Etiket: dilek doğan

  • Aysel Doğan: Öldürülen kızıma mı yanayım, haksız yere cezaevinde olan oğluma mı? -VİDEO

    Aysel Doğan: Öldürülen kızıma mı yanayım, haksız yere cezaevinde olan oğluma mı? -VİDEO

    PİRHA-2015 yılında İstanbul Küçükarmutlu’daki evinde katledilen Dilek Doğan’ın annesi Aysel Doğan, 19 yıl hapis cezası verilen oğlu Emrah Doğan’ın serbest bırakılması için çağrıda bulundu. Aile olarak halen baskı altında olduklarını söyleyen Aysel Doğan, “Kızımı katleden polise adeta ödül gibi ceza verdiler, benim oğlum ise 6 yıldır haksız bir şekilde cezaevinde. Ölen çocuklarıma mı yanayım, haksız yere cezaevinde olan oğluma mı yanayım yoksa yıllardır yurtdışında göremediğim çocuklarıma mı yanayım?” dedi.

    Dilek Doğan 18 Ekim 2015’te, İstanbul Küçükarmutlu’daki evinde arama yapan Özel Harekât polislerinden Y.M. tarafından göğsünden vurularak katledilmesinin üzerinden 10 yıl geçti.

    Dilek Doğan’ın ağabeyi Mazlum Doğan ise sürgünde yaşadığı İngiltere’de 1 Temmuz 2023 tarihinde intihar etti. Dilek Doğan’ın ağabeyi Emrah Doğan’a ise 2019 yılında örgüt üyeliği ve tehdit suçlamalarından 19 yıl 7 ay hapis cezası verildi.

    Aysel Doğan, Bolu F Tipi Hapishanesi’nde 6 yıldır tutuklu bulunan oğlu Emrah Doğan’ın serbest bırakılması için ve aile olarak yaşadıkları mağduriyetlere ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “AİLE OLARAK HALEN BASKI ALTINDAYIZ”

    Kızı Dilek Doğan’ı katledenlere ceza verilmezken aile üzerinde baskı uygulandığını söyleyen Aysel Doğan, “Çocuklarımın eve gelmesini engellediler, bütün aileye ceza verdiler ama kızımın katiline ceza vermediler. Bir oğlum ailesini bırakıp yurtdışına gitti, öğretmen olan bir oğlum da yurtdışına gitti orada intihara sürüklendi, bir oğluma da 19 yıl hapis cezası verdiler. Katile verecekleri cezayı oğluma verdiler. Oğluma sadece adalet istediğimiz için ceza verdiler, aile olarak halen baskı altındayız” dedi.

    “AİLEMİZİ YOK ETTİLER”

    Oğlu Emrah Doğan’ın yargılama sürecinde yaşananlara tepki gösteren Aysel Doğan, konuşmasının devamında şunları ifade etti:

    “Oğlum Emrah Doğan’a verilen 19 yıl hapis cezası bozuldu yeniden mahkemeye çıkardılar ve yeniden cezası onandı. Hakim oğlumu bırakacaktı ancak polisler sürekli kağıt veriyordu hakime. Hakim artık 36. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davalara artık girmeyeceğim demiş. Artık ne yapacağımızı şaşırdık, ailemizi yok ettiler. Artık yanımızda kimsemiz kalmadı. Benim yurtdışı yasağım olduğu için yurtdışında olan iki oğlumu ve torunlarımı göremiyorum. Oğlum Emrah Doğan’ın yargılandığı davanın dosyasının içeriğinde hiçbir şey yok. Sadece Dilek Doğan’ın abisi olmak ve adalet istemekle bu kadar ceza verilir mi? Kızımı katleden polise niye o cezayı vermediler?”

    “OĞLUMA VERİLEN CEZAYI KABUL ETMİYORUM”

    ‘Artık bir annenin sesini duysunlar’ diyen Aysel Doğan, “Ölen çocuklarıma mı yanayım, haksız yere cezaevinde olan oğluma mı yanayım yoksa yıllardır yurtdışında göremediğim çocuklarıma mı yanayım? Oğlum Emrah Doğan için herkese çağrıda bulunuyorum, oğlumun arkasındayım ve oğluma verilen cezayı kabul etmiyorum. İtirafçıların beyanlarıyla oğlum içeride tutuluyor. Ailemi mahvettiler artık sadece mezarlarım ve hapisteki oğlum Emrah Doğan var. Oğlum 6 yıldır haksız bir şekilde cezaevinde artık bu duruma tahammül edemiyorum. Kızımı katleden polise adeta ödül gibi ceza verdiler ve bir gün bile tutuklu kalmadı. Benim oğlumu ise cezalandırdılar. Sesime kulak verin iki mezar, bir cezaevi, hiç kimseyi bırakmadılar evimde. Bir zamanlar cıvıl cıvıl olan evden artık ses çıkmıyor. Bir canım var ya o canımı da gelip alırlar ya da oğlumu serbest bırakırlar” diye konuştu.

    Cihan BERK/PİRHA

  • Dilek Doğan’ın, evinde polis kurşunuyla katledilmesinin 8. Yılı

    Dilek Doğan’ın, evinde polis kurşunuyla katledilmesinin 8. Yılı

    PİRHA-Dilek Doğan’ın İstanbul Küçükarmutlu’da ailesiyle birlikte yaşadığı eve yapılan polis baskınında,  polis Yüksel Moğultay tarafından göğsünden vurularak katledilmesinin üzerinden 8 yıl geçti. Polis Moğultay’a 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesi tepkilere neden oldu. Ailenin adalet talebi sürüyor. 

    Dilek Doğan 18 Ekim 2015’te, İstanbul Küçükarmutlu’daki evinde arama yapan Özel Harekât polislerinden Yüksel Moğultay tarafından gösünden vurularak katledildi.

    ABD Başkonsolosluğu’na yapılan silahlı saldırıya karıştığı ileri sürülen bir zanlının yakalanması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün çeşitli birimlerinden 13 polis, biri zırhlı, dört sivil araçla Doğan Ailesi’nin evine gitti.

    POLİS GÖĞSÜNDEN VURMUŞTU

    Dilek Doğan, polislere ayakkabılarıyla eve girdikleri için uyararak, galoş giymelerini söyledi. Polis evde arama yaparken Dilek Doğan polis tarafından göğsünden vuruldu.

