Etiket: Dilşat Canbaz

  • ‘Yeşil Sol Parti, bütün kadınların umudunun sesi olacak’-VİDEO

    ‘Yeşil Sol Parti, bütün kadınların umudunun sesi olacak’-VİDEO

    PİRHA – Yeşil Sol Parti Kadın Seçim Bildirgesi’ni yorumlayan HDP’li kadınlar “Barışı kadınların inşa edeceği, çocuklarımızın ölmediği, doğanın talan edilmediği, eşit haklarla demokratik bir anayasanın kadın perspektifiyle inşa edileceği bir hayat öngörülüyor” ifadelerini kullandılar. 

    14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere dair Yeşil Sol Parti Kadın Meclisi de hedeflerini açıkladı. 2 Nisan’da okunan Kadın Bildirgesi, cinsiyetçi iş bölümünün önüne geçilmesinden, Anayasa’da kadına yönelik şiddeti net tanımlama hedefine; her kentte Kadın Bakanlığı kurulmasından cinsiyet eşitlikçi, anadilinde, bilimsel ve demokratik eğitime kadar birçok başlığı içeriyor.

    “KADINLAR OLARAK BU İKTİDARI GÖNDERECEĞİZ”

    Yeşil Sol Parti Kadın Bildirgesi’nin, kadın mücadelesine nasıl katkı sağlayacağını HDP İstanbul milletvekili Dilşat Canbaz yorumladı. Canbaz, 22 yıllık AKP politikasında “kadın düşmanı” bir anlayışın mevcut olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “Cinsiyet eşitliğinin olmadığı, bütün kazanımların yok sayıldığı bir iktidarla karşı karşıyaydık. Umut ediyoruz ki 14 Mayıs’ta kadınlar, bu iktidarı gönderecek. Beyannamemizi açıkladık, tüm kadın renklerimizle birlikteydik. HDP Kadın Meclisi olarak başladık ve mücadele yolumuz çok uzun erimliydi. Birçok bedeller ödeyerek; tutuklanan, gözaltına alınan, dokunulmazlıkları kaldırılan yoldaşlarımız oldu. Okunan bildirgede birçok şeye değinildi ve çok kıymetliydi. Kadın politikalarına, savaş politikalarına, mültecilere, engelli kadınlara, aslında tüm Türkiye halklarının sorunlarına değinildi. Tam da yeni depremden, enkazdan çıkmışken işte şunu bir kez daha hatırlatmak gerekiyor ki bu iktidarın enkaz altında kalacağını ve bu iktidarı da kadınlar olarak hep birlikte göndereceğimizin sözünü bir kez daha buradan vermek istiyorum.”

    KADIN ÖZGÜRLÜKÇÜ ANAYASA HEDEFİ!

    HDP MYK üyesi Sultan Özcan da Yeşil Sol Parti Kadın Seçim Bildirgesi’nin, kadınların değiştirme gücüne ona olan inancını ortaya koyduğunu ifade etti. Özcan şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Kadınların kararlılığına vurgu yapan güçlü bir seçim bildirgesi açıklandı. Esas olarak kadına yönelik şiddetin son bulacağı, İstanbul Sözleşmesi dahil elimizden çalınan bütün haklarımızın iadesini sağlamayı ve bunu büyütmeyi, sadece kadınları özgürleştiren ve eşitliğini sağlayan bir yaklaşımdan ziyade, hayatın bütününü değiştirme, dönüştürme iradesini sunan bir seçim bildirgesi var. Kadına yönelik şiddetten kadın emeğinin değerlendirilmesi, çalışma yaşamında güvenceli, sendikalı, sosyal haklar bütününe haiz bir çalışma yaşamının inşasını hedefliyor. Bildirge aynı zamanda çatışmacı, kutuplaştırıcı, bitmeyen savaş siyaseti ile toplumu teslim alma siyasetini devre dışı bırakmayı, barışı kadınların inşa edeceği, çocuklarımızın ölmediği, doğanın talan edilmediği, çatışmanın ortadan kaldırıldığı, eşit haklarla demokratik bir anayasanın kadın perspektifiyle inşa edileceği bir hayat öngörüyor. Bu tek adam ve hep adam rejimini değiştirmeyi, bundan kurtulmayı, takdirin erkte, erkeklikte olduğu bir sistemin dönüştürülmesinin yollarının açılacağını işaret eden bir seçim bildirgesi oldu. Dolayısıyla kadınlarla, gençlerle, emekçilerle değiştireceğiz. Takdirin erkeklikte olduğu bir düzenden takdirin büyük insanlıktan, cinsiyet eşitliğinden, demokrasiden geçtiği, bütün hayatın her aşamasında kadınların söz, yetki, karar süreçlerinde olduğu bir demokratik, kadın özgürlükçü anayasa inşasının yolunun açılacağı hedefinde olan bir seçim bildirgesiydi. Dolayısıyla engelli kadınlardan doğanın haklarına, LGBTİ+’lar için, cinsiyet kimliklerini de önceleyen demokratik bir cumhuriyetin içine yerleştiren yeni bir tahayyül kuran ve kadınların söyleyecek sözünü söylemeye de yüzünün olduğu bir kadın yüzyılının başlangıcını işaret ediyor. Hepimize hayırlı olsun diyorum birlikte değiştireceğiz.”

