Etiket: dilar aras

  • Gülistan’sız 100 gün: Kaybedilen kadınlar isyanımızdır, Gülistan Doku nerede?

    Gülistan’sız 100 gün: Kaybedilen kadınlar isyanımızdır, Gülistan Doku nerede?

    PİRHA – Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan 100 gündür haber alınamıyor. Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan kadınlar, 100 yıl geçse de Gülistan’ın akıbetini sormaya devam edeceklerini belirttiler. 

    Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan (21), 5 Ocak’tan bu yana haber alınamıyor.

    Doku’nun en son görüldüğü Sarı Saltuk Köprüsü ile üniversite kampüsü, Uzunçayır Baraj gölü ve çevresinde aylardır yapıldığı belirtilen arama çalışmalarında herhangi bir bulguya rastlanılmadı.

    Olayla ilgili yürütülen soruşturmanın etkin olmadığı tartışmaları yürütülürken sivil toplum örgütleri ve öğrenciler “Gülistan Doku nerede?” diye sormaya devam ediyor.

    Olayda tüm şüpheler, Doku’nun arkadaşı Zainal Abarakov’a işaret ederken, kentte, Doku’nun aslında bir cinayete kurban gittiği ancak Abarakov’un babasının polis olmasından dolayı “intihar” vakasının öne çıkarıldığı algısı hakim.

    Tüm bu gelişmelerle birlikte Doku ailesi de sık sık İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Tunceli Valisi, Emniyet Müdürü ve soruşturmayı yürüten savcı ile görüşmeler gerçekleştirdi. Yetkililer, aileye “Arıyoruz, bulacağız. Zainal Abarakov’un bu olayla ilgisi yok” diyerek intihar algısının aile tarafından da kabul edilmesine yönelik girişimlerini sürdürdü ancak 100 gündür Gülistan Doku’ya ait hiçbir bulgu yok.

    “ÖZEL SAVAŞ POLİTİKALARININ UYGULANMASININ SONUCU”

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan kadınlar, Gülistan Doku bulununcaya kadar ses çıkarmaya devam edeceklerini belirtiler.

    Halkların Demokratik Partisi Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Gülistan Doku olayı, Dersim’de birçok şeyi fark etmemize yol açtı. Gülistan Doku, basit bir olay değil. Genç bir kadının intihar etme olayı değil. Dışarıdan gelen kolluklar dahil oldu, üniversitede bazı hocalar dahil oldu. Dersim’in içine alındığı sarmalı gösteriyor bu süreç. Özel savaş politikalarının aslında Dersim’de uygulanmasının bir sonucu. Kadına yönelik şiddet de artıyor, cinayetler de artıyor. Bizler dayanışarak bunların üstesinden geliriz. İntihar, cinayet ve birçok olayda çok fazla bilgi kirliliği oluyor. Kesinleşmiş hiçbir olgu yok ortada. Bir intihar bile olsa bazı olaylar, sebebinin araştırılması gerekir. Bu bir cinayettir. Biz kadınlar olarak birlik olursak bunları aşarız. Birlikte mücadele edersek toplum olarak bunlara karşı durabiliriz” diye konuştu.

    “KAYBEDİLEN KADINLAR İSYANIMIZDIR”

    Yeni Demokrat Kadın Temsilcisi Sevcan Topal,  Gülistan vakasında intihar ihtimali üzerinde durulması, sadece suda arama çalışmalarının yapılması, babası Tunceli Asayiş Şube’de polis memuru olan baş şüpheli Zainal Abarakov’un ifadesinin sağlıksız bir biçimde hiç karakola götürülmeden evde alınarak apar topar başka bir ile gönderilerek saklanılmaya çalışması bunların birer kanıtıdır. Sıra arkadaşımız olan Gülistan’ın akıbetini sormak isteyen biz genç kadınlara polis biber gazı ile müdahale etmiş akabinde gözaltılar yapılmıştır. Ama bizler Gülistan bulunana, failleri cezalandırılana kadar sormaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Topal, geçtiğimiz günlerde cansız bedenine ulaşılan Esma Kılıçaslan’a değinerek “Gülistan’ı arama çalışmaları devam ederken yeni bir kaybolma olayı ortaya çıkmıştı. Esma Kılıçaslan. Hozat’tan düğüne gidiyorum diyerek evden çıkmış ve günler sonra yine Gülistan’ın arama çalışmalarının yapıldığı yerde cansız bedeni bulunmuştu. Esma’ya ne olduğunu ise hala bilmiyoruz” dedi.

    Topal, “Kaybedilen kadınlar isyanımızdır, isyanımızı kuşanıp her alanda soracağız! Gülistan Doku Nerede? Esma Kılıçaslan’a Ne Oldu?” diyerek sözlerini tamamladı.