    45 dakika sonra gelen ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, yoğun bakımda tedavi altına alındı ancak bir hafta sonra, 25 Ekim 2015’te, hayatını kaybetti. Cenazesi, polis ablukası altında hastaneden alınarak Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Dilek Doğan’ın cenazesi, Maraş’ın Afşin ilçesinde Türkçayırı Mahallesi’ndeki cemevinde düzenlenen törenin ardından toprağa verildi.

    DAVA SÜRECİ

    Dilek Doğan’ı vuran polisin, ekibin amiri Yüksel Moğultay olduğu belirlendi. Polis Yüksel Moğultay hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 83. Maddesi’ne dayanılarak “ihmal suretiyle kasten öldürme” suçundan 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı ve iddianame kabul edildi.

    Dilek Doğan öldürüldüğü sırada başka bir odada kayıt yapan polis kamerasından alınan seslerin dökümüne de iddianamede yer verildi. Yapılan ilk duruşmada sanık, tetiğe basmadığını, aileyi salona ittirdiği sırada silahının patladığını savundu ve patlamaya Dilek Doğan’ın ağabeyi Mehmet Doğan’ın neden olduğunu iddia etti.

    Davanın ilerleyen aşamalarında, Doğan’ın vurulmasından hemen sonra kayda alınan, özel harekat polislerinin kendi aralarında Moğultay’ın Dilek Doğan’ı vurduğuna yönelik konuşmalarının, ailenin tepkisinin ve başka silah seslerinin de duyulduğu görüntülere ulaşıldı.

    Savcı mütalaasında, “neticesi öngörülemeyerek gerçekleştirilmesi olarak tanımlanan taksir” tanımını yaparak sanığın 3 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Dilek Doğan’ın ailesinin avukatı, dosyadaki delillerin yok sayıldığını ve gerçekle ilgisi olmayan, sanıkları koruyan bir mütalaa verildiğini kaydetti.

    Dava sonucunda sanık Yüksel Moğultay’ın taksirle öldürme eylemine uyan TCK’nın 85/1 maddesi uyarınca suç konusunun önem ve değeri, olayın meydana geliş şekli, kusurunun yoğunluğu, sonucun ağırlığı dikkate alınarak 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi.

    Moğultay, olay günü OHAL bölgesinden geldiğini, çok yorgun olduğunu, bir an önce aramayı bitirip dinlenmek istediğini anlattı. Dosyayı karara bağlayan heyet, Moğultay’ı bilinçli taksir suçundan önce 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti. Ardından da iyi hal indirimi yaparak cezayı 6 yıl 3 aya indirdi.

    Dilek Doğan’ın annesi Aysel Doğan, “Karardan sonra paramparça oldum. Dilek’in yarası buramda duruyor. O yaram tekrar kanıyor şimdi. Her şeyimize zehir kattılar adeta. Bize dünyayı dar ettiler” diyerek karara tepki göstermişti.

    Anne Doğan, “Maraş’tan ölümden kaçtık, burada dizimizin dibinde öldürdüler” ifadelerini kullanmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Mazlum Doğan, Londra’da ağıtlarla memleketine uğurlandı-VİDEO

    Mazlum Doğan, Londra’da ağıtlarla memleketine uğurlandı-VİDEO

    PİRHA- Polis kurşunuyla öldürülen Dilek Doğan’nın kardeşi Mazlum Doğan için İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nde Hakk’a uğurlama erkanı yürütüldü. Mazlum Doğan, ablası Dilek Doğan’ın Maraş’ın Afşin ilçesine bağlı Türkçayırı Mahallesi’nde bulunan mezarının yanında toprağa sırlanacak.

    İstanbul’da 18 Ekim 2015’te polis tarafından öldürülen Dilek Doğan’ın ağabeyi Mazlum Doğan sürgünde yaşadığı İngiltere’de Hakk’a yürüdü. Doğum günü 1 Temmuz’da hayatına son veren Mazlum Doğan için İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nde Hakk’a uğurlama erkanı yürütüldü. Şaziye Boybeyi Ana tarafından yürütülen Hakk’a uğurlama erkanında ailesi, yakınları, Biritanya Alevi Federasyonu (BAF) temsilcileri köy ve yöre dernekleri ile bir çok siyasi parti temsilcisi hazır bulundu.

    Kadınların ağıtlarının yükseldiği erkan sonrası Mazlum Doğan’ın naaşı, ablası Dilek Doğan’ın Maraş’ın Afşin ilçesine bağlı Türkçayırı Mahallesi’nde bulunan mezarının yanında toprağa sırlanacak.

    MAZLUM DOĞAN KİMDİR?

    1 Temmuz 1993 yılında Maraş’ın Afşin İlçesine bağlı Serkizçayır köyünde dünyaya geldi. Beş kardeşin en küçüğü idi. Mazlum Doğan, Tunceli Üniversitesi’nde Tarih Öğretmenliği’ni bitirmiş olmasına rağmen ataması yapılamadı. Kendisi ve ailesinin yaşadığı siyasi baskılarından dolayı ülkeyi terk etmek zorunda kalan Mazlum Doğan, 2022’den beri yaşamına İngiltere’nin başkenti Londra’da devam ediyordu.

    PİRHA/İNGİLTERE

  • Dilek Doğan’ın polis kurşunuyla öldürülmesinin 7. yılı

    Dilek Doğan’ın polis kurşunuyla öldürülmesinin 7. yılı

    PİRHA- İstanbul Sarıyer ilçesinin Küçükarmutlu Mahallesi’nde ailesiyle birlikte yaşayan Dilek Doğan’ın, evlerini basan polislerden Yüksel Moğultay tarafından yakın mesafeden vurularak katledilmesinin üzerinden 7 yıl geçti.

     Dilek Doğan 18 Ekim 2015’te, İstanbul Küçükarmutlu’daki evinde arama yapan Özel Harekât polislerinden Yüksel Moğultay tarafından öldürüldü.

    ABD Başkonsolosluğu’na yapılan silahlı saldırıya karıştığı ileri sürülen bir zanlının yakalanması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün çeşitli birimlerinden 13 polis, biri zırhlı, dört sivil araçla Doğan Ailesi’nin evine baskın düzenledi.

    POLİS GÖĞSÜNDEN VURMUŞTU

    Dilek Doğan, polislere ayakkabılarıyla eve girdikleri için uyararak galoş giymelerini söyledi. Bir süre sonra ise Dilek Doğan polis tarafından göğsünden vuruldu.