    “KARŞIMIZDAKİ TARİHİN EN GERİCİ İTTİFAKI”

    HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol ise “Seçim Beyannamesi, Türkiye ve Kürdistan kadın mücadelesinin de taleplerinin ve gelecek tahayyülünün süzülmüş, berrak bir metnidir” diyerek şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Bildirge, Türkiye’de mücadele veren bütün kadınların arzuladığı eşitlik ve özgürlük çizgisine yaklaşmamızı sağlayacak olan sözlerimizi içeriyor. Kadının her gün sokakta, evde, iş yerinde sürekli bir şiddete maruz kalabileceği politik iklimi olduğu gibi değiştiren kadın özgürlükçü bakış açımızın yansıdığı ve dolayısıyla bunları sağlayacak olan güvencelerin neler olduğunu söyleyen bir beyanname. Bütün kadınlara ulaştırılmak üzere aslında onların içinden geçen sesi ve istediklerini toparlayıp yazdığımız bir seçim beyannamesi. Biz, diğer siyasi partiler gibi vaat demiyoruz, kadınların vaatleri olamaz, kendi elleriyle değişmesi ve dönüşmesi gereken bu sistemin kadın çizgisi ile yeniden nasıl yapılabileceğine dair bütün ipuçlarını barındıran bir beyannamedir bu. 21. yüzyılın eşiğinde Cumhuriyetin 2. yüzyıla dönerken bugünkü cumhuriyetin demokratik bir cumhuriyet olabilmesi için kadın özgürlüğünün mutlak suretle sağlanması gerektiğini telkin eden bir beyannamedir. Karşımızda neredeyse tarihin en gerici ittifakı oluşturulmuş durumda. Tabiri caizse uzaktan seyrettiğimiz Taliban memleketinin Türkiye’de ve Kürdistan’da izdüşümünü yapmayı kadınlara vadeden bu gerici kadın düşmanı ittifak karşısında bütün kadınların beyannamemizin içerdiği eşitlik, özgürlük ve kuruculuk misyonunu üstleneceği bir 14 Mayıs’a doğru gidiyoruz. Mücadele bitmedi, bizim için hiç de bitmeyecek. Adım adım bu başarıya doğru giderken umudu bütün kadınlarla birlikte büyüteceğiz. Yeşil Sol Parti bütün kadınların bu açıdan umudunun sesi olacak.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Kadınlar olarak sözümüzü söylemezsek devrimci mücadele eksik kalır’-VİDEO

    ‘Kadınlar olarak sözümüzü söylemezsek devrimci mücadele eksik kalır’-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi Eşitlik Birimi tarafından düzenlenen 1. Kadın, Emek ve Özgürlük Çalıştayı 3. gününde devam etti. Rojava’da ve Kobane’de verilen özgürlük mücadelesinde en önde kadınların savaştığını vurgulayan HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, “Kadınlar, IŞİD’in kadınlara yönelik taciz ve tecavüzlerine karşı mücadele verdiler. Kadınlar olarak sözümüzü söylemezsek devrimci mücadele eksik kalır” dedi.

    Dersim Belediyesi Eşitlik Birimi tarafından düzenlenen 1. Kadın, Emek ve Özgürlük Çalıştayı 3. gününde devam etti.

    Kadın, Emek ve Özgürlük Çalıştayı’nda Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, Akademisyen Sibel Özbudun, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Gönüllü Avukatı Hande Gündoğdu ve İlerici Kadınlar Derneği Genel Başkanı Umut Kuruç konuşmacı olarak katıldı.

    “MECLİSTE, %14 ORANINDA KADIN MİLLETVEKİLİ VAR”

    Türkiye’de kadınların durumunun dünyanın birçok ülkesinden daha geride olduğunu söyleyen TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, “İktidar başımıza bela olduğundan beri toplumsal cinsiyet endekslerinde 20 yıl içerisinde otuz sıra geriye düştük. Mecliste, 600 milletvekili var ve 500’ü erkek. Ülkenin %50’si kadın ama meclise baktığınızda %14 oranında kadın milletvekili var. HDP ve bileşenlerine teşekkür borçluyuz kadınlar olarak çünkü HDP’nin eşitlik uygulaması olmasaydı çok daha utanç verici seviyede olacaktık. Bu iktidar hiçbir yönetici kadrosunda kadın görmek istemiyor” dedi.

    “CEMAAT VE TARİKATLARIN BASKISIYLA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇIKILDI”

    Cemaat ve tarikatların baskısı ile İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldığını vurgulayan akademisyen Sibel Özbudun, “Türkiye’de geçenlerde bir hastanesinin açılısında bir ülkenin başkanı, erkek vekilleri ile toplanıp arkasına dönerek, ‘2 tanede kadın vekil gelsin’ dedi.  Yani böyle bir zihniyetle yönetiliyoruz. Fıtrat olarak kadın ve erkek eşitliğinin olmadığını ifade eden bir zihniyetle karşı karşıyayız” diye belirtti.