    “SON GÖRÜŞTÜĞÜ ZAİNAL SORUŞTURMAYA DAHİL EDİLMEDİ”

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Yöneticisi Serpil Berk, 100 gündür Doku’nun yapılan arama çalışmalarına rağmen hiçbir ize rastlanmadığını söyledi.

    Son görülen barajda arama çalışmalarının sınırlı kaldığını belirten Berk, “Fakat Zainal’ın sorgulanması gerekirken sorgulanmadığı gibi, şehri terk etmiş olmasını sıradan bir olay olarak görmüyoruz. Bu anlamdaki etkili bir soruşturma yapılmadı. Gülistan’ın intihar etmiş olma ihtimali dışında bir şey düşünmemiz istenmiyor. Atılan her adımın kameralar tarafından takip edildiği bir şehirden bahsediyoruz. Gülistan’ın son görüldüğü yerdeki üç kameranın ikisi nasıl olduysa bozuk dendi. Fakat son görüldüğü gün Zainal ile görüşmesine rağmen soruşturmaya dahil edilmedi” dedi.

    “SORUMLULAR YARGILANANA DEK TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Kadınlar olarak soruşturmaya dair ciddi kaygılar yaşadıklarını vurgulayan Berk, “Gülistan’ın öldürüldüğü ya da intihara zorlandığı ihtimalleri üzerinde durulmuyor. Zainal en yakın şüpheliyken nasıl şehri aniden terk edip gidebildi. Tüm bu sorular ülkedeki kadına yönelik şiddetten, her gün artan kadın cinayetlerinden bağımsız düşünülmemeli. Bugüne kadar kadınları, çocukları değil failleri koruyan yaklaşım, bugün küçük bir kent olan Dersim’de Gülistan Doku’ya ne olduğuna dair etkili bir soruşturma yapılmaması yaklaşımıyla aynıdır. Soruşturmanın şeffaf bir şekilde yürütülmesini ve halka bilgi verilmesini istiyoruz. Gülistan’a ne olduğunu öğrenene kadar, yaşananların sorumluları yargılanana kadar durumun takipçisi olacağız” şeklinde konuştu.

    “FAİLLER AKLANIYOR”

    Gülistan Doku’nun 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele günü Dersim’de elinde döviz taşıdığını söyleyen Gülistan İçin Adalet Komisyonu üyesi Dilar Aras, kaybolduğu günden beri sürekli olay yerine gittiklerini ve her alanda akıbetini sorduklarını belirtti. Doku’nun akıbetini sorarken sürekli baskıya maruz kaldıklarını dile getiren Aras, yapılanın bir devlet politikası olduğunu belirtti.

    Devletin, Doku’nun bulunmaması için elinden geleni yaptığını vurgulayan Aras, “Esma Kılıçarslan örneği var. Herhangi bir arama çalışması yapılmadan tesadüfen bulunuyor. Bu devlet politikalarının net göstergesidir. Kadın cinayetleri artış göstermekle birlikte son zamanlarda kadınlar üzerinden bir baskı oldu. Faillere gerekli cezalar verilmemesiyle birlikte aklanıyor” diye konuştu.

    “100 YIL GEÇSE DE GÜLİSTAN’IN AKIBETİNİ SORACAĞIZ”

    “100 günde geçse, 100 yılda geçse Doku’nun akıbetini sormaya devam edeceğiz” diyen Aras, 100 gündür kapsamlı bir soruşturmanın yapılmadığına dikkat çekti.

    Yapılan çalışmaların sadece barajla sınırlı kaldığını hatırlatan Aras, “Gülistan’ın bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturmanın sadece intihar ihtimali üzerinden yürütülmesi yargısından vazgeçilip, öldürülme, zorla kaybedilme, hürriyetinden yoksun bırakılmış olma ihtimallerinin de ön planda tutularak buna göre tahkikata devam edilmesi gerekmektedir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim’de tehdit edilen öğrencilerden açıklama-VİDEO

    Dersim’de tehdit edilen öğrencilerden açıklama-VİDEO

    PİRHA – Dersim’de polisler ve kimliği belirlenmeyen şahıslar tarafından darp ve tehdit edilen öğrenciler, İnsan Hakları Derneği’nde basın açıklaması yaptı. 

    Haberin videosu

    Dersim’de polis ve kimliği belirsiz şahıslarca darp ve tehdit edilen Munzur Üniversitesi öğrencileri, İnsan Hakları Derneği’nde açıklama yaptı.