    45 dakika sonra gelen ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, yoğun bakımda tedavi altına alındı ancak bir hafta sonra, 25 Ekim 2015’te, hayatını kaybetti. Cenazesi, polis ablukası altında hastaneden alınarak Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Dilek Doğan’ın cenazesi, Maraş’ın Afşin ilçesinde Türkçayırı Mahallesi’ndeki cemevinde düzenlenen törenin ardından toprağa verildi.

    DAVA SÜRECİ

    Dilek Doğan’ı vuran polisin, ekibin amiri Yüksel Moğultay olduğu belirlendi. Polis Yüksel Moğultay hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 83. Maddesi’ne dayanılarak “ihmal suretiyle kasten öldürme” suçundan 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı ve iddianame kabul edildi.

    Dilek Doğan öldürüldüğü sırada başka bir odada kayıt yapan polis kamerasından alınan seslerin dökümüne de iddianamede yer verildi. Yapılan ilk duruşmada sanık, tetiğe basmadığını, aileyi salona ittirdiği sırada silahının patladığını savundu ve patlamaya Dilek Doğan’ın ağabeyi Mehmet Doğan’ın neden olduğunu iddia etti.

    Davanın ilerleyen aşamalarında, Doğan’ın vurulmasından hemen sonra kayda alınan, özel harekat polislerinin kendi aralarında Moğultay’ın Dilek Doğan’ı vurduğuna yönelik konuşmalarının, ailenin tepkisinin ve başka silah seslerinin de duyulduğu görüntülere ulaşıldı.

    Savcı mütalaasında, “neticesi öngörülemeyerek gerçekleştirilmesi olarak tanımlanan taksir” tanımını yaparak sanığın 3 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Dilek Doğan’ın ailesinin avukatı, dosyadaki delillerin yok sayıldığını ve gerçekle ilgisi olmayan, sanıkları koruyan bir mütalaa verildiğini kaydetti.

    Dava sonucunda sanık Yüksel Moğultay’ın taksirle öldürme eylemine uyan TCK’nın 85/1 maddesi uyarınca suç konusunun önem ve değeri, olayın meydana geliş şekli, kusurunun yoğunluğu, sonucun ağırlığı dikkate alınarak 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi.

    Moğultay, olay günü OHAL bölgesinden geldiğini, çok yorgun olduğunu, bir an önce aramayı bitirip dinlenmek istediğini anlattı. Dosyayı karara bağlayan heyet Moğultay’ı bilinçli taksir suçundan önce 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti. Ardından da iyi hal indirimi yaparak cezayı 6 yıl 3 aya indirdi. Yargıtay Başsavcılığı, sanık polis hakkında yapılan temyiz başvurusunu reddetti. Doğan ailesi, dosyayı AİHM’e taşıma kararı almıştı.

    Dilek Doğan’ın annesi Aysel Doğan, “Karardan sonra paramparça oldum. Dilek’in yarası buramda (kalbimde) duruyor. O yaram tekrar kanıyor şimdi. Her şeyimize zehir kattılar adeta. Bize dünyayı dar ettiler” diyerek karara tepki göstermişti.

    Anne Doğan, “Maraş’tan ölümden kaçtık, burada dizimizin dibinde öldürdüler” ifadelerini kullanmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dilek Doğan davası: Kızımın hakkını bırakıp hiçbir yere gitmem-VİDEO

    Dilek Doğan davası: Kızımın hakkını bırakıp hiçbir yere gitmem-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Küçükarmutlu’da polis tarafından öldürülen Dilek Doğan’ın ailesinin adalet mücadelesi altı yıldır devam ediyor. Yargıtay’da olan dosya onandığı takdirde sanık polis yalnızca 45 gün cezaevinde kalacak. Aile davayı AİHM’e taşıyacaklarını ifade ederken; anne Aysel Doğan, “Hiçbir zaman susmayacağız. Dilek’in yanına gömülene kadar hakkını arayacağım. Kızımın hakkını bırakıp hiçbir yere gitmem” diye konuştu.

    İstanbul’un Sarıyer ilçesi Küçükarmutlu Mahallesi’nde yaşadığı eve 18 Ekim 2015 tarihinde baskın düzenleyen polislere, “galoş giymeleri” yönünde uyarıda bulunan Dilek Doğan‘ın, özel harekat polisi Y.M. tarafından vurularak, öldürülmesinin üzerinden altı yıl geçti.

    Doğan’ın ölümünden sonra İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada yargılanan sanık polis Y.M.’ye 17 Mart 2017 tarihinde “iyi hal” indirimi yapılarak “bilinçli taksirle öldürme” suçundan altı yıl üç ay hapis cezası verildi. Yargıtay Başsavcılığı, sanık polis hakkında yapılan temyiz başvurusunu ise geçtiğimiz Temmuz ayında reddetti. Hala Yargıtay’da olan dosya onandığı takdirde sanık polis Y.M. yalnızca 45 gün cezaevinde kalacak.

    Doğan ailesi ise, kızlarının ölümüne neden olan polis hakkında verilen karara tepkili. Altı yıldır devam eden mahkeme sürecine değinen aile, adalet mücadelesine devam edeceklerini ifade ederken; davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyacaklarını duyurdu.

    “MARAŞ’TA DA KATLİAMLAR YAŞANIYORDU, İSTANBUL’A KAÇARAK GELDİK”

    Anne Aysel Doğan, aile olarak bugüne kadar yaşadıklarını ise PİRHA‘ya anlattı.

    İlk olarak Kahramanmaraş’tan İstanbul’a olan göçlerine değinen Doğan, “Orada da katliamlar yaşanıyordu. Yoksulluk vardı. İstanbul’a kaçarak geldik. Geldiğimiz dönemde de burada gecekondular yapılıyordu. Biz de iki göz bir yer yaptık. İstanbul’a geldiğimizde Dilek dört yaşındaydı. Beş, altı sene iki göz yerde yaşadık. Bir sene olmadan Dilek’in babasını tutukladılar. Beş sene cezaevinde kaldı. Ben de beş çocukla yalnız kaldım. Çocuklar küçüktü. Çalışamıyordum. Köyden bir şeyler gönderiliyordu. Türlü zorluklarla büyüdü Dilek. Okul kazandı. Gönderemedik, uzak diye. Bu duruma kızarak işe başladı. ‘Ben de babama yardımcı olayım’ dedi” diye konuştu.