    “KADINLAR OLMAZSA SİYASETİN EN ÖNEMLİ AYAĞI EKSİK KALIR”

    Siyasetin erkek alanı olduğu sözlerini kadınlar olarak reddettiklerini belirten HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, “Örneğin, Ekim Devrimi paneli yapıldığında kadınlar tercih edilmez çünkü devrimi en iyi erkekler yapar diye bir algı var. Bu anlayışı kadınlar olarak verdiğimiz mücadeleyle yıkıyoruz. Şunu unutmamak lazım Rojava’da Kürt Kadın Hareketi özgürlük mücadelesi verdiğinde, en önde savaştı kadınlar ve yine Kobane’de kadınlar en öndeydiler. Kadınlar, IŞİD’in kadınlara yönelik taciz, tecavüz ve köle pazarlarında satmalarına karşı mücadele verdiler. Kadınlar olarak 8 Mart’ta, 25 Kasım’da barikatları ve zincirleri kıra kıra alanlardayız. Kadınlar olarak haklarımız için alanlarda olmazsak siyasetin en önemli ayağı eksik kalır. Biz sözümüzü söylemezsek devrimci mücadele eksik kalır” diye konuştu.

    Katılımcıların konuşmalarının ardından çalıştay, soru cevap bölümüyle sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • HDP’li Canbaz’ın ‘Emniyetteki ülkücü yapılanmaya’ ilişkin verdiği önerge reddedildi

    HDP’li Canbaz’ın ‘Emniyetteki ülkücü yapılanmaya’ ilişkin verdiği önerge reddedildi

    PİRHA- HDP Milletvekili Dilşat Canbaz’ın, kolluk kuvvetleri içindeki ülkücü yapılanmasına ve 74 il emniyet müdürünün MHP tarafından atandığı iddialarına ilişkin Meclis’e sunduğu soru önergesi iade edildi. Canbaz, “Ülkücü örgütlenmenin ele geçirdiği emniyet teşkilatı Türkiye halkları için güvensizliktir, ülkemiz geleceği için büyük bir tehdittir” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz’ın, kolluk kuvvetleri içindeki ülkücü yapılanmasına ve 74 il emniyet müdürünün MHP tarafından atandığı iddialarına ilişkin Meclis’e sunduğu soru önergesi iade edildi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle verilen önergede, kolluk kuvvetleri içindeki ülkücü yapılanmanın sistemli bir şekilde örgütlendiği ve emniyetteki ırkçı örgütlenmenin AKP tarafından korunduğu ifade edilmiş, bu iddialarla ilgili Bakanlığın herhangi bir soruşturma yapıp yapmadığı sorulmuştu.

    Meclis Başkanı Mustafa Şentop, Canbaz’ın önergesini ‘kişisel görüş’ içerdiği gerekçesiyle iade etti.

    “ÜLKÜCÜ ÖRGÜTLENMENİN ELE GEÇİRDİĞİ EMNİYET TEŞKİLATI TÜRKİYE HALKLARI İÇİN TEHDİTTİR”

    Duruma tepki gösteren Canbaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları dile getirdi:

    “Polis okullarında ülkücü andı içiliyor, emniyet mensupları siyasi kimliklerini gizleme gereği duymuyor. 74 il emniyet müdürünün MHP tarafından atandığı söyleniyor. Emniyetteki ülkücü örgütlenmeyi sorduğumuz soru önergemiz TBMM Başkanı Mustafa Şentop tarafından iade edildi.

    Kolluk kuvvetleri içindeki ülkücü yapılanma sistemli bir şekilde örgütleniyor. HDP binalarına, Kürtlerin, Alevilerin, devrimcilerin yaşadığı mahallelere polisler tarafından üç hilal gibi faşist semboller çiziliyor. Emniyetteki ırkçı örgütlenme AKP tarafından kollanıyor. Ülkücü örgütlenmenin ele geçirdiği emniyet teşkilatı Türkiye halkları için güvensizliktir, ülkemiz geleceği için büyük bir tehdittir.”

    PİRHA/ANKARA

  • HDP’li Dilşat Canbaz, Gazi’de katledilen gençler için araştırma talebinde bulundu

    HDP’li Dilşat Canbaz, Gazi’de katledilen gençler için araştırma talebinde bulundu

    PİRHA- Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un katledilmeleri hakkında HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde araştırma komisyonu kurulması için başvuru yaptı.

    HDP Milletvekili Dilşat Canbaz, İstanbul Gazi Mahallesi’nde bulunan Gazi Kent Ormanı girişinde, yaşlar 15-18 arasında değişen 5 çocuğun bulunduğu aracın polisler tarafından taranması sonucu hayatını kaybeden Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un katledilmelerine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde araştırma komisyonu kurulması için başvuru yaptı.

    TBMM’ye araştırma önergesi sunan Canbaz, “Türkiye; polis-asker, genel tanımlamayla kolluk kuvvetlerinin, işledikleri suçların cezalandırılması konusunda kötü bir geçmişe ve karneye sahiptir. Kolluk kuvvetlerinin sanık sandalyelerinde oturdukları hemen hemen bütün suçlarda yargı makamları ya verilmesi gereken cezaların çok altında cezalar vermekte ya da bu suçlar cezasızlıkla ödüllendirilmektedir. Cezasızlık ya da göstermelik cezaların verildiği suçlarda yargı makamlarının coğrafi ‘hassasiyetleri’ ise artık saklanamayacak kadar açıktır. Gazi Mahallesi-Ümraniye Katliamları Davası, Kızıltepe Jitem Davası, Şemdinli Umut Kitapevinin Bombalanması Davası, Ali İsmail Korkmaz, Berkin Elvan, Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol gibi birçok davada yargı organlarının etkin bir soruşturma işletmediği, gerekli cezaların verilmediği ve süreç işletilirken suçun işlendiği bölgelerin adeta cezanın hafifletilme gerekçesi yapıldığı yönünde kamuoyunda yaygın ve haklı bir yargı oluşmuş durumdadır” ifadelerini kullandı.

