Etiket: din kültürü ve ahlak bilgisi

  • Pir Zeynel Kete: Ahlak dinselleştirilerek bireyler nesne haline getirilmektedir

    Pir Zeynel Kete: Ahlak dinselleştirilerek bireyler nesne haline getirilmektedir

    PİRHA- Pir Zeynel Kete, Peyik gazetesindeki köşesinde kaleme aldığı “Din ve Ahlak Bilgisi Dersinin Dayanılmaz Ağırlığı” yazıda, imam hatip liselerinde zorunlu olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin yerine Din ve Ahlak bilgisi dersinin konulmasını, “İtaat dinsel referanslarla, meşrulaştırılmakta, Din ve Ahlâk Bilgisi derslerinde, Ahlak dinselleştirilerek bireyler nesne haline getirilmektedir” diye yorumladı. Kete, “Çok dogmatik bir İslam ve din karşıtlığı, kuru bir red ne insanlığa ne de toplumsal barışa hizmet eder” dedi. 

    Eğitimin, yap-boz tahtasına çevrildiği, liselerin imam hatipleştirildiği, müfredatın Türk-İslam anlayışına göre şekillendirildiği bir sistem Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hayata geçirilmeye devam ediliyor.

    Eğitimci-Yazar Şığh Çoban Ocağı evlatlarından Pir Zeynel Kete, internet gazetesi Peyik’teki köşesinde kaleme aldığı yazıda, eğitim sistemine, eğitim sistemindeki din derslerine ve kültür kelimesinin neden derslerden çıkartıldığını yazdı.

    “MÜFREDATLAR BİR İDEOLOJİYİ MEŞRULAŞTIRMAK İÇİN GÖREV YAPARLAR”

    “Eğitim’in tek tipleştirebileceği gibi, özgürleştirici bir boyutu da vardır” diyen Pir Zeynel Kete şunları yazdı:

    “Eğitim bilgi birikimiyle beraber bir güç de oluşturuyor. Bu manada önemli olan gücün muhtevasıdır. Okullar, müfredat programları bir ideolojiyi, disiplini, görüşü, meşrulaştırmak için görev yaparlar. Çok güçlü bir içsel meşruluk olmazsa inananlar inançları uğruna ölümü göze alırlar mı? Ya da yaşatılan bunca zulme sessiz kalırlar mı? Adil olmayan bu sistem nasıl meşrulaştırılmaktadır?
    Bundan dolayı eğitim ve eğitimle ilgili kurumlar, müfredat üzerinde bunca oyunlar oynanıyor. İktidarcı zihniyetler için eğitim; amaçlarına uygun bireyler inşa etmektir. Bunların elinde eğitim en büyük meşrulaştırıcı araçtır. Özellikle AKP hükümetinin iktidara geldiği günden beri, akşam sabah müfredat programı ile oynamalarının temel nedeni bu gerçekliktir.”

    “EMEVİ İSLAM ANLAYIŞI TOPLUMUN MERKEZİNE YERLEŞTİRİLİYOR”

    Pir Zeynel Kete, “İmam Hatip liselerinde zorunlu Din kültürü ve Ahlâk Bilgisi” dersi kaldırıldı. Bu çok önemlidir. Niye kaldırıldı? Kültür sözüne tahammülleri yoktur. “Kültür ” sözünü kaldırıp ” Din ve Ahlak Bilgisi” olarak dersleştirdiler. “Kültür” kavramına tahammülleri yoktur” diyerek şunları kaydetti:

    “Din ve Ahlâk Dersi ile itaat ekseninde birey, toplum, devlet ilişkisi sağlanmaya çalışılıyor. iktidar ekseninde toplumsal uyum, var olanla yetinme, mevcut düzeni pekiştirici, meşrulaştırıcı bir rol oynamaktadır. Bu dersle, her vatandaş olana razı olma, din, aile ve devlet merkezli bir aklın dışına çıkmaması sağlanır. İslamiyet’in Anti-kapitalist yönünden ziyade, Emevi islam anlayışı, ailenin ve toplumun merkezine yerleştirilmektedir. Böylelikle bireyler önce ailesine karşı aşırı itaatkar, ardında itaat mevcut iktidara yapılmakta ve itaatkar bir toplum var edilmektedir. Din ve Ahlâk Bilgisi derslerinde çok dogmatik Emevi İslam anlayışı devamlı kurumsallaştırıldı. Her dönemde siyasi iktidarlar devletin ideolojik ve zor aygıtlarını kullanarak başta eğitim sistemi olmak üzere, dinî kurumları, kendi ideolojik, siyasal hedeflerine uygun olarak biçimlendirmek için yoğun çalışmalar yaptılar. Bu biçimlendirmenin araçları, figüranları, yöntemleri zamana ve mekâna göre değişse de, senaryosu, yönetmeni, hikmeti, hükümet hiç bir zaman değişmedi. İtaat dinsel referanslarla, meşrulaştırılmakta, Din ve Ahlâk Bilgisi derslerinde, Ahlak dinselleştirilerek bireyler nesne haline getirilmektedir.”