    “ARBEDE YAŞANMADIĞINI SÖYLEYEN POLİSLERİ UZAKLAŞTIRDILAR”

    Doğan, kızının ölümüne neden olan olay günü ile ilgili olarak da şunları kaydetti:

    “Olay günü hastaydım. Uykumdan uyandırdı Dilek beni. Baktım, ‘galoş’ muhabbeti var. ‘Ayakkabılarınızı çıkarın geçin’ dedi. Polisler bombacı aradıklarını söyledi. Söyledikleri ismi ilk kez duyduk. Kimliklerimizi kontrol ettiler. Dilek’e üst üste ismini sordular. O an hareketlerinden şüphelendim. Dilek’e yoğunlaşmışlardı zaten. Dilek’in ağabeyi, polislere Ankara’daki canlı bombaların yakalanmamasını, katliama engel olunmamasına yönelik tepkisini söylüyordu. Bunun üzerine oğlumun üzerine yürüdüler. Silah sesi duyuldu. Nereye ateş edildiğinin farkında değildim. Sonrada baktım ki Dilek’in elindeki telefon düştü. Kendisi olduğu gibi yere yığıldı. ‘Kaza oldu. Teröristler karşılık verdi’ dedi. Sonradan kamera kayıtları da ortaya çıktı. ‘Arbede yaşandığını görmedik’ diyen polisleri ise uzaklaştırdılar.”

    AİLEYE YÖNELİK BASKILAR DEVAM EDİYOR

    “Kızımı bizden alıp gittiler. Bize her türlü iftirayı da attılar. Terörist ettiler bizi” diyen Doğan, aile üyelerine yönelik yıllardır baskı yapıldığını belirtti. Doğan şöyle konuştu:

    “Çocuklarımıza baskı yaptılar. Sigortalı bir işe giremediler. Hep bir engel çıkarıldı. Çalıştıkları sırada darp ettiler. Çocuklarımdan biri Dersim’de öğrenciydi. Sürekli takip ettiler. Okulu bitirene kadar canımız çıktı. Polislere hakaret ettiği gerekçesiyle para cezaları verildi. Küçük oğlumun davası da bir yandan devam ediyor.”

    “İNSANLAR, OĞLUMUN ALEYHİNDE İFADE VERMEYE ZORLANDI”

    Doğan, altı yıldır adalet mücadelesi verdiklerini söyledi. Oğul Emrah Doğan’ın bu süreçte 19 yıl hapis cezası aldığını kaydeden Doğan, “Ne desek boş. Dilek’in yokluğu anlatılmaz. Umutlarımızı, hayallerimizi yıktılar. Polis en son “Devletim bana emir verdi, ben de uyguladım” dedi.

    Oğlum üç yıldır cezaevinde ve on dokuz yıl ceza aldı. Evimizin önünde gece, gündüz TOMA bekledi. Sürekli takip ediyorlardı. Hiçbir delil olmadan, ‘tehdit ve örgüt üyeliği’ suçlamasıyla oğluma ceza verdiler. Gizli tanık ifadeleriyle cezalandırıldı. İnsanlar, oğlumun aleyhinde ifade vermeye zorlandı. Bir tane oğlum baskılardan dolayı yurt dışına gitti. Diğer oğlum hiçbir şekilde çalışamıyor. Sokakta rahatça yürüyemiyor bile. Sürekli GBT sorgusuna maruz bırakılıyor.

    Bu süreçte ise bizi soran olmadı. Herkes korkuyor. Dilek’in babası zor şartlarda çalıştı. Ailemizi fişlediler. İş bulamıyorlardı. ‘Terörist’ damgası vurdular bize. Fakat hiç susmayacağız. Ölünceye kadar hakkını arayacağım kızımın. Dilek’in yanına gömülene kadar susmayacağım. Kızımın hakkını bırakıp hiçbir yere gitmem. Cezaevindeki oğlumda aynı şekilde ‘Beni öldürseler de gitmem’ dedi” ifadelerini kullandı.

    “SOHBET HAKKI İÇİN DİRENEN OĞLUMU CEZAEVİNDE DÖVMÜŞLER”

    Cezaevindeki oğlunun durumuna ilişkinde bilgi veren Doğan, “Emrah’ın görüş yasağı var. Bir tek telefon ile konuşuyoruz. Haftada yirmi dakika sadece. Bolu Cezaevi’nde yatıyor. Bir keresinde gittiğimizde gördük ki; hiç yürüyemiyor. Gözleri mosmor. Nedenini sorduğumda ise, ‘Bize sohbet hakkı vermediler. Direndiğimiz için dövdüler’ dedi.

    Dilek’in babasına da baskılar devam ediyor. Cemevine bile artık gitmiyor. Her şeyden uzak kaldık mecburen. Gelenek, göreneklerimizi bırakmak zorunda kaldık. Oturduğumuz yerde, ‘bize ne yapacaklar’ diye bekliyoruz. Adamlar düşmanmış bize. Bir devlet halkına düşman olur mu?” şeklinde konuştu.

    “YAŞADIKLARIMIZ KAN DONDURUCUYDU, KİMSE YALNIZ BIRAKMASIN BİZİ”

    Doğan son olarak davalarına sahip çıkılması çağrısında bulunarak, şunları söyledi:

    “Bizi yalnız bırakmasın kimse. Bu zulüm bitmedi. Bugün bana yarın herkese olabilir. Duyarlı insanlar var tabi. Ama herkesi terörist ilan ettiler. İnsanlar korkuyor. Dilek için biri bir şey söylese hemen yargılıyorlar. Berkin Elvan’ın annesi mahkemede, ‘Dilek Doğan’ı da böyle öldürdüler’ dediği için dava açmışlar kadına. Ne olursa olsun susmayacağız. Anneler susmaz. İçim çok dolu. Hiçbir şekilde sindiremediler beni. Yara oldu kaldı yüreğimde. Kanım donuyor aklıma geldikçe. Yaşadıklarımız kan dondurucuydu. Katliam yaşadık burada.”

    Berfin YILDIZ – Barış KOP / İSTANBUL 

  • Dilek Doğan’ın dosyası AİHM’e taşınıyor

    Dilek Doğan’ın dosyası AİHM’e taşınıyor

    Dilek Doğan’ın polis tarafından evinde öldürülmesinin üzerinden 6 yıl geçti. Adaletin sağlanamadığını belirten Doğan ailesi, dosyayı AİHM’e taşıyacak.