    “ADLİ MAKAMLAR BİLİNÇLİ OLARAK OLAYIN ÜZERİNİ KAPATMAK İSTİYOR”

    HDP İstanbul Milletvekili ılbaşvurusunda; “Gelinen aşamada adli makamların dahi gerçeği soruşturmada istekli olmadıkları ya da bilinçli olarak olayın üzerini kapatmak istedikleri görülmektedir. Bu nedenle; gerçeğin açığa çıkarılması, kamuoyunun şeffaf bir biçimde aydınlatılması ve sorumluların gerçek bir cezai yaptırım almalarının sağlanması için Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un yaşamını yitirdiği olayla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bir araştırma komisyonu kurulması, TBMM’nin halka karşı sorumluluğudur” ibarelerine yer verdi.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul Gazi Mahallesi’nde bulunan Gazi Kent Ormanı girişinde, 14 Nisan 2017 tarihinde yaşları 15-18 arasında değişen 5 çocuğun bulunduğu aracın polisler tarafından taranması sonucu hayatını kaybeden Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un katilleri hakkında açılan davanın karar duruşması, İstanbul 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü. Sanık polisler, olayın Gazi Mahallesi’nde gerçekleşmesinin haksız ve ölümcül olacak şekilde silah kullanmalarına gerekçe yaparak savunma yapmış, mahkeme de iki çocuğun katili 4 polis memuruna 24.300 TL ‘ceza’ vererek, bunu da taksitlendirmişti. Mahkemenin katil polisleri koruyan kararı kamuoyu ve aileler tarafından büyük tepkiyle karşılanmıştı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • HDP’li Canbaz: Leyla Güven’in söylediği sözler faşizme bir cevaptır-VİDEO

    HDP’li Canbaz: Leyla Güven’in söylediği sözler faşizme bir cevaptır-VİDEO

    PİRHA – Üç milletvekilinin vekilliğinin düşürülmesinin 4 Kasım 2016 yılında HDP’ye yapılan darbenin devamı olduğunu söyleyen HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, “Leyla Güven zafer işareti yaparak giderken, söylediği sözler faşizme bir cevaptır” dedi.

    Haberin Videosu

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven, HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları ile CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun milletvekilliklerinin düşürülmesine tepkiler devam ediyor.

    HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, gelinen durumun siyasete, meclise, iradeye yapılan darbe ve hukuksuzluk olarak değerlendirdi.

    “LEYLA KADIN MÜCADELESİNİN SEMBOLÜDÜR”

    Koronavirüs sürecinin başında HDP Belediyelerine kayyum atandığını söyleyen Canbaz, kayyumlar sürecinde de kapılar kırılarak, gözaltıların yaşandığını belirtti. Kurumsallaşan bir faşizm yaşandığını dile getiren Canbaz, meclisin açılışının ilk oturumunda gelen talimatla 2 HDP’li, 1 CHP’linin vekilliğinin düşürüldüğünü ifade etti. Özellikle faşizmin, erkek egemen sisteminin, kadını hedef aldığı birçok uygulama ile görüldüğünü söyleyen Cambaz, kadın bedenine, siyasetine her anlamda saldıran AKP- MHP bloğu olduğunu vurguladı. 4 Kasım 2016 yılında HDP’nin Eşgenel Başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve milletvekillerinin tutuklandığını hatırlatan Canbaz, 4 Kasım darbesinin devam olduğunu vurguladı. “Bugün Leyla Güven Kürt kadın hareketinin sembolüdür” diyen Canbaz, “Kadın özgürlük mücadelesinin sembolüdür. Tecrit döneminde, bedenini açlığa yatırdı. Bu bir iradeydi. Sadece Kürdistan’da değil dünyada bir semboldü. Herhangi biri olarak görmüyorlar. ‘O iradeyi kırarız’ diyorlar.  Fakat Leyla bizim kadın mücadelesinin sesidir. Birçok Leyla hepimize örnektir. Zafer işareti yaparak giderken, söylediği sözler faşizme bir cevaptır. Diz çökmedi, teslim olmadı bugün de aynı şekilde mücadeleye devam ediyor” dedi.