    Son olarak “Bu durumu gerici, ilkel, softa, çağdışı gibi kavramlarla anlatmak, karşıtlık üzerinde siyaset yapmak olayın ciddiyetinin farkında olmamaktır. Çok dogmatik bir İslam ve din karşıtlığı, kuru bir red ne insanlığa ne de toplumsal barışa hizmet eder” diye yazan Pir Kete, “Hem İslamiyet’te hem de diğer dinlerdeki olumlu yanlar, Ahlaki politik yanlar insanlığın ortak mirasıdır” dedi.   (HABER MERKEZİ)

    Yazının tamamı; http://www.peyik.com/din-ve-ahlak-bilgisi-dersinin-dayanilmaz-agirligi-35784.html

     

     

  • Öğretmen Cemil Kılıç: Din dersindeki müfredat ile şeriat eğitimine geçiliyor

    Öğretmen Cemil Kılıç: Din dersindeki müfredat ile şeriat eğitimine geçiliyor

    PİRHA-Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders müfredatında artık “Muamelat ve Ukubat” adlı bir ünite de yer alacak. Bunun şeriat eğitimi anlamına geldiğini vurgulayan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni İlahiyatçı Yazar Mustafa Cemil Kılıç sosyal medyada yazdığı bir yazı ile müfredata tepki gösterdi. 

    Eğitim- İş İstanbul 4 No’lu Şube Eğitim Sekreteri ve İlahiyatçı Yazar Cemil Kılıç kaleme aldığı yazıda din dersindeki müfredat ile Alevi öğrencilerine mezhepçilik dayatıldığına dikkat çekti.

    Kılıç yazısında din derslerinde şeriat eğitimi başladığını belirterek müfredattaki değişikliklere değindi. Kılıç, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı’nın Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders müfredatında artık “Muamelat ve Ukubat” adlı bir ünite de yer alacağını hatırlatarak ders içeriklerine ilişkin şunları söyledi:

    “Muamelat ve Ukubat, İslam Fıkhında/hukukunda çok önemli bir yer tutuyor. Muamele sözcüğünün çoğulu olan Muamelat; kişisel, toplumsal ve yönetsel fiillerin İslam devletindeki /Şeriat düzenindeki hukuki mahiyetini ifade eder. Ukubat ise şeriata göre suç kabul edilen eylemlere / fiilere verilecek cezaları ifade eder. Daha açık bir ifadeyle Muamelat; ibadetin dışında kalan hukuki tasarruflar, akitler, suç, ceza ve benzeri hükümlerdir. Bunlar; ferdin fertle, ferdin toplumla veya toplumların birbiriyle olan ilişkilerini düzenleyen kurallardır. Muamele hükümlerini Aile, Medeni, Ceza ve Kaza hükümleri olarak ayırmak mümkündür.”

    MÜFREDAT ‘ÜMMET TOPLUMU’ PROJESİ OLARAK HAZIRLANMIŞ 

    Bu müfredat ile şeriat eğitimine geçildiğini söyleyen Kılıç, Alevilerin ise mezhepçilik konusundaki şikayetlerinin çözümsüz bırakıldığını söyledi.

    Kılıç, “Milli Eğitim Bakanlığımız, artık Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde çıtayı son derece yükseltmiş durumda. Uzun yıllardır özellikle Alevilerin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine yönelik tek mezhepçilik ve dayatmacılık konusundaki şikayetleri ve bu husustaki AİHM kararları hiç dikkate alınmadığı gibi şeriat eğitimine de geçilmiş bulunmaktadır. Artık okullarımızda öğrencilere şeriat eğitimi verilecektir.
    Müfredat yenileme çalışmaları kapsamında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri dışındaki seçimli dini derslerin yeni müfredatına egemen olan terminolojinin de zaten ümmet toplumu projesi doğrultusunda hazırlandığı görülüyor” ifadelerini kullandı.

    “DİN DERSİ MÜFREDATI LAİK HUKUKA DARBE VURMAYA HAZIRLANIYOR” 

    Buna göre öğretilecek kavramlar olarak; fıkıh ( İslam Hukuku / Şeriat ), riba (faiz), edille-i şeriyye (Şerî deliller), cihad, fetih, talak (şeriata göre boşama) vb. sözcüklerin olacağını söyleyen Kılıç, “Hasıl-ı kelam artık öğrencilerimiz bu derslerde, şeriata göre el kol kesme cezası, kısas cezası, diyet, recm ve sopa vurma cezasını, evlilikte eş sayısını, şeriata göre eş boşamayı (talak) öğrenmeye başlayacaklar. Evet; yeni Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders müfredatı laik hukuka ağır bir darbe vurmaya hazırlanıyor” dedi.

    “LAİKLİĞİ EĞİTİM YOLUYLA BİTİRİYORLAR”

    Bunun anayasal bir suç olduğunu ifade eden Kılıç sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Cari anayasayı çiğnemektir. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin en azından literal / yazılı manadaki amaçlarına taban tabana zıttır. Zira bu dersler ilgili kanun ve yönetmeliklerde Türk Milli Eğitiminin amaçları bağlamında laikliği güçlendirici mahiyette olmak zorundadır. Ama artık bırakın güçlendirmeyi açıkça laik hukuka darbe vurmayı hedeflemeye hazırlanıyor. Gerçekten bu büyük bir sorundur. Laikliğin fiilen ve hukuken bitirilmesinin zemini eğitim yoluyla inşa ediliyor.”

    Kılıç, bu sürecin başarıya ulaşmasının laik toplum kesimlerinin bir süre sonra yani gayrimüslim statüsüne alınması anlamına geldiğini vurguladı. (HABER MERKEZİ)