    Munzur Üniversitesi öğrencileri günlerdir kayıp olan arkadaşları Gülistan Doku’nun bulunması üniversitede yaptıkları eylem nedeniyle tehdit edilerek, kaçırılmaya çalışıldıklarını belirterek, İHD’ye başvuruda bulundu.

    “TEHDİT EDENLERİN ARAÇ PLAKALARI ELİMİZDE”

    Sürekli kentte taciz, tecavüz vakalarının gündemde olduğunu söyleyen İHD Şube Başkanı Gürbüz Solmaz, en son üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kayıp durumunun ortaya çıktığını belirtti. Bu olumsuzluklara halk, öğrenci, esnaf ve bir bütün olarak sivil toplum örgütleriyle birlikte ortak bir tepki geliştirildiğini dile getiren Gürbüz, şöyle devam etti:

    “Bu olayların aydınlatılmasına yönelik bir duyarlılık oluştu. Demokratik bir talebin susturulabilmesi için valiliklerce alınan yasak kararlarının doğru olmadığını söylemek istiyoruz. Sokakta insanların sesini kısa bilirler ama vicdanları susturamazlar. Bu anlamda eylem, etkinliklere katılan üniversite öğrencilerine yönelik polis olduklarını iddia eden kişilerce sokakta önleri kesilerek tehditlerde bulunuyorlar. Bu olayların çok fazla dillendirilmemesini istediklerini ve bu olayların üstüne gidilmemesi şeklinde ifadelerde bulunuyorlar. Bu arkadaşları tehdit ederken de sıkıntılar yaşattıklarını, yarın aynı şekilde kendilerinin de bu olayları yaşayabileceklerini ve daha sonra tekrar kendileriyle görüşecekleri söyleniyor. Bu tehditleri biz kabul etmiyoruz. Bütün sorumluluk emniyetin, kolluk kuvvetlerinin ve jandarmanındır. Arkadaşlardan birinin resmi polisler tarafından tehdit edildiğini biliyoruz. Tehdit edenlerin araç plakaları da elimizde.”

    “KORKUTARAK BİZİ GERİ ÇEKEMEYECEKLER”

    Munzur Üniversitesi Öğrencisi Lider Polat, 13 Ocak’ta kayıp olan arkadaşları Gülistan Doku’nun bulunması için üniversitede yaptıkları eylemde, kadın öğrencileri taciz ettiği idda edilen Munzur Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanı Cem Tekinoğlu hakkında sarf ettiği sözler nedeniyle tehdit edilerek kaçırılmak istendiğini söyledi. Polat, “Son süreçte benzeri olaylar gençlere yönelik çok yaşanıyor. Korkutarak bizi geri çekmeye çalışıyorlar. Yerel halkla birlikte böylesi durumların üzerine giderek daha çok teşhir edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “POLİS BOĞAZIMDAN TUTUP TEHDİT ETTİ”

    Polat gibi kendisini de 13 Ocak’ta Gülistan Doku için yapılan eyleme katıldığını belirten Munzur Üniversite öğrencisi Mehmet Sağlam ise erkek yurdunda yapılan eylem sonrası Bayraktepe polis noktasında durdurulduğunu dile getirdi. Sağlam, “Beni kulübenin içine koydular. Bir polis boğazımdan tutarak tehdit etti. Elimle onun elini çekerek sadece arkadaşımızın bulunması için eylemlere katıldığımı söyledim. Polisler bana küfür ederek bu şehri terk etmem gerektiğini söylediler. Öğrenci olduğumu ve tekrar başka bir arkadaşımızın başına gelmemesi için eyleme katıldığımı söyledim. ‘Senle görüşeceğiz, başına geleceklerinden biz sorumlu değiliz’ deyince ben de ‘başıma ne gelirse siz sorumlusunuz’ dedim” diye konuştu.

    “DEMOKRATİK HAKLAR ÇERÇEVESİNDE ARKADAŞIMIZIN BULUNMASINI İSTİYORUZ”

    Munzur Üniversitesi son sınıf öğrencisi olan Dilar Aras da, “Gülistan Doku için yaptığımız bütün eylemler yasaldır. Ovacık yolunda yürürken bir araç önümde durarak kimliğini çıkarıp polis olduğunu söyledi. GBT yapacaklarını söyleyip kimliğimi istediler. Oradan geçen insanların dikkatini çekince polisler ‘seninle görüşeceğiz’ deyip arabasına binip gitti. Demokratik haklar çerçevesinde arkadaşımızın bulunmasını istiyoruz. Arkadaşımızın bulunması için her zaman baskılar altındaydık” sözlerine yer verdi.
    Daha önce savcılığa suç duyurusunda bulunan öğrenciler, açıklamanın ardından İHD’ye başvuruda bulundu.

    PİRHA/DERSİM