    İstanbul Küçükarmutlu Mahallesi’nde yaşadığı eve 18 Ekim 2015 tarihinde, baskın düzenleyen ve ayakkabıyla içeri giren polislere “galoş giymeleri” uyarısında bulunan Dilek Doğan, polis kurşunuyla göğsünden vuruldu. 45 dakika sonra gelen ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, yoğun bakımda tedavi altına alındı ancak bir hafta sonra, 25 Ekim 2015’te, hayatını kaybetti.

    Doğan’ı katleden özel hareket polisi Y.M. hakkında “kasten öldürmenin ihmalli davranışla işlenmesi” ve “Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmak” suçlarından 20 yıldan 26,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

    SADECE 45 GÜN KALACAK

    Davaya bakan İstanbul 12’inci Ağır Ceza Mahkemesi, 17 Mart 2017 tarihinde yaptığı karar duruşmasında polis memuru Y.M.’ye “iyi hal” indirimi yaparak “bilinçli taksirle ölüme neden olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı.

    Yargıtay Başsavcılığı Doğan’ı katleden polis hakkında yapılan temyiz başvurusunu geçtiğimiz Temmuz ayında reddetti. Hala Yargıtay’da olan dosya onanırsa, fail polis yalnız 45 gün cezaevinde kalacak.

    Doğan ailesi katliamın üzerinden geçen 6 yılda “kasten öldürme” veya “olası kastla öldürme” suçundan yargılanmalarını istedikleri fail polisin, “iyi hal indirimi” yapılarak “bilinçli taksirle ölümüne neden olmak” suçundan cezaya çarptırılmasına tepkili.

    Mezopotamya Ajansı’ndan Esra Solin Dal’a konuşan Dilek Doğan’ın ailesi, adaletin sağlanmadığını belirterek, davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyacaklarını söyledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yargıtay, Dilek Doğan’ı vuran polisin cezasının temyiz başvurusunu reddetti

    Yargıtay, Dilek Doğan’ı vuran polisin cezasının temyiz başvurusunu reddetti

    Yargıtay Başsavcılığı, ev baskınında polis kurşunuyla yaşamını yitiren Dilek Doğan’ı vuran polisin cezasının temyiz başvurusunu reddetti. Yargıtay cezayı onarsa sanık polis 45 gün cezaevinde kalacak.  

    Yargıtay Başsavcılığı, İstanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı Armutlu’daki evinde, 18 Ekim 2015’te özel harekat polisi tarafından vurularak öldürülen Dilek Doğan (25) davasında, sanık polis Y.M.’nin verilen altı yıl üç ay hapis cezası ile ilgili Doğan ailesinin ve Y.M.’nin avukatlarının temyiz başvurularını reddetti. Yargıtay, cezayı onarsa sanık polis cezaevinde bir ay, 15 gün kalacak.

    TEMYİZ TALEBİNİ REDDETTİ

    Yargıtay Başsavcılığı, 10 Haziran tarihli tebliğnamesinde iki tarafın temyiz gerekçelerini açıkladı. Doğan ailesinin avukatları, sanık Moğultay’ın eylemi “kasten öldürme” veya “olası kastla öldürme” gerekçesiyle üst sınırdan ceza verilmesi yönünde başvuruda bulunmuştu.

    Sanık polisin avukatı da, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek, silahın patlamasına Dilek Doğan’ın neden olduğunu, bu yüzden Doğan’ın kusurlu olduğunu öne sürdü. Moğultay’ın söz konusu suçu işlediğine dair yeterli delilin bulunmadığını savunan sanık avukatı, müvekkiline fazla ceza verildiğini ve beraat etmesi gerektiğini savundu.

    Başsavcılık, her iki tarafın da temyiz taleplerini reddetti. Savcılığın kararı Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi değerlendirip karara bağlayacak.

    NE OLMUŞTU?

    Sarıyer Armutlu’da 18 Ekim 2015 tarihinde eve yapılan baskın sırasında polisin silahından çıkan kurşun, Dilek Doğan’a isabet etmiş, hastaneye kaldırılan Doğan yaşamını yitirmişti. Dilek Doğan’ın ölümüne neden olan merminin çıktığı silahın sahibi olduğu öne sürülen özel harekat polisi Y.M. hakkında, “Kasten öldürmenin ihmalli davranışla işlenmesi” ve “Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmak” suçlarından 20 yıldan 26 yıl 5 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Davaya bakan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, 17 Mart 2017 tarihinde yaptığı karar duruşmasında polis  Y.M.’yi, “Bilinçli taksirle ölüme neden olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Polisin öldürdüğü Dilek Doğan’ın ağabeyine 19 yıl 7 ay hapis cezası

    Polisin öldürdüğü Dilek Doğan’ın ağabeyine 19 yıl 7 ay hapis cezası

    İstanbul’da polis tarafından evinde öldürülen Dilek Doğan’ın ağabeyi Emrah Doğan’a, ‘örgüt üyeliği’ ve ‘tehdit’ suçlamalarından toplam 19 yıl 7 ay hapis cezası verildi.

    İstanbul’un Sarıyer İlçesi’ne bağlı Küçükarmutlu Mahallesi’nde evine düzenlenen baskında polis tarafından öldürülen Dilek Doğan’ın 15 Ocak 2019’da ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla tutuklanan ağabeyi Emrah Doğan’ın yargılandığı davanın karar duruşması İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.

    Doğan bir önceki duruşmada hakkındaki iddianameye dair tanıkların kendisini tanımadığını söylediğini, gizli tanıkların çelişkili ifadeler verdiğini ve sadece bu ifadeler kanıt gösterilerek yargılandığını belirtmişti.

    bianet’ten Ayça Söylemez’in haberine göre mahkeme, Doğan’a ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla 11 yıl 3 ay, ‘tehdit’ suçlamasıyla da 8 yıl 4 ay olmak üzere toplam 19 yıl 7 ay hapis cezası verdi.