    “DEMOKRASİ BLOĞU ETRAFINDA BULUŞULMALI”

    Adalet karşısında seçme ve seçilme hakkının olduğunu söyleyen Canbaz, “Biz hala söylüyoruz Enis Berberoğlu başka bir siyasetçi olabilir ama hukuksuzca vekilliği düşürülenlerden biri. Bunu söylemekten gocunmamalı, korkmamalı. CHP’nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sadece Enis Berberoğlu’nu söylüyor. Hemen yanı başında yıllardır bedel ödemiş iki tane vekil varken buna dair tek bir cümle söylenmiyor. Oturduğumuz yerde ortaklaşmazsak, bir demokrasi bloğu etrafında buluşamazsak bu bugün Enis Berberoğlu olur, yarın başka bir vekil olarak karşımıza gelebilir. Biz buna alışığız, mücadele ediyoruz, sokaktayız. CHP’nin daha cesur olmasını bekliyorum. Basta Kılıçdaroğlu olmak üzere, il ve ilçelerinde milletvekillerinin daha cesur açıklamalar yapmaları gerekiyor” dedi.

    “TÜM TOPLUMUN SOKAKTA OLMASI GEREKİYOR”

    Canbaz, vekilliklerin düşürüldüğü, insanların işkence yapılarak tutuklandığını, ölülerle ve yaşamını yitirenlerle savaş halinde olduğunu kaydetti. Böyle bir iktidarla, faşizmle karşı karşıya olduklarını ifade eden Canbaz, “Bunun değişmesi için her kurumun, bireyin ‘bana gelmez, ben burada durursam bana dokunmaz’ düşüncesinden vazgeçerek,  birlikte ortak mücadeleyle ancak bunu değiştirebiliriz. Çünkü bugün faşizmin yaşadığı koşullarda hepimiz yan yana duracağız ki cevap olabilelim. Geri çekildiğimiz her alanda bugün CHP’den diğer demokrasi bloğuna kadar, en aşağıdan halka kadar tüm toplumun sokakta olması gerekiyor. Çünkü kaybedecek artık bir şeyimiz kalmamış” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Tutuklamalar Dersim’de protesto edildi: Darbecilere teslim olmayacağız-VİDEO

    Tutuklamalar Dersim’de protesto edildi: Darbecilere teslim olmayacağız-VİDEO

    PİRHA – Dersim Emek ve Demokrasi Platformu HDP’li ve CHP’li 3 vekilin tutuklanmasını protesto etti. Yapılan açıklamada, “Halkımıza karşı yönelmiş bu saldırganlığı bugün durdurmak, halk olarak hepimizin ortak görevidir ve herkesi bu görevine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Diz çökmedik, çökmeyeceğiz! Darbeciler gidecek, bizler kalacağız” denildi. 

    Meclis’te dün HDP milletvekilleri Leyla GüvenMusa Farisoğulları ve CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun haklarında kesinleşmiş yargı kararları okunduktan sonra gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından bugün Dersim merkez Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yapıldı.

    ‘Darbelere teslim olmayacağız, irademe dokunma’ pankartının açıldığı eyleme siyasi parti ve kurum temsilcileri, HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, Dersim Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu, Peri Belediye Eş Başkanı Orhan Çelebi ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    Açıklamayı okuyan HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Türkiye halklarının demokratik iradesinin merkezi olması gereken TBMM dün yeni bir darbeye daha tanıklık etti. AKP ve MHP ittifakı, DTK Eş başkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, Diyarbakır  Milletvekili Musa Farisoğulları ve CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun milletvekilliklerini düşürdü. İktidar, parlamenter rejimin ortadan kaldırılmasına yönelik en ciddi girişimini anayasa değişikliği ile yeni rejime geçişte yaparken o günden bugüne Saray dışındaki tüm kurum ve kuruluşları sembolik düzeye indirme, etkisizleştirme, “demokratik sistem işliyor” algısı yaratmaya yönelik vitrinlik malzemeye dönüştürme çalışmasına olanca hızıyla devam ediyor” ifadelerini kullandı.

    “İKTİDAR, SİSTEMATİK DARBE PRATİĞİ SERGİLEMEKTEDİR”

    Yeşil, şöyle devam etti:

    “27 Mayıs’ı, 12 Eylül’ü her fırsatta “Darbe” olarak tanımlayan ve bunun üzerinden içi boş bir “darbe karşıtı söylem” tutturan iktidar, Türkiye’de yapılan askeri darbelere rahmet okutacak tarzda halk iradesine saldırmaktadır. 20 Temmuz 2015’dan beri sistematik bir darbe pratiği sergilemektedir. Saray rejimi bu saldırı ile esas olarak darbe rejimi olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

    Milyonlarca vatandaşımızın iradelerini temsil eden üç milletvekilinin vekilliklerini düşürmek onlara oy vermiş vatandaşlarımızın seçme haklarının ayaklar altına alınması, oylarının çöpe atılmasıdır.”

    “BU SALDIRGANLIK BİZİ YILDIRAMAYACAK”

    Emek ve Demokrasi güçleri olarak Halk iradesine karşı geliştirilmiş bu rantçı, ahlaksız ve faşist darbeciliği asla ve asla tanımayacaklarının altını çizen Yeşil, “Kötülük düzeninin ortakları Kayyım Darbesi pratiğinde de görüldüğü gibi yurttaşlara “ya benim istediğim gibi karar verirsin ya da senin verdiğin kararı tanımam” dayatmasında bulunuyor. Bunun adı amasız, fakatsız darbedir. Bunun adı halk iradesine karşı düşmanlıktır. Saray rejiminin bu saldırı ile vermek istediği mesajı aldık. Cevabımız da bir o kadar nettir: Bütün bu saldırılara karşı Türkiye’nin demokratik geleceğini yaratma çabamıza devam edeceğiz. Bu saldırılar ancak ve ancak bizim mücadele azmimizi ve kararlılığımızı bileyecektir. Bu saldırganlık bizi yıldıramayacak ve kazandığımız demokratik mevzileri terk ettirmeyecektir” diye konuştu.

