’si, Keldani’si, Süryani’ si, Kürdü, Türkü

    Ne olursa olsun insan, insandır, Hasan emmi.

    Cami, kilise, havra, medrese, cemevleri her biri kendi tınısıyla, ezanıyla,

    Çanıyla, bağlamasıyla özgürce seslensin,

    Kardeşçe, eşitçe

    Ah be Hasan emmi

    Ne çare ki, fitneler, fesatçılar, çıkarcılar, işbirlikçilerle bırakmıyor,

    Hasan emmi bırakmıyor.

    İçim yanıyor içim, Hasan emmi içim yanıyor.

    Cebrail ARSLAN-Eren GÜVEN/ANKARA

  • El Beşir cezaevinde; halk demokrasi nöbetinde

    El Beşir cezaevinde; halk demokrasi nöbetinde

    Sudan’da aylar süren protestoların ardından ordu tarafından görevden alınan eski Devlet Başkanı Ömer El Beşir cezaevinde. Öte yandan, halkın eski rejim kalıntılarına ve darbeye karşı eylemleri sürüyor.

    Sudan’da aylar süren ve 30 yıllık diktatörlüğünün devrilmesi talebiyle kitleselleşen halk protestolarının ardından darbe ile görevden alınan Ömer el Beşir başkent Hartum’daki yüksek güvenlikli Kobar Cezaevi’ne nakledildi.

    Ülkede 19 Aralık’tan bu yana devam eden gösterilerin ardından 11 Nisan’da ordu tarafından görevden alınan el Beşir o tarihten bu yana ev hapsinde tutuluyordu. Kobar Cezaevi, Sudanlı muhaliflerin el Beşir yönetimi tarafından gözaltında tutulduğu ve birçoğunun da idam edildiği yer olarak biliniyor.

    HALKTAN MISIR’A, BAE VE SUUDİ ARABİSTAN’A TEPKİ

    Sudanlılar başkent Hartum’daki Genelkurmay Karargâhı önünde darbe karşıtı nöbetini sürdürüyor. Devrik lider Ömer Beşir rejiminin tamamen tasfiyesi ve sivil yönetime geçiş talebiyle 12 gündür oturma eylemi yapan Sudanlılar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır’dan gelen cuntaya destek açıklamalarına tepki gösterdi. Protestocular, kimsenin içişlerine karışmasını istemediklerini, kimseden yardım beklemediklerini belirterek, “Mısır, BAE ve Suudi Arabistan. Yardımınızı istemiyoruz” yazılı pankartlar taşıdı.

    HALKIN TALEPLERİNE KULAK VERİN

    Sudan’daki gösterilerde öne çıkan, Sudan Meslek Odaları (SPA) ise, ordunun sınırlı temsil edildiği, egemen ve sivil bir meclis istediklerini ve bu talepleri karşılanana dek gösterilerini sürdüreceklerini belirtti. SPA Sözcüsü Muhammed Naci el-Esam, başkent Hartum’da düzenlenen basın toplantısında, eski iktidar partisi Ulusal Kongre’nin feshi ve varlıklarına el konulması talebini yinelerken, güvenlik, kamu ve basınla ilgili yasların iptaliyle devlet ve askeri kurumların yeniden yapılandırılmasını talep etti. Askeri Geçiş Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan’dan sokağın taleplerine kulak vermesini isteyen Esam, halkın talepleri karşılanana kadar ordu karargâhı ve ülke genelindeki protesto eylemlerinin süreceğini açıkladı. Esam, asıl görevi, “Özgürlük ve Değişim” programını uygulamak için geçici hükümet oluşumunu denetlemek olan, sınırlı askeri temsile sahip, sivil, medeni bir meclise ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

    ULUSLARARASI MAHKEME TALEBİ

    Uluslararası Af Örgütü tarafından yapılan açıklamada ise, Sudan’ın devrik Başkanı El Beşir’in Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim edilmesi ve istifa eden Ulusal İstihbarat ve Güvenlik Dairesi Başkanı Salih Goş’un protestocuların öldürülmesindeki sorumluluğunun araştırılması istenildi. Açıklamada, “Otuz yıllık yönetimi boyunca işlenen ihlallere yönelik adaletin sağlanması için El Beşir’i zaman kaybetmeden Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim etmelidir. Sudan ordusunun Darfur’da işlediği ihlaller nedeniyle Ömer El Beşir’e Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından beş farklı insanlığa karşı suç ve iki farklı savaş suçu yöneltiliyor” denildi.