    Emrah Doğan tutuklu bulunduğu hapishaneden bianet’e yazdığı mektubunda, kardeşi adına adalet istediği için tutuklu bulunduğunu ifade etmişti:

    “Duvarlar arasından yazıyorum size, çünkü Dilek’in katillerini tüm dünyaya duyurduğumuz, adalet mücadelesi verdiğimiz için ailecek bizden intikam alınıyor. Benim payıma komplolarla dolu bir iddianameyle tutsaklık düştü. Annem, babam, kardeşlerim hakkında soruşturmalar açıldı. Bir abim ailesini burada bırakıp yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. Yeğenim babasına doya doya sarılamadan büyüyor. Sadece adalet istediğimiz için cezalandırılıyoruz.”

    Dilek Doğan, İstanbul’un Sarıyer ilçesindeki Küçük Armutlu mahallesinde 18 Ekim 2015’te Pazar günü sabaha karşı 04:30’da evine yapılan polis baskını sırasında polis kurşunuyla göğsünden vurulmuştu.

    Akciğerinden yaralanan Doğan Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yoğun bakımda tedavi altına alındı. 25 Ekim 2015’te hayatını kaybetmişti.

    Cinayetle ilgili iddianame 12 Aralık 2015’te kabul edilmişti.

    2016 yılının Mart ayında, Dilek Doğan’ı öldüren polis Yüksel Moğultay’a yargılandığı davada “taksirle öldürmek”ten 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmişti.

    İstinaf Mahkemesi de verilen hapis cezasını onamıştı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Dilek Doğan’ın polis kurşunuyla öldürülmesinin 5. yılı

    Dilek Doğan’ın polis kurşunuyla öldürülmesinin 5. yılı

    PİRHA-Dilek Doğan’ın İstanbul Küçükarmutlu’da ailesiyle birlikte yaşadığı evde bir polis tarafından ailesinin gözleri önünde öldürülmesinin üzerinden 5 yıl geçti.

     Dilek Doğan 18 Ekim 2015’te, İstanbul Küçükarmutlu’daki evinde arama yapan Özel Harekât polislerinden Yüksel Moğultay tarafından öldürüldü.

    ABD Başkonsolosluğu’na yapılan silahlı saldırıya karıştığı ileri sürülen bir zanlının yakalanması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün çeşitli birimlerinden 13 polis, biri zırhlı, dört sivil araçla Doğan Ailesi’nin evine gitti.

    POLİS GÖĞSÜNDEN VURMUŞTU

    Dilek Doğan, polislere ayakkabılarıyla eve girdikleri için tepki göstererek, galoş giymelerini söyledi. Bunun üzerine çıkan tartışmada, Dilek Doğan polis tarafından göğsünden vuruldu.

    45 dakika sonra gelen ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, yoğun bakımda tedavi altına alındı ancak bir hafta sonra, 25 Ekim 2015’te, hayatını kaybetti.  Cenazesi, polis ablukası altında hastaneden alınarak Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Dilek Doğan’ın cenazesi, Maraş’ın Afşin ilçesinde Türkçayırı Mahallesi’ndeki cemevinde düzenlenen törenin ardından toprağa verildi.

    DAVA SÜRECİ

    Dilek Doğan’ı vuran polisin ekibin amiri Yüksel Moğultay olduğu belirlendi. Polis Yüksel Moğultay hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 83. Maddesi’ne dayanılarak “ihmal suretiyle kasten öldürme” suçundan 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı ve iddianame kabul edildi.

    Dilek Doğan öldürüldüğü sırada başka bir odada kayıt yapan polis kamerasından alınan seslerin dökümüne de iddianamede yer verildi. Yapılan ilk duruşmada sanık, tetiğe basmadığını, aileyi salona ittirdiği sırada silahının patladığını savundu ve patlamaya Dilek Doğan’ın ağabeyi Mehmet Doğan’ın neden olduğunu iddia etti.

    Davanın ilerleyen aşamalarında, Doğan’ın vurulmasından hemen sonra kayda alınan, özel harekat polislerinin kendi aralarında Moğultay’ın Dilek Doğan’ı vurduğuna yönelik konuşmalarının, ailenin tepkisinin ve başka silah seslerinin de duyulduğu görüntülere ulaşıldı.

    Savcı mütalaasında, “neticesi öngörülemeyerek gerçekleştirilmesi olarak tanımlanan taksir” tanımını yaparak sanığın 3 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Dilek Doğan’ın ailesinin avukatı, dosyadaki delillerin yok sayıldığını ve gerçekle ilgisi olmayan, sanıkları koruyan bir mütalaa verildiğini kaydetti.

    Dava sonucunda sanık Yüksel Moğultay’ın taksirle öldürme eylemine uyan TCK’nın 85/1 maddesi uyarınca suç konusunun önem ve değeri, olayın meydana geliş şekli, kusurunun yoğunluğu, sonucun ağırlığı dikkate alınarak 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi.

    Moğultay, olay günü OHAL bölgesinden geldiğini, çok yorgun olduğunu, bir an önce aramayı bitirip dinlenmek istediğini anlattı. Dosyayı karara bağlayan heyet Moğultay’ı bilinçli taksir suçundan önce 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti. Ardından da iyi hal indirimi yaparak cezayı 6 yıl 3 aya indirdi.

    Dilek Doğan’ın annesi Aysel Doğan, “Karardan sonra paramparça oldum. Dilek’in yarası buramda duruyor. O yaram tekrar kanıyor şimdi. Her şeyimize zehir kattılar adeta. Bize dünyayı dar ettiler” diyerek karara tepki göstermişti.

    Anne Doğan, “Maraş’tan ölümden kaçtık, burada dizimizin dibinde öldürdüler” ifadelerini kullanmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Dilek Doğan’ın polis kurşunuyla öldürülmesinin 4. yılı

    Dilek Doğan’ın polis kurşunuyla öldürülmesinin 4. yılı

    Dilek Doğan’ın İstanbul Küçükarmutlu’da ailesiyle birlikte yaşadığı evde bir polis tarafından ailesinin gözleri önünde öldürülmesinin üzerinden 4 yıl geçti.

    İstanbul’da Dilek Doğan 18 Ekim 2015’te, Küçükarmutlu’daki evinde arama yapan Özel Harekât polislerinden Yüksel Moğultay tarafından öldürüldü.

    ABD Başkonsolosluğu’na yapılan silahlı saldırıya karıştığı ileri sürülen bir zanlının yakalanması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün çeşitli birimlerinden 13 polis, biri zırhlı, dört sivil araçla Doğan Ailesi’nin evine gitti.