    “DİZ ÇÖKMEDİK, ÇÖKMEYECEĞİZ”

    Yeşil, “Bu vesileyle bir kez daha yapılan bu darbeyi kınıyor, bütün toplumsal kesimlere yönelen bu saldırganlığa ve nobranlığa karşı demokratik güç birliği çağrısında bulunuyoruz. Demokratik gelecek ve Özgür Türkiye tüm farklılıklarımızla hepimizin ellerindedir. Halkımıza karşı yönelmiş bu saldırganlığı bugün durdurmak, halk olarak hepimizin ortak görevidir ve herkesi bu görevine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Diz çökmedik, çökmeyeceğiz! Darbeciler gidecek, bizler kalacağız!” diyerek sözlerini tamamladı.

    “4 KASIM’DAN BERİ DARBEYİ TUTUKLAMA VE SALDIRILARLA YAŞIYORUZ”

    Konuşma yapan HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, “Seçilmiş 3 milletvekilinin hukuksuzca vekillikleri düşürüldü. Çok hızlıca milletvekillerinin evine onlarca polis yığınak yaptı. Bu bir darbedir. 4 Kasım’dan beri yaşadığımız darbeyi sokakta saldırılarla, tutuklamalarla, gözaltılarla, kinle, nefretle yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “BULUNDUĞUMUZ HER YERDE ORTAK MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    Canbaz, “Biz demokrasi, adalet yok mesajını aldık, yaptığınız her şeye müdahale ediyoruz diyorlar. Biz de mesajımızı çok net bir şekilde söylüyoruz. Sokakta, ilde, ilçede, cezaevlerinde, parlamentoda, bulunduğumuz her yerde cevabımız çok net; birlikte mücadele edeceğiz. Tüm demokrasi güçlerinin omuz omuza verip bu zulme karşılık ortak ses çıkarabilmesi çok önemli” diyerek sözlerini tamamladı.

    Açıklamanın ardından oturma eylemi gerçekleşti. Eylem, “Leyla Güven onurumuzdur, HDP umuttur, umut dimdik ayakta, biji berxwedan jiyane” sloganları ve alkışlarla son buldu.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Festival başladığından itibaren kolluk güçleri tacizlerine başladı’ – VİDEO

    ‘Festival başladığından itibaren kolluk güçleri tacizlerine başladı’ – VİDEO

    PİRHA – Dersim’de yapılacak olan panel öncesi polislerin ‘bomba ihbarı aldık’ diyerek salona girmesi ve kamera çekimi gerçekleştirmek istemesine sert tepki veren HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, festivalin başladığı saatten itibaren Tunceli Kolluk Güçleri’nin tacizlerine başladığını belirterek tepki gösterdi.

    Dersim’de yapılan Munzur Festivali kapsamında bugün yapılmak istenen panel öncesi polislerin ‘bomba ihbarı aldık’ diyerek belediye giriş yaptıkları ve arama yaptıktan sonra kameralarını açarak kayıt yapmalarına Dersim’de bulunan kurumlar tepki gösterdi. Konuya ilişkin Dersim’deki kurumlar açıklama yaptı. Belediye binası önünde gerçekleşen açıklamaya siyasi parti ve kurum temsilcileri, HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, Dersim Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Açıklamayı okuyan HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz Kaya, iki gündür başlayan festivale Tunceli Kolluk Güçleri’nin tacizlerine başladığını belirterek tepki gösterdi.

    “BİZE DAYATILAN FAŞİZMİ KABUL ETMİYORUZ”

    Sabah saatlerinde Dersim Belediyesi Başkanı ve yardımcısının olmadığı bir saate kolluk güçlerinin izin almadan belediye salonuna girdiklerini ‘bomba ihbarı var’ diyerek arama yapmalarına tepki gösteren Canbaz,  yetki alanlarında olmadığının altını çizerek sözlerine şöyle devam etti;

    “Daha sonrada hiçbir açıklama yapmadan konferans salonunda yani şimdi güncel gelişme siyasal gelişmelerle çözüm ve yöntemlerimizi tartışacağımız panelimizde panelistlerden önce kurumlarına hiçbir şekilde sormadan yine ellini konunu sallayarak iki polis memurunun girip içeriye kameralarını yerleştirmesine karşı bütün görüşmelerimize, belediye başkanların görüşmelerine malesef olumsuz hala ısrarla çekim yapmaya devam ediyorlar. Bizlerde panelistlerimizle konuşmacılarımızla ve içerideki kitleyle birlikte bize dayatılan faşizmi bu bize dayatılan dayatmayı kabul etmiyoruz.”

    Açıklama, kitlenin polislerin tutumunu karşı alkışlarla protesto etmesiyle son buldu.

    Öte yandan normal şartlarda kullanılmayan kontrol noktalarında önlemlerin alınması ve Dersim’de gerçekleşen bütün panel konser, sergi vs etkinliklerde polislerin kayıt alması dikkat çekiyor.

  • Suruç Katliamı’nda yaşamını yitirenler Dersim’de anıldı

    Suruç Katliamı’nda yaşamını yitirenler Dersim’de anıldı

    PİRHA – Dersim’de Suruç Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 düş yolcusu anılarak, düşlerinin yarım bırakılmayacağı sözü yinelendi.

    Dersim’de bulunan siyasi parti ve Sivil Toplum Örgütleri DAİŞ’in 20 Temmuz 2015 tarihinde, Urfa’nın Suruç ilçesinde bulunan Amara Kültür Merkezi bahçesinde toplanan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerine yönelik gerçekleştirdiği katliamın 4’üncü yıl dönümü nedeniyle Seyit Rıza Meydan’ında anma etkinliği gerçekleştirdi.

    Siyasi parti, STÖ temsilcileri, HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz ve çok sayıda yurttaşın katıldığı anmada yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşındı. Seyit Rıza Meydan’ına oyuncaklar bırakılarak, çerağlar yakıldı. Anmada konuşan SGDF üyesi Cengiz Fidan, 33 düş yolcusunu anarak onların bıraktığı mirası devraldıklarını söyledi.

    Fidan, İŞİD’e tırlarla silah gönderenlerin Kobane’li çocuklara oyuncak götüren gençleri öldürdüklerini belirterek, adalet talebini yineledi.

    Ardından söz alan HDP’li Dilşat Canbaz, katillerin sokaklarda gezdiğini kendilerinin ise hala adalet arayışının devam ettiğini söyleyerek Suruç Katliamı’nı konu alana ve İstanbul’da gösterimi yasaklanan “Gitmek” belgeseline dikkat çekti. Canbaz, “Belgesel terörü övmekle suçlandığı için yasaklandı. Asıl terör belgeseli yasaklayanlar, 33 genci katledenler, IŞİD’i ülkemize sokanlardır. Katliamı yapanları unutmayacağız. 33 gencin hayallerini yarım bırakmayacağız” dedi.

    Ardından konuşan İHD Dersim Şube Başkanı Gürbüz Solmaz da, yapılan katliamların aydınlatılmadığına dikkat çekerek, tek sorumlusunun AKP olduğunu söyledi. Daha sonra anmanın olduğu meydana kırmızı karanfiller bırakıldı.

    Öte yandan katliamda yaşamını yitiren Dersimli Çağdaş Aydın’da ailesi ve sevenleri tarafından Ovacık İlçesi Güneykonak Köyü’nde bulunan mezarı başında anıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de valiliğin talimatıyla gözaltına alınan zabıtalar meclis gündeminde

    Dersim’de valiliğin talimatıyla gözaltına alınan zabıtalar meclis gündeminde

    PİRHA – HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz Kaya, Dersim’de valinin talimatıyla gözaltına alınan zabıta görevlilerini meclis gündemine taşıdı. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz Kaya, İçişleri Bakanı Sülaeyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle Dersim’de valinin talimatıyla gözaltına alınan zabıtaları  sordu.

    29 Mayıs Çarşamba günü Dersim Belediyesi bünyesinde görevli olan 6 zabıta Tunceli valisinin talimatıyla gözaltına alındığını kaydeden Canbaz, basına yansıyan bilgilere göre, belediyeye ait park alanının işgal edilmesi dolayısıyla parka giden zabıtaların Tunceli Valisinin talimatıyla gözaltına alındığını söyledi.

    Canbaz, “Belediyeye ait park alanında bulunan Tunceli valisi, zabıtaların görevini yapacağı sırada gözaltı talimatı vermiş, 6 zabıta memuru ters kelepçe yapılarak gözaltına alınmış ve Tunceli Emniyet Müdürlüğüne götürülmüştür” dedi.

    “ZABITALARIN GÖZALTINA ALINMA GEREKÇESİ NEDİR?”

    Canbaz, Soylu’ya yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti;

    • Tunceli Valisinin Dersim Belediyesi zabıtalarını gözaltına aldırma gerekçesi nedir?
    • Kamu görevinde bulunan zabıtaları keyfi şekilde gözaltına aldıran Tunceli Valisi hakkında herhangi bir soruşturma açılmış mıdır?
    • Tunceli Valiliğinin ildeki keyfi uygulamalarının engellenmesine yönelik bakanlığınız tarafından herhangi bir girişimde bulunulacak mıdır?
    • Tunceli Valiliği ile söz konusu parktaki işletme arasındaki bağ nedir? Bakanlığınız tarafından Tunceli valisinin ildeki ticari ilişkileriyle ilgili bugüne kadar yürütülen herhangi bir soruşturma mevcut mudur? Soruşturmanın sonuçları nelerdir?  (HABER MERKEZİ)

     

  • Açlık grevindeki HDP’li vekiller: Diyalog ortamı tekrar oluşturulmalı-VİDEO

    Açlık grevindeki HDP’li vekiller: Diyalog ortamı tekrar oluşturulmalı-VİDEO

    PİRHA – HDP’li Leyla Güven’in başlattığı açlık grevine destek olmak amacıyla üç günlük açlık grevi yapan HDP’li vekiller, diyalog ortamının sağlanması barış ortamının sağlanması gerektiğini belirtti. 