    POLİS GÖĞSÜNDEN VURMUŞTU

    Dilek Doğan, polislere ayakkabılarıyla eve girdikleri için tepki göstererek, galoş giymelerini söyledi. Bunun üzerine çıkan tartışmada, Dilek Doğan, polis tarafından göğsünden vuruldu.

    45 dakika sonra gelen ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, yoğun bakımda tedavi altına alındı ancak bir hafta sonra, 25 Ekim 2015’te, hayatını kaybetti, cenazesi, polis yoğunluğu altında hastaneden alınarak Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Dilek Doğan’ın cenazesi, Maraş’ın Afşin ilçesinde Türkçayırı Mahallesi’ndeki cemevinde düzenlenen törenin ardından toprağa verildi.

    DAVA SÜRECİ

    Dilek Doğan’ı vuran polisin ekibin amiri olan Yüksel Moğultay olduğu belirlendi. Polis Yüksel Moğultay hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 83. maddesine dayanılarak “ihmal suretiyle kasten öldürme” suçundan 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı ve iddianame kabul edildi.

    Dilek Doğan öldürüldüğü sırada başka bir odada kayıt yapan polis kamerasından alınan seslerin dökümüne de iddianamede yer verildi. Yapılan ilk duruşmada sanık, tetiğe basmadığını, aileyi salona ittirdiği sırada silahının patladığını savundu ve patlamaya Dilek Doğan’ın ağabeyi Mehmet Doğan’ın neden olduğunu iddia etti.

    Davanın ilerleyen aşamalarında, Doğan’ın vurulmasından hemen sonra kayda alınan, özel harekat polislerinin kendi aralarında Moğultay’ın Dilek Doğan’ı vurduğuna yönelik konuşmalarının, ailenin tepkisinin ve başka silah seslerinin de duyulduğu görüntülere ulaşıldı.

    Savcı mütalaasında, “neticesi öngörülemeyerek gerçekleştirilmesi olarak tanımlanan taksir” tanımını yaparak sanığın 3 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Dilek Doğan’ın ailesinin avukatı, dosyadaki delillerin yok sayıldığını ve gerçekle ilgisi olmayan, sanıkları koruyan bir mütalaa verildiğini kaydetti.

    Dava sonucunda sanık Yüksel Moğultay’ın taksirle öldürme eylemine uyan TCK’nın 85/1 maddesi uyarınca suç konusunun önem ve değeri, olayın meydana geliş şekli, kusurunun yoğunluğu, sonucun ağırlığı dikkate alınarak 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi.

    Moğultay, olay günü OHAL bölgesinden geldiğini, çok yorgun olduğunu, bir an önce aramayı bitirip dinlenmek istediğini anlattı. Dosyayı karara bağlayan heyet Moğultay’ı bilinçli taksir suçundan önce 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti. Ardından da iyi hal indirimi yaparak cezayı 6 yıl 3 aya indirdi.

    Dilek Doğan’ın annesi Aysel Doğan, “Karardan sonra paramparça oldum. Dilek’in yarası buramda duruyor. O yaram tekrar kanıyor şimdi. Her şeyimize zehir kattılar adeta. Bize dünyayı dar ettiler” diyerek karara tepki göstermişti.

    Anne Doğan, “Maraş’tan ölümden kaçtık, burada dizimizin dibinde öldürdüler” ifadelerini kullanmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Dilek Doğan’ın öldürülmesinin üzerinden 3 yıl geçti

    Dilek Doğan’ın öldürülmesinin üzerinden 3 yıl geçti

    PİRHA- Dilek Doğan 3 yıl önce bugün evinde, ailesinin gözü önünde polis tarafından vurularak öldürüldü. Yargısız infazı kamera kayıtları ile belgelenen polis ise ‘iyi hal indirimi’ ile sadece 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı.

    İstanbul Armutlu’da ailesiyle birlikte yaşadığı evde polisin kurşunladığı 25 yaşındaki Dilek Doğan’ın vurulmasının üzerinden üç yıl geçti.

    Dilek Doğan’ın ailesinin acısı ise ilk günkü gibi taze. Dilek’in fotoğraflarını sosyal medyada paylaşan çok sayıda kişi de, “Polis vurdu, Saray korudu, yargı akladı: Unutmayacağız!” diyerek Dilek Doğan’ı vuran polise tepki gösterdi.

    Dilek Doğan, 18 Ekim’de sabaha karşı DHKP/C operasyonu için evine baskın düzenleyen polislerden özel harekâtçı Yüksel Moğultay’ın silahdan çıkan kurşunla göğsünden ağır yaralandı. Doğan, polislere ayakkabılarıyla eve girdikleri için uyarmış, ‘galoş giyin’ demişti. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Doğan, 25 Ekim’de hayata veda etti.

    Doğan’ın vurulduğu silahın sahibi polis Moğultay, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuksuz yargılandı. Savunmasında, “Ben kimseyi öldürmedim, kimseye bilerek silah doğrultmadım, bu nedenle vicdanen rahatım. Ben devletimin bana verdiği görevi yerine getirdim. Abisi arama ekiplerine doğru hareket etti. Silahın namlusundan ve dipçikten tutarak şahısları salona itmeye çalışırken silah patladı. Aile sakinleşmedi. Sakinleşirlerse yaralıyı hastaneye götürebileceğimizi söyledim, sakinleşmediler” dedi.

    Moğultay, olay günü OHAL bölgesinden geldiğini, çok yorgun olduğunu, bir an önce aramayı bitirip dinlenmek istediğini anlattı. Dosyayı karara bağlayan heyet Moğultay’ı bilinçli taksir suçundan önce 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti. Ardından da iyi hal indirimi yaparak cezayı 6 yıl 3 aya indirdi.

    ANNE DOĞAN: BİZE DÜNYAYI DAR ETTİLER

    Anne Aysel Doğan, “Karardan sonra paramparça oldum. Dilek’in yarası buramda duruyor. O yaram tekrar kanıyor şimdi. Her şeyimize zehir kattılar adeta. Bize dünyayı dar ettiler” diyerek karara tepki göstermişti.