    Tutuklu HDP Milletvekili Leyla Güven’in açlık grevi eylemi 29. gününde devam ediyor. Güven’e destek olmak amacıyla HDP’li vekillerin İstanbul’da başlattığı açlık grevi bugün sona eriyor. PİRHA’ya konuşan vekiller, yapılan açlık grevlerinin önemine dikkat çekti.

    “DİYALOG ORTAMI OLUŞTURULUP BARIŞ SAĞLANMALI”

    Leyla Güven’in süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi başlattığını söyleyen HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, tecridin kaldırılmasının halklar, inançlar için önemli olduğunu kaydetti. Kenanoğlu, “Tecrit savaş, kan, gözyaşı demektir. 3,5 yıldır tecrid var ve 3,5 yıldır da bu ülkede savaş politikaları egemen durumda. Zulüm, baskı egemen durumda ve hak arayan tüm kesimler de kriminalize edilmekte” dedi.

    Tecridin kaldırılması gerektiğini belirten Ali Kenanoğlu, tekrar diyalog ortamının oluşturulması gerektiğini vurgulayarak barış ortamının sağlanmasını istedi. Kenanoğlu, “Leyla Güven’in iradesini sahipleniyoruz” dedi.

    “MECLİS’TE OLMASI GEREKİRKEN REHİN TUTULUYOR”

    İstanbul’da üç günlük açlık grevi yapan vekillerden Dilşat Canbaz Kaya da açlık grevinde olan Leyla Güven ile dayanışma içinde olduklarını ve onun taleplerinin kendilerinin de talepleri olduğunu vurguladı.

    Türkiye’nin birçok yerinde Leyla Güven’e açlık grevleri eylemlerinin devam ettiğini belirten Kaya, “Güven Hakkari halkının iradesidir. Bizimle birlikte aynı hakka sahiptir. Mecliste olması gerekirken rehin tutulduğu biz Leyla Güven şahsında tüm siyasi tutsakların özgürlük mücadelesi verene kadar dayanışmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

    “KADINCA MÜCADELEMİZİ ARTIRARAK DEVAM EDECEĞİZ”

    HDP’li Hüda Kaya da üç günlük açlık grevine destek oldu. Kaya, tecrit politikası akabinde Türkiye’nin savaş politikalarına teslim edilmeye çalışıldığını söyledi.

    “Leyla Güven kadınca bir itirazını ortaya koydu” diyen Kaya, onun sesine ses çığlığına seda olmaya çalıştıklarını belirterek, “Hepimiz bu gidişattan rahatsızız. Ülkemizin dün olduğu gibi bugünde yarında olduğu gibi barışa evrilmesini istiyoruz. Kaybolan adaleti ve değerin yerine gelmesini istiyoruz” dedi.

    Hüda Kaya, bu şiddet, savaş ve nefret söylemlerinin en çok kadınları hedef aldığını vurguladı. Kadına yönelik her geçen gün şiddet giderek arttığını kaydeden Kaya, egemen bir iktidarın zihniyetinin karşısında en güçlü muhalefeti kadınların ortaya koyduğunu belirtti.

    Kaya, “Kadınca mücadelemizi ve dayanışmamızı artırarak devam edeceğiz. Taki bu eril zihniyet yok oluncaya kadar” dedi.

    PİRHA / İSTANBUL

     

     

  • Dersim’deki yangınlarla ilgili verilen soru önergesi işleme konulmadı

    Dersim’deki yangınlarla ilgili verilen soru önergesi işleme konulmadı

    PİRHA – Dersim’deki orman yangınları ve bu yangınlara müdahalenin engellenmesine yönelik milletvekili Dilşat Canbaz tarafından verilen soru önergesi işleme konulmadı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz tarafından Dersim’deki orman yangınları ve bu yangınlara müdahalenin engellenmesini Meclis’e taşınmıştı. Canbaz’ın önergesi Meclis Başkanlığı tarafından iç tüzük hükümlerine uygun bulunmadığı gerekçesiyle işleme konulmadı.

    “KEYFİ BİR ENGELLEME”

    Canbaz, konuya ilişkin “TBMM, TSK’nin Dersim Ormanlarını Yaktığı Gerçeğini Kabul Etmiyor” başlığı ile yazılı açıklama yaptı. Doğanın geri dönüşü olmayacak bir biçimde tahrip edildiğini belirten Dilşat, “Haziran 2018’den bugüne kadar askeri operasyonlar sonucu Dersim’de Şırnak’ta, Hakkari’de, Diyarbakır’da ve birçok bölgede binlerce hektar ormanlık alan yakılmış, orman bakanlığı ve kayyum atanan valiler yangınlara müdahale etmemiş, müdahale etmek isteyen halk ise engellenmiştir” dedi.

    Keyfi bir engelleme olduğunu belirten Canbaz, TSK’nin orman yakma gerçekliğine vurgu yaptıkları için önergenin kabul edilmediğini söyledi. Canbaz, “Emeğimize, kentlerimize, doğamıza sahip çıkmaya ve bu talanı durdurma yönündeki mücadelemize devam edeceğimizi ifade ediyoruz” dedi.

    Canbaz, 15 Ağustos 2018 tarihinde Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi vermişti. (HABER MERKEZİ)