    Polis kurşunuyla vurularak öldürülen Dilek Doğan’ın annesinin “Maraş’tan ölümden kaçtık, burada dizimizin dibinde öldürdüler” ifadelerini kullanmıştı. (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Dilek Doğan’ın inşaat işçisi ağabeyi polis tarafından darp edildi

    Dilek Doğan’ın inşaat işçisi ağabeyi polis tarafından darp edildi

    İstanbul Sarıyer’in Küçük Armutlu Mahallesi’nde evine baskın yapan polisler tarafından öldürülen Dilek Doğan’ın ailesinin, polisler tarafından sürekli tehdit edildiği belirtildi. Dilek Doğan’ın ağabeyi Mehmet Doğan, dün çalıştığı inşaatta polisler tarafından darp edildiğini söyledi.

    Dün saat 18.00 sularında Küçük Armutlu’daki bir inşaat alanına giden özel harekat polisleri, orada çalışan işçilere Genel Bilgi Taraması (GBT) yaptı.

    Polisin, inşaatta çalışan Doğan’ın ağabeyi Mehmet Doğan’ı inşaatın bir odasına götürerek hakaretlerde bulunup darp ettiği belirtildi.

    Gördüğü darp sonucu vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar meydana geldiğini belirten ağabey Doğan, “Benim hakkımda herhangi bir şekilde ne bir dava ne de bir soruşturma bulunmamaktadır. Polisler benim Dilek Doğan’ın ağabeyi olduğumu anladıkları anda beni başka bir odaya götürüp, darp ve hakaret etiler. Baldırlarıma aldığım darbelerden kaynaklı yürümekte zorluk çekiyorum” dedi.

    Polislerin Doğan’ın diğer ağabeyi Emrah Doğan’ı da sokak ortasında hiçbir sebep belirtmeden gözaltına almaya çalıştıklarını dile getiren Mehmet Doğan, “Mahallelilerin tepkisi ve direnişi sonucu gözaltına almaktan vazgeçtiler. Polisler giderken de ‘Biz seni başka yerde gözaltına almasını biliriz’ şeklinde tehditlerde bulundular” diye konuştu.

    (Kaynak: Mezopotamya Ajansı)

  • Dilek Doğan’ı öldüren polisin 6 yıl 3 aylık cezası onandı

    Dilek Doğan’ı öldüren polisin 6 yıl 3 aylık cezası onandı

    İstanbul Küçükarmutlu’da, evinde Dilek Doğan’ı öldüren polisin cezası onandı.

    İstinaf Mahkemesi, Sarıyer’de Dilek Doğan’ın ölümüne neden olan merminin çıktığı silahın sahibi olan özel harekat polisi Y.M.’nin “Bilinçli taksirle ölüme neden olmak” suçundan aldığı 6 yıl 3 aylık hapis cezasını onadı.

    İstinaf Mahkemesi, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin özel harekat polisi Y.M.’ye, “Bilinçli taksirle ölüme neden olmak” suçundan verdiği 6 yıl 3 aylık hapis cezasını usul ve yasaya uygun buldu.

    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, istinaf başvurularını değerlendirmek üzere geçtiğimiz hafta toplandı. Daire, dosya üzerinde yaptığı incelemede yerel mahkeme kararını usul ve yasaya uygun bularak tarafların istinaf başvurularının esastan reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına hükmetti.

    NE OLMUŞTU?

    Dilek Doğan’ın öldüren özel harekat polisi Y.M. hakkında, “Kasten öldürmenin ihmalli davranışla işlenmesi” ve “Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmak” suçlarından 20 yıldan 26.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Davaya bakan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, 17 Mart 2017 tarihinde yaptığı karar duruşmasında polis memuru Y.M.’yi, “Bilinçli taksirle ölüme neden olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırmıştı.

  • Dilek Doğan ve Hasan Ferit Gedik’in anneleri beraat etti

    Dilek Doğan ve Hasan Ferit Gedik’in anneleri beraat etti

    Gülmen ve Özakça ile dayanışmak için açlık grevi eylemi yaptıkları için haklarında dava açılan Dilek Doğan’ın annesi Aysel Doğan ve Hasan Ferit’in annesi Nuray Gedik görülen duruşmada beraat etti.

    KHK ile ihraç edildikleri işlerine geri dönebilmek için 238 gündür açlık grevinde olan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’yla dayanışmak amacıyla eylem yaparken gözaltına alınan Dilek Doğan’ın annesi Aysel Doğan ve Hasan Ferit Gedik’in annesi Nuray Gedik hakkında açılan davanın duruşması  görüldü.

    İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada “yasadışı örgüt propagandası” yapmakla suçlanan Doğan ve Gedik hakkında beraat kararı verildi.

    Duruşma sonrası açıklama yapan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Barış Yarkadaş, “Evlatlarını kaybeden iki aile, sanki bu acı yetmiyormuş gibi bir de hiçbir hukuki altyapısı olmayan bir davada yargılandılar” diye konuştu.

    Kararı ‘geç kalmış’ olarak nitelendiren Yarkadaş şöyle devam etti:

    “Aysel Doğan kızı Dilek’i polis, Nuray Gedik ise oğlu Hasan Ferit’i mafya kurşunu yüzünden kaybetti. Çok acı çektiler… Üstüne üstlük bir de Nuriye ve Semih’e ses olmak için başlattıkları açlık grevi yüzünden yargılandılar. İktidar ve yargısı, her toplumsal talebi suç olarak görüyor ve cezalandırmak istiyor. Örgüt propagandası gibi ağır bir suçlama, vaka-i adliyeye dönüşmüş durumda. Neyse ki; 29. Ağır Ceza bu haksızlığı geç de olsa bitirdi.

    Dilek Doğan

    Dilek Doğan, İstanbul’un Sarıyer ilçesindeki Küçük Armutlu mahallesinde 18 Ekim 2015’te Pazar günü sabaha karşı 04:30’da evine yapılan polis baskını sırasında polis kurşunuyla göğsünden vurulmuştu.

    Akciğerinden yaralanan Doğan Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yoğun bakımda tedavi altına alındı. 25 Ekim 2015’te hayatını kaybetmişti.

    Hasan Ferit Gedik

    21 yaşındaki Hasan Ferit Gedik 29 Eylül 2013’te Gülsuyu’nda uyuşturucuya karşı yürüyüşte, protestocuların üzerine ateş açılması sonucu vurularak hayatını kaybetmişti.

    Gedik’in öldürülmesinin ardından cenazesi polisin, Gedik’in yaşadığı Armutlu’nun girişini kesmesi sonucu üç gün boyunca defnedilememişti.